T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2021/740 Esas
KARAR NO: 2023/470
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 13/03/2015
KARAR TARİHİ: 26/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile, 04.08.2014 tarihinde müvekkiline ait araca davalı tarafın zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile teminatı altına aldığı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ana yolda seyrederken kavşağa yaklaştığında hızını azalttığını, tali yolda seyreden diğer araç sürücüsünün kontrolsüzce kavşağa çıkması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, diğer araç sürücüsünün kavşağa kontrolsüzce çıktığını kabul ettiğini ve kazada tam kusurlu olduğunu, müvekkile kusur isnat edilemeyeceğini, davalı tarafın ZMMS poliçesi ve Kasko poliçesindeki teminat kapsamında diğer aracın tam ve asli kusuru ile sebebiyet verdiği kazada oluşan maddi zararlardan sorumlu olduğunu; husumetin ...Sigortaya ... plakalı aracın ZMMS ve Kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltildiğini, kazada oluşan maddi zarardan sorumlu olduğunu, davalı açısından zarar ve sigorta arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu; müvekkile ait Alman trafiğine kayıtlı araçtaki zararın Almanya'da düzenlenen bilirkişi raporunda KDV hariç 8.632,78 EUR, değer kaybının 500,00 EUR olarak tespit edildiğini, zarar toplamının 9.132,78 EUR olup iş bu dava ile talep edildiğini, müvekkilinin aracının yabancı plakalı olduğundan zararın Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarının bu yönde olduğunu, zarar giderimi yabancı para Euro üzerinden yapılacağından zararın tazmininin de Euro üzerinden hesaplanması ve fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsil edilmesinin gerektiğini, müvekkilin rapor tanzimi için 1.298,89 EUR ödediğini, bunun yargılama giderlerine dahil edilmesi gerektiğini; davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, hasar ihbarının 27.01.2015 tarihinde yapıldığını, ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 07.02.2015 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmolunması gerektiğini, hukuki nedenler ve delillerin sunulduğunu, sonuç ve istem olarak: 9.132,78 EUR maddi zararın 07.02.2015 temerrüt tarihinden itibaren değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki MB Efektif satış kuru karşılığı TL olarak tahsiline; 1.298,89 EUR bilirkişi ücretinin karar tarihindeki MB Efektif satış kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile, davacı yanın talep ve davasının her yönden haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı olup reddinin gerektiğini, sigortacının poliçedeki azami limitlerle sınırlı olmak kaydıyla sigortalının kusuru oranında teminat kapsamında tespit edilen gerçek zarar miktarı kadar sorumlu olduğunu; davacı talebinin fahiş olduğunu ve gerçek zararı yansıtmadığını, amacın sebepsiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, tazminat miktarının rizikonun gerçekleştiği andaki mal değerinin dikkate alınarak tespit edilmesi gerektiğini, davacının kazadan sonra hasar tespiti için Almanya'da yaptırdığı tek taraflı ekspertiz raporuna ve hasar bedeline itiraz olanağının olmadığını ve tespit edilen rakamların gerçek zararı yansıtmadığından bu tespitin kesin delil niteliği bulunmadığını ve kabulünün mümkün olmadığını, davacıya ait araçtaki çok ufak ve ciddi boyutta olmayan hasar için talep edilen miktarın fahiş olduğunu; müvekkili şirketin, Almanya'da ekspertiz raporları düzenlenirken kullanılan hasar değerlendirme sisteminin bire bir kullanılarak yaptırdığı hasar hesaplamasında, araçtaki hasar miktarını talep edilen miktarın çok çok altında KDV dahil 5.667 TL olarak bulunduğunu, Almanya'daki eksperin çok fazla mekanik parça değişimi öngördüğünü, bu denli mekanik hasarı olan bir aracın Türkiye'den Almanya'ya yürüyerek gitmesinin imkansız olduğu gerçeğinin gözden kaçırıldığını, bu kadar çok mekanik parçada hasar oluşup oluşmadığının tespiti için Rot ayar cihazı verilerine mutlak surette ihtiyaç olduğu halde davacı tarafça sunulan rapor ve eki belgelerde bu yönde hiçbir veriye rastlanmadığını, parça ve işçilik iskontosu uygulanmadığını, aynı model ve km deki hasarsız araçların bedellerinin 9.500-12.000 Euro arasında değiştiğini, çok küçük bir hasar için neredeyse araç bedelinin tamamının istenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, raporlar üzerinde çok detaylı ve titiz çalışma yapılarak kaza ile hasarın uyumluluğunun yani gerçek hasar miktarının, araç tamirinin ekonomik olup olmadığının tam olarak belirlenmesi gerektiğini; ekte sundukları olay emsali adli Tıp raporunda "yabancı plakalı araçların Türkiye sınırları içerisinde karıştıkları hasar ve zarar bedelleri Türkiye'deki piyasa rayiçleri içerisinde değerlendirilmeleri yapılıp tazminatların buna göre ödenmesi gerekir." denildiğini, bu kriterin olaya uygulanıp Türkiye'deki piyasa rayiçlerinin esas alınması gerektiğini talep edilen fahiş tespit giderlerinden poliçe genel şartları ve Yargıtay kararları gereği müvekkil şirketin sorumlu tutulamayacağını; davacı tarafın müvekkil şirket aleyhine açtığı başka bir davada yine Almanya'dan aldırılan bilirkişi raporu için 50,04 Euro ödediklerini beyan ettiklerini, bu dosyada 142,80 Euro talep edildiğini, aynı nitelikteki incelemeler için arada bu kadar fiyat farkı olması mümkün olmadığı gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacının tazminata 07.02.2015 tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminin yerinde olmadığını, davacının ihbar yükümlülüğünü gereği gibi ve derhal yerine getirmeden, usulüne uygun hasar ve zarar tespitine yönelik belge ve bilgilerle birlikte usul ve yasaya uygun bir hasar başvurusu olmadan sadece bir ihtarname ile müvekkil şirketin temerrüde düşürüldüğünden söz edilemeyeceğini, dava konusu ihtilafın ticari uyuşmazlık değil haksız fiil olduğu ve davacı aracının ticari amaçla kullanılmadığı dikkate alındığında talep edilen tazminata ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz işletilebileceği bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Mahkememizce işbu uyuşmazlığa ilişkin olarak... E. Sayılı dosyada yürüttüğü yargılama neticesinde aşağıdaki gerekçelerle davanın kabulüne karar vermiş olup karar davalı vekilinin talebi üzerine istinaf incelemesine tabi tutularak hükmün kaldırılmasına karar verilmiştir:
" Kara taşıtlarının karıştığı kazalardaki sorumlu kişiler ile sorumluluk sebepleri, davalı sigorta şirketi 2918 sayılı KTK.nın 91 vd. Maddeleri ile ZMMS Genel Şartları hükümleri uyarınca kusuru oranında değer kaybı ve hasar bedelinden sorumludur.
Davacı, bu hükümler uyarınca aracında meydana gelen değer kaybının ve hasar bedelinin tazmini için eldeki davayı açmıştır. Trafik kazası sonrasında araçta meydana gelen hasar nedeni ile anılan sorumluların aracın gerçek zararını ödemesi gerekmektedir. Gerçek zarar ise tamir masraflarının yanı sıra araçta meydana gelen değer kaybını da içermektedir. Bu değer kaybı; aracın ikinci el araç piyasasında uğradığı reel değer kaybı olup, Yargıtay içtihatlarına göre aracın hasarsız ikinci el değeri ile hasardan sonra tamir edilmiş ikinci el rayiç değeri arasındaki farkın tespiti ile belirlenmelidir.
Harçlandırılan dava değeri 9.132,78 EURO (25.198,25 TL) 'dur.
Taraflar arasında davaya konu olan trafik kazasının gerçekleştiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın bu kazadan kaynaklandığı davacı tarafın hasar bedeli ve değer kaybı olarak bildirmiş olduğu miktarların yerinde olup olmadığı, ayrıca ekspertiz ücreti olarak ödendiği bildirilen miktarın da yerinde olup olmadığı konusunda olduğu tespit edilmüştür.
Dava konusu trafik kazasında davacı tarafın hasar bedeli ve değer kaybı olarak belirlendiği miktarın yerinde olup olmadığı konusunda rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişiye tevdii edilmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan 07/01/2016 havale tarihli raporda; davacıya ait araçta meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan hasar bedelinin, sigorta şirketinin yaptığı ödeme düşüldüğünde araçtaki hasar miktarının 1.825,36 Euro olacağının kanaatine, araçta meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan değer kaybı bedelinin 500,00.EURO olabileceğinin kanaatine, aracın ekspertiz ücreti olarak ödenen 1.298,89 Euronun mahkemenin takdirinde olduğunu beyan ettiği görülmüştür.
Bilirkişiden ek rapor alınmış, alınan 25.02.2016 havale tarihli raporda; araçta meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan hasar bedelinin, sigorta şirketinin yaptığı ödeme düşüldüğünde araçtaki hasar miktarının 1.825,36 Euro olacağını bildirdiği görülmüştür.
Bilirkişiden ikinci ek rapor alınmış, alınan 18/04/2016 havale tarihli ikinci ek raporda; araçta meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan hasar nedeniyle ödenen hasar bedeli ilave olarak sigorta şirketinin davacıya 1.825,36.Euro daha ek hasar ödemesi yapması gerektiğinin kanaatinde olunduğunu, araçta meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan değer kaybı bedelinin 500.00 Euro olabileceğinin kanaatinde olunduğunu bildirdiği görülmüştür.
Davacı vekili dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdiini talep etmiş, dosya üç kişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 05/08/2016 tarihli raporda; Davacının aracında kaza sonucu meydana gelen hasar miktarının Almanya'daki şartlara göre 3.735,33.-TL olarak tespitinin uygun olduğunu, tespit edilen 3.735,33.-TL (EURO) karşılığı bilirkişi raporuna göre 1.332,76 Euro, davacı vekiline göre 1.344,50 Euro hasar miktarının davalı tarafından davacıya ödendiğinden davacının hasara ilişkin talep edebileceği başkaca bir alacağının kalmadığını, davacı tarafından talep edilen 500,00 EURO değer kaybının uygun olmadığını, davacı tarafından talep edilen 1.398,89 Euro bilirkişi ücretinin fahiş olduğunu, ekspertizi yapılan davacı aracının markası modeli dikkate alındığında bilirkişi raporunun tanzim ücreti olarak 100,00 EURO takdir edilmesinin uygun olacağını beyan edildiği görülmüştür.
Her iki rapor arasında ciddi farklılıklar ve çelişkiler olduğu görülmekle, dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesiyle, söz konusu değer kaybı, hasar miktarı, ekspertiz ücreti hususlarında davacının talep edebileceği miktarının hesaplanmasına, söz konusu tüm dosya kapsamı göz önüne alınarak rapor düzenlenerek çelişkilerin giderilmesi istenmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 15.08.2017 tarihli raporda; oluşan hasarın toplam bedelinin 8.658,65 Euro, değer kaybının 500 Euro olduğu, davalı ...Sigorta A.Ş 'nin Zorunlu Mali Mesuliyet poliçesinden doğan sorumluluğunun 10.502,97 Avro'nun ...'ın kusur oranına karşıt gelen miktar olduğunu, belirtilen miktarın zorunlu mali mesuliyet sigortası teminat limitini aşması durumunda raporun C-II bölümünde açıklamanın esas alınması gerektiğinin bildirildiği görülmüştür.
Dosyada 3 farklı raporun bulunduğu fakat üç raporda da kusur yönünden incelemenin yapılmamış olduğu görülmekle, dosya üçüncü ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdii edildiği görülmüştür. Bilirkişi tarafından hazırlanan 26.03.2018 tarihli ek raporda; Davalı ...Sigorta A.Ş tarafından trafik poliçesiyle sigortalı hususi otomobilin araç maliki ve sürücüsü dava dışı ...'ın meydana gelen olayda asli derecede % 100 oranında kusurlu olduğunun, davacı tarafa ait aracın meydana gelen trafik kazasında kusursuz olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen araç hasar bedeli, değer kaybı ile araçtaki hasarın tespiti için ödenen ekspertiz ücretinin yargılama gideri içerisinde hesaplanması suretiyle oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, yabancı plakalı aracını, kayıtlı olduğu Almanya'da tamir ettirmiş ve orada araç mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre belirlenen araç hasarının, değer kaybının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden hesaplanan TL karşılığının tahsilini talep etmiştir. Davacı aracının Almanya trafiğine kayıtlı olması, aracın kaza nedeniyle uğradığı hasara ilişkin ekspertiz raporunun Almanya'da alınması, bu yüzden zararın Euro olarak belirlenmesi nedeniyle davacının zararının Euro üzerinden geçekleştiğinin kabulü gerekir. Davacının davalı nezdinde doğan tazminat alacağının da aynı para üzerinden gerçekleşeceği kuşkudan uzaktır. 6098 sayılı TBK m. 99 hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. Ayrıca fiili ödeme günündeki Türk lirası karşılığının ödenmesine hükmedilmesi karşılığında davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren 3095 sayılı Yasaya 3678 sayılı Yasa ile eklenen 4/a maddesi uyarınca hükmedilen yabancı para alacağına Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesi gerekmiştir.
Ayrıntılı ve açıklayıcı bulunarak hükme esas alınan 15.08.2017 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ve dosyada mevcut belgelere göre, meydana gelen trafik kazasında, davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın hızını yol, trafik durumuna uydurmadığı, kontrolsüz şekilde kavşağa girdiği, davacıya ait araca geçiş önceliği tanımadığı, bu suretle % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Meydana gelen davacı zararından davalı trafik sigortacısı poliçe kapsamına göre sorumludur. Zira, trafik sigortacısı motorlu aracın karayolunda işletilmesi sırasında 3. kişiye verilen ve işletenin sorumluluğunda gerçekleşen zararı sigorta örtüsüne almaktadır. Bu sigorta kapsamında değer kaybı, hasar bedeli de yer almaktadır. Sorumluluk, poliçe limitini geçmemek üzere kusur oranına göredir. Bu kusur oranlarına göre davalı sigortanın zararın %100'ünden sorumlu olduğu anlaşıldığından Almanya plakalı olan davacıya ait aracın ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre 8.658,65 Euro'luk hasar bedelinin, 500,00 Euro değer kaybı oluştuğu mahkememizce uygun görülmüş, davacının davalıya karşı açtığı davada 13.04.2015 tarihinde 3.755,33 TL =1.344,50 Euro hasar bedelinin davalı tarafından dava açıldıktan sonra ödendiği görülmekle, bu kısım hakkında konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, konusuz kalan bu kısım yönünden davacının faiz talep ettiği görülmekle söz konusu 1.344,50 Euro'nun 07.02.2015 ile ödeme tarihi olan 13.04.2015 tarihi arasında işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca hesaplanacak 1 yıllık Euro mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizinin 13.04.2015 tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının hasar bedeli talebinin 8.632,78 Euro olduğu görülmekle, taleple bağlı kalınarak ve ödeme sonrası geriye kalan 7.288,28 Euro hasar bedeli ve 500,00 Euro değer kaybı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. 1.298,89-Euro bilirkişi ücretinin yargılama gideri olarak hesaplanmasına karar verilmiştir. "
Davalı vekili tarafından bu kararın istinaf edilmiş, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 16/09/2021 tarih ve... sayılı Kararı ile kaldırılmıştır:
BAM kararında; Davacı vekili dava dilekçesindeki tazminat taleplerini davalı sigorta şirketinin hem zorunlu trafik hem de ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu hususuna dayandırmış, mahkemece davalının zorunlu trafik sigortacısı sıfatıyla sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş, gerekçeli kararda KASKO poliçesine yönelik davacı talebine ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, hüküm tesis edilmediği görülmektedir. Bu durumda, davacı tarafın kasko poliçesine (İMMS) ilişkin talebi hakkında HMK'nun 297. maddesinin emredici hükmüne aykırı olarak, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeksizin sonuca gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca trafik kazasına karışan davalıya sigortalı bulunan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar İMMS teminatını içerir kasko sigorta poliçesini getirterek, davalının kasko sigortacısı olup olmadığını denetlemek gerekirken bu hususa riayet edilmemesinin doğru görülmediği, Davalının KASKO poliçesini tanzim eden sigorta şirketi olup olmadığı yönünde gerekli araştırma yapılarak tarafların iddia ve savunmaları dinlendikten ve gösterdikleri deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre davacı tarafın her bir talebi hakkında HMK 297/2 maddesi gereği ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.
Dosya mahkememizinb... sayılı esasına kaydedilmiş ve dosya yeniden ele alınmıştır:
Tensiben ...Sigorta AŞ.'ye müzekkere yazılarak zarar veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 04.08.2014 tarihini kapsar şekilde KASKO ve ZMMS poliçelerinin gönderilmesi istenmiş, gelen poliçe örnekleri incelenmiş, kaza tarihini kapsayan, Başlangıç Tarihi 05.10.2013, Bitiş Tarihi 05.10.2014 olan... nolu poliçenin sigortalısının ..., sigortalı aracın plaka numarasının ... olduğu, Kasko poliçesinde 20.000,00-TL limitli İMMS klozu bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; haksız fiil şartlarının oluşmuş olduğu, kazada dava dışı ...'ın % 100 kusurlu olduğu, denetlenebilir olduğu değerlendirilen ve hükme esas alınan 15.08.2017 tarihli ATK Raporu ile Değer Kaybının 500,00-Euro, Hasar Bedelinin KDV dahil 8.658,65-Euro olduğunun tespit olduğu, davacı vekilinin 26.10.2022 tarihli esasa ilişkin dilekçesinde davalı tarafça 3.755,33-TL ödeme yapılmış olduğu ve bu miktar karar talebin konusuz kaldığı anlaşılmakla, mahkememizce de bu tespitlerin kabulü ile aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KABULÜ İLE;
500,00-Euro Değer Kaybı ve 7.288,28-Euro Hasar Bedeline ilişkin maddi tazminatın, davalının ZMMS ve İMMS bakiye poliçe limitleri toplamı olan 43.044,67-TL ile sınırlı olarak sorumlu olması kaydı ile 07.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca hesaplanacak 1 yıllık Euro mevduat hesabına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.477,78-TL harçtan peşin alınan 430,33-TL'nin mahsubu ile 1.047,45-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-.Davacı tarafından yatırılan ve toplamı 462,13-TL eden Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00-TL Vekalet Ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan 1.530,00-TL Bilirkişi Ücreti ile 270,73-TL tebligat ve posta gideri ve de 1.298,89-Euro (3.607,92-TL) olmak üzere toplam 5.408,65-TL Yargılama Giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Taraflarca yatırılan Gider Avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/05/2023
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza