T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/1000 Esas
KARAR NO : 2024/520
DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 09/02/2021
KARAR TARİHİ: 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; müvekkilinin babası...'ün sağlığında... Köyleri Yapı Koop. Ortaklığından kaynaklı dava konusu taşınmazın dava öncesinde bir yapı kooperatifinin ortağı olarak kur'a çekimi yoluyla yapılan ferdileştirme sonucunda murise ve daha sonra veraseten müvekkili davacıya ve paydaşlarına düşen ve 46 yıldır nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile oturdukları dava konusu İzmir İli, ... İlçesi,... Mah. ...yıtlı 1 nolu bağımsız bölüm taşınmazın hatalı/yolsuz olarak davalı taraf adına tescilinin yapıldığı bu nedenle gerçek hak durumunu yansıtmayan yolsuz tescilin düzeltilmesine, ayrıca dava konusu taşınmazın dava sonuçlanıncaya kadar 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanında özetle; taşınmazlara ait tapu kaydı, imar durumu, belediye kayıtları ve mahallinde yapılacak keşif ile tanıklarımızın dinlenmesi halinde açılan davanın haksız ve yersiz olduğu anlaşılacağı, belediye emlak vergi ödemeleri, elektrik, su ve doğalgaz abonelikleri bu durumu doğrulayacağı, davacı taraf; kooperatif kayıtlarına dayandıklarını fakat bu evraklara ulaşamadıklarını dilekçelerinde belirttiklerini, bu durum da davanın herhangi bir belge ve bilgiye dayalı olmadan açıldığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere: Kanun'da belirtilen süreler zarfında söz konusu hak kullanılmadan, öngörülen sürelerin hak düşürücü süreler olması nedeniyle, sürenin dolması ile birlikte sadece hakkın dava edilebilirliği değil hakkın kendisi de yok olmakta, tapu kayıt tarihleri ve tarafların nizasız ve fasılasız kullanımları nedeni ile hakdüşürücü süre geçtikten sonra açılan iş bu davanın süre yönünden ve Hukuka aykırı açılan haksız ve yersiz davanın husumet, zamanaşımı ve hakdüşürücü süreler yönünden usulden reddine, Aksi halde; herhangi bir belge ve hukuki dayanaktan yoksun davanın yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE;
Dava; yolsuz tescilin düzeltilmesine ilişkin Tapu İptal ve Tescil Davasıdır.
Görev kamu düzeninden olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme tarafından resen dikkate alınmalıdır.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
1163 sayılı Kooperatif Kanununun 99. maddesinde, bu Kanundan doğan uyuşmazlıkların ticari dava olduğu hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda; bir yapı kooperatifinin ortağı olan davacı murisine kur'a çekimi yoluyla yapılan ferdileştirme sonucunda düşen davaya konu bağımsız bölümün hatalı şekilde davalı adına tescil edildiği bu nedenle tescilin yolsuz olduğu iddia olunmaktadır. Davacının murisinin kooperatif ortağı olduğu saikiyle davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ancak kooperatifin davanın tarafı olmadığı görülmektedir. Davanın taraflarının tacir olduğu ya da işin ticari olduğu yönünde bir iddia bulunmadığı görülmektedir.
Davacının kooperatif ortaklığına dayanmayıp Mirasçılık Hakkına dayanarak dava açtığı ve uyuşmazlığın Kooperatifler Hukukundan doğmadığı buna göre uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay 20. HD 14/01/2016 tarih, 2015/12534 E - 2016/372 K.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
İZMİR 20. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA,
2- Dosyanın daha önce İzmir 20. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğinden dosyanın yargı yeri belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3- Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/06/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza