T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/1082 Esas
KARAR NO : 2025/548
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 07.10.2022 tarihinde... plakalı aracın müvekkili ...'a ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin trafik kurallarına uygun şekilde seyir ettiği sırada KTK kurallarını ihlal etmek suretiyle müvekkilinin aracına çarpan sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğunu, işbu dava ile kaza sebebiyle müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı zararının tahsilini talep ettiklerini, işbu davaya konu kaza sebebiyle müvekkilinin aracında değer kaybı meydana geldiğini, 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile 2918 sayılı KTK'da yapılan değişiklikle, değer kaybı zararının aracın piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak
hesaplanacağının da kaleme alınmış olduğunu, dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidilmiş olduğunu, dava şartının yerine getirilmiş olduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk aşamasında son tutanağın düzenlendiği tarih itibari ile yürürlükte olan AAÜT'ne göre tayin olunan maktu vekalet ücretinin (dava konusu hakkında hükmedilecek vekalet ücretinden ayrı olarak) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili adına davalı sigorta şirketine KEP üzerinden hasar ihbarı yapılmış olduğunu, davalı sigortanın ödemekle yükümlü olduğu zararın miktarı bakımından ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 13/12/2022 tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faiziyle birlikte sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulüne, şimdilik 100,00-TL değer kaybı zararının davalı sigortanın temerrüde düştüğü 13.12.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına ve vekâlet ücretine hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Hiçbir şekilde davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, KTK m. 109 uyarınca, davacının kaza tarihi itibariyle, iki yılı geçen tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını dava dilekçesinde bahsi geçen... plakalı aracın, müvekkili şirkette 17.06.2022-17.06.2023 tarihleri arasında geçerli... poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, hiçbir şekilde davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin bu poliçeden doğan sorumluluğunun, maddi araç başına azami 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitinin bildirilmesinin, bu tutarın mutlak suretle ödeneceği ve davayı kabul anlamına gelmediğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olan sorumluluğunun, sigortalının kusurlu ve sorumlu olması halinde söz konusu olacağını, davacının, müvekkili şirket sigortalısının kusurlu ve dolayısıyla müvekkilinin meydana gelen zarardan sorumlu olduğuna ilişkin iddialarının taraflarınca kabul edilmediğini, zira taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağından ve dosya kapsamındaki diğer evraklardan müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, hiçbir şekilde davayı ve davacıların iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sigortacının temerrüde düşmesi ve dolayısıyla faizden sorumlu tutulabilmesi için, kendisine yapılan başvuruya rağmen sekiz işgünü içerisinde bu giderlerin karşılığını ödememiş olması gerektiğini, bununla birlikte hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olup, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin de bu limitin içinde olduğunu, davacının dava dilekçesinde yer alan diğer iddiaları ve talepleri de taraflarınca kabul edilmemekte olduğunu, izah edilen ve mahkemece de re’ sen nazara alınacak sebeplerle cevaplarının ve itirazlarının kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilince mahkememize gönderilen 14/05/2025 Tarihli değer artırım dilekçesinde özetle; "..İşbu dilekçemiz uyarınca Davamızın Kabulüne, müvekkile ait araçta meydana gelen 7.500,00-TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 13/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Talep artırım dilekçesinin bir suretinin davalıya tebliğine, Arabuluculuk aşaması ile ilgili vekalet ücreti de dikkate alınarak her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederiz." şeklinde beyan ve talepte bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
> Dava; trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatının ZMMS poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkin maddi tazminat davasıdır.
> 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1.maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85.maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.
> 2918 Sayılı yasanın 91/1.maddesi gereğince, işletenler bu kanunun 85.maddesinin 1.fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır.
> 2918 Sayılı yasanın 92.maddesinde, Mali Sorumluluk Sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiştir.
> Karayolları Trafik Kanunu'nun 97.maddesine göre zarar gören Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ön görülen sınırlar içerisinde sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuruda bulunması gerekir.
Aynı kanunun 99.maddesi gereğince, sigortacı, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile belirlenen belgeleri sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadır.
> TBK'nun 49.maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50.maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunun ispat yükü altındadır.
> Kaza tarihi itibarinde... plakalı araç davacı adına kayıtlı olduğundan davacının araçta oluşan değer kaybını talep hakkı bulunmaktadır.
> Davalı sigorta şirketinin sorumluluk durumunun tespiti bakımından araç sürücülerinin kusur durumu ve oranının tespiti için otomotiv bilirkişisi tarafından düzenlenen 12.12.2023 TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORU İLE; davalı Sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü... plaka sayılı aracı ile 272/5 Sokak istikametinden gelip 272 Sokak kavşağına beyanına göre yeşil ışıkta geçerek kavşakta ilerlediği sırasında 272 sokaktan gelen trafiği dikkatlice kontrol etmesi gerekirken bu kurallara uymadığı ve dikkatsiz, tedbirsiz ve özensiz bir şekilde kavşağa giriş yaparak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, böylelikle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47. Maddesinin (d) bendindeki “Karayollarından faydalananlar: d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar. (dikkatli, tedbirli ve özenli araç kullanmak)” kuralını ihlal ettiği; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57. Maddesinin (a) bendindeki “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda ETKEN OLDUĞU;
... sürücüsü...'un ise; 272 Sokak istikametinden gelip 272/5 Sokak kavşağına beyanına göre yeşil ışıkta geçerek kavşakta ilerlediği sırasında 272/5 sokaktan gelen trafiği dikkatlice kontrol etmesi gerekirken bu kurallara uymadığı ve dikkatsiz, tedbirsiz ve özensiz bir şekilde kavşağa giriş yaparak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, böylelikle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47. Maddesinin (d) bendindeki “Karayollarından faydalananlar: d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar. (dikkatli, tedbirli ve özenli araç kullanmak)” kuralını ihlal ettiği; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57. Maddesinin (a) bendindeki “Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda ETKEN OLDUĞU yönünde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüştür.
Her iki sürücünün de kazayı önlemek amacıyla kavşakta gereken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır.
Değer kaybı bedeli tespite konu,... plaka sayılı... ALLURE 1.6 BLUEHDI 100 ETG6 S&S 2017 model otomobilin 07.10.2022 riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin ortalama olarak 500.000.00-TL mertebesinde olduğu, dosya kapsamında söz konusu aracın “ön tampon, sağ ön çamurluk, motor kaputu, sol ön çamurluk, ön tampon ızgarası kısımlarından” hasarlı olduğu tespit edilmiş olup, aracın tamir edilerek boyanması neticesinde değer kaybı oluşacağı, ancak aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı ve tramer kaydında hasarı olmadığı dikkate alınarak ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri hasarlı araç sitelerinde araştırılmış bire bir örtüşen hasarlı araç satışları bulunamamış ancak, benzer hasarlı araç bedelleri dikkate alınmış ve ülkemizde geri tarihlere yönelik veri tabanının olmaması, yaşanan enflasyon nedeniyle aylık bazda değişen bedeller ve dolar kuru endeksi dikkate alınarak somut olayda, özellikleri, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği ile metal komponentlerin yorgunluğu, korozyon dozajı ve tramer kaydında yer alan 04.01.2022 tarihli (park halinde araca çarpma) ve 15.08.2022 tarihli (araca çarpma) şeklinde gerçekleşen trafik kazaları dikkate alınarak kazadan sonraki halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre yetkili satış/servis, serbest piyasa ve yukarıda yer alan internet ortamında yapılan araştırmalar neticesinde Kamu İhale Kurumu Fiyat Güncelleme tablosu çarpanları kullanılarak değerinin 07.10.2022 riziko tarihi itibarıyla 485.000,00-TL mertebesinde olduğu ve dava konusu olaya bağlı olarak araçta piyasa rayiçlerine göre 15.000,00-TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
> Her iki sürücünün de kusurlu olması sebebiyle oransal kusurun tespiti için ve de değer kaybına ilişkin tespite itirazlar nedeniyle bu kez ATK Trafik İhtisas Dairesinden Rapor aldırılmıştır:
25.04.2024 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi Raporu'na ise;
I. Kusur durumu:
Sürücülerin farklı beyanları neticesinde kusur durumunun iki farklı alternatifte hazırlanması gerektiği ve üst mahkeme belirlemelerinin yargı makamının takdirinde olduğu değerlendirilmiştir.
I. Alternatif: Sürücü ...'un yeşil ışıkta, sürücü ...'ün kırmızı ışıkta geçiş yaptığı kabulü yapıldığında:
A. Davacı sürücü... yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı, güven prensibi çerçevesinde hareket alanının kapanmasını öngöremeyeceği anlaşılmış gerçekleşen kazada kusursuz bulunmuştur.
B. Sürücü..., kırmızı ışıkta kavşağa giriş yaparak kurallara uygun bir şekilde kavşağa giriş yapan sürücünün aracına çarptığı için gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunmuştur.
II. Alternatif: Sürücü ...'un kırmızı ışıkta, sürücü ...ün yeşil ışıkta geçiş yaptığı kabulü yapıldığında:
A. Davacı sürücü..., kırmızı ışıkta kavşağa giriş yaparak kurallara uygun bir şekilde kavşağa giriş yapan sürücünün aracına çarptığı için gerçekleşen kazada asli derecede kusurlu bulunmuştur.
B. Sürücü ..., yeşil ışıkta kavşağa giriş yaptığı, güven prensibi çerçevesinde hareket alanının kapanmasını öngöremeyeceği anlaşılmış gerçekleşen kazada kusursuz bulunmuştur.
II. Değer kaybı durumu:
Heyetimiz tarafından yapılan araştırmalar neticesinde aracın kaza tarihinde ikinci el piyasa değeri 500.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Kaza tarihindeki aracın kullanılmışlık düzeyi (eski kazalarının olduğu bölgeler dikkate alınmış, 5 yaşında ve 115602 kilometrede), hasar tutarı (tramere yansıyan 26.153,18 TL) ile hasara uğrayan parçaları dikkate alınmıştır. Bu parçalar aşağıda listelenmiştir.
- Sol ön çamurluğun onarılması ve boyanması,
- Motor kaputunun onarılması ve boyanması,
- Sol podya onarımı ve boyanması olarak belirlenmiştir.
Sağ ön çamurluğun işlem gördüğü belirtilmişse de kaza ile nedensellik bağı kurulmamış ve değer kaybı oluşturan hasarlı parça listesine eklenmemiştir.
Araçta değişen plastik ve elektronik gibi aksamların aracın ikinci el satışında doğrudan bir düşüş yaratmayacağı için bu parçaların değişimi değer kaybı listesine dahil edilmemiştir.
Mevcut işlemlerin yapılmasından sonra aracın ikinci el piyasasının kaza tarihinde 485.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
- Değer Kaybı
Aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri.......... 500.000,00 TL
Aracın kaza sonrası ikinci el piyasa değeri................ 485.000,00 TL
-_______________
Değer kaybı.................................................................. 15.000,00 TL
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
I. Alternatif şartına göre
- Davacı sürücü ...'un kusursuz olduğu,
- Sürücü ...ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
II. Alternatif şartına göre
- Davacı sürücü ...un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
- Sürücü ...'ün kusursuz olduğu,
Aracın 15.000,00 TL değer kaybettiği yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; her iki sürücünün de yeşil ışıkta geçtiğini öne sürdüğü, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilinin tanık listesini sunmadığı ve keşif talebinde bulunmadığı, hangi tarafın kırmızı ışıkta gerçekleştiğinin tespit olunamadığı görülmüştür.
İşletenler arasında zarar paylaştırılırken bazı istisnai hallerde kusur durumu tespit edilemeyebilir. Bu durumda kural olarak işletenler eşit olarak sorumlu tutulurlar. Kanunda her ne kadar kusurlar oranında tazminden söz edilmiş ise de; motorlu araçların tehlikelerinin eşitliği varsayımının saklı tutulduğu unutulmamalıdır. Bir aracın daha fazla işletilme tehlikesi gösterdiğini ve bu durumun kazanın meydana gelmesinde daha büyük rol oynadığını iddia eden işleten bunu somut delillerle kanıtlamalıdır (Aşçıoğlu, Ç: Trafik Kazalarında Hukuki Sorumluluk ve Tazminat Davaları, Ankara 1989, s. 80).
Eş söyleyişle, öğreti ve uygulamada kabul edilen görüşe göre, işletenlerden hangisinin kusurlu olduğunun kesin olarak tespit edilemediği durumda, tehlike sorumluluğuna katlanma ilkesi uyarınca, zararın işletme tehlikeleri doğrultusunda, tehlikeler eşit varsayıldığından zarar ilke olarak yarı yarıya paylaştırılır. (Esasen somut olay bakımından böyle bir durumda her iki işleten açısından KTK’nın 57. maddesi ve Karayolu Trafik Yönetmeliğinin 109. maddesinin d bendi de tartışılmalıdır). Ne var ki, bu kuralın uygulanabilmesi için, gerekli araştırma ve incelemelerin yeterli biçimde yapılmasına karşın işletenlerden hangisinin kusurlu olduğunun tespit edilememiş olması koşulunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Yeterli araştırma yapılmasına karşın işletenlerin hangisinin kusurlu olduğu kesin biçimde tespit edilememişse tehlikeler eşit varsayılarak zararın yarı yarıya paylaştırılması gerekir. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 04.04.2007 tarihli ve 2007/11-104 E., 2007/180 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. (Yargıtay HGK 10/11/2020 tarih, 2017/17-2112 E. - 2020/850 K.) (Aynı hususta bakınız Yargıtay 17. HD. 13.11.2018 T., 2016/211 E., 2018/10473 K.)
(Yargıtay HGK 04.04.2007 tarihli ve 2007/11-104 E., 2007/180 K.)
Kusur durumundaki belirsizlik nedeniyle, Mahkememizce, her iki sürücünün % 50 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davacının kaza tarihi itibari ile davacıya ait araçta oluşan değer kaybının davalı sigorta şirketinden tahsilinin talep edildiği, karşı yan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Trafik Sigortası ile sigortalı olduğu, karşı yan araç sürücüsünün Mahkememizce kazanın oluşumunda % 50 kusurlu kabul edilmesi nedeniyle davalı sigorta şirketinin araçta oluşan değer kaybından poliçe limiti kapsamında sorumlu olduğu, alana raporların her ikisinde de araçta oluşan değer kaybının 15.000,00-TL olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan ve UYAP'tan alınan arabuluculuk son tutanağında arabuluculuk başvurusunun ve son tutanağın bakiye değer kaybı tutarı istemi yönünden yapıldığı ve düzenlendiği, davacı tarafça davanın ıslah edildiği, davanın değerinin 7.500,00-TL olarak ıslah edildiği anlaşılmakla ıslahla talep edilen 7.500,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şeklinde hüküm kurulmuştur.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu ATK Raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KABULÜ ile;
7.500,00-TL Değer Kaybı Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 100.000,00-TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 13/12/2022 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine,
2-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 512,32-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL ve ıslah ile alınan 127,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 172,90-TL harç ile 127,00-TL'nin ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 7.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan 3.600,00-TL bilirkişi ücretinin, 10.050,00-TL ATK Rapor Ücreti ve 1.145,00-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 14.795,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.12/06/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza