T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/587 Esas
KARAR NO : 2024/774
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/12/2019
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/01/2019 tarihinde sürücü ...in sevk ve idaresindeki... plakalı aracıyla... Bulvarı üzerinden gelerek No:...önünde bulunan ışıklı kavşak içerisinde olan ve refüj içerisinde bulunan yarmadan tekrar Balçova istikametine dönmek için... Bulvarına dönüşü sırasında karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkiline çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza sonucunda müvekkilinin İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, söz konusu kazanın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... soruşturma numaralı dosya üzerinden soruşturması yürütüldüğünü, soruşturma aşamasında alınan kusur bilirkişi raporuna göre yaya ... asli kusurlu, ... plakalı araç sürücüsü ...tali kusurlu bulunduğunu, kusur durumu yargılama safahatında alınacak bilirkişi raporu ile netlik kazanacağını, ... plaka sayılı aracın davalı...Japan Sigorta A.Ş. nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesinin bulunduğunu, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazmini talep ettiklerini, bu nedenle 06/09/2019 tarihinde hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabulucuka başvurulmuş, 03/10/2019 tarihinde gerçekleştirilen toplantı neticesinde ... Japan Sigorta A.Ş. ile görüşmeler olumsuz sonuçlanmış ve anlaşma sağlanmadığını, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkilimiz için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağına göre müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, bu sebeple öncelikle davanın reddine karar verilmesine gerektiğini, aksi halde ise kusur oranlarının tespiti için sayın mahkemenizce dosyanın adli tıp trafik ihtisas kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, dava konusu kazaya ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenmiş olan kaza tespit tutanağında davacının kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini, açıklanan bu sebeple, salt kendi sigortalısının kusuru oranında tazminattan sorumlu tutulabilecek müvekkili şirkete yöneltilen işbu başvurunun reddinin gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 18/01/2022 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre;
İRDELEME :
Olay mahallinde yol 7m genişliğinde, tek yönlü-bölünmüş, iki şeritli cadde, ışık kontrollü kavşak, azami hız limiti 50 km/h, zemin asfalt-ıslak, vakit gece, aydınlatma belirtilmemiş, hava yağmurlu, mahal meskûndur.
Kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve izlenen görüntülerde; sürücünün 1,1 promil alkollü olduğu, araca ait fren izi bulunmadığı, cadde üzerinde aydınlatma ışıklarının bulunduğu, aracın dönüşe geçtiği sırada yayanın geçişini sürdürdüğü, çarpma noktasının 10m ilerisinde yaya geçidi olduğu anlaşılmaktadır.
Sürücü... 07.07.2020 tarihli ifadesinden; "...Suç tarihinde sürücüsü olduğum araçla dosyada gösterilen noktada dönmek için sinyalimi verdim, yeşil ışık yandığında çok yavaş bir şekilde hareketlendim, bu sırada yayanın karşıdan karşıya geçme eylemini sonlandırmakta olduğunu da görmüştüm, yeşil ışık yanınca çok yavaş şekilde hareketlendikten sonra aracın sol tarafında bir ses duydum ve yayanın düştüğünü gördüm..." şeklinde belirtmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı...Soruşturma sayılı dosya için 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...’in tali kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nın ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
İzmir...Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosya için hazırlanmış 30.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü...ğu, davacı yaya...'nın ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi... Esas sayılı dosya için, İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanmış 25.05.2021 tarihli raporda; sürücü ...’in tali kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nın ise asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, dava ve cevap dilekçeleri, tüm beyanlar, olay anı görüntüleri, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve İstanbul Trafik İhtisas Dairesi Raporu incelendiğinde kazanın yukarıda “OLAY” kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup; aşağıdaki kanaate varılmıştır.
A) Sürücü... idaresindeki otomobil ile kendisine yanan yeşil ışıkta harekete başlamadan önce karşıdan karşıya geçişini bitirmekte olan yayaya ilişkin gerekli kontrolleri yapmış olmasına rağmen yayanının geçişini tamamlamasını beklemeksizin harekete geçerek yayaya çarptığı olayda kusurludur.
B) Davacı yaya ..., geçişini yakın mesafede bulunan yaya geçidini kullanarak gerçekleştirmediği, mevcut geçişi sırasında sürücülere yanmakta olan ışıkları kontrol ederek geçişini en kısa sürede gerçekleştirmediği, harekete başlayan araca karşı etkin korunma tedbirine başvurmadığı anlaşılmakla olayın meydana gelmesinde kusurludur.
SONUÇ :
A) Sürücü ...’in %45 (yüzde kırk beş) oranında kusurlu,
B) Yaya ...’nın %55 (yüzde elli beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İTÜ Bilirkişi heyetinden alınan 29/04/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Dosya tümüyle incelendi; yukarıda açıklanan şekli ile meydana gelen olayda, dosyadaki ara karar gereği, dosya kapsamı incelenerek, tüm veriler dikkate alınarak varılan sonuç aşağıdaki gibidir. Buna göre; yukarıda izah edilen nedenlerden,
*Davalıya sigortalı...plakalı otomobilin 1.1 promil alkollü sürücüsü ... idaresindeki vasıtayla gece vakti görüşün far ışığı altında açık olduğu yolda görüş alanını yeteri kadar kontrol etmeden hızını yol, trafik durumu ve görüş mesafesine göre ayarlamadığı, vasıtasıyla hız azaltarak müteyakkız yaklaşmamış, tehlikeleri ön görmediği, karşıdan karşıya geçen yayayı yeterli mesafeden yoldaki mevcudiyetini belirtecek tarzda korna gibi işitsel donanımı ile ikazda bulunmadığı, yolun sağ taraftan karşıdan karşıya geçerek kaplama üzerine yürüyen yaya kendisi tarafından daha önce görülebilir nitelikte olduğu, sürücü meskun mahal içinde seyretmekte olup, zemin ıslaklığı da kendisi için uyarıcı olduğuna göre yapılacak bir frenlemede vasıtanın normal ve kuru yola kıyasla daha uzun mesafe içinde durabileceğini dikkate alıp müteyakkız seyretmediği, yayayı fark ettiği anda teyakkuza geçmesi ve ön tedbirde bulunması gerekirken aksine davrandığı ve yola gereken dikkatini vermediği, olaya mani olmak bakımından gerekli ve yeterli fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığından ve aracının hızının etkisiyle yeterli mesafede durmadığından ve olaya mani olmak bakımından zamanında önlem almamış olmakla olayda dikkatsiz ve tedbirsizce hareket etmeyip, açık yolda gerekli dikkatli ve ön tedbirliliği göstermemiş olup olayın oluşumunda %25 oranında kusurludur.
*Davacı yaya ..., olay yerinde taşıt trafiğini yeterince kontrol etmeden ve yolda seyretmekte olan vasıtanın hız ve mesafe durumunu dikkate almadan, yaklaşan vasıtaya rağmen kendisinin can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda kaplamaya kontrolsüzce giriş yaparak karşıya geçmek istediğinden, ana yolda seyreden ve güvenle duramayacak kadar yaklaşan vasıtaya ilk geçiş hakkını bırakmamış olduğundan, bu hareketiyle can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden dolayı kendi yaralanmasıya sonuçlanan olayda %75 oranında kusurludur.
Olayda başkaca kusurlu bulunmamaktadır.
Dosyasında bulunan ATK Raporunda (25.05.2021 tarihli) yer alan kazanın oluşuna iştirak olunmuştur. Kusur oranlarının belirlenmesi hususunda ise tanıkların ifadeleri ve dosyaya sunulan bilgi ve belgeler doğrultusunda ATK Raporundaki (25.05.2021 tarihli) kanaatin olayın oluşuna uygun bulunduğundan, kusur oranlarının isabetli olduğundan ve neden sonuç ilişkisi doğru kurulduğundan, sonucuna katılmaktayız.
SONUÇ VE KANAAT : Yukarıda ayrıntıları açıklanan nedenlerle;
1-Davalıya sigortalı...plakalı otomobilin 1.1 promil alkollü sürücüsü ... olayda %25 oranında kusurlu olduğu,
Davacı yaya... olayda %75 oranında kusurlu olduğu,
Somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkanının bulunmadığı, kanaat ve sonucuna ulaşmış bulunmaktayız."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden alınan 01/07/2024 tarihli adli sağlık kurulu raporunun sonuç kısmına göre;"01.01.2019 tarihinde araç dışı trafik kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen ... oğlu,...doğumlu ...'nın olayla ilgili tıbbi belgeleri incelendi. Hastanın 05.06.2023 tarihinde anabilim dalımızda muayenesi yapıldı. Tarafımızca Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalından istenilen konsültasyona verilen 09/08/2023 tarih ve... sayılı yanıt değerlendirildi.
Eldeki tıbbi bulgular birlikte değerlendirildiğinde;
a)30 Mart 2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" kapsamında değerlendirildiğinde; kişinin özür oranının %20 (yirmi) olduğu,
b) Geçici iş görmezlik süresinin (tıbbi iyileşme süresi) 180 (yüzseksen) gün olduğu
c) Hastanın arızaları nedeniyle mutad iştigaline (kişinin temizlik ,yıkanma,tuvalet vb. İşleri ) engel teşkil eden 30 (otuz) gün süreyle bir başkasının (bakıcı ) sürekli bakımına muhtaç olduğu tıbbi kanaatine varılmıştır şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Dava; trafik kazası sonucu geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 01/01/2019 tarihli trafik kazasında yaya olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
Yargılama devam ederken ... plakalı aracın kaza tarihinde sürücü ve işleteni olan ... tarafından dava dosyasına davacı ile yapılan "Sulhname" başlıklı noter evrakı sunulmuştur.
Davacı ile dava dışı sürücü/işleten arasında imzalanan İzmir... Noterliği' nin ... yevmiye numaralı 07/10/2021 tarihli " Sulhname" başlıklı belgesi incelendiğinde; davacı zarar görenin, 01/01/2019 günü meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak ...plakalı araç sürücü ... den 14.000,00 TL nakden tahsil ettiğini, dava konu kaza ile ilgili tüm zararının giderildiğini, sürücü...' den hiç bir alacağın bulunmadığını, açılan ve açılacak tüm maddi ve manevi tazminat haklarından ve sair alacaklardan vazgeçtiğini, feragat ettiğini, gayri kabil rücu şartları ile sürücüyü ibra ettiğini, İzmir ... ASCM' nin ... Esas sayılı dava dosyasında ki şikayetten feragat edilerek vazgeçtiğini beyan ve kabul ettiği görülmektedir.
Eldeki davada ...plakalı aracın sürücüsü ile davalı sigorta şirketinin zarar görene karşı zarar miktarından müteselsilen sorumlu olduğu açıktır.
6098 sayılı TBK' nın 166. maddesinde;
" Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur.
Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler.
Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." şeklinde düzenlemenin bulunduğu görülmektedir.
Somut olayda, yargılama devam ederken müteselsil borçlulardan... plakalı aracın sürücüsü ile davacı asil arasında TBK' nun 132. Maddesinde düzenlenen ibra sözleşmesinin resmi şekilde yapıldığı, bu nedenle davacı vekilinin müvekkilinin ibra sözleşmesinde imzasının bulunmadığına yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği, poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olan davalı karşısında müteselsil borçlu sürücü ile yapılan ibra sözleşmesi sonucu ibra edilenin borca katılma payının sınırlı olmadığı bu hali ile davadan sonra yapılan ibra ile davalı sigorta şirketinin de artık sorumluluğunun TBK' nun 166/3. Maddesine göre kalmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 383,20 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024
Katip ...
E imza
Hakim...
E imza