T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2021/820 Esas
KARAR NO : 2025/688
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2021
KARAR TARİHİ : 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "... ve Ortakları (VKN:...)" adi şirketinin ortakları ile iş ilişkisi içinde bulunan dava dışı...) tarafından keşide edilerek adi şirket ortakları olarak davacılara verilen ... A.Ş. Turgutlu Şubesi 15.7.2021keşide tarihli 70.000 TL bedelli...seri numaralı çekin kaybolduğunu tespit etmekle; 09.07.2021 tarihinde Turgutlu... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığı, -Davalı yan anılan dosyaya 19.08.2021 tarihli beyan dilekçesi sunarak çekin kendi uhdesinde olduğunu bildirdiği ve çek suretini dosyaya sunduğu, Davalı, davacılara, dava dışı keşideci ...'a ve görünürde ciranta ... ve görünürde avalistler ... ve ...'a aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü'nde ... Esas sayılı dosyası ile KSMHYT türünde icra takibi başlatıldığı, Anılan icra takibine karşı yasal süresi içerisinde İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi... Esas sayılı dosyası ile yetkiye ve borca itiraz konulu dava ikame edilmiş olup dosya derdesttir. HSK'nun 08/07/2021 Tarihli ve 568 sayılı kararı sebebi ile Turgutlu ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin... Esas sayılı çek iptali dosyasında görevsizlik kararı verilerek, dosya Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş ... Esas numarasını almıştır. Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi 27.10.2021.tarihli ara kararı ile, çeki elinde bulunduran davalıya karşı istirdat davası açmak için 7 gün süre verildiği, Mezkur çekin arka yüzünde ciro silsilesinde aynı zamanda lehtar olan adi şirket, söz konusu çeki, dava dışı ...'a cirolamamış ve teslim de etmemiş olduğu, Anılan çek davalıların rızası hilafına elinden çıkıp kaybolduğu ve Adi ortaklığın, çek keşidecisi dava dışı...dışında, çekte aval veren sıfatıyla bulunanlar ile veya diğer cirantalar ve davalı ile herhangi bir ticari borç ilişkisinin de bulunmadığı, Çekin ön yüzünde dava dışı ... ve ...'in avali bulunmakta olduğu, Mezkur çeki ciro ile davalıya temlik eden dava dışı ..., davalı ile fikir ve eylem birliği içerisinde müvekkillerin zararına hareket etmek suretiyle üçüncü kişi üzerinden çek bedelini tahsil etmeye çalışmakta olduğu, Davalı, göstermelik bir şekilde işbirliği içerisinde olduğu görünürde cirantası ... ve avalistlere karşı icra takibi ikame etmiş olduğu, Arz edilen nedenlerle, dava dışı ... ile davalı arasında muvazaalı bir ilişki mevcut olduğu ve davalının söz konusu çeki kötüniyetli bir şekilde iktisap ettiği, Anılan nedenlerle, davacıların anılan çek yönünden davacıya herhangi bir borçları söz konusu olmayıp anılan çek yönünden davacıların borçlu olmadığının tespitine ve çekin davacılara teslimine karar verilmesi talep ve dava ettikleri görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde ; Davalının, ticari faaliyetlerini İzmir’de sürdürmekteyken, davacının ticari faaliyetlerini Turgutlu’da sürdürmekte olduğu ve dolayısıyla davacı yan ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığı, Söz konusu çeki iktisap ettiğinde müvekkilin, çek hakkında meydana gelmiş önceki olaylara karşı herhangi bir bilgisi bulunmadığı ve de bilgi sahibi olma yükümlülüğü de bulunmadığı, Çek teslim bordrosunda görüleceği üzere davalı söz konusu çeki,... MOBİLYA DEKORASYON ...’dan aralarındaki ticari ilişki sebebiyle ve tamamen iyiniyetli olarak edinmiş olduğu, çekin iktisabında da ağır kusurlu hareket etmediği. ancak buna rağmen, davacı yanın çekin istirdatı davasını açarak çekin teslim edilmesini talep ettiği, Davacı yanın ileri sürmüş olduğu çekin istirdatı ve teslimi taleplerinin, davacı yanın davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle reddedilmesinin gerektiği, İtiraz eden davacıların ileri sürdüğü, takibin haksız ve kötüniyetli olduğu iddiasının haksız olması ve bu nedenle hukuka uygun olarak yapılmayan bu itirazın nazara alınmaması gerektiği yönünde talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE :
> Dava; Menfi Tespit ve Çekin İstirdadı istemine (Çekten Kaynaklanan) ilişkindir.
> Uyuşmazlık ise; "Davacı ile davalı tarafın İzmir... İcra Dairesinin... esas sayılı icra takibine dayanak 70.000,00-TL bedelli çekin davalının iktisabında davalının kötü niyetli olup olmadığı veya ağır kusurunun bulunup bulunmadığı, ciro eden cirantayla aralarında muvazaa bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
> Davaya konu çekin keşidecisi ..., Lehtar ... ve ORTAKLARI'dır. ... ve ... avalisttir. Lehtar adi ortaklık tarafından çekin ciro edilerek ...'a, ... tarafından da ciro edilerek ... Ağaç Sanayi Ticaret AŞ'ye verildiği dosyada mevcut çek suretlerinden anlaşılmaktadır.
> Dava dilekçesinde; davaya konu çekin lehtarı olan davacı tarafça dava dışı ...'a cirolanmadığı ve teslim edilmediği, çekin davacıların rızası hilafına elden çıktığı, kaybolduğu, çeki ele geçiren ...'ın çeki muvazaalı bir şekilde davalı ... Ağaç Sanayi Ticaret AŞ'ye ciroladığı, davalı ... Ağaç Sanayi Ticaret AŞ'nin ise İzmir ... İcra Müdürlüğü'nde...E sayılı dosya üzerinden takibat başlatarak ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde çek bedelini tahsil etmeye çalıştıkları iddia olunmaktadır.
Dava dilekçesinde işbu dava öncesinde çekin zayi nedeniyle çek iptal davası açıldığı ve mahkemesince çek istirdadı davası açılması için 7 gün süre verildiği belirtilmiştir.
> Davacı tarafça daha önce Zayi Nedeniyle Çek İptali Davası açmış olması hususu nazara alındığında davacının çek istirdadı talebinin TTK 792 hükmüne dayandığı değerlendirilmiştir.
TTK 792 - Elden çıkan çek:
(1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.
> İcra İflas Kanunu’nun (İİK) 170/b maddesinin aynı Kanun’un 72. maddesine yaptığı yollama gereğince kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte de menfi tespit davası açılabileceği açıkça anlaşılmaktadır. İİK’nın 72/1 maddesi, “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir” hükmünü haizdir. Buna göre borçlu, henüz aleyhine başlatılmış bir icra takibi yokken alacaklıya karşı borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabileceği gibi aleyhine icra takibine başlanmasından sonra da menfi tespit davası açması mümkündür.
> Muvazaa daha çok sözleşmenin yorumuyla ilgili olduğundan, öğreti ve uygulamada kapsamlı olarak incelenmiş ve belirli kurallara bağlanmıştır. Gerek öğretide ve gerekse uygulamada muvazaa, mutlak ve nispi muvazaa olarak iki gruba ayrılmaktadır; mutlak muvazaada taraflar herhangi bir hukuki işlem yapmayı (oluşturmayı) istemezler, yalnız görünüşte bir hukuki işlem için gerekli irade açıklamasında bulunurlar; nispi muvazaada ise taraflar gerçekten belli bir hukuki işlem yapmak isterler, ancak onu saklamak amacıyla, bir başka hukuki işlemin kurulduğu görüşünü yaratmak üzere irade açıklamasında bulunurlar.
Taraflar ister yalnız bir görünüş yaratmayı, ister ikinci bir gizli işlem yapmayı arzu etmiş olsunlar, görünüşteki (zahiri) işlem tarafların gerçek iradelerine uymadığından, ilke olarak herhangi bir sonuç doğurmaz. Muvazaada görünüşteki işlemin her türlü hukuki sonuçtan yoksun olması, tarafların ortak iradelerinin bu yolda olmasından kaynaklanmaktadır. (YARGITAY Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1-1265 - 2020/764 Ek sayılı kararı bu mahiyettedir.)
Eğer muvaza iddiası, bu işlemin tarafları veya onlara halef (ardıl) olanlarca, diğer bir değişle muvazaalı sözleşmenin taraflarından birine teb’an dava açanlar tarafından ileri sürülmüşse, TMK’nın 6. maddesi gereğince iddia sahibi tarafından ispat edilmesi gerekir. Bu ispatın da, sözleşmeye karşı ileri sürüldüğünden, kesin delilli yapılması gerekir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 04.07.2019 tarih ve 2018/2379 esas, 2019/4330 sayılı ilamlarında belirtildiği üzere). Üçüncü kişiler yönünden ise, yine TMK’nın 6. maddesi gereğince ispat külfeti ileri süren tarafa ait olmakla birlikte, HMK’nın 203/1-d. maddesi gereğince, her türlü delille ispat edilmesi mümkündür..
> Davacının dava konusu muvazaalı ilişkinin bizzat tarafı olmadığıdan muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlayabilir.
Bu nedenle davacı ve davalı taraflara yargılamanın ilk celsesinde varsa tanıklarını bildirmesi için 2 hafta kesin süre verilmiş ise de davacı vekilince kesin süre içerisinde her hangi bir tanık bildirmediği görülmüştür.
>Davalı tarafın bildirdiği tanıklar için ise Manisa ATM'ye talimat yazılmış olup, tanıkların tanıklık beyanları şu şekildedir;
TANIK ...: "Ben müteahhitlik yaparım, davacı sadece malzeme satın alırım, davacıları da tanıyorum, onlardan da malzeme alışverişi olmuştur, ..., ...'a telefon ederek 08/02/2021 tarihli garanti bankası çekini maddi durumu olmadığı için vadesinde ödeyemeyeceğini, Elinde ...ı ...bankasına ait 15/01/2021 tarihli çeki vermek istediğini söyledi, bizde davalı şirketle görüştük, bu teklifi kabul ettiğini söyledi, hatta fotokopilerini sunduğum çek üzerinde benimde avalimdir imzam vardır, her iki çekte davalı şirketin elindedir, ...bankasındaki çeke hiç bir şekilde karşılıksız kaşesi vurdurulmadı, bu çekle ilgili bir işlem yapılmadı, bu çeklerden dolayı banka hesaplarıma ve gayrimenkullerime hacizler konuldu, davacılar bu çekin çalındığını mı kaybolduğunu mu söylediler bilmiyoruz, bu çeki zaten yukarıda açıkladığım şekilde bize teslim etmişlerdir, biz bu çeki rıza dışı teslim almış olsak avalimdir diye imzalamazdım, bu çekten dolayı bende mağdur oldum."
TANIK ...: "Ben diğer tanık ... ile birlikte malzeme satar müteahhitlik yaparım, davacı sadece malzeme satın alırım, davacıları da tanıyorum, onlardan da malzeme alışverişi olmuştur, ... bana telefon ederek 08/02/2021 tarihli garanti bankası çekini maddi durumu olmadığı için vadesinde ödeyemeyeceğini, elinde ... adına kayıtlı ...bankasına ait 15/01/2021 tarihli çeki vermek istediğini söyledi, bizde davalı şirketle görüştük, bu teklifi davalı şirket sahibi ... çekini ona teslim ettik, dava konusu çek halen ...i çekte ...un elindedir, bu çekin üzerine benimde avalimdir imzam vardır, bu çeki ... bana ve diğer tanığa teslim etti, biz bu çeki rıza dışı teslim almış olsak avalimdir diye imzalamazdım, bu çekten dolayı bende mağdur oldum, davacılar şuanda Turgutluda dahi bulunamamaktadır."
> Lehtar olan davacılar ile ... arasında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla ve de dava dışı ... Ağaç Sanayi Ticaret AŞ'nin çeki ciranta ...'dan iktisabının bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi olunmuştur.
Mahkememizce aldırılan 01/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli 2 nolu celsesinde; ciranta ...’ın 2019-2020-2021-2022 yıllarına ait defter-i kebir, envanter, yevmiye, muavin defter, fatura, sevk irsaliyesi aslı veya noter örnekleri ile iddialarını ispatlar sair ticari defter ve kayıtlarının hazır edilmemesi sebebiyle inceleme yapılamamıştır. Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.03.2024 tarihli 2 nolu celsesinde hazır edilen Davacı "... ve Ortakları (VKN:...)"nın, 2019-2020-2021 Yıllarına ilişkin Ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, varılan sonuçlar ise aşağıdaki şekilde rapora bağlanmıştır. Davacı "... ve Ortakları (VKN:...)" 2019, 2020 ve 2021 yılı yasal defterlerinde;
a- Davacı tarafın 2019, 2020, 2021 yıllarına ait tutmuş oldukları Ticari Defterlerin TTK’nın 64./3cü maddesine göre yasal süresi içerisinde noter açılış onaylarının yapıldığı, 2019 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin yapıldığı ancak 2020 ve 2021 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığı,
b- Davacı "... ve Ortakları (VKN:...) tarafından ...’a40.010,26-TL, 70.110,88-TL ve 100.631,11-TL tutarlarında üç adet fatura olmak üzere toplam 210.752,25-TL tutarında fatura kestiği,
c- Faturaların karşılığında ...’dan 2019 yılı içinde toplam 431.000,00-TL tutarında (“Alınan Çekler” kaydı ile) çek alındığı ve 30.000,00-TL’nin ise (“Banka Ekstresi” kaydı ile) banka yoluyla verildiği,
d-...’ın 2020 yılına devreden vermiş olduğu avans tutarının toplam (461.000,00-210.752,25-TL) 250.247,75-TL olduğu,
e- 2020 yılı yasal defterinde ... cari hesabındaki 250.247,75-TL avans tutarının 138.000,00-TL bankalar hesabı ile kapatılarak ...’ın vermiş olduğu avans tutarının112.247,75-TL’ye düşürüldüğü kayıtlardan anlaşılmaktadır." şeklide görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce aldırılan 16/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
1) Davalı şirketin 2019, 2020, 2021, 2022 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi’ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu,
2) Davalı şirketin ticari defterlerinde, davacılara ait muhasebe kaydı tespit edilememiş olup, ticari ilişkilerinin olmadığı kanaatine varılmıştır.
3) Davalı şirketin incelenen ticari defterlerinde, dava dışı ... ile ticari ilişkilerinin var olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu olan ...A.Ş. Turgutlu Şubesi 15.07.2021 keşide tarihli 70.000,00-TL bedelli ... seri numaralı çekin davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu muhasebe kayıtlarından tespit edilmiş olup, iş bu çekin dava dışı ...’ın cari hesabına karşılık alındığı kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davalı ... Ağaç Sanayi Ticaret AŞ ile ciranta ... arasında muvazaa iddiasında bulunan davacının ispat yükü üzerinde olup, dava konusu muvazaalı ilişkinin bizzat tarafı olmadığıdan muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delil ile kanıtlayabilme imkanı bulunmaktadır. Davacı tarafın dava dilekçesinde tanık deliline dayanmış olması nedeniyle tanıklarını bildirmesi için kesin süre verilmiş, ancak davacı tarafça dosyaya tanık sunulmamıştır.
Davacıların ticari defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede ... ile davacılar arasında ticari ilişkinin bulunduğu; davalı ... Ağaç Sanayi Ticaret AŞ'nin incelenen ticari defterlerinde ise, dava dışı ... ile ticari ilişkilerinin var olduğunun, dava konusu olan ...A.Ş. Turgutlu Şubesi 15.07.2021 keşide tarihli 70.000,00-TL bedelli... seri numaralı çekin davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun ve de çekin dava dışı ...’ın cari hesabına karşılık alındığının muhasebe kayıtlarından tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Taraf defterleri, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak davalının kötü niyetini ya da ağır kusurunu sabit kılacak her hangi delil bulunmadığı anlaşılmakla aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 1.195,43-TL 'den mahsubu ile bakiye 580,03-TL 'nin karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; Davacı Asil ... ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/07/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza