T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/263 Esas
KARAR NO: 2023/1006
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/03/2022
KARAR TARİHİ: 14/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların Balçovadaki ... isimli kafe-restaurantın devri nedeni ile tanıştığını, Dava dışı... Davalı ... (... işleticisi ... Otopark Ltd.Şti.’nin sahibi) adına kaydı bulunan bahsi geçen ... Turizm Tic.A.Ş. adına devralma konusunda anlaştıklarını, anlaşma gereğince müvekkilinin de ... Otopark Ltd Şti ile... turizm İnşaat San ve Tic. A.Ş. Arasında imzalanan işletme devri sözleşmesine dava dışı ... ile birlikte kefil olduklarını, işletme devrine göre devir bedeli olarak kararlaştırılan 725.000.00-TL bedelin 400.000,00-TL tutarının peşin, kalan 325.000-TL ise taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığını, Kambiyo hukukuna dayalı olarak düzenlenmiş, müvekkilinin kefil olarak imzaladığı, işbu dava ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri İzmir ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından takip talebine konu edilen; Alacaklısı ... (...Otopark Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü), asıl borçlu ve keşideci... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., asıl borçlu ve keşideci ... ve kefili ... olan, 07.10.2016 tanzim tarihli, 30.11.2016 ödeme tarihli, 30.000,00-TL bedelli senet, Alacaklısı ... (... Otopark Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü), asıl borçlu ve keşideci ...Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., asıl borçlu ve keşideci... ve kefili ... olan, 07.10.2016 tanzim tarihli, 30.12.2016 ödeme tarihli, 30.000,00-TL bedelli senet, Alacaklısı ... (...Otopark Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü), asıl borçlu ve keşideci...Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., asıl borçlu ve keşideci... ve kefili ... olan, 07.10.2016 tanzim tarihli, 30.01.2017 ödeme tarihli, 30.000,00-TL bedelli senet, Alacaklısı ... (... Otopark Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü), asıl borçlu ve keşideci ...Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., asıl borçlu ve keşideci ... ve kefili ... olan, 07.10.2016 tanzim tarihli, 30.03.2017 ödeme tarihli, 30.000,00-TL bedelli senet, Alacaklısı ... (... Otopark Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü), asıl borçlu ve keşideci... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., asıl borçlu ve keşideci...ve kefili ... olan, 07.10.2016 tanzim tarihli, 30.04.2017 ödeme tarihli, 30.000,00-TL bedelli senet, Alacaklısı ... (... Otopark Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü), asıl borçlu ve keşideci... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., asıl borçlu ve keşideci ... ... olan, 07.10.2016 tanzim tarihli, 30.05.2017 ödeme tarihli, 30.000,00-TL bedelli senet, Alacaklısı ... (... Otopark Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü), asıl borçlu ve keşideci ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., asıl borçlu ve keşideci ... ve kefili ... olan, 07.10.2016 tanzim tarihli, 30.06.2017 ödeme tarihli, 30.000,00-TL bedelli senet, Alacaklısı ... (... Otopark Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü), asıl borçlu ve keşideci... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., asıl borçlu ve keşideci ...ve kefili ... olan, 07.10.2016 tanzim tarihli, 30.07.2017 ödeme tarihli, 30.000,00-TL bedelli senet, Alacaklısı ... (... Otopark Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü), asıl borçlu ve keşideci ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., asıl borçlu ve keşideci ... ve kefili ... olan, 07.10.2016 tanzim tarihli, 30.08.2017 ödeme tarihli, 30.000,00-TL bedelli senet, Alacaklısı ... (... Otopark Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü), asıl borçlu ve keşideci... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş., asıl borçlu ve keşideci ... ve kefili ... olan, 07.10.2016 tanzim tarihli, 30.09.2017 ödeme tarihli, 25.000,00-TL bedelli 10 adet senet nedeniyle, müvekkili ...'ın davalı ...'a toplam 295.000,00-TL senet tutarı olan asıl alacak ve 18.356,53-TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere İzmir... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında talep edilen 313.356,33-TL senede dayalı alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı senetler nedeniyle dava tarihinden önce icra dosyasından cebri satış yapılarak müvekkilinden tahsil edilen 19.845,42-TL paranın istirdatı ile davalıya ödendiği 02/01/2019 tarihinde itibaren işleyecek reeskont avansı faizi ile birlikte davalından alınarak müvekkiline verilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli olarak İzmir... İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatması nedeniyle asıl alacak tutarı olan 295.000,00-TL'nin %20 sinden az olmamak üzere hesaplanacak kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, dava konusu bedelsiz senetleri haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine koyan ve bu nedenle iş bu davanın açılmasında açıkça haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olan davanın HMK'nun 329/1 maddesi gereğince müvekkilinin ödemek zorunda kalacağı vekalet ücret sözleşmesinde kararlaştırılan dava değeri olan 313.356,14-TL hak ve alacağın %25'i tutarındaki 78.339,00-TL vekalet ücretinin ödemeye mahkum edilmesine, ve HMK'nun 329/2 maddesi sayılan yaptırımlara mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve kanuni vekalet ücretinin davalılara bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; istirdat istenen kısmın hak düşürücü sürede açılmadığını, davanın sahibi bulunduğu ... 7.10.206 tarihli sözleşme ile davalıladan ... ile ortağı ...’a 725.000 TL bedel ile devir ettiğini, devir bedelinin taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ödenmeyen senetler için İzmir ...icra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyası ile 06/12/2017 tarhinde icra takibine giriştiklerini, iş bu davanın süre uzatmak maksadı ile açıldığını, davacı ... ile ortağı ... ve ... A.Ş. arasındaki iç ilişkilerinin emre muharrer senet alacaklısı davalı ...’ı ilgilendirmediğini, senet borçlularının kendi aralarındaki anlaşmazlıkların kendilerini bağlayacağını, davalı ...’ın yıllardır kafe devir sözleşmesinde belirlenen alacağını almaya çalıştığını, ancak şu ana kadar takibe konu alacağını alamayıp mağdur olduğunu, iş bu davanın da alacağını güçleştirmek için açılmış dava olduğunu, dava dilekçesinde bir kısım senetlerin mülk sahibinin kiraya vermeye yanaşmaması iddiası ile geçersiz geldiğinin iddia edildiğini, bir senedin geçersizlik hale geldiğinin ancak yazılı belge ile ispatlanabileceğini, davacının elinde de böyle bir belgenin bulunmadığını, İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... K.Sayılı dosyasında ...’ın müşteki olarak dinlenen ifadesinde dahi işyeri devir sözleşmesinde kararlaştırılan 725.000 TL bedelin sadece 158.000 TL lik bölümünü ödediğini, paranın bir kısmının kendisince diğer kısmının ... tarafından ödeneceği için kendisnin tamamını ödemediğini beyan ettiğini, takibe konu senetler miktarında da ödeme yapmadığını açıkça kabul ettiğini, davalının 725.000 TL'yi tahsil edebilmek için senet düzenlemesine dahi gerek olmadığını, iş yeri devir sözleşmesinin kendisinin geçerli bir sözleşme olduğunu, taraflardan hiçbiri tarafından da feshedilmediğini,400.000TL'lik peşinatın ... ... ya da ... tarafından ödendiğine dair hiçbir belgenin olmadığını, böyle bir ödemenin hiçbir zaman yapılmadığını, davacının dosyadaki beyanlarında dahi arabaya sayılan parayla birlikte 11 adet senet dışında toplam 158.000 TL ödendiğinin beyan ve kabul edildiğini, iş bu davada peşinatın 200.000 TL' sinin ... tarafından 200.000- TL'sinin kendisince ödeneceğini, davacı kendisine düşen payı ödeyip ayrılınca da 200.000 TL' yi ...'a ödedim demesinden dahi ortaklar arasında bir anlaşmazlığa düşüldüğünün açık göstergesi olduğunu, borcu sona erdiren sebeplerin kanunda belirtildiğini, davacının borcun sonlandığına dair bir iddiasının olmadığını, sonuç olarak senetlerin geçersizliğinin ispat hususunun ancak yazılı delil ile mümkün olduğunu, davacı yanca ispata yarar bir belge sunamadığını, öncelikle karar aşamasında bulunan İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki kararı geciktirmek için açıldığı, açıkça belli olan davada tedbir talebinin reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 08/12/2022 tarihli celsesi 1 nolu ara kararı gereğince, menfi tespite konu takip dosyasındaki senetler için davacı tarafından sunulan delillere göre ödemenin olup olmadığı, taraflar arasındaki 725.000,00 TL bedelli sözleşme nedeniyle davacı tarafın peşinat ödemesinin miktarı ve istirdada konu bedelin davalı tarafından tahsil edildiği gün ile tahsil miktarının belirtilmesinin istenilmesi için Bilirkişinden alınan 20/09/2023 tarihli raporda;
"1) Davalının sahibi olduğu ... işletmesinin devri için davalıya 725.000 TL borçlanıldığı konusunda husumet olmadığı, davalıya olan ödeme kısmında husumet oluştuğu, davalı kendisine ödenmesi gereken meblağın tamamının ödenmediği gerekçesi ile senet borçluları ile kefilleri hakkında çeşitli icra takipleri başlattığı, dava dosyasındaki belgelere göre sadece senet borçlusu ile kefil olanların farklı olduğu, davalı adına aynı düzenlenme tarihli aynı vade tarihli ve aynı bedellerde 11 adet toplamı 325.000 TL lik iki takım senet düzenlendiği, davacı ilk önce kendisinin kefil olduğu senedin iptal edileceğini düşünerek bu defa kendisinin asıl borçlu olduğu senetlere imza attığını, davalıya borç kalmadığından dolayı da kendisinin kefil olduğu senetlerin iptali gerektiği halde iptal edilmediği ve borç olmadığından hükümsüz olduğu iddiası ile işbu menfi tespit davasını ikame ettiği,
2) Davalı yan ise kendisine toplam ödenmesi gereken 725.000 TL nin eksik ödendiği gerekçesi ile davacının kefil olduğu senetlerden toplamı 295.000 TL lik çeşitli vadeli 295.000 TL lik 10 adet senet için İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiği,
3)Davacının iddiasının hukuken geçerli olup olmadığının kanaati Sayın Mahkemenize ait olup, Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında mali açıdan yukarıda ayrıntısı izah edilediği üzere menfi tespit davasına konu senetlerden davalının alacaklı olup olmadığı ve alacaklı ise tutarının tespiti için tevsik edici ödeme belgeleri tespit edilmiş ve davalının kalan alacağının;
*-icra dosyası takip tarihi olan 06.12.2017 itibari ile tevsik edici ödeme belgelerinegöre; davalının 725.000 TL lik alacağından kalan toplam alacağının 252.210,00 TL olduğu ve talep edebileceği işlemiş faiz tutarının da 12.897,68 TL olduğu hesab edilmiş olup, davalının talep ettiği 30.11.2016 vadeli 30.000 TL ve 30.12.2016 vadeli senetten 12.790,00 TL sinden alacağının kalmamış olduğu,
*-dava tarihi olan 25.02.2022 itibari ile icra takibi sonrası dava tarihi öncesi 02.01.2019 tarihinde yapılan 17.642,58 TL lik ödeme neticesinde; davalının 725.000 TL lik alacağından kalan toplam alacağının (252.210-17.642,58=) 234.567,42 TL olduğu ve talep edebileceği işlemiş faiz tutarının da 12.897,68 TL olduğu hesab edilmiş olup, davalının talep ettiği 30.11.2016 vadeli 30.000 TL ve 30.12.2016 vadeli 30.000 TL ve 30.01.2017 vadeli senetten 432,58 TL sinden alacağının kalmamış olduğu kanaatine varılmıştır."şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Dava, bedelsiz kaldığı iddia edilen bonolar nedeniyle menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile dava dışı ... arasında işletme devrine ilişkin sözleşmenin bulunduğunu, sözleşme kapsamında 400.000,00 TL peşinat ve 325.000,00 TL ödemenin yapılacağını, 325.000,00 TL için müvekkilinin aval konumunda bulunduğu 11 adet senedin düzenlendiğini, işletmenin mülk sahibi tarafından devre ilişkin işletmeyi devralmak isteyen dava dışı ... ile kira sözleşmesinin yapılmaması nedeniyle devrin ve devir bedeli için düzenlenen bonoların geçersiz olduğunu, akabinde müvekkilinin mülk sahibi ile kira sözleşmesi yaptığını ve aynı bedel ve vade tarihli ancak bu sefer müvekkilinin keşideci konumunda bulunduğu 11 adet senedin düzenlendiğini, 2. Grup senetler için ödemelerin yapıldığını, 1. Grup senetlerin ise takibe konu edildiğini iddia ederek menfi tespit ve takipte tahsil edilen bedelin istirdadını talep etmektedir.
Davacının iddiası, geçersiz hale gelen sözleşme kapsamında davalıya 400.000,00 TL peşinatın ödendiği ( dava dilekçesi 7. Syf. ) ve geçersiz hale gelen sözleşme nedeniyle düzenlenen 1. grup senetlerin bedelsiz olmasından ötürü menfi tespit ve bu senetler dayanak gösterilerek başlatılan takipte tahsil edilen bedellerin istirdadı istemine dayanmaktadır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, işletme devir sözleşmesinin geçerli olduğunu, iddiaya konu mülk sahibi ile dava dışı ... arasında kira sözleşmesinin yapılmaması hususunun ispata muhtaç olduğunu müvekkilinin 400.000,00 TL peşinatı almadığını ve senetlerden ötürü alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İzmir ...ra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davalı tarafından davacı ve 3. Kişiler aleyhine 10 adet bono dayanak gösterilerek toplam 313.356,53 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine itiraz olmadığından takibin kesinleştiği görülmüştür. Takibe dayanak bonolar incelendiğinde ise; keşidecisinin dava dışı ..., avalistin davacı, lehtarın davalı olduğu görülmüştür.
İzmir CBS' nin... soruşturma sayılı dosyasında davacının Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde; 1. Grup senetlerin sözleşmenin geçersizliğinden kaynaklı bedelsiz kalmadığını iddia etmemekte, senetlerin avukat huzurunda atılması gerektiği için 2. Grup senetlerin imzalandığını ve 400.000,00 TL peşinatın ... ile birlikte davalıya ödendiğini belirtmektedir.
Kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ise (İzmir ... ASCM... Esas), 400.000,00 TL peşinat için araba ile birlikte gönderilen para sonucu toplam 158.000,00 TL ödeme yaptığını, 1. Grup senetlerin dava dilekçesinde ki iddia gibi geçersiz olduğunu ve bu sebeple 2. Grup senetlerin düzenlendiğini belirmiştir.
Davalının soruşturma aşamasında ki ifadesine göre; 400.000,00 TL peşinattan 109.000,00 TL havale ve 38.000,00 TL araç devri olmak üzere toplam 147.000 TL' nin tahsil edildiğini, peşinattan bakiye kalan bedel ile işletme devir bedeli için iki ayrı gruplar halinde senetlerin düzenlendiği belirtilmiştir.
Dava dilekçesinin ekinde yer alan "İşletme Devir Sözleşmesi" başlıklı sözleşme incelendiğinde konusunun dava dışı ... LTD ŞTİ'nin kahve deryası adındaki işyerinin yine dava dışı .... A.Ş.'ye devrini içerdiği, devir bedelinin 725.000,00 TL olduğu, 400.000,00 TL' nin sözleşmenin imzalandığı tarihte devredene ödeneceği, bakiye kalan bedelin ise ...... Sözleşmenin bu kısmına ilişkin devamı maddeleri dosyada mevcut değil ise de tarafların beyanları nazara alındığında taksitler halinde ödeneceği ve bu bedellere ilişkin senetlerin düzenlendiği sabittir.
Somut olayda, 725.000,00 TL bedelli işyeri devir sözleşmesi nedeniyle 11 adet ayrı ayrı 2 grup halinde kambiyo senetlerinden olan bonoların davalı adına keşide edildiği, 1. Grup bonolarda davacının aval, 2. Grupta ise keşideci konumunda yer aldığı, sözleşme bedelinin 400.000,00 TL' sinin peşin bakiye kalan 325.000,00 TL' nin ise taksitler halinde ödeneceği, peşinat dışındaki 325.000,00 TL için davacının keşideci olduğu bonoların düzenlendiği ve ödemelerin yapıldığı bu hususun taraflar arasında ihtilafsız olduğu, peşinat yönünden davacının 400.000,00 TL' nin ödendiğini iddia ettiği, davalının ise ödemenin yapılmadığını belirttiği, tarafların soruşturma ve kovuşturma aşamasında ki beyanlarından da sözleşme nedeniyle bakiye kalan bedeller yönünden kesin bir kanaate varılmaması nedeniyle taraflara bu hususta mahkememizce süre verildiği ancak beyanda bulunulmadığı, celp edilen ve davacı tarafa verilen kesin süre sonucu dosyada bulunan delillere göre aldırılan bilirkişi raporunda davacının toplam 472.790,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmakla, bakiye bedel yönünden soyut iddialar dışında somut kesin delil niteliğinde bir delilin dosyada yer almadığı anlaşıldığından davacının sözleşme kapsamında toplam 472.790,00 TL ödeme yaptığı, bu hali ile davalının takipte vadesi daha önce gelen 30/11/2016-30/12/2016 tarihli senetlerden ötürü kısmen alacaklı olmadığı sonucuna ulaşılarak davanın kısmen kabulüne, takipte davacının ödeme yapmadığı bonolarda bulunduğundan takibin iptali talebinin ve istirdat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK' nun 72/5. maddesindeki düzenlemeye göre tedbir kararı verilmiş ise davalı/alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğinden ve dava dosyasında teminat yatırılmadığından tedbir uygulanmamış olup, davalı lehine tazminata, davalının kötü niyetli olarak takip başlattığı ispat edilemediğinden davacı lehine tazminata hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan;
6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen TTK'nın 5/A maddesinde;
"B(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde;
"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükümleri düzenlenmiştir.
TTK'nın 5/A maddesi uyarınca; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Anılan hükümde menfi tespit davaları sayılmamıştır. Yorum yolu ile de, menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu sonucuna varılamaz.
Kural olarak, [alacak ve tazminat] talep hakkının yerine getirilmesini sağlamak amacıyla bir dava açıldığı zaman, bu bir edim (eda, ifa) davası (Leistungsklage) olacaktır. Şu var ki, bütün dâvalar, edim dâvası gibi, karşı tarafın bir şey yapmaya ("verme"yi de içine alacak biçimde geniş anlamda kullanılıyor) veya yapmamaya mahkûmiyetini sağlamak amacıyla açılmaz. Bir tespit dâvasında veya yenilik doğurucu dâvada da dâvacının Usul Hukuku anlamında bir talebi vardır (örneğin bir sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunun mahkemece tespit edilmesi veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptali isteniyor). Fakat bu dâvalar (edim davasından farklı olarak) Maddi Hukuk (Medeni Hukuk) anlamında bir talep hakkına dayanmazlar. Ortada sadece usule ilişkin bir talep vardır. Zira, maddî hukuk (Medenî Hukuk) yönünden, bir sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespitini veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptalini sağlamak isteyen kişi, karşı taraftan bir şeyin yapılmasına veya yapılmamasına istemde bulunmamaktadır (Borçlar Hukuku Genel Bölüm Birinci Cilt [...], Dr. ..., 7. Bası, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2017, s:40). Menfi tespit davalarında da bir talep var ise de bu talep maddi hukuk anlamında bir talep değildir. Başka bir söyleyişle, menfi tespit davalarında bir alacağın tahsili talep edilmediği gibi bu davanın sonucunda verilecek hüküm de bir alacağın tahsili sonucunu doğuran eda hükmü niteliğinde değildir.
Tüm bu açıklamalara göre; istirdat istemi reddedildiğinden ve dava tarihi itibari ile eldeki dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olmasa da davacı tarafından arabuluculuğa başvurulduğu ve eldeki davada arabuluculuğa başvuru gerekmese de davacının başvurması nedeniyle ortaya çıkan masrafın davacı tarafından ödenmesi gerektiği anlaşılmıştır (T.C. Sakarya BAM ... H. D. ... Karar).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının İzmir ... İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasında 30/11/2016 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli bononun tamamından, 30/12/2016 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli bonodan ötürü ise 12.790,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin menfi tespit davasının, takibin iptalinin ve istirdat talebinin reddine,
2-Davacının ve davalının tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 4.872,21 TL karar ve ilam harcının yatan 5.351,35 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 479,14 TL'nin davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 4.872,21 TL ve 80,70 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,0
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 78,00 TL posta ve diğer giderler ile 1.900,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 1.978,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 270,10 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 42.584,98 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00- TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
14/12/2023
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza