T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1002 Esas
KARAR NO : 2024/1119
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 15.12.2020 tarihinde İzmir İli Buca ilçesinde maliki ... Otomotiv. Tic.ve San. A.Ş. olan ... plakalı sürücü...sevk ve idaresindeki araç karşı şeride geçerek davacının maliki olduğu... sevk ve idaresindeki... plakalı araca çarptığını, çarpmanın etkisi ile davacıya ait aracın kaldırıma çıkarak duvara çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucu davacının maliki olduğu araç yüksek maddi hasara uğradığını, trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere asli ve tam kusurlu olan ... plakalı araç sürücüsü olduğunu, bu araç kaza tarihi itibariyle davalı tarafından “...” numaralı poliçe ile zorunlu trafik sigortalı olduğunu, zararın tazmini için aşağıda ayrıntıları verilen hukuki sebeplerden KTK m.97 uyarınca davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve hasar dosyası açılmış ise de hasar dosyası kapsamında haksız ve gerekçesiz olarak ödeme yapmaktan imtina edildiğini, sigorta şirketince davacıya ait araçta oluşan gerçek zararın giderilmesi gerektiğini, kaza nedeniyle yapılan tamirat ve bu kaydın Tramerde gözükecek olması nedeniyle aracın piyasa değerinde ciddi düşüş meydana geldiğini, bu düşüş nedeniyle davacı aracını gerçek piyasa fiyatından daha düşük bir bedele satmak durumunda kalacağını, dolayısıyla davacı aracında değer kaybı zararı da doğduğunu, dava öncesi yürütülen arabuluculuk sürecinden de sonuç alınamadığından işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, arz ve izah olunan nedenler ve HMK m. 107 kapsamında fazlaya ilişkin müvekkili hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 TL hasar bedeli ve 50-TL değer kaybı olmak üzere 100-TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe, araç tescil kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 22/03/2023 tarihli rapora göre; "...İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla;
− Trafik kuralı ihlali yönünden:
Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır.
... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 56/a ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile Etken Olduğu kanaatine varılmıştır.
...plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumda sigortalı araç sürücüsüne göre az da olsa hatası ile Etken Olduğu kanaatine varılmıştır.
− Hasar Onarım bedeli ve değer kaybı bedeli yönünden:
1. Dosya içerisinde bulunan ve delil niteliğinde olan hasar fotoğraflarının incelenmesi sonucu, kanaatin oluşmadığı yedek parça kalemlerinin bulunduğu, dosya kapsamında renkli onarım fotoğrafları (olanlar net değil) ve onarıma ait fatura bulunmadığı, yukarıda içeriği belirtilen Ekspertiz Raporları arasındaki çelişki ve dosyadaki mevcut bilgiler aracın gerçek zararı konusunda bilimsel ve net bir kanaat oluşturmaya engel olduğu,... Sigorta Ekspertizlik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 20.02.2021 tarihli Ekspertiz Raporu hasar detayında “motor kaputu, ön tampon, sol ön çamurluk, sol ön çamurluk davlumbazı, sağ sis farı, sağ ön aks taşıyıcı, ön sağ süspansiyon kolu, ön dingil, motor radyatörü, klima kondansörü, direksiyon kutusu, şanzıman” değişmesi gereken parçalar olarak belirlendiği, aracın sağ kısmından duvara çarptığı, bu durumda değişmesi gereken parçalar içerisinde olması gereken ön sağ çamurluk, ön sağ çamurluk davlumbazı gibi parçaların hasar detayında yer almadığı, aracın hasarına genel olarak bakıldığında, hasar yönü, şiddeti ve zarar gören parçaların durumuna göre açıklanamayan bir husus bulunduğu, bu şiddette bir çarpmanın emniyet kemer gergi sistemini ve/veya airbag sistemini aktif hale getirmesi gerektiği, ancak sigorta ekspertizleri raporlarında yer alan yedek parça kalemlerinde bu sisteme ait yedek parça talep edilmediği, arz ve izah edilen nedenlerle kaza ile hasarın uyumlu olmadığı görüşü öne çıkmakla birlikte net bilimsel kanaat oluşturulamamış olup, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemenindir.
2. Şayet Sn. Mahkeme tarafından... Sigorta Ekspertizlik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 20.02.2021 tarihli Ekspertiz Raporu hasar detayları dikkate alındığında:...30 dA 2006 model otomobilde 15.12.2020 riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin ortalama olarak 165.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve 163.911,43 TL olarak belirlenen hasar onarım bedeli dikkate alınarak tamirinin ekonomik olmadığı görüş ve kanaatine varılmış ve riziko tarihi itibarıyla sovtaj değeri 106.000,00 TL. olarak tespit edilmiş ve gerçek zarar 59.000,00 TL. olarak hesaplanmış ve bir aracın değer kaybının hesaplanması için tamirinin ekonomik olması gerekir. Aracın davacı tarafından tamir ettirilerek kullanılması pert sonucunu etkilemeyeceğinden nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla davacının değer kaybı bedeli talep edemeyeceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
3. Şayet Sn. Mahkeme tarafından... Sigorta Ekspertizlik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 22.10.2021 tarihli Ekspertiz Raporu hasar detayları dikkate alındığında:... plaka sayılı ... dA 2006 model otomobilde hasar onarım bedeli 9.735,05 TL. değer kaybı bedeli ise 5.000,00 TL. olarak belirlenmiştir.
− Sigorta Yönünden
2 Nolu yorum dikkate alınırsa;
Somut olayda davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında (bu olayda heyetimiz trafik uzmanı tarafından... plaka sayılı aracında kazanın meydana gelmesinde etken olduğu belirlendiğinden Sn. Mahkeme tarafından belirlenecek kusur oranında) 59.000,00 TL. olarak hesaplanan gerçek zarar bedelinden poliçe limitiyle sorumlu olduğu sorumlu olduğu görüş kanaatine varılmıştır.
3 Nolu yorum dikkate alınırsa;
Somut olayda davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında (bu olayda heyetimiz trafik uzmanı tarafından ... plaka sayılı aracında kazanın meydana gelmesinde etken olduğu belirlendiğinden Sn. Mahkeme tarafından belirlenecek kusur oranında) 9.735,05 TL olarak belirlenen hasar onarım bedeli ile Yargıtay içtihatlarına ve piyasa rayiçlerine göre belirlenen 5.000,00 TL. değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sorumlu olduğu sorumlu olduğu görüş kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamından davacı Vekili tarafından davalı sigorta şirketinin ... elektronik posta adresine 04.05.2021 tarihinde başvuru yapıldığı, elektronik postaların aynı gün adresine ulaştığı, ihbarın 04.05.2021 tarihinde ihbarın tebliğ edildiği anlaşılmış, davalı sigorta şirketinin nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- 18.05.2021 tarihi itibarıyla temerrüde düşeceği yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan 06/07/2023 tarihli sonuç kısmına göre; "...
Kusur Yönünden
A) Sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğuna,
B) Sürücü...'ın kusursuz olduğuna,
Hasar Yönünden
... plakalı otomobilin 29.01.2021 tarihli kazasından önce meydana gelen, dava konusu 15.12.2020 tarihli kazasına dair, dosya içeriğinde hasarını ayrıntılı belirten herhangi bir fatura veya tespit olmadığından bu hususta değerlendirme yapılamadığına oy birliğiyle karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat uyarınca İTÜ öğretim üyelerinden alınan 16/03/2024 tarihli rapora göre; "...1-)15.12.2020 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın hasarları ile ilgili 20.02.2021kayıt tarihli ekspertiz raporunda belirtilen hasarın kaza oluşumu ile uyumlu olmadığı,
2-)... plakalı aracın 15.12.2020 tarihli kaza neticesinde oluşan gerçek hasar bedelinin tespiti mümkün olmadığı,
3-) ... plakalı aracın değer kaybı hesabı yapılamadığı, " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar ve değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde, davacının sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile davalının sigortalısı olan ... plaka sayılı araçlar arasında 15/12/2020 tarihli trafik kazası gerçekleştiği, kazanın gerçekleşmesinde ...plaka sayılı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davalı şirketin zarar veren aracın KZMMS sigortacısı olması nedeniyle oluşan hasar ve değer kaybı zararından piyasa rayiçlerine göre sorumlu olduğu ileri sürülerek zararların tazmini talep edilmiştir.
2-Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
3-Dosyaya getirtilen hasar dosyası içeriğinde dava öncesinde davacı vekilinin 04/05/2021 tarihli yazılı talep dilekçeleriyle KTK'nın 97.maddesinde öngörülen yazılı başvuru şartının yerine getirildiği görülmüş, diğer dava şartlarına yönelik yapılan incelemede de herhangi bir usule aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
4-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
5-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
7-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Davacı ile davalılar arasındaki uyuşmazlık yalnızca haksız fiil hükümlerine göre değil, ayrıca sigorta sözleşmesi ve sigorta genel şartlarna göre incelenmektedir.
Mahkememizce kusur dağılımı hususunda alınan 22/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacıya ait araç sürücüsü...'ın KTK'nın 52/b maddesini ihlal etmesi nedeniyle kural ihlali bulunduğu ve davalının sigortalısı araç sürücüsü ...'ın ise KTK'nın 56/a ve 52/b maddelerine yönelik kural ihlalinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı taraflarca itirazlar ileri sürülmesi nedeniyle dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/07/2023 tarihli raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalının sigortalısı araç sürücüsü ...ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsü Sercan Saruhan'ın ise kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Rapora karşı her iki tarafça kusur yönünden itirazda bulunulmamıştır. Her ne kadar dosyaya sunulan 22/03/2023 tarihli bilirkişi raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/07/2023 tarihli raporu arasında çelişki oluşmuş ise de davalı tarafça ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin davalının sigortalısına %100 oranında kusur izafe edilen görüş içerir raporuna karşı itirazda bulunulmadığından bu hususta davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan yeniden rapor alınmamış ve davalının sigortalısı araç sürücüsünün asli ve %100 kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği kabul edilmiştir.
9-Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamalarına göre kural olarak hasarın teminat dışında kaldığının ispatı külfeti davalı sigorta şirketindedir. Ancak sigorta şirketi tarafından hasarın kaza tespit tutanağında gösterilen şekilde gerçekleşmediğinin ispat edilmesi halinde ispat külfeti yer değiştirerek davacıya geçmektedir.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasarın onarım bedelinin tespiti hususunda yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 22/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda;
"Dosya içerisinde bulunan ve delil niteliğinde olan hasar fotoğraflarının incelenmesi sonucu,
kanaatin oluşmadığı yedek parça kalemlerinin bulunduğu, dosya kapsamında renkli onarım
fotoğrafları (olanlar net değil) ve onarıma ait fatura bulunmadığı, yukarıda içeriği belirtilen Ekspertiz Raporları arasındaki çelişki ve dosyadaki mevcut bilgiler aracın gerçek zararı
konusunda bilimsel ve net bir kanaat oluşturmaya engel olduğu, ...Sigorta
Ekspertizlik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 20.02.2021 tarihli Ekspertiz Raporu
hasar detayında “motor kaputu, ön tampon, sol ön çamurluk, sol ön çamurluk davlumbazı,
sağ sis farı, sağ ön aks taşıyıcı, ön sağ süspansiyon kolu, ön dingil, motor radyatörü, klima
kondansörü, direksiyon kutusu, şanzıman” değişmesi gereken parçalar olarak belirlendiği,
aracın sağ kısmından duvara çarptığı, bu durumda değişmesi gereken parçalar içerisinde olması gereken ön sağ çamurluk, ön sağ çamurluk davlumbazı gibi parçaların hasar detayında
yer almadığı, aracın hasarına genel olarak bakıldığında, hasar yönü, şiddeti ve zarar gören
parçaların durumuna göre açıklanamayan bir husus bulunduğu, bu şiddette bir çarpmanın
emniyet kemer gergi sistemini ve/veya airbag sistemini aktif hale getirmesi gerektiği, ancak
sigorta ekspertizleri raporlarında yer alan yedek parça kalemlerinde bu sisteme ait yedek
parça talep edilmediği, arz ve izah edilen nedenlerle kaza ile hasarın uyumlu olmadığı
görüşü öne çıkmakla birlikte net bilimsel kanaat oluşturulamamış olup, nihai kararın takdiri
Sn. Mahkemenindir.
" şeklinde görüş bildirildiği, özetle kaza oluş şekline uygun olmayan ekspertiz raporu ve hasarlı parçaların bulunduğu, bu nedenle kaza ile hasar arasında uyumsuzluk bulunduğunun belirtildiği görülmüştür.
Rapora karşı davacı vekili tarafından itirazda bulunulmuş olup, itirazlar dikkate alınarak kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı yönünde rapor düzenlenmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş ise de ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 06/07/2023 tarihli raporunda "Dosya kapsamındaki aracın hasarlı fotoğrafları, Bilirkişi Raporu, ekspertiz raporları ve tespit edilen diğer tüm veriler incelenip, durum değerlendirilmesi yapıldığında, kaza mahallinde çekilmiş fotoğraflar ile aracın o andaki durumu dikkate alındığında, 20.02.2021 tarihli Ekspertiz Raporunda belirtilen yaygın hasarın mümkün olmayacağı, dolayısıyla bu eksper raporunda belirtilen hasar ile dava konusu olan 15.12.2020 tarihli kazanın uyumlu olmayacağı görüşüne varılmış, olay mahallinde çekilmiş fotoğraflara göre 22.10.2021 tarihli ekspertiz raporunda belirtilen hasarın olabileceği değerlendirilmiş ancak; 1. Kazadan sonra (15.12.2020), 29.01.2021 tarihli kazadan önce aracın onarımına dair dosyada herhangi bir fatura veya değişen ve onarılan parçaları gösteren herhangi bir ekspertiz raporu olmadığından dava konusu aracın hasarı hususunda değerlendirme yapılamamıştır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
Rapora karşı davacı tarafça sair itirazlar ileri sürülmüş olup, dosya kapsamına göre kaza ile hasar uyumsuzluğunun net olarak tespit edilemediği anlaşıldığından dosya İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 16/03/20234 tarihli bilirkişi heyet raporunda "15/12/2020 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın hasarları ile ilgili 20/02/2021 kayıt tarihli ekspertiz raporunda belirtilen hasarın kaza oluşumu ile uyumlu olmadığı" yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilinin rapora karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüş ise de, talep doğrultusunda yazılan müzekkerelere cevap verilmediği ve dosyaya sunulan onarım fotoğrafları dışında bir fotoğraf bulunup bulunmadığının da belirsiz olduğu hususları dikkate alınarak mevcut dosya kapsamı dikkate alınarak değerlendirme yapılmıştır.
10-Dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre;
Davacı ait ... plaka sayılı aracın
a-15/12/2020 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı ile davalının sigortalısı ... plakalı araç arasında dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği, bu hasara ilişkin sigorta şirketine herhangi bir ihbarda bulunulmadığı,
b-29/01/2021 tarihinde ise davacıya ait ... plaka sayılı araç il... plaka sayılı araç arasında 2.kazanın gerçekleştiği,
c-Dava dilekçesi ekinde sunulan ve delil olarak dayanılan sigorta eksperi...tarafından 20/02/2021 tarihli ekspertiz raporunun düzenlenmiş olduğu,
d-Kazanın sigorta şirketine ihbar tarihi net olarak belirli değil ise de 04/05/2021 tarihli yazılı başvuru öncesinde ihbar talebinde bulunulduğuna dair bir delil bulunmadığı,
e-Sigorta şirketi tarafından atanan ekspere araç üzerinde inceleme yapma imkanı sağlanmadığı, sigorta eksperi tarafından dosya üzerinden ve kısıtlı fotoğraflar üzerinden rapor düzenlendiği,
Görülmekle, bilirkişi raporlarında da irdelendiği üzere dava konusu kazanın gerçekleşme şekline göre zarar görmesi gereken araç alt kısımlarında zarar oluşmadığı buna karşın çarpma yönüne göre zarar görmemesi gereken kısımlarda da zararın bulunduğunun 20/02/2021 tarihli ekspertiz raporunda yer aldığı, davacıya ait aracın 15/12/2020 tarihli kazasının ekspertiz raporu ve kaza oluş şekliyle uygun olmadığı gibi, 2. Kaza olan 29/01/2021 tarihli kazadan sonra ekspertiz incelemesi yaptırılmış olması nedeniyle 1. Kaza olan dava konusu kaza ile 2. Kaza arasında bir onarım gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ve buna göre zararın tam olarak ortaya konulmasının mümkün olmadığının belirtildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamının birlikte incelenmesinde, 6102 sayılı TTK'nın 1409. Maddesi uyarınca rizikonun teminat dışı kaldığının sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Ancak aynı kanunun 1446. Maddesi uyarınca, sigortalı veya zarar gören rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı olacak şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse, ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti davacıya geçer.
Yargılama sırasında davacı vekili tarafından hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığının ispatı hususunda; Dava konusu kaza sonrasında aracın alt kısımlarından hasar gördüğü ve bunların onarıldığı ileri sürülerek ... Servis...'a müzekkere yazılması talep edilmiş ve mahkememizce bu hususta müzekkere yazılmış ise de yazılan müzekkerelere 3 celse boyunca cevap verilmediği gibi, yapılan değerlendirmede davacının davanın açılış anında dayanmadığı veya dayanmakla birlikte bunların celbi hususunda gerekli açıklamalarda bulunmadığı delillerin yargılamanın 7.celsesinden sonra sunulmasının teksif ilkesine uygun olmadığı, kaldı ki bir an için gerçekten de aracın hasarlı bölgelerine ilişkin fotoğraflar sunulsa dahi dava konusu kaza tarihi ile aracın onarımı arasında geçen sürenin ve ekspertiz incelemesinin kazadan uzun süre sonra gerçekleştirilmesi hususları birlikte gözetildiğinde salt fotoğraf sunulmasının aracın onarımının gerçekleştirildiğini ispata yeterli olmayacağı, davacının 1.kaza sonrası 1,5 ay süresince kazayla ilgili ihbarda bulunmayıp, 2. Kazanın gerçekleşmesinden sonra da yine ihbarda bulunulmayıp resen ekspertiz incelemesi yaptırıldığı ve kazanın makul bir sürenin çok sonrasında sigorta şirketine ihbar edilip araç üzerinde inceleme imkanı da sağlanmadığı hususları birlikte gözetildiğinde salt fotoğrafların temin edilmesinin hasarın teminat içerisinde kaldığını ispata elverişli olamayacağı değerlendirilmiş ve müzekkere cevabının beklenilmesinden vazgeçilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta hasar bedelinin tespiti hususunda yapılan bilirkişi incelemelerinde kaza tespit tutanağında yer alan olay yeri ve kaza anlatımına göre dava konusu yapılan araç hasarının oluşamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Davacıya ait aracın dava konusu 15/12/2020 tarihli trafik kazasından sonra, 29/01/2021 tarihinde farklı bir trafik kazasına daha karıştığı sabit olup, 1. Kaza tarihi 15/12/2020'den itibaren 29/01/2021 tarihli 2.kazaya kadar arada 1,5 aydan fazla süre geçmesine rağmen dava konusu kazanın sigorta şirketine ihbar edilmediği, bu süreçte aracın onarım görüp görmediği belirli olmadığı gibi 2.kazadan sonra dava konusu kazaya ilişkin davacı tarafça atanan bir eksper tarafından araç üzerinde inceleme yapılıp rapor düzenlendiği ancak aracın davalı sigorta şirketinin ekspertiz incelemesine sunulmadığı, davacıya ait araçta 1.hasar olan dava konusu kaza sonrasında ihbar külfetinin yerine getirilmemiş olması nedeniyle bu kazada oluşan ve sigortacı davalının sigortalısı araç tarafından verilen hasarların tam olarak tespitinin mümkün olmadığı gibi bizzat davacının delil olarak dayandığı ekspertiz raporunda bu kaza sonucu hasarlandığı ileri sürülen parçaların da dava konusu kaza ile uyumsuz olduğunun dosyaya sunulan tüm bilirkişi raporlarında belirtildiği, bu haliyle dava konusu kazanın ihbar edilen şekilde gerçekleşmediği sabit hale geldiği, davacının diğer delillerinin incelenmesinde de dava konusu kazanın meydana geliş şeklini ispata elverişli olmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 346,90-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır