T.C.
İZMİR
2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/234 Esas
KARAR NO: 2023/941
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/04/2020
KARAR TARİHİ: 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ..., 18.10.2019 tarihinde Kiraz Karaburç Mahallesi’nde sabah 08;30 sularında öğrenci servis aracına binmek üzere yaya olarak yürüdüğü esnada ... isimli şahsın , sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile müvekkile çarpması neticesinde trafik kazası meydana gelmiş kaza sebebiyle müvekkil yaralanmıştır. Kazanın meydana gelmesinde müvekkil küçük ...’ın bir kusuru bulunmamaktadır. Sayın mahkemece yapılacak olan bilirkişi incelemesiyle bu husus tespit edilecektir. Kaza sebebiyle müvekkil ağır derecede yaralanmış olup kazanın akabinde hastaneye kaldırılmıştır. Müvekkil, uzun ve ağrılı tedaviler görmüş hala daha tam olarak iyileşememiştir. Müvekkilin ağrıları devam etmekte olduğundan, günlük yaşamını sağlıklı bir insan gibi idame ettirememektedir. Yaşanan kaza neticesinde aldığı yaralanmaların müvekkilde , ömür boyu devam edecek kalıcı etkiler bırakacağı, müvekkilin kaza öncesi sağlıklı durumuna geri dönemeyeceği açıktır. Müvekkil henüz çok genç olup, geçirdiği kaza sebebiyle çok küçük yaşta büyük acı ve sıkıntılar çekmiştir. Tüm bu sebeplerle müvekkilde oluşan daimi iş gücü kaybı tazminatı , geçici iş göremezlik tazminatı, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve geçici bakıcı giderlerinin kusurlu aracın sigorta şirketi tarafından karşılanması gerekmektedir. Yargıtay kararında da belirtilmiş olduğu üzere sigorta şirketinin bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi de yetkili olduğundan işbu dava mahkemenizde açılmıştır. İşbu dava, HMK 107. madde gereği bir belirsiz alacak davasıdır. Kaza öncesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi gereği 07.11.2019 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapılmış ancak sigorta şirketince tarafımıza bir ödeme yapılmamıştır. Akabinde zorunlu dava şartı gereği arabuluculuk bürosuna başvurulmuş ise de netice alınamamıştır. söz konusu dava koşulu sağlanmış olup arabuluculuk anlaşamama tutanağı ektedir. Belirttiğimiz tüm bu sebeplerle müvekkilin uğradığı zararının bir nebze olsun karşılanabilmesi amacıyla işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. Yukarıda ayrıntılı olarak izah etmiş olduğumuz sebeplerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve yapılacak bilirkişi incelemeleri neticesinde alacağımız belirlenebilir hale geldiğinde HMK 107. Madde gereği arttırım yapmak üzere; 100,00-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı, 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı , 50,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve 50,00-TL geçici bakıcı giderleri için olmak üzere ŞİMDİLİK TOPLAM 300,00-TL’nin temerrüt tarihi itibari ile birlikte işleyecek olan avans faizi ile birlikte , Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi gereği davalı sigorta şirketinden tahsiline; işbu davada oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. " şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davaya konu trafik kazası, sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ve müvekkil şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın Kiraz ilçesinde seyri sırasında meydana gelmiştir. Dolayısıyla kazanın vuku bulduğu yer İzmir ili Kiraz ilçesidir. Bununla birlikte davacının ikametgah adresi de Kiraz ilçesidir. ... plaka sayılı araç,... poliçe numarasıyla 03.06.2019/2020 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalıdır. Sigorta şirketinin merkezi İstanbul olup İzmir'de de müvekkilin bölge müdürlüğü olmadığından yetkili Mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Davacı her ne kadar dava dilekçesi 5. Maddesi ile Mahkemenizi yetkili görmüşse de gerekçesi hatalıdır. Keza müvekkilin İzmir'de bölge müdürlüğü bulunmamaktadır. Açıkladığımız nedenlerle, iş bu davanın yetkili yargı merciilerinden birinde açılması gerekirken davacı tarafça iş bu dava yetkisiz İzmir Mahkemeleri’nde ikame edilmiştir. Dolayısıyla HMK 19.maddesi gereği seçimlik yetki tarafımıza geçmiştir. Seçimlik yetkinin tarafımıza geçmiş olması nedeniyle dosyanın müvekkil şirketin adresi itibariyle yetkili olduğu İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz. Dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir, mahkemeniz aksi kanaatte ise davacı tarafa kesin süre verilip bu eksikliğin giderilmesini talep ederiz. Davacı tarafından müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvuru söz konusu değildir. Öncelikle davacının davasının usulüne uygun başvuru olmadığından reddine Mahkemeniz aksi kanaatte ise bu eksikliğin giderilmesi için davacıya kesin süre verilip bu eksikliğin giderilmesinin talep edilmesine, aksi halde davanın usulden red olacağının ihtarına karar verilmesini talep ederiz. Ayrıca, yukarıda izah ettiğimiz üzere işbu davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkil aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ederiz. Davaya konu kazanın meydana gelmesinde asıl ve asli kusurlu taraf bizzat davacıdır, dolayısıyla müvekkil şirketin poliçe kapsamında hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. Davacının, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi gereği özür oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu... Dairesinden rapor alınması gerekmektedir. Geçici iş göremezlik tazminat talepleri, geçici bakıcı giderleri ve tedavi giderleri talepleri trafik poliçesi teminat kapsamı dışındadır. İşbu davanın yetkisiz Mahkemede açılmış olması nedeniyle davanın usulden reddine, davacı delillerinin tarafımıza tebliğine, davanın esastan reddine, masraf ve vekalet ücretimizin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde cevap vermiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan efor ve kalıcı işgöremezlik tazminatı ile birlikte tedavi ve bakıcı gideri istemine ilişkindir.
Davacı ...18/10/2019 tarihli trafik kazasında yaya olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay ... Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay ... H.D.'nin ... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez.
Kazaya karışan ... plakalı araç 07.02.2017-2008 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 18/10/2019 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacı...' ün talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce ATK' dan ve bilirkişilerden kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Kurulu'ndan alınan 29/09/2021 tarihli adli ltıp raporunun sonuç kısmına göre; "1- Mevcut belgelere göre ...'ın 18.10.2019 tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:
Gr 1 XII (32a….1) A % 5
E cetveline göre: % 3,3 (yüzdeüçvirgülüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe uygun hazırlanmadığından mahkememizce yeniden ATK'dan rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'ndan alınan 29/06/2022 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut belgelere göre; ...'ın 18.10.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmekte mevcut olmadığı, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından;
1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu,
2- İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.
"şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapor kaza tarihinde ki yönetmeliğe uygun hazırlandığından hükme esas alınmış ancak davacı küçük bakıcı gideri de talep ettiğinden mahkememizce 02/02/2023 tarihli celse 1 nolu ara kararı gereği yeniden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup;
İstanbul Adli Tıp Kurumu...htisas Kurulu'ndan alınan 24/02/2023 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut belgelere göre; ...ın 18.10.2019 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı,
Sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 24/03/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "A) Davacı yaya ... (...doğumlu) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 2918 KTK nın 68/b maddesinde belirtilen (Taşıt yolunun karşı tarafına geçmek isteyen yayaların taşıt yolunu, yaya ve okul geçidi ile kavşak giriş ve çıkışları dışında herhangi bir yerden geçmeleri yasaktır. Ancak Yüz metre kadar mesafede yaya geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için bir engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler.) hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumuna etken olduğu kanaatine varılmıştır.
B) Davalı sigorta poliçeli motosikleti kullanan dava dışı sürücü... (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı 52/1-b maddesinde belirtilen (Sürücüler, Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.) hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumuna etken olduğu kanaatine varılmıştır.
C) Kusur oranlarının taktiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere (kusur indirimi yapılmaksızın) davacı için:
1- 120.218,31 TL sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı;
2- Kaza tarihindeki yaşı ve öğrenci oluşu nazara alındığında kazanç kaybı bulunamayacağından, geçici iş göremezlik evresi için tazminat talep edip edemeyeceği konusundaki nihai karar Mahkemenize ait olmak üzere 18.270,88 TL geçici iş göremezlik zararı,
3- 372,00 TL tedavi amaçlı yol gideri,
4- 2.558,00 TL geçici bakıcı gideri hesaplandığı;
Hesaplanan davacı zararlarının poliçenin kişi başı ölüm/sakatlık –tedavi giderleri teminatı kapsamında kaldığı;
Dosya kapsamına göre kazalı aracın motosiklet vasfında bulunduğu,
Davalı ... Sigorta’ya eksiksiz yapılan başvuru tarihine 8 iş günü ilavesi ile 28.05.2020 ye ulaşıldığı Hukuki durumun ve delillerin takdiri Mahkemenize ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Kazanın, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı motosikleti ile Kiraz ilçesi, Yukarı Karaburç istikametinden, Karaburç mahallesi istikametine doğru seyir halinde iken yolun sağında park halinde bulunan öğrenci servis aracına binmek için yolun karşısına geçmek için aniden yola çıkan davacı küçük yaya ...' a çarpması sonucunda meydana geldiği,
-Davacı küçük yaya ... bulunduğu noktada yolun karşısına geçmek isterken kendi can güvenliği açısından, yoldan geçen araçların kendisi için tehlike oluşturacağını ön görüp can güvenliği açısından gelen araç trafiğini izlemesi, sağından gelen motosikleti gördüğünde, yaşayabileceği bir olumsuzluğu yaşamamak için (bu kaza gibi) bekleyip, yol üzerinde ilk geçiş hakkına sahip olan motosikletin geçişine izin verip güvenli ortam oluştuktan sonra ivedilikle yolun karşısına geçmesi gerekirken, müşteki yaya bu kurallara uymayıp, yoldan geçen araçların kendisi için tehlike arz edecek ehemmiyetini idrak edemediği, yol üzerinde ilk geçiş hakkına sahip olan motosiklete rağmen dikkatsiz ve yeterli derecede yol kontrolünü yapmadan kaplama alanı içerisinde bulunup, servis aracına binmek için yolun çıktığı bu hali ile %60 oranında,
-dava dışı sürücü... (...) yönetimindeki motosikleti ile gündüz vakti görüş mesafesinin bayağı açık olduğu köy yolu üzerinde seyir halinde iken yola gereken dikkat ve özeni göstermesi, olay mahalline yaklaştığında yolun sağında duraksamış olarak görmüş olduğu minibüsün solundan geçmeden önce bu minibüsten yolcu inebileceği veya yolcu/yolcuların kaplama alanını kullanarak gelip minibüse binebileceğini ön görüp, yaşayabileceği bir olumsuzluğu yaşamamak için derhal hızını asgari hadde düşürüp teyakkuz haline geçmesi, asgari hız ile ve teyakkuz halinde seyrini sürdürürken solundan kaplama giren yayayı gördüğünde mevcudiyetini belirtecek tarzda korna çalıp, teknik özelliği gereği manevra kabiliyeti yüksek, kalkarken seri, durmak isterken ise etkin fren ile kısa mesafede durabilen motosikleti ile derhal etkin fren tedbirine baş vurarak kazayı önlemesi gerekirken sürücü bu hususlara riayet etmediğinden %40 oranında,
Kusurlu oldukları kanaatine varılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 22/11/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "18.10.2019 tarihinde yaralanan ...’ın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağı 18.275,30 TL olarak tespit edilmiş olup, bu bedelin maddi tazminat kalemi olarak kabul edilip edilmeyeceğinin takdiri Sayın Mahkemeye aittir.
-Davacının sürekli maluliyet yönünde bir zararının bulunmadığı,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.558,40 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 350,00 TL olduğu,
-Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin ise 500,00 TL olabileceği,
Davalı tarafın kusur durumuna göre sorumlu olduğu bedelin tespit ve takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 25/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre;
"ATK Başkanlığı ... Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 27.02.2023 tarihli rapor ile “Davacının sürekli bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak iyileşme süresi içinde (1) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği belirtilmiş olmakla, 21.03.2022 tarihli kök raporumuzda yer aldığı şekilde:
Kaza tarihinde aylık brüt asgari ücret tutarı olan 2.558,00 TL üzerinden Bir aylık bakıcı gideri alacağı 2.558,00 TL bulunmuştur.
Hukuki durumun ve delillerin taktiri Mahkemenize ait olmak üzere saygı ile sunulur."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacı ... vekili 27/12/2021 tarihli dilekçesi ile efor tazminatı taleplerini açıkça belirtmiş olmakla, somut olaya uygun Yargıtay ...H.D.' nin ... Karar sayılı ilamı incelendiğinde;
"Kaza tarihinde 18 yaşından küçük olan çocukların uğradığı zarar miktarının hesaplanmasında, efor kaybı zararı bakımından ve kaza tarihinden itibaren hesaplama yapılması, Dairemizin yerleşik uygulamaları ile de kabul edildiğinden, doğru ise de 18 yaş öncesi dönem için efor kaybı hesabının yapılması sırasında, iyileşme süresi için de, zarar gören davacının tespit edilen maluliyet oranına göre hesaplama yapılmaması hatalıdır.
Somut olayda; hükme esas alınan 06/05/2018 tarihli aktüer raporunda, davacının raporla tespit edilen 9 aylık iyileşme süresi bakımından, %10,3 maluliyet oranı üzerinden efor kaybı tazminatı hesaplanması yerine, %100 maluliyet üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle, tazminatın fazla belirlendiği görülmektedir. Hesaplama yöntemindeki bu yanlışlık giderilmeden, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın bozulması gerekmiştir. " şeklinde karar vermiş olduğu görülmekle 18 yaşını doldurmamış küçükler için efor tazminatının yalnızca iyileşme süresi içerisinde yalnızca maluliyet oranı nazara alınarak hesaplanması gerekecektir.
Tüm bu nedenler ile, 18/10/2019 tarihli trafik kazasında dava dışı sürücünün %40 oranında kusurlu bulunduğu, kusurlu eylem sonucu davacı küçüğün maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin 9 ay olduğu ve iyileşme süresi içerisinde 1 ay başkasının yardımına gereksinim duyacağı sabit olmakla, maluliyeti bulunmayan küçük için kalıcı işgöremezlik tazminatı talep edilemeyeceği gibi iyileşme süresi içerisinde bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb. gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarf etmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) (Yargıtay... H.D.' nin ... Karar) de bulunmadığından efor tazminatı taleplerinin reddine, bakıcı gideri ile birlikte tedavi masraflarına yönelik davanın kusur oranları nazara alınarak kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden (07/11/2019) itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1.023,20 TL bakıcı gideri ve 340,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.363,20 TL' nin davalıdan (sağlık gideri teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) 20/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 100,00 TL maluliyet ve 7.310,12 TL efor tazminatının reddine,
2-Alınması gereken 93,12 TL karar ve ilam harcının yatan 84,30 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 8,82 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,8.773,32
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 84,30 TL ve 54,40 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 366,00 TL posta ve diğer giderler, 2.500,00 TL bilirkişi masrafı, 266,00 TL hastane gideri ile 1.855,00 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 4.987,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 774,88 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.363,20 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 1.363,20 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 1.114,9 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 205,10 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/11/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır