T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2021/969
KARAR NO : 2025/685
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2021
KARAR TARİHİ : 14/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davacı şirketin, davalı şirketin ”Otelin Yangın Tesisatının Projesinin Hazırlanmassı ve Yönetmeliklere uygun hale getirilmesi işi”ni üstlenmiş ve yerine getirmiş olduğunu, Davalının “...olu Cad. No:... Menderes” adresinde 14.600 metrekare alan olan otel inşaatlarında projesiz olarak bir ustaya yangın tesisatı yaptırmış olduklarını bunun üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı İtfaiye Denetim ve Önleme Şube Müdürlüğü'nün davalı otele yangın tesisatı ile ilgili eksikliklerini 31.03.2021 tarih ve ... kayıt numaralı ihtarname ile bildirmiş olduğunu, Davalı şirketin, İş Yapma Ruhsatı alabilmesi için, itfaiyenin ihtarnamede belirttikleri eksikliklerin giderilmesi ve TMMOB Onaylı Proje şart koşmuş olduğunu, bunun üzerine, davalı şirket yetkilileri 05.04.2021 tarihinde, davacı şirketin yetkilisi ... ... numaralı telefonuna whatsapp üzerinden yangın tesisatı ile ilgili eksiklerin bildirilmiş olduğunu, davacı şirketin yangın tesisatının projesini hazırlanması ve yönetmeliklere uygun hale getirilme işinin yapılmasının istenmiş olduğunu, Davacı şirketin daha önce projesiz olarak yaptırılmış olan yangın tesisatının Avam Projesini hazırlayabilmek için 10 gün boyunca sahada çalışmış olduğunu, Sonra mimari projeyi isteyip mimari projeye göre yangın yönetmeliğine uygun olarak sıfırdan yangın tesisat projesini çizilmiş olduğunu, eksik ve yanlışların tespit edilerek bunların otelin teknik ekibinin yardımıyla yönetmeliğe uygun hale getirilmiş olduğunu, Davacı şirketin hazırlamış olduğu yangın tesisat projesinin TMMOB tarafından onaylanması için fatura istendiğinden, davalı şirket tarafından kendilerini anlaştıkları şekilde ödeme yapılacağını düşünerek, davaya konu 02.06.2021 tarih ve GIB... fatura numaralı, 38.940,00-TL tutarlı faturayı kesmiş olduğunu, TMMOB’nin 2021 Asgari Ücret Tarifesinde 1.Mekanik Tesisat Mühendisliği Proje Hizmetleri Asgari Ücret Tarifesi baz alınarak, Yangın Tesisat Projesinin Fatura bedeli 16.984,00.-TL, Fenni Mesuliyet ücreti de proje bedeli kadar olduğundan 16.984,00.-TL’nin de eklenerek, davacı şirketin toplam 33.000,00+KDV = 38.940,00-TL bedelli fatura kesmiş olduğunu, Davacı şirketin hazırlamış olduğu proje ile davalı şirketin işletme ruhsatı alabilmiş olduğunu, Şirket mali müşaviri...’nin ...om.tr e-posta adresinden, davalı şirketin ....com e-posta adresine davaya konu faturayı göndermiş ve tebliğ etmiş olduğunu, Davalı şirketin fatura ya 8 gün içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, ödeme konusunda da davacı ... oyalamış olduğunu, Davalı şirkete karşı Menderes İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyasına kayıtlı olan icra takibinin başlatılmış olduğunu, Davalı yanın 09.08.2021 tarihinde takibe itiraz ederek durdurmuş olduğunu, Dava şartı olarak İzmir Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapılmış olduğunu, ancak yapılan Arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamamış olduğunu, Yukarıda izah edilen nedenlerle ve resen takdir olunacak nedenlerle fazlaya ilişkn haklarını saklı tutmak kaydıyla; borçlunun Menderes İcra Müdürlüğü’nün... E.sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ve takibin devamına, borçlunun kötüniyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Davaya konu Menderes İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasından yapılan takibin yetkisiz olduığunu, yetkili icra müdürlüklerinin Bodrum İcra Müdürlükleri olduğunu, İş bu davada Mahkemenin yetkisiz olduğunu, davalı şirketin adresinin Gümüşlük Mah. .... Bodrum/MUĞLA olduğunu, bundan dolayı Bodrum Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Davaya konu faturanın davalı şirkete hiçbir zaman tebliğ edilmemiş olduğunu, davacı yanın gönderdiğini iddia ettiği e-posta adrersinin davalı yanın e-posta adresi olmadığını, işbu faturanın, davalı yanın kayıtlı e-posta adresi olan ....kep.tr adresine hiçbir zaman gönderilmemiş olduğunu, davalı yanın söz konusu faturadan haberinin olmamış olduğunu, Davacı şirketin davalı şirkete yapmayı vaadettiği iş karşılığında ücret olarak sadece 5.000,00-TL (Beşbin TürkLirası) talep etmiş olduğunu, Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının fazlaya ilişkin hak ve alacaklarını saklı tutarak, açılan davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak takip davanın reddine, tebliğ olunan reklamasyon faturalarına rağmen yapılan kötü niyetli takip nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
> Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
> Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
> Davalı taraf MAHKEMEMİZİN YETKİSİNE itiraz etmiş ise de;
Taraflar arasındaki ihtilâf, Eser Sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, eser sözleşmesinden kaynaklanan para alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerinin ve davaların davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edileceği yer veya yetki sözleşmesi ile belirlenen yer icra dairelerinden birinde açılması gerekir.
> Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
4- Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
5- Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
> Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
> Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 12/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda;
1)Davacı... ve Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2021 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesi’ne göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu,
2)Davalı ...Ş.’nin 2021 yılı ticari defterlerinin 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre sahibi lehine delil niteliğinde olduğu,
3)Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2021 yılında başlamış olduğu, takip ve dava konusu yapılan faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iş bu nedenle takip ve dava konusu yapılan fatura ve fatura muhteviyatı hizmetin davalı yanın kabulünde olduğu, davalı yan tarafından düzenlenen iade faturasının davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı yan tarafından düzenlenen faturanın davacı şirkete teslim edildiğinin ispatının gerektiği, iş bu iade faturasının 8 günlük yasal süre dolduktan sonra düzenlenmiş olduğu hakkındaki hukuki yorum Sayın Mahkemenize ait olup, dava dosyasında iade gerekçesi ile ilgili açıklama ve belgeye rastlanılmamıştır.Buna göre; tarafların incelenen ticari defterlerine göre, aksi ispat edilmedikçe , takip ve dava tarihi itibari ile davacı ...ve Mühendislik Ltd. Şti.’nin davalı ...Ş.’nden 38.940,00-TL alacaklı olduğu, sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
> Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davalı şirketin "... Yolu Caddesi No:...Menderes / İZMİR" adresinde otel inşaatlarında projesiz olarak yangın tesisatı yaptırmış olduğu, bunun üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı İtfaiye Denetim ve Önleme Şube Müdürlüğü'nün davalı otele yangın tesisatı ile ilgili eksikliklerini 31.03.2021 tarih ve... numaralı ihtarname ile bildirmiş olduğu, davacı şirketin fiili durumu projelendirdiği, çizdiği proje için GIB... nolu, 38.940,00-TL tutarında fatura kestiğim ve bu fatura bedeli kadar davacının alacaklı olduğu iddia olunmaktadır.
Eser sözleşmesinde kural olarak iş sahibi sözleşme bedelini ödediğini, yüklenici ise sözleşme konusu imalatları gerçekleştirdiğini ispat külfeti altındadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen ve takip ve dava konusu yapılan 02.06.2021 tarihli 38.940,00-TL bedelli ve GIB... nolu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tahsilat ve ödeme kaydı mevcut olmadığı, böylece tarafların ticari defter kayıtlarının, takip ve dava konusu yapılan fatura ve tahsilat/ödeme kayıtları hususunda uyumlu olduğu;
Tarafların 2021 ticari defter kayıtlarındaki uyuşmazlığın, davalı yan tarafından davacı şirket adına düzenlenen toplam tutarı 38.940,00-TL olan, ... nolu iade faturasından kaynaklandığı;
Davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen iade faturası davacı şirketin cari hesabına cari hesabı azaltıcı kayıt olarak kaydedildiği, böylece davacı şirket cari hesabının sıfırlanarak kapatıldığı, Ancak işbu iade faturasının davacı şirket kayıtlarında yer almadığı, dosya kapsamında ise iade faturasının davacı şirkete tebliğ edildiğini gösterir herhangi bir belge bulunmadığı;
Her ne kadar davalı yan cevap dilekçesinde, davacı şirketin yapmayı vaadettiği iş karşılığında ücret olarak sadece 5.000,00-TL talep ettiği ve davacının taahhüt ettiği işleri doğru düzgün şekilde yapmadığı savunmalarını öne sürmüş ise de bu savunmaları sabit kılacak dosya kapsamında her hangi bir yazılı belge ve ayıp ihbarnamesi bulunmadığı görülmekle 38.940,00-TL tutarında alacağı sabit görülen davacının davasının kabulü yönündeki aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KABULÜ İLE;
Davalının Menderes İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN İTİRAZ ÖNCESİ KOŞULLARDA DEVAMINA,
2- İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 7.788,00-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.659,99-TL harçtan peşin alınan 665,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.994,99-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 732,80-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 1.000,00-TL bilirkişi ücretinin ve 1.635,00-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 2.635,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
14/07/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza