T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/17 Esas
KARAR NO: 2023/907
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/01/2021
KARAR TARİHİ: 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı araç, 04/01/2020 tarihinde davacının sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı araca çarparak trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiği, davacı kaza neticesinde yaralandığını yaşanan kazada yüzde yüz kusurlu tarafın, davalı ... olduğu kaza tespit tutanağı ile açıkça tespit edildiğini, bu süreçte davacı 1 ay iş göremez duruma gelmiş ve daha sonrasında da tedavi amaçlı hastaneye gidip gelmeye devam etmiş ve etmekte olduğunu, tedavi gördüğü süreçte işverence aylık ücreti kendisine ödenmemiş ve davacı kazanç kaybı yaşadığını, gerçekleşen kazada kusurlu olduğu belirtilen... plakalı aracın davalı şirket nezdinde... numaralı ZMMS poliçesi mevcut olduğunu, bu sebeple; iş göremezlik ödeneğinden ve diğer tedavi giderlerinden, Karayolları Trafik Kanunu gereği söz konusu poliçe kapsamında davalı şirketin de sorumluluğu bulunduğunu, kazanın gerçekleştiği tarihte, ... Turizm Organizasyon Reklam Ajansı Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine ait iş yerinde Garson - Barmen olarak ve aylık net 3.000,00-TL maaşla çalıştığını, dolayısıyla davacı geçici ve sürekli iş gücünden kaynaklı tazminat miktarı hesaplanırken de bu maaş üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, alacakların tahsil kabiliyetinin engellenmemesi ve davalının mal kaçırma ihtimaline binaen, kazaya karışan ... plaka sayılı araç üzerine 3.şahıslara devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, davacının yaşamış olduğu maddi kayıplara istinaden, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 100,00-TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının yaşanan kazadan ötürü duyduğu elem ve ızdırap ile yaşadığı psikolojik sorunların bir nebze tatmini için 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı vekili müvekkili şirketin adresinin İstanbul ili yargı sınırları içinde bulunmakla yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, bu nedenle dava yetkisiz mahkemede açıldığını, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, davacı taraf delil listesinde yazılı bulunan delillerin tarafımıza tebliğ edilmediğini, belge ve delillerin tarafımıza tebliğ edilene kadar cevap verme ve karşı delil sunma hakkımızı saklı tuttuğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati olmadığını, davacı tarafın gerekli evrakların tamamının müvekkili şirkete ibraz edilmediğini ve müvekkili şirket eksik evrakların tamamlanması gerektiğini ve tamamlanması halinde talebin değerlendirileceğini davacıya ilettiğini, davacının eksik evrakları tamamlanmak yerine direkt olarak dava açmayı tercih ettiğini, müvekkili şirketin gerekli işlemleri yaparak tazminat miktarını belirleyebilmesi ve ödeme yapabilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur oranını tespiti bakımından dosyasının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin gerektiğini, davaya konu araca ait sigorta poliçesi incelendiğinde açıkça görülecektir ki müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olacağı limitlerin belirlendiğini, davacı yanın iş bu limitlerin üstünde bir bedeli davalı müvekkili şirketten talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 04/01/2020
tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sürücüsü olup, davalı ...,... plakalı aracın sürücüsü, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
Davalı ... ANONİM ŞİRKETİ' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay ... Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin ... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kazaya karışan ... plakalı araç 06.01.2019-2020 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 04/01/2020 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı ... ' in sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... plakalı aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacağından (TBK madde 49) kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden ve manevi tazminattan sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 07/07/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut belgelere göre;
"...doğumlu, ...’un 04/01/2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen kot kırığı yaralanmasının;
1)20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği,
3) Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur."şeklinde Adli tıp raporu sundukları görülmüştür. Sunulan rapor kaza tarihinde ki yönetmeliğe uygun hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
Mahkememizin 27/1/2022 tarihli celsesi 2 nolu ara kararı gereğince; tedavi masraflarına yönelik; 2918 sayılı sayılı Yasanın 98. Maddesi kapsamında kalan ve kalmayan giderin ayrı ayrı talepte dikkate alınarak hesaplanması ile davacının geçici iş göremezlik tazminatının asgari ücret üzerinden belirlenmesi için ve ayrıca kusur durumuna ilişkin olarak Bilirkişilerden alınan 19/04/2023 tarihli bilirkişi raporun sonuç kısmına göre ;
"... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5, 47/c, 56/a ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu.
... plaka sayılı davacı araç sürücü...’un meydana gelen kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı.
Dava dışı yolcular ..., ... ve ... davalı sürücü idaresindeki araçta yolcu konumunda olup meydana gelen kazaya etken faktörleri ve kural ihlalleri olmadığı.
04.01.2020 tarihinde yaralanan...’un geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 3.487,06 TL olduğu,
Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı,
SGK sorumluluğunda olmayan tedavi giderinin 600,00 TL olduğu,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 4.087,06 TL’ye tekabül ettiği kanaatiyle, Manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere " sundukları görülmüştür.
Kusura ilişkin değerlendirme; açıkça itiraza uğramayan ve kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan, tazminata ilişkin hesaplama ise, davacı vekilinin talebi gibi geçici işgöremezlik bedeli asgari ücret üzerinden yapıldığından ve mahkememiz ara kararı gereği 2918 Sayılı yasanın 98. Maddesi incelenerek hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, bilirkişi rapor doğrultusunda müddeabihi 3.987,06-TL artırarak toplamda 4.087,06-TL'nin muaccel oldukları tarihten itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile, 04/01/2020 tarihli trafik kazasında davalı sürücü ...' in tam kusurlu bulunduğu, sürücü kendi kusurundan sigorta şirketi ise sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin 1,5 ay olduğu, mahkememizce aldırılan doktor- aktüerya bilirkişisi raporuna göre davacının 3.487,06 TL geçici işgörezlik ve SGK' nın sorumluluğunda olmayan 600,00 TL tedavi gideri zararının bulunduğu anlaşılmakla maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalı sürücü ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren aracın kullanım amacı ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK' nın 56. maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kural olarak manevi tazminat yalnız olay sırasında duyulan değil, bütün hayat boyu duyulup ve çekilecek elem ve ızdıraba karşılık olarak takdir edilen bir karşılıktır. Bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma raporu, kaza tarihi, kusur durumu, maluliyet oranı, iyileşme süresi ve kaza tarihinde ki paranın alım gücü göz önüne alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-3.487,06 TL geçici işgöremezlik ve 600,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 4.087,06 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 28/09/2020 tarihinden diğer davalı ...'den ise kaza tarihi olan 04/01/2020 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-3.500,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den 04/01/2020 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 279,18 TL karar ve ilam harcının yatan 350,92 TL peşin harç ve ıslah harcından mahsubuna,
3-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 239,08 TL karar ve ilam harcının davalı ...'den alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 279,18 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yatırılan ve harcanan 278,5 TL posta ve diğer giderler, 1.750,00 TL bilirkişi masrafı, 1.035,00 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 3.063,50 TL'nin kabul ret oranına göre hesap edilen 429,25-TL'nin 231,24.-TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 198,01-TL'nin ise davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan ve harcanan 80,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 1,15TL' sinin davacıdan alınarak sigorta şirketine ödenmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 4.087,06 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 3.500,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davalılar ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduklarından A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 40,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya ödenmesine,
10-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 12,80 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 1.307,20 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda manevi tazminat yönünden tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık , maddi tazminat yönünden ise KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
09/11/2023
Katip ...
E imza
Hakim ... ¸
E imza