T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/485 Esas
KARAR NO: 2023/380
DAVA: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 07/06/2022
KARAR TARİHİ: 04/05/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı adına kayıtlı izmir ili, Bornova ilçesi, Kazımdirik mahallesi,... parsel sayılı 478,00 m2 yüzölçümlü , arsa cinsi taşınmazda,... arsa paylı , 1 giriş ,.zemin kat, 14bb. numaralı dükkan vasıflı taşınmaz, davalı DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu ) nam ve hesabına sözleşme akdetmeye yetkili ... Sigorta AŞ ile yapılan 15.01.2020 tarih, numaralı deprem sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, davacı adına kayıtlı bağımsız bölümün 30.10.2020 tarihinde İzmir'de meydana gelen deprem sonrasında orta hasar gördüğü tespitinin idarece yapıldığını, maliklerin itirazı üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yeniden hasar tespit çalışması yapıldığını ve yine orta hasarlı olduğu tespit edildiğini, davaya konu taşınmazlar için "riskli yapı tespit raporu" talep edildiği ve düzenlenen rapor sonucuna göre taşınmazlar İzmir Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğünce riskli yapı olarak tespit edildiği ve Bornova Belediye Başkanlığı'nın 06.10.2021 tarih,...sayılı talebi üzerine 6306 sayılı Kanun gereğince Tapu kayıtlarına Riskli Yapı Şerhi konularak ve 60 günden az olmamak üzere belirlenecek süre içinde yapının yıktırılması gerektiği maliklere tebliğ edildiğini, davacının deprem sonrası Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında zararının tazmini talebi ile davalı Kurum'a müracaat etmişse de davalı Kurum eksperlerince gerçek zarar tespit edilmediğini, sigortalı bağımsız bölümlerin bulunduğu ana binanın ortak alan ve taşıyıcı sisteminde depreme bağlı hasarlar hiç incelenmediği sadece müvekkile ait konutta, yaşam alanı içerisindeki depreme bağlı sıva, boya çatlamalarına ilişkin dekoratif hasarlar teminat dahilinde değerlendirildiği ve çok cüzzi miktarda ödeme yapıldığını, Dask eksperleri tarafından, yasal mevzuata aykırı olarak her bağımsız bölümün hasarı kendi içinde değerlendirilmek sureti ile eksik inceleme yapıldığını, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Orta hasarlı olarak, yaptırılan riskli yapı raporu incelemesi neticesinde "riskli yapı” olarak tespit edilen ve Belediye tarafından karot raporu onaylanan taşınmazların, DASK tarafından yetkilendirilen eksperler tarafından hafif hasarlı olarak tespit edilmiş olmasının kabul edilemez olduğunu, 30.10.2020 tarihli deprem akabinde taşınmazların uzman bilirkişilerce ekspertizinin yapılması esas olmasına rağmen, inşaat alanında uzman eksperlerce incelemeler yaptırılmadığını, binanın hasarlı olmasına rağmen sadece bağımsız bölümlerin ekspertizlerinin yapılması ile yetinildiğini, bu durumun aynı hasara sahip binalarda bulunan malikler arasında da kişiye ve bağımsız bölüme göre tazminat miktarlarının farklı farklı hesaplanmasına yol açtığını, hatta aynı binada bir bağımsız bölüme gelen eksperin diğer bağımsız bölüme gelen eksperden farklı değerlendirmesi sonucunda, alt katlarda bulunan taşınmazların çok daha fazla hasarlı olmasına rağmen, üst katlarda bulunan taşınmaz maliklerinden daha düşük tazminat almalarına yol açtığını, bir taşınmazda uygulanan perttotal kriterleri diğer bir taşınmazda uygulanmadığını, davalı kurum eksperlerince, ana taşınmazın bağımsız bölümleri ile ortak alanlarındaki hasar durumları, deprem dolayısıyla husule gelen hasarlar, ana taşınmazın ve bağımsız bölümlerin hasara yönelik füili durumları (kolon, kiriş, duvar ,tuğla çatlak , kırık ve patlakları, sıva ,badana çatları vs.) yasal mevzuata uygun incelenmiş olsaydı, deprem sonucu hasar gören binanın güçlendirme maliyetinin yeniden yapım maliyetine yakın olacağını, aynı binada ikamet eden mesken niteliğindeki taşınmazlar ile ilgili İzmir ... Tüketici Mahkemesinin ... E. Sayılı dosya ile, davamız ile aynı konuda dava açıldığını, bu dosyadan keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığını, iş bu davanın halen derdest olduğunu, deprem sonrası yapılan incelemede, davalı DASK sigorta eksperlerince depremden zarar gören binada sıva çatlağı, boya çatlağı, cam kırılması gibi zararların tespiti ile yetinildiğini, binaların ortak alanları ile bağımsız bölümler incelenmediğini, yapılan eksik inceleme neticesinde müvekkilinin zararı karşılanmadığını, böylelikle deprem sonrası alel acele evini boşaltmak zorunda kalan davacının, mağduriyetinin katlanarak artmasına sebebiyet verildiğinden bahisle, davanın kabulünü ile HMK 107 maddesi kapsamında belirli hale geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL tazminat alacağının, 30.10.2020 tarihinden itibaren bankaların mevduata uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı Kurum'dan tahsilini, dava ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; ... adına tanzim edilmiş ... nolu DASK poliçesine istinaden davacının 18.02.2022 tarihli Seferihisar depremi sonucunda konutunda meydana gelen hasarın tespiti amacıyla müvekkili kuruma yapılan hasar ihbarı neticesinde ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, davacı adına kayıtlı bağımsız bölümde hasarın miktar ve niteliğini tespit etmek amacıyla konusunda uzman bağımsız eksper atandığını, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan B.2- Hasarın Tespiti başlığı altında,” Bu sözleşme ile sigorta edilmiş binalarda meydana gelen zararın nedeni, niteliği ve miktarı DASK'ın veya yetkili kıldığı kimselerin belirlemelerine göre taraflar arasında yapılacak anlaşmayla tespit edilir.” düzenlemesi bulunduğunu, Keza, 28385 sayılı Resmi Gazete Yayımlanan, Doğal Afet Sigortaları Kurumu Çalışma Esasları Yönetmeliği 22 Maddesinde hasar tespitine ilişkin düzenleme şu şekildedir; “Hasar - tespiti, Kurum tarafından görevlendirilen ilgili branşlarda ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır.” Kanun ve yönetmeliklere uygun olarak söz konusu hasar dosyası için meydana gelen hasarlar ruhsat sahibi yetkili eksper tarafından tespit edildiğini, atanan eksper davacının konutunda meydana gelen hasarın tespiti için gerekli incelemeleri yapmış ve inceleme sonucunda ekspertiz raporu düzenlediğini, Ekspertiz raporunda; “Binanın ...Apartmanı girişinde yer alan ve eczane olarak kullanılan işyeri binadaki yıkım kararı nedeniyle boş durumdadır. İşyerinin duvarlarında sıva çatlakları ve işyerindeki kirişte kabuk betonu çatlağı hasarı görülmüştür. ” İfadesi yer aldığı, Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlarında yer alan A.6-Muafiyet başlığı altında “Her bir hasarda, sigorta bedelinin 962'si oranında tenzili muafiyet uygulanır. DASK hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlık dönemde meydana gelen bütün hasarlar bir hasar sayılır.” Düzenlemesine istinaden 113.400,00-TL sigorta bedelli poliçenin muafiyet tutarı 2.268,00-TL olarak hesaplandığını, yapılan eksper tespitleri neticesinde sigortalıya muafiyet tutarı düşülerek 6.794,14-TL ödeme yapıldığını, davalı Kurumun, davacı sigortalının hasar talebini, eksper raporlarının tespitlerine göre değerlendiğimi, binada meydana gelen hasarın deprem sebebiyle meydana gelip gelmediğinin, tespitin nasıl ve kimlerce yapılacağının yasal düzenlemeler ile açıkça belirlendiğini, Zorunlu deprem sigortası ile, depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar teminat altına alındığını, Sigorta poliçesindeki deprem rizikosunun amacı deprem nedeniyle meydana gelen hasarın yani riziko nedeniyle oluşan gerçek zararın giderilmesi olup, rizikonun yapının yapım eksikliğinden mi yoksa depremden mi meydana gelip gelmediğini, zararın Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini, Yargıtay... HD nin 21.10.2015 tarih ce ... K. sayılı ilamına göre, sigorta poliçesindeki deprem rizikosunun amacı deprem nedeniyle meydana gelen hasarın yani riziko nedeniyle oluşan gerçek zararın giderilmesi olduğu, sigortalı işyeri ya da konutta deprem nedeniyle meydana gelen hasar dışında sigortalı binanın eskimesine bağlı olarak güçlendirilmesi ya da yenilenmesi olmadığını, taleplerinin kabulüyle haksız ve hukuka aykırı davanın hukuki yarar bulunmaması ve dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahlimini talep etmiştir,
DELİLLER: Sigorta poliçesi, Tapu Kaydı, Dask hasar dosyası, İzmir... Tüketici Mahkemesinin... sayılı dosyası, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 17/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Dava konusu İzmir ili, ... parsel, Zemin Kat “Dükkan” niteliğindeki 14 nolu bağımsız bölümün ... adına kayıtlı olduğu, Dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu, İzmir İli,... adresinde bulunan binanın (Betonarme Karkas) 30/10/2020 tarihinde (14:51:24 (TSİ), Ege Denizi, Seferihisar (İzmir) Açıkları (17.26 km) Depremi Mw 6.6 Enlem: 37.8881 N Boylam: 26.7770 E Derinlik: 16.54 km) meydana gelen deprem dolayısıyla hasar gördüğü ve taşıyıcı elemanlarında oluşan deformasyon (bir kolon çekirdek betonunda çatlama ile kirişlerde eğilme hasar tanımına göre “ORTA HASARLI BİNALAR” sınıfına girdiği, Yapımın yaşı, zemin durumu, imar durumu, güçlendirme projesinin bir bütün olarak maliyeti, işin süresi, arsa payları oranında maliklerin katlanacağı maliyet, sağlayacağı fayda/yarar vb. bir bü inde, güçlendirmenin teknik ve ekonomik olarak uygun çözüm olamayacağı, Meydana gelen zarar deprem kaynaklı olduğu ve taşınmazın depremde oluşan hasarlar nedeniyle ekonomik ömrünü tamamladığı, Binaya deprem sonrası 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı tespiti yaptırıldığı ve yapıların riskli bulunarak tapularına işlendiği bu nedenle yapıların herhangi bir deprem olması durumunda deprem tehlikesi altında yıkılma veya ağır hasar görme riski yüksek olduğunun değerlendirildiği, Rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte benzer yapı özellikleri ile taşınmazın yüzölçümü, yapı tarzı göz önünde bulundurularak deprem tarihindeki serbest piyasa rayiçlerine göre davacının dava konusu taşınmada oluşan hasarın giderilmesi için gerekli yeniden yapım maliyeti 155.000,00 TL'si (sigorta bedeli 113.400 TL) olarak hesaplanmıştır. Dava konusu taşınmazda; zemin şartları ve mevzuat nedeniyle güçlendirme yapılmasına imkân olmaması nedeniyle yalnızca yeniden yapım maliyeti hesaplanmıştır. Raporumuzun değerlendirilmesi ve takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere bilgi ve incelemenize arz ederiz..," şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, zorunlu deprem sigorta sözleşmesinden kaynaklanan hasar tazminatının tahsili talepli tazminat davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait İzmir ili Bornova ilçesi ... parsel sayılı taşınmazın ... nolu bağımsız bölümünün maliki olduğunu, taşınmazın 15.01.2020 tarih ... nolu poliçe ile deprem sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, 30.10.2020 tarihli İzmir Depremi neticesinde taşınmazın hasar gördüğünü, binanın orta hasarlı olarak tespit edildiği ve ardından "riskli yapı" olarak tespit yapıldığını, davalı kurum tarafından poliçe uyarınca ödenmesi gereken hasar tazminatının ödenmediğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak zararın tam miktarı tespit edildiğinde artırılmak üzere 1.000,00-TL hasar tazminatı talebinde bulunulmuştur.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde davacıya muafiyet bedelinin indirilmesi sonrasında 6.794,14-TL hasar ödemesi yapıldığını, ödenen bedelin zararı karşılamamış olduğuna dair davalı kuruma başvuruda bulunulmadığını, davacının usulüne uygun olarak davalı kuruma başvuruda bulunmadığını, taleplerin belirsiz alacak davası olarak ileri sürülemeyeceğini, tazminatın zamanaşımına uğradığını, oluşan zararın teminat kapsamında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, binanın yapısal durumu nedeniyle yıkılmış olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
4-Davacının maliki olduğu taşınmaz ticari nitelikte olup eczane olarak işletildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının tüketici sıfatını haiz olmadığı, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklandığı ve mutlak ticari dava olduğu gözetilerek mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
5-Davacı tarafça dava öncesi davalı kuruma usulüne uygun başvuruda bulunulmadığı savunulmuş ise de davacıya yaptığı başvuru sonrası kısmi hasar ödemesi yapıldığı sabit olup, davacının kendisine yapılan kısmi ödeme sonrasında yeniden ayrıca başvuruda bulunmasının gerekli olmadığı değerlendirilmiştir. Zira davacı tarafça bir kez başvuru yapılmasıyla genel şartlarda öngörülen başvuru yükümlülüğü yerine getirilmiş olup, davalı şirket başvurunun genel şartlara aykırı olarak eksik belge ve bilgiyle gerçekleştirildiğini ileri sürüyor ise ödeme yapmaksızın bu eksikliğin giderilmesini isteme imkanı bulunduğu halde ödeme yapılmasıyla geçerli bir başvurunun varlığı da kabul edilmiş olmaktadır. Bu nedenle davalının bu yöndeki savunmaları yerinde görülmemiştir.
Yargılama sırasında davalı tarafça süresinde başvuru yapılmadığı savunulmuş ise de zamanaşımı süresi içerisinde yapılan başvurunun zararın artmasına neden olmadığı sürece tazminattan indirim sebebi yapılmasının dahi gerekmediği, bu durumda zamanaşımı süresi içerisinde başvuru yapılmasının tazminat talebinde bulunmak için yeterli olduğu değerlendirilmiştir.
6-Davalı tarafça davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı savunulmuş ise de davacıya ait taşınmazın gördüğü hasarın miktarını belirlemesi objektif olarak kendisinden beklenemeyecektir. Taşınmazın gördüğü zararın belirlenmesi özel bir uzmanlık gerektirdiğinden belirsiz alacak davası açılması şartlarının mevcut olduğu değerlendirilmiş ve davalının bu yöndeki savunmaları da yerinde görülmemiştir.
7-Mahkememizce dava konusu taşınmazın gördüğü zararın depremden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, poliçe kapsamında bir zarar mevcut ise miktarının tespiti hususunda inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmış, dosyaya sunulan 17/01/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda;
-Dava konusu taşınmazın 30.10.2020 tarihli deprem dolayısıyla hasar gördüğü,
-Taşınmazın orta hasarlı binalar sınıfına girdiği,
-Yapının yaşı ve zemin durumu itibariyle güçlendirme projesinin ekonomik olarak uygun olmadığını,
-Meydana gelen zararın deprem kaynaklı olduğu ve taşınmazın deprem hasarı nedeniyle ekonomik ömrünü tamamladığı,
-Hasarın giderilmesi için yeniden yapım maliyetinin 155.000,00-TL olduğu,
-Hasarın güçlendirme şeklinde giderilmesi mümkün olmadığından yalnızca yeniden yapım maliyetinin hesaplanabileceği,
Yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekilince dosyaya sunulan 26/01/2022 tarihli itiraz dilekçesinde bir kısım itirazlar ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamında toplanan delillerin incelenmesinden davacıya ait taşınmazın deprem nedeniyle gördüğü zarar neticesinde onarım görmesi suretiyle hasarın giderilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği, keza yargılama sırasında taşınmazın yıkılmış olması nedeniyle keşif icra edilemediği, İzmir ...Tüketici Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında aynı taşınmazda yer alan diğer bir bağımsız bölümler için keşif yapıldığı ve mahkememize sunulan bilirkişi raporuyla aynı yönde görüş bildirilmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın 30.10.2020 tarihli deprem neticesinde gördüğü hasarın poliçe kapsamında kaldığı, yapısal durumundan kaynaklanan bir zarar görmenin bulunmadığı bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiği gözetilerek davacının hasar tazminatına hak kazandığı kabul edilmiştir.
Poliçe limiti 113.400,00-TL olup, hesaplanan onarım bedeli bu miktardan yüksek olduğu için 113.400,00-TL üzerinden %2 oranında muafiyetin(2.268,00-TL) mahsubu sonrası davacının talep edebileceği tazminatın 111.132,00-TL olacağı, dava öncesi başvuru nedeniyle ödenen 6.794,14-TL'nin de mahsubu ile davacının bakiye tazminat alacağının 104.337,86-TL olacağı tespit edilmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 21/03/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini 104.337,86-TL'ye yükseltmiştir. Davalı tarafça süresi içerisinde zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup dava tarihi 07/06/2022 tarihinde tazminat talebinin tümü yönünden zamanaşımı kesildiğinden zamanaşımı şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiş, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça tazminata hasar tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de davalı kurumun kısmi ödeme tarihi 30/03/2022 itibariyle temerrüde düştüğü gözetilerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Davacıya ait işletmenin ticari nitelikte olduğu gözetilerek faiz türü olarak avans faizi belirlenmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, 104.337,86-TL maddi tazminatın kısmi ödeme ve temerrüt tarihi olan 30/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davalı kurum 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu'nun 3/2.maddesi hükmü gereğince harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 16.650,68-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 108,25-TL posta ve tebligat ücreti, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.188,95-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
04/05/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır