T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2020/734 Esas
KARAR NO : 2025/212
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/11/2020
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 17.04.2020 tarihinde, müvekkili ...i’in hakimiyetindeki eşi ... adına kayıtlı ... Plakalı araç ile davalının ZMMS sigortacısı bulunduğu ... hakimiyetindeki ve aynı kişi adına kayıtlı ... plakalı aracın karıştığı ölümlü/yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalının sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücüsü ...’in 2918 sayılı kanunun 84/b (şeride tecavüz) maddesini ihlal etmesi nedeni ile tamamen asli kusurlu olup, müvekkili ...’in kusur ve kabahatinin bulunmadığını, bu hususun gerek olayı gören tanık ifadeleri ve gerekse de olay yerine gelen görevlilerce tutulan Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile sübut bulduğunu ...’in kazadan hemen sonra Sağlık Bakanlığı Gaziemir Nevvar-Salih İşgören Devlet Hastanesi’nin acil bölümüne kaldırılmış olduğunu, burada üstünkörü yapılan bir takım tetkikler sonrası, herhangi bir tedavi uygulanmaksızın çıkışı yapılarak istirahat etmek üzere evine gönderildiğini, jandarmanın yönlendirmesi ve refakatçi yardımı ile müvekkilinin ifadesini de vererek evine getirildiğini, ancak müteakip günlerde olayın ve ağrıların sıcaklığı ve kazanın şokunun azalması ile başta karnı olmak üzere ağrılarının ve şikayetlerinin devam etmesi üzerine müvekkilinin 19.04.2020 tarihinde ''karın ağrısı'' şikayetiyle bu kere Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi Genel Cerrahi Servisine yatırılmış olduğunu, müvekkilinin doğru şekilde ağrılarının yoğunlaştığı yerin ‘‘ileus’’ yani ince bağırsak olduğunu ifade etmesine karşın, trend rahatsızlık covid-19 olunca müvekkilinin özelinde asıl rahatsızlığa odaklanılmadığını, bunun sonucunda da asıl rahatsızlığı ile ilgili teşhis konulamadığını ve strese bağlı olabileceğinin ifade edilerek 23.04.2020 tarihinde taburcu edilmiş olduğunu, sonrasında müvekkilinin 27.04.2020 tarihinde... Hastanesi’ne yatırıldığını, ve burada gerçekleştirilen detaylı tetkikler sonucu sözde strese bağlı denilip geçiştirilen ağrının, trafik kazası sonrasında yüksek hayati tehlike doğuran bağırsak delinmesinden kaynaklandığının ve derhal ameliyat gerektiğinin tespit olunduğunu, müvekkilinin bu alanda uzman Prof. Dr. ... tarafından 28.04.2020 tarihinde derhal ameliyat edildiğini ve yine sırt ve ayağında oluşan problemlere de hastanede müdahale edilerek müvekkilinin 04.05.2020 tarihinde taburcu olduğunu ve bakımına evde devam edildiğini, henüz tam iyileşme sağlanmadığından bedeni zararın tespiti bakımından kalıcı sakatlık(maluliyet) raporu alınmadığını, davalının sağladığı sağlık giderleri teminatı kapsamındaki zarar kalemleri kapsamında tedavi ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderlerinin talep edilmekte olduğunu, davalının sağladığı sürekli sakatlık teminatı kapsamındaki zarar kaleminin Sürekli sakatlık hali ve bundan dolayı doğan zararın tespiti bakımından bilirkişi raporu alınması talepleri olduğunu, kazanın hemen akabinde vakit kaybedilmeksizin davalı kurumun hasar ihbar hattı aranarak hem müvekkilinin eşi...e ait aracın pert durumda olduğu, hem müvekkilinin bedensel zararı bulunduğu belirtilerek hasar bildirimi yapıldığını, davalı kurumun elektronik posta adresine de detaylı bildirim yapılmasını istemesi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan sağlık giderleri ile müvekkilinde henüz tam iyileşme sağlanmadığından kalıcı sakatlık (maluliyet) tespiti akabinde buna ilişkin zararların müvekkiline ödenmesinin ve gerekli başkaca bir prosedürün varlığı halinde taraflarına yönlendirme yapılmasının talep edildiğini, başvuruları neticesinde ... sayılı dosyanın açılmış olduğunu, ancak taleplerinin reddedildiğini, davalı kurumun reddi üzerine dava açmadan önce tazmin taleplerinin muhatabının tespiti zımnında 13.05.2020 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na da başvurulduğunu, yapılan başvuru sonucunda SGK başkanlığı 08.06.2020 tarihli cevabi yazısı ile ''Hastanın trafik kazası nedeniyle ilk müracaatının 17.04.2020 tarihinde Gaziemir Devlet Hastanesi'ne yapıldığı ve acil tedavisinin bu hastanede yapıldığını, acil tedavisinin bitiminde 27.04.2020 tarihinde Kent Hastanesi'ne başvurduğunun görüldüğü, ödeme taleplerini reddettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalarının kabulü ile maddi zararlarının sigortanın temerrüde düştüğü 20.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile beraber tazminini, vekalet ücreti ve dava giderlerinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 23.05.2019-23.05.2020 tarihleri arasında ... numaralı poliçe ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası ... adına sigortalı olduğunu, bu poliçede, maddi zararın araç başına 36.000,000-TL ve kaza başına 72.000,000-TL olduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, işbu davaya konu kazanın 17.04.2020 tarihinde meydana gelmiş olmakla beraber davacı tarafından davanın açıldığı tarihin 30.11.2020 olduğunu, yasal süreler göz önünde bulundurulduğunda davacının açmış olduğu davanın konusu olan taleplerin zamanaşımına uğradığından davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, davacının bakıcı ihtiyacı olduğunun kabulü için öncelikle bu durumu ispata yarar raporların dosyaya ibrazının istenmesi gerektiğini, davacı vekili tarafından sunulan evraklarda başvuru sahibinin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı ihtiyacı nedeniyle bakıcı tutulduğuna, bakımının üçüncü bir kişi tarafından yapıldığına dair herhangi bir belge, böyle bir harcamanın yapıldığına dair makbuz vs. evrak sunulmadığını, bakıcı tutulduğunun başvuru sahibi tarafından ispatlanması gerektiğini, ispatlanmadığı takdirde başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, talepleri kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuru sahibinin, yaşam süresi boyunca bakıcı gideri ihtiyacı içinde olmadığını, bakıcı ihtiyacını ailesinin yapacağını, dolayısıyla aile içi yardımlaşma olacağının kabul edilerek hesaplanan tazminattan takdiri indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sigortacı olarak faiz yükümlülüğü ancak Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince temerrüt tarihinden, yani kendisine gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren söz konusu olabileceğini dava tarihinden önce gerekli tüm belgelerle birlikte müvekkili şirkete yapılmış usulüne uygun herhangi bir başvuru bulunmadığını, bu sebeple müvekkili şirketten ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini ancak yasal faiz talep edebileceğini, davacıların ticari faiz talep hakkı olmadığını, kaza ile iddia edilen maluliyet arasında nedensellik bağı bulunmadığından davanın reddine, müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan Adli Tıp Kurumu’ndan kusura ilişkin rapor alınmasına, SGK’na müzekkere yazılarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hang iş kolundan olduğunun araştırılmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 27.12.2024 Tarihli ıslah dilekçesi ile;"...Müvekkilin zararının kat be kat fazla olduğu sabit ise de, Davalı Poliçedeki teminat limiti sınırı nedeniyle her halükarda 410.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olarak 22.05.2020 tarihinden itibaren faizi le ödenmesinden sorumlu olduğundan, Bu meyanda ( 50'si bakıcı gideri tazminatını, 50'si sürekli iş göremezlik tazminatını kapsayan zarar kalemine ilişkin olarak) 100 TL olarak beyan ettiğimiz maddi zararın 50 TL bakıcı gideri tazminatı baki kalmak üzere, 50 TL olarak bildirilen kalıcı sakatlık 409.900,00 TL daha artırılarak yukarıda izah edildiği üzere 410.0000TL'ye ıslahı ile 409.900 TL üzerinden (cismani zararda peşin alınan harcın oranı yirmide bir olmakla 1400,02 TL harç tamamlanarak) temerrüt tarihi olarak 22.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek Faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
GEREKÇE :
1-.Dava trafik kazasından kaynaklanan Sürekli İş Göremezlik ve Bakıcı Gideri talebine ilişkin tazminat davasıdır.
2- İzmir ili Menderes ilçesinde, 17.04.2020 tarihinde, davacı ... kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile karşı yönden gelen dava dışı...'nun sevk ve idaresindeki, dava dışı...'in maliki olduğu ve davalı (...) ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araçla kafa kafaya çarpışmak suretiyle gerçekleşen kaza sonrası sürekli maluliyetinin oluştuğunu ileri sürerek bundan ve bakıcı giderlerinden doğan maddi zararının tazmini talebinde bulunmuştur.
3- Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
4- Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan 13/05/2020 tarihli e-posta çıktısının incelenmesinde davacı tarafça davalı sigorta şirketinin mail adresine e-posta yoluyla başvuru dilekçesinin gönderildiği ve böylelikle dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının da sağlandığı görülmüştür.
5- Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
6- Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
7- Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
8- Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
9- Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;
-Fiil,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
10- Mahkememizce davacının zararı olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalının sorumluluğunun sınırının tespiti için öncelikle kusur incelemesi yapılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 18/11/2021 Tarihli ATK raporunda özetle; "..Müteveffa sürücü ...'in % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu.." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
11- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,
Kaza Tarihi;
- 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
- 11.10.2008 - 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013 - 01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik,
- 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında; Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan "Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik" hükümlerine göre maluliyet raporu alınmış, dosyaya sunulan 21.09.2021 tarihli Maluliyet Raporunda davacının % 13,5 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 6 aylık geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 26/07/2023 Tarihli ATK... İhtisas Kurulu Raporunda özetle; "..Mevcut belgelere göre;...oğlu,... doğumlu, ...’in 17/04/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının;
1.20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında;
a.Kas-İskelet Sistemi, omurgaya ait sorunlarda engellilik, tablo 1.7’ye göre balthazard formülü ile (5+5) engel oranı %10,
b.Sindirim Sistemi, tablo 3’e göre engel oranı %10,
c.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10 ve tablo 3.11’e göre alt ekstremite engellilik oranı balthazard formülü ile (7+2): %9 olup Tablo 3.2’ye göre: engel oranı %5,
Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 23 (YÜZDEYİRMİÜÇ) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (ALTI) aya kadar uzayabileceği,
3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (BİR) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 29/02/2024 Tarihli ATK... Üst Kurulu Maluliyet Raporunda özetle; "..... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre;
Osman oğlu, 03/10/1974 doğumlu, ...’in 17/04/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının;
A-) 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında;
I- Kas-İskelet Sistemi, omurgaya ait sorunlarda engellilik, tablo 1.7’ye göre balthazard formülü ile (5+5) engel oranı % 10,
II- Sindirim Sistemi, tablo 3’e göre engel oranı %10,
III- Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.10 ve tablo 3.11’e göre alt ekstremite engellilik oranı balthazard formülü ile (7+2): %9 olup Tablo 3.2’ye göre: engel oranı %5,
Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 23 (yüzdeyirmiüç) olduğu,
B-) İyileşme(iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
C-) Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
12- Dosya maluliyet ve kusur durumlarının belirlenmesi sonrasında aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek davacının geçici ve kalıcı iş gücü kaybından doğan zararları ile diğer zarar kalemleri yönünden rapor aldırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 18/09/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Hukuki durum ve delillerin değerlendirilmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; 17.04.2020 tarihli trafik kazasında yaralanarak % 23 oranında engelli kalan davacı ... için,
= 14.213,04 TL Geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığına,
Hesaplanan tazminatın poliçe sağlık gideri kişi başı teminat limiti içerisinde kaldığına,
= 2.943,00 TL Geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığına,
Hesaplanan tazminatın poliçe sağlık gideri kişi başı teminat limiti içerisinde
kaldığına,
= 1.277.449,49 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığına,
Hesaplanan tazminattan davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe sakatlanma ve ölüm halleri kişi başı teminat limiti 410.000,00-TL ile sınırlı olduğuna,
* Hesaplanan tazminat bedelleri için davalı sigorta şirketi yönünden, temerrüt tarihi olarak 22.05.2020 tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği.." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
13- Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Olay sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında ... plaka sayılı araç sürücüsü...'in kural ihlalinin bulunduğunun belirtildiği, davacı ...'in kusursuz olduğu yönünde kanaat bildirildiği, 18.11.2021 tarihli ATK Raporu'nda belirtilen kanaatin de kaza tespit tutanağındaki tespit ile uyumlu olduğu görülmektedir. Mahkememizce, müteveffa sürücü ... idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, dikkatini yola vermemesi, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde seyretmesi, kontrolsüzce sola manevra ile karşı istikamet şeridine girmesi ve karşı istikametten gelen otomobilin istikamet şeridini kapatması ile sebebiyet verdiği kazada asli ve tamamen kusurlu olduğu; Davacı sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahallinde şeridini takiben nizami seyri sırasında karşı istikametten gelen ve şerit ihlali ile istikametini kapatan kamyonetle çarpışması ile meydana gelen kazada atfı kabil kusuru bulunmadığı kabul olunmuştur. Denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunduğunu değerlendirdiğimiz 18.11.2021 tarihli ATK Rapor hükme esas alınarak rapor içeriğinde tespit olunan kusur dağılımı mahkememizce de kabul edilmiştir.
ATK'nın 26.07.2023 ve 29.02.2024 tarihli Maluliyet Raporlarının ise birbiriyle uyumlu olması ve en yetkin ve üstün kurul olduğu kanaatiyle ve de Adli Tıp Kurumu... Üst Kurulunun 29.02.2024 tarihli Maluliyet Raporu Mahkememizce denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte bulunması nedeni ile hükme esas alınmıştır. Alınan Aktüerya Raporunda belirtildiği üzere davavacının Sürekli İş Göremezlik Tazminatının 1.277.449,49-TL olduğunun kabulü ile dosyaya sunulan Değer Artırma Dilekçesinde belirtilen talebe bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile;
Taleple bağlı kalınarak 409.950,00-TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı ile 50,00-TL Bakıcı Gideri Tazminatından oluşan toplam 410.000,00-TL Maddi Tazminatın davalı sigorta şirketlinden poliçe limiti olan 410.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Tazminata dava tarihi olan 26/05/2020 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine,.
2-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 28.007,10-TL harçtan peşin alınan 54,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 27.952,7-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL ilk harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 65.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 2.750,00-TL bilirkişi ücreti, 700,00-TL ATK faturası ücreti ve 629,00-TL tebliğat ve posta ücreti olmak üzere toplam 4.079,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.27/02/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza