T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/303 Esas
KARAR NO: 2024/643
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/04/2021
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı ...'in 17/04/2019 Tarihinde sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı kamyonet ile Konak Dokuz Eylül meydanından Konak İstikametine seyir halinde iken yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması neticesinde meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasında davacı Müvekkilim yaralanmıştır. Kaza tutanağında, ... Plakalı araç sürücüsü ...2918 s. KTK 'nun 52/1-b den, yaya olan davacı müvekkilim ise 2918 s. KTK'nun 68/1-c den kusurlu olarak gösterilmiş ise de; kazanın meydana gelmesinde asıl ve tek kusurlu olan taraf davalı sürücüdür. tutanağındaki kusur durumunu kabul etmemekteyiz. Tarafların kusur oranının raporu alınması gerekmektedir. Bu sebeple kaza belirlenmesi için kusur kazaya sebep olan ... Plakalı aracın maliki ... olup, işleten olarak sürücü ile birlikte nüştereken ve müteselsilen sorumludur. ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi(Trafik Poliçesi) ... Sigorta A.Ş tarafından... poliçe numarası ile tanzim edilmiştir. Poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri 25/10/2018-25/10/2019 olup kaza tarihini kapsamaktadır. ZMM poliçesinde kişi başına sakatlanma ve ölüm teminatı 360.000TL TL dir. Davalı sigorta şirketi de 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 91. Maddesi gereğince işleten ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu nedenle dava sigorta şirketine de yöneltilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 97. Maddesi gereğince dava açılmadan önce 28/10/2020 tarihinde... Sigorta A.Ş'ye mail üzerinden başvuru yapılmış ve ... numaralı hasar dosyası açılmıştır. Sigorta şirketine başvuru yapıldığına ve hasar dosyası açıldığına dair davalı ... Siorta şirketinin mailden gönderdiği cevap dilekçemiz ekindedir. Ayrıca Ticari dava şartı zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya müracaat edilmiş olup taraflar arabuluculuk aşamasında da anlaşamadığından işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur. Davalı ... Sigorta şirketine ilk müracatımız üzerine, ödemenin yapılabilmesi için, Sigorta Genel Şartlarına göre müvekkilimden "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Çerçevesinde Düzenlenmiş Erişkinler İçin Terör Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu" alması ve sigorta şirketine sunması talep edildiğinden, istenen rapor alınarak davalı sigorta şirketine sunulmuştur. Bu maluliyet raporuna göre davacının Maluliyet oranı %11 dir. Ancak sigorta şirketi hiçbir ödeme yapmamıştır. Davacı müvekkilimin yaralanması sonucu alnında açık yara, kafatasında darbe, dizlerinde yaralanma, kulağında işitmekaybı meydana gelmiştir. Müvekkilimin bacağının bilek kısmına yakın bölgede halen tekerlek izleri, ezilme ve doku zedelenmesi mevcuttur. Kulakta işitme kaybı, dizlerde hareket kısıtlılığı da meydana gelmiştir. Bu sebeple davacının tüm yaralanmaları ile ilgili olarak maluliyet durumunun ve
maluliyet oranının, maluliyet tespit işlemleri yönetmeliği hükümlerine göre yeniden belirlenmesi gerekmektedir. Davacı müvekkilim öğretmen emeklisi olup aynı zamanda kaza tarihinde “...” sorumlu müdür olarak çalışmakta ve ek kazanç elde etmekte idi. Kaza tarihinde kuruluş aşamasında olan ...anaokulunda, kuruluş işlemleri ile görevli olarak çalışan davacının o tarihte henüz sigorta girişi yapılmamış ise de; çalıştığına ve ek kazanç elde ettiğine dair tanıklarımız ve Karabağlar Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden alınan belge mevcut olup belgeyi dilekçemiz ekinde sayın mahkemeye sunarız. Kazası sonrasında davacı müvekkilim, çalışamamış maddi ve manevi zarara uğramıştır. Evdeki günlük mutad işlerini dahi tek başına yapamamış, eşinin ve kızının yardımı ile günlük mutad işlerini yapabilmiştir. Kazanın sebep olduğu yaralanma nedeniyle bundan sonra kalan yaşamında gerek çalışırken gerekse günlük mutad işlerini yaparken diğer insanlara göre çok daha fazla güç ve efor sarfetmek zorunda kalacaktır.Bu sebeple maddi tazminat talep etmekteyiz. Davalılar, kaza sonrasında müvekkilimi aramamış maddi manevi hiçbir ihtiyacını karşılamamışlardır. Arabuluculuk aşamasında da maddi ve manevi zararı karşılamaktan kaçındıklarından anlaşma sağlanamamıştır. Bu sebeplerle davacının geçici ve sürekli kısmi iş göremezlik zararı olarak maddi zararının, duyulan elem ve üzüntülerin çekilen sıkıntıların bir nebze olsun hafifletilmesi için manevi zararının davalılardan tazmini istemiyle işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur. Açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve Usul Kanunun 107. maddesi gereğince gerçek miktara yükseltilmek kaydı ile ; Davacının yaralanması sebebiyle meydana gelen Maluliyet Zararının(Tıbbi İyileşme süresi de dahil Geçici İş göremezlik ve Sürekli İş göremezlik) zararının karşılığı olarak şimdilik 1.000TL(Bin Türk Lirası) maddi tazminatın davalılar ...ten kaza tarihinden, davalı Sigorta Şirketinden İhbar Tarihinden İtibaren İşleyecek avans faizi ile aksi halde yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen (Davalı Sigorta Şirketinden poliçe Teminat Limiti ile Sınırlı Olarak müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine, davacının yaralanması sebebiyle çekilen sıkıntıların duyulan elem ve ızdırabın bir nebze olsun hafifletilmesi için 15.000TL (On Beş Bin Türk Lirası)manevi tazminatın daval...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile aksi halde yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine(ZMM poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu değildir.), yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; " Usule uygun olmayan başvuru nedeniyle davanın reddine, davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebinin ZMMS poliçe teminatı kapsamında olmaması nedeniyle reddine, tazminat sorumluluğumuzun doğması durumunda hesaplamaların Hazine Müsteşarlığına kayıtlı uzman bilirkişilerce, TRH 2010 Mortalite tablosu esas alınarak yapılmasına, eğer esas incelemesi yapılacak ise dosyada kusur ve maluliyet tespiti yapılmasına, yasal faize hükmedilmesine, aleyhimize yargılama ücreti ve vekalet ücretine hüküm kurulmamasını saygılarımızla arz ve talep ederiz." şeklinde cevap verdiği görülmüştür.
Davalı gerçek kişiler vekili cevap dilekçelerinde özetle; "Zaman aşımı nedeniyle, davanın reddine karar verilmelidir. Ceza yargılamasında, asli kusurlu tarafın davacı taraf olduğu belirlenmiştir. Eldeki davada, yaya asli kusurlu olup müvekkil sürücü kusursuzdur. Her ne kadar bilirkişi raporunda müvekkilin, fren tedbirinde geciktiği ifade edilmişse de bilirkişinin de kabulünde olduğu üzere müvekkil frene basmıştır. Davacı yaya, asli kusuru ile müvekkilin kaza yapmasına sebep olduğu için hukuki sorumluluğu olduğu gibi cezai sorumluluğu da bulunmaktadır. Maluliyet oranı ve davacının iddia ettiği sağlık durumu gerçeği yansıtmamaktadır. Davacı yanca, her ne kadar davacının sağlık durumu gerçek dışı şekilde ağır gösterilmişse de dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile celp edilecek ceza dosyasında sunulu belgelerden bu durumun gerçek olmadığı anlaşılacaktır. Kabul anlamına gelmemekle beraber; maluliyet oranı mahkemenizce tespit ettirilecek olursa; hazırlanacak bilirkişi raporunda maluliyet tespit edilmesi halinde; maluliyetin geçici nitelikte olup olmadığı, kaza ile netice arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve maluliyetin sürekli olup olmadığı konuları belirlenmelidir. Davacı, kaza tarihinde emekli olup yaşanmış / muhtemel gelir kaybı bulunmamaktadır. Açıklamış olduğumuz gerekçelerle; haksız ve yersiz davanın tüm talepler açısından reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin kazaya sebep olan kusurlu davacıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekaleten talep ederiz." şeklinde cevap verdiği görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 17/04/2019
tarihli trafik kazasında yaya olup, davalı... plakalı aracın sürücüsü, davalı ... işleteni, davalı sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava vekilinin 10/10/2022 tarihli dilekçesinin ekinde yer alan 28/10/2020 tarihli dilekçeye göre (e-mail) davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden ...n kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay 10. H.D.'nin 2016/10172 E. - 2019/10217 K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kazaya karışan ... plakalı araç 25.10.2018-2019 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 17/04/2019 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı... in sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... , ... plakalı aracın işleteni, diğer davalı ... ise araç sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden ve manevi tazminattan sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 31/01/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Davalı sürücü ...'in %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu,
B) Davacı yaya...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
-İzmir... ASCM' nin... Esas sayılı dava dosyasında davalıya trafik kazası sebebiyle tali kusur verildiği, mahkememizce ATK' dan alınan raporda da davalıya %25 kusur atfedildiği bu hali tek maddi vakıada kusur durumunun çelişki içermediği ayrıca kaza tespit tutanağında da aynı durumun belirlendiği görüldüğünden mahkememizce davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'den alınan 04/11/2022 tarihli sağlık kurulu raporunun sonuç kısmına göre; "Mahkemenizin... Esas nolu dosyası içerisinde gönderilen ve kişiye ait kaza tarihli radyografileri içerdiği düşünülen 1 (bir) adet CD’nin kırık olduğu, kişinin vücudunda kemik kırığı olduğunu gösteren grafilerin temini halinde yeniden değerlendirilebileceği, mevcut belgelere göre;
... oğlu,... doğumlu...’ın 17.04.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi'den alınan 24/05/2023 tarihli sağlık kurulu raporunun sonuç kısmına göre; "Dosyaya eklenen kişinin olay tarihinde gördüğü tedaviler sırasında çekilen radyoloji tetkiklerini içerir 1 (bir) adet CD’nin incelendiği, dosyada ek başka tıbbi evrak bulunmadığı cihetle; Kurulumuzun 04.11.2022 tarih, ... Karar nolu mütalaasında değiştirilecek veya eklenecek bir husus bulunmadığı oy birliğiyle mütalaa olunur."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu... Üst Kurulundan alınan 04/01/2024 tarihli sağlık kurulu raporunun sonuç kısmına göre; "...hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde;
Kişinin dava konusu olay tarihinde müracaat ettiği sağlık kuruluşunda vücudunda derin yumuşak doku lezyonları tanımlandığı, kemik kırığı tarif ve tespit edilmediği cihetiyle,
... doğumlu ...’ın 17.04.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının;
A-) 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0(yüzdesıfır) olduğu,
B-) İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1(bir) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
-Sunulan raporlar kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından ve dava dosyası arasında bulunan 25/11/2020 tarihli raporda belirlenen maluliyet oranının kazayla ilişkili olup olmadığı saptanamadığından çelişkide giderildiğinden son rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Maddi tazminat yönünden somut olayda;17/04/2019 tarihli trafik kazasında...plakalı aracın sigorta şirketi ve işleteni, davalı sürücü ... 'in kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı sürücünün %25 oranında davacı yayanın ise %75 oranında kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin 1 ay olduğu sabit olmakla, emekli davacının çalıştığı iddia edildiğinden ve dosyaya sunulan belgeler ile dinlenen her iki tanıkta davacının asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğini beyan ettiğinden kaza tarihinde ki net asgari ücret üzerinden davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten, davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden kaza tarihinden itibaren zarar veren araç kamyonet olduğundan işleten ve sigorta şirketi yönünden avans faiz, davalı sürücünün tacir olduğuna ilişkin bir iddia ileri sürülmediğinden sürücü yönünden ise yasal faiz işletilme karar verilmesi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK' nın 56. maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kural olarak manevi tazminat yalnız olay sırasında duyulan değil, bütün hayat boyu duyulup ve çekilecek elem ve ızdıraba karşılık olarak takdir edilen bir karşılıktır. Bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma raporu, kaza tarihi, kusur durumu, maluliyet oranı, iyileşme süresi ve kaza tarihinde ki paranın alım gücü nazara alındığında davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM ... H.D. ...Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
-505,14 TL geçici işgöremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 10/11/2020 tarihinden diğer davalılardan ise kaza tarihi olan 17/04/2019 tarihinden itibaren, ... ve sigorta şirketinden avans, ...' den ise yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE;
-5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...' den 17/04/2019 itibaren, ... yönünden avans, ...' den yönünden ise yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 34,50 TL karar ve ilam harcının yatan peşin harçtan mahsubuna,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 341,55 TL karar ve ilam harcının bakiye kalan peşin harçtan (238,74 TL) mahsubu ile eksik kalan 102,81 TL' nin davalılar ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 34,50 TL ve 59,30 TL başvurma harcının tüm davalılardan , 238,74 TL' nin ise davalılar ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 989,10 TL posta ve diğer giderler ile 7.528,00 TL ATK fatura masrafı olmak üzere toplam 8.517,10 TL yargılama giderinin kabul red oranı (2.930,48 TL) nazara alınarak 268,89 TL'sinin tüm davalılardan, 2.661,59 TL' nin ise davalılar ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 505,14 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 505,14 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalara ödenmesine,
8-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 5.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 5.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak ismi belirtilen davalılara ödenmesine,
9-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı gerçek kişiler vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda manevi tazminat yönünden tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık, maddi tazminat yönünden ise miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır