T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/440 Esas
KARAR NO : 2024/786
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/05/2022
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ...A.Ş. vekili dava dilekçesinde özetle; "Dava dışı...nşaat Taahhüt Dekorasyon Müşavirlik Gıda Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin müvekkili şirkete ... sayılı kapsamlı işyeri sigorta poliçesi ile 08.08.2019 - 08.08.2020 tarihleri arasında sigortalı olduğu, sigortalıya ait işyerinde meydana gelen voltaj dalgalanması neticesinde hasar meydana geldiği, söz konusu olay neticesinde 01/11/2019 tarihinde Kapsamlı İşyeri Sigorta Poliçesi kapsamında kusuru bulunmayan tarafların hasar ve zararının karşılandığı, Ödenen bedelin hasardan sorumlu olan davalıya rücu edileceği, Türk Ticaret Kanunu'nun Halefiyet başlığını taşıyan 1472. Maddesi gereği ‘’(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceği.’’ Sigortalıya halef olarak açılan rücu davalarında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, Davaya konu borç ile ilgili 20/01/2020 tarihinde İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, Borçlu tarafından 04/02/2020 tarihinde ödeme emrindeki asıl alacağa, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranlarına, borcun tüm fer'ilerine olmak üzere borcun ve takibin tamamına itiraz edilmesi sonucu takibin durdurulmasına karar verildiği, 02/09/2020 tarihinde başvurulan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmaya varılamayıp anlaşmama tutanağı düzenlendiği, Davalı yanın icra takibine itirazında haksız olduğundan işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğu, Müvekkil şirkete kapsamlı işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... İnşaat Taahhüt Dekorasyon Müşavirlik Gıda Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti.' nin... Mah... Sok. No... Çeşme/ İzmir adresinde 30/08/2019 tarihinde voltaj dalgalanması sebebiyle bazı demirbaşlarının hasar gördüğü, Meydana gelen hasar sonrasında sigortalı şirket tarafından müvekkili şirkete ihbarda bulunulduğu, İhbar neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından gerekli araştırmaların yapıldığı ve 01/11/2019 tarihinde sigortalının tüm hasar ve zararını karşılayacak ödemenin yapıldığı, Müvekkil şirket tarafından hasar araştırılırken 30/10/2019 tarihinde bağımsız bir ekspertiz kuruluşundan rapor alındığı, Alınan raporda voltaj dalgalanması sebebiyle zarar gören demirbaşlarda meydana gelen hasar bedelinin tespit edildiği, Tespiti yapılan bedel üzerinden sigortalı şirketin hasar ve zararını karşılayacak ödemenin yapıldığı, Ayrıca ekspertiz raporun rücu yorumu kısmında ''... ELEKTRİK DAĞITIM A.Ş. ünvanlı firmaya rücu edilebileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde belirtildiği, Taraflarınca bu doğrultuda davalı tarafa takip başlatıldığı, ödenen bedelin sorumluluğu bulunan elektrik dağıtım şirketine rücu edildiği, Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin Hizmet kalitesi sorumluluğu başlıklı 4. Maddesinde ''Dağıtım şirketi, dağıtım lisansında belirlenen bölgede bulunan kullanıcılara sunduğu hizmetin kalitesinden ve (Değişik ibare:...) görevli tedarik şirketi perakende satış faaliyetine ilişkin ticari kaliteden sorumludur.'' denildiği, Voltaj dalgalanmalarından kaynaklanan hasar ve zararlar elektrik dağıtım şirketlerinin sorumluluğunda olduğundan sigortalıya ödenen bedelin rücu edilebileceği, Yargıtay ... Hukuk Dairesi' nin 24.9.2018 tarihli, ... Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, Sigorta şirketinin yaptığı iş ticari iş niteliği taşıdığından avans faizi işletilmesi gerektiği, TTK md. 19/2 :'' (2) Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır.'' denildiği, Ticari iş niteliğindeki olayda TTK hükümleri gereği davalının sorumlu olduğu faiz türünün avans faizi olduğu, yapılan ödeme bakımından faize ilişkin sorumluluk ödeme tarihinden itibaren başladığından ve faize ilişkin sorumluluk avans faizi olduğundan; iş bu rücu davasında davalıdan ödeme tarihleri itibariyle işleyecek avans faiziyle tahsilinin talep edildiği" belirtilmiştir.
Davalı ...Elektrik Dağıtım A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu olay ile ilgili olarak Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satış Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin 26.maddesinde “Kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazmini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 iş günü içinde talepte bulunabilir” denildiği, ancak davacının sigortalısı tarafından şirketlerine yapılan bir başvuru olmadığı, Dolayısıyla davanın bu bakımdan reddine karar verilmesi gerektiği, açılan dava niteliği bakımından yasanın aradığı süre içinde açılmadığı, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından reddine karar verilmesini talep ettikleri, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu hasarın meydana geldiği iddia edilen ENH hatlarının mülkiyetinin... Genel Müdürlüğü’ne ait olduğu, bu bakımdan davanın ...Genel Müdürlüğüne açılması gerekirken müvekkili adına açılmasının usul ve yasaya aykırı olup, davanın HUSUMET bakımından reddini talep ettikleri, aynı adresteki diğer abonelerden şikayet gelmediği, Davacı sigortalısının...nolu trafonun ... nolu box panosundan enerji aldığı, söz konusu adres ve civarında 30.08.2019 tarihinde Elektrik Şebekelerinde herhangi bir arıza meydana gelmediği gibi, ... nolu aynı trafodan beslenen diğer abonelerden benzer şikayet gelmediği, Şebekelerinden kaynaklı cihaz hasarı meydana gelmesi halinde, aynı şebekeden beslenen tüm abonelerin cihazlarının da arızalanması gerektiği, cihazlarında hasar oluşturabilecek nitelikte herhangi bir arıza tespit edilemediği ve arıza ihbarı alınmadığından dolayı, söz konusu hasara sebep olan arızanın, abonenin kendi iç tesisatından kaynaklandığının anlaşıldığı, davacının sigortalısının taşınmazının iç tesisat ve aksamından kaynaklı sorumluluğun kendi üzerinde olduğu, müvekkili Şirketin abonelerin iç tesisatından sorumlu olmasının söz konusu olmadığı, hasar bildiriminin süresinde yapılmadığı, davacı sigortalısının adresinde şebekede herhangi bir arıza meydana gelmemekle birlikte, sigortalının Şirketlerine herhangi bir hasar bildiriminin bulunmadığı, Elektrik Dağıtım ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğinin Kullanıcı Zararları başlıklı 26/1 maddesinde “kullanıcının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla teçhizatında ortaya çıkan ve dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunulabilir” denildiği, 10 günlük müracaat süresi bulunmasına rağmen, davacı sigortalısı tarafından herhangi bir müracaat bulunmadığından, davacı tarafından sigortalıya hasar ödemesi yapıldığından bahisle icra takibi başlatılmasının haksız ve mesnetsiz olduğu, bu sebeple icra takibine yaptıkları itirazın yerinde olduğu, davacının sigortalısına yaptığı ödemeyi karşılamak üzere doğrudan ilamsız takip yapmasının haksız ve dayanaksız olduğu, ekspertiz raporunun teknik bakımdan gerçeği yansıtmadığı, durum bu şekilde olmakla birlikte sigortalının çoğu kez sigorta şirketine müracaatla hasarını giderdiği, sigorta şirketinin de ödemeye katlanmak yerine, çoğunlukla Ekspertiz raporuna dayanarak rücu davası açma yolunu tercih ettiği, ekspertiz raporu incelendiğinde teknik hiçbir veriye dayanmamasına rağmen, rutin bir cümle ile meydana gelen hasarı “ani voltaj dalgalanmalarına” bağladığı, sigorta şirketlerinin de bu tür raporlara dayanarak sonuca katlanmak yerine rücu yolunu tercih ederek haksız zenginleştikleri, sisteme verilen alçak ve orta gerilim elektrik enerjisinin geriliminde izin verilen sınırlar dışında bir dalgalanma yaşanmış olması halinde sadece sigortalının adresinde değil, aynı şebekeden beslenen tüm tüketicilerin adreslerinde de benzer hasarların meydana gelmesi gerektiği, davacının, meydana geldiğini iddia ettiği hasarla ilgili olarak dava yolunu denemeden doğrudan icra takibinde bulunduğu, söz konusu hasarın sigortalının kendi iç tesisatındaki bir arızadan meydana gelmiş olmasına rağmen, bu husus açıklığa kavuşmadan davacının dava açmak yerine doğrudan icra takibi başlatmasının kötü niyetli bir davranış olduğu, yukarıda açıklandığı üzere haksız açılan davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerektiği" belirtilmiştir.
Dava, davacının dava dışı sigortalısına ödediği bedelin TTK' nun 1472. Maddesi gereği rücuen tazmini için başlattığı icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir...İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine rücuen tazminat alacağından kaynaklanan toplam 5.213,70-TL'nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/ davalıya tebliğ edildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili, sigortalı ...nşaat Taahhüt Dekorasyon Müşavirlik Gıda Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin müvekkili şirkete ... sayılı kapsamlı işyeri sigorta poliçesi ile 08.08.2019 - 08.08.2020 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sigortalıya ait işyerinde meydana gelen voltaj dalgalanması neticesinde hasar meydana geldiğini ve yapılan ödeme ile zarar görenin halefi konumunda bulunduğunu, zarardan davalının sorumlu olduğunu iddia ederek tazminatın tahsilini talep etmektedir.
Davalı vekilinin husumet itirazı incelendiğinde, davalının elektrik dağıtım şirketi olması zararının ise iddiaya göre voltaj dalgalanmasından kaynaklandığı gözetildiğinde davalının eldeki ihtilafta husumetinin bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı vekilinin zamanaşımı yönünden yaptığı itiraz incelendiğinde, dosya arasında sigortalı tarafından davacıya hitaben yazılan yazıda (başvuru belgesi) hasarın 29-30/08/2019 tarihinde meydana geldiği belirtilmiş ve temelini haksız fiilden alan dava konusu maddi vakıada sigorta şirketi tarafından 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde takibin başlatıldığı (21/01/2020) görüldüğünden zamanaşımı definin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sigortalı ile davacı arasında akdedilen kapsamlı işyeri sigorta poliçesi incelendiğinde, 08/08/2019-2020 tarihlerinde riskleri kapsadığı ve elektrik hasarı klozuna da yer verildiği görülmüştür. Ancak kloz sebebiyle ödeme yapılabilmesi belirli şartlara tabi tutulmuştur.
Sigortalı işyerinde meydana gelen gerçek zararın miktarının ve yapılan ödemenin poliçe kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için bilirkişilerden raporlar aldırılmış olup,
Bilirkişi heyetinden alınan 19/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "1-)Gerek yetkili servis formu ve teklif formundan gerekse 24.09.2019 tarihinde sigortalı işyerinde ve hasarlı cihazlar üzerinde yapılan ekspertiz sonucu düzenlenen ...Sigorta A.Ş. nin... no lu hasar dosyasında bulunan 30.10.2019 tarih... no lu Kesin Hasar Ekspertiz raporundan, dava dışı... İnşaat Taahhüt Dekorasyon Müşavirlik Gıda Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti.' ne ait işyerinde bulunan 8 adet elektrikli cihazlardan, buzdolabı, ocak ve fırında Elektriksel arızalar olduğu, arızaların giderilmesi için yetkili servis belgelerinde belirtilen işlemlerin ve fiyatlarının gerek arızalı cihazın marka ve modeline, gerek yapılan işlemlere gerekse olay tarihindeki piyasa rayiçlerine uygun düştüğü değerlendirilmiştir.
2-)Yapılan tüm incemeler ve değerlendirmeler neticesinde 30.08.2019 tarihinde davacı sigortalısının bulunduğu işyerinde meydana gelen hasarın oluşumunda dağıtım şebekesinden kaynaklı bir voltaj dalgalanması ile ilgili somut bir tespit bulunmadığı, restorandın elektrik iç tesisatının kontrol edildiğine dair bir bilgi/belge bulunmadığı,
Davacı sigortalısının olay günü elektrik kesintileri olduğu beyanını destekleyecek herhangi bir arıza kaydı bulunmadığı, olayın üzerinden 20 gün geçtikten sonra düzenlenen teknik servis raporunda yüksek voltaj olduğunun görüldüğü ancak voltaj ölçümü yapılmadığı,
Cihazların arızalanma nedeninin davalı dağıtım şirketinin elektrik şebekesinden kaynaklandığına dair tereddüte mahal vermeyecek şekilde bir bilgi/belge bulunmadığından meydana gelen hasardan da sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Elektrik Mühendisi bilirkişisinden alınan 04/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yapının T.C. Hazine Bakanlığına ait olduğu ve mevcut durumda yıkılmış olduğu, Çeşme Belediyesince yapılan araştırmada yapıya ait elektrik uygulama projesi bulunmadığı konusunda tarafıma bilgi verilmiş olup, yapıda paratoner olup olmadığı, arızalanan cihazların gövde topraklaması olup olmadığı ve yapının elektrik iç tesisat yönetmeliğine uygun tesis edildiğine dair bir bilgi/belge bulunmadığı görülmüş olup,
Voltaj dalgalanması ile ilgili somut bir tespit bulunmadığı, davacı sigortalısının olay günü elektrik kesintileri olduğu beyanını destekleyecek herhangi bir arıza kaydı bulunmadığı, olayın üzerinden 5 gün geçtikten sonra ekspertizin tespit ettiği ve 20 gün sonra teknik servis raporunda yüksek voltaj olduğunun görüldüğü ancak kaç Volt gerilim uygulandığında konusunda bir bilgi bulunmadığı, buradan yüksek voltajın günlerce sürdüğü ancak günlerce sürecek yüksek voltaj durumunda trafodan beslenen tüm kullanıcıların cihazlarının da arızalanması gerekeceği, böyle bir durum oluşmadığı, restaurantın elektrik iç tesisatının kontrol edildiğine dair bir bilgi/belge bulunmadığı görüldüğünden ,
Cihazların arızalanma nedeni olarak davalı dağıtım şirketinin elektrik şebekesinden kaynaklandığına dair tereddüte mahal vermeyecek şekilde bir bilgi/belge bulunmadığından meydana gelen hasardan da sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmış olup kök raporumda bir değişiklik olmamıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut bilgi ve belgeler ışığında dava konusu olayda iş yerinde oluşan gerilim yükselmesinin, dağıtım şebekesinde oluşan hata nedenli olmadığı, doğal olaylar ya da abonenin kendi tesisatından kaynaklı olabileceği kanısına varıldığı,
Davalı dağıtım şirketi sorumluluğundaki elektrik şebekesi kaynaklı sorunların dışında, abonelerdeki arızalardan veya doğal olaylardan abonelerin etkilenmemeleri için her türlü sorumluluk (elektrik tesisin güncel yönetmeliklere uygun hale getirilmesi, bakımlarının düzenli olarak yaptırılması vb sorumluluk) abonelere ait olduğundan olay konusu iş yerinde bulunan elektrikli cihazların arızalanmasından Davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı, cihaz ya da malzemelerdeki bozulmaya neden olan gerilim yükselmesinin doğal olaylardan ya da abonenin kendi elektrik sisteminden kaynaklı olabileceği kanaatine varıldığı,
Dosya muhtevasında yer alan bilgi, belge ve teknik açıdan yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında, davacı tarafın hasar tazminatının rücuen tahsiline yönelik talebinin uygun olamayacağı,
Tespit ve görüşlerimizi konunun hukuki ve nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımızla takdirlerinize sunarız." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Somut olayda, sigortalı işyerinde 29-30/08/2019 tarihinde meydana geldiği iddia edilen voltaj dalgalanması nedeniyle zarar sonucu ödeme yapan davacı sigorta şirketinin zararı ve zarar verenin kusurunu ispatlaması (TBK m. 50) gerekmektedir. Mahkememizce 3 bilirkişiden ayrı ayrı raporlar aldırılmış ve meydana gelen zararın davalının sorumluluğundan kaynaklandığına ilişkin kesin kanaat getirici emarelerin bulunmadığı belirtilmiştir. Bu halde davalının sorumluluğunu gerektirir delilin dosya arasında bulunmadığı, sigortalının zararının davalının kusurlu eylemi sonucu gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak belirlenemediği anlaşılmakla davanın ve davacı takip başlatmakta kötü niyetli olmadığından bu yönde bir delil de dosyaya sunulmadığından davalının tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 5.213,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır