T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2020/63 Esas
KARAR NO: 2023/974
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/01/2020
KARAR TARİHİ: 01/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; sigorta aracılık hizmeti gören müvekkili şirketin davalı lehine sigorta işlemlerinin yürüttüğü ve lehine aracılık ettiği 10 adet sigorta poliçesi olduğu, bu poliçeler için prim ödemesi karşılık 14.10.2017 tarihli 12.500 TL bedelli çekin keşide edildiği, çekin yurtiçi kargo aracılığı ile gönderildiği, çekin bankaya ibraz edildiği ancak karşılığının olmadığı nedeniyle karşılıksız kaşesi vurulduğu, davalının arandığını, çekin icra işlemine konulmamasının istendiği, bir süre sonra çeke mahsuben olarak 4.000 Tl sının banka hesabına ödendiği, bakiye kısmının ödenmediği, bakiye kısmının istenmeye devam edildiği nedeniyle Karşıyaka CBS ... E soruşturma sayılı dosyası ile tehdit soruşturması yürütüldüğü, burada şüpheli...’in ifadesi bulunduğu ve prim borcunun ikrar edildiği, bu alacak için İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, yapılan itiraz ile İzmir...cH Mahkemesi.. E sayılı dosyasında yapılana yargılamada bahse konu çekin şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, soruşturma dosyasında borcun ikrar edilmiş olmasına rağmen, icra hukuk Mahkemesince takibin durdurulduğu, … çekin prim borcuna karşılık verilmesine rağmen, ödememek için imza itirazında bulunulmakla , davacının alacağını tahsil edemediği gibi asıl alacağın % 20 si oranında tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücreti ödeme yükümlülüğünde kalındığı, davacı olarak kendisine yetkisiz temsilci tarafından verilen çek nedeniyle Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığına... soruşturma nolu dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğu, davanın kabulü ile 8500 TL asıl alacağın 14.10.2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili, davacı aleyhine haksız olarak hükmedilen kötüniyet tazminatı ile aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretini içerir İzmir ... İcra Müdürlüğü ...E sayılı takibin kaldırılmasına , davalının itirazının dürüstlük kurulana aykırı olması nedeniyle haksız olduğundan davalı aleyhine % 10 oranında para cezası hükmedilmesi” talep ve dava edilmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili tarafından Mahkemeye sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; “… davacının borca dayanak belirttiği 4 adet poliçede sigorta ettiren ve ödeme yükümlülüğü altında olan müvekkili şirket değil, belirtilen 3. Şahıslar olduğu, ilgili bu poliçelerden dolayı davalı şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığı, davacı tarafça sigorta primlerinin ödenmediği ileri sürüldüğü, TTK m.1421 ve TTK m.1434 maddesi gereği poliçe tarihinden itibaren 3 ay içinde alacağın talep edilmemesi, halinde sözleşmeden cayıldığının kabul edileceği, davacının poliçe tarihlerinden itibaren 3 ay içinde alacağın tahsili için herhangi bir işlem yapılmadığı, bu nedenle taraflar arasında yürürlükte bir sözleşme olmadığı, sözleşmeden cayılmış olduğundan ödenmesi gereken bir prim borcunun da olmadığı, b u nedenle davalı şirketinde davacı şirkete borçlu olmadığı, davacı yanın sigorta poliçesinin primi için aktif dava ehliyetine sahip olmadığı, tahsil yetkisinin davacı şirkete ait olmadığı, alacağın ispatı için K yaka CBŞ... soruşturma numaralı dosyasında... adlı şahsın beyanına dayanıldığı,...’in bu şirketin yetkilisi olmadığı ve şirketi de temsil etmediği, şirket yetkilisi tarafından verilmeyen çekin borcun varlığına ve davanın esasına yönelik delil teşkil edemeyeceği, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu kişinin beyanlarının da çeke yönelik olduğu, dava konusu poliçelere ilişkin beyanda bulunmadığı, alacağı kabul etmediği, aksine davacı ile kendi işyeri ile ilgili para alışverişinde bulunduğu belirtildiği, alacaklı olunduğu iddia edilen tutar 12.821,90 TL çekin bedelinin 12.500 TL olmakla aynı olmadığı, davacının... ile olan ilişkisi ve davalı şirket yetkililerince verilmeyen çekin hukuken davalıları bağlamasının mümkün olmadığı, davacı tarafın alacağı var ise bunu sigorta mevzuatı çerçevesinde ve ticari defterleri ile ispatlaması gerektiği, bir an için taraflar arasında bir borç ilişkisi olduğu kabul edilse bile İzmir ... İcra Hukuk Mah.... E -... K sayılı kararının kesinleşmiş ilamına dayalı başlatılan İzmir...İcra Müdürlüğü... E sayılı icra takibine yönelik taleplerinin hukuki dayanağı olmadığı, İİK m. 170 yalnızca para cezalarının durdurulmasına yönelik olduğu bu nedenle takibin kaldırılmasına yönelik talebinin reddi gerektiği, davacı tarafça % 10 para cezasına hükmedilmesini talep etmiş olduğu, eldeki davanın alacak davası olduğu, ve para cezasının yasal dayanağının olmadığı” talep ve cevap edilmiştir.
GEREKÇE :
1).Dava, HMK md. 105 uyarınca açılmış olan Eda Davasıdır.
2) Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
3) Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizin 25/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Dosyada örneği mevcut olmakla, DAVACI YETKİLİ SİGORTA ARACILIK HİZM LTD ŞTİ tarafından DAVALI ... TUR DIŞ TİC LTD ŞTİ ile ilgili iş bu davaya konu olabilecek altı adet poliçe tanzimine aracılık edildiği, işbu poliçelerin sigorta primlerinin toplam 7.607,37-TL olduğu, Davalı sigortalı tarafından dosyaya sigorta primlerinin ödendiğini ispata yarar belge ibraz edilmediği, Tacir olan acentenin, sigortalı müşterileri ile cari hesap usulü çalışmasına engel bir hal olmadığı, Mahkemece,... AŞ ve ... AŞ ne YAZILACAK MÜZEKKERELER İLE DAVAYA KONU EDİLEN sigortalı ... GIDA TURİZM DIŞ TİC LTD ŞTİ NE AİT POLİÇELERİN PRİMLERİNİN ÖDENİP ÖDENMEDİĞİ ve ÖDENDİ İSE KİM TARAFINDAN NASIL ÖDENDİĞİNİN ve SİGORTA POLİÇELERİNİN YÜRÜRLÜK SÜRESİNİN sorulması Gelecek cevapta, primlerin davacı sigortacı tarafından ödendiğinin beyan edilmesi ve bu primlerin davacı sigorta acentası ticari defterlerinde var olması halinde davaya konu poliçelerin sigorta primleri toplamı 7.607,37.-TL'ndan, taraflarca ödendiği kabul edilen 4.000,00 TL sının mahsubu ile BAKİYE ALACAĞIN 3.607,37 TL olarak tespit edildiği şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce 10/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafından ödendiği belirtilen sigorta primleri toplamı 5.588,38.-TL'ndan ödendiği kabul edilen 4.000,00 TL sının mahsubu ile BAKİYE ALACAĞIN 1.588,38 TL olarak tespit edildiği yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce 21/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; Ek raporda da belirtildiği üzere;... AŞ ve ... AŞ tarafından dosyaya gönderilen müzekkere cevaplarına göre hesaplama yapılmıştır. Davacı yanın, davalı yanın verilen ve karşılığı çıkmayan 12.500 TL çekin, Davalı Şirket ve ... ve ... ile ilgili poliçelerin tamamı için alındığı, bu nedenle ödenen bedelin çek bedelinden mahsup edilrek alacağın belirlenmesi gerektiği aksi halde, ödemenin dava dışı ... ve ...'a ait poliçelerden mahsup edilmesi hususundaki itirazların tamamı hukuki bir değerlendirmedir. Bu nedenle, tarafımdan bu konuda bir tespit yapılabilmesi mümkün olmayıp, değerlendirme ve nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunulur. " şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
4) Davacı şirketin davalı şirket için muhtelif sigorta poliçelerinde aracılık ettiğinin, bu poliçelerin prim ödemelerini davacı şirketçe karşılandığının, toplam bedelinin 12.821,90-TL olduğunun, davalı şirketin buna karşılık olarak ... Bankası Pınarbaşı Şubesine ait, 12.500,00-TL bedelli, 14.10.2017 keşide tarihli, ... çek seri nolu çeki keşide ederek verdiğinin, prim ödemelerine mahsuben 09.11.2017 tarihinde davalı şirket tarafından 4.000,00-TL ödeme yapılmış olduğunun, bakiye miktarın ödenmediğinin iddia olunduğu,...'in Şehit Ali Gülhan Polis Merkezi Amirliği'nde verdiği 25.04.2018 tarihli ifadesinde borcu kabul ettiğinin belirtildiği; buna karşılık Davalı Şirketin ise savunma olarak dava dilekçesinde borç olarak gösterilen prim ödemelerinin 6 tanesinin davalı şirkete ilişkin olduğunu, diğer 4 adedinin ise dava dışı ..., ...'a ilişkin olduğunu,...'in davalı şirketin yetkilisi olmadığı ve şirketi temsil etmediğini ileri sürüdüğü görülmektedir.
5) Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava dilekçesinde belirtilen 4 adet prim ödemesinin dava dışı ...'a ve ...'e ilişkin olduğu ve bu şahısların prim borçlarına ilişkin talebin başka bir hukuk kişisi olan davalı şirkete yöneltilemeyeceği, 12.500,00-TL'lik çekteki keşideci imzasının İzmir... İcra Hukuk Mahkemesince keşideci şirket yetkililerine ait olmadığının mahkeme kararı ile sabit olduğu, buna rağmen dosyamız davacısının 12.821,90-TL yerine yanılgı ile imzası sahte olduğu anlaşılan çek bedeli olan 12.500,00-TL'den ödendiği kabul edilen 4.000,00-TL düşülerek 8.500,00-TL üzerinden işbu davayı açmış olduğu;
...'in davalı şirketin yetkilisi olduğu yönünde dosyada bir belge bulunmadığı, öyle olsa dahi avukat refakatinde verilmeyen ve vekil imzası taşımayan karakol ifade tutanağının delil değerinin bulunmadığı, davacı tarafça davalının sigorta poliçelerine aracılık hizmeti kapsamında her ne kadar 12.821,90-TL tutarında prim ödemesi yaptığı iddia olunmakta ise de
- ... yazılan müzekkereye cevaben,
... numaralı trafik poliçesi için 1.100,58 TL
...numaralı trafik poliçesi için 597,31 TL
... numaralı kasko poliçesi için 1.181,28 TL tutarında ARCA ERTEN
kredi kartı ile prim ödemesi bildirildiği,
-...ya yazılan müzekkereye ise cevaben,
... numaralı poliçe için 1.491,02 TL
...numaralı poliçe için 1.218,19 TL tutarında ARCA ERTEN
kredi kartı ile prim ödemesi bildirildiği,
Bu ödemelerin toplamının 5.588,38-TL olduğu ve 4.000,00-TL'sinin 09.11.2017 tarihinde davalı şirket tarafından ödenmiş olduğuna dair taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, dolayısıyla ödenmemiş miktarın 1.588,38-TL olduğu anlaşılmaktadır.
6) Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu 10.08.2022 tarihli ek bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabulü ile;
1.588,38-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temerrüt tarihi olarak kabul edilen 20/01/2020 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- Diğer talepler yönünden dava şartı bulunmadığından REDDİNE,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 269,8.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-..Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.588,38 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13,14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 246,66-TL'sinin davalıdan, bakiye 1.073,33-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 6.911,62-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 750,00-TL Bilirkişi ücreti, 193,50-TL posta ve tebligat ücreti ile 207,36-TL ilk başvuru harcı olmak üzere toplam 1.150,86-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 215,05-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı , HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 01/12/2023
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza