T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2022/300 Esas
KARAR NO: 2024/699
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/04/2022
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davalı tarafa 15.02.2021 tarihinde İzmir ...İcra Müdürlüğü... E.sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, yapılan kısmi itiraz üzerine İzmir ...İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, 29.07.2021 tarihinde İzmir arabuluculuk Bürosu’na başvurulmuş olup, tarafların analaşamamış olduğunu, Tarafların 24.06.2020 tarihinde taşıt kira sözleşmesini noter huzurunda imzalamış olduğunu, Davalı yan tarafından davalı borçlu şirkete iş ilişkisinden kaynaklı olarak 4 adet fatura düzenlendiği, iş bu faturaların toplam bedelinin 21.989,11-TL + KDV olduğu, Ancak davalı şirketin , davalı ile aralarındaki anlaşmaya aykırı davranarak fatura borcunu zamanında ödememiş olduğunu, bunun üzerine davalının sözlü ve yazılı ihtarda bulunmuş olduğunu, Davalı borçlunun takibekısmi olarak itiraz etmiş olduğunu, İzmir ...İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasına 9.102,32.-TL ödeme yapmış olduğunu, Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, borçlunun haksız ve mesnetsiz kısmi itirazının iptaline, itirazla duran takibin devamına, %20 tazminata hükmedilmesine , işbu davanın kendi kusuruyla sebebiyet veren davalı üzerinde tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin bırakılması yönünde karar verilmesini Sayın Mahkemenizden arz ve talep etmişlerdir.
SAVUNMA : Davalı tarafın mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Davalı şirketin İstanbul ticaret siciline kayıtlı olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, Davacı yanın, davalı şirket aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlatmış olduğunu, icra takibine konu ödeme emrinin 11.10.2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş olup, süresi içerisinde takip konusu borca kısmi olarak itiraz edilmiş olduğunu, Kabul anlamında olmamak kaydıyla, İzmir...İcra Müdürlüğü’nün E:sayılı dosyasına 11.03.2021 tarihinde sunmuş oldukları borca itirazlarını tekrarladıklarını, davacının davalı şirketin cari hesap kayıtlarına göre herhangi bir alacağının olmaması nedeniyle ve davalı şirket kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi sonucunda iş bu hususların görüleceğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, haksız takip nedeniyle davacı aleyhine % 20’den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE : Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan davalar” Ticari Dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri Mutlak Ticari Davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar Nispi Ticari Davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Dava; İzmir... İcra Dairesinin...E. Sayılı dosyasında vaki itirazın İİK 67 uyarınca iptaline ilişkindir.
Eldeki Uyuşmazlık ise; dava dilekçesinde taraflar arasında 24.062020 tarihinde imzalandığı belirtilen sürücülü taşıt kiralama sözleşmesine dayanmakta olup davacının talebi nazara alındığında davanın Mutlak Ticari Davalardan olmadığı anlaşılmaktadır.
Eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur.
Somut olayda; davanın Nisbi Ticari Dava olup olmadığının tespiti için davacı gerçek kişinin tacir olup olmadığını saptamak amacıyla Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarında Esnaf Odasında kaydının 2005 yılında başladığı, Mesleğinin "Şoförlük" olarak belirtilmiş olduğu, 15.08.2005 tarihinde terk etmiş olduğu; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ise kaydına rastlanmadığı görülmüştür. Vergi Dairesine yazılan müzekkere üzerine gelen cevabi yazıda ise faaliyetine 11.05.2020 tarihinde başladığı, 31.12.2022 tarihinde faaliyetini terk etmiş olduğu bildirilmiş olup, icra takibinin dayandırıldığı faturaların Mayıs, Haziran, Temmuz ve Eylül 2020 aylarına ilişkin olduğu, yani faal olduğu döneme ait olduğu, ancak gönderilen yıllık gelir beyannamelerinde bildirilmiş olan gelir, kâr ve zarara ilişkin rakamların VUK 177'de belirtilen hadlerin altında kaldığı ve bu nedenle tacir olmadığı anlaşılmıştır.
TTK'nun 5. maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, açılan davanın ise ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; HMK'nın 115/1. maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar, dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmünü içermektedir. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu hükmü mahkemesince re'sen gözetilmelidir. Bu durumda mahkememizce, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c,115/2 maddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; davacı vekili ile davalı ...ojistik Ekspres Taşımacılık Tic. Ltd. Şti vekilinin yüzüne karşı, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 16/07/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza