T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/299 Esas
KARAR NO: 2023/885
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 30/11/2021
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN
ESAS NO: 2022/679 Esas
KARAR NO: 2022/601
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 22/08/2022
KARAR TARİHİ: 02/11/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı davanın, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığını, bu nedenle, sigorta şirketinin halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasının bir ticarî dava sayılmayacağını, işbu davanın, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava olduğunu, dava dışı sigortalının, davalı aleyhine haksız eylemden kaynaklanan açacağı tazminat davasında, görevli mahkeme HMK'nın 2.maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olacağı için yaptığı ödeme nedeniyle sigortalıya kanuni halef olan müvekkili şirket ile davalı arasında görülecek davada da görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ... plakalı araç müvekkili sigorta şirketine ... nolu kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsü ...'ın 13.10.2020 günü Adalet Mahallesi, Ozan Caddesi, üzerinde bulunan ... ile PTT park yerini ayıran duvarın yanına aracını park ettiğini, PTT Şubesinin... Sitesinin duvarının üzerine koymuş olduğu toprağın yüküne dayanamayarak istinat duvarının aracın üstüne devrilmesi sonucunda hasar meydana geldiğini, söz konusu istinat duvarının bakımının bozukluluğunun sorumluluğunun PTT'nin üzerinde olduğunu, bu kazanın oluşmasında PTT'nin asli kusurlu olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen hasarın tespiti için eksper raporu alındığı, alınan rapor doğrultusunda ve poliçe koşulları kapsamında dava dışı sigortalıya 02/02/2021 tarihinde 90.575,78-TL hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili şirketçe yapılan ödemenin rücuen tazimini için davalı tarafa başvurmasına rağmen, müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapılmadığını, davalı tarafa karşı İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın yapılan icra takibine itiraz ettiğini, yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, işbu dava açılmadan arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığından bahisle davalı- borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesi ile ve özetle;... plakalı araç müvekkili sigorta şirketine ... nolu kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsü ...'ın 13.10.2020 günü Adalet Mah. Ozan Cad. Üzerinde bulunan ... Sitesi ile PTT park yerini ayıran duvarın yanına aracını park etmiş olup, PTT Şubesinin... Sitesinin duvarının üzerine koymuş olduğu toprağın yüküne dayanamayarak istinat duvarının aracın üstüne devrilmesi sonucunda hasar meydana geldiğini, bu kazanın oluşmasında PTT'nin asli kusurlu olduğu kaza sonrası alınan ekspertiz raporunun '' kazanın oluşumuna sebebiyet veren PTT ve Site Duvarı ile ilgili rücu durumu sayın şirketinizin takdirlerine arz olunur'' ifadesi üzerine taraflarınca dava dışı PTT'ye karşı İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... E. Sayılı dosya ile rücuen tazmin etme yolunda dava açılmış olup, açılan davada hasarı meydana getiren mülkiyetin maliklerinin PTT ile davalı Türk Telekom'un olduğu anlaşıldığından işbu davanın ikame edildiğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası halen devam etmekte olup, derdest olduğunu, bu durumda, Türk Telekom A.Ş.'ye karşı ikame edilen işbu dava ile bağlantılı olduğundan ve verilecek kararlar birbirlerini etkileyeceğinden açılan işbu dava ile birleştirilmesi yönünde karar verilmesini, davalı gereken özeni göstermemesi ve tedbiri almaması sebebiyle meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, sigortalı araçta meydana gelen hasarın tespiti için eksper raporu alındığını, alınan rapor doğrultusunda ve poliçe koşulları kapsamında dava dışı sigortalıya 02/02/2021 tarihinde 90.575,78-TL hasar tazminatı ödendiğini, yapılan bu ödeme kapsamında müvekkili sigorta şirketinin TTK m.1472 ve TBK m.183 gereği temlik alan sıfatı ile sigortalısına kanuni halef olduğunu, müvekkili şirket ödemiş olan 90.575,78-TL davalının %100 asli ve tam kusurlu olmasıyla ödenen bedelin tamamını davalıdan rücuen tazmin etmeye hak kazandığını, işbu sebeple müvekkili şirketçe haklı olarak yapılan ödemenin rücuen tazmini için davalı tarafa ticari dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan görüşme sonucu anlaşamama ile bittiğinden işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, bu nedenlerle öncelikle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile birleştirilmesine, meydana gelen hasara ilişkin ödenen tazminat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı Türk Telekomünikasyon A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kusurundan yahut sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, huzurdaki davada müvekkili şirketin kusurunu ve davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... Sayılı Dosya (dilekçede diğer dosya olarak bahsedilecektir) davalısı PTT ve davalar dışı ... Telekomünikasyon İnş Turz. Gıda Ulus Paz Hizm A.Ş.'nin kusurundan müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, davaya konu gayrimenkulün müvekkili şirket ile PTT'nin ortak mülkiyetinde olup tapuda ... parselde kayıtlı olduğunu, söz konusu gayrimenkulün imar durumundaki belirsizlik nedeniyle, imar durumu belirleninceye kadarki süre içerisinde arsanın değerlendirilmesi amacı ile müvekkili şirket ve diğer dosya davalısı PTT nezdinde çalışmalar yapıldığını ve 17.08.2017 tarihinde PTT Genel Müdürlüğüne gönderilen yazı ile arsanın PTT tarafından kiralanarak gelirin yarısının şirketine ödenmesi hususu diğer dosya davalısı PTT'ye bildirildiğini, kira sözleşmesinden de görüleceği üzere müvekkil şirketin taşınmazın kiralanmasında ve kiraya ilişik işlerin yürütülmesinde herhangi bir dahli bulunmadığını, kira Sözleşmesinin tarafları diğer dosya davalısı PTT ile dava dışı... Telekomünikasyon İnş. Turz. Gıda Ulus. Paz. Hizm. A.Ş olduğunu, yıkılan duvar ile müvekkili şirketin hiç bir ilgisi, gayrimenkulde gerçekleştirilen tadilatta dahli yahut bilgisi bulunmadığını, nitekim İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında mübrez 30.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda "Toprak dolgu ve mıcır dolgu tutucu B.A. Perde duvarı şeklinde inşa edilmediğinden yağan sağanak yağmurun yarattığı basınca dayanamayarak duvarın yıkılmasına neden olmuş , duvarın diğer uzantısının da yıkılmak üzere olduğu" dosya bilirkişilerince tespit edildiğini, görüleceği üzere duvarın yıkılmasında müvekkili şirketin dahli yahut kusuru ve hatta bilgisi bulunmadığını, kaldı ki yıkılan duvarın müvekkili şirket parseline tecavüzlü olduğunu, davacı tarafın talebinin fahiş olduğunu, kabul edilemeyeceğini, davacının aracını park ettiği yerin araştırılması gerektiğini, davacının zarar uğradığı yerin müvekkili şirket mülkiyetinde olmadığını, yıkılan duvarın müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, müvekkili şirket mülkiyetinde olmadığını, öncelikle husumet ve usul hukuku yönünden davanın reddine, mahkeme esasa girerek inceleme yapar ise davanın müvekkili şirket yönünden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Posta Ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi vekili, cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkil şirketin hasarda ve zararda kusuru bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, davacı Sigorta Şirketi tarafından herhangi bir kusur tespiti yapılmaksızın kendi sigortalısına ödemeyi uygun gördüğü tutarın tamamının müvekkili şirkete rücu etme hakkı bulunmadığını, kusur değerlendirmesi yapılmaksızın başlatılan icra takibine tarafımızca haklı olarak itiraz edildiğini, nitekim ortaya- çıkan zararda müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, müvekkili şirketten dayanaksız, herhangi bir hesap dökümü olmaksızın, herhangi bir kusur tespiti yapılmaksızın alacak ve faiz talep edilmesi ve hangi tarih dayanak alınmak suretiyle başlatıldığı belirsiz olan faiz süresi hukuka aykırı olduğundan bu taleplere de haklı olarak itiraz edildiğini, mülkiyeti PTT A.Ş ile Türk Telekom A.Ş ye ait İzmir ili Bayraklı ilçesi, Salhane Mahallesi,... parselde kayıtlı müşterek arsanın parsel duvarlarından birinde 13/10/2020 tarihinde aşırı yağış nedeni ile otopark duvarının çökmesi üzerine, söz konusu duvarın kalıcı şekilde yenilenmesi öncesinde mevcut durumun tespiti için İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin... D. İş sayılı dosyası üzerinden dava açılmış olup, Bilirkişi Raporu, Bilirkişi Ek Raporu ve konuya ilişkin olarak İzmir PTT Başmüdürlüğü Yapı İşleri Müdürlüğü teknik personelince yapılan değerlendirme üzerine hazırlanan Teknik Rapor ile, mevcut istinat duvarının kimin tarafından yaptırıldığına ilişkin olarak şirket kayıtlarında bu aşamada bir bilgiye ulaşılamadığı, yerel idarede yapıya ait ruhsatın bulunup bulunmadığının (kaçak yapı tespiti) araştırılması için Rapor eki yazı ile Bayraklı Belediyesine müracaatta bulunulduğu, ilgili belediyeden gelen cevabi yazı ve eklerinden, söz konusu istinat duvarına ait Yapı Ruhsatı ve Yapı Kullanma İzin Belgesinin projesi/resmi kaydının bulunmadığını, söz konusu parsele ait 18/12/2015 tarihli aplikasyon krokisinin aplikasyon notları C maddesine göre; yıkılan duvarın bulunduğu ...parselin müşterek ... parsele 269,46 m2 tecavüzlü olduğu” ifadesi ve Aplikasyon çizimi üzerinde parsellerin duvar komşuluğu dikkate alındığında yıkılan duvarın PTT-Türk Telekom müşterek parselinin sınırları içerisinde kaldığının görüldüğünü, tespit ve ek belgeler değerlendirildiğinde, parseldeki tecavüz ile yıkılan duvara gelen yük ve duvara ait Statik hesabın Sayın Mahkemece görevlendirilecek bilirkişi veya bilirkişilerce tespiti gerektiği” kanaatine varıldığını, müvekkili adına haksız ve mesnetsiz olarak başlatılan davanın öncelikle usulden reddine, işin esasına girilmesi halinde esastan reddi ile yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir,
DELİLLER: Sigorta poliçesi, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, kazaya ait görüntüler, eksper raporu, hasar dosyası, fatura ve ödeme belgeleri, İzmir... İcra Müdürlüğünün...sayılı dosyası, keşif ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 26.08.2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "... Dosyada bulunan bilgi ve belgeler, iddia ve itirazlar, Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı, kaza mahalli fotoğraf görüntüsü incelendiğinde, maddi olayın yukarıda "Olayın Oluş Şekli" kısmında açıklandığı şekilde meydana geldiği anlaşılmakta olup, somut olayda; davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araç park halinde olup, aracın sürücüsünün, zararlı sonucu öngörmesi ve önlemek adına tedbir alması mümkün olmadığı kanaat edildiğinden, maddi olayın meydana gelmesinde Etken Olmadığı kusursuz olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
... plaka sayılı araç Adalet Mahallesi Ozan Abay Caddesi üzerinde bulunan...İş Merkezi ...önünde aracını park ettiği, yağan aşırı yağmur nedeniyle ... Sitesinin istinat duvarına komşu parsel olan Mülkiyeti 1/2 hissesi ( 8.785,00 m2) 08.11.2006 tarih ve... yevmiyeli satış işlemi ile TÜRK TELEKOMÜNİKASYON ANONİM ŞİRKETİ , *4 hissesi ( 8.785,00 m?) 08.11.2006 tarih ve ... yevmiyeli İpka (Kalan) Toplu Veri Sayısallaştırma işlemi ile PTT İŞLETME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ adına tescilli ait İzmir ili Bayraklı ilçesi, Salhane Mahallesi, ...parselde toprak dolgu yapılması ve yük taşıyıcı özelliği olmayan briket duvarın yağış neticesinde yoğunluğunun artması ve duvara yatayda aşırı yük oluşturması nedeni ile dayanamayarak aracın üstüne devrilmesi sonucu maddi hasarlı olayın meydana geldiği,
... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar onarım bedeli Ekspertiz Raporunda 87.213,72 TL. tespit edilmiş olup, davacı Sigorta Şirketi tarafından sigortalısının hasar ödemesine yönelik dava dilekçesi ekinde yer alan 21 adet fatura ile dava dışı sigortalıya 02.02.2021 tarihinde 90.575,78 TL. ödeme yapıldığı belirtilmiş olup, incelenen faturalardan 2.442,27 TL bedelli faturanın mükerrer olarak toplama dahil edildiği görülmüş olup, davacı sigorta şirketi tarafından nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere 88.133,51 TL. toplam hasar onarım ödemesi yapıldığı tespit edilmiş, TTK m.1472 hükmü ile davacı sigorta şirketinin halefiyet hakkına sahip olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır...." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 15/06/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...Dava konusu Bayraklı İlçesi, Salhane Mahallesi ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan parsel kenarındaki duvar 13.10.2020 tarihindeki yağış sebebi ile kuzey cephesindeki bir kısım duvarı yıkılmış ve park etmiş olan bazı araçlara zarar vermiştir.
Dava konusu Bayraklı İlçesi, Salhane Mahallesi ... parselin Tapuda;
(1/2) hissesi davalı PTT İşletme Genel Müdürlüğüne,
(1/2) hissesi Türk Telekomünikasyon A.Ş.adına kayıtlıdır.
Dava konusu taşınmaz etrafına 90 cm perde üzeri 140 cm hatıllı briket duvar örülmüştür. Yapılan duvar ihata duvarı niteliğindedir. Taşıyıcı özelliği bulunmamaktadır.
İmar yönetmeliklerine göre;
Dolgu seviyesi 150 cm ve altındaki duvarlar bahçe duvarı olarak kabul edilip statik analiz yapılmasına gerek yoktur.
Dolgu seviyesi 150 cm ve üzerindeki duvarlar istinat duvarı olarak kabul edilip statik analiz yapılması gereklidir.
Dava konusu taşınmazın zemini takribi 1,00 m yüksekliğinde by-pas (Kırmataş) malzeme ile doldurulmuş olduğu belirlenmiştir. Parsel zeminine yapılan dolgu ve tesviye işlemi ile komşu parseldeki yol ile kot fakı takribi 180 cm seviyesine gelmiştir.
Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 13.10.2020 tarihinde olan yağış sebebi ile yıkılması olayında;
Dolgu yapılarak yol ile parsel zemini arasındaki kot farkının artırılması sonucu mevcut duvara etki eden zemin etkisinin artması sonucu yıkıldığı,
Tesviye yapılarak kotu yükseltilen taşınmazın çevre duvarlarının İmar Kanunu ve İmar Yönetmeliklerine göre gerekli önlemleri almayan Taşınmaz Malikinin sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Taktir Sayın Hakimliğinize ait olmak üzere ortak görüş ve kanaatimiz içeren raporumuzu saygı ile arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, asıl davada kasko sigortacısı tarafından dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin zarar sorumlularından tahsili talepli başlatılan icra takibine itiraz, birleşen davada ise yine aynı hukuki nedene dayalı olarak açılmış alacak davasıdır.
2-Dava rücuen tazminat davası olup, davacı sigorta şirketi zarar gören sigortalı şirkete yaptığı tazminat ödemesi ile sigortalısına halef sıfatıyla görülmekte olan davayı açmıştır. Davalı ve birleşen dosya davalısı şirketlerin de tacir olduğu gözetilerek ticari dava niteliğindeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
3-Dava konusu sigortalı aracın hasar görmesi davalıların maliki oldukları arsanın istinat duvarının yıkılması neticesinde meydana gelmiştir.
4-Davacı taraf asıl ve birleşen davada yapı malikinin sorumluluğu hükümlerine dayanmıştır.
6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 69.maddesinde düzenlenen bina ve yapı eseri malikinin sorumluluğu, kusursuz sorumluluk türü olan özen (olağan sebep) sorumluluğudur. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu yapı eserinin yapımındaki bozukluğa veya bakımındaki eksikliğe dayanmaktadır. Sorumluluğun doğmasında, yapılıştaki bozukluk- bakım eksikliği ayrımının bir önemi bulunmamaktadır. Zira, malikin sorumlu olması için bakım eksikliği veya yapılıştaki bozukluktan herhangi birinin varlığı yeterli görülmektedir. Her iki olasılıkta da yalnızca malikin sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Bina veya yapı eseri malikinin sorumlu tutulabilmesi için; yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden zararın doğması, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu bakımından bulunması zorunlu unsur olan illiyet bağı yönünden ise, bu bağın kesilmesine yol açacak sebeplerin somut olayda gerçekleşmemiş olması gereklidir. İlliyet bağını kesen sebepler ise; mücbir sebep, zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurudur. Zarar, aradaki illiyet bağını kesecek derecede bir mücbir sebepten, zarar görenin ya da üçüncü bir kişinin kusurundan doğmuş ise yapı malikinin sorumluluğu söz konusu olmaz.(Yargıtay HGK'nun 29.11.2017 tarih ve ... K. sayılı ilamı).
5-Mahkememizce davalıların sorumlu olup olmadıklarının tespiti yönünden öncelikle dava konusu hasarın oluşmasına neden olan duvara ilişkin tapu kayıtları getirtilmiş, Bayraklı Tapu Müdürlüğü'nün 24/08/2022 tarihli müzekkere cevabı ekinde yer alan taşınmaz tapu kaydına göre davalıların taşınmaz üzerinde 1/2'şer oranda payla malik oldukları görülmüştür.
Davalıların malik olması zarar sorumluluğu için tek başına yeterli olmamaktadır. Yapı malikinin sorumluluğunun oluşması için zararın yapıdaki yapım veya bakım eksikliğinden kaynaklanması gerekmektedir. Mahkememizce zararın nedenlerinin ve zarara neden olan duvarın mülkiyetinin kime ait olduğunun tespiti için mahallinde keşif yapılmıştır.
Keşif neticesinde düzenlenen 15/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda, dava konusu duvarın İzmir ili Bayraklı ilçesi Salhane Mahallesi ... parselde yer aldığı, taşınmazın davalılar PTT İşletme Genel Müdürlüğü ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. Adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerine örülen duvarın taşıyıcı özelliği bulunmadığı, arsaya yapılan dolgu ile birlikte yol ile parsel arasındaki kot farkının yükseldiği, dolgu nedeniyle duvara etki eden zemin etkisinin artması nedeniyle duvarın yıkıldığı ve taşınmaz malikinin sorumlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce keşif esnasında da gözlemlendiği üzere taşınmazı çevreleyen duvarın taşınmaz içinde yer alan kısmının yoldan daha yüksekte olduğu, yağmurla birlikte duvara binen yükün artması ile beraber taşıyıcı özelliği bulunmayan duvarın yolun birçok noktasına doğru yıkıldığı, bu haliyle davalı taşınmaz maliklerinin taşınmazın iç kısmına çok sayıda dolgu malzeme ile ek yük bindirmesinin duvarın yıkılmasına neden olduğu anlaşıldığından davalıların meydana gelen zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Yargılama sırasında davalı taraf vekillerince duvarın davalı şirketlere ait olmadığı belirtilmiş ise de keşif esnasında yapılan gözlemde duvarın davalı şirketlere ait arsanın sınırlarında kaldığı, arsa üzerinde ve çevresinde kullanım özelliği olarak davalılara ait arsa ile bütünlük arzeden boya-tel örgü gibi unsurlarla çevrili olduğu, bu haliyle duvarın davalılara ait olduğu anlaşılmakla davalıların bu yöndeki savunmaları yerinde görülmemiştir. Kaldı ki bir an için aksi düşünülse dahi, duvarın yıkılmasının sebebinin davalılara ait arsaya duvarın taşıyabileceğinden daha yüksek miktarda dolgu malzemesi yığılmasının neden olduğu dikkate alındığında davalıların yapı maliki sıfatı olmasa dahi hasarın oluşmasına sebebiyet verdikleri açıktır. Bu nedenlerle davalı şirketlerin zarardan sorumlu olmadıklarına dair savunmalarına itibar edilmemiştir.
6-Dava rücuen tazmin davası olup, rücu talebinde bulunan sigorta şirketi ödemiş olduğu zarar bedelini değil, gerçek zarar miktarına göre ödemekle sorumlu olduğu miktarı kusur sorumlularından talep edebilecektir. Buna göre davacının ödemiş olduğu hasar bedelinin yerinde olup olmadığının ayrıca tespit edilmesi gerekmektedir.
Dosyaya sunulan tarihli bilirkişi raporunda davacının sigortalısı olan aracın onarım bedelinin serbest piyasa rayiçlerinde kazasız değerinin 330.000,00-TL olduğu, aracın onarımının 87.213,72-TL olduğu, onarımın ekonomik olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerince bir kısım itirazlar ileri sürülmüş ise de, bilirkişi raporu ile dava öncesi düzenlenen ekspertiz raporlarının uyumlu olduğu, servis parça ve işçilik fiyatları üzerinden bilirkişi takdiri ile belirlenen fiyatların piyasa koşullarına uygun olduğu değerlendirilmiştir. Ancak bilirkişi raporunda 2.442,27-TL bedelli ödemenin mükerrer olarak toplama dahil edilmesi nedeniyle bunun hasar bedeline dahil edilmediği belirtilmiş ise de dosya kapsamının incelenmesinde 2.442,27-TL bedelli 10/11/2020 tarihli fatura içeriğinin mükerrer olarak ödeme kalemlerinde yer almadığı anlaşıldığından bu fatura bedeli de zarara dahil edilerek davacının toplam 90.575,78-TL ödemesinin davalılardan talep edilebileceği kabul edilmiştir.
7-Davacı tarafça takipte işlemiş faiz talebinde bulunulmuştur. Davacının halefi ile davalılar arasındaki ilişkisi haksız fiilden kaynaklanmakta olup zarar gören açısından faiz sorumluluğu zararın gerçekleşmesinden itibaren başlamakta ise de halefiyet temeline göre talepte bulunan sigortacı kendisinin ödeme yaptığı tarihten itibaren ayrıca bir ihtar gerekmeksizin faiz talebinde bulunabilecektir.
Davacı tarafça takipte adi kanuni faiz talep edilmiştir. Davacının gerçekleştirdiği ödeme kayıtlarının incelenmesi neticesinde, takip öncesi ödeme tarihlerine takip tarihine kadar yasal faiz uygulanması neticesinde;
Ödeme miktarı Ödeme tarihi Takip Tarihi Faiz miktarı
22.532,00-TL 06.04.2021-01.06.2021 331,13-TL,
3.363,00-TL 16.02.2021-01.06.202187,07-TL
5.459,02-TL 12.02.202101.06.2021146,72-TL
6.662,20-TL 01.02.202101.06.2021197.13-TL
50.541,00-TL 01.02.202101.06.20211.493,46-TL
2.018,56-TL 26.02.20201.06.202147,28-TL
------------------------------------------------------------------------
İŞLEMİŞ FAİZ TOPLAMI :2.302,79-TL
İşlemi faiz talebinin 2.302,79-TL'lik kısmının yerinde olduğu görülmüştür.
8-Davacı tarafça dava dışı sigortalıya ve onarım yapan diğer şirketlere gerçekleştirdiği ödemelerin karşılığında ödeme tarihinden takip tarihine kadar geçen sürede 2.302,79-TL işlemiş faiz talep edebileceği gözetilerek asıl dava yönünden bu kısımdan kısmen itirazın iptaline karar verilmiştir.
9-Birleşen dosyada davacı tarafça diğer yapı maliki şirkete tazminat davası yöneltilmiştir.
Birleşen davada 93.233,50-TL'nin rücuen tazmini talep edilmiş ise de işlemiş faiz talebinde bulunulduğu açıklanmadığı gibi ayrıca faiz talebine dair de dava dilekçesi içeriğinde bir talep bulunmadığı görülmüştür. Buna göre davacı tarafça açıkça işlemiş faiz talebinde bulunulmadığı gözetilerek yalnızca tespit edilen asıl alacak miktarı hüküm altına alınmış, alacağa faiz işletilmesine dair talep yer almadığından taleple bağlılık ilkesi uyarınca faize yönelik bir hüküm kurulmamıştır.
10-Asıl ve birleşen davalar aynı hukuki nedene dayalı olarak talepler içermekte olup davalılar arasında müteselsil sorumluluk ilkeleri geçerlidir. Buna göre bir dosyadan yapılan tahsilatın diğer dosyadan da mahsubu gerekeceğinden her iki hüküm yönünden tahsilde tekerrür oluşturulmaması yönünde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, birleşen ... Esas sayılı dava dosyasından verilen hükmün infazı esnasında tahsilde tekerrür olmamak üzere İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi itirazının kısmen iptali ile takibin 90.575,78-TL asıl alacak ve 2.302,79-TL takip öncesi işlemiş faiz üzerinden devamına, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Talep bulunmadığından inkar tazminatı hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
B-BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, asıl dava dosyası... Esas sayılı dava dosyasından verilen İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında yapılacak tahsilatlarla tahsilde tekerrür olmamak üzere 90.575,78-TL asıl alacağın birleşen dosya davalısı Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
C) ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.344,53-TL harçtan peşin olarak alınan 1.126,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.218,50-TL karar ve ilam harcının davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketinden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi'nden alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 354,93-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi'ne verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.126,03-TL harcın davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından sarf edilen 2.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 571,90-TL keşif harcı olmak üzere toplam 2.571,90-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranında hesaplanan 14,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi'ne verilmesine, fazlasına dair kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 1.314,97-TL'sinin asıl dosya davalısı Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi'nden, 5,03-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
D) BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.187,23-TL harçtan peşin olarak alınan 1.592,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.595,20-TL karar ve ilam harcının davalı Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi'nden alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı yararına takdir edilen 2.657,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi'ne verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.592,03-TL harcın davalı Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 1.515,53-TL'sinin davalıdan, 44,47-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
E-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 169,37-TL posta ve tebligat ücreti, 700,00-TL bilirkişi ücreti, 200,00-TL keşif araç ücreti olarak sarf edilen toplam 1.150,07-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 1.124,38-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı Türk Telekomünikasyon Anonim Şirketi'nin sorumluluğunun 1.117,28-TL ile sınırlı tutulmasına, fazlasına dair kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
F-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , Birleşen dosya davalısı Türk Telekom vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/11/2023
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır