T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/668 Esas
KARAR NO : 2024/655
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/09/2021
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 05.10.2019 tarihinde dava dışı sürücü ...’ın idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile davacının idaresindeki ... plaka sayılı m otosikle ile çarpıştıkları kaza neticesinde davacı ağır yaralandığını, kazada davacının kusuru olmadığını, Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı ... sayılı soruşturma dosyasında tüm kusur davacıya verilmiş olup kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğiri, sigortalı traktör uzun olması nedeni ile virajda arkasını kontrol edemeyip arka kısımlarından davacı çarparak yaralandığını, davacı kazadan dolayı eski sağlığına kavuşamayıp bakıma muhtaç kaldığını, sağlığı eskisi gibi olmayacağını,...plakalı traktör davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, şirkete başvuru yapılmış olup yasal süre içinde geri dönüş yapılarak hasar tazminat talebini reddettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davacının uğradığı cismani zarar ve mali değeri teknik bir hesaplamayı zorunlu kılmakta olduğundan dava fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak belirsiz alacak davası olarak görülmesi, şimdilik 100.00TL kesin işgücü/efor kaybı nedeni ile maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 100.00TL geçici işgücü/ efor kaybı nedeni ile maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı şirketten tahsili, yargılama gider ile ücreti vekalet davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; davaya konu kaza nedeniyle 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararının 13.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Dava zamanaşımına uğraması nedeni ile reddi gerektiğini, ... plakalı araç davalı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç kusursuz olup ceza dosyasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği bu nedenle davanın reddi gerektiğini, yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemeleri olduğunu, dosyanın gönderilmesini, davalı şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğu dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, davacının kazaya ilişkin maluliyet iddialarının değerlendirilmesi için ATK kurumuna sevki maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyetti hakkında rapor alınmasını, hesaplama için aktüer siciline kayıtlı uzmana gönderilmesini, davacı SGK rücuya tabi ödeme alıp almadığı tespiti, açılan davanın sigortalı sürücünün kusuru olmadığından reddini talep etmiştir.
DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, Ege Üniversitesi Hastanesi Adli Bilirkişi Kurulu Raporu, bilirkişi raporları delil olarak değerlendirilmiştir.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 21/03/2022 tarihli rapora göre; "... 1. Bu bulgulara dayanılarak ...doğumlu ...'ta 05.10.2019 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan ve olayla illiyet bağı bulunan arızaları nedeniyle engellilik oranı olay tarihinde yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ten (Resmi Gazete, Şubat 2019, 30692 Sayı) faydalanılarak hesaplandığında;
-SİNDİRİM SİSTEMİ
Splenektomi: %10 (kişinin engellilik oranı)
-KAS İSKELET SİSTEMİ
1. OMURGAYA AİT SORUNLARDA ENGELLİLİK
1-1.1 YARALANMA MODELİ VEYA TANI İLİŞKİLİ DEĞERLENDİRME
Tablo 1.2-Servikal omurganın engellilik oranları (yaralanma modeli)
II. Kırıklar: (3) Vertebra cisminde kırık olmaksızın yer değiştiren spinöz veya transvers proçes kırığı: %8 (kişinin engellilik oranı)
Sonuç olarak kazayla illiyet bağı kurulan dalak yaralanmasına bağlı dalak çıkarılması ve boyun omur kırığı arızaları için Balthazard formülünden faydalanıldığında 05.10.2019 tarihli olayına bağlı kişinin engellilik oranı %17.2 (onyedinoktaiki) olarak bulunmuştur.
2. Şahıs adına düzenlenen evrak bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davaya konu 05.10.2019 tarihli trafik kazasında şahıstan sol ön kol çift kırığı meydana geldiği, cerrahi müdahalenin gerektiğinin belirtildiği, 05.10.2019'da uzun kol alçı atel uygulandığı, 06.01.2020'de sol kolda radial sinir hasarı saptandığı, 30.06.2020 tarihli ...Hastanesi evrakında grafilerinde operasyonda takılan metalik dansitelerin izlendiğinin belirtildiği ve sol elde düşük el olduğu kayıtlıdır. ...'ın 09.07.2020-11.07.2020 tarihleri arasında sinir hasarı için opere olduğu ve 03.03.2021 tarihli... Hastanesi evrakından da sinir hasarının kaza sonrası mı yoksa ameliyat sonrası mı gerçekleştiğinin ayrımının yapılamadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak, bu ayrımın yapılabilmesi için şahsın kaza tarihi olan 05.10.2019 ile EMG tarihi olan 06.01. sında sol kolundan ameliyat olup olmadığının belirlenmesi, bu tarihler arasında ameliyat oldu ise İerasyon notunu, ameliyat öncesi ve sonrası Ortopedik muayene bulgularını içeren evrakın tarafımıza gönderilmesi ile yapılacak değerlendirme sonrasında olaya bağlı ön kol arızaları da hesaplamaya dahil edilerek yeniden değerlendirme yapılabilecektir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Tarafların kusur durumlarının tespiti bilirkişiden alınan 13/06/2024 tarihli rapora göre; "..Davacı motosiklet sürücü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5, 52/a-b ve 56/e maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ve kusuru ile etken olduğu,
Davalı sigorta poliçeli traktör sürücüsü ... Kazanın oluşumuna etken faktörü ve kusuru olmadığı ..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Adli Tıp Kurumundan alınan 08/12/2022 tarihli rapora göre; "...
A)-Sürücü ...'ın %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu,
B)-Davacı sürücü ...'ın %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan alınan 22/03/2023 tarihli rapora göre; "...Mevcut verilere göre;
A) Davacı sürücü ... olay yerinde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, karşı yönde seyreden aracın seyir durumunu ve yol genişliğini dikkate alıp mahalden geçişini karşı yönde seyreden traktör ve traktöre bağlı römorkun yeterince uzağından kontrollü şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip dar yol üzerinde seyri sırasında sevk ve idaresindeki motosikletin karşı yönde seyreden traktöre bağlı römorkun sol arka teker kısmıyla çarpıştığı olayda kusurludur.
B) Sürücü ... gündüz vakti seyrini, mahal şartlarını ve yönetimindeki aracın özelliklerini dikkate alarak müteyakkız şekilde sürdürmesi, karşı yönde seyrederek gelen araç nedeniyle etkili tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip dar yol üzerinde seyri sırasında sevk ve idaresindeki traktöre bağlı römorkun karşı yönde seyreden motosikletle çarpıştığı olayda kusurludur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınca İTÜ Öğretim Görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 17/07/2023 tarihli rapora göre; "...Davalıya sigortalı ... plakalı lastik tekerlekli traktörün sürücüsü ...'ın olayda %25 oranında kusurlu olduğu,
Davacı ... plakalı motosikletin sürücüsü ... olayda %75 oranında kusurlu olduğu,
Somut olayda bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkânının bulunmadığı," şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan 04/04/2024 tarihli rapora göre; "..Şahısta üst ekstremitede birden fazla arıza olduğu anlaşıldığından Balthazard formülü uygulanmış, Üst Ekstremite Engellilik Yüzdesi hesaplanmış ve “Tablo 2.3. Üst Ekstremite Engelliliğinin Kişinin Engellilik Oranına Dönüştürülmesi” tablosu dikkate alındığında şahısta sol el bileği hareketlerinde kısıtlılık nedeniyle kişinin engellilik oranı %11 (yüzde on bir) olarak bulunmuştur.
SİNDİRİM SİSTEMİ
Splenektomi: %10 (kişinin engellilik oranı)
KAS İSKELET SİSTEMİ
1. OMURGAYA AİT SORUNLARDA ENGELLİLİK
1-1.1 YARALANMA MODELİ VEYA TANI İLİŞKİLİ DEĞERLENDİRME
Tablo 1.2-Servikal omurganın engellilik oranları (yaralanma modeli)
IL Kırıklar: (3) Vertebra cisminde kırık olmaksızın yer değiştiren spinöz veya transvers proçes kırığı: 8
(kişinin engellilik oranı)
Sonuç olarak şahsın 05.10.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası SONUCU oluşan yaralanmalarına bağlı birden fazla arızası olması nedeniyle Balthazard formülünden faydalanıldığında 05.10.2019 tarihli olayına bağlı kişinin engellilik oranı 0/926,3 (yüzde yirmi altı virgül üç) olarak bulunmuştur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 23/05/2024 tarihli rapora göre; "... ZMSS poliçesi bulunan ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın Ye75 oranında, kazaya karışan... plakalı araç sürücüsü davacı ...'ın 9025 oranında kusurlu bulunduğu,
2- 29.03.2024 tarihli ... sayılı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu raporunda davacı ...'ın engellilik oranının 9026,3 oranında tespit edildiği,
3-Davacının geçici iş göremezlik tazminat alacağı bulunmadığı,
4- Davacının 026,3 maluliyet derecesi ve sigortalı araç sürücüsünün 9075 kusur oranına göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 2.581.071,38.-TL tutarında hesaplandığı,
5-ZMSS poliçesindeki sakatlık teminatı kapsamında poliçe limiti ile sınırlı olarak 360.000,00.-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden 13.10.2020 tarihinde muaccel olduğu, temerrüt faizinin yasal faiz olabileceği, görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı zararının tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyet ve geçici iş gücü kaybı meydana gelip gelmediği, davacının talep edebileceği maddi tazminatın miktarı noktalarında toplanmaktadır.
3-Dosya kapsamının incelenmesinden davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki, davalı şirket nezdinde KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç arasında 05/10/2019 tarihinde çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 16/12/2018-16/12/2019 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve kazanın poliçe vadesi içerisinde meydana geldiği görülmüştür.
4-Davalı tarafça yetki itirazı ve zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.
Dava konusu kaza İzmir ili Kemalpaşa ilçesinde meydana gelmiş olup, Kemalpaşa ilçesinin Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanına giren dava ve işler yönünden İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde olduğu, davanın haksız fiile dayalı olarak açıldığı ve 6100 sayılı HMK'nın 16/1. Maddesi uyarınca haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesi olarak mahkememizin yetkili mahkemelerden olduğu gözetilerek zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı definin incelenmesinde, dava konusu kazanın 05/10/2019 tarihinde meydana geldiği, dava tarihi 27/09/2021 itibariyle 2 yıllık olağan zamanaşımı süresinin sona ermediği, ayrıca dava konusu kazanın taksirle yaralama suçunu oluşturması nedeniyle uzamış ceza zamanaşımı süresi uygulanacağından bu sürenin de sona ermediği gözetilerek zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
5-Mahkememizce kaza tespit tutanağı, poliçe, ceza yargılaması dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, kusura yönelik bilirkişi raporu ve aktüerya bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
6-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
7-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Mahkememizce kusur değerlendirmesi için kaza mahallinde adli trafik bilirkişi eşliğinde ve davacının katılımıyla keşif icra edilmiş, dosyaya sunulan 16/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davacının kural ihlali nedeniyle meydana geldiği, davalının sigortalısı olduğu araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davacı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüştür.
Mahkememizce itirazları karşılar kusur raporu düzenlenmesi için dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, dosyaya sunulan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 08/12/2022 tarihli kusur raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde dava dışı sigortalı araç sürücüsün ...'ın %60 oranında, davacı araç sürücüsünün ise %40 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna karşı her iki taraf vekilinin itirazlar ileri sürdüğü ve dosyaya sunulan bilirkişi raporuyla ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporu arasında meydana gelen çelişkinin giderilmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'na tevdi edilmiş, Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 22/03/2023 tarihli raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu ve dava dışı ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporuna karşı her iki tarafça itirazlar ileri sürülmüştür. Dosyaya sunulan 3 farklı kusur raporunda farklı oranlar belirlenmesi ve ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunun da muhalefet şerhli olarak oy çokluğuyla düzenlendiği dikkate alınarak dosya İTÜ Trafik Kürsüsü öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosyaya sunulu raporlar arasındaki çelişkiyi gideri rapor düzenlenmesi istenilmiş, dosyaya sunulan 11/07/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının %75 oranında kusurlu olduğu ve dava dışı sigortalı aracın sürücüsü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.
9-11/07/2023 tarihli kusur raporuna karşı taraflarca açık bir itiraz ileri sürülmediği gibi dosyaya sunulan ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 22/03/2023 tarihli kusur raporunda da aynı kusur dağılımına dair görüş bildirildiği, kusura yönelik kurul raporlarının birbirini doğruladığı, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacının yolun yapısı, genişliği ve görüş mesafesine göre hızını ayarlamadığı ve yolun dar kısmında geçiş önceliği kurallarına uymadığı, karşı taraftan gelen traktörle arasında yeterli mesafede boşluk bırakmaksızın geçiş yapmaya çalıştığı için asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, davalının sigortalısı aracın dava dışı sürücüsü ...'ın ise yol şartlarına ve görüş durumuna göre hızını karşıdan gelen motosikletle kazayı önleyecek düzeye indirmemiş olması, aracın römorkunun davacıya çarpmasına engel olabilecek düzeyde dikkat ve özeni göstermemiş olması nedeniyle tali düzeyde ve %25 oranında kusurlu olduğu, davacı her ne kadar kaza sırasında yasal sınırın üzerinde alkollü olmasının davalının sigortalısı dava dışı araç sürücüsünün kusur durumuna etki etmeyeceği kabul edilerek belirlenen kusur oranları hükme esas alınmıştır.
10-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda kaza tarihi 05/10/2019 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerinErişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 14/03/2022 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybının %17,20 olduğu, davacının 9 ay süreyle geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Maluliyet raporuna karşı her iki tarafça itirazlar ileri sürülmüştür. Mahkememizce taraf itirazları gözetilerek ayrıca davacının sol kolundan ameliyat olmadığına dair bilgi ve belgeler dosya arasına alınarak dosya yeniden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 29/03/2024 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının %26,30 oranında sürekli iş gücü kaybı oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından maluliyet raporuna karşı itirazda bulunulmuş ise de itiraz dilekçesinde açık bir hukuka aykırılık ve hatanın gösterilmediği, davacının son ön kol kırığının kaza nedeniyle mi yoksa kaza sonrası geçirdiği operasyonlar nedeniyle mi meydana geldiğinin tespit edilemediği, bu yüzden sol ön kol kırığının maluliyet oranına dahil edilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, bu haliyle mevcut raporda gösterilen maluliyet oranının yerinde olduğu değerlendirilmekle davacının %26,30 oranında sürekli iş gücü kaybının oluştuğu kabul edilmiştir.
Maluliyet raporunda davacının geçici iş gücü kaybı süresi açıkça gösterilmemiş ise de dosyaya celp edilen SGK kayıtlarına göre davacının istirahat raporlu olduğu sürelerde kendisine geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği ve bu suretle zararının karşılandığı ve ayrıca davacı tarafça bu hususta daha uzun süreli bir geçici iş gücü kaybı süresi bulunduğu yönünde açık bir itiraz bulunmadığından yargılamanın sürüncemede kalmaması hususu da gözetilerek geçici iş gücü kaybı süresinin belirlenmesi hususunda yeniden rapor alınmamıştır.
11-Maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının %26,30 oranındaki sürekli maluliyet oranına göre 13.085.279,50-TL zararının oluştuğu, %25 kusur oranına göre davalının poliçe limitleri dahilinde kısımda sorumlu tutulmak üzere kusur oranına 2.581.071,38-TL sürekli iş gücü kaybı zararı talep edebileceği ve davalı şirketin kaza tarihinde geçerli poliçe limiti olan 360.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği, davacının dosyada mevcut tıbbi raporlara göre 05/10/2019-11/08/2020 tarihleri aralığında 9 ay 26 gün süreyle geçici iş gücü kaybına uğradığı, bu sürede toplam 37.379,70-TL zararının oluştuğu, davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranı %25 sorumluluğunun 28.034,78-TL olacağı ancak SGK tarafından davacıya toplam 39.262,02-TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığından davacının geçici iş gücü kaybı zararı oluşmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Davalı tarafça aktüerya raporuna karşı itiraz dilekçesi sunulmuştur.
Her ne kadar aktüerya raporunda davalının sorumlu olduğu kusur oranına göre davacının talep edebileceği zarar miktarlarının hesaplanmasında hata yapıldığı görülmüş ise de kusur oranlarına ilişkin hatanın hesap hatası niteliğinde olduğu, davacının maluliyet oran ve sürelerinden kaynaklanan zararının davalı sorumluluk oranı olan %25'inin mahkememizce resen hesaplanabileceği, kusur oranına isabet eden zarar hesaplaması dışında bilirkişi raporunda hatalı bir değerlendirme bulunmadığı gözetilerek yeniden hesap raporu alınmamıştır.
Mahkememizce yapılan hesaplamada davacının sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan 13.085.279,50-TL sürekli iş gücü kaybı zararının %25 kusur oranına isabet eden 3.271.319,87-TL zararı davalıdan talep edebileceği, davalının ise poliçe limitiyle sınırlı sorumluluğu bulunması nedeniyle zararın 360.000,00-TL'sinden sorumlu olduğu, geçici iş gücü kaybı zararı yönünden ise her ne kadar maluliyet raporunda bu hususta bir belirleme yapılmamış ise de SGK'ya ibraz edilen istirahat raporlarına istinaden gösterilen süre içerisinde davacıya 39.262,02-TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davalının sorumluluğunda olan %25 kusur oranına isabet eden geçici iş gücü kaybı zararının daha düşük miktarda olması nedeniyle bakiye geçici iş gücü kaybı zararı bulunmadığı anlaşıldığından davacının davalı sigorta şirketinden yalnızca 360.000,00-TL sürekli iş gücü kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminat talep edebileceği tespit edilmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesiyle davacının koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle zararın artmasına sebebiyet verdiği savunularak müterafık kusur indirimi uygulanması savunulmuş ise de, mahkememizce hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyetine neden olan yaralanmasının sindirim sistemi, dirsek, bileki ayak bölgesi ve alt ekstremite bölgesinde olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre yalnızca kaskın zorunlu tertibat olarak yer aldığı, davacının kask taktığı sırada kaza gerçekleşmekle birlikte kaskın dava konusu maluliyetin oluşmasını engelleyecek nitelikte bir koruma sağlamayacağı, bu haliyle davacının dizlik veya başkaca bir koruyucu tertibat kullanma zorunluluğu bulunmadığı gözetilerek müterafik kusur indirimi şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
12-Davacı vekilinin 31/05/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değeri sürekli iş gücü kaybı yönünden 360.000,00-TL'ye yükseltilmiştir.
Mahkememizce alınan maluliyet raporu, kusur raporu ve aktüerya raporuna göre belirlenen sürekli iş gücü kaybı zararı yönünden davalının %25 kusur oranına göre sorumlu olduğu, davacının talep edebileceği toplam zararın sürekli iş gücü kaybı yönünden 360.000,00-TL olduğu, davacının geçici iş gücü kaybı zararının SGK tarafından karşılandığı, davalı sigorta şirketinin bu zararlardan kaza tarihindeki poliçe limiti olan 360.000,00-TL sakatlık ve ölüm teminatı kapsamında sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, geçici iş gücü kaybı zararı yönünden ise kısmen ret kararı verilmiştir.
Tazminat miktarına davacı tarafça dava öncesinde yazılı başvuruda bulunulduğu ve davalı sigorta şirketinin davacı vekiline gönderdiği 13/10/2020 tarihli e-posta ile zararın karşılanmayacağının bildirildiği, tazmin talebinin ret tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü gözetilerek 13/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
a-360.0000,00-TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limitinden kaynaklanan 360.000,00-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt 13/10/2020'den itibaren yasal faiz işletilmesine,
b-Geçici iş gücü kaybına yönelik talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 24.591,60-TL harçtan peşin olarak alınan 59,30-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 1.229,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.303,06-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 56.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat uyarınca davalı yararına takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 1.229,24-TL toplamı 1.288,54-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL başvuru harcı ile 853,75-TL posta ve tebligat ücreti, 6.600,00-TL bilirkişi ücreti, 571,90-TL keşif harcı, 500,00-TL keşif araç ücreti olmak üzere toplam 8.581,38-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 8.579,00-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça ATK rapor düzenleme ücreti ve bilirkişi ücreti olarak sarf edilen 4.250,00-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1,18-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın red ve kabul oranına göre 1.319,63-TL'sinin davalıdan, 0,37-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
04/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır