T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/211 Esas
KARAR NO: 2023/337
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/03/2022
KARAR TARİHİ: 18/04/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalı borçlu aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, haksız şekilde itiraz ettiğini, davalının itirazının iptali gerektiğini, taraflar arasında 27.11.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, davacı şirketin 60.000,00 TL. Bedel karşılığında inşaata asansör montajı yapılması işini üstlendiğini, sözleşmede üstlenilen işin bitirilip, davalı yana teslim edildiğini, davalının 30.000,00 TL. Bedel ödediğini, kalan 30.000,00 TL. bedel karşılığı olarak 08.07.2021 tarihinde 30.000,00 TL. Bedelli fatura düzenlendiğini, davalı tarafça 10.000,00 TL. tutarında ödeme yapıldığını, davalı taraftan 20.000,00 TL. Tutarında alacakları kaldığını, 20.000,00 TL. tutarındaki alacağın tahsili amacıyla 24.08.2021 tarihinde İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası İle icra takibi açıldığını, söz konusu takibe davalı tarafça 03.09.2021 tarihinde itiraz edildiğini, icra dairesinin durdurma kararı verdiğini, İzmir Arabuluculuk bürosunun... sayılı dosyası ile 04.10.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan görüşmeler neticesinde tarafların anlaşamadığını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığında bu hususun açıklığa kavuşacağını bildirmekte olup, Davanın kabulünü, İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptalini ve takibin devamını, davalı aleyhine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacının bu davayı haksız olarak açlığını, dava dilekçesinde belirtildiği gibi tarafların asansör yapımı için 60.000,00-TL. Karşılığında anlaştıklarını, davacının asansörü tam ve işler olarak teslim etmesi gerektiğini, ancak davacının edimini zamanında yerine getirmediğini, montajın geç bittiğini, daire satın alan kişilerin davalıdan tazminat istediklerini, davalının, 07.06.2021 - tarihinde... Bankası hesabından,...' nın ...Bankasındaki hesabına 30.000,00-TL. tutarında EFT yaptığını, aynı gün şirket yetkilisi ...'a 20.000,00-TL. elden verildiğini, ödeme ile ilgili makbuzun dosyaya sunulduğunu, imza ödendiğini, davacıya hiçbir borç kalmadığını, davacının işi geç bitirdiği için davalının 48.000,00 TL. zarara uğradığını bildirmekte olup, davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının esastan reddini, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 07/09/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Taraflar arasında 2020 yılında herhangi bir alış-veriş gerçekleşmediğinden 2020 yılı ticari defterlerinin incelemeye alınmadığı, incelemeye alınan 2021 yılına ait ticari defterlerin noter tasdiklerinin yasal süre içerisinde yapıldığı ve yevmiye defterlerinde kapanış maddesinin görüldüğü,
Davacı firma ile davalı arasındaki ticari İlişkinin, taraflar arasında düzenlenen 27.11.2020 tarihli sözleşme ile başladığı,
Davacı firma tarafından davalı adına düzenlenen 2 faturadan sadece 18.05.2021 tarih ve 30.000,00 TL. tutarındaki faturanın, davalının ticari defterinde kayıt altına alındığının görüldüğü, 08.07.2021 tarih ve 30.000,03 TL. tutarındaki fatura İle İlgili herhangi bir kayıt görülmediği,
Davalı tarafından davacı firma adına 07.06.2021 tarihli, 20.000,00 TL. Tutarındaki ödemenin (...tarafından teslim alındığı görülen) davacı şirkete ait 2021 yılı yevmiye defterinde görülmediği, buna karşılık 20.11.2021 tarihli 10.000,00 TL. tutarında nakit tahsllat yapıldığının görüldüğü,
Davalıya alt ticari defter kayıtlarının eksik olduğu, davalıya alt 2021 yılı yevmiye defterinde, davalı tarafından davacı firma adına yapılan ödemelerin ve davacı tarafından davalı adına düzenlenen 08.07.2021 tarihli 30.000,03 TL. tutarındaki fatura le ilgili defter kayıtlarının görülmediği,
Taraflar arasında hesap mutabakatı bulunmadığı,
Davalı tarafından yapılan ödemelerin, davacı firma adına değil, sözleşmede adı geçen kişller adına yapıldığı,
Davacı firma tarafından düzenlenen 2 adet fatura toplamının 60.000,03 TL. ve davalı tarafından yapılan ödemeler toplamının 80.000,00 TL. olduğu esas alınırsa, aradaki 10.000,03 TL tutarındaki fark kadar davacı firmanın ALACAKLI olduğu,
Bu husustaki son kararın Sayın Mahkemenin takdiri olduğu..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacakla ilgili başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında 27/11/2020 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacının 60.000,00-TL bedel karşılığında davalıya ait inşaatın asansör montajının yapıldığını, davacı tarafça iş teslimine kadar 30.000,00-TL'lik kısmının davalı tarafça ödendiğini, ayrıca 10.000,00-TL daha ödeme yapıldığını, davalının bakiye 20.000,00-TL borcunun bulunduğunu, bu alacağın tahsili talebiyle dava konusu icra takibinin başlatıldığını, davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafın sözleşme konusu işi geç teslim ettiğini, davalının sözleşmeyle ilgili olarak davacı şirket yetkilisinin hesabına 07/06/2021 tarihinde 30.000,00-TL EFT yoluyla gönderdiğini, ayrıca aynı gün... isimli kişiye makbuz karşılığı 20.000,00-TL ödeme yapıldığı, ayrıca davacıya elden başkaca ödemeler yapıldığı ve borcun kalmadığı savunularak davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
4-Dava konusu alacak faturaya dayanmakta olup, dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre davacı ile davalı arasında 27/11/2020 tarihli montaj ve teklif sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin 60.000,00-TL olarak belirlendiği görülmüştür. Sözleşmenin ifası hususunda her ne kadar davalı tarafça geç ifaya yönelik savunmada bulunulmuş ise bu husustaki savunmanın sonuca etkili olmadığı gözetilerek inceleme yapılmamıştır.
5-Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde sözleşme konusu asansör montajının süresinden sonra yapıldığını ve bu nedenle davalının zarara uğradığını belirtmekle davacının sözleşme konusu işi tamamlayıp davalıya teslim ettiğini de ikrar etmiş bulunmaktadır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde yer alan ifadeler dikkate alındığında asansörün davalıya teslim edildiği hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlık konusunun davalı tarafça sözleşme ile kararlaştırılan imalat bedelinin davacı yükleniciye ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
6-Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde davacının ticari defterlerinde davalı tarafından 07/06/2021 tarihinde 30.000,00-TL ve 12/11/2021 tarihinde 10.000,00-TL tutarlı ödeme alındığının kayıtlı olduğu görülmüştür.
Dava dilekçesinde de bu husus doğrulanmış olup, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan "Para Makbuzu" başlıklı 07/06/2021 tarihli makbuzun davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı görülmüştür.
7-Davacı tarafça 07/06/2021 tarihli 20.000,00-TL bedelli makbuz kabul edilmemiş, makbuz altında yer alan imzanın davacı şirket yetkilisi olmadığı savunulmuştur.
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede, davalının delil olarak dayandığı makbuz altında "..." adına imza atılmış olduğu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu ve davalı ile davacı arasında imzalanan 27/11/2020 tarihli montaj teklif ve sözleşmesi başlıklı sözleşmede de aynı imzanın yer aldığı, yine sözleşmenin 2.sayfasında da...'ın isminin yer aldığı görülmüştür.
Davacı şirket kayıtlarına göre her ne kadar... şirket yetkilileri arasında değil ise de davacı şirketin dava dilekçesinde sunduğu ve kabulüne olan davalı ile imzalanmış sözleşmenin... tarafından imzalanmış olduğu dikkate alındığında davacı şirket ile davalı arasındaki sözleşmenin kurulmasında kendisine imza yetkisi tanınan kişinin para tahsili hususunda da yetkili olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. Davalı tarafça sunulan makbuz üzerindeki imza ile dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşme üzerinde yer alan imzanın aynı kişiye ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması yönünde ara karar kurulmuş ise de davacı tarafın kendisine verilen süre içerisinde taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi aslını dosyaya sunmadığı görülmüştür. Mahkememizin 08/11/2022 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile sözleşme aslının ibrazı istenilmiş, kesin süre içerisinde sözleşme aslının ibraz edilmemesi halinde davalının dosyaya sunduğu ödeme makbuzundaki imza ile sözleşmede davacı şirketi temsilen atılan imzanın aynı kişiye ait olduğunun kabul edileceği ihtar edilmiştir.
Davalı tarafça dosyaya ödeme makbuzu aslı sunulmuş ise de davacı tarafça sözleşme aslı sunulmadığından imzalar arasında karşılaştırma yapılamamıştır. İmza karşılaştırması yapılamaması davacı tarafın sözleşme aslını sunmamasından kaynaklandığı ve bu durumun davacı lehine sonuç doğuramayacağı gözetilerek davalının sunduğu 20.000,00-TL tutarlı ödeme makbuzu altında yer alan imza ile sözleşmede yer alan imzanın... isimli kişiye ait olduğu, davalının, davacı şirket adına sözleşme imzalayan kimseye yaptığı ödemenin geçerli bir ödeme olarak davacı şirket açısından sonuç doğuracağı kabul edilmiştir.
8-Taraflar arasında sözleşme bedeli 60.000,00-TL olarak kararlaştırılmış olup 40.000,00-TL tutarlı ödeme davacı tarafın da kabulündedir. Davacının kabulünde olmayan 20.000,00-TL tutarlı ödeme ise gerekçenin 7 nolu paragrafında açıklandığı üzere davalı tarafça ispat edilmiş olup davalının sözleşme bedeli olan 60.000,00-TL'yi davacıya ödemiş olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
9-Davalı tarafça yapılan ödemenin ispatı hususunda sunulan ödeme makbuzu davacı şirketin yetkilisi olmamakla birlikte davacı şirket adına sözleşme imzalayan... tarafından imzalandığı ve paranın tahsil edildiği görülmüş olup, davacının daha önce tahsil edilen bir alacağa yönelik yeniden takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu değerlendirilmekle reddedilen dava değerinin %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacının takipte haksız ve kötü niyetli hareket ettiği değerlendirildiğinden dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 4.000,00-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin olarak alınan 241,55-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 61,65-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/04/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır