T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2020/338 Esas
KARAR NO : 2025/296
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/07/2020
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "...Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle “Davalı sigorta nezdinde...S poliçe ile teminat altına alınan, davacının yolcu olarak bulunduğu... plakalı aracın 19.03.2019 tarihinde neden olduğu tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak malul kaldığı, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusurlu bulunduğu, davacının maddi zararlarının karşılanması için...Sigorta A.Ş.’ne yapılan başvuruya olumlu yanıt alınamadığı “ileri sürülmek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kazanç kaybı ve iş/beden gücündeki eksilme ile orantılı oluşan zararları nedeni ile 10.000,00 TL maddi tazminatın 04.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili isteminde bulunulmuştur." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; “... plakalı araç için kendileri tarafından 21/12/2018 – 2019 dönemi için... sayılı ZMMS poliçesinin düzenlendiği, Kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 360.000,00 TL olduğu; davacının taleplerinin açıklattırılması gerektiği, Kendilerine KTK m.97 gereği usulüne uygun başvuru yapılmadığı, sorumluluklarının araç sürücüsünün kusuru oranında olduğu, kaza sırasında davacının emniyet kemerinin takılı bulunmadığını, ayrıca olayda hatır taşıması olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri taleplerinin teminat kapsamı dışında kaldığı, tazminat hesabında poliçe genel şartlarında belirlenen yöntemin kullanılması gerektiği” belirtilerek davanın reddi talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE :
1-. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Davacı ile davalı tarafın; davacının eşi tarafından kullanılan... plakalı aracın 19/03/2019 tarihinde tek taraflı yapmış olduğu kaza nedeniyle davacının kalıcı maluliyetinin olup olmadığı, oldu ise oranı, kalıcı iş göremezlikten kaynaklı zararının olup olmadığı, oldu ise miktarı hususlarında uyuşamadıkları görüldü. " şeklinde belirlenmiştir.
2- Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
3- Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan 26/07/2019 tarihli başvuru dilekçesinin gönderildiği ve böylelikle dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının da sağlandığı görülmüştür.
4- Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
5- Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6- Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
7- Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
8- Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;
-Fiil,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
9- Mahkememizce davacının zararı olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalının sorumluluğunun sınırının tespiti için öncelikle KUSUR İNCELEMESİ YAPILMIŞTIR.
Mahkememizce alınan 22/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/a ”Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, B maddesinde “sürücülerin, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorunda oldukları hususu hüküm altına alınmıştır Kuralını ihlal ettiği; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun sürücülere ait asli kusurları düzenleyen 84. Maddesinin (f) bendindeki “f) Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma,” kuralını ihlal ettiği anlaşılmıştır. Yapmış olduğum dosya tetkiki neticesi görüş ve kanaate varılmıştır.
10- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından MALULİYETİN VARLIĞI VE ORANININ USULÜNE UYGUN ŞEKİLDE BELİRLENMESİ GEREKMEKTEDİR.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,
Kaza Tarihi;
- 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
- 11.10.2008 - 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013 - 01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik,
- 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında; ATK... İhtisas Dairesi'nden "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre maluliyet raporu alınmıştır:
İstanbul Adli Tıp Kurumunca hazırlanan 08/01/2025 tarihli raporda;... kızı... doğumlu ...'un 19.03.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre;
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu,
2. İyileşme ( iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaati bildirmiştir.
11- Dosya maluliyet ve kusur durumlarının belirlenmesi sonrasında AKTÜERYA BİLİRKİŞİSİNE TEVDİ EDİLEREK davacının geçici ve kalıcı iş gücü kaybından doğan zararları ile diğer zarar kalemleri yönünden rapor aldırılmıştır.
Mahkememizce alınan 28/02/2025 tarihli Aktüerya Raporunda; Davacının 9 aylık iyileşme evresi için 16.458,66 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı; Hesaplanan tazminatın davalı tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi teminat limiti içinde kaldığı; Sigorta şirketine KTK m. 97 gereği yapılan başvuruya 8 iş günü ilavesi ile 07.08.2019 tarihine ulaşıldığının tespit edildiği; ATK tarafından davacının kaza ile illiyetli maluliyeti bulunmadığı tespit edildiğinden, nihai karar Sayın Mahkemenize ait olmak üzere sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılmadığı.." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; kazanın tek taraflı olduğu,... plaka sayılı araç sürücüsü ...'un yanlış manevra alması nedeniyle KTK 84/f hükmünü ihlal ettiği ve bu nedenle kazaya sebebiyet veren tek kişi olduğu ve tam kusurlu olduğu, kaza nedeniyle aynı araçta bulunan davacının yaralandığı, ancak yaralanmanın davacıda sürekli maluliyete sebebiyet vermediği, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit olunduğu anlaşılmakla ve de tevzi formunda dava değerinin 10.000-TL olarak belirtildiği, değer artırma dilekçesinde dava değerinin 15.458,66-TL'ye yükseltildiği, yargılamanın son celsesinde davacı vekilinin davanın açılışında belirttikleri 10.000-TL'lik dava değerinin 1.000-TL'sinin sürekli iş göremezlik taleplerine ilişkin olduğunu belirtmiş olduğu görülmekle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KISMEN KABULÜ ile;
15.458,66-TL Geçici İş Göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarının temerrüt tarihi olan 08/08/2019 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine,
Sürekli İş Göremezlikten kaynaklanan Fazlaya Dair 1.000,00-TL tutarındaki talebin REDDİNE,
2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.055,98-TL harçtan peşin alınan 54,40-TL ve ıslah ile alınan 50,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 951,58-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca 15.458,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 1.239,79-TL'sinin davalıdan, bakiye 80,20-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafça sarf edilen 54,40-TL başvuru harcı ile 3.690,00-TL ATK fatura bedeli ve 766,50- TL posta ve tebligat ücreti, 3.750,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 8.260,90-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 7.758,98-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/03/2025
Katip...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza