T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1029 Esas
KARAR NO : 2024/1123
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "03.08.2022 tarihinde...r Turizm Toplu Taşıma San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait, sürücü ...'nın kendi sevk ve idaresindeki... plakalı servis aracının müvekkilimize ait... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza, "İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, Dolmabahçe Caddesi" üzerinde; müvekkil sevk ve idaresindeki araç, yolun sağ şeridinde kurallara uygun bir biçimde seyir hâlinde iken sol şeride geçmek için sinyalini verip yol kontrolünü yaparak yine kurallara uygun bir biçimde sol şeride geçmeye çalıştığı esnada, aracının niteliğine ve hız sınırlarına uygun hareket etmeyen sürücü...nın sevk ve idaresindeki servis aracının sağ ön kısmı ile müvekkilin sevk ve idaresindeki aracın önce sol arka tamponuna çarpması ve devamında sol arka kapısına kadar sürüklemesi neticesinde meydana gelmiştir. Öte yandan müvekkil sol sinyalini vermiş olmasına rağmen arkasından dikkatsizce gelen sigortalı araç sürücüsü, yeterli takip mesafesi bırakmamış olması da müvekkil aracında maddi hasar oluşmasına sebebiyet vermiştir. Husumet, 1 no'lu davalıya kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü sıfatıyla, 2 nolu davalıya aracın sahibi sıfatıyla, 3 nolu davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 02.10.2022-02.10.2023 tarihleri arasında geçerli ola...1 poliçe no’lu ZMMS poliçesi nedeniyle yönetilmiştir. Davalılar açısından “zarar ve eylem”, “zarar ve motorlu aracın işletilmesi” "zarar ve sigorta" arasında uygun illiyet bağı mevcuttur. İş bu dava tarafımızca belirsiz dava olarak açılmıştır. Dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidilmiş, dava şartı yerine getirilmiş fakat anlaşma sağlanamamıştır. Müvekkile ait araçta kaza neticesinde oluşan hasar dikkate alındığında tamirin ekonomik olduğu ortadadır. Müvekkile ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası brüt hasar, Almanya’da bulunan Urbanke Motorlu Araç Bilirkişileri tarafından düzenlenen 08.09.2022 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 9.380,31 EUR ve müvekkil aracın rayiç değeri 23.800,00 EUR olarak tespit edilmiştir. Bu durumda aracın tamir edilmesinin daha ekonomik olduğu kabul edilerek, müvekkil nezdinde gerçekleşen gerçek zarar tamirat bedeli olan 9.380,31 EUR olarak belirlenmiştir. ... Sigorta A.Ş. davalı ZMMS sıfatıyla zarar görene gerçek zararını ödemek zorunda olduğundan, hasar bedeline yansıyacak KDV miktarı da ödenmek zorundadır. Müvekkil adına davalı sigorta şirketine KEP üzerinden yapılan hasar ihbarı ... Sigorta A.Ş.'ye 12.10.2022 tarihinde teslim edilmiştir. Tebligat Kanunu'na eklenen ve 19.1.2012 tarihinde yürürlüğe giren 7/A maddesinin 4. fıkrası uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik posta adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda muhataba tebliğ edilmiş sayılacaktır. Buna göre hasar ihbarının davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 17.10.2022 tarihinde yapıldığının kabulü gerekir. Müvekkil dava konusu zararının tespit edilebilmesi için aracın rayiç değer tespitinin ve hasar bedelinin tespiti gerekmekte olup, müvekkil aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'daki rayiç değerinin ve zararın tespiti için 1.243,31 EUR yurt dışı bilirkişi ücreti ödemiştir. İşbu meblağın fiili ödeme günü tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden yargılama giderlerine dâhil edilerek hüküm altına alınması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, Fazlaya ilişkin her türlü talep hakkımız saklı kalmak üzere davanın niteliği itibari ile belirsiz alacak davası olarak açılan iş bu davada tahkikat sonucunda davalı tarafın müvekkil zararından kusur durumu ve sorumlu olduğu tutarın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere; haklı davamızın kabulüne; hasar bedelinden şimdilik 2.000,00 EUR maddi tazminatın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru Türk lirası karşılığının 1 ve 2 numaralı davalılardan kaza tarihi olan 03.08.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte, 3 numaralı davalıdan (poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihi olan 10.11.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilin bilirkişi ücreti olarak ödediği 1.243,31 EUR’nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili 2.400,00 TL vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesi vekil eden adına saygıyla talep olunur." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde; "Bu bir kısmi alacak davası değildir. Başvuran davasını belirsiz alacak davası olarak açmıştır. İddia ve talep edilen tazminat bedelini ve diğer talepleri kabul manasında olmamak üzere, başvuru sahibi müvekkil tarafından tazminini talep ettikleri tazminat miktarını bilirkişi raporu ile tam olarak belirlemiş, söz konusu talep miktarına başvuru dilekçesinde açıkça yer vermiştir. belirsiz dava açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Dolayısıyla başvuru sahibi vekilinin belirsiz dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Konu dava zmms sigortasından kaynaklanmakta olup, müvekkil şirket ancak azami teminat ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olabilecektir. Talep fahiş ve haksız kazanç elde etmeye yöneliktir. Davacı kaza sonrası uygulaması gereken kuralları yerine getirmemiştir. Türkiyede yaptırabilme imkanı var iken yurt dışında aracını çıkarmıştır. Aracın kasko sigortasından hasar alıp, almadığı belli değildir. İşbu başvuruyu ve müvekkilin temerrüdünü kabul manasında olmamak üzere, müvekkil yalnızca temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olabilecektir. Yukarıda arz ve izah etmiş olduğumuz sebeplerle; ödeme yapılmış olduğundan haksız davanın reddine; müvekkil şirketin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.
Davalı ...Turizm Toplu Taşıma San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; " Davacının belirsiz alacak talebi usul yönünden hukuka açıkça aykırı olduğundan, hukuki yarar yokluğundan süre verilmeksizin davanın bu nedenle reddi gerekir. Davalıların sorumluluklarının mevcut olup olmadığı araştırılmadan önce, davacının aracının kasko sigortalı olup olmadığının ve kasko sigortalı olması durumunda, iş bu davaya konu ettiği tazminat bedelinin kasko sigortasından talep ve tahsil edip etmediği hususlarının öncelikle açıklığa kavuşturulması zarureti bulunmaktadır. Zira davacının kasko sigortasından böyle bir talep ve tahsil durumu mevcut ise, davacının açmış olduğu iş bu dava, mükerrer tahsilata yönelik haksız ve kötüniyetli bir dava olup reddi gerekir.Diğer yandan, davacının yaptırdığını ileri sürdüğü bilirkişi raporu, özel bir rapor olup, hükme esas alınabilecek nitelikte değildir ve bu özel rapor bir yargılama gideri de olmadığından, EUR cinsinden fahiş tutarda bir rapor ücretinin talep edilmesi de hukuka aykırıdır. Davacı, kazanın meydana gelmesinde %100 kusurludur ve bu nedenle öncelikle kusur yönünden olay mahallinde keşif yapılması ve kusur oranının hukuka uygun olarak açıkça tespit edilmesi gerekmektedir. Nitekim maddi olayın oluş şekline ve delil durumuna göre %100 kusurlu davacının hasar bedeli ve/veya tazminat talebinde bulunması, açıkça ve kesinlikle hukuka aykırıdır ve davanın bu sebeple kesinlikle reddi gerekir. Davacının iddialarını kesinlikle kabul anlamında olmamak şartıyla, yürütülecek tahkikat sonucunda Sayın Hakimliğinizce aksi kanaat hasıl olması ihtimalinde, davalı müvekkilin TBK.m.118 kapsamında takas mahsup talebi vardır ve bu nedenle davalı müvekkilin zararının da bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerekir.Sayın Hakimliğiniz yetkili değildir. Yetkili mahkeme kazanın meydana geldiği yer ile davalı müvekkilin sigortacısının merkez ofisinin bulunduğu yer itibariyle İstanbul merkez (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesi veya davalı müvekkilin faaliyet adresi itibariyle de Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesidir. Davalı müvekkilin... plaka sayılı aracına ilişkin 03.08.2022 kaza tarihinde ...oliçe no ile zorunlu trafik sigortası bulunmakta olup, davalı müvekkilin karıştığı trafik kazası nedeniyle, kusur durumuna göre karşı tarafın ve/veya üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta teminatı kapsamında olup, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş. de 2 nolu davalı olup, tahkikat aşamasında delillerin toplanmasından ve dosyanın tekemmül etmesinden sonra, kusur durumuna göre bu hususun sorumluluğun niteliği bakımından hükümde dikkate alınması gerekir. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve Sayın Hakimliğinizce resen gözetilecek edenlerle; yetki itirazımız nedeniyle davanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine veya Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davacının belirsiz alacak talebi usul yönünden hukuka açıkça aykırı olduğundan, hukuki yarar yokluğundan süre verilmeksizin belirsiz alacak davasının reddine, delillerimizin toplanmasına, kaza mahallinde keşif ve bilirkişi incelemeleri yapılmasına, davacının iddialarını kesinlikle kabul anlamında olmamak şartıyla, Sayın Hakimliğinizce aksi kanaat hasıl olması halinde, davalı müvekkilin takas/mahsup talebi nedeniyle; müvekkilin araç değer kaybının bilirkişi marifetiyle tespitine, ticari aracının tamir giderleri ve çalışamadığı süreye ilişkin zararı ile ikame araç giderleri nedeniyle ticari defter kayıtlarının da bilirkişi marifetiyle incelenmesine ve davalı müvekkilin toplam zararının tespitine ve yapılacak kusur tespiti sonucuna göre aksi durumda dahi herhangi bir bakiye tutar kalmayacağından; davanın bu sebeple de bütünüyle reddine, haksız ve hukuki dayanaktan tamamen yoksun davanın esastan bütünüyle reddine, iş bu davanın ...har Mahallesi Büyükdere Cad. No:... İş Merkezi...Şişli/İstanbul adresinde mukim Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna ihbar edilmesine, arabuluculuk aşamasında davalı müvekkili vekaleten temsil ettiğimizden dava vekalet ücretinden ayrı, KDV hariç 2.400,00 TL arabuluculuk vekalet ücretinin ayrıca davacıya yükletilmesine, yargılama giderleri ile dava vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalılardan ... usulüne uygun tebliğe rağmen dosyaya cevap vermemiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 03/08/2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... ... plakalı aracın sürücüsü, ...Turizm Toplu Taşıma San. ve Tic. Ltd. Şti. işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçeye göre (e-mail) davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı işleten vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İstanbul ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin Almanya olduğu, ancak davalı sigorta şirketlerinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan ... plakalı araç 02.10.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 03/08/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı ...Turizm Toplu Taşıma San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... 'nın sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ...Turizm Toplu Taşıma San. ve Tic. Ltd. Şti. ... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kaleminden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişilerden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 13/06/2023 bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dosyaya taraflarca sunulan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağına göre, 03.08.2022 tarihinde ...Turizm Toplu Taşıma San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait, sürücü ...'nın kendi sevk ve idaresindeki...plakalı servis araç ile... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Kazanın oluşumunda kusur oranlarının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu
Sayın Mahkemenin... E. sayılı dava dosyasında tarafımıza tevdii edilen dosyası ile incelemesi ve tespiti talep edildiği üzere;
− Davacı yana ait... plaka sayılı otomobilde meydana gelen gerçek zarar 10.709,00 Euro olarak hesaplandığı,
Kazaya karışan davalıların sürücü, işleten oldukları ... plaka sayılı aracın, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortasının, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından, 02.10.2022-2023 tarihleri arasında geçerli ...numaralı poliçe ile yapıldığı,
- Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile zarar görenin aracında meydana gelen yedek parça ve işçilik hasarının teminat altına alındığı,
- Kaza 03.08.2022 tarihinde meydana gelmekle, kaza 02.10.2022-2023 tarihleri arasındaki teminat süresi içinde meydana geldiği
- Kaza tarihi itibariyle araç başında maddi teminat limiti 100.000,00 TL olduğu ve 03.08.2022 tarihi itibariyle 1 € = 18.3197 TL hesabı ile 100.000 TL sı teminat limiti / 18.3197 = 5.458,60 € suna isabet ettiği ve SİGORTA ŞİRKETİNİN sorumluluğunun bu limiti geçemeyeceği,
- Bu bedel, davaya konu aracın teknik heyet tarafından tespit edilen 10.709,00 € zararından daha fazla ise de davacı yanca davasında şimdilik 2.000 € talepte bulunduğu,
- Davalılardan Sigorta şirketleri bakımından ZMM Genel Şartlarına göre müracaat tarihine 8 iş günü eklenmekle bulunan tarihin 28.10.2022 tarihine isabet ettiği, tespitlerine dair rapor, hukuki nitelendirme ve delillerin nihai takdiri ile değerlendirilmesi Sayın Hakimliğinize ait olmak üzere, saygı ile arz olunur. 13.06.2023 şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 05/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Dosya içerisinde olayın oluş şeklini ve olay yeri özelliklerini anlatır maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı bulunmaktadır. Kaza tespit tutanağının sürücü görüşleri bölümünde yer alan; Sürücü ...'nın " Dolmabahçe istikametinde sol şeritten giderken... sola ters dönmüştür" beyanı ve davacı sürücü ...'nün "seyir halindeyken ... plakalı araç arabamın arka sol tamponundan başlayarak sol arka kapıma kadar sürükledi" beyanı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı, taraf dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, kaza mahalli fotoğraf çıktıları ve dosya içerisindeki tüm veriler bir bütün halinde incelendiğinde aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut bulgulara göre; A) Sürücü ..., sevk ve idaresindeki aracı ile gece vakti meskun mahalde seyri halinde iken olay mahalline geldiğinde ön ilerisinde sağ şeridi takiben seyir halinde olan ve sola şerit değiştirme manevrası yapmakta olan davacı sürücü idaresindeki araca karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, seyir şeridine yönelen araca önlemsizce çarptığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda % 25 oranında tali kusurludur. B) Davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki aracı ile gece vakti meskun mahalde seyri sırasında görüş ve hareket alanını kontrol altında bulundurması, olay mahalline geldiğinde sola şerit değiştirme manevrasına başlamadan önce katılacağı şeritte gerisinde seyir halinde olan taşıt trafiğine dair gerekli ve yeterli kontrolleri yapması, manevrasını uygun zamanda kontrollü bir şekilde gerçekleştirmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, dikkatsiz seyirle sola şerit değiştirdiği sırada dava dışı sürücü idaresindeki aracın seyir şeridini kapatarak kazaya sebebiyet verdiği anlaşılmakla, meydana gelen olayda % 75 oranında asli kusurludur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Sunulan ATK raporuna karşı tarafların esaslı itirazları bulunduğundan ve davalı işleten vekili tanık deliline dayandığından tanıklar dinlendikten sonra tarafların oransal kusur durumunun belirlenmesi için İTÜ trafik kürsüsünden rapor aldırılmasına karar verilmiş ve İTÜ Bilirkişi heyetinden alınan 21/07/2024 bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;
"Yukarıda açıklandığı üzere olayda:
1-Dava konusu olayda davacı sürücü ...'nün % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu,
2-Davacının davalılardan talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı,
Görüş ve kanaatimiz Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce ATK' dan ve İTÜ' den aldırılan oransal kusur raporları arasında açık çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Bilirkişi heyetinden alınan 14/10/2024 bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...plakalı aracın davacı sürücüsü ...'nün olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
2- ... plakalı aracın davalı sürücü ...'nın olayda kusursuz olduğu,
3- Davacının olayda tam kusurlu olması nedeniyle talep edebileceği bir tazminat bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Tüm bu nedenler ile; 03/08/2022 tarihinde yaşanan çift taraflı trafik kazasında davalı ...Turizm Toplu Taşıma San. ve Tic. Ltd. Şti. ve sigorta şirketi davalı sürücü ...'nın kusuru oranında sorumlu olacağından, mahkememizce aldırılan raporlar arasında ortaya çıkan çelişkiyi gideren Karayolları Fen Heyeti raporunda kazanın oluşmasında davacının tam kusurlu olduğunun belirlendiği her ne kadar davacı vekili belirlenen orana itiraz etmiş ise de, eylemin oluş şekli nazara alındığında davacı itirazına itibar edilmeyerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, artan harcın davacılara iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ...Turizm Toplu Taşıma San. ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından yatırılan ve harcanan 149,50 TL posta gideri ile 4.490,25 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.639,75TL' nin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya verilmesine,
5-Davalı ...Turizm Toplu Taşıma San. ve Tic. Ltd. Şti. ve sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalılara verilmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır