T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2021/42 Esas
KARAR NO : 2024/782
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 19/01/2021
KARAR TARİHİ: 13/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; 28.08.2020 tarihli trafik kazasında yaralanarak beden gücü ve efor kaybına uğrayan davacı için, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi gereğince, toplanacak deliller ve bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 100,00-TL beden gücü ve efor kaybı (geçici iş göremezlik ile sabit izlerden kaynaklanan), 100,00-TL beden gücü ve efor kaybı (kalıcı iş göremezlik ile sabit izlerden kaynaklanan) maddi tazminat tutarının sürücü ve işletenden 28/08/2020 kaza tarihi, davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizleri, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu davalılardan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı için 50.000,00-TL manevi tazminatın sadece işleten ve sürücüden 28/08/2020 kaza tarihinden işletilecek avans faizi, (sigorta şirketi hariç) yargılama giderleri ve avukatlık birlikte tahsiline karar verilmesi" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı ... ve ...vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "Davacı tarafından müvekkiller aleyhine açılan davayı kabul etmiyoruz. Davacı özetle; 28/08/2020 tarihinde davacının sevk ve iradesindeki...plakalı ... marka motosiklet ile müvekkillerden...n sevk ve iradesindeki ... plakalı... marka aracın karıştığı trafaik kazası nedeniyle yaralandığını, meydana gelen kazada müvekkilin kusurlu olduğunu iddia ederek geçici ve kalıcı iş görmezlik ile sabit izlerden kaynaklanan maddi tazminat ile (şimdilik 100,00'er TL), manevi 50.000-TL manevi tazminat bedellerinin ödenmesini talep etmiştir. Davacı her ne kadar davalı sürücü...Şahinoğlu'nun kusurlu olduğunu belirtmişse de, söz konusu trafik kazası sonucu kazaya karışan sürücü müvekkil...hakkında herhangi bir yargılama yapılmamış ve meydana gelen kazada tarafların kusur durumları gösteren denetime elverişli ve her türlü çelişkiden arınmış bir rapor tanzim edilmemiştir. Bu nedenlerle kusura ilişkin iddiayı ve dosyadaki mevcut kaza tespit tutanağını kabul etmiyoruz. Kaza tespit tutanakları, tarafların kesinleşmiş kusur durumlarını göstermediği gibi tek başına hukuki sonuç doğurmaya yeterli değildir. Halihazırda tarafların kusur durumlarını gösteren herhangi bir rapor mevcut değilken kaza tespit tutanağına dayanarak davalı müvekkil...'in kazananın meydana gelmesinde asli kusurlu kabul etmenin hukuka ve kanunlara aykırı olduğu her türlü izahtan varestedir. Bu nedenle yeniden kusur raporu alınması gerekmektedir. Davacı, geçirmiş olduğu kaza nedeniyle açık burun kırığı, çene orta hattında doku kaybı, sol ciltte yanakta sıyrıklar ve ekimoz yüzünün bazı kısımlarında ezilme meydana geldiğini, sürücü kursu eğitmeni olduğunu ve meydana gelen yaralanma nedeniyle oldukça mağdur durumda kaldığını ve mağdur durumda kaldığını belirterek zor günler yaşadığını iddia etmiştir. Davacı taraf; yaralanmaların yüz çevresinde meydana geldiğini ve motosiklet kullanıcısı, aynı zamanda sürücü kursu eğitmeni olduğunu belirtmiştir. Davacı taraf, motosikler sürücüsü olması nedeniyle motosikletini koruyucu ekipman ve özellikle KASK takarak kullanmak zorundadır. Ancak bu yükümlülüğünü yerine getirmediği için meydana gelen kazada yaralanmış ve yaralanmaya sebebiyet veren kendi kusuru olmuştur. Üstelik KASK ve KORUYUCU EKİPMAN kullanma yükümlülüğünü ihmal eden davacı, SÜRÜCÜ KURSU EĞİTMENİDİR. Normal sürücülerin göstermesi gereken özenden daha fazla özen göstermesi kendisinden beklenecek en doğal neticedir. Belirtilen yaraların yüz bölgesinde olması ve anılan bölgelerin de motosiklet sürücüsü olarak KASK takma yükümlülüğünü yerine getirerek engellemesi muhtemel ve sürücünün sorumluluğunda olan bir husustur. Bu nedenlerle; davaya konu kazanın yaralamalı neticelerine sebebiyet veren davacı sürücünün kendisi olup; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, varsa oluşabilecek zarar ile müvekkiller arasında bir illiyet bağı bulunmamaktadır. Davacı yan, uğramış olduğunu iddia ettiği zararlara ilişkin olarak 28/08/2020 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, zarar ve kusurlar belirli olmaksızın kaza tarihinden itibaren faiz talap edilmesi ve ayrıca tacir olmayan, ticari bir alacak niteliğinde olmayan talebe ilişkin avans faizi talebinde bulunması da yasal değildir. Bu sebeple faiz türü ile faiz başlangıç tarihine de itiraz ediyor ve taleplerin reddini talep ediyoruz. Davacı yan, yaşamış olduğu elim kaza nedeniyle oldukça mağdur olduğunu, covid-19 olma riskine karşı çok zorlandığını beyan etmiştir. Covid-19 riskinin yaşanan kaza ile bir illiyeti bulunmadığı gibi, yaşanan olayın sonuçlarına davacının sebebiyet vermiş olması nedeniyle kendi kusurundan kaynaklı olarak menevi tazminata hak kazanması da hukuken korunamaz. Bir diğer yandan, davacı yan kazanın olduğu an hemen olay yerinden ayrılmış, kaza yerinde saatlerce bekleyip, polislerin gelmesini, olayın tutanak altına alınmasını sağlayan müvekkil ...dir. Müvekkil..., yaşanan olay sonrasında gerek davacıyı gerekse çalışmış olduğu kurumu arayıp sürekli olarak durum hakkında bilgi almış, davacının gerek maddi gerekse manevi olarak muhtemel olabilecek ihtiyaçlarıyla ilgilenmiştir. Tüm bu gerçeklere rağmen davacının huzurdaki haksız davayı ikame etmesi, haksız kazanç sağlamaya çalışmasından ibarettir. hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "Söz konusu dava yetkisiz mahkemede açılmıştır. Davacı taraf, başvuru şartını yerine getirmeksizin iş bu davayı ikame ettiğinden haksız davanın reddi gerekmektedir. itirazlarımıza halel gelmemek kaydıyla her halükarda “maluliyet tazminatına” ilişkin tazminat hesabının zms sigortası genel şartları a.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerekmektedir. sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulü mümkün değildir. Somut olayda davacının müterafik kusuru dikkate alınarak tazminat tutarından indirim yapılması gerekmektedir.geçici iş görmezlik tazminatı trafik poliçesi teminatı dışındadır.her durumda somut olayda dava konusu kazanın, iş kazası olup olmadığının tespiti akabinde maluliyet geliri bağlanıp bağlanmadığının araştırılarak, başvuru yapılmış ve gelir bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin getirtilerek tazminattan tenzil edilmesi, başvuru yapılmamış ise hak sahiplerinin gelir bağlanması için kuruma müracaatlarının sağlanması için süre verilmesi gerekmektedir.davacının faize ilişkin talepleri bakımından;
yargılama masrafı ve vekalet ücreti bakımından;
Yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın yetkili İstanbul Mahkemelerine gönderilmesini,
Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini,
Her halükarda maluliyet tazminatı hesabının ZMS sigortası genel şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını,
Geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerin reddini,
Her durumda davacının müterafik kusurunun tespiti akabinde belirlenecek tazminat tutarından makul oranda indirim yapılmasını,
Her durumda davacıya yapılan ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısımlarının SGK Sigortalı Emeklilik Daire Başkanlığı’ndan getirtilerek hesaplanacak tazminattan tenzil edilmesini Her durumda sorumluluğa esas kusur oranlarının tespiti için dosyanın kusur bilirkişisine tevdiini, Davacının faize ve faiz başlangıcına ilişkin taleplerinin reddini,
Müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını,
arz ve talep ederiz." şeklinde talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE :
1-.Dava trafik kazasından kaynaklanan Sürekli ve Geçici İş Göremezlik ve Manevi Tazminat talebine ilişkin Belirsiz Alacak Davasıdır.
2- İzmir ili Menemen ilçesinde, 28.08.2020 tarihinde, davacı ... kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halindeyken davalı...'nun sevk ve idaresindeki, diğer davalı dışı...'nun maliki olduğu ve davalı... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğu... plaka sayılı araçla çarpışmak suretiyle gerçekleşen kaza sonrası geçici ve sürekli maluliyetinin oluştuğunu ileri sürerek bundan doğan maddi ve manevi zararı tazmini talebinde bulunmuştur.
2- Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
3- Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan 08/09/2020 tarihli e-posta çıktısının incelenmesinde davacı tarafça davalı sigorta şirketinin mail adresine e-posta yoluyla başvuru dilekçesinin gönderildiği ve böylelikle dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının da sağlandığı görülmüştür.
4- Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
5- Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6- Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
7- Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
8- Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;
-Fiil,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
9- Mahkememizce davacının zararı olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalının sorumluluğunun sınırının tespiti için öncelikle kusur incelemesi yapılmıştır.
25/06/2021 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca hazırlanan Kusur Raporunda; Davalı taraf sürücüsü ....'nun % 85 (Yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'nın % 15 (Yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
28.08.2023 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca hazırlanan raporda: Davacı sürücü ...' ın % 15 (Yüzde On Beş) oranında kusurlu olduğu, Davalı sürücü...'nun % 85 (Yüzde Seksen Beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
10- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,
Kaza Tarihi;
- 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
- 11.10.2008 - 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013 - 01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik,
- 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında; 24.02.2022 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu tarafından hazırlanan Maluliyet Raporunda; Nazal septum (burun kemiği) kırığı nedeniyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca kişinin engellilik oranının % 2 (yüzde iki) olduğu kanaatine varıldığı, tıbbi iyileşme süresi olarak 35 (otuzbeş) gün olarak belirtilmiştir.
11- Dosya maluliyet ve kusur durumlarının belirlenmesi sonrasında aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek davacının geçici ve kalıcı iş gücü kaybından doğan zararları ile diğer zarar kalemleri yönünden rapor aldırılmıştır.
15/02/2023 tarihli Aktüerya Bilirkişisi Raporunda; 28.08.2020 tarihinde meydana gelen olay sonrasında yaralanan ...'nın %15 kusurlu olduğu, SGK ödemeleri değerlendirilerek hak etmiş olduğu 35 gün süreli Geçici iş göremezlik tazminatının 993,59-TL olduğu, % 2 maluliyet oranı düşünülerek Sürekli iş göremezlik tazminatının 68.132,40-TL olduğu hesap edilmiştir.
Davaya konu kazanın poliçe süresi ve kapsamı içerisinde kaldığı, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun yukarıda belirtilen poliçe teminat limitleriyle sınırlı olduğu, davaya konu kaza tarihi itibariyle sakatlanma/ölüm halinde uğranılan zararlar için verilen poliçe teminat üst limiti 390.000-TL olduğu, dava konusu olayda Davalı... SİGORTA AŞ'nin ... plaka sayılı araca ZMSS poliçesi düzenleyen sigorta şirketi olduğu, Davalı...nun olay tarihinde... plaka sayılı arası sevk ve idare eden sürücü olduğu,... laka sayılı aracın olay tarihinde maliki olduğu, dava safahatında veya dava öncesinde Davalı... SİGORTA AŞ'nin Davacı yana tazminat ödemesinde bulunmadığı, davalı sigorta şirketinin faiz başlangıcı açısından davacı yanın 09.09.2020 tarihinde Davalı ... SİGORTA AŞ dava konusu trafik kazasını ihbar ederek başvuruda bulunduğu," şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
12/06/2024 tarihli bilirkişi Ek Raporunda; T.C. İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ara kararında; Dosyanın yeniden Aktüerya bilirkişisine tevdi ile güncel rakamlar nazara alınarak ek rapor aldırılmasına kararı verilmiş ve dava dosyası tarafıma tevdi edilmiştir. 28.08.2020 tarihinde meydana gelen olay sonrasında yaralanan ...'nın % 15 kusurlu olduğu, SGK ödemeleri değerlendirilerek 2024 yılı güncel asgari ücret tarifesi ile hak etmiş olduğu 35 gün süreli geçici iş göremezlik tazminatının 993,59-TL olduğu, % 2 maluliyet oranı düşünülerek Sürekli iş göremezlik tazminatının 133.035,68-TL olduğu hesap edilmiştir, şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
12- Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Kaza tespit tutanağında... plaka sayılı araç sürücüsü...'nun kural ihlalinde bulunduğu, ancaklaka sayılı araç sürücüsü ...'nın ise kusurunun bulunmadığının belirtilmiş olduğu görülmektedir.
Sonrasında Mahkememizce Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 25.06.2021 tarihli Kusur Raporunda davalı...'nun % 85 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nın % 15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği ve bu nedenle kaza tespit tutanağı ile çelişki olduğu;
Çelişkinin giderilmesi için sonrasında Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından çelişkiyi giderir mahiyette hazırlanması istenen 28.08.2023 tarihli Kusur Raporunda ise bir önceki ATK Raporunu doğrular içerikte davalı...'nun % 85 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nın % 15 oranında kusurlu olduğunun ve de motosiklet sürücüsünün kaskının takılı olmaması nedeniyle müterafık kusurun bulunup bulunmadığının ve bu hususa ilişkin değerlendirmenin mahkemeye bırakıldığının belirtildiği görülmektedir.
Kazanın oluş biçimi ve ihlal olunan KTK hükümleri Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından çelişkiyi giderir mahiyette hazırlanan 28.08.2023 tarihli Kusur Raporu mahkememizce benimsenmiş ve davalı...'nun % 85 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'nın % 15 oranında kusurlu olduğu, polis marifetiyle tanzim olunmuş olan kaza tespit tutanağında görüldüğü üzere davacı...'nın koruyucu tertibatının takılı olmadığının belirtilmiş olduğu ve de davacı...'ın burun kemiğinin kırık olduğu hususları da nazara alınarak Mahkememizce davacı...'ın müterafık kusurunun bulunduğu kabul olunmuştur.
24.02.2022 tarihli Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu tarafından hazırlanan Maluliyet Raporunda tespit olunan 35 gün süreli iyileşme süresi ve % 2 maluliyet oranı esas alınarak güncel rakamlara göre mahkememizce aldırılan 12.06.2024 tarihli Aktüerya Raporunda davacıya ait % 15 oranınında Kusur İndirimi yapıldıktan sonra tespit olunan 993,59-TL geçici iş göremezlik tazmişnatı ve 133.035,68-TL sürekli iş göremezlik tazminat miktarları mahkememizce de kabul edilmiş; davacının tespit olunan ve de yine davacının kaza anında koruyucu ekipman kullanmadığının kabulü ile müterafık kusurun bulunduğu değerlendirilerek % 20 oranında müterafık kusur indirimi yapılmış ve aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
Davacı vekilinin 09.03.2023 tarihinde değer artırım dilekçesi sunduğu, 28.08.2024 tarihinde ise ayrıca ıslah dilekçesi sunduğu ve talebini artırmış olduğu anlaşılmakla... 09.03.2023 tarihinde değer artırım dilekçesinde talep olunan geçici ve kalıcı iş görmezlik tazminata ilişkin rakamlar üzerinden % 20 Müterafık Kusur indirimi yapılarak hüküm kurulmuştur.
Davacının engellilik oranı, yaşadığı elem, keder, kaza tarihinde paranın reel değeri ile davacı ve davalıya ilişkin SED Raporları nazara alınarak aşağıdaki manevi tazminat miktarına hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-a) Davanın KISMEN KABULÜ ile;
54.505,92-TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı,
794,87-TL Geçici İş Göremezlik Tazminatı olmak üzere davalı sigorta şirketi yönünden 410.000,00-TL olan poliçe limitiyle sınırlı olarak toplam 55.300,79-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Maddi Tazminata davalılar...yöünden haksız fiil tarihi 28/08/2020'den, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 21/09/2020 tarihinden itibaren Yasal Faiz yürütülmesine,
b) Manevi Tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;
15.000,00-TL manevi tazminatın davalılar... ve...’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 28/08/2020'den itibaren Yasal Faiz işletilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.777,59-TL harçtan peşin alınan 857,30-TL ile ıslah ile alınan 236,10-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.684,19-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL Vekalet Ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 1.055,99-TL'sinin davalılardan, bakiye 264,00-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 13.825,20-TL Vekalet Ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan 1.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 5.818,00-TL Adli Tıp Kurumu Fatura Bedeli, 796,50-TL posta ve tebligat ücreti ile 857,30-TL ilk başvuru harcı olmak üzere toplam 8.471,8-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 6.777,43-TL davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı... ve... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/09/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza