T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/319 Esas
KARAR NO: 2023/384
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 09/03/2018
KARAR TARİHİ: 04/05/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 12/10/2012 günü saat 17:30 sularında ... ile ...Sokağın kesiştiği noktada davalılardan ... ün sevk ve idaresindeki ve davalılardan ... ...Sigorta tarafından ... sigorta numarası ile ... Müdürlüğü Oto. Tro. Kısmı na ait olan ... plakalı ve 03/06/2012 başlangıç ve 03/06/2013 bitiş tarihli ... poliçe numarası kayıtlı olan ve diğer davalı ... Müdürlüğüne ait olan araç ile...adına kayıtlı olan ... plakalı motorbisiklete, davalılardan ...'ün asli kusuru neticesinde müvekkilerin oğlu ve diğer müvekkili ...'ın ise kardeşi ... hayati tehlike geçirecek şekilde ve hayati fonksiyonlarını etkisinin ağır ve arkadaşı ...'in hayati tehlike geçirecek şekilde ve hayati fonksiyonlarını etkisinin ağır şekilde yaralanmasına ve ...'ın ise ömür boyu %98 özürlü kalmasına ve kaza neticesinde iyileşemeyerek 31/08/2016 tarihinde ölmesine sebebiyet verdiğini, bu kaza neticesinde müvekkillerinin oğlu ve kardeşi ...'ın hayati tehlikesinin sürdüğünü, bakım ve gözetim altında, gözleri dışında hiçbir organını hareket ettiremeden yatalak bir şekilde hayatını devam ettirdiğini ve neticede iyileşemeyerek 31/08/2016 tarihinde ise tedavi gördüğü ...Hastanesinde vefat ettiğini, ölmeden önce ...'a %98 ağır engelli raporu verildiğini, ...'ın iyileşemeyecek şekilde kaza nedeniyle ağır yaralandığını, diğer mağdur ...’ın ise vücudun da ise kalıcı hasarlar meydana geldiğini, kaza anından Jandarma tarafından tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağının hatalı olduğunu, Torbalı... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporu ile açık bir şekilde tespit edildiğini, müvekkillerin oğlu ve kardeşi ...'ın bu kaza nedeniyle gözleri dışında hiçbir organını hareket ettiremeyecek şekilde ağır yaralandığını ve ölene kadar bakıma muhtaç bir şekilde yaşamını devam ettirmek zorunda kaldığını, müvekkillerinden ... ve ... 'ın bu kaza nedeniyle ağır yaralanan ve yatalak bir şekilde yaşayan oğulları nedeniyle büyük bir tramva yaşadıklarını ve adeta hayata küstüklerini. evlerinde adeta yoğun bakım ünitesi şeklinde ayrı bir oda kurduklarını ve hemen hemen her türlü makine ve aleti kendi imkanları ile almak zorunda kaldıklarını, müvekkillerden ...'in çiftçi olup yılda 3-4 defa ürün ekip biçmekte iken kaza sebebiyle artık hiçbir işe bakamaz olduğunu tarlalarına dahi gidemediğini, müvekkilinin sahip olduğu tarlalarını icara verdiğini ve kendi ekip biçemediği içinde ayriyeten zarara uğradığını, kaza nedeniyle davalılardan ...'in müvekkillerin ailelerine bir geçmiş olsun bile demediğini, davalılardan ... ... SİGORTA şirketine ceza davasında verilen kararın kesinleşmesine mütakip 11/03/2016 tarihinde kaza ile ilgili olarak tazminat taleplerimiz bildirilmiş ve... nolu dosya oluşturulmuş ve yapılan yazışmalar neticesinde sakatlık teminatı olarak 13/05/2016 tarihinde 225.000,00TL ödeme yapıldığını, ancak tedavi giderleri, bakım giderleri gibi maddi kalemlere ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını, dolayısıyla fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkillerden ... ve ... için 1.000,00TL bakım gideri, 1.000,00TL tedavi giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, ayrıca müvekkillerinin ...'ın ölmesi neticesinde yaşları itibariyle de oğullarının desteğinden yoksun kalmışlardır bu nedenle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL de destekten yoksun kalma tazminatı davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik, asıl miktarları yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacak olan maddi alacaklarımıza istinaden şimdilik, müvekkillerden ... ve ... için 1.000,00TL bakım gideri, 1.000,00TL tedavi giderleri ve 5.000,00TL de destekten yoksun kalma tazminatı ve müvekkili ... in bu kaza nedeniyle oğlunun %98 özürlü duruma gelmesi ve neticesinde ölmesi nedeniyle de tarlalarını ekip biçememesi sebebi ile de uğramış olduğu maddi kazanç kaybı zararlarına karşılık şimdilik 1.000,00TL olmak üzere toplam 8.000,00TL maddi tazminatın davalılardan ... ve ... Müdürlüğü ve ... Anonim... Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Müvekkillerden ... için 100.000,00TL, ... için 100.000,00TL ve ... için ise 50.000,00TL manevi tazminatın davalılardan ... ve ... Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, tarihli ıslah dilekçesi ile; Bilirkişi raporuna göre, dava dilekçesinde talep etmiş oldukları 1.000,00TL bakım giderini 11.140,38TL ye , 1.000,00TL talep ettikleri tedavi giderini ise 2.786,40TL ye Islah ettiklerini ve olay tarihinden itibaren işletilecek ticari reaskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP: Davalı ... Müdürlüğü vekili, cevap dilekçesinde; 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, kazada motosiklet sürücüsünün asli ve tam kusurlu bulunduğunu, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin tarafların mali ve sosyal durumları ile bağdaşmayacak şekilde fahiş olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Sigorta Şirketi vekili, cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasına karışan, ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde ... no.lu ve 03/06/2012-2013 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup; kaza tarihi itibariyle maluliyet halinde şahıs başına azami 225.000,00TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğunun; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olup, söz konusu sorumluluk aynı zamanda davacının yoksun kaldıkları gerçek destek miktarı ile de sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 98/1 ve 99/1. maddelerinin sigortacının, zararları ödeme yükümlülüğünün durumun sigortacıya yeterli ve gerekli belgelerle ihbarından itibaren 8 işgününde ödenmesi gerektiğini hükme bağlandığını, davacının destek zararının ispatının gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kazaya konu kusur oranı tespitinin adli tıp kurumu tarafından yapılması gerektiğini, bu nedenlerle müvekkili şirketin sorumluluğunun tespiti açısından davacının gerçekten de destekten yoksunluk zararları olup olamadığının davacı tarafça ispatına, davacı tarafın gerçek destekten yoksun kalma zararının tespiti için Hazine listesinde yer alan uzman aktüerden rapor alınmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini, karar verilmesi halinde müvekkili şirketin sorumlu olduğu azami poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı dikkate alınarak yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmasını; reddedilen kısım için yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesi ile; kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü...’in “kavşaklarda geçiş önceliğine uymama” kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, Torbalı ... Asliye Ceza Mahkemesi... Esas sayılı dosya ile yapılan yargılama sırasında, bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, ceza kararına dayanak bilirkişi raporu kazanın oluşuna uygun olmadığını, müvekkilinin kullandığı otobüse ait 70 cm fren izi tespit edildiğini, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda, 70 cm fren izinin aracın, yaklaşık 20 km hızla gittiğini ve meskun mahal hız limitini aşmadığının belirtildiğini, Olay sırasında çekilen “CD” incelendiğinde, otobüsün geliş yönüne doğru Havuz Sokağın sol başında ağaç olması ve görüşün kapalı olması nedeniyle, otobüsün geniş kavisle sola döndüğü ve otobüsün ... Caddesi’nin yaklaşık %70’ini kapatmış olduğu,... Caddesi’nden gelen motosikletin otobüsün çıktığını gördüğü, çarpmamak için sola doğru yönlendiği ancak hızlı olması nedeniyle duramayarak otobüsün sol ön tampon kısmına çarpması şeklinde kazanın meydana geldiğinin anlaşıldığını, kavşakta geçiş hakkının sağda bulunduğundan müvekkili sürücüye ait olduğunu, Kaldı ki; bilirkişi raporunda CD’nin çözümü yapılmış ve otobüsün caddenin %70’lik bölümünü kapatmış olduğunun belirtildiğini, kavşak içinde geçmekte olan araç varsa diğer araçlar beklemek zorunda olduğunu, trafik kaza tespit tutanağında da, geçiş önceliğinin müvekkilinde bulunduğunun tespit edildiğini, Bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor hüküm kurmak için yeterli olmadığı halde, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmadan hüküm kurulduğunu, hukuk mahkemesi ceza yargılamasında alınan rapor ve kararla bağlı olmadığını, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilerek yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacıların maddi zarara ilişkin talepleri sigorta kapsamında olup davacı maddi zararını ispat yükü altında olduğunu, davacı yanın maddi zarar ilişkin taleplerini kabul etmediklerini, kazanın meydana gelişi, meydana gelen zarar ve müvekkili sürücünün sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alındığında talep edilen manevi tazminat bedelinin fapiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, Torbalı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...Karar sayılı dosyasında, bilirkişi raporları, delil olarak değerlendirilmiştir.
Kusur bilirkişisinden alınan 13/06/2019 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; ".. ... plakalı otobüs sürücüsü ... geçiş önceliğini vermediğinden dolayı %75 KUSURLU; 3... plakalı motosiklet sürücüsü mağdur... kavşaklara gelirken yavaşlamayarak geçişini yaptığından dolayı %25 KUSURLU..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp kurumundan alınan 15/03/2021 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...12/10/2012 tarihinde trafik kazası geçirdği, 31/08/2016 tarihinde öldüğü bildirilen ... oğlu 02/07/1996 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler değerlendirildiğinde,
1. Tıbbi belgelerinde zehirlenme bulgusu tarif edilmediğine göre;
Kişinin zehirlenerek öldüğünün tıbbi delillerinin bulunmadığı,
2. Adli dosyada kayıtlı bilgilerde; kişinin 12/10/2012 tarihinde motorsiklet kazası sonucu yaralanması nedeniyle götürüldüğü hastanelerde yapılan muayenesi ve tetkikleri sonucu beyin doku harabiyeti, beyin ödemi, yüz ve ekstremite kemik kırıkları tanısıyla yatışının yapıldığı, beyin cerrahisi tarafından medikal tedavi uygulandığı, ortopedi ve plastik cerrahisi bölümlerince kırıklara yönelik ameliyat yapıldığı, beyin doku harabiyeti nedeniyle yatağa bağımlı halde ve PEG’li halde palyatif bakım hastası olarak taburcu edildiği, 31/07/2016 tarihinde sıkıntısı, genel durum bozukluğu, ateş, öksürük şikayetleri ile götürüldüğü ...Hastanesi yoğun bakımında genel durumu düzelmeyen kişinin 31/08/2016 tarihinde öldüğü dikkate alındığında;
Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı yüz ve ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin doku harabiyeti, bu nedenle yatalak kalma ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana gelmiş olduğu,
3. Kişinin 12/10/2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu oy birliği ile mütalaa olunu..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 31/08/2021 tarihli raporun sonuç kısmına göre, "...A-) 12.10.2012 tarihli kazada ağır şekilde yaralanan ...’ın 31.08.2016 tarihli vefatına kadar tespit olunan;
-Tedavi gideri 8.125,00 TL olup, davalı tarafın kusur durumuna (%75) göre 6.093,75 TL’sinden sorumlu olacağı,
-Bakım gideri 27.850,95 TL olup, davalı tarafın kusur durumuna göre 20.888,21 TL’sinden sorumlu olacağı,
-Sürekli maluliyetten kaynakları zararı 41.522,94 TL olup, davalı tarafın kusur durumuna göre 31.142,20 TL’sinden sorumlu olacağı, bu zarar yönünden 13.05.2016 tarihinde ödenen ve hesaplama tarihine güncelleştirilen bedelin 333.843,75 TL olduğu ve sürekli maluliyet zararının karşılandığı, ancak sigorta şirketi tarafından ödenmiş ve güncelleştirilmiş bedelden sürekli maluliyet zararının çıkarılmasından sonra bakiye kalan bedelin (302.701,55 TL) diğer maddi zarar kalemlerinden düşülüp düşülmeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı,
B-) Müteveffanın geride kalan murisleri;
Baba ...’ın DYK tazminatı alacağı 113.599,09 TL olup, davalı tarafın kusur durumuna göre 85.199,31 TL’sinden sorumlu olacağı,
Anne ...’ın DYK tazminatı alacağı 132.555,50 TL olup, davalı tarafın kusur durumuna göre 99.416,62 TL’sinden sorumlu olacağı,
Böylelikle toplam maddi tazminat alacağının 211.327,89 TL olduğu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından ödenen ve bakiye olarak kalan bedelin mahsup edilmesi halinde ise maddi tazminat alacağının karşılanmış olduğu, edilmemesi halinde ise yukarıda tespit edildiği üzere 211.327,89 TL olacağı kanaatiyle..." tespit edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 23/03/2022 tarihli rapora göre; "...1- Davalı sürücü ...” ün /640(yüzde kırk) oranında kusurlu,
2- Davacı sürücü...'in »60(yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu,..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 11/09/2022 tarihli rapora göre; "...
A-) 12.10.2012 tarihli kazada ağır şekilde yaralanan ...'ın 31.08.2016 tarihli vefatına kadar tespit olunan;
- Kök raporda tespit edildiği üzere tedavi gideri 8.125,00 TL olup, davalı tarafın kusur durumuna (%40) göre 3.250,00 TL'sinden sorumlu olacağı,
-Kök raporda tespit edildiği üzere bakım gideri 27.850,95 TL olup, davalı tarafın kusur durumuna göre 11.140,38 TL'sinden sorumlu olacağı,
-İşbu rapor ile tespit olunan SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi gideri 6.966,00 TL olup, davalı tarafın kusur durumuna göre 2.786,40 TL'sinden sorumlu olacağı,
-Sürekli maluliyetten kaynakları zararı 41.522,94 TL olup, davalı tarafın kusur durumuna göre 16.609,17 TL'sinden sorumlu olacağı, bu zarar yönünden 13.05.2016 tarihinde ödenen ve hesaplama tarihine güncelleştirilen bedelin 355.050,00 TL olduğu ve sürekli maluliyet zararının karşılandığı, ancak sigorta şirketi tarafından ödenmiş ve güncelleştirilmiş bedelden sürekli maluliyet zararının çıkarılmasından sonra bakiye kalan bedelin (338.440,83 TL) diğer maddi zarar kalemlerinden düşülüp düşülmeyeceğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı,
B-) Müteveffanın geride kalan murisleri;
Baba ...'ın DYK tazminatı alacağı 176.000,27 TL olup, davalı tarafın kusur durumuna göre 70.400,10 TL'sinden sorumlu olacağı,
Anne ...'ın DYK tazminatı alacağı 208.714,90 - TL olup, davalı tarafın kusur durumuna göre 83.485,96 TL'sinden sorumlu olacağı,
Davacıların toplam DYK tazminatı alacaklarının 153.886,06 TL olduğu,
Böylelikle karşılanmış olan sürekli maluliyet zararı dışında kalan toplam maddi tazminat alacağının 171.062,84 TL olduğu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından ödenen ve bakiye olarak kalan bedelin (338.440,83 TL) mahsup edilmesi halinde ise maddi tazminat alacağının karşılanmış olduğu, edilmemesi halinde ise yukarıda tespit edildiği üzere 171.062,84 TL olacağı kanaatiyle,..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava trafik kazası sonucu desteğin vefatı nedenine bağlı olarak destekten yoksun kalma tazminatı, bakım gideri, tedavi gideri ve maddi kazanç kaybı talebi ile manevi tazminat talepli tazminat davasıdır.
2-Davacı tarafça davacıların desteği ...'ın 12/10/2012 tarihli kaza sonrasında %98 oranında maluliyete uğradığı, kazaya bağlı olarak 31/08/2016 tarihinde vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, desteğin kaza sonrası bakıma muhtaç hale geldiğini, davacı ...'ın desteğin maluliyeti nedeniyle daha önce ekip biçtiği tarlalarını ekemez hale geldiğini, ayrıca kiraladığı tarlaları kiralayamaz ve işletemez hale geldiğini ileri sürerek maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
3-Davalı ... Anonim ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde dava öncesi poliçe limiti kadar 225.000,00-TL ödemenin mağdura yapıldığını, davalı sigorta şirketinin bakiye sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu kazaya ilişkin kusurun tespit edilmesi gerektiğini ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürmüş, davalı idarenin kusuru bulunmadığını, işleten ile zarar arasındaki illiyet bağının 3.kişi kusuru ile kesildiği ve tazminat taleplerinin fahiş olduğu savunularak davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı ...'e dava dilekçesi ve tensip zaptı 27/03/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup yasal sürenin bitiminden sonra 18/04/2018 tarihinde cevap dilekçesi sunulduğu ve kusura yönelik bir kısım itirazların ileri sürülerek davanın reddi talep edildiği görülmüştür.
4-Mahkememizce dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza yargılaması dosyası, kaza tutanakları ve delil olarak dayanılan diğer bilgi ve belgeler dosya arasına alınmıştır.
5-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6-Sigortacının sorumluluğu ise, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
7-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Yine TBK'nın 53. Maddesinde ölüme bağlı zararlar sayılmış olup "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." zararlar arasında gösterilmiştir.
8-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
9-Tarafların sorumluluklarının tespiti için öncelikle kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kazanın gerçekleştirilmesindeki kusur durumlarına ilişkin olarak adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 13/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı araç sürücüsü ... %75 oranında, davacının yolcu olarak yer aldığı ... plaka sayılı araç sürücüsü %25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Taraflarca rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş olup, aynı trafik kazasıyla ilgili olarak İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasında alınan 21/06/2021 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunda davalı araç sürücüsü ...'ün %40 oranında, dava dışı araç sürücüsü...'in %60 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkememize sunulan rapor ve ATK raporu arasında çelişki oluştuğu, ayrıca Menderes ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında alınan 20/01/2014 tarihli kusur raporunda davalı ...'ün asli, dava dışı...'in tali kusurlu bulunduğu anlaşıldığından raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi istenilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 23/03/2022 tarihli raporunda dava konusu kazanın davalı ...'ün %40 oranında, dava dışı...'in %60 oranında kusuru ile oluştuğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekillerine rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de, dava konusu kazanın meydana gelmesinde her iki taraf araç sürücüsünün de kusurlu olduğu, keza davalı araç sürücüsünün geçiş önceliğine sahip olduğu kavşağa yaklaşırken bu önceliğe rağmen yola başka bir taşıt veya yayanın çıkabileceğini öngörerek güvenli duruş mesafesine uygun bir hızda seyretmesi gerektiği, bu kurallara uymaksızın süratini ve dikkatini ayarlayıp etkin fren tedbirine başvurmaması nedeniyle kusurlu olduğu, dava dışı...'in ise geçiş önceliğine sahip diğer yoldan gelen araçlara geçiş hakkı tanıyıp kavşağa girmeden önce durması ve yolun müsait olması halinde kavşağa girmesi gerektiği halde bu kurala riayet etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu, dava dışı...'in kusurunun davalı ...'e göre bir miktar daha ağır olduğu gözetilerek ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce bildirilen %40-60 oranındaki kusur dağılımının dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun olduğu değerlendirilmiş ve bu kusur oranları mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.ü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
10-Tarafların sorumluluklarının tespiti için öncelikle kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kazanın gerçekleştirilmesindeki kusur durumlarına ilişkin olarak adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 13/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı araç sürücüsü ... %75 oranında, davacının yolcu olarak yer aldığı ... plaka sayılı araç sürücüsü %25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Taraflarca rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş olup, aynı trafik kazasıyla ilgili olarak İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında alınan 21/06/2021 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunda davalı araç sürücüsü ...'ün %40 oranında, dava dışı araç sürücüsü...'in %60 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkememize sunulan rapor ve ATK raporu arasında çelişki oluştuğu, ayrıca Menderes ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasında alınan 20/01/2014 tarihli kusur raporunda davalı ...'ün asli, dava dışı...'in tali kusurlu bulunduğu anlaşıldığından raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi istenilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 23/03/2022 tarihli raporunda dava konusu kazanın davalı ...'ün %40 oranında, dava dışı...'in %60 oranında kusuru ile oluştuğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Taraf vekillerine rapora karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de, dava konusu kazanın meydana gelmesinde her iki taraf araç sürücüsünün de kusurlu olduğu, keza davalı araç sürücüsünün geçiş önceliğine sahip olduğu kavşağa yaklaşırken bu önceliğe rağmen yola başka bir taşıt veya yayanın çıkabileceğini öngörerek güvenli duruş mesafesine uygun bir hızda seyretmesi gerektiği, bu kurallara uymaksızın süratini ve dikkatini ayarlayıp etkin fren tedbirine başvurmaması nedeniyle kusurlu olduğu, dava dışı...'in ise geçiş önceliğine sahip diğer yoldan gelen araçlara geçiş hakkı tanıyıp kavşağa girmeden önce durması ve yolun müsait olması halinde kavşağa girmesi gerektiği halde bu kurala riayet etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu, dava dışı...'in kusurunun davalı ...'e göre bir miktar daha ağır olduğu gözetilerek ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce bildirilen %40-60 oranındaki kusur dağılımının dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun olduğu değerlendirilmiş ve bu kusur oranları mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.
11-Kusur tespiti sonrası davacıların maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce davacıların desteğinin ölümü ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti yönünden ATK Adli Tıp ...İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmış, dosyaya sunulan 15/03/2021 tarihli kurul raporunda müteveffanın ölümü ile kaza arasında yatalak kalma ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu ölümün meydana geldiği ve kaza ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Destekten yoksun kalma tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede,
Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin 18/04/2022 tarih, ... Karar sayılı ilamında;
"Açıklanan nedenlerle; davacı için destekten yoksun kalma tazminatının ve ...'ın kaza ile ölüm tarihi arasındaki döneme isabet eden maluliyet tazminatının hesaplanmasıyla fazladan ödenen maluliyet tazminatının saptanması; davalının fazladan ödediği maluliyet tazminatının davacının miras payı oranındaki tutarının, eldeki davaya konu destekten yoksun kalma tazminatından mahsubu ile sonuç tazminatın belirlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, herhangi bir mahsup yapılmadan belirlenen tazminata karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
3-Trafik kazası sonucu ölen çocuk ölmeseydi ana ve babaya bakması muhtemeldir. Uygulamada çocuğun evleninceye kadar gelirinin yarısını kendisine ayıracağı yarısını da ana ve babası ile paylaşacağı varsayılması hayatın olağan akışına uygun düşecektir. Ancak, çocuk yaşasa idi ileriki yıllarda evlenecektir. Evlenmesi ile birlikte pay esasına göre 2 pay desteğe ayrılacak, 2 pay eşine, birer pay ana ve babaya verilecektir. Destek, ileriki yıllarda evlenmesi ile birlikte bir süre sonra ilk çocuğu ve yine bir süre sonra ikinci çocuğu olacağı varsayılır. Bu nedenle çocukların olacağı süreler içinde desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocuklara birer pay ayrılacak ve ana ve babaya da birer pay verilecek; destekten çıkan ana babanın payı diğer ebeveyne aktarılacaktır."
Şeklinde açıklandığı üzere, müteveffa adına kaza tarihi ile vefat tarihi arasında ödenmesi gereken maluliyet tazminatının fazlasına dair kısmın hesaplanarak, destek zararına uğrayan davacıların miras payları oranında paylaştırılması gerekmektedir.
Somut olayda davacıların desteği ...'ın asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiği ispat edilemediğinden asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada kaa tarihinden vefat tarihine kadar 41.522,94-TL maluliyetten kaynaklanan zararının oluştuğu, %40 kusur oranına göre davalı tarafın zararın 16.609,17-TL'sinden sorumlu olacağı, müteveffanın vefatından önce 13.05.2016 tarihinde 225.000,00-TL ödeme yapılmış olduğu, yapılan ödemenin hesap tarihinde güncelleştirilmiş halinin 355.050,00-TL olduğu, davacı baba yönünden 70.400,10-TL ve davacı anne yönünden 83.485,96-TL destekten yoksun kalma zararı hesaplaması yapıldığı dikkate alındığında, 225.000,00-TL tutarlı ödemenin güncellenmiş hali veya güncellenmemiş hali fark etmeksizin davacıların miras sebebiyle kendilerine intikal eden maluliyet tazminatının destek zararından daha yüksek olduğu gözetilerek bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyecekleri anlaşılmış ve destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddi gerekmiştir.
Davacıların müteveffanın bakım ve tedavi giderlerine yönelik talepte bulunma hakları mevcut olup dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre müteveffanın kaza tarihinden itibaren vefatına kadar bakıma muhtaç olduğu, bu süre için tedavi gideri zararının 8.125,00-TL olduğu, davalıların %40 kusura isabet eden sorumluluk miktarlarının 3.250,00-TL olduğu, yine bu süreçte bakım giderinden kaynaklanan 27.850,95-TL zararın bulunduğu, davalıların bu zararın 11.140,38-TL'sinden sorumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacıların SGK sorumluluğunda olmayan tedavi gideri zararı 6.966,00-TL olarak tespit edilmiş olup davalıların kusuruna isabet eden zararın 2.786,40-TL olarak belirlenmiştir.
Bu miktarlar yönünden davanın kabulü gerekmekte ise de davalı sigorta şirketinin poliçe limiti miktarınca ödemede bulunduğu gözetilerek poliçe limiti sona ermesi nedeniyle ret kararı verilmiş, diğer davalılar yönünden ise kabul kararı verilmiştir.
Davacı ...'ın kaza öncesi işletmekte olduğu kendine ait tarlaları ve kiralayıp işlettiği tarlaları kaza tarihinden sonra işletemediği ileri sürülerek bu yönden tazminat talebinde bulunulmuş olup yapılan değerlendirmede; desteğin kendisine bağlı olarak ancak gelir getirici işten dolayı elde edeceği kazancın maddi tazminat istemine konu olabileceği, her ne kadar desteğin maluliyeti nedeniyle duyulan elem ve keder nedeniyle davacının çalışma hayatında isteksizlik duyması nedeniyle eski ölçüde gelir elde edememiş olması hayat akışına uygun ise de bu zararın doğrudan bir zarar olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu tür bir zararın ancak dolaylı zarar olarak görülebileceği ve davalıların sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, keza vefat eden desteğin iş gücüne katılım sağlayamaması nedeniyle tarla kiralaması yapılamadığı hususunun da ileri sürüldüğü, ancak iş gücü yönünden tarla işlemesinde vefat eden desteğin ayrı bir uzmanlık veya özelliği nedeniyle tarlaların işlendiğine dair delil bulunmadığı gibi desteğin yaşı itibariyle de böyle bir uzmanlığının bulunmadığı, desteğin daha önce katıldığı iş gücünün dışarıdan çalışan temin edilmesi suretiyle de tolere edilebileceği, bu haliyle davacının bu yöndeki taleplerinin davalıların sorumluluğunda olmadığı değerlendirilmiş ve davanın bu yöndeki talep yönünden reddine karar verilmiştir.
12-Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yapılan incelemede; Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Mahkememizce kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, desteğin yaşı, maluliyet ve bakım süreçleri sonrasında gerçekleşen vefat şekli, paranın alım gücü, davacılar ve davalıların karşılıklı ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak davacı anne ve baba yönünden takdiren ayrı ayrı 25.000,00-TL, davacı kardeş yönünden ise 12.500,00-TL manevi tazminat takdir edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE, 2.786,40-TL tedavi gideri zararından, 11.140,38-TL bakım gideri zararından oluşan toplam 13.926,78-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... Müdürlüğü'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar ... ve ...'a verilmesine, tazminat miktarlarına davalılar ... ve ... Müdürlüğü yönünden haksız fiil tarihi 12/10/2012 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, fazlasına dair maddi tazminat taleplerinin reddine, davalı ...Sigorta Şirketi yönünden bakiye poliçe limiti bulunmadığından taleplerin reddine,
2-Davacı ...'ın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 25.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve... Müdürlüğü'nden müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine, tazminat miktarına haksız fiil tarihi 12/10/2012'den itibaren reeskont faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
3-Davacı ...'ın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 25.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve... Müdürlüğü'nden müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine, tazminat miktarına haksız fiil tarihi 12/10/2012'den itibaren reeskont faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
4-Davacı ...'ın manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 12.500,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Müdürlüğü'nden müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine, tazminat miktarına haksız fiil tarihi 12/10/2012'den itibaren reeskont faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.220,71-TL harçtan peşin olarak alınan 881,20-TL ile ıslah harcı olarak alınan 203,68-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.135,83-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar ... ve ... yararına kabul edilen maddi tazminat yönünden takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacılara verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yararına kabul edilen manevi tazminat yönünden takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınıp iş bu davacıya verilmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yararına kabul edilen manevi tazminat yönünden takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınıp iş bu davacıya verilmesine,
9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı ... yararına kabul edilen manevi tazminat yönünden takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Müdürlüğünden müştereken ve müteselsilen alınıp iş bu davacıya verilmesine,
10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar yararına reddedilen maddi tazminat yönünden takdir edilen 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'dan alınarak davalılara verilmesine,
11-...'ın kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar ... ve ... Müdürlüğü yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak iş bu davalılara verilmesine,
12-...'ın kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar ... ve ... Müdürlüğü yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak iş bu davalılara verilmesine,
13-...'ın kısmen reddedilen manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar ... ve ... Müdürlüğü yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak iş bu davalılara verilmesine,
14-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 881,20-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 203,68-TL toplamı 1.084,88-TL harcın davalılar ... ve ... Müdürlüğünden alınarak davacılara verilmesine,
15-Davacı tarafça yatırılan 35,90-TL. başvuru harcı ile 829,00-TL posta ve tebligat ücreti, 1.100,00-TL bilirkişi ücreti, 828,00-TL ATK fatura bedeli olarak sarf edilen toplam 2.792,90-TL. yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 808,75-TL'sinin davalılar ... ve ... Müdürlüğü'nden davacılara verilmesine, bakiyenin davacılar üzerinde bırakılmasına,
16-Davalı ... Müdürlüğü tarafından yargılama gideri olarak yapılan 200,00-TL posta ve tebligat ücreti, 350,00-TL bilirkişi ücreti, 1.200,00-TL ATK fatura bedeli olarak toplamı 1.750,00-TL. yargılama giderinin davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 1.243,24-TL'sinin davacılardan alınıp iş bu davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
17-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacılar vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... Müdürlüğü vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/05/2023
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır