T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/482 Esas
KARAR NO: 2023/463
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/06/2022
KARAR TARİHİ: 25/05/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; İş bu davada İzmir mahkemeleri yetkili olduğunu, müvekkiline ait... plakalı araç ile 08.02.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMS (Trafik) poliçesiyle sigortası bulunan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 asli tam kusurlu olduğunu, söz konusu kaza neticesinde müvekkiline ait park halindeki... plakalı araç hasara uğramış olup, kusurlu aracın ZMS (trafik) poliçesini tanzim eden davalı ... Sigorta A.Ş. ne ihbarda bulunulması üzerine hasar dosyası açılmış olduğunu, sigorta şirketi kendi aldığı ekspertiz raporuna göre, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin 23.03.2022 tarihinde 12.148,92-TL hasar ödemesi yapmış olduğunu, ancak iş bu ödeme müvekkilinin gerçek hasar bedelini karşılamadığını, sigorta şirketinin aldığı ekspertiz raporunun kabul edilmediğinden şirket ve müvekkilinin uzlaşamadıklarını, davalı ile aracın onarım bedeli konusunda anlaşamayan müvekkili tarafından, sigorta eksperi ... atanarak hasar raporu oluşturulduğunu, müvekkiline ait... plakalı 2015 model ... marka araçta ek de sunulu ekspertiz raporunda görüleceği üzere yaklaşık 23.547,96-TL (KDV dahil) hasar tespit edildiğini, bu uzman görüşüyle birlikte 07.04.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu fakat sonuç alınamadığını, davalı zarardan KDV dahil olarak sorumlu bulunduğunu, sigortacı gerçek zararı tazminle yükümlü olup iskonto indiriminin uygulanması yargıtay kararları gereği doğru olmadığını, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu fakat anlaşma sağlanamadığı için dava açma zarureti hasıl olduğunu belirterek davacının aracında oluşan şimdilik 500,00-TL (KDV dahil) hasar bedelinin temerrüt tarihinden (hasar ret tarihi) itibaren işletilecek avans faiziyle yargılama giderleri (413,00 TL hasar ekspertiz rapor ücretinin de ilavesiyle) ve Avukatlık ücretiyle karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değer arttırım dilekçesi ile; hasar bedeli bakımından 500,00-TL yapılan talep bakımından 4.622,65-TL arttırılarak toplam 5.122,65-TL üzerinden hasarı red tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri (413-TL eksper ücreti yargılama giderlerinden sayılmasına) ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açmak ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, haliyle başvurunun tam yapılması gerektiğini, oysa ki yapılan hasar başvurusunda genel şartlar gereği sunulması gerekli evraklar sunulmamış olduğundan müvekkili şirketçe başvuru sahibine ödeme yapılamadığını davacı tarafından huzurdaki dava 500,00-TL belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de iş bu davanın belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığı açıkça ortada olduğunu dava konusu kaza dava zaman aşım süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zaman aşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerekeceğini, dava konusu trafik kazası sonucu müvekkili şirket tarafından araç hasarına ilişkin sigortalının kusuru oranında Toplam: 12.148,92 TL ödeme yapılmış olduğunu, yapılan bu ödemeyle müvekkili şirketin sorumluluğu kalmadığı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, karşı tarafça sunulmuş olan ekspertiz raporunda belirtilen araç hasarı ve değer kaybına ilişkin tutarlar fahiş olup iş bu raporun kabulü imkansız olduğunu öncelikle araçta meydana gelen hasar ücretinden müvekkil şirketin sorumluluğu olmadığını, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması halinde söz konusu araç hasarı uzman sigorta eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, dosyada kusur oranlarının tespiti için uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde değer kaybı hesaplamasının trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini fatura ibraz edilmeden aracın onarıldığını, KDV ödendiği dahil anlaşılamadığından KDV hariç hasar hesaplaması yapılması gerektiğini karşı tarafça parça fiyatları üzerinden iskontosuz bir şekilde hesaplama yapılması istemi haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirketin poliçe teminatları kapsamında ekspertiz ücretine ilişkin herhangi bir teminatı bulunmadığını herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını müvekkili şirketin faizden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinde alınan 28/12/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...3.1. TRAFİK KURALLARINI İHLAL YÖNÜNDEN:
Kusur durumunun oransal olarak tespiti bakımından yargıtay ... Hukuk Dairesi...K., ilamında (HMK 266 madde “HMUK 275 madde” hükmüne göre; kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre Hakim oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır) kararını vermiştir.
6754 sayılı bilirkişi kanunun 6. Maddesine göre;
Bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeler ve bilirkişi raporlarında bulunması gereken standartlar:
27) kusurun tespiti normatif bir değerlendirme ile mümkündür ve sadece Hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran Hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, %lik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve Hakimin yerine geçmeyi ifade eder. Denilmiştir. Ancak sayın mahkemenin 13.10.2022. tarihli 1 nolu celsesinin 2.bendinde verilen talimatta, kusur dağılımının belirtilmesi istenilmiştir. Bu kapsamda;
3.1.1. Davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 12.02.2021/2022 tarihleri arasında ... sayılı ZMS (trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı 2015 model ssangyong marka kamyonet sürücüsü ...’ün kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nın diğer sürücü kusurlarından 57/C-2 ve 57/A ile sürücü asli kusurlarından 84/H maddelerini ihlal ettiğinden %75 oranında asli kusurlu olduğu ,
3.1.2. Dava dışı... plakalı 2021 model... marka kamyonet sürücüsü...’in kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK. nın diğer sürücü kusurlarından 52/A ve 52/B hükümlerini ihlal ettiğinden %25 oranında tali kusurlu olduğu,
3.1.3. Park halindeki... plakalı 2015 model ...marka otomobilim maliki olan davacı ...’in kazanın oluşumunda kusursuz olduğu,
3.2. HASAR YÖNÜNDEN:
3.2.1. Dava konusu ... plakalı 2015 model ... HB Joy 1.5 DCI 75 otomobilin hasarlı olduğu tarafımca değerlendirilen parçalarının , dava konusu 08.02.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası ile uyumlu olduğu,
3.2.2. Dava konusu... plakalı 2015 model ... HB Joy 1.5 DCI 75 otomobilde 08.02.2022 tarihli kaza nedeniyle meydana gelen hasarın giderim bedelinin 21.612,76 TL ( KDV dahil) olduğu,
3.2.3. Kaza tarihi itibariyle dava konusu aracın yaklaşık 200.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında otomobilin onarımının ekonomik olacağı,
3.2.4. 08.02.2022 tarihli kaza ile ilgili davacıya ait... plakalı 2015 model ...HB Joy 1.5 DCI 75 otomobilin hasarının giderilmesi için gereken bedelin 21.612,76 TL ( KDV dahil) olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı vekiline hasar ile ilgili 12.148,92 TL ödeme yapıldığı, 08.02.2022 tarihli kazanın oluşumunda Sayın Mahkemece davalı tarafça sigortalı araç sürücüne %75 kusur takdir edilmesi halinde ; hasar bedelinin 16.209,57 TL lik kısmından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, yapılan ödeme dikkate alındığında bakiye hasar giderim bedeli olan 4.060,65 TL den nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu,
3.2.5. Davacı yanın 08.02.2022 tarihli kazada hasarlanan aracında oluşan hasar bedelinin tespiti için ... Sigorta Eksperlik Ltd.Şti. firmasına ekspertiz işlemi yaptırdığı, ekspertiz raporu için fatura karşılığı KDV dahil 413,00 TL. ödeme yapıldığı, ekspertiz bedelinin 2022 yılı ekspertiz ücret tarifesine göre uygun ve makul bir bedel olduğu, ödenip ödenmemesine ilişkin takdirin ise Sayın Mahkemede olduğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 22/03/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "...
3. SONUÇ VE KANAAT : Yukarıda açıklanan hususlar neticesinde;
Davacı yanı itirazları dikkate alınarak yeniden yapılan değerlendirme , kök rapordaki hasar bedeli ve kusur oranında davalı sigorta şirketinin sorumluluğu aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
Dava konusu... plakalı 2015 model ... Joy 1.5 DCI 75 otomobilde 08.02.2022 tarihli kaza nedeniyle meydana gelen hasarın giderim bedelinin 23.028,76 TL ( KDV dahil) olduğu,
08.02.2022 tarihli kaza ile ilgili davacıya ait... plakalı 2015 model ... 1.5 DCI 75 otomobilin hasarının giderilmesi için gereken bedelin 23.028,76 TL ( KDV dahil) olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacı vekiline hasar ile ilgili 12.148,92 TL ödeme yapıldığı, 08.02.2022 tarihli kazanın oluşumunda Sayın Mahkemece davalı tarafça sigortalı araç sürücüne %75 kusur takdir edilmesi halinde ; hasar bedelinin 17.271,57 TL lik kısmından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, yapılan ödeme dikkate alındığında bakiye hasar giderim bedeli olan 5.122,65 TL den nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plaka sayılı araç arasında gerçekleşen 08/02/2022 tarihli trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasardan kaynaklanan zararın giderilmesi talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde davalının poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davalı şirkete KTK 97.maddesi bağlamında dava öncesi yazılı başvuruda bulunulmadığını ve bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, zarar talebinin zamanaşımına uğradığını, davalı sigorta şirketi tarafından 12.148,92-TL ödeme yapılarak davacının zararının karşılandığını ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Mahkememizce öncelikle dava şartları ve davalının savunmalarına istinaden ön şartlar yönünden inceleme gerçekleştirilmiştir.
Dava dilekçesi ekinde sunulan e-posta ekran görüntüsünden davacı vekilinin 07/04/2022 tarihinde davalı şirketin e-posta adresine yazılı başvuru gerçekleştirdiği görülmüştür. Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesinde dava öncesi sigorta şirketlerine yazılı başvuruda bulunulması hususunda özel bir dava şartı öngörülmüş olup yazılı başvuruya ilişkin özel bir şekil şartı öngörülmemiştir. Davalı şirketin kurumsal e-posta adresine gerçekleştirildiği anlaşılan yazılı başvurunun geçerli bir başvuru olarak kabulü gerektiği değerlendirilmiş ve bu yöndeki dava şartının mevcut olduğu kabul edilmiştir.
Davalı tarafça davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı savunulmuş ise de davacının dava öncesi bilirkişi raporu veya uzman görüşü ile zararın miktarına yönelik inceleme yaptırmış olması uyuşmazlık konusunun belirli hale gelmiş olmasına yol açmayacağı değerlendirilmiştir. Zira temelde uyuşmazlık konusunun tespiti bir uzman incelemesini gerektirme özelliği devam etmekte olup dava öncesi bu incelemenin yaptırılmış olması belirsiz alacak davası açılması şartlarında olumsuz bir etki oluşturmamalıdır. Somut uyuşmazlıkta davacının talep ettiği hasar zararının tespiti teknik bir inceleme ve uzmanlık gerektirdiğinden davalının bu yöndeki savunmaları yerinde görülmemiş, davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği kabul edilmiştir.
Davalı tarafça zamanaşımı defi ileri sürülmüş olup, haksız fiil tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçmemiş olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği ve bu nedenle dava tarihinde alacağın tümü yönünden zamanaşımının kesildiği gözetilerek zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
9-Mahkememizce dava konusu kazanın gerçekleşmesinde araç sürücülerinin kusurlarına ilişkin adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 28/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun kusura ilişkin bölümünde dava konusu kazanın davalının sigortalısı olan aracın dava dışı sürücüsü ...'ün %75 oranında, dava dışı... plaka sayılı araç sürücüsünün %25 oranında kusuruyla meydana geldiğini, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de davacı vekilinin duruşma sırasında kusur yönünden ileri sürdüğü itirazlarından vazgeçtiği görülmüştür.
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede, kaza tespit tutanağında trafik görevlilerince gösterilen kusur dağılımında davalının sigortalısı araç sürücüsünün asli kusurlu gösterildiği, diğer araç sürücülerinin kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Her ne kadar kaza tespit tutanağı ile dosyamıza sunulan rapor arasında bir çelişki oluşmuş ise de bu çelişki davalı sigorta şirketi lehine olup, kaza tespit tutanağına göre %100 olan sorumluluk, dosyamızda sunulan bilirkişi raporunda %75'e düşmüştür. Bu durumda raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinde davalı yönünden hukuki yarar bulunmadığından ve sunulan raporun dosya kapsamı ile kazanın gerçekleşme şekline göre isabetli olduğu değerlendirildiğinden yeniden rapor alınmamış, davalının sigortalısı araç sürücüsünün kazanın gerçekleşmesinde %75 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
10-Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının ve araç mahrumiyeti zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 28/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza nedeniyle oluşan hasarım onarım bedelinin kaza tarihi itibariyle KDV dahil 21.612,76-TL olduğu, dava konusu aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 200.000,00-TL civarında olduğu ve onarımının ekonomik olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı tarafça rapora karşı bir kısım parçaların hasar onarımından kaynaklanan zararın hesaplama dışı kaldığını ileri sürerek itirazda bulunmuş, davalı vekili ise zarar hesaplamasının yerinde olmadığını, zararın iskontolu ve KDV hariç olarak hesaplanması gerektiğini, onarım faturası ibraz edilmeden hesaplama yapılamayacağını savunarak itirazlar ileri sürmüştür.
Mahkememizce itirazlar dikkate alınarak yeniden değerlendirme yapılması için dosya yeniden hasar bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 22/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının itirazları yerinde görülerek bir kısım parça onarımlarına ilişkin eklemeler yapılması suretiyle hasar onarım bedeli KDV dahil 23.028,76-TL olarak tespit edilmiştir.
Davalı vekilince rapora karşı, kök raporda ileri sürülen itirazlar çerçevesinde itirazlar ileri sürülmüş ise de, yapılan hesaplama ve fiyatlandırmaların yerleşik yargısal uygulamalara uygun olarak gerçekleştirildiği, KDV dahil ve iskontosuz fiyatlar üzerinden zararın hesaplanması gerektiği, zira davacının aracı üzerinde bir onarım gerçekleştirmesi gerekmediği, sigorta şirketi tarafından zarar görenin serbest piyasa koşullarına göre hesaplanacak bedel miktarınca zararı gidermesi gerektiği gözetilerek davalı itirazları yerinde görülmemiş, dosyaya sunulan ek raporda gösterilen miktar hükme esas alınmıştır.
Bilirkişi ek raporuna göre toplam hasar onarım bedeli 23.028,76-TL olup, davalının sigortalısı araç sürücüsünün kusur oranı %75'e göre davalının sorumluluk bedeli 17.271,57-TL'dir. Dava öncesinde davalı sigorta şirketinin gerçekleştirdiği 12.148,92-TL hasar ödemesinin mahsubu sonrası davalının bakiye sorumluluğu 5.122,65-TL olarak tespit edilmiştir. Tespit edilen zarar davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti sınırı içerisinde kalmakta olup davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
11-Davacı vekilinin 05/05/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değeri 5.122,65-TL'ye yükseltilmiş olup hasar ret tarihinden itibaren avans faizi uygulanması talep edilmiştir.
Davacı vekilinin dava öncesi yazılı başvurusu ile davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt oluşmuş olup, 07/04/2022 tarihli e-posta yoluyla yapılan yazılı başvurunun davalıya aynı gün ulaştığı kabul edilmiş, izleyen 8 iş gününü sonrasında 20/04/2022 tarihinde davalının temerrüde düştüğü kabul edilmiş ve 20/04/2022 tarihi faiz başlangıç tarihi olarak kabul edilmiştir. Davacı tarafça tazminata avans faizi işletilmesi talep edilmiştir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre zarar veren aracın ruhsat kaydının hususi olması ve ticari amaçla kullanıldığını gösterir bir ispat gerçekleştirilmemiş olması halinde yasal faize hükmedilmesi gerekmekte olup mahkememizce de bu görüşe iştirak edilmekle, davalının sigortalısı olan aracın hususi ruhsat kaydına sahip olduğu gözetilerek yasal faize hükmedilmiştir.
12-Davacı tarafça ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup yerleşik yargısal içtihatlar uyarınca davacının kaza öncesi değer kaybının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırması halinde bunun yargılama giderlerine dahil edilebileceği, ekspertiz ücretinin bir zarardan ziyade yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, davacı tarafça yaptırılan ekspertiz ücreti olan 413,00-TL'nin serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğu, ekspertiz hizmeti ile davacının dava açıp açmama yönünde haklılık durumunu dava öncesi tespit ettirebileceği, bu nedenle gereksiz bir harcama olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek bu harcamanın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜNE, 5.122,65-TL hasar onarım ücretinden kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 20/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ekspertiz ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 349,92-TL harçtan peşin olarak alınan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak alınan 80,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 189,22-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 5.122,65-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 80,00-TL toplamı 160,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı, 69,00-TL posta ve tebligat ücreti, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti ile 413,00-TL ekspertiz ücreti toplamı 2.562,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/05/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır