T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/306 Esas
KARAR NO : 2024/590
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/06/2020
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili Şirketin 19 Nisan 2006 yılında, demir-çelik sektöründeki müşterilerine ve bu sektörde anahtar teslim çelikhane ve haddehane tesisleri kuran Avrupalı mühendislik firmalarına yatırım projeleri ve yedek parça ekipman ihtiyaçlarını karşılamak için kurulduğunu, ihracat ağırlıklı çalışıp makine ve ekipman imalatı yaptığı gibi, yurtdışında mukim bazı şirketlerin Türkiyedeki distribütörlük ve satış işlerini de yürüttüğünü, davalılardan...'ün ise, Müvekkili Şirkette 03.03.2008 tarihinde çalışmaya başladığını olup 05.01.2019 tarihinde istifa etmek suretiyle iş sözleşmesini feshettiğini, istifasının hemen ardından 18.01.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği üzere merkezi İzmirde mukim, kendisinin kurucu ortağı bulunduğu...Metalürji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketini kurduğunu, davalının genel müdürü ve ortağı bulunduğu ...Metalurji A.Ş. üzerinden müvekkilinin distribütörlüğünü yaptığı ... ...adına aracılık ve sair işler yapmaya başladığını, davalı...'ün, müvekkili şirkette satış müdürü olarak görev yaparken Müvekkil Şirket adına gerek ... ile ve gerekse de diğer müşterilerle doğrudan iletişim halinde olduğu gibi Müvekkili Şirketin müşteri portföyü, satış bedelleri, ödeme şekilleri, ticari ve teknik sırları gibi birçok bilgiye vakıf olduğunu, ... ... yurtdışında mukim olup çelikhanelerdeki kesme makinalarının ve sarf malzemelerinin imalatı ve satışı işi ile iştigal ettiğini, Müvekkil Şirket 25 yılı aşkın bir süre ... ...nin Türkiye distribütörlüğünü yaptığını, ...'dan aldığı ürünleri Türkiyede, İranda ve Azerbaycanda ve sair oluşturduğu pazarlardaki müşterilerine doğrudan sattığını, davalı...'ün satış müdürü olarak gerek ... ile gerekse de müşterilerle doğrudan iletişim halinde olduğunu, müvekkilinin müşteri portföyünü, hangi müşteriye hangi fiyatla sattığı ve sair tüm ticari bilgileri ve sırları edindiğini, ...'nın, 2018 yılı Aralık ayında müvekkilu Şirket ile aralarındaki sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davalı...'ün ise, işbu feshin üzerinden 1 ay bile geçmeden 05.01.2019 tarihinde istifa ettiğini ve...Metalürji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketini kurup ... ...nin satış ve servis hizmetini vermeye başladığını, ...nın, müvekkili şirket ile 25 yılı aşkın bir süre sorunsuz devam eden çalışmasını sonlandırmasının, akabinde çok kısa bir süre sonra...'ün istifa edip...A.Ş. ni kurmasının ve alenen ... ...adına aracılık, servis ve sair işler yapmasının davalının çalışma sürecinde bunu planlayarak ve kötüniyetle hareket ettiğini ortaya koyduğunu, davalının, Müvekkili Şirket nezdindeki çalışması kapsamında edindiği ... ...ürünlerinin müvekkili şirket tarafından Türkiye, İran ve Azerbaycan'daki satış fiyatları, alıcı grubu, arz ve talep ve müşteri ilişkileri gibi tüm bilgileri alıp ... ile çalışıp kendine menfaat temin ettiğini, davalının, Müvekkili Şirket nezdinde çalışarak edindiği bilgileri kullanarak ve Müvekkili Şirketi aradan çıkararak sadakat yükümlülüğüne, doğruluk ve dürüstlük kurallarına, rekabet kurallarına aykırı davrandığını, davalıların eylemleri dürüstlük kurallarıyla, sadakat yükümlülüğü ile bağdaşmadığı gibi 6102 sayılı TTKnun 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğunu, davalının işbu haksız ve hukuka aykırı eylemlerinin öğrenilmesi ile davalılar... ve...Metalürjiye "haksız rekabet teşkil eden bu eylemlerine son vermesi, son vermemesi halinde ise aleyhine tazminat talebi ile dava açma yoluna başvurulacağı" İzmir..oterliğinin... yevmiye numaralı ve 12.04.2019 tarihli ihtarnamesi ile ihtar edildiğini, ancak davalıların haksız rekabet niteliğindeki eylemlerine son vermediğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti ile menine, Müvekkili Şirketin uğradığı zararın tutarı şu aşamada bilinemeyeceğinden HMK madde 107 uyarınca şimdilik 20.000-TL maddi zararın,... tarafından...Metalürji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi kurularak haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunulan tarihten itibaren işleyen ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; davanın kabulü ile 725.998,80-TL'nin davalılardan,...Metalurji A.Ş. kurularak haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunulan tarihten itibaren işleyen ticari avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının mesnetsiz ve hukuka aykırı iddialarının da reddi gerektiğini, öncelikle müvekkilin haksız rekabete ilişkin eylemlerinin varlığını kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili ile davacı şirket arasında hukuken geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili...'ün 03.03.2008 tarihinden iş akdinin müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiği 05.01.2019 tarihine kadar, satış müdürü göreviyle diğer faaliyetlere ek olarak İtalyan firması olan ... ...firmasının Türkiye distribütörlüğü ve temsilciliğini de yürütmek üzere davalı... Uluslararası Tic. A.Ş.'de kesintisiz olarak çalıştığını, Müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili amacıyla İzmir ... Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyası ile davacı şirket aleyhine dava açılmış olup yargılamanın halen devam ettiğini, Müvekkilinin yaklaşık 11 yıl davacı şirket nezdinde çalışmış olmasına rağmen davalı şirket ile müvekkili arasında 10 yıl boyunca herhangi bir iş sözleşmesi tanzim edilmediğini, 2018 yılı eylül ayında sanki ilk işe başladığı tarih olan 03.03.2008 tarihinde düzenlenmiş gibi iş sözleşmesi imzalatıldığını, ancak müvekkilinin söz konusu sözleşmeyi manevi cebir altında imzalamış olup 3 sayfalık sözleşmenin yalnızca son sayfasında imzası bulunduğunu, sözleşmenin ilk iki sayfasının imzalanmadığından değiştirilmeye ve tahrif edilmeye müsait olup nitekim davacı şirket tarafından da sözleşme hükümlerinde değişiklikler ve eklemeler yapıldığını, fakat bu durumun amatörce yapıldığını, sözleşmedeki değişiklikler ilk bakışta fark edildiğini, bu sebeple sözleşme hükümlerini kabul etmediklerini, müvekkiline 2018 yılında imzalatılan iş sözleşmesini ve sözleşmenin davacı şirket tarafından değiştirilerek rekabet yasağına ilişkin hüküm eklenen örneğini ekte sunduklarını, davacı tarafından sözleşme içeriğinde yapılan tahrifat sonucunda bazı paragraf ve kelimelerin çıkıntı oluşturduğunu, sayfa sonlarındaki cümlelerin yarım kaldığını, format değiştiğini, davacı işverenin yargı mercilerini yanıltıcı işbu eylemine karşı her türlü şikayet haklarını saklı tuttuklarını, kaldı ki müvekkiline iş sözleşmesinin sonradan imzalatıldığı hususu davacı şirketin Ticaret Sicil Gazetesi'nde bulunan adres bilgilerinden de açıkça anlaşıldığını, zira 25.04.2006 tarih ve... sayılı ticaret sicil gazetesinde (Ek-3) davacı işyerinin adresi ''... Park... Sitesi Barklay ... Beşiktaş/İSTANBUL'' olmasına rağmen 15.05.2017 tarih ve... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ise (Ek-4) davacı şirketin yeni adresi ''...Park ... Sitesi Cartlon ... Beşiktaş/İSTANBUL'' şeklinde olduğunu, hiçbir şirket iş sözleşmesinin imzalandığı tarihte yaklaşık 9 yıl sonra adresinin değişeceğini öngöremeyeceğinden sözleşmelerin sonradan tanzim edildiğinin açık olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına sunduğu sözleşmenin 9. maddesi 3 paragraf ve paragraflar arasında boşluk varken 1 paragrafa düşürüldüğünü, "tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz" yazısı ile bazı bölümler silindiğini, son paragrafta yer alan cümlede "...... karşılığında fazla çalışma ücreti ödenmez" cümlesi ".....karşılığında ücret ödenmez" şeklinde değiştirildiğini, ayrıca davacı şirket tarafından işbu davaya zemin hazırlamak için sözleşmenin 13. maddesinin e fıkrasına 1 büyük paragraf eklenerek içeriğine rekabet yasağının ihlaline ve tazminat ödenmesine yönelik hüküm eklendiğini, bu hükmün ekleme yapılmadan önceki hali ''işçi, iş sözleşmesi devam ettiği sürece özel de olsa başka bir işte çalışmamayı taahhüt eder.'' cümlesinden ibarettir ve herhangi bir cezai şart bedeli sözleşmede yer almadığını, görüleceği üzere davacı tarafın hukuken geçerliliği bulunmayan bir sözleşmede müvekkili aleyhine tahrifat yaparak müvekkilini zarara uğratmaya çalıştığını, davacı şirketin kötü niyetli tavırları bununla da sınırlı kalmadığını, sırf işbu davayı ikame edebilmek amacıyla iş sözleşmesine rekabet yasağına ilişkin hükümler ekleyerek kanunu dolanmaya çalıştığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili ile davacı yan arasında yazılı rekabet yasağı sözleşmesinin varlığı kabul edilecek olsa dahi bu sözleşmenin geçersiz kabul edileceğini, kaldı ki dava dilekçesinde iddia edildiği gibi müvekkilinin... A.Ş.'yi aradan çıkararak ... firmasının distribütörlük işini yapmak isteseydi 11 yıl boyunca 60 yaşına kadar beklemeyeceğini ve davacı şirkette özveriyle çalışmayacağını, dolayısıyla davacının müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı süre boyunca bunu planlayarak ve kötü niyetle hareket ettiği yönündeki iddiasının tamamen asılsız olduğunu, davacı şirketin ... ...Firması ile olan ticari ilişkinin sonlanmasında davalı müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı şirketin, İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi'ni...E. sayılı ve 05.12.2018 tarihli kararıyla üç aylık geçici konkordato ilan ettiğini bildirdiğini, bu karar ile birlikte ... firmasının 13.12.2018 tarih ve RR referans sayılı yazısı ile davacı şirketle olan distribütörlük ve temsilcilik anlaşmasının gayrikabili rücu olarak derhal iptal edildiğini davalı şirkete bildirdiğini, 14.12.2018 tarih ve ED referans sayılı yazısı ile de Türkiye'deki müşterilerine e-mail göndererek firmalarının davalı şirket ile olan distribütörlük ve temsilcilik anlaşmasının sonlandırıldığını haber vererek bundan sonra malzeme teslimatlarının ve servisin İtalya'da bulunan merkez ofisten karşılanacağını bildirdiğini, akabinde 19.12.2018 tarih ve RR referans sayılı yazısı ile ... firması tarafından...'in daha önce siparişini verdiği ancak ödemelerinin yapılmaması sebebiyle teslimatının yapılmadığı ürünlerle ilgili davalı şirketin tasarrufunun ne olduğunu; peşin ödeme yapılması halinde teslimatının yapılabileceği; konu ile ilgili olarak yedi gün içerisinde firmaya bilgi verilmesi gerektiğini, aksi takdirde bu siparişlerle ilgili hak iddia edemeyeceğine ilişkin ihtar tebliğ edildiğini, ancak davalı şirket tarafından bu ihtara da menfi ya da müspet bir cevap verilmediğini, açıklandığı üzere iki şirket arasındaki sözleşmenin sonra ermesinde müvekkilinin bir etkisi olmadığını, zira davacı şirketin borca batık bir durumda olması, ...'ya olan borçlarını ödemesi için kendisine defalarca uyarı yapılmasına, borçlarını ödemesi için kendisine ... firması tarafından uzun süre mühlet verilmiş olmasına rağmen borcunu ödeyememesi durumu ... ...firmasının ticari menfaatine zarar verdiğinden temsilcilik ve distribütörlük anlaşması ... firması tarafından tek taraflı olarak iptal edildiğini, iddia edilenin aksine iş akdi devam ederken müvekkilinin ... ile ilişkilerin düzeltilmesi konusunda yönetim kurulu ile defalarca görüşmüş olmasına rağmen çabalarının sonuçsuz kaldığını, bununla birlikte davacı şirketin konkordato ilan etmesiyle ... gibi yurt dışı teknoloji firmalarıyla olan proje ve imalat anlaşmaları da sonlanmış olup söz konusu firmalar... A.Ş. ile olan ticari ilişkilerini kestiklerini ve bugüne kadar da hiçbir iş vermediklerini, zira ticari itibarını kaybeden ve piyasaya yaklaşık 15 milyon Euro borcu bulunan bir şirketle çalışmaya devam etmek hiçbir basiretli tacirden beklenemeyeceğini, kaldı ki davacı şirketin konkordato kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ... firmasına yaklaşık 133.514 Euro tutarında borcu olup bu tutar ... firmasından yapılan yıllık ithalatın ortalama %60'ına karşılık geldiğini, davacı şirketin ... firmasına ödeme yaptığını gösteren son fatura Ocak 2018 tarihli olup 10 aydan daha fazla bir süredir borçlarını ödeyemediğinden ... firması ile aralarındaki temsilcilik ve distribütörlük anlaşması feshedildiğini, eğer düzenli olarak ödemeler yapılmış olsaydı davacı ile bahse konu şirket arasındaki sözleşme feshedilmeyeceğini, öte yandan davacı şirketin ticari anlaşmasının tek taraflı feshedilmesine rağmen ne Türkiye'de ne de İtalya'da ... ...firmasına karşı herhangi bir yasal yola başvurmayıp müvekkiline karşı ise işbu mesnetsiz davayı yöneltmesinin de taraflarınca anlaşılamadığını, davacının ticari hayatındaki başarısızlığını davalı müvekkiline yükleme çabası içine girerek hiçbir dayanağı olmayan iddialar ileri sürmesinin taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacı yanca dava dilekçesinde şirketin konkordato ilan edip borçlarını ödeyemediğinden hiç bahsedilmediğini, bu durumun kasıtlı olarak yapılmış olup mahkememiz nezdinde müvekkilinin itibarını zedelemek istediklerini, gerçeğe aykırı beyanlarla mahkememizi yanıltma çabasına girdiklerini, davalı yanca müvekkilinin haklı sebeple feshinin de kabul edilmediğini, istifa olarak nitelendirildiğini, davacı yanın müvekkili şirketten ayrılışını hazmedemediğini, müvekkilini zarara uğratmak için olayları çarpıtarak haksız dava ikame ettiklerini, ......şirketinin davacı ile arasındaki sözleşmeyi müvekkili ile çalışmak için feshetmediğini, alacaklarının kendilerine ödenmemesi ve...'in borca batık bir firma olmasının kendi ticari menfaatlerine zarar vermesi sebebiyle feshettiğini, Buna ilişkin ... ... tarafından davacı şirket arasındaki mailler ve ... tarafından çekilen ihtarname ekte sunulduğunu, davacı şirket iş akdi sona erip aralarında bir rekabet yasağı sözleşmesi de bulunmadığından müvekkilinin kimlerle ne şekilde çalıştığına karışamayacağını, haksız ve yersiz olarak açılan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Müvekkil Şirket defter ve kayıtları, yazışmalar, ......nin distribütörlüğü fesih yazısı, Davalı...ün istifa dilekçesi, Davalı şirkete ait Mersis kayıt örnekleri, Davalı şirkete ait Ticaret Sicil Gazetesi örneği, Davalı şirkete ait Ticaret Sicil kayıtları, İzmir... Noterliğinin... yevmiye numaralı ve 12.04.2019 tarihli ihtarnamesi, arabuluculuk son tutanak aslı, Tanık beyanları, Bilirkişi incelemesi,yemin, İkamesi caiz sair ve yasal deliller delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 29/05/2023 tarihli raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenin ara kararı kapsamında: “Davacı şirket ile davalı şirketin defter ve kayıtları ile incelenerek, davacı ve davalı şirketin faaliyet alanlarının ortak olup olmadığı, davalı şirketin kuruluşundan sonra davacı şirketin müşteri çevresinden davalı şirkete geçiş olup olmadığı, davalı şirketin kuruluşu sonrası davacı şirket ile aynı alanda benzer nitelikli ürünlerin satışının gerçekleştirip gerçekleştirmediği, davalı şirketin kurulduğu dönem öncesi davacı şirketin ödeme güçlüğü içerisinde olup olmadığı,” hususlarında yapılan teknik ve mali değerlendirmeler kapsamında:-Davacı... Uluslararası Tic. A.Ş. nin kuruluş amaç ve konusunun davalı...Metalürji San. ve Tic. A.Ş.ne göre çok farklı sanayi alanlarını da kapsadığı, davalı...’ün kurucu ortaklarından birisi olduğu davalı...Metalürji San. ve Tic. A.Ş.nin iştigal alanları incelendiğinde,... Uluslararası Tic. A.Ş. nin demir-çelik tesisi, sürekli döküm makinası, çelikhane, haddehane ve yardımcı tesisleri ile bunlara ait ekipmanlar, yedekler, sarf malzemeleri, alevli kesme, oksijen üfleme ve ısıtma sistemi ekipmanları, bunların yedek parçaları ve emniyet ekipmanlarının imalatı, tedarikçilere yaptırılması, ithalatı, ihracatı, uluslararası ticareti, alımı, satımı bunlarla ilgili distribütörlük, temsilcilik, danışmanlık, eğitim ve servis faaliyetleri konusunda olmak üzere davacı ve davalının aynı faaliyetlerde bulunduğu, genel olarak benzer işler ile iştigal ettikleri,
-Davalı...şirketinin 2019 yılında gerçekleştirmiş olduğu 1.184.568,10-TL lık Net Satışları ile 2020 yılında gerçekleştirmiş olduğu 4.626.254,27.TL lık Net Satışlarının tamamının dava dışı ...’dan temin ettiği muhtelif emtianın 3.şahıslara satışından kaynaklanan ticari faaliyetlerden kaynaklandığı ve bu ticari faaliyetler kapsamında davalı...şirketinin 2019 yılı faaliyetleri neticesinde vergi sonrası Net Karının 26.040,78.TL, 2020 yılı faaliyetleri neticesinde vergi sonrası net karının ise 699.958,02.TL olduğu,
-Şayet Sayın Mahkemece davalı...şirketinin dava dışı ... şirketi ile yapmış olduğu ticari çalışmanın davacının iddia ettiği şekli ile (haksız rekabet yapıldığı) davacının ticari faaliyetine zarar verdiği, ticari karının düşmesine sebep olduğu yönünde görüşe/kanaate varması halinde davacının mevcut veriler kapsamında 2019 ve 2020 yıllarında davalının haksız rekabeti nedeniyle (2019’dan 26.040,78.TL, 2020 yılından 699.958,02.TL=) 725.998,80.TL net ticari kazanç kaybına uğramış olacağı hesaplanmış olup takdir sayın Mahkemenindir.
Durum Saygı ile Sayın Mahkemeye arz olunur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 02/02/2024 tarihli ek raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenin ara kararı doğrultusunda bu kez davacı şirkete ait yasal defter ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan tespit ve değerlendirmelere aşağıdaki biçimde yer verilmiş olup buna göre: -Davacının yasal dfefdter ve vdayanağı belkgelerinin tertkikinde; dava dışı ... şirketi ile aralarındaki distribütörlük ve temsilcilik anlaşmaları kapsamında süre gelen dönemler dahilinde (2016 – 2017 – 2018 dönemleri göz önüne alınmıştır) 2016 yılında Net Satışlarının 54.330.000.TL, Dönem Net Karının ise 444.000.TL olarak gerçekleştiği, yine 2017 yılı Net Satışlarının 47.452.000.TL, Dönem Net Karının ise 1.509.000.TL olarak gerçekleştiği, 2018 yılı Net Satışlarının 80.769.000.TL, Dönem Net Zararının ise 15.702.000.TL olarak gerçekleştiği,
-Davacı şirketin 05.12.2018 tarihi itibarıyla konkordato başvurusunda bulunduğu, bu karar ile birlikte 13.12.2018 tarihinde dava dışı ... firması ile olan distribütörlük ve temsilcilik anlaşmasının iptal edildiği, davalı...’ün davacı şirket nezdindeki iş akdinin 05.01.2019 tarihi itibarıyla sonlandığı,
-Davacı... şirketinin yaptığı Konkordato başvuru kapsamında davacı şirkete İstanbul...Asliye Ticaret Mahkemesinin...sayılı dosyası dahilinde 05.12.2018 günü itibarıyla geçici mühlet verildiği, Konkordato komiseri atandığı, şirketin Konkordato komiseri kapsamında faaliyetlerini sürdürdüğü, kesin sürenin alındığı ve akabinde konkordato sürecinin tamamlanarak şirketin borç tasfiye dönemine girdiği ve borçlarını muntazaman ödemekte olduğu,
-Davalı...’ün davacı şirketten 05.01.2019 tarihi itibarıyla ayrıldığı, davacının da dava dışı ... firması ile ticari çalışmasının 2018/Aralık itibarıyla sona erdiği, bu tarihten sonra davacının dava dışı ... ile herhangi bir ticari ilişkisi kalmadığı, -Davacı ve gerekse davalı şirketler aynı dönemler dahilinde dava dışı ... firması ile faaliyet gösterdikleri, dolayısıyla davalının dava dışı ... ile faaliyet gösterdiği dönemde davacının bir önceki yıl sonu itibarıyla dava dışı ... ile olan ticari ilişkisini sonlandırması nedeniyle ilgili dönemler de ve dava tarihi itibarıyla ... firması ile herhangi bir çalışmasının olmadığı, bu nedenle davacı kayıtlarından hareketle davalı şirketin haksız rekabeti nedeni ile uğradığı olası kar kaybının davacı kayıtlarından tespitin mümkün olmayacağı, davalı şirketin yasal kayıtları kapsamında dava dışı ... ile olan ticari çalışmaları nedeniyle incelemeye konu 2019 ve 2020 yıllarında elde etmiş olduğu ( 26.040,78.TL + 699.958,02.TL= ) 725.998,80.TL lık Net Kar kazancının aynı zamanda davacı şirketin haksız rekabetten doğan kar kaybı olarak değerlendirilmesinin mümkün olup olmadığı hususunda takdir Sayın Mahkemeyeaittir. Durum saygı ile Sayın Mahkemeye arz olunur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, haksız rekabetin tespiti, meni ve haksız rekabetten kaynaklanan zararın tazminine ilişkindir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı...'ün davacı şirkette 03/03/2008 ila 05/01/2019 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin davalının istifası ile sona erdiği, iş akdinin feshinden sonra davalının 18/01/2019 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen, İzmir'de kurulan davalının da kurucu ortağı olduğu...Metalürji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ni kurduğu, davalının genel müdürü ve ortağı olduğu davalı şirket üzerinden davacı şirketin distrübütörlüğünü yaptığı ... ...Şirketine aracılık ve sair işler yapmaya başladığı, davalı...'ün davacı şirkette satış müdürlüğü yaptığı sırada davacı şirket adına hareket ederken ... şirketi ve diğer müşterilere ilişkin portöy, satış bedelleri, ödeme şekilleri ve ticari-teknik birçok bilgiye vakıf olduğu, davacı şirketin ... ...Şirketinin 25 yılı aşkın bir süredir Türkiye Distrübütörlüğünü yaptığı, davalı...'ün satış müdürü olarak ... ve diğer müşterilerle iletişim halinde olduğunu, ... Şirketi'nin 2018 yılı Aralık ayında davacı şirket ile aralarında mevcut olan sözleşmesini feshettiğini bildirdiği, davalı...'ün ise feshin üzerinden 1 ay geçmeden istifa ederek sonrasında davalı...Metalürki San.ve Tic.A.Ş.'yi kurduğunu ve ... ...Şirketinin satış ve servis hizmetini vermeye başladığını, davacı şirketin 25 yılı aşkın devam eden sorunsuz çalışmasını sonlandırması ve sonrasında davalı...'ün bu şirketle ticari faaliyet yürütmeye başlamasının davalının bunu çalışma sürecinde planlayıp kötü niyetle hareket ettiğini gösterdiği, davalının davacı şirket nezdinde çalışması sırasında elde ettiği ... ...Şirketine ait ürünlerin satış fiyatı, alıcı grubu, arz ve talep ve müşteri ilişkileri gibi tüm bilgileri alıp ... şirketiyle çalışarak menfaat temin ettiği, davalının çalışma sonucu elde ettiği bilgileri kullanmasının sadakat yükümlülüğü ve dürüstlük kurallarına ve rekabet kurallarına aykırı olduğu ve haksız rekabet niteliğinde olduğu ileri sürülerek haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti ve meni ile davacı şirketin uğradığı zararların belirsiz alacak davası olarak ileride artırılmak üzere 20.000,00-TL maddi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.
3-Davalılar vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı defi ileri sürmüş, taraflar arasında geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığı, davalının sözleşmesini haklı sebeple feshettiği tarihine kadar satış müdürü görevine ek olarak ... ...Şirketinin Türkiye temsilciliğini yürütmek üzere çalıştığı, davalının11 yıl süreyle davacı şirkette çalışmış olmasına rağmen iş sözleşmesi düzenlenmediğini ancak 2018 yılı Eylül ayında bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmenin sadece son sayfasının imzalı olduğu, ilk ve ikinci sayfaların davacı tarafça değiştirilerek rekabet yasağı şartının eklendiğini, oysa taraflar arasında imzalanmış bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, taraflar arasında bir rekabet yasağı sözleşmesi mevcut olsa bile bunun geçersiz kabul edilmesi gerektiğini, davalının haksız rekabet teşkil edecek bir davranışının bulunmadığını, davacı şirket ile dava dışı ... ...Şirketi arasındaki ilişkinin davacı şirketin İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen 05/12/2018 tarihli geçici konkordato kararı sonrasında ... Şirketinin 13/12/2018 tarihli RR referans sayılı yazısı ile davacı şirketle olan distrübütörlük ve temsilcilik anlaşmasını sona erdirdiğini, yine 14/12/2018 tarihli yazısı ile Türkiye'deki ... müşterilerine davacı şirketle olan distribütörlük ve temsilcilik anlaşmasının sonlandırıldığını bildirip malzeme teslimatlarının ve servisin İtalya'da bulunan merkez ofisten karşılanacağının bildirildiği, iki şirket arasındaki ilişkinin sona ermesinde davalının bir etkisi olmadığını, davacı şirketin dava dışı ... şirketine olan borcunu uzun süre ödememesi nedeniyle sözleşmelerinin sona erdiğini, davacının konkordato ilan etmesiyle farklı şirketlerle olan proje ve imalat anlaşmalarının da sonlandığını, davacı şirketin sözleşme tek taraflı olarak sarf edilmesine rağmen ... ...Şirketine karşı bir yasal yola başvurmadığı ve durumu kabullendiği halde davalılara dava açmasının kabul edilemeyeceğini ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
4-Haksız rekabette zamanaşımı 6102 sayılı TTK'nın 60/1. Maddesinde "56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlenmiştir.
Davalılar vekili tarafından cevap süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.
Davacı şirketin haksız rekabet iddiasına konu eylemleri İzmir...oterliği'nin 12/04/2019 tarih... yevmiye nolu ihtarnamesi öncesinde öğrendiğine dair bir delil bulunmadığından 12/04/2019 tarihi öğrenme tarihi olarak kabul edilmiştir. Görülmekte olan dava 30/06/2020 tarihinde, öğrenme tarihinden 1 yıl süre geçtikten sonra ikame edilmiş ise de dava öncesinde 29/11/2019 tarihinde dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabuluculuk sürecinin 10/12/2019 tarihinde sona erdiği, arabuluculuk sürecinde geçen 12 günlük sürede zamanaşımının işlemeyeceği, ayrıca 2020 yılında küresel çapta yaşanan Koronavirüs Pandemisi nedeniyle 7226 sayılı Kanunun Geçici 1.Maddesi ile 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasında işlemekte olan zamanaşımı sürelerinin 95 gün boyunca durduğu, arabuluculuk sürecinde ve pandemi süresince duran zamanaşımı süreleri dikkate alındığında davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde anlaşıldığı anlaşıldığından zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
5-Taraflar arasında bir rekabet yasağı sözleşmesinin varlığı davacı tarafça iddia edilmediği gibi dava dilekçesinde ve yargılama sırasında açıkça TTK'nın 54. Maddesine dayanıldığından inceleme haksız rekabet hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Davalılar vekili tarafından, davalı...'ün imzaladığı bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığı savunulmuş ise de, davacı tarafın dava dilekçesi ve aşamalarda rekabet yasağı sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunmadığı görüldüğünden davalının bu husustaki savunmalarına ilişkin değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Davacı tarafça davalı...'ün ve davalı şirketin haksız rekabet içeren eylemlerine dair davalının ortağı ve yöneticisi olduğu...Metalürji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ni kurarak dava dışı ... ...Şirketi ile ticari ilişki kurması dışında başka bir fiil isnat edilmemiştir. Bu nedenle uyuşmazlık davalı...'ün davacı şirket ile olan iş akdinin feshinden sonra, aynı sektörde faaliyet gösteren davalı...Metalürji San. Ve Tic.A.Ş.'yi kurması ve dava dışı ... ...Şirketiyle ve bu şirkete ait ürünlerin Türkiye-Azerbaycan pazarındaki alıcılarıyla ticari faaliyette bulunmasının haksız rekabet teşkil edip etmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. maddesinde haksız rekabetin amacı ve genel ilkesi "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır." şeklinde belirtildikten sonra, aynı Kanun’un 55. maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır. Bu çerçevede bir davranış veya uygulamanın haksız rekabet teşkil edip etmediği belirlenirken öncelikle özel hüküm niteliğindeki 55. maddesinde sayılan hallerden birinin var olup olmadığına bakılması gerekmektedir. Bu maddede sayılan hallerden birisi söz konusu ise haksız rekabetin varlığı kabul edilecek, somut davranış veya uygulama bu maddede sayılan haksız rekabet hallerine tam olarak uymuyorsa veya bu hallerin kapsamına örnekseme yoluyla dolaylı olarak da dahil edilemiyorsa, ancak bu takdirde genel hüküm niteliğindeki TTK’nin 54/2 maddesinin uygulanması mümkün olacaktır.
7-TTK 55/1-b-1 maddesi "Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek,"
55/1-c maddesi "Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle;
1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,
2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,
3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak.
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur.
e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur."
55/1-d maddesi "Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur."
55/1-e maddesi "İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur."
Hükümlerini haizdir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33.maddesi uyarınca Hâkim, Türk hukukunu resen uygular. Bu çerçevede davacının iddialarının haksız rekabet içeren davranışlardan örnekseme yoluyla sayılan hükümlerin 55/1-b-1, 55/1-c, 55/1-d ve 55/1-e dışındakilerle bağlantılı olmadığından anılan maddeler dışında kalan hükümler ayrıca incelenmemiş, 55/1-b-1, 55/1-c, 55/1-d ve 55/1-e hükümleri ve ayrıca genel hüküm niteliğindeki 54/2. Maddesinde düzenlenen "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü çerçevesinde inceleme yapılmıştır.
8-TTK 55/1-b-1 hükmü yönünden yapılan incelemede, davacı şirket ile dava dışı ... ...Arasındaki ticari ilişkinin sona ermesine davalı...'ün eylem veya davranışlarıyla sebebiyet verdiğine dair bir delil bulunmadığı, aksine dava dışı ... ...Şirketinin davacı şirketten olan alacaklarını alamaması nedeniyle ticari ilişkinin sonlandığına dair savunmaların bulunduğu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 13/12/2018 tarihli ...sayılı nüshasında İstanbul ...sliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı şirketin geçici mühlet talebine istinaden 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiği görülmüştür. Davacı tanığı...'ın konkordato sürecinde parasal sıkıntıların olduğunu belirttiği, yine davacı tanığı...ün beyanında 2018 yılı Eylül ve Ekim aylarında işten çıkarmaların başladığını ve çok sayıda işçinin işten çıkarıldığını beyan ettiği, davacı tanıklarının da davacı şirketin ekonomik sıkıntılarına dair beyanda bulunduğunun görüldüğü, davacı ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin 2018 yılında 15.702.000,00-TL net dönem zararı bulunduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında davacı şirket ile dava dışı ... ...Şirketi arasındaki ticari ilişkinin davacı şirketin ... şirketine karşı olan yükümlülüklerine ilişkin meydana gelen aksama ve konkordato sürecindeki belirsizlik neticesinde sona erdiğinin kabulü gerektiği, bu hususun aksi düşünülse dahi davacı şirket ile dava dışı ... şirketi arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinde davalı...'ün eylem ve davranışlarının etkili olduğu noktasındaki ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu ancak gerek dosyaya sunulan yazılı deliller gerekse tanık anlatımlarında bu yönde bir ispat bulunmadığı gözetilerek davalının bu yönde bir eylemde bulunduğu hususunun davacı tarafça ispat edilemediği, TTK 55/1-b-1 hükmü kapsamında haksız rekabet şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
9-TTK 55/1-c hükmü yönünden yapılan incelemede, 55/1-c maddesi "Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle;
1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,
2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,
3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak." şeklinde düzenlenmiş ve madde gerekçesinde hüküm "(c) bendi de hukukumuzda yeni olup bir boşluğu doldurmaktadır. Yeni hüküm hukuken korunan fikrî mülkiyet hakları hakkında öngörülmüş değildir; onları da kapsamamaktadır. Hükmün kapsamına giren hukuken özel olarak korunmayan ancak, iş, faaliyet, üretim vs. yönünden önem taşıyan, teklif, hesap, plan gibi ürünlerden yetkisiz yararlanmaktır. Bu fıkra haksız rekabet hukukunu temellendiren emek ilkesinin geniş bir uygulamasıdır. Hüküm başkalarının emeğinden, iş, sonuç ve deneyimleri haklı olmayan yararlanmaları önlemeyi amaçlamaktadır. Hükümdeki yararlanma, ekonomik yarar elde etmeyi, başkasının emeğiyle haklı olmadığı halde sonuç almayı ifade etmektedir." şeklinde açıklanmıştır.
Madde metninde yer alan "başkalarının" kavramı, iş ürünü olarak tabir edilen ve fikri mülkiyet hakları dışında kalan çalışmaların sözleşme veya sözleşme hazırlığı kapsamında 3.kişilere verilmesi hallerinde söz konusu olmaktadır.
"Bendin kapsamına, işçilerin işleri dolayısıyla edindiği tecrübelerden kaynaklanan bilgileri daha sonra başka bir iş yerinde çalışması durumunda söz konusu bilgileri kullanması hali girmemektedir"( Haksız Rekabet Hukukunda Başkalarının İş Ürünlerinden Yetkisiz Yararlanma (TTK m. 55/1-c), M.Sadık Çapa, Ankara Barosu Dergisi, 2014-2, s.365)
Madde metni, gerekçe ve yukarıda alıntılanan doktrin görüşü dikkate alındığında, yasal düzenlemenin esasen bir kimsenin fikri mülkiyet hakları dışında kalan ancak belirli bir emek verilerek elde edilen iş, sonuç ve deneyimlerinden üçüncü kişilerin haksız olarak faydalanmasının önlenmesini amaçladığı görülmektedir. Bir işveren-işçi ilişkisinde, işçinin çalışma süresi boyunca gördüğü işlerden dolayı elde ettiği tecrübe sonucu oluşan bilgi birikimi ve iş ürünleri üzerinde işçinin de emek ve mesaisinin olduğu açıktır. İş akdinin feshi sonrasında işçinin kendi tecrübesinin de etkisiyle oluşan iş ürünlerinden hiçbir surette faydalanamaması, anayasal bir hak olan çalışma hakkını önemli ölçüde sınırlayacaktır. Zira özellikle uzun yıllar aynı işveren nezdinde çalışmış olan bir işçinin, iş akdinin feshinden sonra önceki işveren nezdinde edindiği bilgi ve tecrübelerden faydalanamaması işçinin iktisadi geleceğini önemli ölçüde zora sokacaktır. Nitekim işçi ve işveren arasında rekabet yasağı sözleşmesi mevcut olsa dahi sözleşmenin işçinin çalışma özgürlüğünü önemli ölçüde kısıtlaması halinde sözleşme geçersiz kabul edilmektedir. O halde işçi ve işveren arasında rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığı takdirde işçinin gördüğü iş nedeniyle elde ettiği tecrübe ve birikimlerden oluşan iş ürünü kavramına dahil verilerden iş akdinin feshi sonrasında diğer haksız rekabet şartlarının ihlal edilmemesi kaydıyla faydalanmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı şirket nezdinde yaklaşık 11 yıl çalışan ve tanık beyanlarıyla sektörde bilinen, tecrübeli bir isim olduğu belirtilen davalı...'ün davacı şirket nezdinde çalıştığı sırada edindiği teklif, fiyat, proje ve benzeri iş ürünü mahiyetindeki bilgi ve tecrübeleri sonraki işinde kullanmasının madde metni kapsamına girmeyeceği, davalının davacı şirket nezdinde işe başladığı 2008 yılında zaten halihazırda demir-çelik sektöründe bilinen ve tecrübeli bir isim olduğunun tanık beyanlarıyla sabit olduğu, işçi ve işveren ilişkisinde davacı şirketin ve davalının karşılıklı olarak iş ürünü sayılabilecek değerlerin oluşmasında emeklerinin olduğu ve davalının emeğiyle orantılı olarak edindiği tecrübe ve birikimlerden yararlanmasının haksız rekabet oluşturmayacağı değerlendirilmiştir.
10-TTK 55/1-d hükmü yönünden yapılan incelemede, madde metninin "Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur." şeklinde düzenlendiği, madde metninde açıkça üretim ve iş sıralarının "hukuka aykırı" olarak ifşa edilmesi veye elde edilmesine ilişkin düzenleme yer aldığı, gerekçenin 9 nolu paragrafında açıklandığı üzere davalı...'ün elde ettiği bilgilerin hukuka aykırı yollarla değil 10 yılı aşkın çalışma süresi içerisinde işçi-işveren ilişkisi içerisinde karşılıklı emek ve mesai verilerek elde edildiği, davalının iş akdinin devamı veya sonraki süreçlerde kendisiyle paylaşılmaması gereken bir bilgi veya ticari sırrı hukuka aykırı olarak ele geçirip kullandığına dair bir delil bulunmadığı, bu haliyle davalının eylemlerinin TTK 55/1-d kapsamında haksız rekabet teşkil etmeyeceği değerlendirilmiştir.
11-TTK 55/1-e hükmü yönünden yapılan incelemede, madde metninin "İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur." şeklinde düzenlendiği, "iş şartları" kavramının, maddenin lafzı da dikkate alındığında görülen işle ilgili uyulması gereken kanuni, sözleşmesel veya örf-adet hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlaline ilişkin olduğu, Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin...li ilamında "Bu hüküm uyarınca aynı meslek dalında faaliyet gösteren kimselerin tamamının uyması zorunlu olan ve kanun veya sözleşme hükümleri ile tespit edilmiş olan veya bir meslek dalında genel geçerliliği olan iş şartlarına uymamak haksız rekabet olarak kabul edilmiştir. Hüküm ile rakiplerin kanun, sözleşme veya ticari örf ve adet ile belirlenmiş iş şartlarına uymamak suretiyle haksız bir avantaj sağlamaları engellenmek istenmektedir. Bu bakımdan TTK’nın 55/1-e. maddesi anlamında haksız rekabetten bahsedebilmek için bir meslek dalında rakiplerin de uymakla yükümlü olduğu kuralların bulunması ve bu kurallardan birine aykırı davranıştan söz edilmesi gerekmektedir. Bu anlamda meslek kuruluşlarınca belirlenen fiyat tarifeleri iş şartlarına örnek olarak gösterilebilir." şeklinde açıklandığı üzere hükümde korunan hukuki değerin belirli bir işi kural ve kaidelerine göre yapanlar aleyhinde haksız menfaat elde edilmesinin önlenmesine yönelik olduğu, örneğin düğün salonu işletmeciliğinin ruhsatlı olarak yapılması gerekirken bu işin ruhsatsız bir şekilde sürdürülmesi(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2016/862 Esas 2017/3893 Karar sayılı 20/06/2017 tarihli ilamı) veya alkollü içecek satılması için yetkili kurumdan izin alınmaması(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 2016/9305 Esas 2018/2086 Karar sayılı 19/03/2018 tarihli ilamı) hallerinde olduğu gibi belirli izinlerin alınarak icra edilecek işlerin bu izinler yapılmaksızın gerçekleştirilmesi veya bağlayıcı tarife, standart veya usullerin dışında iş yapılmasının bu kurallara uyanlara nazaran daha yüksek ölçüde menfaat temini anlamına geleceği ve haksız rekabet oluşturacağı kabul edilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dava dilekçesi ve aşamalarda davalıların uymaları gereken kanuni veya mesleki kuralların hangilerini ve ne şekilde ihlal ettiklerine dair somut bir anlatım bulunmadığı gibi toplanan deliller arasında da bu yönde bir ihlalin görülmediği, davalının iş akdinin feshi sonrası yeni bir şirket kurarak davacı şirketin müşterileriyle ticari ilişki kurmasının bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek bu madde bağlamında da haksız rekabet koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
12-TTK 54/2 hükmü yönünden yapılan incelemede, maddenin "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde düzenlendiği, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve ticari defter incelemelerinden anlaşıldığı üzere ... ...Şirketinin davacı ile olan ticari ilişkisinin sonlanmasında davalı...'ün bir etkisinin bulunmadığı, davacı şirketin, ... şirketine ait ürünlerin distribütör olarak Türkiye ve Azerbaycan'da bulunan alıcılarına satışta aracılık ettiği ve belirli bir yüzde üzerinden kar payı alarak ticaretin sürdüğü, ... şirketinin davacı şirketten olan alacaklarının tahsil edilememesi ve konkordato sürecindeki belirsizlikten dolayı ticari ilişkinin sona erdiği, bu süreçte davalı...'ün dava dışı ... şirketini davacı ile olan ticari ilişkisini sonlandırmasına yönelik dürüstlük kuralına aykırı bir davranış içerisinde girdiğine dair somut bir delil bulunmadığı, davacı ile ... şirketi arasındaki ticari ilişkinin sonlanmasından sonra davalı tarafça kurulan şirket ile ... şirketi arasında ticari ilişki başlamasının tek başına dürüstlük kuralına aykırı bir davranış olarak düşünülemeyeceği, davalı...'ün 2008 yılından itibaren iş akdinin sonlandığı döneme kadar ağırlıklı olarak ... şirketinin ürünlerinin satış ve pazarlanmasına yönelik çalıştığı, ... şirketinin ticari ilişkinin sonlanmasından sonra daha önce davacının sürdürdüğü işleri aynı coğrafi bölgede farklı kimselerle gördürmeye devam edeceği, ... şirketinin tamamen farklı bir şirketle ticari ilişki kurmaktansa, davacı şirketten istifa eden davalının kurduğu bir şirketle sürdürmek istemesinin ticari hayatın olağan akışında beklenebilir bir hareket olduğu, bu noktada haksız rekabetten söz edilebilmesinin ancak davalı...'ün ... şirketini davacıyla olan ticari ilişkisini sonlandırma yönünde teşvik eder davranışlarda bulunması hallerinde söz konusu olabileceği, somut uyuşmazlıkta ise davalının bu yönde bir hareket sergilediğine dair somut bir iddia ve delil olmadığı, bu haliyle madde kapsamında haksız rekabet şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
13-Davacı tarafça dosyaya sunulan Yrd.Doç.Dr.... tarafından düzenlenen hukuki mütalada özetle, davalı şirkette çalışılan dönemde elde edilen ticari sır mahiyetindeki bilgilerin kullanılarak menfaat elde edilmesinin TTK 55/1-c maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğu, davalının davacı şirket nezdinde çalışmamış olsaydı ... şirketiyle bir ticari ilişki oluşturamayacağı, dava dışı ... şirketi ile ticari ilişki kurmasının mümkün olmayacağını, davalının eyleminin ayrıca ticari sırrın korunmasına ilişkin yasal düzenlemeleri ihlal etmesi nedeniyle 55/1-e bendinde düzenlenene "iş şartlarına uymamak" hükmü uyarınca haksız rekabet oluşturduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de, davalının elde ettiği bilgiler ticari sır mahiyetinde ise de gerekçenin yukarıda alıntılanan bölümlerinde açıklandığı üzere işçinin çalışması sırasında elde ettiği iş ürünleri kapsamında kalan fiyat, teklif, hesap veya plan gibi hususların işçi yönünden madde kapsamında kalmayacağı, zira işçinin TTK 55/1-c maddesinde düzenlenen iş ürünü kavramının oluşmasında bizzat emeğinin bulunduğu ve kanunda "yetkisiz" yararlanma kavramından bahsedildiği, işçinin elde ettiği ticari sır niteliğinde bilgilerden faydalanmasında salt bu maddenin değil ayrıca bu bilgileri kullanarak doğrudan işverenin zararına hareket ederek, işverenin mevcut müşterilerinin azalmasına yol açacak ölçüde hareket etmesi halinde haksız rekabet halinin oluşabileceği, somut olayda ise davalı işçinin şirket kurması ve ... ...Şirketiyle ticari ilişkiye başlamasından önce ... ...İle davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin davacı şirketten kaynaklanan nedenlerle sona erdiğinin anlaşıldığı, bu haliyle davalılar ile dava dışı ... şirketi arasında ticari ilişki kurulmamış olsaydı da davacının ... şirketiyle olan ticari ilişkisi sonlandığından ... şirketi ve ... şirketinin ürünlerini tedarik eden Türkiye-Azerbaycan pazarındaki müşterilerden elde edilecek kardan davacının yoksun kalacağı, davalının davacı nezdinde çalışması nedeniyle ... Şirketiyle tanıştığı ve ticari sır mahiyetinde bulunan bir kısım verileri edindiği sabit ise de davacı nezdinde işçi olarak çalışmadan önce de davalının sektörde tecrübeli ve bilinen bir isim olduğu, davalı şayet davacı nezdinde çalışmamış olsaydı da geçen 10 yıllık süreçte başka bir şekilde mesleğinde bilgi ve tecrübe birikimi gerçekleştireceği, davalının salt davacı nezdinde çalışmış olması nedeniyle 10 yıllık süreçte elde ettiği tecrübe ve iş çevresinden -diğer haksız rekabet hükümleri ihlal edilmemek kaydıyla- hiçbir surette faydalanamamasının çalışanın iktisadi hayatını önemli ölçüde kısıtlayacağı, davacı ile dava dışı ... şirketi arasındaki ticari ilişkinin sona ermesinde davalının bir etkisinin bulunmadığı da gözetilerek davalının iş akdinin sonlanmasından sonra önceki bilgi, tecrübe ve müşteri çevresi bilgilerini kullanmasının tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davalının TTK 55/1-e maddesinde düzenlenen "iş şartlarına uymamak" kavramı yönünden ise yine gerekçenin 11 nolu paragrafında açıklandığı üzere bu bent kapsamında düzenlenen hususun ticari sır niteliğinde bilgilerin kullanılmasından ziyade belirli bir işle ilgili, o işi yasal ve örf-adet hukukuna göre usulüne uygun olarak ifa edenler lehine haksız menfaat elde edilmesine yönelik olduğu, bu bent kapsamında da somut olayda haksız rekabet şartlarının oluşmadığı değerlendirildiğinden bilimsel mütalanın aksi yönde karar verilmiştir.
14-Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda yer alan kısımlarda açıklandığı üzere, davalı...'ün davacı şirket ile dava dışı ... ...Şirketi arasında süren ticari ilişkinin sona ermesinde bir etkisinin bulunmadığı, dava dışı ... şirketinin ticari ilişkinin sonlanması sonrasında sektörden başka bir şirketle daha önce davacı şirketin yürüttüğü işlerini yürütmeye devam edeceği, davalı... tarafından bu aşamada iş akdinin sonlandırılarak davalı şirketi kurması ve devamında ... şirketiyle ticari ilişki başlatarak ... şirketinin Türkiye'de bulunan alıcılarına ürün tedarik etmeye başlamasının tek başına haksız rekabet içermeyeceği, zira alıcıların ... şirketinin ürünlerini kullanan müşteriler olduğu ve davacı şirketin faaliyetinde meydana gelen azalmanın davalıların ticari faaliyetinden ziyade ... şirketinin davacı şirket ile olan ilişkisini sonlandırmasından kaynaklandığı, davacı şirketle davalı... arasında bir rekabet yasağı sözleşmesi de bulunmadığı dikkate alındığında davalının gerek şahıs olarak gerekse kurduğu şirketle davacı şirketle rekabet halinde faaliyet yürütmesinin tek başına haksız rekabet teşkil etmeyeceği, zira davalının davacı şirket nezdinde çalıştığı süre boyunca elde ettiği bilgi, deneyim, müşteri çevresi bilgilerinin ve fiyat bilgilerinin hukuka aykırı olarak elde edildiğinin söylenemeyeceği, bu tür bilgilerin işçinin iş görümü sırasında elde etmesinin olağan olduğu, bu bilgilerin ancak rekabet yasağı sözleşmesi imzalanması halinde kullanılmasının belirli sınırlar çerçevesinde engellenebileceği, rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığı ve TTK'nın haksız rekabet hükümlerini ihlal etmediği sürece işçinin iş tanımında bulunan ve hukuka uygun olarak elde ettiği bilgileri sonraki işinde kullanabileceği değerlendirildiğinden haksız rekabet şartları oluşmadığı kanaatiyle devanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin olarak alınan 341,55-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 12.056,70-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 11.970,65-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/4. Maddesi uyarınca davalılar yararına takdir edilen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin, davalılar vekilinin ve davalı ...'ün yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır