T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/105 Esas
KARAR NO: 2023/284
DAVA: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/02/2022
KARAR TARİHİ: 28/03/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin mobilya dekorasyon, banyo-mutfak dolapları, ahşap eşya üretimi ve ahşap işlerinin tamir ve tadilatı işi yaptığını, Ağustos/2020 tarihinde dava dışı ...'e ait ... Karabağlar/İZMİR adresinde bulunan “...ŞARKÜTERİ” adlı işyerinin ahşap işlerinin yapımı, montajı ve tadilatı için dava dışı ... ile sözleşme imzaladığını, müvekkilinin sözleşme gereğini yerine getirdiğini, ancak iş yeri sahibi olan dava dışı ... ödemelerini yerine getirmediğini, yapılan işin karşılığı olarak bonolar verdiğini ve bugüne kadar kalan bakiyeye ilişkin bonolara istinaden ödeme alınamadığını; Kasım/2020 tarihinde dava dışı ... ...Şarküteri işyerini, davalı şirkete 200.000,00- TL karşılığında devrettiğini ve bu ödemenin 50.000,00-TL'sini banka kanalı ile geri kalanını elden ödediği belirtilerek, TBK madde 202 "Bir malvarlığını veya bir İşletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya İşletmedeki borçlardan sorumlu olduğunu, bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kaldığını, davalının, ... ile davacı arasındaki sözleşmeye dayanarak garanti kapsamında servis hizmetinden yararlanarak tamirat ve tadilat işlemleri yaptırdığını, müvekkillerinin alacağına ilişkin Bornova... Noterliği'nin... yevmiye, 24.11.2021 tarihli ihtarname gönderdiğini ancak davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilinin davalıdan alacağı 58.668,00.- TL.'nin sözleşme tarihi olan 08/08/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, (icra takibine konu yapılmış olan bonolar bakımından tahsilde tekerrür olmamak üzere) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Müvekkilinin davacı tarafından iddia ettiği bir borcu bulunmadığını, söz konusu işletmeyi devralmadığını, dava dışı ... ile hiçbir ilişkisi bulunmadığını, 01.12.2020 başlangıç tarihli sözleşmeden de görüleceği üzere işletmenin ... ile müvekkili arasında akdedilen kira sözleşmesine istinaden kiralandığını ve adresinin... Karabağlar/İzmir olduğunun belirtildiğini; müvekkilinin, davacı taraf ile herhangi bir sözleşme imzalamadığını; TBK m. 202'nin yasal koşulları da oluşmadığını, müvekkili şirketin, dava dışı ...'e ait işletmeyi devraldığına ilişkin hiçbir somut bilgi, belge ve veri bulunmadığını, Ticaret Sicil Gazetesinde de bu hususta bir bildirim yapılmadığını, dava dışı ... ile akdedilen ürün ve hizmet sözleşmesi gereği garanti kapsamında kalan ürünlerin servisi için bahsi geçen işletmeye gelinmesi ve servis hizmeti verilmesinin herhangi bir devir ilişkisinin varlığına karine teşkil etmeyeceğini, davacı tarafından 24.11.2021 tarihli ihtar çekilmiş ise de müvekkilinin herhangi bir borcu söz konusu olmadığından ödeme yapılmadığını ve alacak davasına konu bir borcunun bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: SGK kayıtları, banka kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan raporun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; Dosya kapsamı taraf ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Dava dışı ... ile davacı arasında 11.09.2020 tarihinde düzenlenmiş 125.000,00TL + Kdv tutarında 08.08.2020 tarihinde karşılıklı imzalanan hizmet sözleşmesine istinaden açıklamalı bir sözleşmenin düzenlendiği, bu sözleşmeye istinaden dosyada keşidecisi ..., Lehdarı davacı taraf , toplamı 44.001,99 TL olan 6 adet senet bulunduğu,
24.12.2020 tarihli davacı tarafça davalıya düzenlenmiş Teknik Servis Formunda; Peynir dolabı iç aydınlatma lambalarının garanti kapsamında değiştirildiğinin yazılı olduğu,
Davacıya Ait Ticari Defterler Üzerinde Yapılan İncelemede;
Davacının incelemeye sunulan 2020-2021 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 2020 yılına ait envanter defterinin incelemeye sunulmadığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfi değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2020-2021 yılı yevmiye defterleri için yaptırılmadığı,
Davacı ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının dava dışı...'e 30.11.2020 tarihli ...nolu yevmiye maddesinde 5.000,00 TL tutarında satış faturası kaydı bulunduğu, bu faturanın 100-Kasa hesabı ile ödendi kaydının yapıldığı, bu kayda göre;
davacının bu faturadan dolayı dava dışı...'ten bir alacağının bulunmadığı,
Davalıya Ait Ticari Defterler Üzerinde Yapılan İncelemede;
Davalının incelemeye sunulan 2020-2021 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222., Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3, maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2020-2021 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı,
Dava dışı ...'in davalıya 26.11.2020 3 adet fatura düzenlediği, fatura toplamlarının 81.080,01 TL olduğu, davalının bu faturalar karşılığı davalıya adet banka kanalıyla ödeme yaptığı ve bu ödemelerden sonra davalının dava dışı ...'e borcunun kalmadığı,27.12.2020 Tarih ... Nolu faturanın demirbaşlar için düzenlendiği,Ahşap Manav Tezgahının Kdv dahil 5.000,00 TL olarak faturalandırıldığı, Davacı ticari defterlerindeki...'e düzenlenen fatura tutarının da 5.000,00 TL olduğu, ... davalıya düzenlediği faturada da Ahşap manav tezgahinin aynı tutarda faturada başka demirbaşların da yer aldığı,
27.11.2020 ... nolu faturanın muhtelif giderler için, 26.11.2020 ...nolu faturanın ise Yazar kasa için düzenlendiği tespit edilmiştir.
Davalının ...isimli işyerinde Yapılan Tespitlerde;
13.01 2022 tarihinde Davalı tarafından işletilmekte olan ve ... Karabağlar/İZMİR' de yer alan “...” adlı şarküteriye gidilerek, şarküteride yer alan tüm dolap ve soğutucular fotoğraflanarak raporun önceki bölümünde listendiği,
Davalı, ... tarafından, devir sırasında kendilerine kesilen Demirbaş, Emtia ve Yazar kasa ya ait Faturaların gösterildiği, Şarküteri içerisinde yer alan Ahşap Manav Tezgahı (Demirbaş faturası No-1) dolaplarla ilgili kendilerine hiçbir şey söylenmediği için dolapların dükkanın demirbaşı olarak dükkan sahibine aittir diye düşündüklerini belirttikleri Bu dolaplar nedeni ile ...'in davacıya borçlu olduğunu bilmeleri durumunda dükkanı kiralamayacaklarını çünkü deprem mağduru olarak ellerindeki paranın kısıtlı olduğunu, ev ve iş için dükkan arama derdinde olduklarını, böyle bir borç altına giremeyeceklerini belirttikleri konusunda inceleme yapılmış olup sayın mahkemenizin takdirlerine saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davalının asıl borçludan işletmeyi devraldığı ve davacı alacağından sorumlu olduğu iddiasıyla açılan alacak istemine ilişkindir.
2-6098 Sayılı TBK'nın “Malvarlığının veya işletmenin devralınması” başlıklı 202. Maddesi; “Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz.” düzenlemesini içermektedir.
Burada belirtilen sorumluluğun zamanı, devir anıdır. Devrin fiilen gerçekleştiği tarihte doğmuş ve nedeni vücut bulmuş borçlar, bu sorumluluğun kapsamında kalmaktadır. İşletmenin devirden önceki borcunun naklinin alacaklıya karşı hüküm ifade etmesi, kural olarak, BK. 195 ve 196. maddeleri gereğince alacaklının onamına bağlı ise de, 202. madde bu kurala bir istisna getirmiş, alacaklının rızasına gerek görülmeksizin borcun devir alana intikal ettiği kabul edilmiştir.
Alacağın temliki ve borcun naklinde kural olarak bir tek alacak ve borcun nakli söz konusu olup, bir mamelekin veya işletmenin devrinde bu mamelekin veya işletmenin bütün aktif ve pasifiyle devri söz konusu olduğundan, alacaklı ile borcun nakli sözleşmesi yapmaya ve devir için alacaklının rızasını almaya gerek bulunmamaktadır. İşletmenin devrinde teminat unsuru, eski borçlunun iki yıl daha sorumluluğunun devam etmesi durumuyla sağlanmak istenmiştir. Bu iki yıllık süre muaccel borçlar için ihbar veya ilan tarihinden, daha sonra muaccel olan borçlar için muacceliyet kazandıkları tarihten işlemeye başlar
Görüldüğü üzere, davanın yasal dayanağını oluşturan Borçlar Kanununun 202. maddesinde; malvarlığının veya işletmenin devri nedeniyle borçların kendiliğinden nakledilmiş sayılabilmesi için “bunun alacaklılara ihbar veya ilanı” nın gerektiği hükme bağlanmıştır. İlan veya ihbar birlikte aranan koşullar olmayıp, herhangi birinin yerine getirilmesi ile bu koşul gerçekleşmiş olacaktır. İhbar için yasada bir şekil öngörülmemiştir. Burada ihbarın amacı, malvarlığı ya da işletmenin devrinin ilgililere bildirilmesidir. Kural olarak, ihbar veya ilandan itibaren iki yıl boyunca işletmeyi ya da malvarlığını devreden devralanla birlikte müteselsil borçlu olacaktır. İhbar, alacaklıya ulaşmak şartıyla hüküm ifade edecektir.
3-Somut olayda işletmenin devrine ilişkin bir ihbar veya ilan bulunmamakta olup davanın yasal süre içerisinde açıldığı sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirket ile dava dışı ... arasında yalnızca satış ürünleri ile demirbaşların satışı ve kiralanan taşınmazın devrinin mi gerçekleştiği yoksa işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte bir bütün olarak mı davalıya devredildiği noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce davalı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar SMMM bilirkişi aracılığı ile incelenmiş, dava dışı ... tarafından davalı adına işletmede kullanılan bir kısım eşyalarla ilgili fatura düzenlendiği, ayrıca satışı gerçekleştirilen ürünlerle ilgili ayrı bir fatura düzenlendiği, faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ...'e yapılan ödemelere ilişkin kayıtların yine davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
Mahkememizce dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre yapılan inceleme ve değerlendirmede, davacı taraf her ne kadar dava dışı asıl borçlu ...'in kendisine ait "..." isimli işletmeyi davacıya aktif ve pasifleriyle birlikte devrettiğini ileri sürmüş ise de, davalı şirketin işletmeyi bir bütün halinde aktif ve pasifleriyle birlikte devraldığına dair somut bir delil bulunmadığı, davacının imalatı olan ürünlerin işletmede kullanılması ve davalıya satılmış olmasının tek başına işletmenin devredildiği sonucu doğurmayacağı, TBK 202.maddede düzenlenen sorumluluk hali için işletme devrinin aktifleri ve pasifleri de kapsayacak şekilde gerçekleşmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta işletmenin bir şarküteri-market niteliğinde olduğu, işyerinde yürütülen faaliyetin niteliği itibariyle davacının dava dışı ...'den devralabileceği aktif-alacak hakkı bulunmasının olağan olmadığı gibi ticari defterlerde bu şekilde bir kayda rastlanmadığı, yine ticari defterlerde davalı ...'den intikal eden borçlara dair de bir kayıt yer almadığı, işyerinde bulunan demirbaş niteliğinde eşyaların ve satışı gerçekleştirilecek ürünlerin satın alınmasının tek başına bir işletmenin devri sonucu doğurmayacağı, bu yöndeki tasarrufun ayrıca aktif ve pasiflerle birlikte devir iradesi ile birlikte gerçekleştirilmesi halinde dava dışı ...'in işletme nedeniyle oluşan borçlarının davalı açısından sorumluluk gerektirebileceği, somut uyuşmazlıkta ...'e ait işletmenin eşyalarının ve satışı gerçekleştirilen ürünlerle birlikte kiralanan taşınmazdaki kiracılık hakkının davalı şirkete devredildiği sabit ise de bu hususun tek başına işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte devri sonucu doğurmayacağı değerlendirildiğinden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Nitekim Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı, 16/03/2016 tarihli ilamında; "somut olayda bir işletme devrinin değil, taşınmazın müştemilatı, makine ve teçhizatı ile birlikte satımının söz konusu olduğunun anlaşılması karşısında, davacı alacağından davalı ... A.Ş.'ni de sorumlu tutmak suretiyle yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde yer alan ilamda, uyuşmazlık konusuna benzer bir vakıayla ilgili olarak, taşınmaz, makine ve araç-gereçlerin satın alınmasının işletmenin devri niteliğinde olmadığı yönünde değerlendirmede bulunulduğu görülmüştür.
Yine Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin değerlendirmesine benzer şekilde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ....Hukuk Dairesi de benzer bir uyuşmazlıkla ilgili yaptığı değerlendirmede; "dosya kapsamından asıl borçluya ait otel işletmesinin ...dan 01/12/2011 tarihinden başlamak üzere on yıl süre ile kiralanmış iken sözleşmenin 31/01/2014 tarihinde feshedildiği ve davalı ile... arasında yeni bir kira sözleşmesinin düzenlendiği, davalının ve dava dışı...n ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dışı borçlu...*i'nin işletmesindeki demirbaşların davalı tarafından fatura karşılığında satın alındığı ve satış bedeli 750.000,00 TL'nin davalı tarafından çek verilmek suretiyle ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının dava dışı borçluya ait işyerindeki demirbaşları satın almasının işletmenin devralınması olarak değerlendirilemeyeceği, mahkemece aynı hususlar tespit edilerek hatalı değerlendirme ile işletme devrinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır."(Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ....H.D.... Karar sayılı 18/02/2021 tarihli ilamı) şeklinde değerlendirmede bulunmuştur.
4-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere, dosya kapsamında toplanan delillerden davalı ile asıl borçlu ... arasında işletmenin aktif ve pasifleriyle birlikte davalıya devredildiğine ilişkin bir devir iradesi bulunduğunu gösterir somut delil bulunmadığı, davalının işletmenin kiracılık ilişkisini ve işletme demirbaşları ile birlikte işletmede satışı gerçekleştirilen ürünleri fatura karşılığı satın almış olduğu değerlendirildiğinden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin olarak alınan 1.001,91-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 822,01-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 9.386,88-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2023
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır