T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/296 Esas
KARAR NO : 2025/292
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/03/2018
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; sürücü ... idaresindeki davalı sigorta şirketine... sayılı Z.M.S. (Trafik) poliçesiyle sigortalı...plakalı araç 24.04.2016 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sürücü ... idaresindeki davalı... Sigorta A.Ş.ne ... sayılı Z.M.S. (Trafik) poliçesiyle sigortalı... plakalı araca arkadan çarpıp, çarpmanın etkisiyle müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu... plakalı aracın devrilmesiyle yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesi sonucu, müvekkilinin İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, vücudunda kırık olacak derecede ve bu kırıklar nedeniyle hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte yaralanmış olduğunu, aynı hastaneden alınan Özürlü sağlık Kurulu raporuyla ... malul kaldığının tespit edildiğini, müvekkilinin maluliyetine ilişkin rapor aldırılmasını talep ettiğini, SGK tarafından karşılanmayan tedaviye bağlı sair harcamaların hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin yaralanması sonrası hastaneye ulaşım ücreti, bakıcı giderleri ve sair medikal, ilaç, harcamaları olmak üzere maddi zararları olduğunu, yapılmış ve yapılması muhtemel iyileşme, yol giderleri vs. giderlerinin bilirkişi marifetiyle hesaplattırılarak tazminata dahil edilmesini talep ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin sürekli iş gücü kaybı için 100,00-TL., geçici iş görmez kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı 100,00-TL., tedavi, bakıcı ve iyileşme giderleri için 100,00-TL. olmak üzere Toplam:300,00-TL maddi tazminatın davalılardan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; 53.352,63-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.805,94-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.228,00-TL tedavi, iyileşme ve bakım gideri olmak üzere toplam 65.386,57-TL maddi tazminatın davalı... Sigorta A.Ş.'den 16.09.2017 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, taraflarınca ödenen ve Mahkemenize dekontu sunulan 06.01.2023 tarih 2.310,00-TL tutarlı, 09.05.2023 tarih 1.828,00-TL tutarlı, ve 19.09.2024 tarih 12.375,00 TL tutarlı ATK Faturaları ile birlikte Müvekkilin ATK tarafından talep edilen ve sadece Özel Hastanede yapılan teste ilişkin 09.05.2022 tarih 2.300,00 TL tutarlı muayene / tahlil ücreti dekontu ve ekte ödeme belgeleri sunulan 26.02.2019 tarih 380,00 TL tutarlı ve 04.09.2020 tarih 440,00 TL tutarlı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Maluliyet raporu ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı... Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; 24.04.2016 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen... plakalı araç 24.09.2015-24.09.2016 tarihli...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile Müvekkil Şirkete sigortalı olduğunu, poliçede verilen şahıs başı sakatlık ve ölüm azami teminat tutarı kişi başı 290.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, poliçede teminat limitinin gösterilmesi bu rakamın mutlak surette ödeneceği anlamına gelmediğini, Müvekkili Sigorta Şirketi'nin sorumluluğunun, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “ Karayolu'nda meydana gelen zararların azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, görüldüğü üzere hatır taşımasının sözkonusu olduğu durumlarda, tespit edilen zarardan bu hususa ilişkin indirim yapılması gerektiğini, dava konusu kazada da hatır taşıması olduğundan hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, davacının emniyet kemerini takmamış olması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, bilirkişi raporları, adli tıp raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Tarafların kusur durumlarının tespiti bilirkişiden alınan 04/02/2019 tarihli rapora göre; "...1-) Davalı... Sigorta A.Ş.nezdinde 24.09.2015/2016 tarihleri arasında şahıs başı sakatlık ve ölüm halinde azami 290.000-TL limitle sınırlı olmak üzere ...sayılı Trafik poliçesiyle sigortalı
35 EU 95 plakalı ... marka 1994 model hususi otomobil sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda 4100 ASLİ TAM KUSURLU olduğu,
2-) Davalı... Sigorta A.Ş.nezdinde 03.09.2015/2016 tarihleri arasında ... sayılı poliçeyle sigortalı...plakalı 2014 model ...marka kurtarıcı sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda KUSURSUZ olduğu,
3-) Davalı... Sigorta A.Ş ne trafik poliçesiyle sigortalı... plakalı otomobilde yolculuk eden dava dışı yolcular..., ... ile davacı yolcu ... olmak üzere her üç yolcununda kazanın oluşumunda KUSURSUZ oldukları,
4-) Davacı yolcu: ...'ın, davalı... Sigorta A.Ş ne trafik poliçesiyle sigortalı... plakalı otomobilin sağ arka koltuğunda yolculuk ederken emniyet kemeri takıp takmadığı hususunda dosyada her hangi bir veri ve tespit olmadığından müteraffik kusur değerlendirilmesine gidilemediği..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 20/01/2021 rapora göre; "... Şahsın Anabilim Dalımızda tarafımızca yapılan muayenesinde, kalça hareketlerinin yaklaşık 1/10'unu yapamadığı tespit edildiğinden kalça hareketlerinin 650 kısıtlılığını ifade eden bu arızada oranlama yapılarak hesaplanan Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranı: 91039x2 x 1/10— 47.8 olarak bulunmuştur.
-. A Cetveli I. Liste: Baş Arızaları (Kafa kemikleri, nöroloji, nöroşirürji, psikiyatri arıza ve hastalıkları)
Arıza Sıra No: 16
Arıza Çeşidi: Nevrotik bozukluklar, kişilik bozuklukları ve başka psikotik olmayan ruhsal bozukluklar
A— Nevrotik bozukluklar (Anksiyete, histeri, fobik, obsesif, kompulsif, nevrotik depresyon, nevrasteni, hipokondriazis, depersonalizasyon sendromu psikozları)
a— Tedaviyle çalışma olanağı veren (Arızasına en yakın arıza — çeşidi olarak seçilmiştir.)
Arıza Ağırlık Ölçüsü: 45
Meslek Grup No: 1 (Düz işçi olarak alınmıştır.)
Sürekli İş Göremezlik Simgesi: A
Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranı: %49
Sonuç olarak; şahısta olaya bağlı gelişen birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında şahsın Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranı olay tarihindeki yaşına göre %53 (elliüç) ve bugünkü yaşına göre de %55 (ellibeş) olarak bulunmuştur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Adli Tıp Kurumundan alınan 07/10/2022 tarihli rapora göre; "...Mevcut belgelere göre ... kızı... doğumlu ... 24.04.2016 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:
Gr 1 XII (1….5) A%9,
Gr 1 I(16Aa...45)A%49x1/3=16.33
Balthazard formülüne göre %23,9
1-E cetveline göre: %24.0 (yüzdeyirmidörtnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Adli Tıp Kurumundan alınan 10/04/2023 tarihli rapora göre; "..Mevcut belgelere göre ... kızı 1... doğumlu ...’ın 24.04.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre; Zihinsel, Ruhsal Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar; D-Travma Sonrası Stres Bozukluğu; Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen %30x1/2=%15 olarak tespit edildiğine göre;
1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 15 (yüzdeonbeş) olduğu,
2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği,
3- Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Adli Tıp Kurumundan alınan 03/10/2024 tarihli rapora göre; ".... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
Mevcut belgelere göre;
...doğumlu ...’ın 24.04.2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle;
A- Kişide kazanın gerçekleştiği 24.04.2016 tarihi ile İlgili İhtisas Kurulunda ikinci kez muayene edildiği 03.04.2024 tarihleri arasında olaya bağlı travma sonrası stres bozukluğu tespit edildiği cihetle;
30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre;
Zihinsel, Ruhsal Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar; D-Travma Sonrası Stres Bozukluğu; Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen %30x1/2=%15 olarak tespit edildiğine göre;
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu,
B- Kişinin İlgili İhtisas Kurulunda yapılan 03.04.2024 tarihli muayenesinden itibaren;
30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
C- İyileşme süresinin (grçici iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
D- Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 18/02/2025 tarihli rapora göre; "...24.04.2016 tarihinde yaralanan ...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 7.805,94 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 53.352,63 TL olduğu,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.647,00 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 202,34 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 983,66 TL olduğu,
-FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 795,00 TL olduğu,
-Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 600,00 TL olabileceği,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 65.386,57 TL'ye tekabül etti;
Davalı... Sigorta A.Ş.'nin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı, tedavi ve bakım gideri zararlarının, zarar veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet, tedavi ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve davalıların bu zararlardan dolayı sorumlu tutulup tutulamayacakları noktalarında toplanmaktadır.
3-Dosya kapsamının incelenmesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki...plaka sayılı araçlar arasında 24/04/2016 tarihinde çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, davacının kaza nedeniyle yaralandığı, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu... plaka sayılı aracın davalılardan... Sigorta Anonim Şirketi'nin 24/09/2015-24/09/2016 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olduğu, kazaya karışan diğer araç...plaka sayılı aracın ise davalılardan... Sigorta Anonim Şirketi'nin 03/09/2015-03/09/2016 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olduğu, davanın her iki sigorta şirketine karşı müteselsil sorumluluk esasına göre ikame edildiği görülmüştür.
4-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekilinin zararın karşılanması talebiyle yazılı başvuru evrakını davalı şirketlere posta yoluyla gönderdiği ancak davacıya her iki davalı tarafça ödeme yapılmadığı ve 8 iş günü yasal ödeme süresinin sonrasında davanın açıldığı, bu suretle KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
5-Mahkememizce kaza tespit tutanağı, poliçe, ceza dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, kusura yönelik bilirkişi raporu ve aktüerya bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
6-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
7-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Taraflarca kaza tespit tutanağında anlatımı yapılan kaza oluş şekline ilişkin bir itiraz ve farklı bir kaza oluşu iddiası bulunmadığından keşif yapılmasına gerek görülmemiş, kaza tespit tutanağı dikkate alınarak adli trafik bilirkişiden rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan 04/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nn sigortalısı... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın KTK'nın 46/b, 53/b, 56/a ve 84/f maddelerine yönelik kural ihlali bulunduğu, karşı taraf araç sürücüsü...plaka sayılı araç sürücüsü ... 'ın kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı taraflarca somut bir itirazda bulunulmadığı, dava konusu trafik kazasıyla ilgili olarak İzmir C.Başsavcılığı'na sunulan 08/08/2016 tarihli bilirkişi raporunda... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında kaza mahallinde keşif yapıldığı ve keşif sonucu düzenlenen Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 14/03/2018 tarihli raporunda "Tüm dosya kapsamı, iddianame, müşteki ve tanık ifadeleri, sanıkların savunması, kaza tespit tutanağı, keşif, bilirkişi raporu, olay anını gösteren görüntülerin oldu CD ile tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarda “OLAY”'kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup, aşağıdaki kanaate varılmıştır.
Mevcut verilere göre ;
A)-Sanık sürücü ..., idaresindeki otomobil ile takiben geldiği yoldan olay mahalli bulvara girmeden evvel yolun en sağını takiben seyretmesi, sağ şerit üzerinden diğer sürücünün istikamet şeridi olan orta şeride geçiş yapmadan evvel bu şerit üzerinde seyir halinde olan araçların hız ve mesafesini kontrol altında bulundurup geçişin müsait olduğu bir zamanda manevra yaparak geçişini yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, kontrolsüzce ve çarpma noktasının idaresindeki otomobilin üzerindeki konumu dikkate alındığında yol eksenini dik keser vaziyette doğrultu değiştip, gerisinden gelen aracın istikamet şeridini kapatarak sebep olduğu olayda; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli ve tam kusurlu bulunmuştur.
B)-Sanık sürücü ..., idaresindeki araç ile olay mahalli yolda seyir halinde iken yolun sağından hatalı ve tehlikeli bir şekilde kontrolsüzce doğrultu değiştirip istikamet şeridini kapatan diğer sürücü idaresindeki otomobil ile çarpışarak karıştığı olayda; atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ:
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Sanık sürücü ... 'ın, asli ve tam kusurlu olduğu,
B)-Sanık sürücü ... "ın, kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor düzenlendiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunun hükme esas alınmasıyla ... plaka sayılı araç sürücüsü hakkında açılan kamu davasında beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, dava dışı ... yönünden kusuru sabit görülmüş ise de şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği görülmüştür.
Tüm bu delillere göre, davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin sigortalısı... plaka sayılı araç sürücüsünün asli ve tam kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği gerek mahkememize sunulan bilirkişi raporu gerekse ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporu ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuyla sabit görüldüğünden kazanın... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'ın asli ve %100 kusuruyla meydana geldiği kabul edilmiştir.
9-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda kaza tarihi 24/04/2016 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerin Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 11/09/2020 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybı oranının %35 olduğu ve ve 6 ay süreyle geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Taraf vekillerince rapora karşı sair itirazlar ileri sürülmüş olup, mahkememizce davacının ruh sağlığı hastalıklarına ilişkin tedavi kayıtlarının celbi sonrasında dosya yeniden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 20/01/2021 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının sürekli maluliyetinin kaza tarihine göre %52 ve rapor tarihindeki yaşına göre %55 oranında olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davalı taraf vekillerince ayrı ayrı itirazlar ileri sürülmüş olup, dosyaya sunulan raporlar arasında çelişki meydana geldiği gözetilerek dosya Adli Tıp Kurumu Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'na tevdi edilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği yeni bir rapor alınmasına karar verilmiştir.
ATK Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'nun 30/09/2022 tarihli raporunda davacının kaza nedeniyle %24 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu ve 6 ay süreyle geçici iş gücü kaybı oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmekle, itirazlar dışında ayrıca 30/09/2022 tarihli ihtisas kurulu raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlendiği ancak kaza tarihinin 24/04/2016 olması nedeniyle Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak rapor düzenlenmesi gerektiğinden bu husustaki eksikliğin giderilmesi için dosya yeniden Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'na tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 31/03/2023 tarihli raporda davacının sürekli iş gücü kaybı oranının %15 olduğu, geçici iş gücü kaybı süresinin 6 ay olduğu ve 1 ay süreyle geçici olarak bakım ihtiyacı bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Adli Tıp ...İhtisas Kurulu raporuna karşı davacı vekili ve davalı taraf vekillerinin ayrı ayrı itirazlar ileri sürdükleri, ayrıca dosyaya sunulan maluliyet raporları arasında önemli oranda çelişki oluştuğu gözetilerek dosya Adli Tıp...Üst Kurulu'na tevdi edilerek raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği yeni bir rapor düzenlenmesi istenilmiş, dosyaya sunulan 19/09/2024 tarihli üst kurul raporunda davacının kaza tarihinden itibaren 03/04/2024 tarihli ihtisas kurulu muayenesine kadar %15 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 03/04/2024 tarihindeki muayenesinden itibaren sürekli maluliyet oranının bulunmadığı(%0), geçici iş gücü kaybı süresinin 6 ay olduğu ve 1 ay süreyle bakım ihtiyacı duyacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
ATK Üst Kurul raporuna karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmüş ise de, raporun kaza tarihine göre geçerli yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, kaza tarihinden sonra üst kurul muayene tarihine kadar geçen sürede davacının sürekli maluliyetine sebebiyet veren unsurlarda iyileşme meydana gelmesi suretiyle sürekli maluliyetin muayene tarihi itibariyle sona ermiş olduğunun fiziki muayene sonucu tespit edildiği, Adli Tıp...Üst Kurulu'nun ülkemizde maluliyet tespiti yönünden en üst dereceli sağlık kuruluşu olduğu ve üst kurulca belirlenen oranlara itirazen inceleme yapabilecek daha geniş ve yetkili bir sağlık kurulu bulunmadığı gibi itirazlarda somut bir hatalı değerlendirme veya eksiklik de gösterilmediği dikkate alınarak ATK Adli Tıp ...Üst Kurulu'nun 19/19/2024 tarihli maluliyet raporu hükme esas alınarak davacının 6 ay süreyle geçici iş gücü kaybı oluştuğu, kaza tarihinden 03/04/2024 muayene tarihine kadar %15 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, muayene tarihi sonrası sürekli maluliyetinin bulunmadığı ve 1 ay süreyle bakıcı ihtiyacı bulunduğu kabul edilmiştir.
10-Maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya alanında uzmanlığı bulunan hekim bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 17/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının geçici iş gücü kaybı süresinde 7.805,94-TL geçici iş gücü kaybı zararı oluşacağı, sürekli maluliyet zararının 53.352,63-TL, bakım gideri zararının 1.647,00-TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi gideri zararının 202,34-TL, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 983,66-TL, FTR uygulamasından kaynaklanan tedavi giderinin 795,00-TL olmak üzere toplam 65.386,57-TL maddi zararının oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Taraf vekillerince rapora karşı sair itirazlar ileri sürülmüş ise de düzenlenen raporun yerleşik Yargıtay uygulamasına göre düzenlendiği, asgari ücret düzeyindeki gelir esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamaların yerinde olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler", Türk Borçlar Kanununun 51. Maddesinin ise; "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler" hükümlerinin haiz olduğu, bu çerçevede davacının kaza nedeniyle tedavi giderleri yönünden oluşan zararının hekim bilirkişi tarafından yaralanmanın ağırlığına göre muhtemel olarak belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiştir.
Fizik tedavi amaçlı tedavi gideri zararı yönünden yapılan incelemede Sağlık Uygulama Tebliği(SUT) 2.4.4.F-1 hükmü uyarınca SGK'nın 30 seansa kadar tedavi hizmetlerini uzman hekim raporu ile, 30-60 seans arasındaki fizik tedavi hizmetlerinin ise uzman hekim ve sağlık kurulu raporuyla karar verilmesi halinde karşılanacağı, 60 seans üzerinde fizik tedavi ihtiyaçlarının da yine 3.basamak tedavi kuruluşlarının sağlık kurulu raporlarına istinaden SGK tarafından karşılanacağı düzenlenmiş olup, davacı tarafça SGK tarafından karşılanmayan bir fizik tedavi ihtiyacı bulunduğuna dair somut bir delil ve iddia gösterilmediği, bu haliyle davacının tedavi sonrasında ihtiyaç duyacağı fizik tedavi hizmetlerinin SGK sorumluluğu kapsamında olacağı dikkate alınarak fizik tedavi giderlerine yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52/1. Maddesi uyarınca müterafik kusur şartları resen değerlendirilmesi gereken hususlardandır. Dava konusu kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, müterafik kusur indirimi uygulanabilmesi için zarar görenin zararın artmasına neden olan eyleminin net bir şekilde tespit edilmesinin gerektiği, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacının emniyet kemeri kullanıp kullanmadığının net bir şekilde anlaşılamadığı gözetilerek müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır.
11-Davacı vekili 27/02/2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle davalılardan... Sigorta Anonim Şirketi yönünden sürekli iş gücü kaybı talebini 53.352,63-TL'ye, geçici iş gücü kaybı talebini 7.805,94-TL'ye ve tedavi-bakıcı gideri taleplerini 4.228,00-TL'ye yükseltmiştir.
Dava konusu uyuşmazlıkta davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesiyle davacının araçta yolcu olarak bulunduğu ve hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Kaza sonrasında düzenlenen kolluk ifade tutanaklarına göre davalının sigortalısı aracın araç sürücüsü ve davacının oğlu olan ...'ın yakını olan ...'a ait olduğu, araç sürücüsünün ceza kovuşturması sırasında alınan savunmasında "Ben hazırlıkta verdiğim ifademi aynen tekrar ederim. Olay günü bir yakınıma ait... plakalı araçla sözlüm ..., çocukluk arkadaşım ...rduk." şeklinde beyanda bulunduğu, davacının sigortalı araçta taşınmasının birlikte kahvaltı yapmaya yönelik olduğu ve taşımanın taşınan yararına olduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar davacı, araç sürücüsünün annesi ise de aracın sürücüsünün araç maliki değil, belirli bir kiralama olmaksızın aracı salt yakınlığa binaen ödünç olarak sürücüye teslim ettiği, hatır taşıması indiriminin işletenin bir tehlike sorumluluğu içeren motorlu araç işletilmesinde bu aracın kullanımının taşınan yararına gerçekleştirilmesi halinde indirim yapılmasının öngörüldüğü, somut uyuşmazlıkta davalının sigortalısı aracın ...'a ücret karşılığı verilmediği ve aracın salt kullanan ve taşınanın yararına teslim edildiği anlaşıldığından %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanmıştır. Hatır taşıması indirimi nedeniyle reddedilen kısım yönünden yapılan indirimin mahiyeti gereği davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Mahkememizce yukarıda açıklandığı üzere davacının 7.805,94-TL geçici iş gücü kaybı, 53.352,63-TL sürekli iş gücü kaybı ve 3.433,00-TL bakım-tedavi gideri zararının bulunduğu kabul edildiğinden davanın bu miktarlar üzerinden davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş, tazminat bedelleri toplamı olan 61.591,57-TL'ye %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanmasıyla 51.673,26-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlasına dair istemlerin reddine karar verilmiştir. Davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise bu davalının sigortalısı araç sürücüsü dava dışı ...'ın kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı sürekli iş göremezlik zararı yönünden 310.000,00-TL ve tedavi giderleri yönünden de ayrıca 310.000,00-TL olduğu, davalı tarafça diğer zarar görenlere de ödemeler yapıldığı ancak ödemelerin kaza başına poliçe limiti kapsamında poliçe limitini tüketmediği ve hükmedilen tazminatların poliçe teminatları sınırlarında olduğu anlaşıldığından ayrıca daha az bir sorumluluk miktarı belirlenmemiştir.
Tazminat miktarına davacı tarafça dava öncesinde yazılı başvuruda bulunulduğu ve davalı sigorta şirketinin 05/09/2017 tarihinde başvuru evrakını tebliğ aldığı, 8 iş günü yasal ödeme süresi sonunda 16/09/2017 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü gözetilerek 16/09/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın... Sigorta Anonim Şirketi yönünden KISMEN KABULÜNE, mahkememizce tespit edilen 53.352,63-TL sürekli iş göremezlik zararı, 7.805,94-TL geçici iş göremezlik zararı ve 3.433,00-TL tedavi ve bakım gideri zararı toplamı 64.591,57-TL'ye %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanmasıyla 51.673,26-TL maddi tazminatın davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nin 310.000,00-TL sürekli sakatlık poliçe limiti ve tedavi-bakım gideri yönünden 310.000,00-TL tedavi giderleri poliçe limiti sorumluluk sınırları aşılmamak kaydıyla davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 16.09.2017'den itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin 795,00-TL Fizik tedavi uygulamasından kaynaklanan kısım yönünden esastan reddine, 12.918,31-TL yönünden hatır taşıması indirimi nedeniyle REDDİNE,
2-...Sigorta Anonim Şirketi yönünden açılan davanın REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.529,80-TL harçtan peşin olarak alınan 35,90-TL ile ıslah harcı olarak alınan 580,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.913,90-TL karar ve ilam harcının davalı davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınıp davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen tazminat uyarınca 300,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen tazminat uyarınca 795,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,
7-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90-TL. ile ıslah harcı olarak yatırılan 580,00-TL toplamı 615,90-TL harcın davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı sarf edilen 35,90-TL başvuru harcı ile 733,00-TL posta ve tebligat ücreti, 820,00-TL Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi fatura bedeli, 16.513,00-TL Adli Tıp Kurumu Fatura bedelleri, 2.300,00-TL ürodinami test faturası bedeli, 4.380,00-TL bilirkişi ücreti, toplamı 24.781,9-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 24.406,40-TL'sinin davalı... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi tarafından posta ve tebligat ücreti olarak sarf edilen 341,65-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre belirlenen 5,18-TL'sinin davacıdan alınarak davalı... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi tarafından posta ve tebligat ücreti olarak sarf edilen 181,60-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,
11-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, Davacı vekilinin ve Davalı... Sigorta vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır