T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2019/214 Esas
KARAR NO: 2023/1030
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 28/05/2019
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; 10.01.2019 tarihinde ... plaka sayılı araç... plalı araca,onunda müvekkilin maliki olduğu...plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkile ait araç sürücünün kazada kusursuz olduğu kazaya sebep olan ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise % 100 oranında kusurlu olup,araç davalı ... şirketine ... poliçe numarasıyla ZMMS trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu,davalı ... şirketine müvekkil aracındaki hasarın giderilmesi için 04.02.2019 tarihinde yapılan başvuru neticesinde müvekkilin hasarı giderildiği,arabuluculuk müesesinden de sonuç alınamadığının,bunun üzerine İzmir...Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş sayılı dosyasında bilirkişi marifetiyle yapılan tespitte bilirkişi müvekkil aracında 46.600,00 TL zarar tespit ettiği,bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL hasar bedelinin temerrüd tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; ... plaka sayılı aracın hasarlandığı olayda ... plaka sayılı araç 03.01.2019-2020 tarih aralığında... poliçe numarasıyla ZMMS trafik sigorta poliçesi ile sigortalı olup, poliçe limiti oranında müvekkil sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunun,bu nedenlerle sürücü kusurlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettikleri,müvekkil temerrüde düşmediğinden yasal faiz talep edilebileceği, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
1). Dava, haksız fiil nedeniyle oluşan Hasarın Tazmini istemine ilişkin Belirsiz Alacak Davası olup, konusu itibariyle Mutlak Ticari Davalardandır.
2) Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
3) Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan 13/01/2020 tarihli başvuru dilekçesinin kargo ile gönderildiği ve böylelikle KTK' nın 97. Maddesinin dava şartı olarak aradığı Yazılı Başvuru şartının da sağlanmış olduğu görülmüştür.
4) Davaya konu trafik kazasının 10.01.2019 tarihinde, İzmir ili Balçova ilçesinde gerçekleştiği, dava dışı ...'a ait, yine ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, temlik eden ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması ile kazanın vuku bulduğu Kaza Tespit Tutanağından anlaşılmaktadır.
5) Zarar veren ... plaka sayılı aracın 03.01.2019 - 03.01.2020 tarihlerini kapsar şekilde ... Sigorta AŞ.'de Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) yani zorunlu trafik sigortası ile sigortalanmış olduğu celp olunan hasar dosyası içinde yer alan... no'lu poliçe sureti ile anlaşılmaktadır. Davaya konu trafik kazasının tarihi poliçede belirtilen risk periyodu içinde yer almaktadır.
6) Trafik kazaları sonucu uğranan zararlardan sorumluluk da haksız fiil sorumluluğu kapsamında yer almaktadır. Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır.
Haksız fiil sorumluluğu; "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK md. 49; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
TBK md. 50; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmünü içermektedir.
7) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu;
91/1. Maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (MMS) yaptırmaları zorunludur";
85/1. Maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.";
85/son maddesinde ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3 maddesinde; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
8) Zarar veren ... plaka sayılı aracın 03.01.2019 - 03.01.2020 tarihlerini kapsar şekilde ... Sigorta AŞ.'de sigortalıdır. Kaza 10.01.2019 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden sigorta şirketi sorumludur.
Ancak sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlı olarak dava dışı araç sürücüsü...'un kusuru oranındadır. Bu nedenle aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
9) Kaza tespit tutanağının polis marifetiyle tanzim edilmemiş olup bu nedenle tutanakta kusura ilişkin bir tespitin bulunmadığı görülmektedir.
TBK'nın 50. maddesi uyarınca davacı, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davacının bilirkişi deliline dayanmış olması nedeniyle mahkememizce bilirkişiden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
10) 06.11.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda;
10.01.2019 tarihinde meydana gelen kazada bilirkişinin hazırladığı raporun meydana gelen kaza ile ilintili ve uyumlu olamayacağı, araç resimleri, kaza tutanağındaki kaza krokisindeki araçların çarpışma, çarpma konumları ile sürücü beyanları ve tüm dosya teknik olarak incelendiğinde yukarıdaki gerekçelerde belirtildiği üzere, hasar noktası, oluşan hasar, kazanın oluş şekline, fizik kurallarına, yolun geometrik yapısıyla, kaza tespit tutanağı ve araçta oluşan hasar ile uyumlu olmayacağı sebebiyle 10.01.2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda, ... plaka sayılı araçta herhangi bir hasar meydana gelemeyeceği kanaatine varılmıştır.
11) 11/01/2022 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda;
10.01.2019 tarihinde meydana gelen kazada bilirkişinin hazırladığı raporun meydana gelen kaza ile ilintili ve uyumlu olamayacağı, araç resimleri, kaza tutanağındaki kaza krokisindeki araçların çarpışma,çarpma konumları ile sürücü beyanları ve tüm dosya teknik olarak incelendiğinde yukarıdaki gerekçelerde belirtildiği üzere, hasar noktası, oluşan hasar, kazanın oluş şekline, fizik kurallarına, yolun geometrik yapısıyla, kaza tespit tutanağı ve araçta oluşan hasar ile uyumlu olmayacağı sebebiyle 10.01.2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda, ... plaka sayılı araçta herhangi bir hasar meydana gelemeyeceği kanaatine;
... plaka sayılı araçtaki toplam hasar bedeli KDV hariç 39.473,22-TL veya KDV dahil 46.578,40-TL olabileceği şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
12) 20/12/2022 tarihli ATK Raporunda; Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
10.01.2019 günü, saat 23:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı otomobil ile ... takiben seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği sırada idaresindeki aracın sağ yan kısımlarına, seyrine göre sağ taraftaki tali yoldan kontrolsüz şekilde çıkan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin ön kısımları ile çarpması, çarpmanın etkisi ile 35 DB 9510 plaka sayılı otomobilin karşı yön bölümüne geçerek ön kısımları ile, Işıl Sokağı takiben gelen davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin ön kısımlarına çarpması sonucu ... plakalı aracın hasarına konu olay meydana gelmiştir.
Kusur yönünden:
A) Temlik eden sürücü ... idaresindeki otomobil ile Işıl sokağı takiben geldiği sırada gerçekleşen olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuç üzerinde atfı kabil kusuru yoktur.
B) Sürücü ... idaresindeki otomobil ile tali yoldan ana yola çıkmadan evvel ana yoldan gelen araçların hız ve mesafelerine ilişkin gerekli-yeterli kontrolleri yapması ve ilk geçiş hakkını sol tarafından gelen otomobile bırakması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, ana yola kontrolsüz bir şekilde girip ... idaresindeki aracın yan kısımlarına çarparak dava konusu kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla olayda kusurludur.
C) Sürücü ... idaresindeki otomobil ile ana yol konumundaki bulvar sınıfı yolda seyretmekte iken olay mahalli kavşağı geçtiği sırada tali yoldan kontrolsüzce gelen aracın idaresindeki aracın sağ yan arka kısımlarına çarpması sonucu akabinde gerçekleşen olayda hatalı tutum ve davranışı bulunmadığından sonuç üzerinde atfı kabil kusuru yoktur.
Sonuç Olarak;
A) Temlik eden sürücü ...’un kusursuz,
B) Sürücü ...’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
C) Sürücü ...'ın kusursuz olduğu;
Hasar yönünden ise:
Temlik eden sürücü ... idaresindeki... plaka sayılı araç kaza tarihinde 7 yaşında, 112.631 kilometrede olup, dava konusu kaza sonrası bahse konu aracın ön kısımlarından almış olduğu darbe ile ön tampon demiri, soğutma radyatörü ve klima kondansatörüne gelecek derecede hasarlandığı görülmüş, aracın ön kısımlarında bu derecede bir darbe görülmüyor ise de, ... plaka sayılı aracın hasar durumunu gösteren fotoğraflar ve bu aracın hasar durumuna ilişkin alınan 09.08.2019 tarihli bilirkişi raporundaki hasar kalemleri incelendiğinde, ön tamponların plastik aksam olması nedeniyle gelen darbeyi absorbe edecek şekilde tasarlanmasından ve darbe sonrası tekrar eski formuna kavuşmasından kaynaklandığı mütalaa edilerek 18.01.2019 tarihli bilirkişi raporundaki hasar kalemlerinin ve miktarının (46.600,00-TL) dava konusu kaza ile uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Netice Olarak;
Kaza sonucunda davacı tarafın aracında meydana gelen hasarın 46.600,00-TL olduğu kanaatini bildirmiştir.
13) 27/07/2023 tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporunda;
... plakalı otomobilin hasarının, 10.01.2019 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kaza ile uyumlu olduğunun kabulünün gerektiği kanaatine oy birliğiyle varıldığını bildirir müşterek rapordur, denilmiştir.
14) Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kaza akabinde imzalanan kaza tespit tutanağının polis marifetiyle tanzim olunmamış olması nedeniyle kusura ilişkin bir kanaat ve tespit taşımadığı, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş nolu tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre KDV Dahil 46.600,00-TL hasar bulunduğu yönünde kanaat belirtildiği, ancak Mahkememizce bilirkişi...'dan alınan 06.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluş şekli ile hasarın uyumlu olmadığının belirtildiği ve bu nedenle herhangi bir hasarın meydana gelemeyeceğinin bildirildiği, ancak 11.01.2022 tarihli ek raporunda KDV Dahil 46.578,40-TL hasarın söz konusu olduğu yönünde rapor sunduğu, 20.12.2022 tarihli ATK Raporunda ise oransal kusur tespiti yapılarak ...'un % 100 kusurlu olduğu, ... ve ...'ın kusursuz olduklarının belirtildiği ve hasar miktarının 46.600,00-TL olduğunun tespit olunduğu, 27.07.2023 tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporunda ise 35 TFL 01 plaka sayılı otomobilde oluşan hasarın kaza ile uyumlu olduğuna oy birliği ile karar verilmiş olduğu görülmüştür.
Dosyamız arasına aldığımız İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... K sayılı dosyada kesinleşen kararın gerekçesinde davacı ...'ın ve dosyamız davacısı ...'un kusursuz olduğu, ...'un ise % 100 kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkememizce aldırılan 20.12.2022 tarihli ATK Raporu ile tespitlerin örtüşmekte olduğu görülmekle ve de kazanın oluş şekli nazara alınarak sürücü ...'un ise % 100 kusurlu olduğu, davacı ... Saput'un kusursuz olduğunun kabulünün gerektiğine kanaat edilmiştir.
Ayrıca İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş nolu tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu ile Mahkememizce aldırılan 20.12.2022 tarihli ATK Raporunda ortaya konan hasar miktarının aynı olduğu, bilirkişi ... tarafından hazırlanan 11.01.2022 tarihli ek raporda hasar miktarının KDV Dahil 46.578,40-TL olarak belirtilmekte olduğu, tespit olunan hasar miktarının farklı bilirkişi raporlarında dahi aynı veya birbirine çok yakın olduğu nazara alınarak ve de 27.07.2023 tarihli ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporunda ise... plaka sayılı otomobilde oluşan hasarın kaza ile uyumlu olduğu yönünde oy birliği ile verilen karar da göz önünde bulundurularak; kaza ile... plaka sayılı araçta oluşan hasarın uyumlu olduğu ve KDV Dahil 46.600,00-TL hasar miktarının bulunduğunun kabulünün gerektiği değerlendirilmiş ve Değer artırım dilekçesindeki talep edilen miktar ile bağlı kalınarak aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
15) Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olan ATK'nın 20.12.2022 tarihli Raporu Mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.
16) Temlik eden sürücü ...'ın 08.01.2020 tarihinde karışmış olduğu kaza sonucu meydana gelen hasar dolayısıyla ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olan temlik borçlusu ... Sigorta AŞ'den tahakkuk etmiş, doğmuş, doğacak alacaklarının tamamının davacı ... tarafından temlik alındığı 31.05.2019 tarihli Temlik Sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Her ne kadar 7251 sayılı Kanunun 57. Maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'na 22.07.2020 tarihinde eklenen Ek 6. Madde ile temlik yasağı getirilmiş ise de; temlik sözleşmesinin, temlik yasağı getiren kanun hükmünün yürürlüğe girmesinden önce 31.05.2019 tarihinde imzalanmış olduğu, ekinde temlik için verilen vekaletnamenin 16.10.2018 tarihini taşıdığı, adi yazılı şekilde yapılmış olan sözleşmenin Türk Borçlar Kanunu'nun 184. Maddesinde öngördüğü bu şekil şartına uygun olduğu ve sözleşmenin imzalandığı tarihte temlik yasağının söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir.
17) Davacı tarafça dava öncesi davalı ... şirketlerine yazılı başvuru yapılmış olup işbu başvurunun PTT vasıtası ile 04.02.2019 tarihinde gönderildiği, 06.02.2019 tarihinde davalı ... şirketine tebliğ olunduğu anlaşılmaktadır. Başvuru dilekçesinin yasa gereği tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düştüğünün kabulü ile 19.02.2019 tarihi itibariyle hüküm fıkrasında belirtildiği şekilde faiz işletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.DAVANIN KABULÜ İLE;
Taleple bağlı kalınarak 36.600,00-TL Hasar Bedeline ilişkin maddi tazminatın davalıdan (Poliçe limiti olan 36.000-TL ile sınırlı olmak üzere) 19/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek Yasal Faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, .
2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.459,16-TL harçtan peşin alınan 44,40-TL ve Tamamlama Harcı olarak alınan 599,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.815,76-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL Başvurma Harcı, 44,40-TL Peşin Harç ve 6,40-TL Vekalet Harcından oluşan 95,20-TL harç ile 599,00-TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 694,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL Vekalet Ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan 500,00-TL Bilirkişi Ücreti, 7.850,00-TL ATK Rapor Ücretinin ve 534,60-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 8.884,6-TL Yargılama Giderinin ve de Yargılama Gideri Kapsamına Alınan İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... D.İş dosyasında yapılmış olan delil tespitine ilişkin (20,40-TL başvuru harcı, 73,10-TL peşin harç, 6,40-TL vekalet harcı, 314,00-TL keşif ücreti, 14,00-TL posta masrafı, 350,00-TL bilirkişi ücreti, 606,00-TL delil tespiti vekalet ücreti toplamı) toplam 1.383,00-TL'den oluşan son toplamda 9.233,00-TL'nin Yargılama Gideri Olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan Gider Avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/12/2023
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza