T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/113 Esas
KARAR NO: 2023/757
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 04/02/2022
KARAR TARİHİ: 04/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... nezdinde ... Poliçe numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan ... TC kimlik numaralı ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç ... sevk ve idaresinde iken davacı ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda yapılan kaza yeri incelemesi görüntü kayıtları incelemesi ve sürücü beyanlarından; sürücü ...'ın 2918 sayılı K.T.K.'nun 57/1-A (Kavşaklara yaklaşırken dikkatli olmamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkı vermemek) maddesinde belirtilen trafik kuralını ihlal ettiği, diğer araç sürücüsü davacı ise kazanın oluşumuna etken herhangi bir trafik kural ihlalinin bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, davacı aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için ekspertiz Raporda da görüleceği üzere davacı aracında 15,282.72 TL hasar tespit edildiği, zararlarımızın tazmin edilmesi amacıyla davalı ... şirketine 29/11/2021 tarihinde Yurtiçi Kargo aracılığı... barkod kodu ile yazılı olarak başvuru yapıldığı, Yapılan başvura sigorta şirketi tarafından cevap verilmediği ve herhangi bir ödeme yapılmadığı, kusurlu araç kaza tarihini kapsar şekilde 228768184 poliçe numarası ile ... A.Ş'nin teminatı kapsamında olduğu, davacı uğramış olduğu değer kaybı bedelinin ve ekspertiz ücreti bedelinin tazmini için mahkemeye başvuru zorunluluğu hasıl olduğu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde uyarınca belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 10.000 TL. değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği dilekçesinde " Öncelikle yetki itirazı olduğunu, dayaya konu trafik kazasının meydana geldiği yer Kütahya sınırları içinde olduğundan ve ayrıca müvekkilin yerleşim adresi de Kütahya olduğu için yetkili yerin Kütahya mahkemeleri olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de Kütahya arabuluculuk bürosunca belirlenen arabulucu ile gerçekleştirildiğini, bu nedenle davanın yetkisine itiraz ettiklerini, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Kütahya asliye hukuk mahkemesine gönderilmesini, davacı yanın dava dilekçesinde olayın meydana gelişi ile ilgili tespitlerine katılmadıklarını, Trafik kaza tutanağını kabul etmediklerini, kazanın oluşumunda müvekkilin her hangi bir kusuru olmadığını, bu durumun yapılacak olan keşif ile de ortaya çıkacağını, durum karşısında öncelikle yeki itirazında bulunmak ve davanın reddine karar verilmesini talep etmek zorunluluğu hasıl olduğu, öncelikle Yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Kütahya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine Mahkeme aksi kanaatte ise itirazlar dikkate alınarak davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
1).Dava, haksız fiil nedeniyle oluşan Bakiye Değer Kaybı Tazmini istemine ilişkin HMK md. 107 uyarınca açılmış olan Belirsiz Alacak Davasıdır.
2) Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
3) Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan başvuru dilekçesinin davacı vekilinin 04.04.2023 tarihli dilekçesi ekinde sunmuş olduğu kargo teslimat belgesi ile 02.12.2021 tarihinde davalı ... şirketine teslim edildiği ve böylelikle dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının da sağlandığı görülmüştür.
4) Davaya konu trafik kazasının 10.09.2021 tarihinde, Kütahya ili Merkez ilçesinde gerçekleştiği, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın seyir halindeki ... plaka sayılı araca çarpması ile kazanın vuku bulduğu dosyada mevcut Kaza Tespit Tutanağından anlaşılmaktadır.
5) Zarar gören ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde Davacı ...adına tescilli olduğu;
Zarar veren ... plaka sayılı aracın ise davalılardan ... adına tescilli olduğu trafik tescil kayıtları ve ruhsat suretleri ile sabittir.
6) Zarar veren ... plaka sayılı aracın 01.12.2020 - 01.12.2021 tarihlerini kapsar şekilde ... AŞ.'de Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) yani zorunlu trafik sigortası ile sigortalanmış olduğu celp olunan hasar dosyası içinde yer alan ... no'lu poliçe sureti ile anlaşılmaktadır. Davaya konu trafik kazasının tarihi poliçede belirtilen risk periyodu içinde yer almaktadır.
7) Trafik kazaları sonucu uğranan zararlardan sorumluluk da haksız fiil sorumluluğu kapsamında yer almaktadır. Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır.
Haksız fiil sorumluluğu; "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK md. 49; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
TBK md. 50; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmünü içermektedir.
8) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu;
91/1. Maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (MMS) yaptırmaları zorunludur";
85/1. Maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.";
85/son maddesinde ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3 maddesinde; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
9) Zarar veren ... plaka sayılı aracın 01.12.2020 - 01.12.2021 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile Davalı ... AŞ.'de sigortalıdır. Kaza 10.09.2021 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybından sigorta şirketi sorumludur.
Anc...cının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlı olarak dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranındadır. Bu nedenle aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
10) Kaza tespit tutanağının polis marifetiyle tanzim edilmiş olup, tutanakta sürücü ...'ın KTK 57/1-a maddesini ihlal ettiği ve bu nedenle kusurlu olduğu, diğer araç sürücü ...'nun kusurunun bulunmadığı kanaatinin belirtildiği görülmektedir.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davacının bilirkişi deliline dayanmış olması nedeniyle mahkememizce bilirkişiden kusur ve değer kaybının belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
11) 05/12/2022 tarihli Bilirkişi Raporunda;
- Kusur Dağılımı Yönünden;... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 57.maddesini ihlal etmesi nedeni ile meydana gelen kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu, ... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... kazanın oluşumunda hatası ve kural ihlali olmadığı,
- Değer Kaybının Yönünden; Dava konusu ... plakalı 2017 model ... TREND 1.6 TDCI otomobilin hasarlı olduğu anlaşılan parçalarının dava konusu 10.09.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası ile uyumlu olduğu,
Kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın yaklaşık 245.000 TL olduğu göz önüne alındığında otomobilin onarımının ekonomik olacağı,
Anayasa Mahkemesinin 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayı numaralı 17.07.2020 tarihli kararı ve yerleşik Yargıtay kararları gözetilerek yapılan hesaplamada 10.09.2021 tarihli kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı 2017 model...TREND 1.6 TD.CI otomobilde 8.000 TL değer kaybı zararı oluştuğu,
10.09.2021 tarihli kaza ile ilgili davacıya ait ... plakalı 2017 model ... TREND 1.6 TDCI otomobilin değer kaybı zararı kapsamında davalı ... tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığının görüldüğü,
Sayın Mahkemece 10.09.2021 tarihli kazanın oluşumunda davalı tarafça sigortalı aracın sürücüsüne tam kusur takdir edilmesi halinde 8.000 TL değer kaybı zararından nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere davalı ... şirketinin sorumlu olduğu şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir.
30/04/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda; Dava konusu ... plaka sayılı 2017 model ...TREND 1.6 TDCI tip
aracın hasarlanan parçalarının dava konusu kaza ile uyumlu olduğu, Hasar miktarının kaza tarihindeki piyasa rayiçlerinde olduğu,Kaza tarihi itibari ile dava konusu aracın değerinin 245.000,00-TL olduğu,
Resmi Gazete’de 20 Mart 2020 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlarda öngörülen formüle göre değer kaybı zararının 9.310,00-TL olduğu, Yargıtay içtihatları gözetilerek yapılan hesaplamada reel değer kaybının 10.09.2021 tarihli kaza nedeni ile davacıya ait ... plaka sayılı 2017 model...TREND 1.6 TDCI tip araçta 10.000,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu, poliçe limitlerinde kaldığı,Davacıya değer kaybı ödemesi yapılmadığı şeklindeki görüş ve kanaatini bildirmiştir. 17/07/2023 tarihli bilirkişi Ek Raporunda; 10.09.2021 Tarihli trafik kazasında dosyada mevcut 05/12/2022 ve 30/04/2023 tarihli bilirkişi raporlarında davaya konu aracın muadilinin kaza tarihi itibariyle 245.000-TL olduğunun belirtilmesine rağmen değer kaybı hesaplanırken farklı oranların kullanılmış olduğu (% 3,22 - % 4,11) olduğu anlaşılmakla oranlardaki bu farklılığının nedenine ilişkin olarak dava konusu aracın kaza tarihinde rayiç değeri her iki raporda da 245.000,00-TL iken, 2022 ve 2023 yıllarında ikinci el araç piyasasındaki fiyat dalgalanması, ikinci el araçların yer yer sıfır araç fiyatınında üstüne çıkması ve piyasada rapor tarihinde satılan emsal araç sayısının azlığı yani gerçek piyasa koşullarında yapılan fiyat araştırması her iki raporda bire bir yansıdığı, davalı vekilinin kaza tarihinde rayiç değer her iki raporda da aynı olduğu halde denilen itirazında belirleyici somut değerin rapor tarihlerindeki emsal araç piyasası değerlerinden kaynaklandığı, bu değerlere göre değer kaybı kök raporumda % 4,11 oran hesap çıktığı, bu sebeple değer kaybı yönünden hesap ve kanaatimde bir değişiklik olmadığı,
Buna göre; Resmi Gazete’de 20 Mart 2020 tarihinde Hazine Müsteşarlığı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlarda belirtilen formüle göre değer kaybı zararının 9.310,00-TL olduğu,
Yargıtay içtihatları gözetilerek yapılan hesaplamada reel değer kaybının 10.09.2021 tarihli kaza nedeni ile davacıya ait ... plaka sayılı 2017 model ... TREND 1.6 TDCI tip araçta 10.000,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu, poliçe limitlerinde kaldığı, davacıya değer kaybı ödemesi yapılmadığı şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
12) Mahkememizce Kusura İlişkin yapılan değerlendirmede; 05/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ile kaza sonrası tanzim olunan kaza tespit tutanağında yapılan kusura ilişkin tespitlerin örtüştüğü ve birbirini doğruladığı görülmekle, bilirkişi raporlarındaki kusura ilişkin tespitlere itibar edilerek kaza oluşumunda sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün % 100 ve Asli Kusurlu olduğu, zarar gören ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazaya etkisinin bulunmadığı ve Kusursuz olduğu, zararın tamamının poliçe limitlerini aşmamak kaydıyla sigortalı aracın ZMMS poliçesi ile sigortacısı olan davalı ... şirketinin sorumluluğunda olduğu kabul edilmiş, Kusur Tespiti yönünden 05/12/2022 tarihli Bilirkişi Raporu Mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.
13) Mahkememizce Değer Kaybına İlişkin yapılan değerlendirmede; 05/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ile değer kaybının 8.000,00-TL olarak belirlendiği, 30.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise değer kaybının 10.000,00-TL olarak belirlendiği, iki rapor arasındaki bu farkın ise değer kaybı hesaplanırken farklı oranların kullanılmış olduğu (% 3,22 - % 4,11) olduğu anlaşılmakla, bilirkişiden bu iki ayrı hesapta iki farklı oranın kullanılması altında yatan nedenin izahı için bu kez ek rapor hazırlanması istenmiştir. Sunulan ek raporda; dava konusu aracın kaza tarihinde rayiç değeri her iki raporda da 245.000,00-TL iken, 2022 ve 2023 yıllarında ikinci el araç piyasasındaki fiyat dalgalanması, ikinci el araçların yer yer sıfır araç fiyatınında üstüne çıkması ve piyasada rapor tarihinde satılan emsal araç sayısının azlığı yani gerçek piyasa koşullarında yapılan fiyat araştırması her iki raporda bire bir yansıdığı, davalı vekilinin kaza tarihinde rayiç değer her iki raporda da aynı olduğu halde denilen itirazında belirleyici somut değerin rapor tarihlerindeki emsal araç piyasası değerlerinden kaynaklandığı, bu değerlere göre 30.04.2023 tarihli kök raporda oranın % 4,11 olarak ortaya çıktığı belirtilmiştir.
05.12.2022 tarihli ilk raporda ise bu oranın % 3,22 olduğu ve hesabın bu oran üzerinden yapıldığı iki rapor arasındaki değer kaybına ilişkin farkın nedeninin yukarıda izah edilen oran farkının olduğu anlaşılmakla mahkememizce değer kaybının tespitinde 30.04.2023 tarihli rapor esas alınmıştır.
14) Davacı tarafça dava öncesi davalı ... şirketine kargo yoluyla yazılı başvuru yapılmış olup 02.12.2021 tarihinde okunarak tebliğ olunduğu, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonu olan 15.12.2021 tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü gerekmektedir.
15) Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde Avans Faizi talep etmiş ise de; sigortalı ... plaka sayılı aracın ruhsatında kullanım amacının "HUSUSİ" olduğunun belirtildiği görülmekle davalı ... yönünden temerrüt tarihi olarak tespit olunan tarihten itibaren Yasal Faiz işletilmesine;
16) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile;
10.000,00-TL Değer Kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalı ... yönünden poliçe limiti olan 43.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Tazminata davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 15/12/2021 tarihinden; diğer davalı yönünden ise kaza tarihi olan 10/09/2021 tarihinden itibaren Yasal Faiz işletilmesine,
2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 683,10-TL harçtan peşin alınan 170,78-TL'nin mahsubu ile bakiye 512,32-TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan 262,98-TL ilk harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL Vekalet Ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan 3.300,00-TL bilirkişi ücretinin ve 230,20-TL tebliğat ve posta ücreti olmak üzere toplam 3.530,20-TL Yargılama Giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan Gider Avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı . 04/10/2023
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza