T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1015 Esas
KARAR NO : 2025/299
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/12/2022
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,davalı sigorta şirketince ... nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olan; ...'ın sevk ve idaresindeki, müvekkilinin içerisinde yolcu konumunda bulunduğu ... plaka nolu araç; 30.12.2021 tarihinde Salihli'ye bağlı Sart Mahallesinde kontrolden çıkarak elim kazanın gerçekleştirildiğini, ... müvekkilimin cismani zarara uğradığı kazanın oluşmasına asli kusuru ile neden olduğunu, müvekkilinin trafik kazasına bağlı olarak çeşitli bedeni hasarların meydana geldiğini, müvekkilinin kaza neticesinde psikolojisinin bozulduğunu, kazadan sonra antidepresan kullanmaya başladığını, SGK tarafından karşılanmayan kemiklerin kaynamasına yönelik takviye edici gıdalar, çeşitli ilaçlar, bileklikler alındığını, hastaneler için yol ve yemek giderleri yapıldığını, acil operasyonların ve tedavilerin yanı sıra, süreç devam ettikçe SGK'nun karşılamadığı bir çok özel ilaç ve harcamalar yapmak zorunda kaldığını, bunların medula kayıtlarından tespit edilebileceğini, müvekkilinin tedavi süresince geçici süre ile çalışamadığını, bakıcıya da ihtiyacının olduğunu, davalı sigorta şirketine sorumlu olduğu poliçeden yaptığımız gerçek zararın tamamını talep etmelerine rağmen hiç bir ödemenin yapılmaması üzerine İzmir Arabuluculuk bürosunun... Büro Dosya Numaralı,... Arabuluculuk numaralı dosyası ile Arabulucu atandığınız ve anlaşmaya varılmadığını, müvekkilinin SGK'dan raporlu olunan sürelere ilişkin ödeme alınmadığını, hiç bir yerden ve kuruluştan, hiç bir ödeme almadığını, müvekkilinin maddi zararının karşılanabilmesi için iş bu belirsiz alacak davasının açılmasını zorunluğunun hasıl olduğunu, müvekkilim ...'nın kalıcı iş göremezlik oranının, geçici iş göremezlik süresinin, Bakıcıya ihtiyacı olup olmadığının; ne kadar süre ihtiyacının olduğunun ve tedavi, iyileştirme giderlerinin ayrı ayrı tespiti'ne; her bir alacak kalemi için fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla davacı için şimdilik 100,00 TL Kalıcı iş görmezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı 50,00 TL tedavi ve iyileştirme gideri ile 50,00 TL bakıcı giderinin haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 30.12.2021 tarihinden itibaren; ticari avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, adli yardım talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığını hâlbuki davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu sebeple dvanın yetkisizlikten reddinin gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu kaza sebebiyle açılmış olan ceza dosyasının dosyaya kazandırılmasının gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar gereğince kaza anında müvekkili şirkete sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün davacı tarafların maluliyetinin meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının güncel 2918 SAYILI KTK DA yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmesinin gerektiğini, aleyhimize haksız olarak açılan davanın davacının maluliyetinin olmaması sebebiyle reddine, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sebebiyle geçici ve kalıcı iş görmezlik ile bakıcı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 30/12/2021 tarihli trafik kazasında...plaklı araçta yolcu komunda olup, davalı aynı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde 23/03/2023 tarihli dilekçenin ekinde yer alan dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine 13/06/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın Manisa ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de Manisa olduğu, ancak davalı sigorta şirketlerinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davalının sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay ... H.D.'nin... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kazaya karışan ...plakalı araç 30.12.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 30/12/2021 tarihinde saat 16:11' de meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce maluliyet ve iyileşme süresinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
Maluliyet ve iyileşme süresi yönünden;
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden alınan 03/10/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre ; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 21.11.2022 tarihli 4541fotokopisinde sağ el bileğinde kapitatum ve trapezoideum kemiğinde kırık düşündürür hipodens hattının görüldüğü yazılmakla birlikte tarafımıza gönderilen Mahkeme Dosyası içerisindeki evrakta sağ el ve el bileğinde kesin kırık olduğuna dair bir evrak bulunmamaktadır. Ayrıca Mahkeme Dosyası içerisinde şahsın radyolojik görüntülemelerinin bulunduğu CD açılmadığından tarafımızca da incelenememiştir. Dolayısıyla şahsın davaya konu trafik kazasında sağ elinde kırık oluştuğuna dair bir kanaat oluşmamıştır. Ancak davaya konu trafik kazasına bağlı sağ elinde kırık oluşmuşsa dahi Anabilim Dalımızda yapılan 29.08.2023 tarihli muayenesinde el bileği eklemi hareketlerinde kısıtlılık saptanmadığı için kişinin engellilik oranında bir artışa sebebiyet vermeyeceği mütalaasına varılmıştır.
SONUÇ :1. Bu bulgulara dayanılarak...doğumlu ...'nın 30.12.2021 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” (Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı) dikkate alınarak değerlendirildiğinde; Şahsın davaya konu trafik kazasına bağlı engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranının “%0 (yüzdesifir) olduğu mütalaasına varılmıştır.
2. Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak varsa kesin iyileşme süresinin kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır.
3. Şahsın yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı yaralanmaları nedeniyle yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 7 (yedi) gün olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır."şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Sunulan rapor ile dava dilekçesinin ekinde yer alan 21/11/2022 tarihli DEÜ' nin raporu (maluliyet %4, iyileşme süresi 90 gün olarak belirtilmiş) aynı yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına karşılık açık çelişkinin bulunduğu görüldüğünden;
İstanbu Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'ndan alınan 29/12/2023 tarihli adli tıp raporun sonuç kısmına göre;"... oğlu, 03/07/1989... doğumlu ... hakkındaki evrakın Kurulumuzca tetkikinde;
"Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için; Dava konusu olayla ilgili başvurduğu tüm sağlık kuruluşlarından, olay tarihi ve sonrasında kişi hakkında düzenlenmiş tüm tıbbi belgeler (acil müdahele evrakı, adli rapor, hastane yatış evrakı, ameliyat notları, epikriz vb.) ile kişiye çekilen tüm grafilerin (BT, MR, direkt grafi) asıllarının ya da CD halinde kopyasının (mümkünse DICOM formatında) teminen gönderilmesi,
- Kişinin bir tıp fakültesi ya da eğitim araştırma hastanesi ortopedi kliniğine sevki sağlanarak özürlülük yönetmeliğine esas olacak şekilde nötral sıfır metoduna göre yeni yaptırılacak bilateral ekstremite eklem hareket açıklıklarını dereceleri ile belirtir, sağ ve sol taraf uzunlukları da dahil mukayeseli yapılacak muayenesi sonucu düzenlenecek raporun gönderilmesi,(kişinin hangi elini dominant olarak kullandığının belirtilmesi gerektiği,
- Yeni çekilecek kırık/yaralanma alanını içine alan (eklemini gösterecek şekilde) 2 yönlü el ve ayak grafilerinin mümkün olduğu takdirde dijital ortamda DICOM formatında teminen gönderilmesi," şeklinde ön rapor sundukları görülmüştür.
İstanbu Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'ndan alınan 09/09/2024 tarihli adli tıp raporun sonuç kısmına göre;"...oğlu... doğumlu ...'nın 30.12.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre;
1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği,
3. Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Sunulan rapor çelişkiyi giderdiğinden ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile geçici iş görmezlik tazminat bedeli için talep ettiği 100.00-TL'den 6.133,33-TL artırarak 6.233,33-TL geçici iş görmezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden, haksız fiilin işlendiği kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile, 30/12/2021 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, davaya konu trafik kazasında davacı zarar gören ... plakalı araçta yolcu konumunda yer aldığından ve kaza tek taraflı olup açıkça itiraz edilmeyen kolluk görevlileri tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücünün tam kusurlu bulunduğu dosya arasında yer alan kaza tespit tutanağı ile sabit olup, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyetinin bulunmadığı, bakıma ihtiyaç duyamayacağı, iyileşme süresinin 1,5 ay olduğu, kaza tarihinde 1,5 aylık asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucu davacının 6.233,33 TL geçici işgöremezlik zararının bulunduğu anlaşılmakla maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren aracın kullanım amacı ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
-6.233,33 TL geçici işgöremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti (tedavi-330.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere) 24/06/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin (200,00 TL) reddine,
2-Alınması gereken 425,79 TL karar ve ilam harcının yatan 101,64 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 324,15 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 101,64 TL ve 80,70 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 852,50 TL posta ve diğer giderler, 1.160,00 TL ATK fatura bedeli ile 1.102,38 TL Ege Üniversitesi masrafı olmak üzere toplam 3.114,88 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 3.018,04 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 6.233,33 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/03/2025
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza