T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/31 Esas
KARAR NO : 2024/609
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/03/2018
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.09.2017 tarihinde çarpıp kaçma nedeni ile plakası bilinmeyen aracın davacı...u bisiklet kullanır şekilde seyir halinde iken çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazada davacının ayağı 2-3-4 metatars kırığı ve kafatası kemiklerinde çatlak-kırık oluştuğu, kazada olay yerinden kaçan aracın plakası bilinmemekte, olay yeri terk nedeni ile zabıt tutulmadığı, bu nedenle sigortacılık kanunu ve ilgili yönetmelik gereğince Güvence Hesabına tazminat talep hakkı doğduğu, kazada davacı şikayetinden vaz geçme nedeni ile Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı... soruşturma ... K nolu dosyası ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği.23.02.2017 tarihinde güvebce Hesabına başvuru yapılmış olup çeşitli nedenlerle ödeme yapılmadığı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100TL geçici iş görmezlik, 100TL maluliyet tazminat olmak üzere toplam 200TL tazminatın davalıdan başvuru tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi, dava masrafı ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyada bulunan belgeler ile kazanın oluşumu şekli ile ilgili bir belge ulaşılamayıp ödeme yapılması mümkün olmadığı, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı tespit edilmesi gerektiği, davalı kurum geçici iş göremezlik tazminatında sorumlu olmadığı, davacının bisiklete koruyucu tedbirler almadan kullanması nedeni ile müterafik kusuru olduğu, davalı kurumun sorumluluğu tespiti acısında davaya ilişkin deliller tebliği edilene kadar her türlü itiraz ve defi hakkı saklı tutulması, kusur tespiti ve bunun sonunda bir zarar oluşup oluşmadığı tespit edilmesi, davacı maluliyet ile ilgili tazminat talebinden buluna bilmesi için maluliyet oranı ve malul kaldığını tam teşekküllü hastanede rapor alınması ve belgelendirilmesi gerektiği, SGK ödemiş olduğu tazminat tespit edilip düşürülmesi, davalı kurumun sorumluluğu teminat limiti ve kusuru oranında sınırlı olduğu, davalı kurumun temerrüdü bulunmadığı, dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddi, aksi durumda davanın reddi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan geçici ve kalıcı işgöremezlik maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 13/09/2017
tarihli trafik kazasında bisiklet sürücü olup, zarar veren aracın plakası tespit edilememiştir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 13/02/2018 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine 26/02/2018 tarihinde başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Eldeki dava öncelikle mahkememizin... Esasına kaydedilmiş olup yapılan yargılama sonucunda 02/10/2018 tarihinde; "Davanın REDDİNE," karar verildiği, verilen kararın davacı tarafından istinaf kanun yoluna taşındığı, istinaf incelemesini yapan İzmir BAM. ... H.D. ... Karar sayılı ilamı ile;
" Mahkemece öncelikle davacının delillerinin toplanarak, gerektiğinde kaza yerinde keşif de yapılarak, davacıda oluşan yaralanmanın meydana geliş şekli itibari ile motor çarpması sonucu gerçekleşip gerçekleşemeyeceği hususlarının doktor bilirkişi ve trafik bilirkişisi tarafından değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. (Aynı yönde Yargıtay 17. HD. 2016/14120 E. - 2019/5753 K. sayılı ilamı )
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-1-a-6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. " gerekçe göstererek mahkememizin hükmünü kaldırdığı görülmüştür.
Mahkememizce kaldırma ilamı gereğince 27/09/2022 tarihli celse de, Mahallinde bir doktor ve bir trafik uzmanı bilirkişilerden tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınarak davacıda oluşan yaralanmanın meydana geliş şekli itibari ile motor çarpması sonucu gerçekleşip gerçekleşemeyeceği hususlarında rapor hazırlanması talep edilmiş olup Bilirkişi heyetinden alınan 22/11/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Davacı tarafça 13.09.2017 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklı olarak geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyetten kaynaklı zararlar talep edilmektedir. Sayın Mahkeme nezdinde olay mahallinde yapılan değerlendirme ile olayın şekli itibari ile kazanın meydana gelmesine sebep olan motorun çarpması neticesinde davacının oluşan yaralanmasının kaza ile ilişkili olabileceği, mevcut yaralanmanın şekli ve 13.09.2017 tarihli Çiğli Eğitim Araştırma Hastanesi kayıtları doğrultusunda, kaza neticesinde yaralanan davacının sağ ayağında ağrı ve hareket kısıtlılığı sebebiyle ilgili hastaneye müracaat ettiği, çekilen grafilerde sağ ayak 2. 3. ve 4. metatars kırığı tespit edilerek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte bir yaralanmasının bulunduğu yönünde adli rapor düzenlendiği, mevcut yaralanma ile oluşan kırıkların hayata fonksiyonlarına orta derecede etkileyecek nitelikte olduğu yönünde 05.01.2018 tarihli Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi durum bildirir raporunun düzenlendiği saptanmıştır.
Ayrıca 20.04.2018 tarihli Konak Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen yazı ile de 13.09.2017 -11.11.2017 tarihleri arasında adı geçenin istirahatli kaldığı ve 2.251,50 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı yönünde de tespitte bulunulduğu, davacıya rücuya tabi herhangi bir gelir bağlanma durumunu söz konusu olmadığı hususunun saptandığı da görülmüştür.
Davacının maddi tazminat talebine esas teşkil edecek sosyoekonomik durumu ile ilişkili olarak dosya kapsamında asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğine dair herhangi bir tespit bulunmamakla birlikte, geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyetten kaynaklı zararlarının tespit edilebilmesi amacıyla, öncelikli olarak davacının Adli Tıp Kurumu tarafından sağ ayak 2. 3. ve 4. metatars kırığı sebebi ile meydana gelen yaralanması ile ilişkili olarak geçici iş göremezlik süresinin tespiti ve varsa maluliyetinin, olay tarihinde geçerli olan 30.03.2013 tarihli özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik çerçevesinde değerlendirilmesi sonrasında tarafımızca maddi tazminat zararının tespitinin yapılabileceği kanaatiyle,
Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan raporda kusura ilişkin değerlendirme yapılan keşif sonucu davacı asilin de anlatımı nazara alınarak hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
Davacı asilin maluliyet oranı ve iyileşme süresinin belirlenmesi ile birlikte yaranlamaya ilişkin illiyet bağının da tespiti için DEÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan 31/01/2024 tarihli adli sağlık kurulu raporunun sonuç kısmına göre; "13.09.2017 tarihinde bisiklet kazası nedeniyle yaralandığı belirtilen, ... oğlu,...doğumlu ...un olayla ilgili tıbbi belgeleri incelendi. 03.03.2023 tarihinde anabilim dalımızda hastadan olayın öyküsü alınıp muayenesi yapıldı. Hastanın DEÜH'te yapılan 03.03.2023 tarihli fizik muayenesi değerlendirildi. Eldeki tıbbi bulgular ve muayene bulguları birlikte değerlendirildiğinde;
a) Hastada meydana gelen sekellerin, 13.09.2017 tarihinde meydana gelen kaza ile illiyet bağının bulunduğu,
b) 30 Mart 2013 tarihli ve ...sayılı resmi gazetede yayınlanan “Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”
kapsamında değerlendirildiğinde; kişinin özürlülük oranının "el (bir) olduğu,
c) Mevcut kırıklar nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresi) 90 (doksan) gün olduğu,
d) Hastanın arızaları nedeniyle mutad iştigaline (kişinin temizlik, yıkanma, tuvalet vb. işleri) engel teşkil eden 15 (onbeş) gün süreyle bir başkasının (bakıcı) kısmen bakımına muhtaç olduğu tıbbi kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Dokuz Eylül Üniversitesi raporunda davacının 03/03/2023 tarihinde muayenesi sonucu hazırlandığı, ayrıca dava dilekçesi ekinde yer alan Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi durum bildirir raporunda kaza neticesinde yaralanan davacının sağ ayağında ağrı ve hareket kısıtlılığı sebebiyle ilgili hastaneye müracaat ettiğini çekilen grafilerde sağ ayak 2. 3. ve 4. metatars kırığı tespit edilerek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte bir yaralanmasının bulunduğu yönünde adli rapor düzenlendiği, mevcut yaralanma ile oluşan kırıkların hayata fonksiyonlarına orta derecede etkileyecek nitelikte olduğu yönünde verildiği, bu hali ile davacının itirazının bulunmadığı ve kaza tarihinde bulunan yönetmeliğe göre hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
Kusur durumu, maluliyet oranı ve iyileşme süresi ile illiyet bağı tespit edildiğinden davacının maddi zarar kalemlerinin tespiti aktüerya bilirkişisinden rapor alınmış olup,
Bilirkişiden alınan 01/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "13.09.2017 tarihinde yaralanan ...’un geçici iş göremezlikten kaynaklı bakiye maddi tazminat alacağının 1.960,68 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 85.437,87 TL olduğu,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 888,75 TL olup, bakım gideri hususunda maddi tazminat kalemi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin takdiri Sayın Mahkeme aittir.
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Sunulan rapora karşı davacı tarafın itirazının bulunmadığı, davalının ise geçici iş görmezlik ile tedavi giderlerine ilişkin itiraz dilekçesi sunduğu bilirkişi tarafından geçici iş görmezlik, asgari ücret üzerinden ve DEÜ raporu nazara alınarak SGK ödemesinin mahsubu sonucu hesaplandığı, tedavi giderlerinin ise mahkememiz ara kararına (Tedavi masraflarına yönelik; 2918 sayılı sayılı Yasanın 98. Maddesi kapsamında kalan ve kalmayan tedavi giderin ayrı ayrı talepte dikkate alınarak) uygun belirlendiği görülmekle hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile maddi tazminat için toplam 87.398,55 TL ' nin temerrüt tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Somut olayda; 13/09/2017 tarihli trafik kazasında bisiklet sürücü olan davacının, plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün tam kusurlu eylemi sonucu yaralandığı, meydana gelen kaza ile davacının yaralanması arasında illiyet bağının bulunduğu (DEÜ' nin 31/01/2024 tarihli raporu) , davalının da dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağı anlaşılmakla, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyet oranının %1, iyileşme süresinin 90 gün, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin ise 15 gün olduğu, zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplamalar az evvel yukarıda da belirtildiği üzere hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının kabulüne, bakıcı gideri yönünden davacının bir talebi bulunmadığından bu yönde ayrıca bir karar verilmeyerek kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilme karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-1.960,68 TL geçici işgöremezlik,
-85.437,87 TL kalıcı işgöremezlik
Olmak üzere toplam 87.398,55TL tazminat davalıdan (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 09/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 5.970,19 TL karar ve ilam harcının yatan 333,90 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 5.636,29 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 333,90 TL peşin harç, 35,90 TL başvurma harcı ve 571,90 TL keşif harcı, 3.000,00 TL DEÜ masrafı, 845,00 TL posta ve diğer giderler ile 4.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 8.786,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır