T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/1023 Esas
KARAR NO : 2024/775
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2021
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 19.03.2019 tarihli Ana, 02.08.2019 tarihli EK-1 “Satış Pazarlama ve Danışmanlık Sözleşmesi’ ile; davalının üretimini yaptığı ve ithal ettiği ürünlerin pazarlamasını ve danışmanlığını müvekkil şirketin yapacağı, buna nazaran da sözleşmenin 3. Maddesinde belirlenen komisyonu davalı şirketten hak ediş olarak alacağı düzenlenmiş ve kabul edilmiştir. Ayrıca işbu satışın Devlet Malzeme Ofisi, Milli Savunma Bakanlığı ve TSKGV (iştirakleri, vakıfları, bağlı ve dolaylı olarak bağlı kuruluşları dahil), Dost ve Müttefik Ülkelerin Askeri Birlikleri ile NATO Ülkeleri ve Birleşmiş Milletler adına alım (tedarik) yapan kuruluşların ve bunlara bağlı iştirak şirketleri üzerinden gerek ihaleli gerek ise katalog yoluyla yapılacak olan satışları kapsadığı, üretilen ve ithal edilen ürünlerin pazarlaması ve danışmanlığı konusunda tek yetkili aracı ve danışman firma olarak müvekkil şirketin tanındığı, müvekkil şirket onayı dışında bir başka firma ve kişilerle iş ilişkisine girilmeyeceği, satışlar üzerinden belirlenen komisyonun hak ediş olarak müvekkil şirkete ödeneceği, ana sözleşme süresinin 5 yıl, ek sözleşme süresinin 10 yıl olduğu ancak ilave 2 yıl süre ile yapılacak satışlar üzerinden komisyon hakkının devam edeceği belirlenmiş olup belirtilen işlemlerin gerçekleştirilmesi ve diğer tüm hususlarla ilgili olarak gerekli hükümler de işbu sözleşme içeriğinde düzenlenmiştir. Fakat davalı şirket, sözleşme ile düzenlenen birçok yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi işbu sözleşme kapsamında yapılan satış ve danışmanlık hizmetlerinden doğan hak edişleri de müvekkil şirkete ödememiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. Maddesinin B bendinde düzenlenen; davalı şirketin "sözleşme kapsamına giren satışların mali kayıtlarını her ay mutad olarak takip eden ayın 1'i ile 5'i arasında müvekkil şirketin talebine gerek olmaksızın raporlayarak mail olarak bilgilendireceği ve e posta ile fatura bilgilerini paylaşacağı" yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle müvekkil şirket de fatura düzenleyememiş ve yapılan satışların takibini gerçekleştirememiştir. Kanun maddesi ve Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğu üzere; davalı şirketin satışları bildirmemesi buna dayalı olarak da müvekkil şirketin fatura kesememesi sebebiyle, alacak miktarının belirlenebilmesi karşı tarafın elinde bulunan bilgi ve belgelere dayalıdır. Müvekkil şirket tarafından işbu belgelere ulaşılmaya çalışılmışsa da davalı taraftan herhangi bir yanıt alınamamıştır. Bu nedenle gerekli dikkat ve özen gösterilse dahi alacağın tarafımızca belirlenmesi, objektif olarak imkansızlığa dayandığından mümkün değildir. Alacak miktarı belirlendiği anda artırılmak üzere davamızı belirsiz alacak davası olarak ikame etmekteyiz. Tarafımızca dava süreci başlatılmadan, hak ediş, cezai şart ve vade farkı taleplerimize ilişkin dava şartı olan zorunlu arabuluculuk sürecine başvuru yapılmıştır. İzmir Arabuluculuk Bürosu ... dosya numarası ile arabuluculuk süreci yürütülmüş ancak sorun çözüme kavuşturulamamıştır. Ardından mahrum kalınan kar, menfi müspet her türlü zarar için yeniden başvuru yapılmış, İzmir Arabuluculuk Bürosu... dosya numarası ile arabuluculuk süreci yürütülmüş ancak sorun çözüme kavuşturulamamıştır. Davalı taraf, müvekkil şirket yetkilisi sormadıkça bildirim yapmadığından ve sözleşmeye dayalı yükümlülüklerini sürekli olarak ihlal ettiğinden sözleşmenin devamını imkansız hale getirmiştir. Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle; belirlenebilir olduğu anda artırmak kaydıyla sözleşme ilişkisinden kaynaklanan; 5.000 TL hak ediş alacağı ile hak edişe konu satışa ilişkin ödemenin yapıldığı tarihten sonraki 3 iş gününden itibaren hesaplanmak üzere şimdilik 500 TL vade farkının (hem hak ediş alacağına hem de vade farkı alacağına) 12.10.2021 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle, 1.000 TL cezai şart (hesaplanacak hakedişin 3 katı tutarında olmak üzere), 500 TL mahrum kalınan kâr (Davalıya bildirim yapıldığı ancak dönüş alınamadığı tarih olan 10.05.2021 tarihinden başlayarak, her iki sözleşmenin de bitiş tarihine ilave 2 yıl boyunca hesaplanmak üzere) toplam 7.000 TL'nin davalı şirketten alınarak müvekkil şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkil adına saygıyla talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava dilekçesinde hususlar doğru değildir. Davalı tarafça dayanak gösterilen sözleşme uygulama alanı bulamamış, sözleşmedeki taahhütler yerine getirilmediğinden tarafımızca davacı yana gönderilen 28.04.2021 tarihli ihtarname ile feshedilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşme uygulanabilir hale gelmemiş, davacının müvekkile herhangi bir hizmeti aracılığı ya da danışmanlığı olmamıştır. Davacı iş bağlama ya da danışmanlık gibi aslı yükümlüklerinin yerine getirmemiştir. Yine sözleşmenin esaslı unsurlarından olan ÜCRET konusunda taraflar arasında bir mutabakat sağlanamamıştır. Ücret ile ilgili protokol yapılamamıştır. Davacının talepleri belirlenebilir değildir. Müvekkilin hangi satışlarından hangi payı istemektedir. Hak ediş olarak talep edilen alacak kaleminin ne şekilde hesaplanacağı dava dilekçesinden anlaşılamamaktadır. Davacı yanca sözleşmenin hangi maddesine göre alacak talep edildiği belli değildir. Geçerli bir sözleşme olduğunu kabul etmemekle birlikte taraflar arasındaki sözleşme müvekkilin yaptığı tüm satışlara ilişkin değildir. Sözleşmenin Konusu başlıklı 2. Ve ek sözleşmede açıkça konu ve kapsam yazılıdır. Müvekkilin tüm satışlarından hak ediş talep edilmesi haksızdır. Yine davacının cezai şart isteme hakkı yoktur. Cezai şarta ilişkin düzenleme ürün satışı veya tedarik sorunu nedeniyle düzenlenmiştir. Sözleşme kurulamadığından mal satışı vs olmamıştır. Nitekim davacının da bu yönde bir iddia yoktur. Vade farkı olarak talep edilen kalemin dayanağı açıklanmamıştır. Davacının faiz talebi vardır. Vade farkının hangi sebeple istendiği belli değildir. Yine vade farkı hesabının nasıl yapıldığı da belli değildir. Kabul anlamına gelmemekle birlikte tüm talepler zamanaşımına uğramıştır. Sözleşme tarihi 19.03.2019 dur. Sözleşme imza tarihinden bu yana 3 seneye yakın süre geçmiştir. Hangi işletme üretilen malın pazarlanması için 3 yıl bekler? davacının malın satımı pazarlanması hususunda hiçbir katkısı olmamıştır. Üretilen ürünler müvekkil şirketin satış pazarlama bölümündeki şirket çalışanları vasıtası ile pazarlanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme uygulama alanı bulamadığından tarafımızca feshedilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini saygıyla dileriz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Bilirkişiden alınan 31/10/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;
"1- İnceleme yaptığım Davalı Şirketin Bilanço usulüne tabi olduğu ve bu duruma göre de T.T.K. 64 Maddesi gereği Yevmiye defteri Envanter defteri, Kebir defteri tutmakla mükellef olduğu ve incelenen 2019/2020/2021 yılı hesap döneminde E-Defter mükellefi olduğu tespit edilmiş zorunlu aylık beratların zamanında beyan edildiği,
2- İnceleme yapmış olduğum davalı taraf ticari defterlerinde dava dışı Devlet Malzeme Ofisinin, Her bölge için farklı alt hesaplarda takip edildiği, yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere 2020 mali döneminde toplam 172.164,19 TL 2021 mali döneminde ise 722.447,04 olmak üzere toplam satışlarının 894.611,23 TL olduğu tespit edildiği, fakat taraflar arasında belirlenmiş sözlü veya sözleşme içeriğinde yazılı hesaplama oranı olmadığından davacı tarafın toplam hakediş tutarının ne kadar olduğunun hesaplanamadığı,
3- Dosya içeriğinde ki Whatsapp yazışmalarından anlaşılacağı üzere taraflar arasında Devlet Malzeme Ofisi ile ilgili şifre ve Kep adresi bilgilerinin davalı taraftan talep edildiğinin anlaşıldığı,
4- İnceleme yapmış olduğum davalı ticari defterlerinde davacı tarafından davalıya keşide edilmiş fatura kaydının olmadığı,
5- Davacı tarafın dava dilekçesinde ifade ettiği, taraflar arasında imzalanan Ek1 Sözleşme içeriğinde milli savunma bakanlığı ve iştiraki kuruluşlarına yapılan satışlardan kaynaklı hakkediş ile ilgili inceleme yapılan davalı taraf ticari defterlerin iş bu Kurumlara yönelik satış kaydının rastlanılmadığı, Sayın Mahkemenizin uygun görmesi halinde davacı taraftan kurum bilgilerinin alınarak ilgili kurumlara müzekkere yazılıp davalı ile kurum arasında imzalanmış ihale, doğrudan temin varsa cari hesap özetinin istenilmesi,
Yönündeki görüşlerimi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygıyla Arz Ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 08/10/2023 tarihli ek bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "1- Sayın Mahkemenizin ara karar gereği iş bu dosyaya atanan sektör bilirkişisinin 15.09.2023 tarihli bilirkişilikten çekilme konulu dilekçesinde “ Sayın Mahkemeniz tarafından ilgili dosyada bilirkişi olarak görevlendirilmiş bulunmaktayım. Tarafımdan bilirkişi olarak "satılan ürünlerin niteliklerinin açıklanmasının ayrıca teamüllere göre talep edilebilecek varsa ücretin hesaplanmasının istenilmesine" konusu uzmanlık alanım içinde olmadığı için dava dosyasına katkı sağlamamın mümkün olmadığını ve bu yüzden davadan çekilme zaruretim doğmuştur.” açıklaması ile bilirkişilikten çekilmiştir. Diğer taraftan Sayın Mahkemenizin 13.06.2023 tarihli duruşma tutanağı ile “ taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile bilirkişi ara kararı gereği satılan ürünlerin niteliklerinin açıklanmasının ayrıca teamüllere göre talep edilebilecek varsa ücretin hesaplanması” uzmanlık alanım değildir. Ancak taraf itiraz dilekçeleri ile Sayım Mahkemeniz tarafından müzekkere yazılan DMO gelen cevap yazılarında ki ek cari hesapları incelenerek iş bu rapor hazırlanmıştır.
2-Davalı tarafın itiraz dilekçesinde ifade etmiş olduğu itirazların değerlendirmeye alınmadığı, Zira davalı firma DMO yaptığı tüm satışların taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden yapıldığının açık olduğu,
3- Kök raporda Sayım Mahkemenize rapor ettiğim üzere “İnceleme yapmış olduğum davalı taraf ticari defterlerinde dava dışı Devlet Malzeme Ofisinin, Her bölge için farklı alt hesaplarda takip edildiği, yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere 2020 mali döneminde toplam 172.164,19 TL, 2021 mali döneminde ise 722.447,04 TL olmak üzere toplam satışlarının 894.611,23 TL olduğu tespit edildiği, fakat taraflar arasında belirlenmiş sözlü veya sözleşme içeriğinde yazılı hesaplama oranı olmadığından davacı tarafın toplam hakediş tutarının ne kadar olduğunun hesaplanamadığı” Sayın Mahkemeniz tarafından 23.01.2023 tarihinde Ankara Ticaret Odası İç Ticaret Müdürlüğüne yazılanı yazıya gelen cevap yazısında "Satış Pazarlama ve Danışmanlık Hizmeti bedelinin belirlenmesi çalışmalarımız olmadığından kayıtlarımızda veri bulunamamış olup, ayrıca piyasadan da geriye doğru söz konusu tarihler için fiyat bilgisi sağlanmasının mümkün olamayacağı görüş ve kanaatine varıldığının” Sayın Mahkemenize bildirildiği,
4- Sayın Mahkemeniz tarafından DMO yazılan müzekkereye gelen cevap yazı ekinde ki sunulu cari hesap özetlerindeki tüm muhasebe hareketlerinin fatura seri numara ve tutar olarak birebir davalı kayıtları ile örtüştüğünün tespit edildiği,
5- Kök raporda ifade edildiği üzere taraflar arasında imzalanan 19.03.2019 tarihli sözleşmenin 4. Maddesine göre sözleşme kapsamına giren satışlarda hakkediş oranın yazılı olmadığı gibi inceleme yapmış olduğum davalı defterlerinde davacı tarafından davalıya keşide edilmiş fatura kaydının olmadığından, davalı tarafından DMO gerçekleşen toplam 894.611,23 TL satıştan davacı tarafın ne kadar komisyon alacağının olacağının hesaplanamadığı,
Yönündeki görüşlerimi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygıyla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, "Satış Pazarlama ve Danışmanlık Sözleşmesi" nden kaynaklanan hizmet veren davacının, hakediş alacağı, cezai şart bedeli, vade farkı ve mahrum kalınan kar tazminatı tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında, DMO, MSB iştirakı ve kuruluşlarına davalının ürettiği ve ithal ettiği ürünlerin satışı için danışmanlık hizmeti verildiği ve görüşmeler sağlandığını, görüşme sonrası satışa ilişkin fatura düzenleme yetkisinin davalı tarafta bulunduğunu,satışların bildirilmemesi nedeniyle sözleşmeye aykırı davranıldığını, davalı tarafça satışa ilişkin faturalar taraflarına gönderilmediğinden hakediş bedelinin hesaplanmasının mümkün olmadığını, gecikmiş ödemelerden kaynaklı vade farkı alacağının doğduğunu, sözleşmeye aykırılık nediyle cezai şart tazminatının ödenmesi gerektiğini ve sözleşme süreleri için (ilave süreler dahil) mahrum kalınan karın tahsilini talep etmektedir.
Davalı taraflar arasındaki sözleşmelerin uygulama alanı bulmadığını, taahhütlerin yerine getirilmediğini, 28/04/2021 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, satışı gerçekleşen ürünlerin müvekkilinin satış ekipleri tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili, sözleşmenin eylemli olarak sonlandırıldığını ve eylemli sonlandırmanın dayanağı olarak, müvekkilinin davalının ürettiği ve ithal ettiği ürünlerin satışı için yapılan görüşmeler sonucu satışı yapılan ürünlere yönelik davalı yanca düzenlenen faturaların birden fazla kez talep edilmesine karşılık gönderilmemesini ve bu nedenle hakedişin hesaplanamadığını göstermektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmede hakedişe yönelik oran belirtilmediğinden bilirkişilerin ön raporunda belirtilen ilgili yerlere müzekkereler yazılmış ve yazı cevapları celp edildikten sonra mevcut bilrikişilerden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 15/04/2024 tarihli ek raporunun sonuç kısmına göre; "Dava dosyasında Sayın Mahkemece sorulup oransal olarak cevabı gelen somut iki adet veri bulunmaktadır. Birincisi Gaziantep Esnaf ve Sanatkarlar Odasınca davalı üretici firma olan davalının sattığı maldan elde edebileceği kar oranı %40 olarak belirtilmiş, İkincisi... temizlik firmasınca malını piyasaya tanıtan/pazarlayan Bayilerine (davalının malını pazarlayan/tanıtan davacı gibi) kardan verdiği %10 luk paydır denmiştir. Dava dosyasında başkaca somut bir veriye rastlanılmamış olup var olan verilere göre hesaplamalar aşağıdaki gibidir. Tarafların uzlaştığı başkaca bir oran olduğu takdirde heyetimizce gerekli hesaplamalar yeniden yapılabilecektir.
Davacının dava dilekçesinin sonuç bölümündeki talepleri aşağıdaki gibidir.
-5.000,00 TL hakediş alacağı ile hakedişe konu satışa ilişkin ödemenin yapıldığı tarihten sonraki 3 iş gününden itibaren hesaplanmak üzere şimdilik 500,00 TL vade farkının(hem hakediş alacağına hemde vade farkı alacağına) 12.10.2021 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle,
-1.000,00 TL cezai şart(hesaplanacak hakedişin 3 katı tutarında olmak üzere)
-500,00 TL mahrum kalınan kar (davalıya bildirim yapıldığı ancak dönüş alınamadığı tarih olan 10.05.2021 tarihinden başlayarak, her iki sözleşmenin de bitim tarihine ilave 2 yıl boyunca hesaplanmak üzere)
Toplam 7.000,00 TL’nin davalı şirketten alınarak davcaıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir
1) Hakediş Alacağı Ve Mahrum Kalınan Karın Hesabı: Davacı yanca 10.05.2021 tarihine kadar olan satışlardan doğan alacağı için 5.000 TL, 10.05.2021 tarihinden sonraki 2 yıl içinde elde edilebilecekken mahrum kalınan kar için 500,00 TL talep edilmiştir.
Heyetimizin Değerlendirme Ve Görüşleri: Davalının incelenmiş Ticari Defterlerinde toplam KDV Hariç 894.611,23 TL bedelinde Devlet Malzeme Ofisine mal sattığı Bilirkişi Raporunda tespit edilmiştir.
Toplam satış yapılan 894.611,23 TL dikkate alındığında; davalının işbu satıştan %40 oranı üzerinden 357.844,49 TL kar elde edebileceği, davacıya kardan %10 verdiği takdirde ise davacının hakedişinin 35.784,45 TL olabileceği hesap edilmiştir.
Davacı yanca 10.05.2021 tarihi sonrası mahrum kalınan karının talep edildiği, sözleşmede davalı yanca belirtilen firmalara yapılan satış rakamları üzerinden davacının hakediş talep edebileceği belirtilmiş ve davalı yanca sözleşmede belirtilen kurumlardan sadece Devlet Malzeme Ofisine satış yapıldığı görülmüş, yapılan satışların 19.08.2020 ile 06.12.2021 arasında gerçekleştiği, bu tarihten sonra davalı yanca satış yapılmadığı tespit edilmiştir.
Buna göre davacının belirttiği gibi 10.05.2021 tarihine kadarki satışları olan 331.581,62 TL dikkate alındığında; %40 davalı karı olan 132.632,65 TL nin %10 davacı hakedişi 13.263,26 TL olarak, 10.05.2021 tarihinden sonra gerçekleşmiş satışlar üzerinden davacının mahrum kaldığı kar tutarı ise (35.784,45-13.263,26=) yada (894.611,23-331.581,62=563.029,61*40/100=
225.211,85*10/100=) 22.521,19 TL olarak hesaplanmaktadır.
2) Ticari Faiz Hesabı: Davacı yanca 12.10.2021 tarihinden itiaren işleyecek ticari faiz talep etmiş olup, Noter ihtarnamesinin 19.10.2021 tarihinde davalıya tebliğ edildiği ve noter ihtarnamesinde tebliğden itibaren 5 iş günü içinde ödeme yapılmasının talep edildiği gözetildiğinde, Heyetimizin Değerlendirme Ve Görüşleri: Alacak davası kapsamında Sayın Mahkemenizce karar verilecek olan alacak için 26.10.2021 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için avans faiz hesaplanması uygundur.
3) Vade Farkı Hesabı: Taraflarca imzalanan sözleşmenin 5.maddesinde ”ödemesi gecikmiş olan Hakediş/Hakedişlerle alakalı olarak davacı yanca davalıdan vade farkı isteme hakkına sahiptir.” denmektedir.
Heyetimizin Değerlendirme Ve Görüşleri: Taraflarca ne kadar Vade Farkı talep edileceği ile ilgili bir oran sözleşmede belirtilmemiştir. Davacı yanca ödenmeyen hakedişler için vade farkı İSTEYEBİLİR denmiş ve dava dosyasında davacı yanca davalıdan somut olarak vade farkını Bornova ...Noterliğinin 12.10.2021 tarihli ... nolu ihtarnamesi ile talep ettiği 19.10.2021 de tebliğ edildiği görülmektedir.
Ancak davacı yanca hakedişe konu satışa ilişkin ödemenin yapıldığı tarihten sonraki 3 iş gününden itibaren hesaplanmak üzere şimdilik 500,00 TL vade farkı talep edilmiştir. Sayın Mahkemenizce davacı yanca vade farkı talep edilebileceğine hükmedilmesi durumunda vade farkı oranının ne olması gerektiği ile hangi tarihten itibaren (vade farkının talep edildiği tarih 12.10.2021 olup, 19.10.2021 de teslim edildiği noter ihtarnamesi) vade farkı hesaplanması gerektiğinin heyetimize somut olarak belirtilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde taraflarca vade farkı oranı belirlenmemesinden ve sözleşme hükmüne göre istenebilir hükmü çerçevesinde hangi tarihten itibaren vade farkının hesaplanacağının da belli olmamasından dolayı herhangi bir hesaplama yapılamamaktadır.
4) Cezai Şart Bedel Hesabı: Davacı yanca 1.000,00 TL cezai şart(hesaplanacak hakedişin 3 katı tutarında olmak üzere) talep edilmiştir.
Heyetimizin Değerlendirme Ve Görüşleri: Taraflarca imzalanan Sözleşmelerin 6-c. Maddesinde ”Tarafların bu sözleşmeye aykırı hareket etmeleri halinde, aykırı hareket eden taraf bu aykırılık nedeni ile ORTAYA ÇIKAN VEYA ÇIKABİLECEK ZARARLARIN VE MAHRUM KALINACAK MENFAATİN, hakedişin en az 3(üç) katı tutarında olmak üzere cezai şartı diğer tarafa ödeyecektir.” denmektedir.
Bu madde de sözleşme hükümlerine aykırı davranılması sebebi ile ortaya çıkan veya çıkabilecek zarar ile mahrum kalınacak menfaatin hukuki olarak oluşup oluşmadığı ile oluştu ise yukarıda belirtilen hangi tutarlar olduğunun Sayın Mahkemenizce somut olarak belirtilmesi durumunda 3 ile çarpılarak tutar bulunabilecektir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davalı vekili her ne kadar gelen yazı cevaplarında belirtilen oranın bayilere yönelik olduğunu savunmakta ise dava dışı .... A.Ş.' den gelen yazı cevabı;"2019 yılının 3. Ayı ve sonrasına ilişkin kimyasal temizlik ürünlerinin satış, pazarlama danışmanlık hizmeti sonucu satışına aracılık eden firmalara belirtilen tarihte ödenmesi gereken yüzdelik oran ve/veya hakkediş oranının kesin olmamakla beraber değişkenlik gösterdiği yüzdelik oranın bayilerde %10-12, satış noktalarında ise %15-45 aralığında değişen marjlar mevcut olduğu belirtilmiştir. Bilgilerinize sunarız " ifadesi ile mahkememize gönderilmiş olup mevcut bilirkişiler tarafından da en düşük oran dikkate alınmıştır. Mahkememizce tarafların mutabakat sağlamayamadığı oran için başkaca emsal toplanamadığından ve bu hususta aksi yönde başkaca bir delilde ibraz edilmediğinden %10 oranı hükme esas alınmıştır.
Tüm bu nedenler ile, taraflar arasında davalının ürettiği ve ithal ettiği temizlik ürünlerinin satışına yönelik tek yetkili aracı ve danışman firmanın davacı olduğu (sözleşmelerin 2b-1 maddeleri), danışmanlık hizmetinin DMO ile MSB iştirakı ve kuruluşlarını kapsadığı, mahkememizce yazılan müzekkerlere göre MSB iştirakı ve kuruluşlarına yapılan satışın bulunmadığı ancak DMO' ne davalı yanca satışın yapıldığı celp edilen müzekkere cevabı ile bilirkişi raporları ile sabit olmakla, dosyaya sunulan yazışmalar ve talimat yolu ile dinlenen tanık anlatımlarına göre davacının satışa aracılık ettiği görülmekle, kaldı ki sözleşmeye göre de tek danışmanın davacı olarak atandığı anlaşılmakla, davalı taraf sözleşme ilişkisinin her ne kadar tarihinde feshedildiğini savunmuş ise de bu yönde bir delilin dosyaya sunulmadığı, yazılı olarak yapılan sözleşmenin aynı şekil şartları ile feshedilmesi gerektiği bu halde sözleşmenin hala ayakta olduğu ve davacının müspet zararını talep etme hakkının bulunduğu, mahkememizce aldırılan son bilirkişi raporuna göre davalının DMO yaptığı satışlar sonucu (celp edilen emsal oranlara göre) ortalama 35.784,45 TL hakediş alacağı ile 22.521,19 TL mahrum kalınan karın bulunduğu ve bu alacağın mahrum kalının karı da karşıladığı (01/10/2021 tarihinden sonra satışlar olmadığından), cezai şart bedeli ile vade farkı alacağının hakediş üzerinden hesaplanacağının açıkça sözleşmede kararlaştırıldığı ve hakedişin taraflarca karşılıklı mutabakat ile yapılması gerektiği (sözleşmenin 4. Maddesi) buna karşılık taraflarca hakediş ile komisyon oranı sözleşmenin kurulduğu 19/03/2019 tarihinden itibaren belirlenmediği görüldüğünden davacının iş bu taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 35.784,45 TL hakediş alacağı ile 22.521,19 TL mahrum kalınan karın 27/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 3.982,85 TL karar ve ilam harcının yatan 7.069,55 TL peşin harç ve ıslah harcından mahsubu ile artan 3.086,70 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 3.982,85 TL ve 59,30 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 633,25 TL posta ve diğer giderler ile 6.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.633,25 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 933,28 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Yargılama sırasında davalı tarafından yatırılan ve harcanan 100,00 TL posta ve diğer giderlerin kabul red oranı nazara alınarak 85,93 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 55.414,39 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 1.134,27 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 185,73 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/09/2024
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza