T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/11 Esas
KARAR NO : 2024/944
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/01/2022
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "20.08.2020 tarihinde davalı sürücü... sevk ve idaresindeki...Plakalı ...Genel Müdürlüğüne ait halk otobüsüyle 7020. Sokakta Gümüşpala istikametine yaya olarak yürüyen...'ya aracın kontrolünü kaybederek arkadan çarpıp iki aracın arasına sıkıştırmasıyla müvekkilin yaralanmasına sebep olmuştur. Olay yerinde trafik amirliğince düzenlenen kaza tespit tutanağında şoför ... asli kusurlu bulunmuş, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından da " Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma " suçundan hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. Yapılan ceza yargılaması sırasında olaya ilişkin alınan bilirkişi raporunu ekte sunuyoruz. Davalılardan ...Genel Müdürlüğü kazanın oluşmasında kusurludur. Şöyle ki sürücü ... olayın sonrasında kollukta vermiş olduğu beyanında kazanın araçtan kaynaklı meydana geldiğini, fren yapmışsa da aracın frenlerinin tutmadığını, bu nedenle duramadığını, yaya olan müvekkile çarptıktan sonra ancak iki araca çarparak durabildiğini söylemiştir. Bu olayda aracın işleteni sıfatıyla kazanın meydana gelmesinden ... Genel Müdürlüğü'de asli kusurludur. Şöyle ki her ne kadar araç işletenin sorumluğu kanunda kusursuz sorumluluk olarak düzenlenmiş ve diğer sorumlularla birlikte müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olacakları kabul edilmiş ise de, işletenin sorumluluğunda bulunan halk otobüsünün bakımlarının zamanında yapılmamış olması nedeniyle kaza meydana gelmiştir. İşleten tarafından halkın can ve mal güvenliği düşünülmeksizin kusurlu davranışlarla maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verilmiştir. Bu nedenle işleten sıfatıyla ... Genel Müdürlüğü kazadan sorumludur. ...şoförü, müvekkil...'ya ve araçlara çarptıktan sonra yoluna devam etmiş beyanına göre frenler tutmadığı için yola devam ettiğini ve ancak iki araca çarparak durabildiğini söylemiştir. Bu nedenle kazanın hemen sonrasında müvekkil yolun ortasında yaralı vaziyette öylece kalakalmış, çevredeki insanların yapmış oldukları ilk yardım sonucunda ve müdahaleleri sonrası gelen ambulansla da hastaneye kaldırılabilmiştir. Ve kazanın sonrasında da müvekkili davalılardan arayıp soran olmamış kendi kaderine terk edilmiştir. Tedavi sürecinde kendisine maddi yada manevi hiçbir destek verilmemiştir. Trafik kazası sonucu İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporu ve kaza tespit tutanağında davalı ...nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b'de hüküm altına alınmış '' Sürücüler, hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar'' hükmünü ihlal ettiğinden ''asli kusurlu'' olduğu belirlenmiştir. Kusur durumunun bilirkişi raporu ile yeniden tespit edilmesini talep ediyoruz. Dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen, davacı müvekkilin beden gücü kaybının tespiti sonucu %5 beden gücü kaybı meydana geldiği raporlarla sabittir. Kaza nedeniyle müvekkil...'nın ağrıları hali hazırda geçmemiş olup; hareket kabiliyeti kısıtlıdır ve düzgün yürüyememektedir.Müvekkil tedavi süresi boyunca yaklaşık kesintisiz 5 ay çalışmadığından bir gelir elde edememiş, pandemi koşulları ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle zorluğa düşmüştür. Bunların üzerine tedavi süreci eklenmiş ve geçim çok zor hale gelmiştir. Bir de şu anda kazadan sonra bedeninde meydana gelen ağrılar ve efor kaybı nedeniyle çalışmakta zorlanmakta olduğundan her an işsiz kalmakla karşı karşıyadır. Sadece bu nedenler bile günümüz ekonomisinde manevi yıpranmaya yeterli bir sebeptir.Davacı...için; kaza nedeniyle meydana gelen beden gücü ve efor kaybının yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar, kaza nedeniyle çekmiş olduğu üzüntü, belki uzun bir süre belki hiç eskisi gibi rahatlıkla çalışamayacağı ve davalı...'nin kusuru da gözetilerek 60.000-TL manevi tazminat istenmiştir. ...ada 4 gün, günlüğü 200 TL den gündelik ev işlerine gidip para kazanıyor iken kaza sonrası 5 ay boyunca eşine bakmak zorunda kaldığı için bu süreçte herhangi bir gelir elde edememiştir. Eşinin bakımını kendisi üstlenmiş ve tüm ihtiyaçlarını karşılamıştır. Maddi ve manevi olarak fazlasıyla yıpranmıştır. 3. Katta bulunan evlerinden sürekli zemin katta eşinin bulunduğu bodrum katına inip çıkarak eşinin ihtiyaçlarını görmüştür. Eşinin tuvalet ve her türlü beden temizlik işlerini kendisi görmüş, yemeğini yedirmiş ve ihtiyaçlarını eksiksiz gidermiştir. Bu durumu tanıklarla da ispat edeceğiz. Müvekkilin yaralanması neticesinde bakıcıya ihtiyaç duyulan sürenin müvekkilin yaralanmasına ilişkin tedavi evraklarının ve raporlarının da eklenerek Adli Tıp Kurumundan istenecek rapor ile de tespit edilmesini talep ediyoruz. Yine kaza nedeniyle davacı eş ... ve kızı ..., eşi ve babasının durumuna duyduğu üzüntü, aylarca yaşadıkları mağduriyet, gelir kaybı ve gelirden yoksun kalmaya bağlı olarak eş... adına 25.000-TL, kızı... adına 15.000-TL manevi tazminat istenmiştir.6100 Sayılı yasanın 107. Maddesi uyarınca , toplanacak delillere, yargılama makamının re'sen belirleyeceği hususlara göre ve davacının yaşı, yaşam süresi, beden gücü ve efor kaybı oranı göz önüne alınarak bakım ve tedavi gideri, gelir kaybı, uğranılan zarar da göz önüne alınarak toplanacak deliller ve bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL yapılacak tazminat hesaplama sonuçları üzerinden dava değerini artırmak ve harç tamamlamak üzere belirlenecek maddi tazminat tutarının hüküm altına alınması talep olunur. Yukarıda arz edilen nedenlerle ve mahkemenizin göz önünde bulunduracağı sair nedenlerle aşağıda belirtilen tüm talepler için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; haklı davamızın kabulüne, trafik kazasında yararlanarak beden gücü ve efor kaybına uğrayan davacı için, 6100 sayılı yasanın 107.maddesi gereğince, toplanacak deliller ve bilirkişi raporu na göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00-TL maddi tazminat tutarının sürücü yönünden olay tarihinden ve sigortacı yönünden ( sigorta limiti aşılmamak üzere) dava tarihinden işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk kurallarına göre davalılardan tahsiline; 6100 sayılı yasanın 107. Maddesi gereğince, toplanacak deliller ve bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacılar... adına 60.000,00-TL, eş...adına 25.000,00 TL, kızı ... adına 15.000,00-TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle sürücü ve işletenden müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini vekaleten saygıyla talep ve istirham ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; "Kazanın meydana gelişinde müvekkil sürücü...'nin kusuru bulunmamaktadır. Kaza tarihinde kaza tespit tutanağı üzerinde kusur tespiti trafik ekiplerince yapılmıştır ve bu tutanakta "....yaya ...'nın aynı kanunda yer alan yayalar için trafik kanunu ve yönetmelik 68/1-a maddesince asli kusurlu olduğu..." denilerek davacı...n 68/1-a bendinde yer alan "Yayalar, aşağıda sayılan haller dışında, taşıt yolu bitişiğinde ve yakınında yaya yolu, banket veya alan varsa burada yürümek zorundadır." maddesine aykırı davrandığı ve bu nedenle kusurlu olduğu belirtilmiştir. Müvekkil sürücü, olay sonrası Gümüşpala Polis Merkezi Amirliği'nde verdiği ifadede "...Ziraat Bankası'nı geçtiğim anda hızım yaklaşık 20 km kadardı. Önümde araçlar olduğu için biraz daha yavaşlamak adına frene bastım ancak frenlerim tutmadı. Bu sebeple yolda aynı istikamete doğru park halindeki araçların yol tarafında yürüyen ismini olay sebebi ile öğrendiğim... isimli şahsı gördüm. Ben korna çalmaya başladım. Çünkü fren tutmuyordu. Şahsa çarpmamak için yolun soluna doğru gittim. Ancak bu şahıs benim otobüsüm ile park halindeki araçlar arasında sıkıştı. Ben de daha ileride birkaç araca çarparak durabildim. Bu olayda benim hiçbir suçum yoktur. Aracımın freninin tutmamasından kaynaklı bu olay meydana gelmiştir. Araçlarımızın bakımları aslında sıklıkla yapılır." diyerek olayın oluşunu anlatmıştır. İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nin...E. Sayılı dosyası kapsamında bilirkişi ... tarafından kusur raporu hazırlanmıştır. Hazırlanan bu raporda "Kazanın oluşumunda yaya...'nın da yolun yayalara ayrılan kısmında yürümediği gibi, (yaya yolunun olmaması, yaya yolunun o kısmında yürüyüşe engel bir unsur bulunması vb.) zorunlu bir nedenle taşıtlara ayrılan bölümü kullanması gerektiğinde, kendi gidiş istikametine göre yolun sol kenarından yürümesi gerekirken bu kurala riayet etmediği tespit edilmiştir." denilerek ASLİ KUSURLU olduğu kanaatine varılmıştır. Müvekkil ..., meydana gelen kaza esnasında her türlü tedbiri almış, hızını yol koşullarına göre ayarlamış, kazayı önlemek için elinden gelen tüm tedbirlere başvurmuş, aracın frenlerinin tutmaması sebebiyle fren yaptı ise de çarpmayı engelleyememiştir. Müvekkilin kullandığı belediye otobüsü ...Genel Müdürlüğü'ne ait olup otobüslerin teknik bakımı ...Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Müvekkil sürücünün aracın teknik bakımından sorumluluğu bulunmamaktadır. Müvekkil sürücünün savunmaları doğrultusunda ...Genel Müdürlüğünden müvekkilin kullandığı ...plakalı otobüsün kazadan önce 6 ay ve kaza sonrası arıza bakım cetvellerinin getirtilerek bilirkişi makina mühendisinden teknik rapor alınmasını talep ederiz. Açıklanan bu nedenlerle müvekkil sürücü...nin kusursuz olduğu ortada olup trafik kaza tespit tutanağında ve raporda müvekkile yüklenen kusuru kabul etmiyoruz. Müvekkilin davaya konu kazada kusuru olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte kazanın meydana gelişi ve zarar göz önüne alındığında talep edilen maddi tazminat miktarı fahiştir. Davacı yan fazlaya ve faize ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000-TL maddi tazminat talep etmektedirler. davacının ayrı kalemler halinde bu zararı açıklaması gerekmektedir. Bilirkişilerce inceleme yapılarak ortaya çıkan zarar hesaplanmalı ve meblağ belirlenmelidir. Trafik kazasından kaynaklanan tedavi giderleri sosyal güvenlik kapsamında olup, davacı bunun dışında yapmak zorunda olduğu masrafları ispat yükü altındadır. Davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından da herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Kurum tarafından davacıya yapılan bu ödeme maddi tazminat belirlenirken göz önünde bulundurulmalıdır. Davacı taraf, meydana gelen kaza sebebiyle davac...çin 60.000-TL, davacı ... için 25.000-TL ve davacı ... için 15.000-TL olmak üzere toplamda 100.000-TL manevi tazminat talebinde bulunmaktadır. Meydana gelen zarar, olayın meydana geliş şekli, kusur durumları ve müvekkil sürücünün sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alındığında talep edilen manevi tazminat talebi fahiştir. Yukarıda açıkladığımız sebeplerle, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkilim adına saygıyla talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davaya konu trafik kazası 20.08.2020 tarihinde, ... sevk ve idaresindeki müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı otobüsün davacı yaya...ya çarpması sonucu meydana gelmiştir.... plakalı araç,... poliçe numarasıyla 19.04.2020/2021 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalıdır. Davacı taraf, müvekkil şirkete eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarınca haksız olarak ikame edilen işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı taraf, müvekkil şirkete eksik evrakla başvurmuştur. Müvekkil şirkete eksik evrakla başvurulmuş olmasına karşın, bu husustaki eksiklikler giderilmeden dava açılmıştır. Eksik evrak ile yapılan başvuru usulüne uygun bir başvuru değildir. Bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi uyarınca usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekmektedir. Bu kapsamda öncelikle; davacının davasının usulüne uygun başvuru olmadığından reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise bu eksikliğin giderilmesi için davacıya kesin süre verilip bu eksikliğin giderilmesinin talep edilmesine, aksi halde davanın usulden red olacağının ihtarına karar verilmesini talep ederiz. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla; maddi tazminat taleplerinin davacıya açıklattırılması gerekmektedir. İzah edilen nedenlerle davacı tarafın taleplerini açıklamasından sonra belirtilen maddi tazminat taleplerine ilişkin cevap verme hakkımız saklıdır. Davacının maddi tazminat taleplerini belirli hale getirmemesi durumunda ise davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sigorta poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına alır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil sigorta şirketinin ilgili poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti sakatlanma ve ölüm hallerinde 410.000,00-TL ile sınırlıdır. Müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuruna bağlı ve orantılıdır. Kusura ilişkin yeterli inceleme yapılmaksızın sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası kabul edilemez. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirket yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağından kusur oranlarının tespit edilmesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerekmektedir. davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumu ... İhtisas Dairesine sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi gerekmektedir. Anayasa mahkemesi kararıyla genel şartlar açıkça iptal edilmemiştir. kanunlarda açıkça hüküm bulunmayan hâllerde genel şartların uygulanması gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafın bu yönde talebi bulunmamakla beraber; geçici iş göremezlik, tedavi ve bakım giderleri, poliçe teminatı kapsamı dışında olup SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamındadır. İlgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkil şirket sorumlu değildir. Kabul anlamına gelmemek üzere; arabuluculuk başvuru ve dava tarihinden itibaren işleyecek şekilde faiz talebinde bulunulması mümkün değildir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla; gerçek zararın tespiti adına davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından veya aile ve sosyal hizmetler bakanlığı ile çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespiti gerekmektedir. Soruşturma veya kovuşturma dosyası kapsamında taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı, sağlandı ise şartlarının ne olduğu hususlarının sorulmasını talep ederiz. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesine, mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise; ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumuna ilişkin rapor alınmasına, ATK ... İhtisas Dairesinden maluliyet oranına ilişkin rapor alınmasına, aktüer bilirkişiden tazminat hesabına ilişkin rapor alınmasına, SGK'ya müzekkere yazılarak davacı tarafa geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi ya da rücuya tabi başkaca bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına müzekkere yazılarak davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesine; yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talep etmiştir.
Davalı ...Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacıların talebi usul ve esas bakımından hukuka aykırı olup, reddi gerekmektedir. Dava konusu alacağın belirli olmadığından bahisle belirsiz alacak davası açılması hukuku aykırıdır. Söz konusu kazada idaremiz ve idaremiz sürücüsünün kusuru bulunmamaktadır. Söz konusu tutanakta yer alan açıklamalardan anlaşıldığı üzere davacı kendi kusurlu davranışları neticesiyle yaralanmış bulunmaktadır. Davacı maddi ve manevi tazminat taleplerini somutlaştırmamış ve ispatlayacak herhangi bir belge sunmamıştır. Davacı ...nın eşi davacı... ve kızı davacı... lehine manevi tazminata hükmedilmesi için gerekli şartlar bulunmamaktadır. İdaremiz ve sürücünün kusuru bulunmadığından manevi tazminata hükmedilmesi mümkün değildir. Açıkladığımız nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini saygı ile vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 20/08/2020 tarihli trafik kazasında yaya olup, davalı... plakalı aracın sürücüsü, davalı ...işleteni, davalı sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde davalı sigorta şirketi vekili eksik evrak ile başvurunun yapıldığını cevap dilekçesi ile ikrar ettiğinden ve davacı vekilinin eksik evraka ilişkin yapılan savunmaya karşılık beyanı bulunmadığından, davacı vekiline başvuru evrakları ve başvurunun tebliğine yönelik delilleri sunmak için süre verilmesine gerek görülmemiştir.
Davalı...Sigorta A.Ş.' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin ... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kazaya karışan... plakalı araç 19.04.2020-2021 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır (cevap dilekçesi) Kaza 20/08/2020 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği (03/06/2022 tarihli talep açıklama dilekçesi) maddi tazminat kalemlerinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı ... ve ...' ın sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ...... plakalı aracın işleteni, diğer davalı... ise araç sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre 03/06/2022 tarihli talep açıklama dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden ve manevi tazminattan sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 05/07/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Davalı sürüc...nin %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu,
B)-Davacı yaya...'nın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememizce ATK'dan alınan raporda davalı sürücünün frenlerin tutmamasına ilişkin bir değerlendirme mevcut ise de; dosyaya celp edilen muayene tutanaklarının bu hususta incelenmediği görülmekle dosyanın yeninden ATK' ya gönderilmesine karar verilmiş olup;
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 21/11/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Davalı sürücü ...'nin %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu,
B)-Davacı yaya...'nın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek ''EK RAPORDUR." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.7
İzmir ...ASCM' nin...Esas sayılı dava dosyasında ve kolluk tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağında da davalıya trafik kazası sebebiyle asli kusurun verildiği bu hali sürücünün savunmasının ispata muhtaç kaldığı görüldüğünden kusura ilişkin değerlendirme mahkememizce hükme esas alınmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'ndan 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut belgelere göre;
... doğumlu,...’nın 20/08/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında;
I. Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Tablo 1.7 Kategori II’ye göre; %5+%5+%5, Balthazard formülüne göre %14 (yüzdeondört) olduğu,
1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %14 (yüzdeondört) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği,
3. Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan raporlar kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
Aktüerya bilirkişisinden alınan 25/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "20.08.2020 tarihinde yaralanan...’nın geçici iş göremezlikten kaynaklı bakiye maddi tazminat alacağının 3.379,04 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağı 696.253,55 TL olup, olaydaki kusurunun (%20) indirilmesi sonrası 557.002,84 TL olacağı,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri 500,00 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası 400,00 TL olacağı,
-FTR uygulamasından kaynaklı tedavi gideri 2.056,50 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası 1.645,20 TL olacağı,
-Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım gideri 1.120,00 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası 896,00 TL olacağı,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 563.323,08 TL’ye tekabül ettiği,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya bilirkişisinden alınan 02/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "20.08.2020 tarihinde yaralanan...’nın geçici iş göremezlikten kaynaklı bakiye maddi tazminat alacağının 2.907,04 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağı 689.813,83 TL olup, olaydaki kusurunun (%20) indirilmesi sonrası 551.851,06 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri 500,00 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası 400,00 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere FTR uygulamasından kaynaklı tedavi gideri 2.056,50 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası 1.645,20 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım gideri 1.120,00 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası 896,00 TL olacağı,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 559.699,30 TL’ye tekabül ettiği,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya bilirkişisinden alınan 15/08/2024 tarihli bilirkişi 2. ek raporunun sonuç kısmına göre; "20.08.2020 tarihinde yaralanan...’nın geçici iş göremezlikten kaynaklı bakiye maddi tazminat alacağının 2.120,38 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağı 679.075,05 TL olup, olaydaki kusurunun (%20) indirilmesi sonrası 543.260,04 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi gideri 500,00 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası 400,00 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere FTR uygulamasından kaynaklı tedavi gideri 2.056,50 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası 1.645,20 TL olacağı,
- Kök raporda tespit edildiği üzere tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım gideri 1.120,00 TL olup, olaydaki kusurunun indirilmesi sonrası 896,00 TL olacağı,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 548.321,62 TL’ye tekabül ettiği,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 410.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Manevi tazminatın Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce öncelikle davacı/zarar görenin amatör balıkçılık yaptığı belirlendiğinden mevcut gelirine ek olarak balıkçılık kazancının da eklenmesi yönünde aktüerya bilirkişisinden rapor aldırılmış ise de, kaza tarihi, öncesi ve sonrasına ilişkin Amatör Amaçlı Su Ürünleri Avcılığının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ' in 8. Maddesinde amatör amaçlı tutulan balıkların satışının yasak olduğu belirtildiğinden fiilen yasak olan durum karşısında elde edilen gelirin davacının mevcut kazancına eklenmesi mümkün görülmediğinden asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile 563.323,08 TL'nin davalı sürücü, işletenden ve sigorta şirketinden kaza tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı) işleyecek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Maddi tazminat yönünden somut olayda; 20/08/2020 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi ve işleteni, davalı sürücü ...' nin kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı sürücünün %80 oranında davacının %20 oranında kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyet oranının %14, iyileşme süresinin 6 ay, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin ise bulunmadığı sabit olmakla zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişisinin son raporunda ki hesaplamalar az evvel yukarıda da belirtildiği üzere hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de eksik evrakla başvuruda bulunulduğundan ve aksi iddia edilmediğinden dava tarihinden, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden kaza tarihinden itibaren yasa faiz işletilme karar verilmesi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 56/2. maddesinde ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği de hüküm altına alınmış, ancak ağır bedensel zararın nasıl nitelendirileceği açıklanmamıştır. Yerleşik uygulamada; % 7 , % 5.2 ve % 3.3 oranındaki maluliyete istinaden yaralanan kişinin eşi, anne, baba veya çocuklarının bu kapsamda manevi tazminat isteyebileceği belirtilmiştir. ( Yargıtay 17. HD'nin 03.04.2019 tarih ve 2016/10068 E. - 2019/4045 K., 28.02.2018 tarih ve 2015/8109 E. 2018/1446 K., 22.01.2019 tarih ve 2016/4918 E, 2019/489 K, )
6098 sayılı TBK' nın 56. maddesi uyarınca hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Kural olarak manevi tazminat yalnız olay sırasında duyulan değil, bütün hayat boyu duyulup ve çekilecek elem ve ızdıraba karşılık olarak takdir edilen bir karşılıktır. Bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma raporu, kaza tarihi, kusur durumu, maluliyet oranı, iyileşme süresi ve kaza tarihinde ki paranın alım gücü nazara alındığında zarar gören davacı ile eşi ve kızının manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM ... H.D. ...Karar ).
Yargılama gideri yönünden;
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gereceğinden ( Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. ) mahkememizce bu husus nazara alınarak hesaplama yapılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı...' nın maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
-543.260,04 TL kalıcı işgöremezlik, 2.120,38 TL geçici işgöremezlik, 2.941,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 548.321,42 TL' nin davalı sigorta şirketinden (geçici işgöremezlik ve tedavi gideri (410.000,00 TL) , kalıcı işgöremezlik yönünden ise kişi başına belirlenen (410.000,00 TL) limitler ile sınırlı sorumlu olmak üzere) 04/01/2021 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Diğer davacıların bakıcı giderine ilişkin talep etmiş oldukları 2.000,00 TL maddi tazminat istemlerinin REDDİNE,
2-Davacıların manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE;
-... için 40.000,00- TL,
-... için 15.000,00- TL,
-... için 10.000,00 TL
manevi tazminatın davalı ... ve ...' dan kaza tarihi olan 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak belirtilen miktarlarda davacılara verilmesine,
3-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 37.455,83 TL karar ve ilam harcının yatan 9.615,46 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 27.840,37 TL' nin tüm davalılardan (Davalı ...Sigorta A.Ş. 18.737,38 TL ile sınırlı sorumlu) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 4.440,15 TL karar ve ilam harcının davalı ... ve...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
5-Davacılar tarafından yatırılan ve mahsup edilen 9.615,46 TL ve 80,70 TL başvurma harcının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Yargılama sırasında davacılar tarafından yatırılan ve harcanan 885,10 TL posta ve diğer giderler, 2.232,74 TL hastane masrafı ile 3.910,00 TL bilirkişi ve ATK masrafı olmak üzere toplam 7.027,84 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak (6.507,88 TL) 6.283,02 TL' sinin tüm davalılardan (Davalı... Sigorta A.Ş. 4.756,04 TL ile sınırlı sorumlu), bakiye kalan 224,86 TL' nin ise yalnızca ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Maddi tazminat yönünden;
-Davacı... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 86.248,21 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan (Davalı ... Sigorta A.Ş. 66.259,21 TL ile sınırlı sorumlu) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Tüm davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan reddedilen miktarı üzerinden AAÜT uyarınca hesap edilen 15.001,66 TL vekalet ücretinin davacı ...' dan alınarak davalılara verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden;
-Davacı... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca kabul miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-Davalı ... ve ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT gereği hesap edilen 20.000,00 TL' nin davacı...' dan alınarak isim ve unvanı belirtilen davalılara verilmesine,
-Davac... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca kabul miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 15.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-Davalı ... ve ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT gereği hesap edilen 10.000,00 TL' nin davacı ...' dan alınarak isim ve unvanı belirtilen davalılara verilmesine,
-... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca kabul miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-Davalı ... ve ...kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT gereği hesap edilen 5.000,00 TL' nin davacı...' dan alınarak isim ve unvanı belirtilen davalılara verilmesine,
9-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.400,00 TL arabuluculuk giderinin davacı...' dan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir (HMK 304. M.) dosya kapsamı incelendiğinde; "Davacı...' nın maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
-543.260,04 TL kalıcı işgöremezlik, 2.120,38 TL geçici işgöremezlik, 2.941,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 548.321,42 TL' nin davalı sigorta şirketinden (geçici işgöremezlik ve tedavi gideri (410.000,00 TL) , kalıcı işgöremezlik yönünden ise kişi başına belirlenen (410.000,00 TL) limitler ile sınırlı sorumlu olmak üzere) 04/01/2021 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Diğer davacıların bakıcı giderine ilişkin talep etmiş oldukları 2.000,00 TL maddi tazminat istemlerinin REDDİNE, " şeklinde hükmün kurulduğu, mahkememize davalılardan sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihi 04/01/2021 olarak belirtilmiş ise de dava tarihinin 04/01/2022 olduğu bu halde hükümde 2022 yılı yerine 2021 yılının yazılmış olması maddi hata olarak değerlendirilmiş ve hükmün resen aşağıdaki şekilde tashihine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Mahkememizin 22/10/2024 tarih...Karar sayılı ilamında hükmün birinci bendinde yer alan;
"Davacı...' nın maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
-543.260,04 TL kalıcı işgöremezlik, 2.120,38 TL geçici işgöremezlik, 2.941,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 548.321,42 TL' nin davalı sigorta şirketinden (geçici işgöremezlik ve tedavi gideri (410.000,00 TL) , kalıcı işgöremezlik yönünden ise kişi başına belirlenen (410.000,00 TL) limitler ile sınırlı sorumlu olmak üzere) 04/01/2021 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Diğer davacıların bakıcı giderine ilişkin talep etmiş oldukları 2.000,00 TL maddi tazminat istemlerinin REDDİNE, " kısmının
- "Davacı...' nın maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
-543.260,04 TL kalıcı işgöremezlik, 2.120,38 TL geçici işgöremezlik, 2.941,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 548.321,42 TL' nin davalı sigorta şirketinden (geçici işgöremezlik ve tedavi gideri (410.000,00 TL) , kalıcı işgöremezlik yönünden ise kişi başına belirlenen (410.000,00 TL) limitler ile sınırlı sorumlu olmak üzere) 04/01/2022 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Diğer davacıların bakıcı giderine ilişkin talep etmiş oldukları 2.000,00 TL maddi tazminat istemlerinin REDDİNE, " şeklinde TASHİHİNE,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.30/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır