T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1183 Esas
KARAR NO: 2023/359
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/10/2018
KARAR TARİHİ: 27/04/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacı taraf sürücü idaresindeki ... plakalı aracı ile Kuşadası istikametine seyir halinde iken Davalı sürücü idaresindeki... plakalı aracı ile doğrultu manevrasını yanlış yapması nedeniyle 11.04.2017 tarihinde yaralamalı ve maddi hasarlı kazaya karıştıklarıır, kazada motosiklette yolcu konumunda olan davacının ağır yaralandığını, kaza raporunda davalı sürücü asli ve tam kusurlu olduğunu, kovuşturma safhasındaki bilirkişi raporunda davalı sürücü 75 kusurlu bulunmuş olup rapora itiraz edildiğini, kazada... plakalı araç davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalandığı, davacı gördüğü tedavilere rağmen tam iyileşmediğini, davacı sürücün adına kayıtlı... plakalı aracın trafik kaydı üzerine 3. kişilere devrini önleyici nitelikte tedbir bırakılmasını, davacı sürücü adına taşınmazların tapu kaydı üzerine 3. kişilere devrini önleyici nitelikte tedbir kararı verilmesini, kaza sonucu davacının maddi zararının değeri tam ve kesin olarak belirlene bilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 10.00TL maddi tazminatın haksız fiil işlendiği 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi davalı şirket nezdinde sigorta poliçelerinin kapsamı ile sınırlı olmak kaydı ile başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı için 100.000-TL manevi tazminat haksız fiil işlendiği 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacın tarafından yapılacak ve sağlık kuruluşları tarafından karşılanmayacak olası tedavi ve kalıcı protez ve sağlık giderleri dahil olmak üzere fazlaya ait hakları saklı tutulması, mahkeme masrafları ve vekalet ücreti davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; kaza nedeniyle kazaya bağlı olarak müvekkilinin uğradığı zararlar, tedavi için yaptığı yol ve iaşe giderleri ile müvekkilde kalıcı hasar bulunması halinde iş görmezlik tazminatı dahil olmak üzere maddi zararlarının karşılığında tahkikat sonucunda müvekkilinin maddi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 183,659,51 TL maddi tazminatın ... ( araç maliki& sürücüsü) yönünden haksız fiilin işlendiği 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi diğer davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise sigorta poliçelerinin kapsamı ile sınırlı olmak kaydı ile sigorta şirketine yaptığımız başvuru tarihinden, itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesini, müvekkili için tahkikat sonucunda müvekkilinin manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 100.000.TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... ( araç maliki& sürücüsü) yönünden haksız fiilin işlendiği 11.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkiline verilmesine, sigorta poliçelerinin kapsamı bilinmemekle poliçe kapsamında manevi tazminat olduğunun anlaşılması halinde, poliçe kapsamı ile sınırlı olmak kaydı ile yukarıda 2. madde de yazılı manevi tazminatın (Sigorta kapsamında manevi tazminat yok ise sigorta şirketinden manevi tazminat talebimiz bulunmamaktadır.) dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; dava başvuru koşullarını taşımamakta olup dava şartını gerçekleşmemesi nedeni ile davanın reddini,... plakalı araç davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı aracı olduğunu, sorumluluk limiti kişi başına kaza tarihinde 330.000 TL olup aracın kusuru oranında ve zarar nispetinde, kusur tespiti içi ATK trafik ihtisas dairesince bilirkişi incelenmesi yaptırılmasını, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu olmadığını, 6111 sayılı yasa gereği ZMS poliçe kapsamında çıkarıldığını, maluliyet hesaplaması TRH 2010 tablosunda yer alan verilere göre hesaplanmasını, meydana gelen kazada kask takıp takmadığı dikkat edilip müterafik kusur indirimi yapılmasını, kaza haksız fiilden kaynaklanmış olup ticari iş olarak nitelenmeyeceğini, bu nedenle uygulanması gereken faiz yasal faiz olacağını, sunulan nedenler ile usule uygun başvuru yokluğu nedeni ile davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; dava şartı yokluğundan davanın reddini, olayın açığa kavuşabilmesi için ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, Sağlık Kurulu raporu, kusur raporu, aktüerya hesap raporu, delil olarak değerlendirilmiştir.
Tarafların kusur durumlarının tespiti için yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 10/06/2019 tarihli rapora göre; "...Davalı araç sürücüsü ...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu. davacı taraf sürücü...'ın Kusuru olmadığı, Davacı ... Kusuru olmadığı..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 02/12/2019 tarihli rapora göre; "....Şahsın trafik kazasına bağlı sakatlık oranı %8 (sekiz) olarak hesaplanmıştır.
2. Tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) ay olarak kabulünün uygun olacagı mutalaasına varılmıştır.. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 31/08/2021 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
... doğumlu ...’un 11/04/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle;
A-) 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre:
Tablo 3.8.a ve Tablo 3.8.b’ye göre tüm vücut özür oranı %3 olarak tespit edildiğine göre;
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu,
B-) 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği Hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bulunmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı,
C-) Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, bu nedenle aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği,
D-) Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerinin değerlendirilmesinin rapor tarihinde mevcut evrak doğrultusunda kişide mevcut olan arıza ve hastalığa göre yapıldığı, bir raporda mevcut olduğu tespit edilen hastalıkların bir başka raporda iyileşmiş veya vasfı değişmiş olduğundan her iki raporun farklı olabileceği, ayrıca bazı arızaların farklı maddelerde değerlendirilebildiği ve bunun hangi maddede değerlendirileceğine ait kesin yönergeler bulunmadığı, takdirinin hekimin tercihine bırakılmış olduğu, bu nedenle farklı oranlar çıkabildiği, bu durumların yönetmelikten kaynaklandığı, bu nedenle çeşitli kurumlar tarafından daha önce düzenlenmiş engellilik/özürlülük oranı raporlarının objektif olarak değerlendirilemeyebileceği ve çelişkilerden bahsedilemeyeceği,
E-) İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Akterya uzmanı bilirkişiden alınan 26/07/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...
11.04.2017 tarihinde yaralanan ...'un geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 12.709,52 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 91.357,03 TL olduğu,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.332,50 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 500,00 TL olduğu,
-İleriye dönük tedavi giderinin 1.700,00 TL olduğu,
-FTR uygulamasından kaynaklı giderinin 1.293,75 TL olabileceği,
-Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 780,00 TL olabileceği,
Davacının bu yöndeki toplam maddi tazminat alacağının 113.672,80 TL olacağı,
-Davacının üniversite sınavı için kurs kaydının yeniden yapıldığı ve 5.000,00 TL ödemede bulunulduğunun kabul edilebileceği doğrultusunda, ilgili bedelin tazmini noktasında takdir Sayın Mahkemeye bırakılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan ek raporun 21/02/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "....11.04.2017 tarihinde yaralanan ...'un geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 12.709,52 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 156.343,74 TL olduğu,
-Kök raporda tespit edildiği üzere bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.332,50 TL olduğu,
- Kök raporda tespit edildiği üzere SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 500,00 TL olduğu,
- Kök raporda tespit edildiği üzere ileriye dönük tedavi giderinin 1.700,00 TL olduğu,
- Kök raporda tespit edildiği üzere FTR uygulamasından kaynaklı giderinin 1.293,75-TL olabileceği,
- Kök raporda tespit edildiği üzere tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 780.00 TL olabileceği,
Davacının bu yöndeki toplam maddi tazminat alacağının 178.659,51 TL olacağı,
-Davacının üniversite sınavı için kurs kaydının yeniden yapıldığı ve 5.000,00 TL ödemede bulunulduğunun kabul edilebileceği doğrultusunda, ilgili bedelin tazmini noktasında takdir Sayın Mahkemeye bırakılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın giderilmesi talepli tazminat davasıdır.
2-Dava dilekçesinde davacının 11/04/2017 tarihinde ... plaka sayılı motosiklette yolcu olarak seyahat ettiği sırada, davalı ...'nun sevk ve idaresindeki, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalısı olan... plaka sayılı aracın kusuru nedeniyle gerçekleşen kazada ağır şekilde yaralandığını, davacının sürekli maluliyetinin oluştuğunu, davalının kazanın gerçekleşmesinde asli kusurlu olduğunu, davacının kaza sonrası yatarak ve evde tdavi gördüğünü, kazanın meydana geldiği yıl üniversite sınavına hazırlanan davacının 2.sınava girememesi nedeniyle yaptığı hazırlığın boşa gittiğini, sonraki yıldaki yapılacak sınava da tedaviler nedeniyle iyi hazırlanılamadığını, davacının refakatçi gideri oluştuğunu, davacının kaza sırasında özel kıyafetlerinin zarar gördüğünü ileri sürmüş, davacının belirsiz alacak davası olarak sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi nedeniyle oluşan yol masraflarının ve iaşe giderlerinin davalılardan tazmini ile davalı araç sürücüsünden 100.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
3-Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde davacı tarafça yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kusur yönünden ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini, davalı şirketin tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, oluşan zarardan kask takılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
4-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının kaza nedeniyle oluşan zararlarının trafik sigortasından karşılanması gerektiğini, sigorta şirketine başvuru yapılmamış olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kazanın oluşmasında davacının da kusurunun bulunduğunu, kaza sonrası davalının davacı ile ilgilendiğini ve iyi niyetli davranışlar sergilediğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
5-Mahkememizce davalıların savunmalarıyla ilgili yapılan incelemelerde, davacı tarafça dava öncesinde davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğu, 16/06/2017 evrak kabul tarihli dilekçenin davalı şirkete ulaşmış olduğu ve KTK 97.maddesi bağlamında yazılı başvuru şartının yerine getirildiği görülmüştür.
07/05/2019 tarihli tensip zaptının 8 nolu ara kararı uyarınca davacı vekiline maddi tazminat taleplerinin açıklanması için süre verilmiş, davacı vekilinin 20/05/2019 tarihli beyan dilekçesiyle alacak talepleri 250,00-TL geçici iş gücü kaybı, 250,00-TL ulaşım gideri zararı, 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve protez zararı, 8.500,00-TL sürekli iş gücü kaybı zararı, 300,00-TL 2017 yılı üniversite hazırlık masrafları zararı ve 2018 yılı üniversite hazırlık zararı 300,00-TL ile kaza sonucu zarar gören kast ve özel elbise nedeniyle 300,00-TL talep edildiği belirtilmiş, tahkikat bu talepler üzerinden yürütülmüştür.
6-Mahkememizce ceza yargılaması dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırma raporları, dershane ve ÖSYM kayıtları dosya arasına alınmış ve delil olarak değerlendirilmiştir.
7-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
8-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
9-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
10-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
11-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
12-Mahkememizce kusur değerlendirmesi hususunda adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 10/06/2019 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda dava konusu kazanın oluşmasında davalı araç sürücüsünün asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak yer aldığı dava dışı araç sürücüsünün ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Kusur değerlendirmesine karşı davalı vekillerince itirazlar ileri sürülmüştür.
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede, dava konusu kaza sonrası trafik polislerince düzenlenen kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğu, davacının yolcusu olduğu araç sürücüsüne kusur izafe edilmediği, Menderes...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında alınan 06/05/2018 tarihli kusur raporunda davacının asli, dava dışı diğer araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de aynı dosyadan çelişkiyi gidermek üzere alınan 26/03/2019 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunda davalı araç sürücüsünün asli ve %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Buna göre, kaza tespit tutanağında gösterilen kusur oranı, mahkememize sunulan bilirkişi raporu ve ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin ceza yargılaması dosyasına sunulu olup kesinleşmiş ceza mahkumiyetine esas alınan kusur raporlarında davalının asli ve tam kusurlu bulunduğu, dava konusu kazanın davalının sola dönüş sırasında karşı şeritten gelen davacının da yolcu olarak bulunduğu motosiklete geçiş önceliği tanımamasından dolayı meydana geldiği ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
13-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda kaza tarihi 11/04/2017 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenen 02/12/2019 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybı oranının %8, geçici iş gücü kaybı süresinin ise 9 ay olduğu yönünde rapor düzenlenmiştir.
Taraflarca rapora karşı itirazlar ileri sürülmesi üzerinde dosya ATK Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'na tevdi edilmiş, dosyaya sunulan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmiş 23/10/2020 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybı oranı %3, geçici iş gücü kaybı süresi ise 9 ay olarak belirlenmiştir.
Rapora karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş olup, dosyaya sunulan 2 maluliyet raporu arasında çelişki oluştuğundan çelişkinin giderilmesi için dosya ATK Adli Tıp...Üst Kurulu'na tevdi edilmiş, dosyaya sunulan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlenmiş 19/08/2021 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybı oranı %3, geçici iş gücü kaybı oranı ise 9 ay olarak tespit edilmiştir.
Rapora karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de dosyaya sunulu olan ATK Adli Tıp İhtisas Kurulu ile ...Üst Kurul raporlarının birbiriyle uyumlu oldukları, çelişkinin ATK Adli Tıp 2.İhtisas Dairesi raporuna göre giderildiği, itirazlarda yeniden rapor alınmasını gerektirir bir eksiklik veya hata gösterilmediği gözetilerek yeniden rapor alınmamış, davacının dava konusu kaza nedeniyle %3 oranında iş gücü kaybına uğradığı ve 9 ay süreyle geçici iş gücü kaybı oluştuğu kabul edilmiştir.
14-Maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 25/07/2022 tarihli aktüerya raporunda TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada davacının geçici iş gücü kaybı zararının 12.709,52-TL, sürekli iş gücü kaybı zararının 91.357,03-TL, bakım giderinden kaynaklanan maddi tazminat alacağının 5.332,50-TL, SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 500,00-TL, ileriye dönük tedavi giderinin 1.700,00-TL, FTR uygulamasından kaynaklanan giderinin 1.293,75-TL, ulaşım giderinin 780,00-TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekilllerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı itirazlar ileri sürülmüştür.
Bilirkişi raporunda hukuka aykırı bir yön bulunmamakla birlikte karar tarihine en yakın tarihteki gelir durumuna göre hesaplama yapılması esas olduğundan 2023 yılı asgari ücretinin belirlenmesi sonrasında güncel gelir bilgisine göre yeniden hesaplama yapılması için ek rapor alınmış, dosyaya sunulan 19/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının zararı;
-12.709,52-TL geçici iş gücü kaybı,
-156.343,74-TL sürekli iş gücü kaybı,
-5.332,50-TL bakım gideri zararı,
-500,00-TL SGK sorumluluğunda olmayan tedavi gideri zararı,
-1.700,00-TL ileriye dönük tedavi gideri zararı,
-1.293,75-TL FTR uygulamasından kaynaklanan zarar,
-780,00-TL ulaşım gideri zararı
Bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davalı taraf vekillerince itirazlar ileri sürülmüş ise de raporun yerleşik yargısal içtihatlar dikkate alınarak düzenlendiği, eksik veya hatalı bir uygulama bulunmadığı dikkate alınarak yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
15-Davacı tarafça 14/03/2023 tarihli değer artırım dilekçesi sunulmuş ve davacının maddi tazminat talepleri
156.343,74 TL Daimi İşgörmezlik
12.709,52 TL Geçici İşgörmezlik
5.332,50 TL Bakım gideri,
1.700,00 TL ileriye yönelik tedavi gideri
1.293,75 TL FTR uygulama gideri
780,00 TL Ulaşım gideri
5.000,00 TL Eğitim gideri
500.00. TL SGK tarafından karşılanmayan giderler,
Olmak üzere 183.659,51-TL'ye yükseltilmiştir.
Dosya kapsamı ve dosyaya sunulan aktüerya raporu birlikte dikkate alınarak, yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
Davacının geçici iş gücü kaybı zararı ve sürekli iş gücü kaybı zararına yönelik belirlenen miktarın sağlık kurulu raporu ve aktüerya raporu ile belirlendiği, dava öncesi karşılanan zarar miktarı bulunmadığı dikkate alınarak talepler doğrultusunda karar verilmiştir.
Davacı tarafça bakım gideri zararı yönünden 5.332,50-TL miktarında bakıcı gideri zararı talebinde bulunulmuş ise de dava dilekçesinde davacının bakımını anne ve babasının gerçekleştirdiği ileri sürülmekle birlikte bakım gideri zararının oluştuğuna veya bu yönde bir talep bulunduğuna dair bir anlatım bulunmadığı, bu haliyle dava dilekçesinde yer almayan bir zarar talebinin talep açıklama veya değer artırım yoluyla talep edilemeyeceği dikkate alınarak bakım gideri zararı yönünden yapılan değer artırım talebi geçerli bir talep olarak değerlendirilmediğinden bu yönde hüküm kurulmamıştır.
Davacının FTR, Ulaşım ve ileriye dönük tedavi giderleri yönünden alınan bilirkişi raporunda bunların SGK kapsamında kalmadığı yönünde görüş bildirildiği, belgeli tedavi giderlerinden SGK sorumlu ise de belgeye bağlanamayan bir kısım tedavi gideri ve harcamaların davalıların sorumluluğunda olduğu gözetilerek bu yönlerden talepler kabul edilmiştir.
Davacı tarafça eğitim gideri zararı yönünden 5.000,00-TL talepte bulunulmuş ve bu hususta davacının 2016-2017 eğitim öğretim yılında 5.000,00-TL bedelle dershaneye kaydolduğuna dair belge sunulmuştur. Davacının kaza geçirdiği eğitim yılı sonuna kadar dershaneden eğitim alma imkanı bulunmakta olup, her ne kadar trafik kazası sonrasında 2.sınava girmemesi nedeniyle mağduriyeti oluşmuş ise de salt sınava girilmemiş olması, eğitim giderinin boş yere sarf edildiği anlamına gelmeyecektir. Zira alınan dersler her yıl değişen farklı bir müfredata ait olmayıp, kişinin bir sonraki yıldaki hazırlığında da önemli ölçüde faydalı olabileceği açıktır. Bu hususlar birlikte gözetildiğinde davacının o yıl için ödemiş olduğu dershane ücretinin tamamının zarar olarak kabul edilmesi mümkün görülmemiştir. Bu nedenle davacının talebi üzerinden takdiren %50 oranında indirim uygulanması suretiyle eğitim gideri zararının 2.500,00-TL'sinin davalılardan tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafın kast ve özel elbiselerin zarar görmesinden dolayı zarar talebinde bulunduğu görülmüş ise de, zarar gören bu eşyalara ilişkin görüntü veya hasarlı eşyanın ibrazı gibi bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu itibarla oluşan zararın ispat edilemediği değerlendirilmiş ve bu taleplerin reddine karar verilmiştir.
15-Davalı ... vekilince müterafik kusur savunmasında bulunulmuş ise de ceza yargılaması sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre davacının kaskının takılı olduğunun beyan edildiği, kırık bölgesi itibariyle davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir bir ihmal veya hatasının bulunmadığı dikkate alınarak müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır.
16-Davacı tarafça tazminat miktarlarına ticari faiz uygulanması talep edilmiş ise de zarar veren aracın hususi nitelikte olduğu gözetilerek tazminatlara yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir. Davalı araç sürücüsünün haksız fiil tarihi itibariyle sorumlu olduğu gözetilerek haksız fiil tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise yazılı başvuru tarihini izleyen 8. Günün sonunda temerrüt oluşacağı gözetilerek 19/07/2017 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir.
17-Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirme sonucunda ise, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Davacının iddiaları ve dosya kapsamında toplanan deliller dikkate alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı sürekli maluliyet, geçici iş gücü kaybı, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, kaza tarihi ile paranın alım gücü hususları ile birlikte değerlendirildiğinde takdiren 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE,
A-12.709,52-TL geçici iş gücü kaybından, 156.343,74-TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan, 4.273,75-TL tedavi, ulaşım ve FTR zararından kaynaklanan, 2.500,00-TL eğitim gideri zararı olmak üzere toplam 175.827,01-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarlarına davalı ... yönünden haksız fiil tarihi 11/04/2017, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 19/07/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair maddi tazminat taleplerinin reddine,
B-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına haksız fiil tarihi 11/04/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.035,39-TL harçtan peşin olarak alınan 375,71-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 594,00-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 12.465,68-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 11.041,03-TL ile sınırlıdır.)
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen maddi tazminat yönünden takdir edilen 27.374,05-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına kabul edilen manevi tazminat yönünden takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınıp davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar yararına reddedilen edilen maddi tazminat yönünden takdir edilen 2.500,00-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı ... yararına reddedilen manevi tazminat yönünden takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'ya verilmesine,
7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 375,71-TL. ile tamamlama harcı olarak yatırılan 594,00-TL toplamı 969,71-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yatırılan 35,90-TL. başvuru harcı ile 583,18-TL posta ve tebligat ücreti, 1.400,00-TL bilirkişi ücreti, 2.062,00-TL ATK rapor düzenleme ücreti, 440,00-TL Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Rapor düzenleme ücreti toplamı 4.521,08-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 4.328,74-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, davalı ...'nun yargılama giderinin yalnızca 3.041,69-TL miktarı ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
9-Davalı ... tarafından sarf edilen 50,00-TL tebligat ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 33,64-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, fazlasına dair kısmın işbu davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/04/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır