T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/65 Esas
KARAR NO : 2025/904
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/01/2021
BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/01/2021
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Asıl Davada Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkiline olan borcundan dolayı İzmir.... İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosya üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, akabinde davalı borçlunun, işbu icra dosyasına haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, bunun üzerine İzmir... İcra Müdürlüğünün takibinin durduğunu, Müvekkili şirketin her türlü inşaat yapımı, mesken, toplu konut, sanayi çarşısı, havuz, okul yurt, alışveriş merkezi, pazaryerleri inşaatları, fabrika, her türlü gayrimenkulün yapımı, alımı, satımı gibi faaliyetleri ve yurtiçi yurtdışı müteahhitlik hizmetlerini yürüten, alanında başarılı ve tanınmış bir şirket olduğunu, Müvekkili şirketin, Kuşadası... Mah....Sok. No:... adresind... parselde yer alan A, B ve C blokları olmak üzere 3 bloktan oluşan 85 dairelik bir proje gerçekleştirdiğini, bu taşınmazlarda kullanmak üzere 18.12.2018 tarihinde davalı şirketin bölge satış mağazasından 550 adet 52-1/2 çiftli batarya bağlantısı satın aldığını, davalı şirket tarafından malzemelerin teslimini müteakip montajların yapıldığını, kör tapaları takılarak sızdırma testi yapıldığını, dairelerin banyo duvarlarına seramik döşendiğini, ancak batarya montaj aşamasında kör tapalar çıkartılıp bataryalar takılarak su verildiğinde su kaçağı olduğunun gözlendiğini, su kaçağının nedeninin tespiti açısından bataryaları sökerken içindeki sarı malzemelerin plastik malzemenin içinde döndüğü ve bu sebeple su kaçağı olduğunun tespit edildiğini, bu durumun montaj hatasından kaynaklı olup olmadığını belirlemek adına montaj edilmemiş malzeme bataryaya takılarak yeniden test edildiğini, yine içerisinde bulunan sarı malzemenin plastiğin içinde döndüğü ve bu sebeple su kaçağı olduğunun gözlendiğini, Müvekkili şirkete teslim edilen malzemelerde üretim hatası olduğunun davalı şirket tarafından da kabul edildiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete... No.lu sevk irsaliyesiyle yeni malzeme gönderdiğini, yeni ürünlerin üzerinde “...” markası yazısı varken, müvekkili şirkete daha önce gönderilen üretim hatası olan malzemelerde bu ibarenin olmadığının müvekkili şirket tarafından anlaşıldığını, bu doğrultuda, davalı şirketin ilk gönderdiği malzemelerin üretim hatalı ve “fason ürün” olduğunun açıkça görüldüğünü, Müvekkilinin, 3 bloktan ve 85 daireden oluşan projesinde tüm dairelere eski fason malzemeyle montaj yapıldığını ve seramik işlerinin bitirildiğini, tüm bu aşamalardan sonra batarya bağlama aşamasında su kaçağı olduğu anlaşıldığından müvekkili şirketin, C Blokta bulunan dairelere davalı şirket tarafından sonradan gönderilen ürünü takmak durumunda kaldığını, ancak A ve B Bloktaki dairelere sonradan gönderilen çift bataryalar takılmadığı gibi üretim hatalı fason ürünlerın, fayans kırımları yapılmış halde dairelerde durduğunu, çift bataryaların A ve B Blokta yer alan 56 dairenin her birinde banyoda üç adet, ebeveyn banyosunda iki adet, mutfakta bir adet şeklinde bulunduğunu, dolayısıyla hepsinin tekrar çıkarılması, yeni malzemelerin montajı, montaj ile oluşacak kırım, moloz temizliği, duvar tadilatı, seramik malzemesi, seramik yapıştırıcısı, derzi ve işçilikleri, su tesisat işçiliği ve işçilik sebepleriyle müvekkilinin şirket çok ciddi zarara uğradığını, Müvekkilinin, davalı şirket yüzünden uğradığı zarar sebebiyle yapılan tespit sonucu takip başlatılmış olup davalının haksız bir şekilde takibe itiraz ettiğini, bu nedenlerle davalarının KABULÜ ile davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü’nün... E.sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında haksız ve kötüniyetli olan davalı borçlunun, müvekkiline ödemek üzere takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Birleşen Mahkememizin ...E. Sayılı dosyası yönünden Islah talebinin kabulüne,
birleşen Mahkemenizi... E. Sayılı dosyası yönünden 88.274,62 TL’nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile beraber davalı şirketten alınarak müvekkile verilmesine, Mahkememizin... E. Sayılı asıl dava dosyası yönünden davamızın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin her türlü inşaat yapımı, mesken, toplu konut, sanayi çarşısı, havuz, okul yurt, alışveriş merkezi, pazaryerleri inşaatları, fabrika, her türlü gayrimenkulün yapımı, alımı, satımı gibi faaliyetleri ve yurtiçi yurtdışı müteahhitlik hizmetlerini yürüten bir şirket olduğunu, Müvekkil şirketin ... Mah. ... Sok. No:... adresinde ... parselde yer alan A, B ve C blokları olmak üzere 3 bloktan oluşan 85 dairelik bir proje gerçekleştirdiğini, bu taşınmazlarda kullanılmak üzere 18.12.2018 tarihinde davalı şirketin bölge satış mağazasından 550 adet 52-1/2 çiftli batarya bağlantısı satın aldıklarını, buna ilişkin faturalarının olduğunu, davalı şirket tarafından malzemelerin teslimini müteakip montajların yapıldığını, kör tapaları takılarak sızdırma testi yapıldığını, dairelerin banyo duvarlarına seramik döşendiğini, ancak batarya montaj aşamasında kör tapalar çıkartılıp bataryalar takılarak su verildiğinde su kaçağı olduğu gözlendiğini, su kaçağının nedeninin tespiti açısından bataryaları sökerken içindeki sarı malzemelerin plastik malzemenin içinde döndüğü ve bu sebeple su kaçağı olduğunun tespit edildiğini, bu durumun montaj hatasından kaynaklı olup olmadığını belirlemek adına montaj edilmemiş malzemenin bataryaya takılarak yeniden test edildiğini, yine içerisinde bulunan sarı malzemenin plastiğin içinde döndüğü ve bu sebeple su kaçağı olduğunun gözlendiğini, müvekkili şirkete teslim edilen malzemelerde üretim hatası olduğunun davalı şirket tarafından da kabul edilmiş olup davalı şirket müvekkil şirkete ... No.lu sevk irsaliyesiyle yeni malzeme gönderdiğini, yeni ürünlerin üzerinde “Hakan Plastik” markası yazısı varken, müvekkil şirkete daha önce gönderilen üretim hatası olan malzemelerde bu ibarenin olmadığı müvekkili şirket tarafından anlaşıldığını, Bu doğrultuda, davalı şirketin ilk gönderdiği malzemelerin üretim hatalı ve “fason ürün” olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin, 3 bloktan ve 85 daireden oluşan projesinde tüm dairelere eski fason malzemeyle montaj yapıldığını ve seramik işlerinin bitirildiğini, tüm bu aşamalardan sonra batarya bağlama aşamasında su kaçağı olduğu anlaşıldığından müvekkili şirketin, C Blokta bulunan dairelere davalı şirket tarafından sonradan gönderilen ürünü takmak durumunda kaldığını ancak A ve B Bloktaki dairelere sonradan gönderilen çiftin bataryalar takılmadığı gibi üretim hatalı fason ürünlerin, fayans kırımları yapıldığı halde dairelerinde durduğunu, Çift bataryaların; A ve B Blokta yer alan 56 dairenin her birinde banyoda üç adet, ebeveyn banyosunda iki adet, mutfakta bir adet şeklinde bulunduğunu, dolayısıyla hepsinin tekrar çıkarılmasının, yeni malzemelerin montajı, montaj ile oluşacak kırım, moloz temizliği, duvar tadilatı, seramik malzemesi, seramik yapıştırıcısı, derzi ve işçilikleri, su tesisat işçiliği ve işçilik sebepleriyle müvekkili şirketin çok ciddi zarara uğradığını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik 1.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, asıl ve birleşe dava yönünden verdiği cevap dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının reddini talep ettiklerini, Davacı tarafın, Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesinin ....İş sayılı dosyasından yaptırdığı tespite itiraz ettiklerini, müvekkili tarafından satışa sunulan tüm ürünlerin, imalat sırasında gerekli test ve kontrollerden geçerek satışa sunulduğunu, uygulama ve montaj hatasının çok açık olmasına ve davacıya satılıp teslim edilen malzemelerin hatalı veya fason ürün olmamasına rağmen, tamamen müşteri memnuniyeti çerçevesinde müvekkili davalı tarafından, davacıya yeni mallar gönderildiğini ve herhangi bir bedel de talep edilmediğini, ancak davacı tarafın, meydana geldiğini iddia ettiği zararını, kendi hatasından kaynaklanmasına rağmen, kötü niyetli olarak müvekkili davalıdan tahsil etmeye çalıştığını, bu nedenlerle haksız davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E sayılı dosyası, keşif bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 12/09/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucu;
Dava konusu batarya bağlantılarının ayıplı olduğu,
Ayıbın dikkatli bir kontrol ile anlaşılabileceği(davacı tarafından sunulan 2 adet numunenin | tanesi olan ilk gelen defolu yazan numune dikkatli incelendiğinde defolu olduğu anlaşıldığı),
Açık ayıp niteliğinde olduğu,
Montaj sırasında dikkat edildiğinde ayıbın anlaşılabileceği,
Fayans işçiliği yapılmadan önce sızdırmazlık testi veya basınç testi yapılması gerekmekte olduğu,." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 27/10/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Yapılan testler sonucu ilk gelen ürünlerin batarya montajı sırasında montaj ustasının boru anahtarı ile uyguladığı sıkma kuvveti ile sızdırma problemi doğuracak şekilde yerinde dönme kusuruna sahip olduğu anlaşılmıştır. Bu gizli bir kusurdur. Kusur tasarımla ilgili bir kusur olup tamiri mümkün değildir. Bu ürünlerin yerine gönderilen sonradan gelen ürünler böyle bir kusura sahip değildir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 04/07/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "...Yapılan testler sonucu ilk gelen ürünlerin batarya montajı sırasında montaj ustasının boru anahtarı ile uyguladığı sıkma kuvveti ile sızdırma problemi doğuracak şekilde yerinde dönme kusuruna sahip olduğu anlaşılmıştır. Bu gizli bir kusurdur. Kusur tasarımla ilgili bir kusur olup tamiri mümkün değildir. Bu ürünlerin yerine gönderilen sonradan gelen ürünler böyle bir kusura sahip değildir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişiden alınan 30/01/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "..Dava konusu... Mahallesi ... Sokak No:... Parsel) Kuşadası/AYDIN adresinde yer alan 3 blokta 84 dairede ayıplı olarak yapıldığı tespit edilen 504 adet 25-1/2 çiftli batarya bağlantısı imalatlarının 'sökülerek ayıpsız olanlarıyla değiştirilmesi için sarf edilebilecek masraf kalemlerinin ve masraf miktarının tespiti ile bu işlemlerin kaç günlük bir çalışma ile gerçekleştirilebileceği' hususlarında yukarıda yapılan inceleme ve tespitlerim sonucunda;
Keşif tarihi itibari ile iş kalemlerine ait toplam masraf bedelinin 289.600,00-TL. olduğu,
Tespit edilen iş kalemlerinin toplam 26 günlük bir çalışma ile tamamlanabileceği,
Kanaati ile hazırlamış olduğum iş bu bilirkişi raporunu takdiri Mahkemenize ait olmak üzere arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 02/06/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "..Sayın Mahkemenin ara kararı doğrultusunda ayıplı imalatın Temmuz 2019 tarihi itibari ile piyasa rayiç fiyatları dikkate alınarak yukarıda yapılan tespitim sonucunda;
Ayıbın ortaya çıktığı Temmuz/2019 tarihi itibari ile iş kalemlerine ait toplam masraf bedelinin 34.784,34TL. olduğu." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, asıl dava yönünden itirazın iptali ve birleşen davada satılanın ayıbından kaynaklanan maddi zararın tazmini istemli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafça davacı tarafa satışı gerçekleştirilen batarya bağlantılarının ayıplı olup olmadığı, ayıp nedeniyle davacının gerçekleştirdiği ilave onarımların bedeli ve davalının sorumlu olup olmadığı, davacının zararın gerçekleşmesinde kusurlu olup olmadığı, birleşen dosya yönünden bu zarar kalemlerine ilaveten taşınmazın geç tamamlanmasından dolayı davacı zararının oluşup oluşmadığı ve tespit edilen zararlara yönelik itirazın iptali ile birleşen dosya yönünden bakiye zararın davalıdan tazmini talebi noktalarında toplanmıştır.
3-Satış sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 18/3 maddesine göre, "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." ve 23/c maddesine göre, "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."
6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Ayrınca 6098 sayılı TBK'nın 227/2. Maddesinde "Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hükmünü haiz olup alıcının ayıptan dolayı uğradığı diğer zararları da genel hükümler dairesinde satıcıdan talep etme hakkı bulunmaktadır. Nitekim somut uyuşmazlıkta davacının araç yoksunluğu zararına isabet eden talebinin yasal dayanağını da bu düzenleme oluşturmaktadır.
Ayıp kavramının tanımı TBK'nın 219. Maddesinde "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." şeklinde açıklanmıştır. TBK 219. Maddesinde belirtilen " beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" ve 112. Maddesinde yer alan "Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür" hükümlerine göre ayıbın varlığı halinde satış sözleşmesine konu malların bedeli dışında ayrıca oluşan zararların da sözleşmeye aykırılığın genel hükümlerine göre borçlunun sorumluluğunda olduğu açıktır.
Somut uyuşmazlıkta mahkememizce teknik yönden inceleme yapılması için dosyada alınan 12/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda satıma konu batarya bağlantılarının ayıplı olduğu ve ayıbın açık nitelikte olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de, bilirkişilerce incelenen batarya bağlantılarının sökme-takma sonrası incelendiği, metal kısımların plastik hazne içerisinde güç uygulandıktan sonra dönerek kendi yerinden kaydığı, bu durumun üretim aşamasında bu şekilde olmadığının açıkça anlaşıldığı, nitekim dosyaya sunulan 27/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda bu durumun ayrıntılı olarak açıklandığı ve dönmenin montaj sırasında gerçekleşmesi nedeniyle sızıntı gerçekleştiğinin belirtilerek ayıbın gizli nitelikte olduğu yönünde görüş sunulduğu, mahkememizce yine raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 12/07/2024 tarihli raporda da aynı yönde görüş bildirildiği, bu haliyle 12/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda yer alan ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğuna dair görüşün bilirkişi heyetinin tahrifat görmüş bağlantılar dikkate alınarak gerçekleştirdiği sabit olduğundan dikkate alınmamış, 27/10/2023 tarihli ve 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporlarında yer alan görüşler hükme esas alınmak suretiyle batarya bağlantılarının su sızdırması nedeniyle ayıplı olduğu, ayıbın gizli nitelikte olduğu ve basit bir muayene ve kontrol ile tespit edilemeyeceği kabul edilmiştir. Ayıp ihbarı hususunda yapılan incelemede davalı tarafça cevap dilekçesiyle satışa konu batarya bağlantılarının yenileriyle değiştirildiği kabul edilmekle ayıp ihbarının da yine ayıbın ortaya çıktığı tarihte gerçekleştirildiği anlaşıldığından süresinde ve geçerli şekilde ayıbın davalı tarafa süresinde ihbar edildiği kabul edilmiştir.
4-Satış sözleşmesine konu batarya bağlantılarının ayıpsız misliyle değiştirilmiş olduğu her iki tarafın da kabulünde olup uyuşmazlık davacının genel hükümlere göre ayıptan doğan zararlarının tazmini istemine ilişkindir.
Dava öncesinde davacı tarafça Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi'nin...D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırılarak batarya bağlantılarının sökülmesi, takılması, kırım ve onarım işlemleriyle ilgili olarak sarf edilecek giderlere dair alınan 27/08/2019 tarihli bilirkişi raporunda 30.120,00-TL zarar hesaplaması yapıldığı, itiraz üzerine alınan 14/10/2019 tarihli ek raporda ise kırım-döküm işlemlerinden dolayı oluşan molozların temizlenmesi işlemlerinin dahil edilmesiyle 32.620,00-TL maddi zarar hesaplaması yapıldığı görülmüştür.
Mahkememizce mahallinde yeniden keşif yapılarak alınan 02/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda ayıbın ortaya çıktığı dosya kapsamında sabit olan Temmuz/2019 tarihi itibariyle toplam 34.784,34-TL zarar oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı taraflarca sair itirazlar ileri sürülmüş ise de dava öncesi delil tespiti dosyasına sunulan raporda davacı zararının 32.620,00-TL olarak belirlendiği, mahkememize sunulan hesap raporunda da çok yakın bir değerin tespit edildiği, her iki tespit miktarı arasında farklılık bulunmakta ise de zararın gerçekleştiği zamanın üzerinden geçen süre zarfı dikkate alındığında %10 düzeyinin altında bir sapmanın makul düzeyde olduğu ve bunun tek başına çelişki içerdiğinin söylenemeyeceği dikkate alınarak mahkememize sunulan raporda yer alan zarar hesaplaması hükme esas alınmış ve davacının ayıplı malların kullanımı nedeniyle kırım, onarım vb. İşlemlerden dolayı 34.784,34-TL maddi zararının oluştuğu kabul edilmiştir.
Yargılama sırasında davalı tarafça davacının batarya bağlantılarını bağladıktan sonra sızdırmazlık testi yapmaması nedeniyle zararın oluştuğunu ve davacının kendi kusuruyla zarara sebebiyet verdiğini ileri sürmüştür. Gerçekten de mahkememizce alınan 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda montaj sonrasında ve sıva-fayans kaplaması öncesinde sızdırmazlık testi yapılması gerektiği belirtilmiş ise de, esasen davacının bu husustaki eksik ve hatalı davranışının ayıp nedeniyle doğan sorumluluğu ortadan kaldırmamakla birlikte müterafik kusur niteliğinde olduğu ve tazminattan bir miktar indirim uygulanmasını gerektirdiği, zira zarara yol açan esas unsurun malların ayıplı üretiminden kaynaklandığı, davacının sızdırmazlık testi yapmaması nedeniyle ayıbın farkedilemediği ve zararın artmasına neden olduğu gözetilerek davacının kusurlu davranışı nedeniyle takdiren %25 oranında indirim uygulanmış ve asıl davanın 26.088,25-TL üzerinden kısmen kabulü ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına karar verilmiş, fazlasına dair istem yönünden asıl ve birleşen dava dosyasındaki zarar taleplerinin reddine karar verilmiştir.
5-Yargılama sırasında davalı vekili tarafından lavabo bataryalarının tamamının kullanılıp kullanılmadığının belirsiz olduğu, davalının 488 adet bataryayı hiç açılmamış halde geri aldığı, 550 adet batarya bağlantısı yapıldığının ispat edilemediği ileri sürülmüş ise de cevap dilekçesinde bu yönde bir savunma bulunmadığı ve yargılama sırasında sunulan savunmaların savunmanın genişletilmesi niteliğinde olup davacının bu hususta açık muvafakati bulunmadığından savunmaya itibar edilmemiş, delil tespiti dosyası ve mahkememize sunulan bilirkişi raporlarında yer alan zarar hesaplamalarının davacı zararını ispata yeterli olduğu değerlendirilmiştir.
6-Davacı tarafça birleşen dava üzerinden onarım masrafları dışında ayrıca A ve B blokta yer alan 56 adet dairede yapılacak işlemler nedeniyle binanın geç teslim edilmesinden dolayı zarar oluştuğu ileri sürülerek bu yönden maddi tazminat isteminde bulunulmuş ise de mahkememizce alınan 12/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda oluşan onarım işlemlerinin 15 günlük sürede bitirilebileceğinin belirtildiği, 30/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda ise aynı onarım işlemlerinin 26 günlük süre içerisinde bitirilebileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Buna göre davacı lehine olan 26 günlük işlem süresi dikkate alındığında dosya kapsamında davacı tarafça dayanılan deliller arasında salt bu 26 günlük işten kaynaklık olarak taşınmaz tesliminde gecikme yaşandığına dair bir delilin sunulmadığı, dava konusu zararın onarılmasının inşaatın devam eden işlerine engel oluşturacak nitelikte olmadığı, dosyaya sunulan fotoğraflarda zararın tespit edildiği tarih itibariyle taşınmazın halen inşaat halinde olduğu ve özellikle iç mekan imalatlarının önemli ölçüde eksik olması nedeniyle, örneğin tabanlarda yer alan ahşap/laminant parkelerin dahi yapılmadığının fotoğraflarda yer aldığı, davacı tarafça delil tespiti dosyasına ve mahkememiz dosyasına sunulan fotoğraflarda yer alan inşaat durumuna göre halen yapımı devam eden bir inşaatta 26 günlük ek yapım işi çıkmasının tek başına teslim süresini uzatmayacağı gibi dosya kapsamına yansıyan salt dava konusu ayıptan kaynaklanan 26 günlük onarım süresinden dolayı inşaat tesliminin geciktiğine dair somut bir delil bulunmadığı da gözetilerek inşaat tesliminin gecikmesine yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
7-Asıl dava itirazın iptaline ilişkin olup inkar tazminatı talep edilmiş ise de alacağın miktarının ve davalının sorumluluğunun yargılamayı gerektirdiği gözetilerek şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava yönünden; Davanın KISMEN KABULÜNE, İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının kısmen iptali ile takibin 26.088,25-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Alacak likit nitelikte görülmediğinden inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Birleşen Mahkememiz... Esas sayılı dava dosyası yönünden; DAVANIN REDDİNE,
4-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.782,08-TL harçtan peşin olarak alınan 393,97-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.388,11-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 26.088,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
c-Reddedilen miktar müterafik kusura dayandığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 393,97-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davacı tarafça sarf edilen 59,30-TL başvuru harcı, 3.030,30-TL keşif harcı, 950,00-TL posta ve tebligat ücreti, 13.800,00TL bilirkişi ücreti, 3.000,00-TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 20.839,60-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 16.666,72-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak alınan 59,30-TL ve ıslah harcı olarak alınan 1.490,45-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 934,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
c-Davacı tarafın sarf ettiği yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 2.278,16-TL'sinin davacıdan, 841,84 davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır