T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/1064 Esas
KARAR NO : 2024/748
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2022
KARAR TARİHİ : 03/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "Fatura alacağımızın tahsili için, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı ile yapmış olduğumuz ilamsız takibe davalı borçlu borca ve ferilerine itiraz etmiştir. Esas Yönünden Açıklama : Davalı tacir, İzmir ili Foça ilçesi Fevzi Paşa ile İsmet Paşa mahalleleri içinde kalan Reha Midilli Caddesi ve üstünde yer alan binaların sokağa bakan cephesinde 3D tarama Laser Scanner ölçüm isi ile ilgili olarak, müvekkil şirketten teklif istemiştir. Bu talep üzerine müvekkil şirketin hazırlamış olduğu 32.000.TL + KDV bedelli teklif ekleriyle birlikte 24.09.2021 tarihinde davalıya iletilmiştir. Ölçüm yapılan cadde/sokağın uzunluğu 1.100,00m. olup zemin alanı 12.518,00 m2, yola bakan binaların cephe uzunluğu ise 1.900,00m.'dir. Tarafların karşılıklı mutabakatı üzerine ekte sunduğumuz pdf dosyası içinde yer alan teklif ve fatura konusu is ile ilgili arazi çalışmalarına 11.10.2021 tarihinde başlanılmış ve 30.11.2021 tarihinde bitirilmiştir. Teklif kapsamındaki islerle ilgili tüm veriler, davalı tarafından bildirilen, emrekaynak(ögmail.com adlı e-mail adresine verilmiştir. İş bitiminden sonra, 17.12.2021 tarihinde, davalının bildirmiş olduğu fatura bilgileri doğrultusunda, icra takibine konu, 20.12.2021 tarih ve ... numaralı fatura düzenlenerek davalıya iletilmiştir. Davalı bu faturaya herhangi bir itirazda bulunmamış ve muhasebelendirerek kullanmıştır. Gerek sözlü gerekse yazılı ihtar ve uyarılara rağmen fatura bedelinin ödenmemesi üzerine İzmir... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmıştır. Ancak davalının takibe itiraz etmesi üzerine takip durmuştur. Zorunlu arabuluculuk aşamasında da ödemeyi kabul etmediğinden iş bu itirazın iptali davasının açılması zorunluluğu doğmuştur. İcra İnkâr Tazminatı Talebimiz Vardır. Davalı icra takibi öncesinde kötü niyetli davranışlarda bulunması yanında icra takibine de kötü niyetli olarak itiraz etmiştir. İcra takibine konu faturaya herhangi bir itirazda bulunmadan kullanmış ancak fatura bedeli ile ilgili olarak bu güne kadar herhangi bir ödemde bulunmamıştır. Müvekkilin telefonlarına dahi cevap vermemiştir. Davalı borçlu günümüzün yüksek enflasyon koşullarına nazaran oldukça düşük kalan faiz oranlarından faydalanmak için ödemeyi bilerek geciktirmek istemektedir. Fatura tarihi üzerinden bir yıldan fazla zaman geçmiştir. Yargılama süresi de dikkate alındığında geçecek süre zarfında faturanın reel değerinin oldukça düşeceği açıktır. Takibe yapılan itirazın amaçlarından birinin de bu olduğu kanaatindeyiz. Bu nedenlerle davalı borçlunun % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde : Davacı ile müvekkilim arasında, İzmir İli Foça İlçesi İsmet Paşa ve Fevzipaşa Mahallesi sınırları içinde kalan ekli krokide tariflenen 1100 metre uzunluğunda sokak uzunluğu ve sokağa bakıveren toplam 1900 metre uzunlukta bina cepheleri ve 12518 m2 zemin alanına sahip meydan ve sokaklar 3D taramalarının yapılıp tüm taramaların birleştirilip Cad. Ortamında pointcab dosyaların teslim edilmesi, ölçümü yapılan alanın panoramik fotoğraf albümlerinin elde edilmesi, RCP uzantılı dosyalarının teslim edilmesi hakkında görüşme yapmışlar, henüz karşılıklı imzalanmış bir sözleşme olmaksızın , mail onayı bulunmaksızın yahut telefon faks - whataspp v.s. gibi onay/kabul bulunmaksızın davacı kendi kendisine ise girişmiş müvekkilime iddia ettikleri gibi "wetransfer" uygulaması ile mail yolu 13/12/2021 tarihinde "...Caddesine ait cephe verileri , panoramik fotoğraf albümü ve drone orthophotosu" iletilmiştir. Akabinde 20/12/2021 tarihinde hiçbir onay -kabul olmaksızın yapılan iş için 20/12/2021 tarihinde e-fatura düzenlemiştir. Bu faturayı kestiği gün dahi kendi kendisine yaptığı işi dahi tamamlamamış ancak onu bile beklemeden faturayı kesmekten geri durmamıştır. Sonrasında da 21/01/2022 tarihinde Email yolu ile göndermiştir. Davacı bu işlemleri yaparken yazılı veya sözlü herhangi bir anlaşmaya varılmaksızın , icap/kabul durumu oluşmaksızın resen kendi inisiyatifi ile yapmıştır. Müvekkilim her ne kadar yukarıda bahsettiğimiz biçimde bir onay olmasa da isin 20.850,00-TL'lik kısmı haricini (17.500,00 TL'lik masraf yaparak eksik işlemi tamamlatmak zorunda kalmıştır) bir. üçüncü kişiye yaptırmak zorunda kalmıştır. Zira yapılan işte eksikler bulunmaktadır. Davacı yan, yapmış olduğu iste çatıları ölçmemiş cephe düzeni çalışmasını eksik yapmıştır. Bu nedenle kesmiş olduğu fatura eksik çalışma içerdiğinden hak edeceği ücret fatura bedeli kadar olamaz.Konu hakkında uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yapıldığında yaptığı işin eksik, tamamlanmamış olduğu sabit hale gelecektir. Müvekkil tarafından davacıya neden bu şekilde
eksik çalışma yapıldığı sorulduğunda da teknik imkanlarının buna yettiğini gerisini müvekkilim yapması gerektiğini belirtmişlerdir. Müvekkilim bu noktada onay vermediği bir iş için hem borçlu durumda kalmış hem de eksik tamamlanmamış bir iş ile karsı karsıya bırakılmıştır. Bunun sonucu olarak da mimar Seren Durmuş ile harici bir anlaşma yapmış ve bina çatılarının ve cephe düzenlemelerinin çalışmasını tamamlatmıştır. Bu hizmet için de mimar...a 07/07/2022 tarihinde 17.500,00-TL, 08/07/2022 tarihinde 5.000,00-TL olmak üzere toplam 22.500,00-TL ödeme yapmıştır." şeklinde talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
03/07/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda;
Davacının 2020-2021-2022 ve 2023 yıllarına ait Yevmiye ve Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış ve ilgili yıllara ait Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Davacının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2'ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdirinin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, Davalının 2020 yılına ait ticari defterlerinin tarafımıza ibraz edilmediği, 2021-2022- 2023 yıllarına ait Yevmiye ve Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış ve ilgili yıllara ait Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, Davalının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2'ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdirinin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 2020 YILI İLE İLGİLİ OLARAK Tarafların ticari defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, 2021 YILI İLE İLGİLİ OLARAK «Dava konusu edilen 20.12.2021 tarih ... nolu kdv dahil 38.350,00 TL tutarlı faturanın tarafların mali verilerinde kayıtlı bulunduğu, 2022 ve 2023 YILLARI İLE İLGİLİ OLARAK Söz konusu 38.350,00 TL tutarındaki cari hesap bakiyesinin davacı defterlerinde 2023 yılı sonu itibariyle aynı tutarla yer aldığı, «Davalı taraf ticari defterlerinde ise 31.03.2022 tarihinde 750,00-TL nakit ve 30.06.2022 tarihinde banka kanalı ile ödeme olarak kayıtlara alınan 37.600,00-TL olmak üzere toplamda 38.350,00-TL olarak kayıtlara alınan ve davacının cari hesap bakiyesinin sıfırlandığı işlemlere ait tarafımıza tevsik edici belge ibraz edilemediğinden, *DAVACININ DAVA TARİHİ OLAN 24.12.2022 TARİHİ İTİBARİYLE DAVALIDAN 38.350,00-TL ALACAKLI OLDUĞU" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davanın konusu itibariyle Mutlak Ticari Davalardan olmadığı, ancak davacının ticari ortaklık, davalı ...'ın ise Kemeraltı Vergi Dairesi mükellefi olduğu ve 2021 ve 2022 döneminde bilanço esasına göre defter tutmakta olduğu ve 213 VUK 177 hükmüne göre 2021 ve 2022 yıllarında 1. sınıf tacir olduğu mahkememizce yapılan tacir araştırmasından anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davalı ...'ın 2021 ve 2022 yıllarında tacir olduğu kanaatine varılmıştır.
TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır düzenlemesi gereği, davaya konu borç ilişkisinin davacı ve de davalı tarafın tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle eldeki davanın Nisbi Ticari Dava olduğu değerlendirilmiş ve mahkememizin görev alanında kaldığı anlaşılan dosyada yargılamaya devam olunmuştur.
İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve birbirini doğruladığı bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı, davalının ise defter ve kayıtlarını sunmamış olduğu, Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili inceleme yapılamadığı görülmüştür.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KABULÜ İLE;
İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, TAKİBİN İTİRAZ ÖNCESİ KOŞULLARDA DEVAMINA,
2- İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 7.670,00-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.931,18-TL harçtan peşin alınan 518,25-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.412,93-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13,14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- Davacı tarafından yatırılan 610,45-TL ilk harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 2.750,00-TL bilirkişi ücretinin ve 103,50-TL tebliğat ve posta ücreti olmak üzere toplam 2.853,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 03/09/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza