T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/431 Esas
KARAR NO : 2024/522
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/05/2022
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 04.03.2022 günü saat 15:45 sıralarında Karabağlar/İZMİR mevkinde, sürücü... sevk ve idaresinde bulunduğu... plaka sayılı aracı ile Eskiizmir Caddesi... Caddesi istikametinden gelip, 4714 istikametine sola dönüş yapmak için manevra yapmış, Eskiizmir caddesi Yıkıkcami istikametinden gelen plakasını alamadığı araç kendisine yol vererek, geçişini yaptığı sırada aracın sağ ön köşe kısımlarıyla, yol veren aracın sağından geçerek kavşağa giriş yapan sürücü ..., sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı motosikletinin ön kısımlarıyla çarpışarak devrilmesi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ikame ettiği dava belirsiz alacak davası olduğunu, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harç tarafımızca ikmal edileceğini, kaza sonucunda müvekkili ağır olarak yaralanıp derhal hastaneye kaldırıldığını, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde vücudunda birden fazla kemik kırığı meydana geldiğini, müvekkili İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi gördüğünü, olayın oluş şekli, kaza tespit tutanağı, mağdur ve şüpheli ifade tutanakları, hastane raporları göz önünde bulundurulduğunda kazayı yapan... plaka sayılı araç sürücüsü... Asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ...soruşturma numaralı soruşturma dosyası açıldığını, olası asgari ücret artışlarından doğan hakları saklı olduğunu, müvekkilinin belirtilen kazadan kaynaklı oluşan geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının ve kaza sebebiyle müvekkile yapılan bakıcı giderinin tespiti ile buna tekabül eden maddi zararın davalı sigorta şirketinden tazmini talep olunduğunu, müvekkilinin kazadan sonra iyileşme süresi boyunca tek başına maluliyeti sebebi ile günlük yaşam aktivitelerini sağlayamamakta ve bir başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunu, bu husus bakım gideri gerektirdiğini, fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra; arz ve izah edilen nedenler ve sayın mahkemece resen nazara alınacak hususlarla: fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkilimiz için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL Bakıcı Gideri olmak üzere toplam 250 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan tüm belgelerin celbine, davalı sigorta şirketinden poliçe asıllarının ve hasar dosyasının celbine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ... soruşturma no'lu soruşturma dosyasının celbine,... plakalı aracın kaza tarihi olan 04.03.2022 tarihi itibariyle tüm tescil bilgilerinin celbi için ilgili Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasını, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, tarihli ıslah dilekçesi ile; Islah dilekçemizin davalı vekiline tebliğe çıkarılmasını, ıslah talebimizin kabulüne ve ıslah talebimiz sonucu; geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın 34.611,04-TL, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminatın 500.000,00-TL, bakım giderinden kaynaklı maddi tazminatın 4.003,20-TL olmak üzere toplam 538.614,24-TL maddi tazminatın kabulüne, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla 538.614,24-TL'nin sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı... A.Ş.'den alınarak müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere, ...plakalı notosiklet sürücüsü ... KYTK MD 56/1-A maddesini ihlal ettiğini, ilgili kanun maddesinde, "Sürücüler aşağıdaki kurallara ve yasaklara uymak zorundadırlar. Şerit izleme, Sürücülerin; geçme ,dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında şerit değiştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları, kavşaklara yaklaşırken, yerleşim yerleri dışında yüzelli metre, yerleşim yerlerinde ise otuz metre mesafe içinde ve kavşaklarda şerit değiştirmeleri, araçların cinsine ve hızına uygun olmayan şeritten gitmeleri, işaret vermeden şerit değiştirmeleri, yasaktır.
" denildiğini, trafik kazalarında kusur durumlarını belirlemeye yetkili ve görevli kurum, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi olduğunu, bu açıdan, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan rapor alınmasını talep ettiğini, dava konusu kaza ile ilgili ceza dosyası var ise celbini ve ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiğini, işbu davayı kabul etmemek kaydıyla, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti bulunup bulunmadığı hususu Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca belirtmek gerekir ki, tedavi sürecinin uzun olması ve davacının tedavi süresince sık sık hastaneye gitmesi kalıcı maluliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, kalıcı maluliyet oranı tamamen iyileşme sürecinden sonra ortaya çıkacağından, tedavi süreci dikkate alınmadan tespit edilecek maluliyet oranı eğer maluliyet var ise haksız bir hesabın yapılmasına neden olacağını, işbu davayı kabul etmemek kaydıyla, bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamında olduğu için bakıcı giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu başkanlığı sorumlu olduğunu, ayrıca işbu davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin bakıcı giderinden sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde hangi tarihten itibaren bakıcıya ihtiyaç duyacağı, bakıcı ihtiyacının süresi(tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) konusunda Adli Tıp Kurumu ... ihtisas kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre rapor tanzim edilmesi gerektiğini, işbu davayı kabul etmemek kaydıyla, davacı tarafın eksik evraklar giderilmeksizin davanın açıldığı sabit olup davanın usulden reddi gerektiğini, arabuluculuk tutanağında, talep edilen alacak kalemleri tek tek belirtilmemiştir. bu sebeple arabuluculuk dosyasının sayın mahkemeniz huzurunda görülen işbu dosyaya celbini ve başvuru evrakında davada talep edilen alacak kalemleri tek tek yazılmadı ise geçerli bir arabuluculuk başvurusundan söz edilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, davacının başvuru tarihinden itibaren faiz talebinin reddi gerektiğini, zira, bir an için aleyhimize karar verileceği düşünülse dahi müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediği, eksik başvuru evraklarının tamamlanmadığı gibi olgular dikkate alınarak faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olacağı açık olduğunu, açıklanan nedenlerle, müvekkili aleyhine açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yukarıda izah edilen nedenlerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddi ile vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan tedavi evrakları ve labaratuvar sonuç raporu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda...soruşturma numaralı soruşturma dosyası, Arabuluculuk Son Tutanağı, Kaza ile ilgili tutanaklar, Tanık, Poliçe, Yemin ve Her Türlü Yasal Delil olarak değerlendirilmiştir.
Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 22/03/2024 tarihli rapora göre; "...04.03.2022 tarihinde yaralanan ...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 43.263,81 TL olduğu, Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 639.845,40 TL olduğu, Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 5.004,00 TL olduğu, Davacının toplam maddi tazminat alacağının 688.113,21 TL'ye tekabül ettiği, davalı tarafın %80 oranında kusur ile zararın 550.490,56 TL'sinden sorumluluğunun olacağı, Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 500.000,00 TL olduğu kanaatiyle, Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan 14/02/2023 tarihli rapora göre; "...Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Davalı taraf sürücüsü ...in % 80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ın % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan 11/09/2023 tarihli ek rapora göre; "...Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Davalı taraf sürücüsü ...in % 80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ın % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek ek rapordur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan 20/12/2023 tarihli rapora göre;..."Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)Sürücü ...in %80(yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu,
B)Davacı sürücü ...'ın %20(yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu, kanaatini bildirir müşterek rapordur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Ege Üniversitesinden alınan 20/03/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre..." İncelenen tıbbi evrakı şahsın tarafımızca alınan öyküsü, yapılan muayenesi göz önünde bulundurulduğunda; ...'ın 04.03.2022 tarihli kazada meydana gelen sol bacak ve ayak kemik kırıklarına yönelik olarak kontrollerinin halen devam ettiğini, doktorunun iyileşmesinin henüz tamamlanmadığını söylediğini beyan etmesi ve maluliyet hesaplamalarında kalıcı arızaların göz önünde bulundurulması gerektiği hususuna dayanılarak şahsın takip ve tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından Anabilim Dalımıza müracaat ettirilmesi ile istenilen hususlarda tekrar değerlendirilmesinin uygun olduğu mütalaasına varılmıştır.
2. Şahıs mevcut kazaya bağlı ruhsal şikayetler tariflemiş olup bu şikayetlerle herhangi bir psikiyatri polikliniğine başvurmadığını beyan etmiştir. Tarafınızca istenmesi halinde şahsın tam teşekküllü bir hastanenin Ruh sağlığı ve hastalıkları kliniğinde 6 (altı) ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 Psikiyatri Uzmanından oluşan bir heyet tarafından düzenlenecek "şahsın olaya bağlı psikiyatrik bir hastalığı olup olmadığını varsa psikiyatrik hastalığın kalıcı olup olmadığını (tedavi ile işlevselliği tam düzelen, kısmen düzelen, düzelmeyen şeklinde) belirtir bir rapor” aldırılarak raporun Anabilim Dalımıza gönderilmesi halinde varsa olaya bağlı kalıcı psikiyatrik arızası da dikkate alınarak tekrar değerlendirme yapılabilecektir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Ege Üniversitesinden alınan 07/06/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre..." Bu bulgulara dayanılarak ...doğumlu ... 'n 04.03.2022 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan ve istem yazınızda da belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ten (Resmi Gazete, Şubat 2019. 30692 Sayı) faydalanılarak hesaplandığında:
- BÖLÜM: KAS İSKELET SİSTEMİ
3. ALT EKSTREMİTEYE AİT SORUNLARDA ENGELLİLİK ORANLARI
Tablo 3.10- Ayak bileği eklemi hareket kısıtlılığına bağlı özürlülük
Ekstansiyon: Hafif
Alt ekstremite engellilik oranı: %7
Tablo 3.11-Topuk hareket kısıtlılığına bağlı engellilik
Eversiyon: Hafif
Alt ekstremite engellilik oranı: %2
İnversiyon: Hafif
Alt ekstremite engellilik oranı: %2
- İlgili yönetmelikte “Ekstremitenin aynı bölgesinde farklı bozukluklar varsa veya aynı ekstremitenin farklı eklemlerinde bozukluk varsa önce Balıhazard yöntemi ile ekstremite engellilik oranı hesaplanır daha sonra kişinin engellilik oranına dönüştürülür.” denildiğinden, şahsın sol ayak bileği ve topuk hareket kısıtlılığı nedeniyle alt ekstremite engellilik oranı %10,7 olarak saptanmış olup "Tablo 3.2 Alt ekstremite engelliliğinden kişinin engellilik oranın hesaplanması" tablosundan yararlanılarak kişinin engellilik oranı %6 (altı) olarak bulunmuştur.
2. Tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, ancak varsa iş göremezlik /istirahat rapor sürelerinin göz önünde bulundurulmasının daha uygun olacağı mütalaasına varılmıştır.
3. Şahsın yaralanması nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı. geçici olarak yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 1 (bir) ay olarak kabulünün uygun olacağı, istem yazınızda belirtilen "yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin tam gün clup olmadığı veya günün kaç saati bakıma ihtiyaç duyacağı" hususlarının şahsın takip ve tedavisini yapan hekimler tarafından yanıtlanmasının uygun olacağı mütalaasına varıldı.
4. Şahıs Anabilim Dalımızda 20.01.2023 tarihinde alınan anamnezinde davava konu olava bağlı ruhsal şikayetler tariflediğinden, 09.03.2023 tarihli... sayılı raporumuzun sonuç bölümünde: tarafınızca istenmesi halinde şahsın 3 psikiyatri uzmanı tarafından oluşan bir heyet tarafından olaya bağlı ruhsal değerlendirilmesinin yapılmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Ancak şahıs 12.05.2023 tarihinde alınan anamnezinde herhangi bir psikiyatri polikliniğine başvurmayı düşünmediğini beyan etmiştir. Dolayısıyla şahsın davaya konu olaya bağlı ruhsal etkileniminin olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamamıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı ile bakım gideri zararının tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyet, geçici iş gücü kaybı ve bakıcı ihtiyacının meydana gelip gelmediği noktalarında toplanmaktadır.
3-Dosya kapsamının incelenmesinden davacının sevk ve idaresinde bulunan ...plaka sayılı araç ile dava dışı ...in sevk ve idaresindeki, davalı şirket nezdinde KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olan... plaka sayılı araç arasında 04/03/2022 tarihinde çift taraflı yaralamalı trafik kazası meydana geldiği,... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 25/03/2021-25/03/2022 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve kazanın poliçe vadesi içerisinde meydana geldiği görülmüştür.
4-Davalı sigorta şirketinin KTK 97.maddesi anlamında geçerli başvurunun yapılmadığına yönelik savunmasının incelenmesinde, yasal düzenleme ile öngörülen başvuruya ilişkin eksikliklerin yargılama aşamasında dahi tamamlanabileceğine yönelik yerleşik yargısal uygulama dikkate alındığında davacının yazılı başvuru sırasında bir kısım evrakları temin etmemiş olmasının yazılı başvuru şartının yerine getirilmemesi şeklinde yorumlanamayacağı, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu kargo kayıtlarına göre 21/03/2022 tarihinde başvuru evrakının davalı şirkete tebliğ edildiği ve bir dava şartı noksanlığı bulunmadığı değerlendirilmiştir.
5-Mahkememizce kaza tespit tutanağı, poliçe, ceza yargılaması dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, kusura yönelik bilirkişi raporu ve aktüerya bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
6-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
7-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Mahkememizce kusur değerlendirmesi hususunda dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 10/02/2023 tarihli ATK raporuna göre dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı araç sürücüsü... %80 oranında davacı araç sürücüsü ise %20 oranında kusurlu bulunmuştur.
Rapora karşı davalı vekili tarafından bir kısım itirazlar ileri sürülmüştür.
Dosya kapsamı ve ATK raporunun birlikte incelenmesinde, kaza tespit tutanağında kusur ağırlıkları değerlendirilmeksizin her iki tarafın da kusurlu görüldüğü ancak ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda ağırlıklı kusurun davalının sigortalısı araç sürücüsüne verildiği, bu haliyle kaza tespit tutanağı ile ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki oluştuğu anlaşıldığından çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti'nden rapor alınmış, dosyaya sunulan 20/12/2023 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar heyeti raporunda davalı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı araç sürücüsü... %80 oranında davacı araç sürücüsü ise %20 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
9-Davalı tarafça rapora karşı itirazda bulunulmuş ise de gerek kaza tespit tutanağı gerekse mahkememizce alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporlarında davalının sigortalısı araç sürücüsü ...in Karayolları Trafik Kanunu'nun 53/b maddesinde düzenlenen sola dönüş kurallarını ihlal etmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise sola dönüş yapan araca karşı gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle daha alt düzeyde kusurlu olduğu, bu haliyle davalının sigortalısı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu olduğuna yönelik Trafik İhtisas Dairesi görüşü mahkememizce de uygun bulunmakla kazanın davalının sigortalısı araç sürücüsünün asli ve %80 oranındaki kusuru ve davacının tali düzeydeki %20 oranındaki kusuruyla gerçekleştiği kabul edilmiştir.
10-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda kaza tarihi 04/03/2022 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerinErişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 01/06/2023 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybının %6 olduğu, davacının 9 ay süreyle geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu ve 1 ay süreyle bakıcı ihtiyacı duyacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Maluliyet raporuna karşı davalı vekili tarafından bir kısım itirazlar ileri sürülmüş ise de hesaplama hatasına yönelik itirazları dışında somut bir itiraz nedeni ileri sürülmediği, maluliyet raporunda raporda gösterilen oranların belirlenmesine esas alınan arazların ve yönetmelikte bunlara gelen karşılık oranlara yönelik somut bir itiraz gösterilmediği, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe göre ve Yargıtay'ın yerleşik uygulaması doğrultusunda 3 adli tıp uzmanından oluşan heyet tarafından düzenlendiği, bu haliyle raporun dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle davacının kaza nedeniyle %6 oranında sürekli iş gücü kaybına ve 9 ay süreyle geçici iş gücü kaybına uğradığı ve 1 aylık bakıcı ihtiyacı oluştuğu kabul edilmiştir.
11-Maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 22/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının %6 sürekli maluliyet oranına göre 639.845,40-TL zararının oluştuğu, 9 ay süreli geçici iş gücü kaybı nedeniyle 43.263,81-TL maddi zararın oluştuğu ve bakım giderinden kaynaklanan 5.004,00-TL zararının oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, aktüerya raporunun TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi dikkate alınarak düzenlendiği, itirazlarda somut bir hata veya eksiklik gösterilmediği, bu haliyle Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı olarak benimsediği yaşam tablosu ve hesaplama yöntemine uygun olarak gerçekleştirilen hesap sonucunun hukuka uygun olduğu gözetilerek davacının 639.845,40-TL sürekli iş gücü kaybı, 43.263,81-TL geçici iş gücü kaybı zararının ve 5.004,00-TL bakım gideri zararının oluştuğu kabul edilmiştir.
Davalının sigortalısı araç sürücüsünün mahkememizce kabul edilen kusur oranı %80 olup davacının yukarıda tespit edilen maddi zararlarından davalı sigorta şirketi %80 kusur oranına göre sorumludur. Davacının toplam zararının kusur oranına isabet eden kısmının sürekli iş gücü kaybı yönünden 511.876,32-TL, geçici iş gücü kaybı yönünden 34.611,04-TL ve bakım gideri yönünden ise 4.003,20-TL olduğu kabul edilmiştir.
Davalı tarafça yargılama aşamasında davacının koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle zararın artmasına sebebiyet verdiği savunularak müterafık kusur indirimi uygulanması savunulmuş ise de, kaza tespit tutanağına göre davacı araç sürücüsünün kaskının kaza sırasında takılı olduğu gibi mahkememizce hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyetine neden olan yaralanmasının ayak bölgesi ve alt ekstremite bölgesinde olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre yalnızca kaskın zorunlu tertibat olarak yer aldığı, davacının kask taktığı sırada kaza gerçekleşmekle birlikte kaskın dava konusu maluliyetin oluşmasını engelleyecek nitelikte bir koruma sağlamayacağı, bu haliyle davacının dizlik veya başkaca bir koruyucu tertibat kullanma zorunluluğu bulunmadığı gözetilerek müterafik kusur indirimi şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
12-Davacı vekilinin 21/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri sürekli iş gücü kaybı yönünden 500.000,00-TL'ye, geçici iş gücü kaybı yönünden 34.611,04-TL'ye ve bakım gideri zararı yönünden 4.003,20-TL'ye yükseltilmiştir.
Mahkememizce alınan maluliyet raporu, kusur raporu ve aktüerya raporuna göre belirlenen sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı zararları ile bakım gideri zararından davalının %80 kusur oranına göre sorumlu olduğu, davacının talep edebileceği toplam zararın sürekli iş gücü kaybı yönünden 500.000,00-TL, geçici iş gücü kaybı yönünden 34.611,04-TL ve bakım gideri zararı yönünden 4.003,20-TL olduğu, davalı sigorta şirketinin bu zararlardan kaza tarihindeki poliçe limiti olan 500.000,00-TL sakatlık ve ölüm teminatı ve 500.000,00-TL tedavi giderleri teminatı kapsamında sorumlu olduğu, geçici iş gücü kaybı zararı ile bakım gideri zararının tedavi giderleri teminatı kapsamında kabul edilmesi gerektiği dikkate alınarak belirlenen bu miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir, bakım gideri zararı yönünden ise, maluliyet raporunda davacının bakıcı ihtiyacının günün kaç saatlik diliminde olacağına dair net bir tespit yer almadığı, davacının 1 aylık sürede iyileşme sürecine bağlı olarak zaman içerisinde tam gün olarak değil kısmi zamanlı olarak da bakıcı ihtiyacı duyabileceği, bu hususun bilirkişi raporu ile net olarak tespit edilemediği dikkate alındığında 6098 sayılı TBK'nın 50/2. Fıkrasında yer alan "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmü dikkate alınarak takdiren %50 oranında indirim uygulanmış ve bakıcı gideri zararı takdiri indirim nedeniyle 2.001,60-TL olarak kısmen kabul edilmiştir. Mahkememizce bakım gideri zararı yönünden takdiri indirim uygulanarak kısmen ret kararı verildiğinden her ne kadar dava kısmen kabul edilmiş ise de indirim sebebi takdire bağlı olduğu gözetilerek reddedilen kısım yönünden davalı lehine yargılama giderine hükmedilmemiş, yargılama giderleri indirim yapılan kısım dikkate alınmaksızın belirlenmiştir.
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
14-Kısa kararın 1 nolu fıkrasının B bendinde geçici iş gücü kaybı yönünden hüküm kurulmuş ise de sehven "34.611,04-TL sürekli geçici iş gücü kaybından kaynaklanan..." ibaresi yer aldığı görülmüştür. Hükümde ayrıca sürekli iş gücü kaybı miktarına yönelik hüküm kurulmuş olması ve "sürekli" ibaresinin açık bir yazım hatasından dolayı metinde kaldığı, aynı fıkrada zararın sağlık giderleri teminatından karşılanacağının da belirtildiği dikkate alındığında 34.611,04-TL tazminatın geçici iş gücü kaybı zararına istinaden hükmedildiği hususunda tereddüt oluşmayacağı değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
A-500.000,00-TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın poliçe limiti 500.000,00-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 01/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
B-34.611,04-TL sürekli geçici gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın sağlık giderleri teminatı 500.000,00-TL sorumluluk limiti aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 01/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
C-2.001,60-TL bakım giderinden kaynaklanan maddi tazminatın sağlık giderleri teminatı 500.000,00-TL sorumluluk limiti aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 01/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin kısmi bakım süresine yönelik takdiri indirim nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 36.656,00-TL harçtan peşin olarak alınan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak alınan 1.839,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye kalan 34.736,30-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 81.125,77-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.839,00-TL toplamı 1.919,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvuru harcı ile 911,25-TL posta ve tebligat ücreti, 2.755,00-TL Ege Üniversitesinin sağlık kurulu fatura bedeli, 2.173,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura bedeli, 2.750,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 8.669,95-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
04/06/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır