T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/523 Esas
KARAR NO: 2023/884
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/08/2016
KARAR TARİHİ: 02/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.09.2015 tarihinde davalı ... adına kayıtlı olup davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı sayılı aracın, müvekkili ...’ye çarpması sonucu, müvekkilinin yaralandığı kaza nedeniyle maddi zarara uğradığını, daha sonra artırılmak ve fazlaya ilişkin haklara saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi 25.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi yönünden maddi tazminat ile sınırlı ve poliçe limiti dahilinde, davalılardan olay tarihi olan 23.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline davalı ...’ya ait ... plakalı araç ile davalılar ... ve ... adına kayıtlı başkaca araçlar ve gayri menkuller üzerine 3. kişilere devrinin önlenmesinin bakımından ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesine talep etmiştir.
Davalı ... sunduğu cevap dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kusursuzluğu nedeniyle poliçe sorumluluğunun bulunmadığını, bakıcı gideri talebinin reddinin gerektirdiğini, gerekli belgeleri tamamlamadan müvekkili şirkete başvurmadıklarını, haksız davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
Davalı ... sunduğu cevap dilekçesinde özetle, olayla ilgili Torbalı... Asliye Ceza Mahkemesinin... E. sayılı ceza dosyasının mevcut olduğunu, henüz kusurun belirlenmemiş olduğunu,davacının yaşamsal faaliyetini tehlikeye sokacak derecede yaralanmadığını, manevi tazminat bedelinin fahiş olduğunu davalı müvekkilinin asgari ücretle çalışmakta olan bir işçi ve 3 çocuk babası olduğunu bir çocuğunun ciddi sağlık problemleri bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesine talep etmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 09/10/2017 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "1) Davacı için:
a) 7.277,64 TL geçici iş göremezlik tazminatı,
b) 151.324,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
c) 3.001,62 TL bakım gideri,
d) 1.890,00 TL tedavi amaçlı yol vb gider olmak üzere
TOPLAM 163.493,60 TL maddi tazminat hesaplandığı,
Hesaplanan tazminatın poliçe teminatı sınırları içerisinde kaldığı;
2) Dosya kapsamına göre dava açılmadan önce sigorta şirketine 16.12.2015 tarihinde başvuruda bulunulduğu anlaşılmakla; KTKm.99 hükümleri uyarınca bu tarihe 8 iş günü ilavesi suretiyle bulunan 28.12.015 tarihinde sigorta şirketinin temerrüde düştüğü anlaşılmakla; Sigorta şirketi 28.12.2015 tarihinden itibaren; davalı araç sahibi ile sürücüsünün kaza tarihinden itibaren sigortalı araç ticari nitelikte olmadığından, yasal faizi ile birlikte sorumlu bulunduğu;
Nihai karar Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Açılan dava öncelikle ...Esasına kaydedilmiş olup, 12/04/2018 tarihinde;
"1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile;
7.277,64.-TL geçici işgöremezlik,
151.324,34.-TL sürekli iş göremezlik,
3.001,62.-TL bakım gideri,
1.890,00.-TL tedavi gideri toplamı 163.493,60.-TL maddi tazminatın davalı ... ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 28/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2- Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; taktiren 10.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce verilen karar davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiş olup, İzmir BAM...HD. ... Karar sayılı ilamı ile "Somut olayda, 24.07.2009 doğumlu, SMA hastalığı ile bedensel ve zihinsel engeli bulunan davalı ... yargılama sırasında reşit değildir ve tüm tebligatlar davalı küçük ...' ya yapılmıştır. Buna göre, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda husumetin davalı küçük ...' nun velileri yani anne ve babasına yöneltilmesi gerekirken davalı küçüğe karşı yöneltilerek hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik esaslı usul hatası olduğundan hükmün re' sen kaldırılması gerekmiştir. (Bknz. Yargıtay...Hukuk Dairesi' nin 18.04.2019 tarih ve ... Karar sayılı ilamı)
Kabule göre de; Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki davada; kaza tarihi 23.09.2015 olup; buna göre somut olayda davacının varsa maluliyeti ve oranının tespitinin; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre belirlenmesi gerekirken; 11.10.2008 tarihli Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi ayrıca davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezliğinin olup olmadığı varsa süresi, bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde bakıcı ihtiyacının süresi ve yapılacak bakıcı giderinin tespiti bakımından, konusunda uzman adli tıp uzmanı bilirkişiden, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınması gerekirken (Bknz. Yargıtay ...HD'nin ... Karar; ... Karar; ... Karar sayılı ilamları) davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik ve bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, varsa bu ihtiyacın oranı ve süresi konusunda mahkemece yeterli bir araştırma yapılmaksızın, 09.10.2017 tarihli aktüer raporunda hastaneler tarafından verilen istirahat raporları dikkate alınıp davacının 6 aylık geçici iş göremezlik süresi içinde 3 aylık bakıcı gideri hesabı doğrultusunda karar verilmesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece yapılacak iş, davacıya ilişkin tüm tedavi evrakları getirtilerek, gerekirse davacının ATK... İhtisas Kurulu'na veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerine sevki sağlanarak, muayenesinin yapılması ve kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde; varsa maluliyet ve oranı ile süresi, bakıma muhtaç olup olmadığı, bakıma muhtaç olma süresi yönünden denetime açık, yeterli ve hükme esas alınmaya yeterli rapor alınarak; ondan sonra (varsa kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla) davacının geçici iş göremezlik, bakım, tedavi ve ulaşım gideri yönünden alanında uzman bilirkişiden ülke çapında uygulama birliği açısından tazminatın hesaplanmasında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas 2021/34 Karar sayılı İlamı) ile hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14/01/2021 tarih ve 2019/3292 Esas 2021/1848 Karar sayılı ilamı) taraf ve yargı denetimine esas, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. " şeklinde kesin bir karar verilmiştir.
İzmir BAM ...HD. ... Karar sayılı kaldırma ilamı sonrasında;
-Davalı küçük ...' nun velilerine tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmış akabinde tahkikata yönelik işlemler gerçekleştirilmiştir.
-Davacının kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde; varsa maluliyet ve oranı ile süresi, bakıma muhtaç olup olmadığı, bakıma muhtaç olma süresi yönünden denetime açık, yeterli ve hükme esas alınmaya yeterli rapor alınması için dosya ATK' ya gönderilmiş ve İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'den alınan 02/06/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut tıbbi belgelere göre;
... doğumlu ...’nin 23.09.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik,
Kas İskelet Sistemi: Sağ bacakta kısalık Tablo 3.3 %5 Kas İskelet Sistemi: Kalça hareket kısıtlılığı Tablo 3.8 a ve b %5, Kas İskelet Sistemi: Diz hareket kısıtlılığı Tablo 3.9’a göre %43 Alt ekstremite özürlülüğü %48.55, Tablo 3.2’ye göre: %25
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %25 (yüzdeoyirmibeş) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi'den alınan 02/06/2022 tarihli rapor mahkememiz ara kararını ve kaldırma ilamı gereğini yerine getirmediğinden (bakıma muhtaç olunan süre yönünden) yeninden rapor alınması gerekmiş ve alınan 07/12/2022 tarihli raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut tıbbi belgelere göre;
... doğumlu ...’nin 23.09.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik,
Kas İskelet Sistemi: Sağ bacakta kısalık Tablo 3.3 %5 Kas İskelet Sistemi: Kalça hareket kısıtlılığı Tablo 3.8 a ve b %5, Kas İskelet Sistemi: Diz hareket kısıtlılığı Tablo 3.9’a göre %43 Alt ekstremite özürlülüğü %48.55, Tablo 3.2’ye göre: %25
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %25 (yüzdeoyirmibeş) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
3.Bir başkasının sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre ve celp edilen tedavi evrakları incelenerek hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
Bilirkişiden alınan 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;
"23.09.2015 tarihinde yaralanan ...'nin geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 11.339,64 TL olduğu,
a-) İstinaf kararı öncesinde alıman 09.10.2017 tarihli rapor tarihine göre değerlendirildiğinde sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 110.206,87 TL olduğu,
b-) Güncel hesaplama tarihine göre değerlendirildiğinde sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 661.389,53 TL olduğu,
-Bakım giderinden kaynaklı zararının bulunmadığı,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 650,00 TL olduğu,
-İleriye dönük muhtemel tedavi giderinin 3.500,00 TL olduğu,
-FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 1.102,50 TL olduğu,
-Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 1.800,00 TL olabileceği,
Davacı tarafça, davalı ... şirketine 16.12.2015 tarihinde müracaat edildiği 28.12.2015 tarihinden itibaren ilgili sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabulünün gerekebileceği, bu husustaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Davalı ... şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur."şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Sunulan rapora karşı itirazlar mevcut ise de, kaldırma ilamı öncesi aldırılan bilirkişi raporunda hesaplama asgari ücret üzerinden yapıldığından ve bu hesaplama sonucu mahkememizce verilen hükmün davacı tarafça kanun yoluna taşınmadığı görülmekle, kazanılmış haklar ile birlikte YargıtayHukuk Genel Kurulu... Karar sayılı ilamı nazara alınarak kaldırma ilamından önceki asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama mahkememizce hükme esas alınmıştır.
YargıtayHukuk Genel Kurulu ...Karar sayılı ilam incelendiğinde;"19. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; mahkemece verilen ilk karara yönelik maddi tazminatın hesabı noktasında davacılar tarafından bir temyiz itirazının bulunmadığı gözetildiğinde bu durumun davalılar lehine maddi tazminat zarar tavanı hususunda usulî kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığı, bozma kararı sonrası asgari ücretin kamu düzeninden olduğu gerekçesiyle hükme en yakın tarihte geçerli olan asgari ücret esas alınarak yapılan tazminat hesabına göre karar verilmesinin davalılar lehine oluşan usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre ilk bozma kararı sonrası maddi tazminat istemine yönelik açılan ve eldeki dava ile birleştirilen ek davanın reddinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.......
Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır. Bu durumun “gerçek belli iken varsayıma gidilemez” ilkesine uygun olduğu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.05.1991 tarih ... K. sayılı kararında da belirtilmiştir.
47. Hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınması mahkemenin vereceği ilk hükümle ilgili olup bu hükmün yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen bir nedenle bozulması hâlinde yeni verilecek hüküm tarihini esas alan bir hesaplama yapılması gerekmeyecek ancak bozma nedeni tazminat hesabı için yeniden rapor alınmasını gerektiriyor ise bu takdirde alınacak raporda sonradan değişen ücretler esas alınarak önceki rapordaki miktarlar itibarıyla varsa usulî kazanılmış hak oluşturan durumlarında gözetilmesi gerekmektedir.
48. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik maddi tazminat hesabı noktasında temyiz itirazı bulunmadığı veya Yargıtay Hukuk Dairesince maddi tazminat hesabı yönünden bir aykırılık görülmediği takdirde bu raporun esas alınması gerektiği konusunda usulî kazanılmış hak oluşacağından farklı bir hesaplama içeren yeni rapora göre karar verilmesi usulî kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olacaktır.
49. Somut olayda 15.04.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası neticesinde kazalı işçinin vefat ettiği, işçinin eşi ve çocukları tarafından iş kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat istemli eldeki asıl davanın açıldığı, mahkemece yargılama sırasında alınan 11.03.2015 tarihli hesap raporu benimsenerek 08.09.2015 tarihinde asıl davada maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince temyiz edildiği ancak davacılar vekilinin sadece takdir edilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu ve maddi tazminatlara işletilen faiz başlangıç tarihi ile manevi tazminatlara faiz işletilmemesi yönünden kararı temyiz ettiği, maddi tazminatın hesabı noktasında bir temyiz itirazının bulunmadığı, Özel Dairenin 03.04.2018 tarihli kararı ile kazalı işçinin gerçek zarar hesabına esas ücretinin araştırılarak taraflar lehine oluşan usulî kazanılmış haklar da dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapılması gerektiği ayrıca faiz ve manevi tazminatın az olduğu hususlarında bozma kararı verildiği, bozma kararı sonrası mahkemece emsal ücret araştırması yapılarak bozmadan önce olduğu gibi bozmadan sonra toplanan delillere göre de kazalı işçinin ücretinin asgari ücretin “3,33 katı” düzeyinde olduğu tespit edilerek 11.02.2019 tarihli hesap raporu alındığı ve bu rapor doğrultusunda bilinen aktif dönem hesabının uzaması nedeniyle artan maddi tazminatlara yönelik bozma kararı sonrası açılan ek dava ile talep edilen maddi tazminat miktarlarının hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
50. Şu hâlde yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yukarıda da belirtildiği üzere mahkemece verilen ilk karara yönelik davacılar vekilinin maddi tazminatın hesabı noktasında bir temyiz itirazının bulunmadığı, davalılar vekilinin ise tazminat hesaplamasına esas alınan ücretin yanında hüküm altına alınan tazminatlara hak kazanma koşulları ve miktarına yönelik temyiz itirazlarının bulunduğu, Özel Dairece hesaplamalara esas alınan ücretin miktarı yönünden davalılar lehine kararın bozulduğu, bozma kararında ücretle ilgili yapılacak araştırma sonucuna göre maddi tazminat miktarının tespit edilmesi gerektiği belirtilmekle birlikte taraflar lehine oluşan usulî kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiğinin ayrıca ve özellikle vurgulandığı, bozma sonrası alınan raporun da davalılar yönünden ücretin değerlendirilmesi noktasında düzenlendiği, bu itibarla davalılar lehine oluşan usulî kazanılmış hak kapsamında önceki kararda hükmedilen maddi tazminat miktarlarının maddi tazminat zarar tavanını oluşturduğu, bu tavanın aşılmasının mümkün olmadığı, asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olduğu gerekçesiyle davalı taraf lehine oluşan usulî kazanılmış hak kurumu gözönünde bulundurulmaksızın yalnızca davalı tarafın maddi tazminatı temyiz ettiği dikkate alındığında kendi temyizi nedeniyle aleyhine durum meydana getirecek şekilde bozma sonrası ilk karardakinden daha fazla maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu ve bozma kararı sonrası açılan ve asıl dava ile birleştirilen ... sayılı ek davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
51. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki hükümde direnilmesi doğru olmamıştır." şeklinde olduğu görülmekle belirtilen ilam mahkememizce emsal olarak değerlendirilmiştir.
Somut olayda, 23/09/2015 tarihli trafik kazasında ...plakalı aracın zorunlu sigorta şirketi ile işleten ... davalı ...' nun kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı sürücünün tam kusurlu bulunduğu, davacının maluliyetinin kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre %25, iyileşme süresinin 9 ay olduğu bakıma muhtaç durumunun ise bulunmadığı görülmekle, maluliyet, iyileşme süresi ve kusur oranı nazara alınarak mahkememiz ara kararı gereği hazırlanan bilirkişi raporunda kaldırma ilamında belirtilen esasla uyulduğu anlaşıldığında, kazanılmış haklarda nazara alınarak maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminata ilişkin davalılarca istinaf yoluna başvurulmadığından ve zararın ağırlığı birlikte değerlendirildiğinde önceki hükümde değişikliğe gidilmeyerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kabulü ile;
7.277,64.-TL geçici işgöremezlik (kazanılmış hak gözetilerek),
110.206,87.-TL sürekli iş göremezlik,
1.890,00.-TL tedavi gideri (kazanılmış hak gözetilerek), toplamı 119.374,51.-TL maddi tazminatın davalı ... ve... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden (poliçe limiti ile sınırlı sorumlu) temerrüt tarihi olan 28/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2- Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile; taktiren 10.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminata yönelik alınması gereken 8.154,47 TL karar ve ilam harcının yatan 3.232,33 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 4.922,14 TL' nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
4-Manevi tazminata yönelik alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcının sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
5-Davalı tarafından yatırılan 3.232,33 TL peşin ve 29,20 TL başvurma harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.028,53 TL posta ve diğer giderler, 1.035,00 ATK fatura bedeli ile 2.050,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.113,35 TL yargılama giderinin kabul red oranı ( 2.823,36 TL) nazara alınarak 2.605,12 TL' sinin tüm davalılardan, bakiye kalan 218,24 TL' nin ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ... tarafından yatırılan ve harcanan 100,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 26,99 TL' sinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca maddi tazminata yönelik kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 19.099,92 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davalılardan ... ve sigorta şirketi kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca maddi tazminata yönelik reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak ismi belirtilen davalılara ödenmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca manevi tazminata yönelik kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
11-Davalılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca manevi tazminata yönelik reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak ismi belirtilen davalıya ödenmesine,
12-1.810,00 TL ödenmeyen son ATK fatura bedelinin suç üstü ödeneğinden karşılanmasına, bu nedenle kabul red oranına göre 567,69TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 1.242,31TL' sinin ise tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
13-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/11/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır