T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/368 Esas
KARAR NO: 2023/692
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/03/2018
KARAR TARİHİ: 13/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; ...Orman Ürünleri A.Ş.’nin yalnızca kira gelirleri olan gayri faal bir şirket olduğu,
müvekkillerinin davalı ...Orman A.Ş.’nin 70.080 hissesinin toplamda 7008 hissesine sahip (%10) azlık oy sahipleri olduğu,...’un 58 hisseye,...’un 3446 hisseye, ...’ un 3504 hisseye sahip olduğu, şirketin kurucusu ve en büyük hisse sahibi merhum...in vefatı nedeniyle 13.10.2015 tarihinde İzmir...Hukuk Mahkemesi ... Esas tereke dosyasında tereke temsilcisinin atandığı, şirketin... terekesi aktifinde yer aldığı, %49,94 payın tereke temsilcisi tarafından temsil edildiği, 31.03.2016 tarihinde ...Orman Ürünleri A.Ş.’nin 2015 yılı için Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldığı, bu toplantının azlık hisse sahiplerinin bilanço ve kayıtları inceleme talebi sebebiyle 02.05.2016 tarihine ertelendiği, davalı şirketin 2015 yılı faaliyetlerinin İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı tereke dosyasında tereke temsilcisi tarafından denetlendiği, İzmir ...Sulh Hukuk Mahkemesi’nin... E. sayılı tereke dosyasında Tereke Hakimliği tarafından tayin edilen ve ...AŞ yönetim kurulunun 2015 yılı harcamalarını değerlendiren bilirkişi YMM ...’in 15.04.2016 tarihli ve 03.03.2017 tarihli raporlarında şirket faaliyetleri ek tek başlıklar halinde incelenip değerledirildiği, şirket yönetim kurulunun 2015 yılına dair usulsüzlükler hatalar tespit edildiğini, İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... E. sayılı tereke dosyasına da sunulan Prof. Dr. ... tarafından verilen mütalaada; 2015 yılında şirket tarafından..., ... ve ...’ya yapılan ödemeler hakkında “...A.Ş.’nin 2015 yılına ait harcama kalemleri arasında yer alan, biri şirket genel müdürü olan 3 şirket çalışanına yapılan kıdem tazminatı ödemesinin, iş sözleşmesi devam ederken ödenen yıllık ücretli izin ücreti ödemesinin, iş sözleşmesine ve yönetim kuruluna dayanmayan bayram ikramiyesi ödemelerinin tümünün mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, bu ödemelerin yapılmasına karar veren kişinin ve ödemelerden yararlanan kişilerden birinin...’un 6102 sayılı TTK’nun 366.maddesi uyarınca görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altında olan yönetim kurulu başkanı ve şirket müdürü olan kişi olması sebebi ile bu durumun 6102 sayılı T.T.K’na da aykırılık teşkil ettiği görüş ve kanaatinde olduğunun belirtildiği, ilk erteleme üzerine 2.5.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı Olağan Genel Kurul toplantısında toplantı başkanı/tereke temsilcisi Av.... tarafından yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporları ve mütalaa kapsamında Tereke Hakimliğince... görevden alınarak yerine ...in seçildiği, tereke temsilcisinin ayrıca T.T.K 438/1-2.maddeleri gereğince Asliye Ticaret Mahkemesi'nden Özel Denetçi Tayini talebinde bulunulduğu, talebin kabul edildiği, azınlık hisse sahibi olarak müvekkillerinin de beyan ve itirazlarının okunduğu ve muhalefet şerhlerinin toplantı tutanağına da eklendiği, genel kurulun yeniden ertelendiği, -İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... E sayılı dosyasından görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından hesapların incelendiği, özel denetçi raporunun ibrazından sonra 22.03.2017 tarihinde 1.Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının yapıldığı, gündem gereği, 2015 yılı Finansal Tablolarının onaya sunulduğu, tereke temsilcisinin çekimser oyu ve azlık hisse vekillerinin red oyları ile reddedildiği, gündemin 6.maddesi gereği yönetim kurulunun 2015 yılı faaliyetlerinin ibrası tereke temsilcisinin çekimser oyu ve azlık hisse vekillerinin red oyları ile reddedildiği, gündemin 7.maddesi gereği denetçinin 2015 yılı faaliyetlerinin ibrasının tereke temsilcisinin çekimser oyu ve azlık hisse vekillerinin red oyları ile reddedildiği, dilek ve temenniler bölümünde ise azlık hisse sahibi vekilleri tarafından 2015 yılı faaliyetleri için yönetim kurulunun ibra edilmemesi sebebiyle yönetim kurulu hakkında sorumluluk davası açılması talebi üzerine bu hususta da oylama yapıldığı, tereke temsilcisinin çekimser oyu ile birlikte bu talebinde oy çokluğu ile reddedildiği, sonuç olarak 22.3.2017 tarihli 1.Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında yönetim kurulu ve denetçilerin ibraz edilmediği, Ancak azınlık hissedarlarının ve Tereke temsilcisinin denetim raporuna ilişkin itiraz ve beyanları neticesinde karara bağlanamamış olup ertelenmesine ve Ticaret Mahkemesinden gelecek cevabi belge bilgiler doğrultusunda yeniden toplanmasına karar verilmiştir. Bu hususun oylanması gerekmektedir. Tereke temsilcisi olumlu oy kullanmış ve oy çokluğu ile kabul edildi” şeklinde ifadeye yer verildiği için 15.08.2017 tarihinde Genel Kurul 2.Olağanüstü Genel Kurul’a aynı gündemle çağrıldığı, hazır bulunan bakanlık temsilcisinin eksik evrak sebebiyle uyarıda bulunması üzerine 2.Olağanüstü Genel Kurul toplantısının 26.09.2017 tarihine ertelendiği, 26.09.2017 tarihinde yapılan 2.Olağanüstü genel kurul toplantısında da yönetim kurulu yeniden ibraz edilmediği,...’un yeniden müdür olarak tayin edildiği ...’in istifa etmek zorunda kaldığı, davalı şirket yönetim kurulunun denetim raporlarında da incelenip açıklandığı üzere pek çok usulsüz işlemler yaparak şirketi haksız zararlara uğrattığı, şirketin 2015 yılı hesapları ile ilgili yapılan incelemelerde bir önceki yıla göre toplam %29’luk bir artış olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiği ve gayri faal bir şirket için bu giderlerin fazla olduğunun ortaya çıktığı, bilirkişinin bu tespitine verilen cevabi yazıda artışın en önemli etkenleri olarak Kıdem Tazminatı, müşavirlik ve avukatlık hizmeti, elektrik ve su giderleri, emlak vergisi, resim ve harçların sayıldığı, personel ücretleri, yıllık ücretli izin ücretleri, personel bayram ikramiyeleri ve kıdem tazminatı adı altında toplam 214.342-TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerin tamamen usulsüz olduğu, 21.07.2003 tarihli yönetim kurulu kararı ile..., ... ve ...’nın kıdem tazminatı aldığı, aynı kişilerin 2007 yılında tekrar kıdem tazminatı aldığı, ...’nın 2012 yılında da kıdem tazminatı aldığı, 14.05.2015 tarihinde şirketin yönetim kurulu başkanı ve müdürü...’un iş kanuna aykırı olarak diğer iki çalışanı ile birlikte kendisini kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için işten çıkardığı, ertesi gün kendisini işe geri aldığı, Prof.Dr.... tarafından ayrıntılı olarak düzenlenen mütalaa başlıklı inceleme raporunda yaptığı değerlendirmelerinde, ödemelerin mevzuata aykırı/şaibeli olduğu, kıdem tazminatı tavan tutarının 14.05.2015 tarihi itibariyle yıllık 3.541,37-TL olduğu, ödenen tutarlar dikkate alındığında...’a ödenen kıdem tazminatının 7,02 yıl dikkate alınarak hesaplandığı, (2012 de de kıdem tazminatı almıştır) diğer çalışanın brüt ücretlerinin kıdem tazminatı tavanı altında kaldığı için ücretler dikkate alınarak yapılan hesaplama ile mevzuata aykırı olsa da ...’ya 6,67 yıla ve ...’ya 7,01 yıla ilişkin kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı, sunulan belgelerdeki bilgilerden ...’ya 21.01.2012 tarihinde işten çıkışı yapılıp bu tarihe kadarki kıdem tazminatının ödendiği anlaşıldığından ... ya 14.05.2015 tarihinde yapılmış olduğu görülen 7,01 yıla ilişkin kıdem tazminatı ödemesinin yaklaşık 4 yıllık bölümünün tamamen usulsüz olduğu ve ödemenin kıdem tazminatını yansıtmadığının söylenebileceği, bayram ikramiyeleri ile ilgili de “2003 yılından beri gayri faal olan ve geliri sadece kira ve faiz geliri olan bir şirkette genel müdür kararı ile kendisine bir yılda 22.400-TL tutarında ikramiye ödemesi yapılmış olmasının olağan akışına uygun bir uygulama olarak kabul edilemeyeceğinin tespitinin yapıldığı, posta telefon giderleri hesabında 10 adet telefon numarasına 4.211,56-TL ödeme yapıldığı ...Orman Ürünleri A.Ş. tarafından 2 adet telefon ve bir internet sağlayıcısı kullanıldığı başlıklı kağıtlarından anlaşıldığı, gayri faal bir şirkette kullanılmayan diğer telefon hatlarını iptal etmeyip abone bedeli ödenmesinin ihmal olduğu,... A.Ş. yapılan ödemenin...’un şahsi cep telefonu ve ... no.lu telefonda yine...’un Çeşme’deki yazlık evinde kullandığı telefonlar olduğu, denetçi raporu ile genel müdür...’un Çeşme’deki evinin telefonunun şirket tarafından ödenmesinin işleri ile ilgili olmaması nedeniyle şirket zararı olarak kabul edildiği, yine...’un cep telefonunun da şirket tarafından ödenmesine ait bir karar bulunmadığı için usule uygun olmadığı, şirketin üç kiracısının kullandığı taşınmazları elektrik ve su bedellerinin aboneliğinin ...Orman Ürünleri A.Ş. üzerine olması sebebiyle şirket tarafından ödendiği ve kiracılara fatura edildiğinin söylendiği, şirketin banka kayıtlarına göre fon bozularak elektrik-su paralarının ödendiği, şirket geliri hesabı ile banka ekstreleri karşılaştırıldığında elektrik ve su bedellerinin kiracılardan eksik tahsil edildiğinin görüldüğü, gayri faal bir şirket olarak bir hizmet vermeden mal satmadan bu faturaların kesilmesinin V.U.K açısından da usulsüz olduğu, sanki bir gelir elde edilmiş gibi şirketi KDV borcu altına soktuğu, 2015 yılında 24.541,99-TL Taşıt İşleme Onarım Gideri yapıldığı, şirket adına sadece 2007 model... plaka sayılı ... A1,6 16 V PRIV otomobil olduğunun bildirildiği, oysa şirketin taşıtlar hesabı temel alındığında şirkette... ve ... plakalı iki adet taşıt daha bulunması gerektiği bu taşıtların akıbeti satıldıysa satışlara ait yönetim kurulu kararlarının açıklanması ve mali tablolarda ilgili işlemlerin görülmesi gerektiği, KDVK 29.maddesinde şirket aktifinde kayıtlı olmak ve işle ilgili olarak kullanılmış olmak şartıyla binek otomobilin yakıt, bakım servis vb harcamalarını defterlere gider yazarak ticari kazançtan indirilebileceğinin belirtildiği, şirket yetkilisi...’a tahsis edilen aracın masraflarının yıllık 24.541-TL civarında benzin masraflarının 14.352-TL olduğunun görüldüğü, 2015 yılında ... Akaryakıttan ortalama 2400 litre benzin alındığı, denetçiler listesinde dahi 30.09.2015 tarihinde aynı günde 3 ayrı fatura ile 542,67+484,54+340TL olmak üzere 1.367,21-TL ... Ltd ve Damla Akaryakıttan benzin alındığının listelendiği, gayri faal bir şirkette 2-3 avukatın bulunması ve ödeme yapılmasının şirket menfaatlerine uygun olmadığı, İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi’nin... E Tereke dosyasına ...A.Ş. genel müdürü... tarafından ve Av.... tarafından verilen 21.04.2015 tarihli iki ayrı dilekçe ile“sonraki yıllarda azlık hisse sahiplerinin açtıkları çok sayıda davalar suç duyuruları idari makamlara yaptıkları şikayetler nedeniyle şirketin 2 avukata ihtiyacı devam etmiştir.” cümlesinin yer aldığı, 2015 yılında şirket tüzel kişiliği aleyhine azlık tarafından açılan bir davanın olmadığı, şirket vekili sıfatıyla hangi dava için 2-3 avukata ihtiyaç duyulduğu ödeme yapıldığının anlaşılamadığı yönetim kurulunda yer alan şahıslara davalar açıldığı, aleyhlerine şikayetlerde bulunulduğu, 10-15 dava ve soruşturma dosyasında şirket avukatı Av.... şahısları temsilen o davalara katıldığı, 2015 yılında Av.... 29.250-TL Av.... 18.000-TL olmak üzere 47.250 TL avukatlık ücreti ödendiği, gayrifaal şirkette 2-3 avukat bulundurulması ve yıllık giderlerin yaklaşık %10’unu avukatlık ücreti olarak ödendiği, sayılan nedenlerle ödemelerin şirket zararı olduğu, nihai olarak 2015 yılı faaliyetleri sebebi ile ibra edilmeyen davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin şirkete verdikleri zararları tazmin ile yükümlü olduğu, ancak taraflarınca bu zararlar ancak denetim raporlarından kısmen anlaşılabildiği için davalarının belirsiz dava olduğu, açıklanan sebeplerle davalıların kanunun kendilerine yüklediği görevleri yerine getirmeyerek kötü niyetle şirketi ve dolaylı olarak ortakları zarara uğrattıklarının kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere personel giderleri (haksız ve hukuka aykırı ödenen kıdem tazminatları diğer işçilik ödemeleri), telefon giderleri, kiracı şirketler için ödenen elektrik ve su giderleri, taşıt giderleri-avukatlık hizmetleri yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve belirlenebildiğinde ıslah ile müddeabih rakamın değiştirilmesi hakları saklı kalmak kaydı ile toplam 25.000-TL şirket zararının, zararların doğum tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz oranları ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davacılar vekilinin 06/02/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettiği 25.000,00-TL şirket zararını 37.395,38-TL arttırarak 62.395,38-TL zararın doğum tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalılar..., ..., ... vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; dava dilekçesinde belirtilenin aksine dava konusu edilen ...Orman Ürünleri A.Ş.’nin faal bir şirket olduğu, şirketin bizatihi huzurdaki davanın konusunu oluşturduğu göz önüne alındığında hukuken faal olduğunun izahtan vareste olduğu, davayı ve iddiayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla yönetim kurulu üyesinin yükümlülüklerini ifa ederken kusurlu davrandığı, gerekli özeni göstermediğini iddia eden bu hususu ispat edeceği, T.T.K 553.maddeye göre kusur ispatının davacıda olacağı, diğer bir ifade ile davacı konumda olan şirketin pay sahipleri ve alacaklıların davalı konumunda olan ilgili yönetim kurulu üyesinin kusurunu ispatla mükellef olduğu, davacı tarafın soyut iddialarının ispatı açısından içeriğine bazı atıflarda bulunduğu bir uzman raporundan bahsettiği, ancak anılan sözde uzman raporlarının açıkça hukuki yorumlar içerdiği, yine herhangi bir bilimsel veriye dayanmadığı gözetildiğinde bu yönlü beyanların sayın mahkemece verilecek hükümde değerlendirilmemesi gerektiği ve söz konusu uzman raporunun davacı iddialarının ispatına dayanak olamayacağı kanaatinde olduğu, davayı ve iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla T.T.K 553 ve bu madde hükmün gerekçesi incelendiğinde kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerin kusurlarıyla ihlali denilmek suretiyle tazminat sorumluluğunu doğuran sebeplerin somutlaştırıldığı, T.T.K 557 ve B.K 51 52 hükümleri dikkate alındığında yönetim kusurunu açıkça bir sorumluluk hali olarak düzenlenmediği, olağan yönetim işleri/bunun gibi işlemler hakkında mahkemenin yerindelik incelemesi yaparak bu yaklaşımla sorumluluğa varabilmesinin kanunda yer alan kanun ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ihlali somutlaştırması karşısında hukuken mümkün görünmediği, davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın esası hakkında bir inceleme yapılacak ise sorumluluk kavramının olaya göre somutlaştırılması gerektiği, farklılaştırılmış teselsül kavramı ile aynı zarardan sorumlu olan yönetim kurulu üyelerinin her birinin, dış ilişkide bireysel indirim sebeplerini ileri sürerek zararın sadece kendilerine isnat edilebilecek miktarıyla sorumlu tutulmalarının kastedildiği, Anonim Şirketin birden fazla yönetim kurulu üyesinin bulunması durumunda üyelerden her birinin kusuruna ve durumun gereklerine göre ortaya çıkan zarardan diğer yönetim kurulu üyeleri ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulabileceği, diğer bir ifade ile yönetim kurulu üyesi kendisinin sebep olmadığı zarardan sorumlu tutulamayacak veya kusuru derecesinde sorumlu tutulabileceği, davacıların dava dilekçesinde gayri faal bir şirket için %29’luk bir gider artışı olduğunun iddia edildiği, bu iddianın tamamen mesnetsiz olduğu, bu iddiaya dayanak olarak emlak vergisi, resim ve harçlara dair giderlerin arttığının ve dolayısıyla şirketin giderlerinin de arttığının belirtilmesi davacıların kötü niyetlerinin göstergesi olduğu aksi halde başka hiçbir izahat devletin uyguladığı vergi artışlarının sorumluluk tazminatı olarak müvekkillerine yöneltilen bir talebe konu edilmesini açıklayamayacağı, özellikle personel ücretlerinin yıllık izin ücretleri, bayram ikramiyeleri ve kıdem tazminatı olarak toplam 214.342-TL’nin usulsüz ödendiğinin iddia edildiği, personellere aylık ücretlerinin ödenmesinin usulsüz olduğunu iddia etmenin değil hukuk kuralları mantık kuralları ile dahi bağdaşmadığı, şirket çalışanlarına yıllık izinlerin mevzuat çerçevesinde kullandırılması veya karşılığı ücretlerinin ödenmesi ve yine şirketin kuruluşundan bu yana şirket kurucusu merhum...’in uygulamaya aldığı eski bir temaül olan bayram ikramiyeleri ile kıdem tazminatlarının ödenmesi hususlarında da hukuka aykırılıklar bulunmadığı, öte yandan dava dilekçesinde belirtildiğinin aksine şirket çalışanlarına 2007 yılında veya 2012 yılında herhangi bir kıdem tazminatı ödemesi yapılmadığı, bilançoda posta ve telefonlara ait toplam giderlerin 4.211,56-TL olduğu belirtilmesine karşın davacı yanca sanki işbu meblağın tamamı telefon giderlerine aitmiş gibi ifadede bulunulduğu, neticeten posta ve telefon giderlerinin şirket faaliyetinde zaruri ve olağan masraflar olduğu, hatta bu yönlü giderlerin 2013 yılından itibaren azalarak geldiği hazırlanan bilançolar ile sabit olduğu, bu konu genel kurul gündemine geldikten sonra şirketin daha evvelden sahip olduğu fazla hatları iptal ettirdiği, davacıların iddia ettiklerinin aksine elektrik ve su giderlerinin eksik tahsil edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı, ayrıca yapılan işlemlerde vergi mevzuatınca herhangi bir eksikliğin bulunmadığı ve yine bu yönlü bir araştırmanın huzurdaki davanın konusunu teşkil etmediği, şirket adına halen kayıtlı olan ... plakalı araç ile ilgili periyodik bakımların yapılması motorlu taşıtlar vergileri ve kasko bedellerinin ödenmesi, yakıt ve otopark harcamasında bulunulmasının eşyanın tabiatı gereği olduğu bu araç için aynı gün akaryakıt alındığı iddiasının gerçek dışı olduğu, ilgili akaryakıt firmasının onar günlük süreler ile fatura kestiği, anonim şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu olduğu, kaldı ki 2000 yılından bu yana şirketin iki avukat ile çalıştığının bilindiği, öte yandan hissedarların birbirine karşı açtığı davalarda özellikle dava konusu iddiaların özünde ...Orman Ürünleri A.Ş.’nin bulunduğu, mahkemeler ile şirketin arasında yazışmalar yapıldığı, söz konusu edilen avukatlık ücretlerinin afaki olmadığı, açıklanan nedenler ile resen tespit edilebilecek diğer tüm yasal nedenlerle açılan davaya karşı usul yönünden yapılan itirazlarının öncelikle değerlendirilmesini ve davanın usulden reddini esas açısından ise davacılar tarafından açılan haksız, kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, tüm dava masrafları ve avukatlık ücretlerinin karşı yanlara yükletilmesi ile adlarına vekalet ücreti takdir edilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalılar..., ...beyan dilekçesi ve duruşmalarda özetle; dava dilekçelerinde personel ücretleri bölümüne açıkça yazdıkları üzere denetim raporlarında yapılan tespit üzerine dava açıldığı açıkça görüleceği üzere burada tespitin zaten kendileri tarafından yapıldığı, yapılan tespitin ne kadarının personel ücreti ne kadarının kıdem tazminatı v.s ödendiğinin tespiti olduğu, burada gizleme veya hatalı rapor olmadığı, ne görüldü ise onun yazıldığı, yapılan işlemin rapor edildiği, dolayısı ile yapılan işlemden sorumlu olmalarının mümkün olmadığı, davada taraf olmamaları gerektiği, davacı tarafın verilen kıdem tazminatının yersiz olduğu ve şirketin zarara uğratıldığı iddiasında olduğu, oysa iş kanunun işçinin işten çıkarılması halinde tazminat verileceği hükmünün mevcut olduğu, ve aynı kanunun çıkartılan bir işçi yeniden alınamaz demediği, burada şirketin çalışanlarını işten çıkarttığı, tazminatlarını ödediği ve yeniden işe aldığı, iş kanunu veya vergi usul kanunu açısından bir usulsüzlük olmadığı, şirketin zarara uğratıldığı iddiasının yersiz olduğu zira çalışanların 15 yılın üzeri çalışan olup işten kendi istekleri ile ayrılmaları halinde bile bu tazminatı yine alacakları, yani çalışanların hak edilmiş baki haklarının bir yerde kesilerek ödendiği ve sıfırlandığı, diğer dava konusu maddelerin şirketin en az 20 yıllık uygulamaları ile ilgili olup denetim yapılan mali tablolarda eleştiri konusu yapılacak hususlar olmadığı, denetçi görevinin neden bu kadar işçiye ikramiye ödüyorsunuz veya posta telefon elektrik su gideriniz neden fazla demek olmadığı, yapılan tüm masrafların eksiksiz bir şekilde genel kurula sunulması olduğu, dolayısı ile şirket ortaklarının iç çekişmelerinden doğan bu davada taraf olmamaları gerektiğini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLER :Davacılar vekili iddiasını ispata yönelik olarak; ticaret sicil kayıtları, genel kurul kararları ve tutanakları, denetçi raporları, şirket ticari defterleri, personel kayıtları, fatura ve banka kayıtları, özel denetim raporları, bilirkişi incelemesi, tanık beyanları, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... tereke sayılı dosyası, soruşturma dosyaları, ihtarnameler ve sair yasal delillere dayandığı görülmüştür.
Davalılar..., ..., ...vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; şirket ana sözleşmesi, ticari defter ve kayıtları ile ticaret sicil kayıtları, 2015 yılı için yapılan genel kurullara ilişkin kararlar, tutanaklar ve ilgili bilançolar, dava konusu edilen iddialara ilişkin tüm yazışmalar, belgeler kayıtlar, faturalar ve ilgili ödeme belgeleri, bilirkişi incelemesi, şirket yönetim kuru tarafından ortaklara hitaben yapılan 01/08/2016 tarihli duyuru ve dayanağı olan ilgili dökümanlar, tanık beyanları ve sair delillere dayandığı görülmüştür.
Tarafların dosyaya celbini talep ettiği bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dosyanın konusunda uzman SMMM bilirkişisi... ve şirket sorumluluk davalarından anlayan bilirkişi Dr. ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 15/04/2021 tarihli raporda özetle; dava dışı şirketin yasal defterleri üzerinde yapılan mali incelemeleri kapsamında nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ...Orman Ürünleri A.Ş.’nin 2015 yılında 30.505,19TL (kanuna aykırı kıdem ve yıllık ücretli izin ödemesi) ve 427,98TL (... numaralı Çeşme hat için ödemesi) olmak üzere 30.933,17TL zarara uğratılmış olduğunun tespit edildiği, davalı Yönetimi Kurulu Üyelerinin farklılaştırılmış teselsül ilkeleri gereğince; davalı yönetim kurulu başkanı...’ın zararın tamamından 30.933,17-TL, davalı yönetim kurulu üyesi ...görev yaptıkları dönemlerde meydana gelen zararların 1/3’ünden 10.311,05-TL, davalı yönetim kurulu üyesi ...’ın görev yaptıkları dönemlerde meydana gelen zararların 1/3’ünden 10.311,05-TL sorumlu oldukları sonuç ve kanaatine ulaşılabileceğini, ...Orman Ürünleri A.Ş.’nin bağımsız denetime tabi olmadığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderdiği 29.04.2013 tarihli yazısı ile “bağımsız denetim kapsamı dışındaki şirketlerin atadığı bağımsız denetçilerin tescilinin yasal dayanağı olmadığı, tescil ile birlikte ilanı yapılacak bu hususun üçüncü kişilerde yanlış izlenime sebep olacağı belirtilmiş ve beklenen yönetmelik çıkarılıncaya kadar bağımsız denetim kapsamında olmayan şirketlerin genel kurullarında denetçi seçilemeyeceği, buna bağlı olarak böyle bir hususun ticaret sicili müdürlükleri nezdinde tescil ve ilanının yapılmayacağı” dikkate alındığında, davalı ... ve Davalı ...’in genel kurula sundukları raporun özel uzman görüşü veya mütalaa olarak nitelenebileceği; ,iş bu kanaatin Sayın Mahkeme tarafında da benimsenmesi halinde Davalı ...ve Davalı ...’in de bağımsız denetçi sıfatıyla sorumluluğuna gidilmesinin kanaatlerince mümkün olmadığını rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
Davalılar vekilinin itirazları da dikkate alınarak, mahkememizce bilirkişi kurulu isim listesinden resen tespit edilecek, iş hukuku mevzuatından anlayan aktüer hesabı hesap bilirkişisi bir bilirkişinin de heyete dahil edilerek, oluşacak heyete dosyanın tevdi ile, tarafların iddia ve savunmaları ve itirazları da dikkate alınarak, davalıların kusuru ile oluşan ve sorumluluk kapsamında bulunan tazmini gereken zarar olup olmadığı, var ise iş bu zararların oluştuğu tarihleri ve miktarları da gösterir, dosya kapsamına uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi ... tarafından dosyaya ibraz edilen 03/08/2022 tarihli raporda özetle; kıdem tazminatı yönünden fesih işlemlerinin usulüne uygun olduğunun kabulü halinde zarar tespit edilemediği, giriş çıkış işlemlerinin muvazaalı olduğunun kabulü halinde şirketin toplam 56.517,40 TL zarara uğratılmış olabileceğinin tespit edildiği, yıllık izin ödemeleri yönünden; 31.03.2015 tarihinde yapılan 5.350,00-TL yıllık izin ödemesinin şirketi zarara uğratmış olabileceği, dava dışı şirket işçilerine yapılan ikramiye ödemelerin yerleşik içtihatlar da göz önüne alınarak yerinde olduğu ve işçilerin ikramiye ödemesi alamamaları halinde talep haklarının doğacağının tespit edildiğini, ancak davacı iddiasının kabulü halinde şirketin toplam 22.400,00-TL zarara uğratılmış olabileceğinin tespit edildiğini rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
Mahkememizin 23/06/2021 tarihli 2 nolu ara kararı ile bilirkişi heyetine iş hukuku hesabından anlayan aktüer hesap bilirkişisi eklenerek bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olmasına rağmen dosyanın hesap bilirkişi Av. ...'a tevdi ile rapor aldırıldığı, iş bu nedenle ara karar gereğinin usulüne uygun olarak yerine getirilmediği görülmekle, dosyanın aktüerya hesap bilirkişisi Av. ...n da dahili ile Dr. ... ve SMMM ...'ten oluşan üçlü bilirkişi heyetine tevdi ile, gerek kök rapora, gerekse de aktüer hesap bilirkişisi raporuna karşı yapılan itirazları karşılar dosya kapsamına uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli ek bilirkişi raporu aldırılmasına karar verildiği bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 14/11/2022 tarihli ek raporda özetle; Sadece...'un kıdem tazminatı ödemesinin dikkate alınması halinde 30.933,17-TL zarar oluştuğu, tüm kıdem tazminatı ödemelerinin dikkate alınması halinde 62,395,38-TL zarar oluştuğu, tüm yönetim kurulu üyelerinin, zararın meydana gelmesindeki kusur oranlarına bakılarak sorumluluk miktarına karar verilmesi hususunda ki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu, kişilerin sorumluluk durumları hususunda yönetim kurulu başkanı...'ın Zararın tamamından %100 sorumlu olduğu ve diğer iki yönetim kurulu üyesinin görev yaptıkları dönemlerde meydana gelen zararların 1/3'ünden sorumlu olabileceği yönündeki heyet varsayımıyla, yıllar itibariyle kişilerin zararlardan sorumluluk tutarlarının;
İlk İhtimalde; toplam zararın 30.933,17-TL,...'un sorumluluk miktarının 30.933,17-TL, ...'ın 10.311,05-TL ...'ın 10.311,05-TL olduğu, İkinci ihtimalde; toplam zararın 62.395,38-TL,...'un sorumluluk miktarının 62.395,38-TL, ...'ın 20.798,46-TL ...'ın 20.798,46-TL olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:Dava; ticari şirket yöneticisinin sorumluluğundan doğan tazminat istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalıların, davacıların ortağı olduğu ...Orman Ürünleri İhracat ve Sanayi Anonim Şirketi'nin yöneticisi olarak görev yapıp yapmadıkları, yaptıkları görev sırasında şirketi zarara uğratıcı iş ve eylemlerde bulunup bulunmadıkları, bulunmuşlar ise, şirketi ne miktarda zarara uğrattıkları, bu suretle oluşan zararın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, edilebilecekse ne miktarda talep edilebileceği, davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, davacıların şirket genel kurulu kararı olmadan, şirket yöneticisi davalılar hakkında tazminat davası açıp açamayacakları noktasında toplanmıştır.
TTK nun 555/1 maddesinde, "Şirketin uğradığı zararının tazminini, şirket veya her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilir. " hükmünden de anlaşılacağı üzere, pay sahibi olan davacıların, şirket genel kurulunca yöneticiler hakkında dava açılmasına ilişkin karar alınmasına gerek olmadan doğrudan pay sahibi olarak dava açabilecekleri düzenlenmiş olup, pay sahibi olan davacıların şirket genel kurulu kararı olmadan dava açılamayacağına dair davalı savunması iş bu nedenle mahkememizce kabul edilmemiştir.
TTK nun 560. Maddesinde "Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır" hükmünden de anlaşılacağı üzere, şirket yöneticisine karşı açılacak tazminat davasında, zararın ve zarar verenin öğrenilmesinden itibaren iki ve her halükarda beş yıllık zaman aşımı süresi düzenlendiği, bunun dışında pay sahiplerinin, dava açması için herhangi bir hak düşürücü süre ön görülmediği, pay sahibi davacıların zararı ve zarar vereni öğrenme tarihinin, dava tarihinden iki yıl öncesine olduğuna dair somut iddia ve kanıt sunulamadığı, bu sebeple tazminat alacağının zaman aşımı süresi dolmadan dava konusu edildiği kanaatine varılarak, davalı tarafın zamanaşımına ilişkin itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
TTK nun 553. Maddesinin 1. Fıkrasında "Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar." hükmü düzenlenmiş olup, maddede geçen yönetici kavramı, anonim şirket adına karar alan, onu icra eden veya imza yetkisi bulunan genel müdürü, genel müdür yardımcılarını, müdürleri, genel koordinatör gibi sıfatları taşıyan kişileri ifade ettiği, mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan, dosya kapsamına uygun, ilme ve hukuka uygun, benimsenen bilirkişi rapor ve ek rapor ve tüm dosya kapsamına göre, davalılar ... ve ...in şirket yöneticisi ve bağımsız denetçi sıfatının bulunmadığı, şirket genel kuruluna hizmete özel uzman görüşü ve mütalaa olarak nitelenebilecek rapor sunan kişilerden oldukları, bu kapsamda şirket yöneticisinin sorumluluğundan doğan tazmini gerektirir, zarar iddiası davacı tarafça kanıtlanamamış olup, şirket yöneyim kurulu başkanı davalı ... ve şirket yönetim kurulu üyeleri davalılar ...ve ...'ın görevlerinin ifası sırasında davalı yönetim kurulu başkanı...'un 14/05/2015 tarihinde kendisinin iş hakdini feshedip, tekrar ie alması suretiyle, 21.055,19-TL kıdem tazminatı bedeli, 5.450,00-TL yıllık ücretli izin bedeli olmak üzere 30.505,19-TL nnin davalı...'a ödendiği, yine aynı tarihlerde şirket çalışanı dava dışı ... ile ...'nın iş akdinin feshedilerek iki gün sonra tekrar işe girişlerinin yapıldığı, bu nedenle ...'ya 17.665,96-TL kıdem tazminatı,, ...'ya da 13.796,25-TL ödemede bulunulduğu, ayrıca davalı şirket adına kayıtlı olan ancak davalı... tarafından Çeşme'deki konutunda kullanılan ... numaralı telefon hattına ait toplam 427,98-TL bedelli 12 adet fatura bedelinin şirket hesabından ödendiği, şirket yönetim kurulu başkanı olan davalının, İş Kanunu kapsamında, kıdem ve yıllık ücretli izin alacak hakkını doğuracak şekilde, kendiliğinden feshederek iş çıkışı ve girişi yapmak suretiyle ödeme tarihi itibariyle hakkı olmadığı halde kıdem tazminatı ve izin ücreti bedeli almak suretiyle ve şirket adına olan telefon hattını konutuna özgüleyip kullanmak suretiyle şirketin zararına sebebiyet verdiği, bu kapsamda oluşan toplam 30.937,17-TL şirket zararının tamamından davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'un sorumlu olduğu, yönetim kurulu üyelerinin, iş bu durumdan haberdar olmalarına karşın, şirket zararının doğumuna engel ve zararın giderilmesine yönelik görevlerini ifalarında kusurlu davrandıkları, bu nedenle bu suretle oluşan zarardan şirket yönetim kurulu üyelerinin her birinn 1/3 er oranında kusuru oldukları, iş bu oranlarda zararın tazmininden sorumlu oldukları kanaatine varılmakla iş bu miktar şirket zararı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı taraf, dava dışı şirket çalışanlarına iş çıkış ve girişi yapılmak sureti ödemelerin de şirket zararı olarak davalılardan tazmini gerektiği iddia edilmiş ise de, iş bu suretle yapılan ödemelerin, şirket çalışanlarına haksız çıkar sağlamak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı, davacı tarafça kanıtlanamadığından, iş bu çalışanlara hak ediş tarihlerinden önce ödendiği iddia olunan kıdem tazminatı ve sair işçilik haklarından dolayı şirketin zarara uğratıldığı ve zararın davalılardan tazmini gerektiği hususu kanıtlanamadığından, iş bu husustaki talep mahkememizce kabul görülmemiş olup ve yine her ne kadar davalılar tarafından, davalıların görevlerini ifası sırasında şirketi zarara uğratıcı sair iş ve işlemlerde bulunduğu iddia edilmiş ise de, iş bu husus davacılar tarafından kanıtlanamadığından, davanın, davalılar ... ve ...yönünden reddine diğer davalılar yönünden ise kısmen kabulü ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Davalılar ... ve ...hakkında açılan davanın reddine,
Davalılar..., ...ve ... hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalı...'a kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve telefon bedeli ödenmesi ile oluşan 30.937,17-TL şirket zararı maddi tazminatın 25.055,19-TL sına 14/05/2015 tarihinden itibaren, 5.350,00-TL sına 31/03/2015 tarihinden itibaren, 427,98-TL sına 21/12/2015 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak sureti ile davalılar ...ve ...'ın alacağın 1/3 ü ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak dava dışı ...Orman Ürünleri İhracat ve Sanayi Anonim Şirketi'ne verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
Davacılar tarafından peşin yatırılan 1.065,56-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.047,75-TL karar ve ilam harcının davalılar ...ve ...'ın harcın 1/3 ü ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 1.065,56-TL harcın davalılar ...ve ...'ın harcın 1/3 ü ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalılar ...ve ...'ın harcın 1/3 ü ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar..., ...ve ...'a verilmesine,
Davacılar tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 781,00-TL tebligat ve posta gideri, 2.600,00-TL Bilirkişi ücreti dahil olmak üzere toplam 3.416,90-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.694,18-TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davacılar tarafından peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Davalı... tarafından yapılan 150,00-TL tebligat ve posta gideri olan yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 75,63-TL sinin davacılardan alınarak davalı...'a verilmesine,
Davalı... tarafından peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair davacı vekili ile Davalılar ..., ... ve... Vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.13/09/2023
Başkan ...
E imza
Üye ...
E imza
Üye ...
E imza
Katip ...
E imza