T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/364 Esas
KARAR NO : 2025/564
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/04/2022
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "...Davacı vekilin dava dilekçesinin özeti: 24.11.2021 tarihinde sürücü..., sevk ve idaresinde bulunan... plaka sayılı otomobil ile Ödemiş İlçesi Ferhat sokak üzerinde Güney Kuzey istikametinde seyrederken; Ferhat sokak ile Çağlayan sokak kavşağına geldiğinde, kontrolsüz bir şekilde kavşağa girmiş; sağ tarafından gelen ve Çağlayan sokak üzerinde Doğu Batı istikamette - seyreden davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletiyle,... plaka sayılı araca çarpmamak için manevra yaptığı sırada, motosikletin sol tarafa devrilmesi sonucu, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Kazaya karışan... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibari ile ruhsat sahibi ..., sürücüsü... ve ZMMS sigortasını yapan şirket... Sigorta'dır. Dolayısı ile davalıların hepsi de maddi tazminattan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, Manevi tazminattan ise sigorta şirketi dışındaki davalılar ... ve... müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, kazadan dolayı Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Soruşturma sayılı dosyası ile ceza soruşturması halen devam etttiği, sunulan nedenlerle Davacının kaza ile maddi ve manevi zararlarının bulunduğu sabit olmakla; dava açıldığını duyan sigorta şirketi dışındaki davalıların davanın sonuçlarından kurtulmak amacıyla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunmasının ve mal varlığını alacaklı aleyhine eksiltmesinin, gizlemesinin ve kaçırmasının önlenmesi amacıyla IIK'nın 257 vd. maddeleri gereğince TEMİNATSIZ OLARAK İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLMESİNE ve sigorta şirketi dışındaki davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin UYAP sisteminden sorgulanarak tespit edilmesi halinde üzerlerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, Maddi tazminat talebimizin kabulü ile HMK'nın 107. maddesi gereğince, bilirkişi incelemesi sonucu çıkacak fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL geçici maluliyet, 1.000,00 TL sürekli maluliyetten oluşan toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalıların tamamından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile verilmesine, Tarafların kusur durumu ve diğer tüm sebeplerle yasaca yapılabilecek tüm indirim sebepleri göz önüne alındıktan sonra manevi tazminat talebimizin kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılar ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama gider ve vekalet ücretini davalılara üzerine bırakılmasını talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı sigorta şirket vekilinin cevap dilekçesinde: "...davacı taraf karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi, davacının, trafik kazasından kaynaklanan gerçek kalıcı maluliyet oranının tespiti bakımından karayolları motorlu araçlar zorunlu sorumluluk (trafik) sigortası genel şartlar ve ekine uygun engelli sağlık kurulu raporunun dosyaya kazandırılması, trafik sigortası genel şartları atfı ile maluliyetin tespitine esas alınan 30.3.2013 tarihli ve 28603 sayılı resmî gazete’ de yayımlanan özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik yürürlükten 2 / 6kaldırıldığından, yerine yürürlüğe giren 20 şubat 2019 tarih, 30692 sayılı resmî gazete’de yayımlanan erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti, erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet oranını gösterir raporun dosyaya kazandırılması ve söz konusu raporun yönetmeliğine uygun şekilde tanzim edilip edilmediği hakkında HMK m. 266 vd anlamında uzman bilirkişiler tarafından inceleme yapılmasını, kazada davacı tam kusurlu olup, sigortalı araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığından söz konusu davanın reddi gerektiği, davacının talebine konu manevi tazminat, geçici işgöremezlik tazminatı ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerekmektedir. Tazminat hesaplamasında TRH 2010 Tablosunun kullanılması ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınması gerekmektedir. faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği. Görülmüştür.
Davalı sürücü ve araç malik vekilinin cevap dilekçesinin özeti: dava yetkisiz mahkemede açılmış olup Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi, kazanın oluşumunda davalı sürücünün kusuru olmadığı, davacı sürücünü aşırı hızlı araç kullanılmasında kaza meydana geldiği, davacı kazada geçici ve sürekli maluliyet yaşayacak şekilde yaralanmadığı, somut zarar ortaya konulmadığı, güncem maddi zararı olmadığı, taksirle meydana gelen olayda davacının talep ettiği manevi tazminat sebepsiz zenginleşmeye yönelik olup fahiş olup davacının davasının reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE :
> Dava; trafik kazasından kaynaklanan Sürekli ve Geçici İş Göremezlik talebine ilişkin tazminat davasıdır.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan 22/11/2021 tarihli başvuru dilekçesi ile dava şartı olan Yazılı Başvuru şartının da sağlandığı görülmüştür.
> Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
> Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
> Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
> Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
> Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;
-Fiil,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
> Mahkememizce davacının zararı olup olmadığı ve varsa miktarı ile davalının sorumluluğunun sınırının tespiti için öncelikle kusur incelemesi yapılmıştır:
> Mahkememizce aldırılan 02/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen "Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli 6 / 6tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile; ----... plaka sayılı davalı araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 57/a maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu.----... plaka sayılı mo tosiklet sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu. Hususundaki görüş ve Kanaatimin nihai kararın takdiri makamınıza ait olmak üzere saygılarımla arz ederim. " şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
> İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından alınan 08/11/2023 tarihli raporda;
A) Davacı sürücü ...’in %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu,
B) Davalı sürücü...'ın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmişlerdir. *
> Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,
Kaza Tarihi;
- 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
- 11.10.2008 - 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013 - 01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik,
- 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında; ATK... İhtisas Kurulu'ndan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre;
... oğlu... doğumlu...in 24.11.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmî Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre;
Kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremite, Şekil 2.10 %KF:%3, %KE: %2, Şekil 2.11 %KABD:%3, %KADD:%1, Şekil 2.12: %KIR %2 , %KER:%1, Tablo 3.2: %7 olduğuna göre;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %7 (yüzdeyedi) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği,
3.Kişinin sürekli ya da geçici süreyle başka birisinin bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Özetle; dosyaya sunulan 27.11.2024 tarihli Maluliyet Raporunda davacının % 7 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu, 3 aylık geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu belirtilmiştir.
Mahkememizce en yetkin ve üstün kurul olduğu kanaatiyle Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 27.11.2024 tarihli Maluliyet Raporu denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olması nedeni ile hükme esas alınmıştır.
> Dosya maluliyet ve kusur durumlarının belirlenmesi sonrasında aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek davacının geçici ve kalıcı iş gücü kaybından doğan zararları ile diğer zarar kalemleri yönünden rapor aldırılmıştır.
> Mahkememizce aldırılan 28/04/2025 tarihli Aktüerya Bilirkişisi Raporunda;
Dava Konusu Olguda, 24.11.2021 günü saat 13.00 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki...plakalı motosiklet ile Doğu/ Batı yönüne doğru... Sokak üzerinde seyir halinde iken olay mahalli kavşaktan geçiş yaptığı sırada sol tarafından kavağa giriş yaparak seyir istikametine giren davalı sürücü... idaresindeki... plakalı otomobil nedeniyle almış olduğu manevra tedbiri sonrasında motosikletinin sol yan kısımları üzerine devrilmesi neticesinde davaya konu trafik kazası meydana geldiği, kazada ...’in malul kalacak şeklide yaralandığı ve kazazedenin oluşan maddi manevi zarar karşısında tazminat davası açtığı, Davalı Sigorta şirketine ait ZMMS poliçesine göre 430.000,00-TL teminat limitinin bulunduğu anlaşılmış olup Sigorta şirketinin sorumluluğu limitler dahilindedir. ... ile ilgili olarak resmi gelir belgesi bulunmadığı anlaşılmış olduğundan Tüm hesaplamalar Yargıtay Uygulamaları gereği AGi’siz asgari ücret kullanılmıştır. Ancak Dava talebinde dekorasyon işi ile uğraştığı ve günlük yevmiyesinin 300,00-TL yevmiyesi olduğu belirtildiği tespit edilmiş olup Takdiri Sayın Hakimliğinizde olmak üzere beyan edilen gelir üzerinden de terditli hesaplama yapılmıştır. Buna göre 300-TL günlük ayda 26 günden aylık net gelirin 7.800,00-TL olduğu bunun da aynı dönem net asgari ücret olan 2.825,90-TL nin 2,76 katına denk geldiği anlaşılmıştır. ATK Adli Tıp... Üst Kurulunun 27.11.2024 tarihli adli sağlık kurulu raporunda; ...’in iyileşme süresinin 3 ay olduğu, Geçici iş göremezlik süresi sonundan itibaren %7 oranında engel durumunda olduğu, belirtilmiştir. ATK Trafik ihtisas Dairesinin 08.11.2023 tarihli kusur raporuna göre; olayda, Sürücü ... 'ın %75 oranında kusurlu olduğu, Yaya...in % 25 oranında kusurlu olduğu, belirtilmiştir. Bu durumda davacının kusur duruma göre kusur indirimi uygulanmıştır. Nihai kusur takdiri Sayın Hakimliğinizdedir. 24.11.2021 tarihinde meydana gelen olay sonrasında yaralanan ...’in % 25 kusurlu olduğu, %7 malul olduğu ve 3 aylık iyileşme süreci baz alındığında;
Asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada: hak etmiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatının 8.426,69-TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının 595.498,35-TL olduğu hesap edilmiştir.
Asgari ücretin 2,76 katı üzerinden yapılan hesaplamada: hak etmiş olduğu geçici iş göremezlik tazminatının 23.257,67-TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının 1.411.959,18-TL olduğu hesap edilmiştir. Tespit ve değerledirme neticelerini Sayın Mahkeme’nin takdir ve kararlarına saygılarımla arz ederim." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
> Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davaya konu kazaya ilişkin tespit tutanağında davacı...in kural ihlalinin bulunmadığı,... plaka sayılı araç sürücüsü...'ın ise KTK 57/1-c-2 hükmünü ihlal ettiğinin belirtildiği,
Ancak 02.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda HER İKİ SÜRÜCÜNÜN DE KUSURLU ve kazada etken olduğunun belirtildiği,
Ödemiş.. ASCM'nin ...E sayılı dosyasında ATK'dan aldırılmış olan 28.03.2023 tarihli kusur raporunda ise ...in TALİ KUSURLU,...'ın ise ASLİ KUSURLU olduğunun belirtildiği,
Yine mahkememizce ATK'dan aldırılan 08.11.2023 tarihli Oransal Kusur Raporunda ise...in % 25,...'ın ise % 75 KUSURLU olduğu yönünde görüş ve kanaat belirtildiği görülmüş,
Anılan üç raporun da birbiriyle örtüşmesi nedeniyle her iki sürücünün de kusurlu olduğu, ...in % 25,...'ın ise % 75 KUSURLU olduğu hususu mahkememizce de kabul olunmuştur.
23.12.2024 tarihli ATK Maluliyet Raporunda davacının % 7 oranında maluliyetinin bulunduğu, 3 aylık tıbbi iyileşme süresinin bulunduğu yönünde görüş ve kanaat belirtilmiş olup, tarafların rapora karşı herhangi bir itirazının bulunmadığı görülmekle raporda belirtilen maluliyet oranı ve tıbbi iyileşme süresi mahkememizce de kabul edilmiştir.
Yukarıda belirtilen kusur ve maluliyet oranı ve tıbbi iyileşme süresi esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrünün TRH-2010 mortalite tablosu üzerinden hesaplandığı, buna göre 44,45 yıl bakiye ömrünün bulunduğu, buna göre geçici iş göremezlik tazminatının 11.235,59-TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının ise 793.997,80-TL olduğu; % 25 kusur indirimi yapıldığında ise geçici iş göremezlik tazminatının 8.426,69-TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının ise 595.498,35-TL olduğu tespit olunmuştur.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu Aktüerya Bilirkişi Raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki maddi tazminat talebinin; davacının maluliyet oranı, iyileşme süresi, yaşadığı acı, elem, keder ve tarafların sosyal ekonomik durumu nazara alınarak manevi tazminat talebinin kabulüne ilişkin aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-a) Davanın KABULÜ ile;
- 595.498,35-TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı,
- 8.426,69-TL Geçici İş Göremezlik Tazminatı olmak üzere davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 430.000,00-TL olan poliçe limitiyle sınırlı olarak toplam 603.925,04-TL Maddi Tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Maddi Tazminata davalılar... ve ... yönünden haksız fiil tarihi 24/11/2021'den, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 04/01/2022 tarihinden itibaren Yasal Faiz yürütülmesine,
b) Manevi Tazminat talebinin KABULÜ ile;
- 30.000,00-TL manevi tazminatın davalılar... ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminata haksız fiil tarihi 24/11/2021'den itibaren Yasal Faiz işletilmesine,
3-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 43.303,41-TL harçtan peşin alınan 109,30-TL ve ıslah ile alınan 2.055,87-TL'nin mahsubu ile bakiye 41.138,24-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, (Davalı... Sigorta AŞ harcın yalnızca 27.904,62-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına)
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, (Davalı... Sigorta AŞ harcın yalnızca 1.058,16-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına)
5- Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 334,50-TL harç ile 2.055,87-TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına 94.588,76-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınıp davacıya verilmesine, (Davalı... Sigorta AŞ yalnızca 68.500,00-TL 'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına)
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar... ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
8- Davacı tarafından yapılan 6.995,00-TL ATK fatura bedelinin, 5.000,00-TL bilirkişi ücretinin ve 2.870,50-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 14.865,50-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalılar ... ve... vekili ile davalı...un yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 12/06/2025
Katip...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza