T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/363 Esas
KARAR NO : 2024/588
DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/02/2022
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 24.03.2021 tarihinde Kemalpaşa O.S.B- Kemalpaşa/İzmir'de meydana gelen kaza, davalı ... Prefabrik Müh. Ltd. Şti.'ne ait ve davalı... tarafından idare edilen ... plakalı Vinç-Kamyon, park edilmiş halde yükleme sırasını bekleyen davacı vekil eden şirkete ait ... plaka sayılı TIR'a çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, araçların sigortaları bulunmakla, hasarlı kaza için trafik kazası tespit tutanağı tutulduğunu ve araçların şoförleri tarafından imza altına alındığını, tutanak incelendiğinde davalı..., maddi hasarlı kazada kusurunu kabul ettiğini, davacı vekil eden şirkete ait ... plaka sayılı Tır, hasarın tamiri için yaklaşık 12 gün çalışadığını ve parça beklediğini, bu nedenle çalışamadığı için, davacı vekil eden şirketin nakliye işlerinde aksamalar meydana geldiğini, davalı şirkete ait...plaka sayılı vinçin davalı... kontrolünde meydana gelen kaza sonucu kazanç kaybına uğradığını, bu kazanç kaybında kusuruyla sorumlu olan davalılar ile kazanç kaybının karşılanması için Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu, açıklanan nedenlerle, davalıların kusuru neticesinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacı vekil eden şirketin ... plakalı Tırında oluşan hasar nedeniyle çalışmaması sonucu kazanç kaybından kaynaklı zararın bilirkişi raporu ile tespiti ve ödemesini isteme zorunluluğu hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle bilirkişi raporuyla belirlenecek kazanç bedeline arttırma talep etme hakları saklı tutmakla şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın, arabuluculuğa başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 09/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; Sayın Mahkemenizde açmış olduğumuz... plaka sayılı çekicinin tamir süresinde çalışmadığı günlerdeki kazanç kaybının tazmini için dava tarihi itibari ile; 7 günlük servis süresince günlük 715,00-TL kiralama bedelinden olmak üzere, 7 X 715,00-TL=5.005-TL bedele çıkarttığını, dava dilekçemizde tazminat talebimiz 1.000-TL belirtilmiş ve bu tutar üzerinden harç yatırılmış olmakla talebimizi 4.005-TL arttırarak davacı vekileden şirketin dava değerini 5.005-TL'ye yükselttiğini, iş bu tutarın dava tarihi itibariyle ticari faiz talebinin bulunduğunu, toplam 4.005-TL'nin tamamlama harcı olarak 346,90-TL'yi dosyaya yatırdığını talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ...Prefabrik Mühendislik İnş. Gıda Tur. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. Vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine işbu dosyasında açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep ettiğini, davacı, dava dilekçesinde Kemalpaşa OSB de meydana gelen kazada müvekkili şirkete ait ve diğer davalı ... tarafından idare edilen ...plakalı araç ile yükleme sırası bekleyen... plakalı araçlarına çarptığını, kaza tespit tutanağında diğer davalı ...'nın kusurlu olduğunu kabul ettiğini, kaza sonucu hasar alan aracın tamiri için 12 gün parça beklemesi nedeniyle çalışamadığını, bu nedenle kazanç kaybı oluştuğunu beyan ederek tazminat talep ettiğini, davacının dava dilekçesindeki iddiaların tamamı gerçek dışı olup müvekkil şirketten hak ve alacağı bulunmadığını, şöyle ki; Öncelikle belirtmek istediğimiz husus davacı şirket dava dilekçesinde taleplerini somutlaştırmadığını hangi talebinin nasıl demlendirdiğini belirtmediğini, dava dilekçesinde aracın 12 gün parça beklemesi sebebiyle çalışamadığını beyan etmiş ancak gün hesabının nasıl yapıldığını, aracın tamirine ilişkin hangi evrakta gün sayısının yer aldığını açıkça beyan etmediğini, dilekçesinin ekinde de sunmadığını, kaldı ki davacı yanın 28.04.2022 tarihli delil dilekçesinde sadece faturalara dayanılmış tamirin kaç gün sürdüğüne ya da yedek parçanın neden 12 gün beklendiğine ya da tamirin neden bu kadar uzun sürdüğüne dair bir evrak sunmadığını, bu sebeple 12 gün tırın çalışamadığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte makul sürenin çok üstünde bir süre olduğunu, ayrıca davacı yan dilekçesinde kazanın meydana geldiği tırın ne iş için kullanıldığını, yaptığı işten günlük kazancının ne olduğununun bildirmediğini, bu haliyle dosyanın bilirkişiye tevdii durumunda bilirkişinin hesap yapmasına elverişli hiçbir done sunulmadığını, bu haliyle davadaki taleplerin somutlaştırılmadığını, hesaba elverişli bir beyanda bulunulmadığını, 24.03.2021 tarihinde kaza meydana geldiğini, akabinde diğer davalı olan ve aracı idare ede... çalıştığı müvekkili şirket ile iletişime geçtiğini, müvekkili şirket de tamirin masrafları müvekkil şirketçe karşılanmak suretiyle yaptırılmasını önerdiğini, ancak davacı yan müvekkili şirketin tüm bu samimi beyanlarına rağmen aracı kendilerinin yaptıracağını beyan ederek bu isteği reddettiğini, müvekkili şirket hem zararın karşılanmasına hazır olup kaza tespit tutanağındaki kusur oranında tamiri yetkili serviste yaptırılabileceklerini ısrarla beyan ettiğini, hatta kaza fotoğraflarını yetkili servise gönderdiğini, ellerinde parça olduğunu bir gün içinde hızlıca tamirin yapılacağı yönünde bilgi alındığını, ancak buna rağmen davacı şirket ısrarla ve bilerek zararı gidermemize izin vermediğini, muhtemelen elinde yedek parça bulunmayan bir tamircide aracı tamir ettirmek suretiyle müvekkili şirketi iyice zarara soktuğunu, gösterdiği tanıklar dinlendiğinde müvekkili şirketin samimi beyanlarla aracı hızlıca ve masraflarını karşılamak suretiyle yaptırabileceğini söylemesine rağmen davacının buna yanaşmadığını, bilerek ve isteyerek zararı gidermemize engel olduklarını, araçta oluşan zarar belirlenebilecek konumda olduğunu, üstelik 12 gün parça bekleyecek kadar ciddi ve onulmaz bir zarar da bulunmadığını, buna rağmen bir tamircide rahatlıkla bulunabilecek parçaların 12 gün gibi uzun bir süre temin edilemediğini, bu nedenle de aracın çalışamadığı iddiası gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle bilirkişi raporunda bu hususun da dikkate alınmasını, değişen parçaların neler olduğunun tespit edilerek bunların güncel piyasada temin edilme sürelerinin de belirlenmesi yönünde talebinin bulunduğunu, yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerle müvekkili hakkında açılmış haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini müvekkili adına talep etmiştir.
Davalı...ya dava dilekçesi ve tensip zaptınını tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLER: 24.03.2021 Tarihli trafik kazası tespit tutanağı, araçlara ait ruhsat, sürücü belgesi, ekspertir tespitleri, sigorta poliçeleri, sair faturalar, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi ve sair tüm yasal delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz ve izah edilen hususlarla,
Hasar onarım süresi tespite konu ...plaka sayılı... 1840 LS 4x2 2011 model Çekicinin somut olarak aracın kaç günde onarıldığını değil, aracın ne kadar sürede onarılabileceğini tespit etmek gerektiğinden mesleki bilgilerimize dayalı Ekspertiz Raporu içeriğinde yer alan hususlar dikkate alınarak “makul onarım süresi” düzenli bir çalışma ile 7 gün olarak belirlenmiş olup, onarımı gereken parçaların hasar tarihi itibariyle özellik arz eden ve/veya temininde güçlük çekilen parçalar olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamı bilgi ve belgelerin tetkikinde, ... plaka sayılı ... LS 4x2 2011 model Çekicinin, süregelen taşıma işi, taşıma sözleşmeleri, mahrum kalınan gelir, amortisman bilgileri vs bilgi ve belgeler mevcut olmadığından bu yönde bir çalışma yapılamamıştır. Bu bilgi ve belgelerin davacı tarafından Sayın Mahkemeye ibrazı halinde, bu yönde bir çalışma yapılabilecektir.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kamaatimizi saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 08.01.2024
tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Davacı...İnşaat Malz. Nakl. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin dava konusu maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle mahrum kaldığı gelir yönünden dava tarihi (10.02.2022) itibariyle davalılardan talep edebileceği alacak miktarı; Toplam 100,80 TL (asıl) olarak hesap edilmiştir.
Dört sayfa olarak düzenlenen işbu bilirkişi raporum, Yüce Mahkemenin takdirlerine saygıyla arz olunur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 16.04.2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...ı dava dosyasında detayları yukarıda açıklandığı üzere;... Plakalı aracın 7 günlük dönemde (6 çalışma günü) mahrum kalınan net hasılat tutarının 10.02.2022 dava tarihi itibariyle 570,79-TL olarak hesaplanabileceği, Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacı şirkete ait... plaka sayılı araç ile davalı ... Prefabrik Mühendislik İnşaat Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin maliki ve davalı...nın sürücüsü olduğu... plaka sayılı araç arasında gerçekleşen 24/03/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait aracın onarımda geçen sürede kullanılamamasından kaynaklanan kazanç kaybı zararının tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Davalı ... Prefabrik Mühendislik İnşaat Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde davacının taleplerinin somutlaştırılmadığını, davacıya ait aracın onarımının 12 gün sürmeyeceğini, bu sürenin makul bir onarım süresinin çok üzerinde olduğu, kaza sonrası davalı şirketin onarımı gerçekleştirmek üzere davacı şirkete teklifte bulunduğu ancak davacıların aracı kendilerinin yaptırmak istediğini, davacıya ait aracın parçasının piyasadan temin edilebilir nitelikte olduğunu, davacının zarar talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde aracın işleteni ve kusuruyla zarara sebebiyet veren sürücü zarar görene karşı haksız fiil hükümlerine göre birlikte sorumludur.
5-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
6-Mahkememizce dava konusu kazanın gerçekleşmesinde araç sürücülerinin kusurlarına ilişkin yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, dosyaya sunulan kaza tespit tutanağında davacı araç sürücüsünün "... plakalı aracıma park halindeyken... plakalı araç sağ ön taraftan çarpmıştır" şeklinde kaza anlatımını tutanağa geçirdiği, davalı araç sürücüsünün ise "...plakalı aracımla yükleme alanına doğru ilerlerken park halinde bulunan ...plakalı araca sağ ön taraftan çarptım. Not: Aracın sağ basamağı öncede kırıktı" şeklinde anlatımda bulunduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/1-l maddesinde "Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma" asli kusur olarak düzenlenmiş olup, davalı araç sürücüsünün park halinde bulunan davacı şirkete ait araca çarpması suretiyle kazanın gerçekleştiği dikkate alındığında kaza oluş şekli ve yasal düzenleme uyarınca davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği kanaatiyle davalıların kusur oranı %100 olarak kabul edilmiştir.
7-Dosya davacının aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararın tespiti için dosya hasar konusunda uzman bilirkişi ve taşımacılık sektörü konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda aracın 7 günlük sürede onarılabileceği, emsal nitelikte bir aracın kaza tarihi itibariyle 715,00-TL bedel ile kiralanabileceği, davacının ticari kazanç kaybının tespiti için gerekli bilgilerin dosyada yer almaması nedeniyle bu yönde görüş bildirilemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı her iki tarafça sair itirazlar ileri sürülmüştür.
Mahkememizce davacı ticari defterleri incelenerek ticari kazanç kaybının tespiti yönünde bilirkişi incelmesi yapılmış, dosyaya sunulan 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu... plaka sayılı aracın günlük kazancının ticari defterlere göre 14,40-TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya, davacı ticari defterlerinden elde edilen veriler doğrultusunda 04/09/2023 tarihli raporu sunan heyete yeniden tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda " ... Plakalı aracın 7 günlük dönemde (6 çalışma günü) mahrum kalınan net hasılat tutarının 10.02.2022 dava tarihi itibariyle 570,79-TL olarak hesaplanabileceği" şeklinde görüş sunulmuştur.
Davacı tarafça raporlara karşı, dava konusu aracın yalnızca dava dışı şirketlerin taşıma işlerinde kullanılmadığı, davacı şirketin kendisine ait işlerde de kullanıldığı ve bunlardan dolayı fatura düzenlenemediği için kazançlara eklenmediği ancak davacının aracı kullanamaması nedeniyle zararının oluştuğu yönünde itirazlarda bulunulmuştur.
8-Dosya kapsamında İzmir Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odası'nın 01/11/2023 tarihli cevabi yazısında davacıya ait aracın kaza tarihindeki 1 günlük net kazancının 3.000,00-TL olabileceği, Bursa Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odası'nın 07/11/2023 tarihli cevabi yazısında davacıya ait aracın kaza tarihindeki 1 günlük net kazancının ortalama 800,00-TL ila 1.250,00-TL arasında olabileceğine dair cevap verildiği görülmüştür.
9-Dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları ve davacı ticari defter kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi ve Yargıtay (Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre bir aracın hasarıyla sonuçlanan trafik kazaları neticesinde aracın onarımında geçen sürede araçtan faydalanamayan araç malikinin faydalanamadığı sürede emsal bir aracı kiralamamış olsa dahi salt aracın kullanımından mahrum kalması nedeniyle maddi zarara uğradığı kabul edilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davacı davasında ticari kazanç kaybına istinaden zarar talebinde bulunmuştur. Davacı ticari defterlerinde yer alan kazanç getirici fatura kayıtlarına göre davacının günlük zararının 14,40-TL olduğu belirlenmiş ise de aracın cinsi ve kullanım amacı dikkate alındığında davacı şirketin bu aracın işletilmesi nedeniyle günde 14,40-TL kazanç elde etmesinin olağan hayat akışına uygun olmadığının kabulü gerekmektedir. Ancak davacının ne miktarda kazanç kaybına uğradığı noktasında ispat külfeti davacı üzerinde olup davacının ticari defterlerine ve sunduğu belgelere göre bu miktarın üzerinde bir değer de ispat edemediği görülmüştür. Bununla birlikte, davacının, aracın kullanılmasından yoksun kaldığı da gözetildiğinde en az aracın bir günlük kiralama bedeli kadar zarara uğradığının kabulü gerekmektedir. Dosyaya sunulan 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda emsal bir aracın günlük 715,00-TL'ye kiralanabileceğinin belirtildiği ve davacının faaliyet gösterip bağlı bulunduğu Bursa Kamyoncular ve Kamyonetçiler Esnaf Odası cevabi yazısında da 800,00-TL ila 1.250,00-TL arası günlük kazanç miktarı bildirildiği dikkate alındığında, dosyaya sunulan 04/09/2023 tarihli bilirkişi raporuyla gösterilen günlük kiralama bedeli olan 715,00-TL'nin davacının aracın kullanılmamasından kaynaklanan günlük ticari zararı olarak kabulü gerektiği değerlendirilmiş ve aracın hasar gördüğü parçalarına göre 7 günlük onarım süresinin makul olduğu değerlendirilerek davacının 5.005,00-TL maddi zararının oluştuğu kabul edilmiştir.
10-Dava, 1.000,00-TL üzerinden kısmi dava olarak açılmıştır. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, istisnai bir dava türü olan belirsiz alacak davasının açılabilmesi için bu hususun açıkça belirtilmesi gerekmekte olup, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak açılmış davaların kısmi dava olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmektedir.
"6100 sayılı Kanunun 107. maddesine göre, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir, ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.
6100 sayılı Kanun ile birlikte, yukarıda belirtilen çerçevede belirsiz alacak davası açma imkanı tanınarak, belirsiz alacaklar bakımından hak arama özgürlüğü genişletilmiş; bununla bağlantılı olarak da hukuki yarar bulunmadan kısmi dava açma imkanı sınırlandırılmakla birlikte, tamamen kaldırılmamıştır.
Zaman zaman, 6100 sayılı Kanun ile birlikte kabul edilen belirsiz alacak davası ile kısmi davaya ilişkin yeni düzenlemedeki sınırın tam olarak tespit edilemediği, birinin diğeri yerine kullanıldığı görülmektedir. Oysa bu iki davanın amacı ve niteliği ayrıdır. Alacak, belirli veya belirlenebilir ise, belirsiz alacak davası açılamaz; ancak şartları varsa kısmi dava açılması mümkündür.
Kanunun kısmi dava açma imkanını sınırlamakla birlikte tamamen ortadan kaldırmadığı da gözetildiğinde, belirli alacaklar için, belirsiz alacak davası açılamasa da, şartları oluştuğunda ve hukuki yarar bulunduğunda kısmi dava açılması mümkündür. Aksi halde, sadece ya belirsiz alacak davası açma veya belirli tam alacak davası açma şeklinde iki imkandan söz edilebilir ki, o zaman da kısmi davaya ilişkin 6100 sayılı Kanunun 109. maddesindeki hükmün fiilen uygulanması söz konusu olamayacaktır. Çünkü, belirsiz alacak davasında zaten belirsiz alacak davasının sağladığı imkanlardan yararlanarak dava açılabilecek; şayet alacak belirli ise de, o zaman sadece tam eda davası açılabilecektir. Oysa kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği prensibi gereği, anılan maddeyle kısmi davaya ilişkin düzenleme yapıldığı düşünülerek ve Kanundaki sınırlamalara dikkat edilerek kısmi dava açılabilecektir.
Somut olayda, dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası türünde açıldığı belirtilmediğinden eldeki davanın, belirsiz alacak davası değil kısmi dava olduğunun kabulü gerekir. Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kısmi dava türünde olduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken, ıslaha ilişkin sunulan 06.02.2017 tarihli ve 29.01.2018 tarihli dilekçelerinden birinin talep artırım birinin ıslah dilekçesi olarak kabulü doğru değildir. Bu nedenle 29.01.2018 tarihli ıslah dilekçesi, davalılar yönünden ikinci ıslah dilekçesi olup, usul hükümlerine göre bir davada yalnızca bir ıslah dilekçesi verilebileceğinden, 29.01.2018 tarihli ıslah dilekçesindeki miktarlar doğrultusunda davalıların sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir."(Yargıtay ...Hukuk Dairesi, ... Karar, 18/10/2022)
Somut uyuşmazlıkta haksız fiil tarihi 18/11/2021 olup, dava zamanaşımı süresi 2 yıldır. Dava değeri 1.000,00-TL olarak ikame edilmiş ve davacı vekilinin 09/05/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle 5.005,00-TL'ye yükseltilmiştir. Davalı... Prefabrik Mühendislik İnşaat Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından ıslaha karşı 2 haftalık itiraz süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş olup, haksız fiil tarihi ile ıslah tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan davalı şirket yönünden ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı defi kişisel bir defi olup müteselsil sorumlulardan ancak ileri süren taraf lehine sonuç doğurmaktadır. Davalı araç sürücüsü Mehmet Kaya'nın zamanaşımı defi ileri sürmediği gözetilerek talep edilen alacağın tümünden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 5.005.00-TL maddi tazminatın davalı... Prefabrik Mühendislik İnşaat Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 1.000,00-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına talep doğrultusunda arabuluculuk başvuru tarihi 18/11/2021 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin davalı... Prefabrik Mühendislik İnşaat Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin olarak alınan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak alınan 346,90-TL harcın mahsubu ile harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 5.005,00-TL vekalet ücretinin davalı... Prefabrik Mühendislik İnşaat Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 1.000,00-TL ile sınırlı tutulmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
4-Davalı ... Prefabrik Mühendislik İnşaat Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/3. Maddesi uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...rik Mühendislik İnşaat Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 346,90-TL toplamı 427,60-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 875,75-TL posta ve tebligat ücreti, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 5.956,45-TL yargılama giderinin, daval... Prefabrik Mühendislik İnşaat Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 1.190,10-TL ile sınırlandırılmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Prefabrik Mühendislik İnşaat Gıda Turizm İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sorumluluğu 623,38-TL ile sınırlı tutulmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/06/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır