T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2021/843 Esas
KARAR NO : 2025/520
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2021
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin alacağının sağlanması amacıyla belirtilen icra dosyası ile borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla icra takibine geçilmiş olduğunu, borçlunun, süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip, takibi durdurduğunu, ticari uyuşmazlıklara ilişkin zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanmış ve tarafların görüşme sonunda anlaşamamış olduklarını borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu, defter ve kayıtların davacının alacağını doğrular nitelikte olduğunu, yargılama aşamasında toplanacak deliller ışığında yapılacak inceleme ile durumun ortaya çıkacağını, borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptali için mahkemeye başvurmak gerektiğini, açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile borçlu davalının haksız ve dayanaksız itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun, alacağının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Karşı taraf davacı firmanın müvekkili davalı şirket tarafından üretilen ve yurt dışına ihraç edilen konfeksiyon ürünlerinin yıkamasını yapmış olduğunu, İzmir...İcra Md.lüğü'nün ... sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde, borcun dayanağının ve sebebinin "muhtelif fatura cari hesap" şeklinde ifade edilmiş olduğunu, bu muhtelif faturalardan ekte sunulu faturaya konu yıkama işlemi yapılan ürünlerin yurt dışındaki alıcı müşteri firmaya ulaştıktan sonra renginin solmaya ve yer yer sararmaya başladığını, takibe ve borca itiraz dilekçelerinde de ifade ettikleri üzere yurt dışındaki alıcı ...firmasının, kendi müşterileri tarafından iade edilen ve piyasadan çekilmek zorunda kalınan ve outlet mağazasında satışa sunulan ürünleri nedeniyle uğradığı zararla ilgili olarak, 5.511,49 Euro tutarında bir reklamasyon faturası düzenlemiş olduğunu ve bu bedeli müvekkili şirketin alacaklarından mahsup etmiş olduğunu, davalı-müvekkilinin şirkette yurt dışındaki müşteri firmanın reklamasyon faturasını refere ederek 01/10/2021 tarihinde o günkü 10,3118-TL kur üzerinden toplam 67.063,39-TL'lik bir reklamasyon faturası kesmek ve tebliğ etmek suretiyle sebep olduğu bu zararı karşı taraf davacı firmaya yansıtmış olduğunu, dolayısıyla müvekkili davalı firmanın karşı tarafa hiçbir borcu olmadığını, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle davanın reddine, tebliğ olunan reklamasyon faturalarına rağmen yapılan kötü niyetli takip nedeniyle takip miktarının % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
> Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali istemine ilişkindir.
> Taraflar arasında tekstil ürünlerinin yıkanmasına ilişkin yazılı olmayan eser sözleşmesinin mevcudiyeti hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
> Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.
> Uyuşmazlık; icra takibinde alacağa dayanak gösterilen muhtelif faturaya dayalı cari hesaba bağlı olarak davalının davacıya borcu bulunup bulunmadığı, davacının sözleşme ile üstlendiği tekstil ürünlerini yıkama işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, davacı tarafından yapılan işlemin ayıplı olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
> Somut olayda; davacı yüklenici davalı iş sahibine kumaş yıkma işi yaptığını belirterek, iş bedelinin tahsili için giriştiği icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiş; davalı iş sahibi ise ürünlerin ayıplı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir.
Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamayacaktır.
Somut olayda; ödeme emrinin borçlu... Tekstil Ltd. Şti'ne e-tebliğ marifetiyle tebliğe çıkarıldığı, tebligatın 12.10.2021 tarihinde alıcının hesabına başarılı şekilde koyulduğu ve 17.10.2021 tarihi itibariyle tebligatın okundu sayıldığı, borçlu şirket vekilince 14.10.2021 tarihinde borca itiraz edildiği, borca itiraz dilekçesinin ise alacaklı şirket vekiline aynı gün tebliğe çıkarıldığı ve 19.10.2021 tarihi itibariyle tebligat içeriğinin okundu sayıldığı görülmektedir.
İşbu itirazın iptali davası 11.11.2021 tarihli olup, davanın İİK 67/1'de öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
> Davalı vekili cevap dilekçesinde; Karşı taraf davacı firmanın müvekkili davalı şirket tarafından üretilen ve yurt dışına ihraç edilen konfeksiyon ürünlerinin yıkamasını yapmış olduğunu, İzmir ...İcra Md.lüğü'nün... sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde, borcun dayanağının ve sebebinin "muhtelif fatura cari hesap" şeklinde ifade edilmiş olduğunu, bu muhtelif faturalardan ekte sunulu faturaya konu yıkama işlemi yapılan ürünlerin yurt dışındaki alıcı müşteri firmaya ulaştıktan sonra renginin solmaya ve yer yer sararmaya başladığını, takibe ve borca itiraz dilekçelerinde de ifade ettikleri üzere yurt dışındaki alıcı ... firmasının, kendi müşterileri tarafından iade edilen ve piyasadan çekilmek zorunda kalınan ve outlet mağazasında satışa sunulan ürünleri nedeniyle uğradığı zararla ilgili olarak, 5.511,49 Euro tutarında bir reklamasyon faturası düzenlemiş olduğunu ve bu bedeli müvekkili şirketin alacaklarından mahsup etmiş olduğunu, davalı-müvekkilinin şirkette yurt dışındaki müşteri firmanın reklamasyon faturasını refere ederek 01/10/2021 tarihinde o günkü 10,3118-TL kur üzerinden toplam 67.063,39-TL'lik bir reklamasyon faturası kesmek ve tebliğ etmek suretiyle sebep olduğu bu zararı karşı taraf davacı firmaya yansıtmış olduğunu, dolayısıyla müvekkili davalı firmanın karşı tarafa hiçbir borcu olmadığını öne sürdüğü görülmektedir.
> İddia edilen ayıp hususu teknik incelemeyi gerektirdiğinden, alanında uzman teknik bilirkişiler eliyle incelemeler yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 12/04/2022 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Mahkeme dosyası ve içindeki belgeler ile tarafların ticari defter kayıtlarının ve dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporum içinde açıklanan nedenlerle,
1)Davacı ... Kot Yıkama...Ltd. Şti.’nin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi’ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu,
2)Davalı...Tekstil Ltd. Şti.’nin 2020 ve 2021 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi’ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu,
3)Taraflar arasında 2020 yılından önce başlayan ticari ilişkinin var olduğu, tarafların ticari defter kayıtları uyumlu olup, sadece davalı yan tarafından hatalı yıkama ve anlaşma dışı fiyatlandırma sebebi ile davacı adına düzenlediği 4 adet faturanın, davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ... nolu faturaların davacı şirket tarafından kabul edilmeyerek ihtarname ile davalı yana iade edildiği, ...nolu faturanın dava tarihinden sonra düzenlendiği tespit edilmiştir.
4)Davalı yanın hatalı yıkama ve anlaşma dışı fiyalandırma iddialarının hukuki yorumu Sayın Mahkemenize ait olup; tarafların incelenen ticari defterlerine göre, aksi ispat edilmedikçe, takip ve dava tarihi itibari ile davacı şirket ... Kot Yıkama... Ltd. Şti.’nin, davalı... Teks....Ltd. Şti.’nden , takip ve dava tarihi itibari ile 66.755,34.-TL alacaklı olduğu,
5)Sayın Mahkemenizce davalı şirketin iddialarının haklı olduğuna karar verilirse, Sayın Mahkemeniz tarafından kabul edilen davalı yan tarafından düzenlenen fatura bedellerinin, davacı şirketin alacağından mahsup edilmesi gerekeceği," şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 27/07/2023 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ... Şirketinin yapmış olduğu yaş işlemin (yıkama, ağartma) hatalı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davalı şirket ...ın alacağı 66.755,34-TL ye karşılık davacı şirket... Tekstilin müşterisinin bu yıkamadan dolayı reklamasyon sonucu uğradığı 67.063,39 TL lik zararı karşılaması gerektiği, 67.063,39 – 66.755,34= 308,05-TL nin yasal faiziyle... tekstile ödenmesi gerektiği, kanaatine varılmıştır. Davalı şirket... Tekstilin müşterisinden kesilen diğer 438,75-Euro yani o günkü kur ile 6.276,07-TL lik reklamasyon faturasına sebep hatanın (resimler aşağıda görülüyor) kabul edilebilir seviyede olduğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 12/01/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı... yıkama ŞTİ'nin, dikimi yapılmış olan ürünlere ait ağartma-soldurma-yıkama yöntemi ile denim parça yıkama hizmetini kusurlu olarak yaptığı, yetersiz işçilik ve ayıplı hizmet gördüğü, kusurun, malları teslim anında değil, sonradan ortaya çıktığı, ilk anda değil, belli bir zaman içerisinde görünür olduğu ve bu yüzden gizli ayıplı olarak nitelendirilmesi gerektiği, bununla birlikte, konfeksiyon ihracatçısı davalı ... Tekstil'in, daha önceden aynı sorunla karşılaştığı halde, tekstil üretiminde kalite güvence standartları kurallarına göre kalite kontrol sistemini, eksik uyguladığı kanaatindeyim. Davalı ile davacı arasındaki 31.12.2020 ve 08.01.2021 tarihli e-posta yazışmalarında,... yapılan modellere ait sararma, solma, koku sorunları karşılıklı olarak dile getirilip yorumlanmıştır, davacı... şti, işlem sonrası koku ve sararmanın mutlaka kontrol edileceğini belirtmiştir. Sonrasında kesilen 25.01.2021 tarihli ... yıkama faturası toplam 2530 adet 14.693,49-TL'lik fatura, ayıplı hizmete ait faturadır. Davacının, bu fatura miktarından sorumlu olduğu kanaatindeyim. Buna ilaveten, dava konusu ürünlere ait toplam yıkama hizmeti karşılığı alacağı üzerinden 4615'ten az olmamak kaydıyla bir iyileştirme indirimi uygulaması gerektiği görüşündeyim..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 05/02/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Raporun B.1 bendinde belirlenen tespit ve değerlendirmelerle, Davacı taraf... ŞTİ.'nin ürünlerin üretiminde doğru sonlandırma işlemleri gerçekleştirmediği ve bu durumun davaya konu ayıplı ürünlere sebep olduğu, Raporun B.2 bendinde taraflarca mahsuplaşılması gerektiğini düşündüğüm tutar üzerinden % 15 lik tutarın davalı tarafın zararına yönelik davacıdan tazmin edilmesi kanaatlerimi takdir ve karar sayın mahkemenizde olmak koşuluyla saygılarımla arz ederim.." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
> Ayıp; öğretide, satılan malda, imal edilen üründe veya verilen hizmette vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır.
- Maddi ayıp; bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi).
- Hukuki ayıp; malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi).
- Ekonomik ayıp ise; malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).
> TBK. madde 474; "İş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır." hükmünü içermektedir.
TBK'nın 474/1. maddesine göre açık ayıplarda iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın ücretsiz olarak giderilmesini (onarılmasını) talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi ya da eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir.
> Ayıbın varlığı ve bunun giderildiğinin ispatı, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar yönünden açıklığa kavuşturulması gereken önemli bir husustur:
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK 6 m, HMK 190 m). Bu ilkeyi ayıbın varlığı ve kim tarafından giderildiğinin kanıtlanması bakımından değerlendirdiğimizde kural olarak ayıbın varlığını iş sahibi kanıtlamalıdır.
Ayıbın varlığını kanıtlama yükümlülüğü ayıbın niteliğini kanıtlamayı da kapsar. Zira ayıptan doğan seçimlik hakların hangisinin kullanılabileceği yönünden ayıbın niteliğinin de belirlenmesi gerekir.
Yapılacak delil tespiti, keşif ve alınacak bilirkişi raporuyla ayıbın varlığı ve niteliği belirlenir. Varlığı iddia edilen ayıplar mevcut değil ise, burada fiili karine devreye girecek ve öncesinde tespit ettirilmiş bir ayıp bulunmadıkça mevcut imalatın bu haliyle yüklenici tarafından yapıldığı ve ayıp bulunmadığı kabul edilecektir.
İş sahibi, eserin ayıplı olması nedeniyle düzenlediği reklamasyon faturası ile ayıbın varlığını, niteliğini ve giderim bedelini ispatlayamaz.
> Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davacı şirketini davalı ile aralarında var olduğu anlaşılan sözlü eser sözleşmesi kapsamında tekstil ürünleri üzerinde kimyevi madde kullanarak yıkama işlemi yaptığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafın işin ayıplı ifa edildiğini öne sürdüğü, bu kapsamda...Tekstil'den ...'a ait....com.tr mail hesabından 02.04.2021 tarihinde... Yıkama isimli mail hesabına ayıp ihbarı içerikli mail atıldığı, ...hotmail.com hesabı ile işbu ayıp ihbarı öncesinde...a ait yukarıda belirtilen hesap arasında karşılıklı başka yazışmaların da bulunduğu, bu nedenle ayıp ihbarının belirilen tarih itibariyle yapılmış olduğu,... Group (Finlandiya) firmasının reklamsyon faturalarının 14.09.2021 ve 19.11.2021 tarihlerini taşıdığı, bu nedenle davalı ... Tekstil'in ayıbı öğrenme tarihi olarak 14.09.2021'in esas alınması halinde davalı şirketin 02.04.2021 tarihinde e-mail yoluyla yaptığı ayıp ihbarının yaklaşık 5 ay önce yapılmış olduğu, bu nedenle davalı şirketin ... firmasının reklamasyon faturalarından önce de ayıptan haberdar olduğu, ancak öğrenme tarihinin net olmaması nedeniyle yapılmış olan ayıp ihbarı Mahkememizce süresinde yapılmış olarak kabul edilmiştir.
Mahkememizce 08.12.2023 tarihinde ayıplı ürünlerin bulunduğu belirtilen adreste tekstil bilirkişisi refakatinde keşif icra edilmiş, keşif mahallinde sadece 20-25 adet ürünün hazır edildiği ve keşif sınırlı sayıdaki bu ürünler üzerinde icra edilmiştir. Bu husus keşif tutanağına mahkeme gözlemi olarak yazılmıştır. Halbuki davacı şirketin davalı şirkete yönelik tanzim ettiği 25.01.2021 tarihli faturada ise yaklaşık 2500 adet ürünün, 23.03.2021 tarihli faturada yaklaşık 1100 adet ürünün faturaya konu edildiği görülmektedir. Davalı... tekstilin davacı şirkete kestiği reklamasyon faturalarında yazılı ürün adetleri ve de davalı vekilinin yargılamanın 7 nolu celsesindeki beyanları nazara alındığında ayıplı olduğu iddia olunan ürün adedinin 2530 olduğu yönündeki beyanı nazara alındığında ayıba ilişkin ispat külfeti üzerinde olan davalı tarafın ayıplı ürünleri keşif mahallinde hazır etmediği anlaşılmaktadır. Yargılamanın 8. Celsesinde ayıplı ürünlerin tamamını sunması için ihtarda bulunulmuş olup davalı tarafça bu ihtar yerine getirilmemiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu edilen pantolonlardan örnekleme yoluyla seçilen sınırlı sayıda pantolon üzerinde inceleme ve tespit yapılmıştır. Oysa davalı tarafından 2530 adet ürünün ayıplı olduğu ileri sürüldüğünden dava konusu edilen 2530 adet ürünün her birinde aynı ayıbın bulunup bulunmadığı yönünde inceleme yapılması gerekmektedir. Tüm ürünler üzerinde inceleme yapılmaksızın seçilen bir kısım sınırlı sayıda ürün üzerinde inceleme yapılarak ayıplı olduğu öne sürülen diğer ürünlerin ayıplı olduğu sonucuna varılamayacağı hususu izahtan varestedir.
Davalının yahut onun müşterisi olan ..firmasının düzenlediği reklamasyon faturaları ile ayıbın varlığının sübut bulduğu kabul edilemez.
Bu nedenlerle davacının davalıdan 66.755,34-TL alacaklı olduğu 12.04.2023 tarihli bilirkişi raporu ile anlaşılmış olup, davalının ayıp iddiasının sübut bulmadığının da kabulü ile aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
Dava konusu alacak eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bilirkişi incelemesi sonucu belirlenmesi likit ve hesaplanabilir olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı şartları bulunmamaktadır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-. Davanın KABULÜ ile;
Davalının İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ İPTALİNE, TAKİBİN İTİRAZ ÖNCESİ KOŞULLARDA DEVAMINA,
2-Alacak likid nitelikte görülmediğinden davacının İcra İnkar Tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 4.560,06-TL harçtan peşin alınan 806,24-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.753,82-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 874,09-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 6.600,00-TL bilirkişi ücretinin ve 125,5-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 6.725,5-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ile davalı... Tekstil vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
27/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza