T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/947 Esas
KARAR NO: 2024/556
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/12/2021
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı/borçlular ... ve ... arasında “ İşletme Hakkı Kullanım Sözleşmesi”nin 01.06.2016 tarihinde imza altına alınmış olduğunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 20. Maddesi (h) bendi uyarınca, davacı şirkete Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 30.12 2016 tarih ve 35.00.17. 10. defter sıra numaralı idari yaptırım karar tutanağı ile idari para cezası kesilmiş olup, iş bu idari para cezasının davacı şirket tarafından ödenmiş olduğunu, taraflar arasında imzalanan “ İşletme Hakkı Kullanım Sözleşmesi” gereği, sözleşme süresi içerisinde işletme faaliyetinden kaynaklanan cezalardan işletmecilerin sorumlu olacağının kararlaştırılmış olduğunu, taraflar arasında imzalanan “ İşletme Hakkı Kullanım Sözleşmesi” nin süresinin 01.06.2016’dan başlayarak 31.10.2016 tarihine kadar olduğunu, idari para cezasına konu eylemin 31 Temmuz 2016 saat 03:45 te gerçekleşmiş olduğunu, davacı şirketin ödemek zorunda bırakıldığı idari para cezasını ödemekle yükümlü olan işletmecilere karşı İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatmış olup, davalıların iş bu takibe itiraz ederek takibin durdurulmuş olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen ve resen göz önünde alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla; davalı borçluların İzmir ... İcra Müdürlüğü...Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyanın ilgili takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarla devamına, itirazın kötü niyetli ve alacağın tahsilini geciktirmek amaçlı olması ile alacak kaleminin likit ve muayyen olması sebebiyle davalı/borçlular aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalılara yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, huzurda ikame edilen davanın görevsiz mahkemede açılmış olduğunu, idari yaptırım karar tarihinin 30.12.2016 olduğu ve kaydının yine aynı tarihte yapıldığı gözetildiğinde işlendiği iddia olunan kabahatin gerçekten 31.07.2016 tarihinde işlenip işlenmediğini tespitinin gerekmekte olduğunu, delil olarak bildirilen ... seri no'lu tutanağın taraflarına tebliğ olmadığını ve dava dosyasında da yer almamakta olduğunu, davacı yanca idari para cezasının ödenmiş olduğunun belirtmiş olduğunu, ödemenin yapılıp yapılmadığına, yapıldıysa hangi tarihte kim tarafından yapıldığına dair bir delilin dosyaya sunulmamış olduğunu, idari yaptırım karar tutanağının Yasal Uyarılar başlıklı kısmında cezanın kanun yoluna başvurmadan ödenmesi halinde cezanın ¾’nün tahsil edileceğinin yazılmış olduğunu, bu düzenleme karşısında kabul anlamına gelmemek kaydı ile söz konusu cezayı davacı şirket ödediği ise bile alacağını ispatla yükümlü olmasına rağmen ne zaman ve ne miktarda ödeme yaptığını belgelendirmemiş olduğunu, tutanakta yazan tutar üzerinden davalılar aleyhine icra takibi başlatılmış olmasının davacı yanın kötü niyetli olduğunu göstermekte olduğunu, idari Yaptırım Karar Tutanağı’nın İşlenen Kabahat İle İlgili Bilgiler başlıklı kısmında ihlal edilen kanun maddesi olarak fiillerin tekrarı başlıklı 23. madde gösterilmiş olduğunu, ancak taraflar arasında akdedilen sözleşmenin başlangıç ve bitiş zamanları göz önüne alındığında söz konusu eylemin davalılar tarafından birden fazla kez tekrar edildiğinin sabit olmadığını, açıklanan ve Sayın Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle, usulsüz tebligat nedeniyle öğrenme tarihi olan 15 ocak 2022 tarihi esas alınarak cevap dilekçelerinin yasal süresinde olmasına binaen cevap dilekçelerinin kabulüne, Sayın Mahkeme’nin görevsiz olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, Mahkemeniz görev yönünden aksi kanaatte ise davalılar aleyhinde açılan iş bu itirazın iptali davasının esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı yan aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, Mahkemenizce aksi kanaat hasıl olup davacının alacağının kabulü halinde alacak likit olmadığından davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilemesini verilmesini talep etmişlerdir.
Dava, idare tarafından düzenlenen yaptırım kararına karşı ödenen idari para cezasının sorumlulardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalılar aleyhine 31/07/2026 tarihinde uygulanan idari yaptırım kararı dayanak gösterilerek toplam 108.100,58 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği, borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davanın tarafları arasında imzalanmış olan "İşletme Hakkı Kullanım Sözleşmesi" başlıklı sözleşme incelendiğinde, konusunun Çeşme Alaçatı Port içerisinde yer alan...olarak işletilen mekanın davalılar tarafından 01/06/2016 ila 31/10/2016 tarihine kadar işletilmesini içerdiği, 5. Maddede sözleşme süresi boyunca işletmenin faaliyetinden kaynaklı doğabilecek cezaların işletmecilere/davalılara ait olacağının düzenlendiği görülmektedir.
Bilirkişiden alınan 04/04/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Mahkeme dosyası ve içindeki belgeler ve dayanağı belgelerin tetkiki sonucunda ve raporum içinde açıklanan nedenlerle,
1)Davacı şirketin 2018 yılı itibari ile ticari faaliyetine son vermiş olduğu, bu nedenle takip ve dava konusu alacağa ilişkin ticari defter kayıtlarının bulunmadığı,
2)Taraflar arasında imzalanan Sözleşme süresi kapsamında davacı şirket adına 31.07.2016 tarihinde İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan denetim sonucunda ihlalin tespit edildiği ve tutanak tutulduğu,
3)2014 tarihinde..., 2015 yılında... nolu tutanaklarla yapılan ihlallerin kayıt altına alındığı,
4)Yukarıda belirtilen 2014 ve 2015 yılında yapılan ihlaller nedeniyle, 31.07.2016 tarihinde tespit edilen ihlale 2872 Sayılı Kanunun 23. Maddesine uygun olarak 24.546,00.-TL yerine ( 24.546 x3)=72.638,00.-TL idari para cezası uygulandığı,
5)Taraflar arasında imzalanan sözleşme süresi içerisinde yapılan bir ihlalden dolayı tahakkuk eden idari para cezası nedeniyle davacı yanın davalılardan alacaklı olduğu , yapılan bu ihlalin üçüncü ihlal olması nedeniyle İdari Para Cezasının (24.546x3=72.638TL) 3 kat olarak uygulandığı, diğer iki ihlalin taraflar arasında imzalanan sözleşme tarihinden önce olması sebebi ile tahakkuk eden İdari Para Cezasının 49.092,00-TL’lik kısmından davalıların sorumlu olup olmayacağı hususundaki nihai kararın Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
6)Davacının davalılardan 34.462,58.-TL işlemiş faiz talep ettiği, ancak davalıları hangi tarihte temerrüde düşürdüğüne dair noter ihtarnamesi vb.benzeri tevsik edici bir belge sunmaması sebebi ile işlemiş faiz hesaplamasının yapılamadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan kök rapor yeterli görülmediğinden, önceki idari yaptırım kararlarının davalılar tarafından yapılmadığı gelen yazı cevabı ile sabit olduğu takdirde, davaya konu idari yaptırım kararına 3 kat ceza uygulanmadan yapılandırma da nazara alınarak davacının talep edebileceği bedelin hesaplanması (gerektiğinde orantıda kurularak) ve hesaplanan bedele son ödeme tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz işletilmesinin istenilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup Bilirkişiden alınan 18/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "Sonuç olarak; 24.546,00.-TL ceza tutarı için hesaplanan faiz tutarı 10.392,04.-TL olup, ceza ve faiz toplam tutarının (24.546,00+10.392,04)= 34.934,04.-TL olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan ek bilirkişi raporu hüküm kurmaya elveriş olmadığından ve dosyada eksiklik bulunduğu görüldüğünden öncelikle Dava dilekçesinin ekinde yer alan idari kararda gönderilmek suretiyle Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü' ne müzekkere yazılarak, ekte gönderilen idari yaptırım kararının muhataba tebliğ edilip edilmediği, edilmiş ise hangi tüzel kişiliğe tebligatın yapıldığı ile karara konu yerde iş bu idari yaptırım kararından önce düzenlenmiş başkaca kararların da mahkememize gönderilmesi istenmiş ve celp edilen kayıtlar ile birlikte Bilirkişiden alınan 24/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...aralı dosyasında devam eden itirazın iptali davası kapsamında;
Görevli Mahkemenin 26.03.2024 tarihli Duruşma Tutanağıyla Bilirkişi incelemesiyle; dosya evrakı ve taraf dilekçeleri de incelenerek davaya konu idari yaptırım kararına 3 kat ceza uygulanmadan, yapılandırma da nazara alınarak davacının talep edebileceği bedelin hesaplanmasını ve hesaplanan bedele son ödeme tarihinden takip tarihine kadar yasal faiz hesaplanmasını içeren rapor düzenlenmesinin talep edildiği,
Bu çerçevede tarafımca dosya evrakı incelenerek yapılan hesaplamada;
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 30/12/2016 tarih 35.00.1710. defter sıra numaralı İdari Yaptırım Karar Tutanağına istinaden davacı şirketin davalılardan 24.546,00TL'si (=73.638,00/3) asıl alacak ve214,86TL'si gecikme faizi olmak üzere toplam 24.760.86TL'yi talep edebileceği kanaat ve sonucuna varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Somut olayda, davanın tarafları arasında idari yaptırım kararına konu tarihi kapsayan (31/07/2016) işletme devrine yönelik sözleşmenin bulunduğu, ayrıca tutanakta davalılardan ...' nın işletme sahibi olarak isminin yer aldığı bu hali idari yaptırım kararına konu ihlalin davalıların Çeşme Alaçatı Port adresinde yer alan işletmeyi fiilen çalıştırdıkları sırada meydana geldiği sabit olup, işletmenin mahkememizce celp edilen kayıtlarına göre davaya konu idari yaptırım kararından önce de aynı ihlalleri gerçekleştirdiği bu nedenle son ihlale ilişkin idari yaptırım kararının 3 kat olarak uygulandığı ve yapılandırma sonucu davacı tarafından ödemelerin gerçekleştiği görüldüğünden son aldırılan bilirkişi raporunda yer alan hesaplamanın da bu hususlara riayet edilerek yapıldığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, kabul edilen bedel likit olduğundan davacı lehine tazminata karar vermek gerekmiştir. Davacı takip başlatmakta kötü niyetli olmadığından ve bu yönde bir delil de sunulmadığından davalıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı/borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN iptali ile takibin 24.546,00 TL asıl alacak ve 214,86 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalının sorumlu olduğu 24.760,86 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatı olan 4.952,17.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı tarafın tazminat talebinin reddine,
4-Alınması gereken 1.691,41 TL karar ve ilam harcının yatan 1.305,59 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 385,82 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 1.691,41 TL ve 59,30 TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 128,20 TL posta ve diğer giderler ile 3.750,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 3.878,20 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 888,31 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
8-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
9-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 1.048,49 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 311,51 TL' nin ise davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır