T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/529 Esas
KARAR NO : 2024/610
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/06/2022
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı tarafından, müvekkilimiz aleyhine Urla İcra dairesinin ... E. sayılı takip dosyası ile bir sureti ekte sunulan bono suretine dayanılarak, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine geçilmiştir. Açılan bu takibe ilişkin ödeme emri ve dayanak bono fotokopisi Müvekkile tebliğ edilmiş, ancak, yasal süresi içerisinde takibe itirazda bulunamadığı için, takip konusu bonodaki imzalar kendisine ait olmadığı halde hakkındaki takip kesinleşmiş bulunmaktadır. Takibe konu edilen belge ; 15/06/2021 tanzim, 23/07/2021 vade tarihli ve 35.000 TL bedelli, Alacaklısı Davacı ... ve Borçlusu Davalının eşi... ve kefilleri Davacının oğlu... ile Davacının kendisi olan bonodur. Ancak Müvekkil, tarafından düzenlenen ya da imzalanan böyle bir bono yoktur, bononun üzerindeki imzalar kendisine ait değildir ve dolayısıyla bu bono nedeniyle takip Alacaklısına bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkilimiz bu takibe karşı yasal süreyi geçirmesi nedeniyle, borca itirazda bulunamamış, ancak Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'na 29/12/2021 tarihinde yaptığı şikayet ile Urla İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile takibe konulan bonodaki imzaların kendisine ait olmamasından dolayı, Davalı Alacaklı hakkında " Resmi Belgede Sahtecilik " nedeniyle suç duyurusunda bulunmuştur. Bu şikayete ilişkin, Davalı hakkındaki soruşturma Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Srşt.numaralı dosyasından devam etmektedir. Takibe konu bono ile aynı yerde ve aynı zamanda imzalanan ve aynı borçluların yer aldığı, ancak bono alacaklısının Davalının damadı olduğu bir diğer bono ise Alacaklısı... tarafından Urla İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası işleme konulmuş, bu takibe karşı yasal süresinde imza itirazında bulunulmuştur. Yukarıda (4.) maddede belirtilen, dava dışı Urla İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasına konu bono nedeniyle, Davalının, imzaya ve borca itirazı üzerine Urla İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasından yapılan yargılama sırasında, Davalı Alacaklı Davacının yapmış olduğu imza itirazını ve davayı kabul etmiş, Mahkeme de bunun üzerine davanın kabulüne karar vermiştir. Yine yukarıda (4.) maddede belirtilen, dava dışı Urla İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile takibe konulan bonodaki imzaların kendisine ait olmamasından dolayı, Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'na 31.01.2022 tarihinde yaptığı şikayet ile Davalı Alacaklı hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik" nedeniyle suç duyurusunda bulunmuştur. Bu şikayete ilişkin, Davalı hakkındaki soruşturma Urla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Srşt.numaralı dosyasından yürütülmektedir. Gerçekten de, Müvekkilim, Urla İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyasına konu bonoda, 2. Kefil olarak borçlu görülmekte ve bu nedenle hakkında takip başlatılmış ise de; bono üzerinde bulunan adının karşısındaki imzalar kendisine ait değildir. Zaten bahse konu bono incelendiğinde, en alt kısmına Müvekkilin adı ve TCKN'nın sonradan yazıldığı, hatta sıkıştırıldığı ve imzalarının sonradan atıldığı, adeta sonradan monte edildiği çıplak gözle dahi anlaşılmaktadır. Nitekim, Davacı Müvekkil, Davalıya herhangi bir nedenle borçlu olmadığı gibi, ne kendi ne de başkası adına kefil olarak da takip konusu bonoyu imzalamamıştır, sözkonusu bono üzerindeki imzalar dahil olmak üzere bono üzerindeki hiçbir yazı, rakam da Müvekkilin eli mahsülü değildir. Urla İcra Dairesinin ... E. nolu dosyası ile takibe konulan 15/06/2021 tanzim, 23/07/2021 Vade tarihli, 35.000,- TL bedelli bono, Müvekkil tarafından imzalanmadığı ve bono üzerindeki imzalar kendisine ait olmadığı gibi, Davacının sözkonusu bu bonoya dayalı olarak, Davalıya hiçbir borcu da bulunmamaktadır. İmza itirazımızın haklı ve yerinde olduğu hem dilekçemiz ekinde sunulacak belgeler hem de yargılama sırasında resmi kurumlardan istenecek müvekkil imzası bulunan belgeler ile Müvekkilin mukayeseye esas imza ve yazı örneklerinin alınması ve gerekli bilirkişi incelemesinin yapılması ile açıkça ortaya çıkacaktır. Taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın ortaya çıkmasını müteakip haricen görüşmeler yapılmış ancak olumlu olarak sonuçlandırılmamış olmasından sonra, davadan önce ara bulucuya başvurulma koşulunun dava şartı olması dolayısı ile 12.04.2022 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılmış ve 18.05.2022 tarihinde yapılan 2.oturumda taraflar anlaşamamışlardır. Sonuç olarak; açıkladığımız bütün bu nedenlerle; davalı tarafından, Urla İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takip dosyasına konu edilen 15.06.2021 tanzim tarihli, 23.07.2021 vade tarihli, 35.000 TL bedelli ve müvekkilin borçlu olarak (kefil sıfatıyla) yer aldığı bonodaki imzaların kendisine ait olmaması ve bu bono nedeniyle takip alacaklısına karşı borçlu olmamasından dolayı, davacının borçlu olmadığının tespiti için Sayın Mahkemenize bu davanın açılması zorunluluğu doğmuştur.Yukarıda açıkladığımız nedenlerle birlikte, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile; müvekkil hakkında yapılan icra takibi neticesinde, süresinde itiraz edilemediği için kesinleşen Urla İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından, davacının taşınmazı üzerine haciz konulmuş olup, - ekli belgelerden ve sunulan hukuki delillerden - takibe konu bono üzerindeki imzaların müvekkile ait olmadığı ilk anda ve dosya üzerinden yapılacak inceleme ile dahi açıkça belli olduğu, takibe devam edilmesi halinde Davacının uğrayacağı zarar ve doğacak mağduriyetin telafisinin asla mümkün olamayacağı için - öncelikle takdiren teminatsız olarak veya uygun görülecek teminat miktarı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve takibin davacı yönünden tedbiren durdurulmasına; davacının, davalıya karşı, Urla İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasında, takibe konu 15.06.2021 tanzim, 23.07.2021 vade tarihli bono nedeniyle 36.200.-TL borçlu olmadığının tespitine, müvekkil hakkında icra takibi yapmakta haksız ve kötüniyetli olması nedeni ile takip miktarı olan 36.200.-TL üzerinden ve % 20' den az olmamak üzere Davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini vekaleten talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı dilekçesinde takibe konu, usulüne uygun olarak düzenlenen ve takibe konulan bononun üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile işbu menfi tespit davası açmış; davacının haksız ve mesnetsiz iddialarına cevap sunma gereği hasıl olmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı icra takibi sırasında ödeme emri ve dayanak belgeler kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği halde herhangi bir itirazda bulunmamış ve takip kesinleşmiştir. Müvekkil ile dava dışı üçüncü kişiler olan davacının eşi...ve oğulları... arasında canlı hayvan ticareti yapılmıştır. Hayvanlar,aralarındaki güven ilişkisine dayanarak elden ücret alınmaksızın müvekkil tarafından teslim edilmiştir. ...ve ... tarafından hayvanların bedeli olarak yazılı senet verilmek istenmiş ve işbu senet eşi ve oğlu tarafından davacı ...'ya da imzalatılarak müvekkile teslim edilmiştir. Senedin diğer borçluları...ve ... davacıya senedi imzalatarak müvekkile teslim etmiştir. Müvekkilin senedin imzalanma sürecine herhangi bir şekilde müdahalesi bulunmamakla birlikte bilgisi de yoktur. Tarafların arasındaki güven ilişkisinden dolayı müvekkil bahse konu senedi sorgulamadan kabul etmiştir. Fakat taahhüt edilen borcun ödenmemesi üzerine bahse konu senet usulüne uygun şekilde takibe konulmuş ve takip kesinleşmiştir. İcra Ve İflas Kanunu m.72/3 ilk cümlesinde; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.'' denilmektedir. Bu nedenle davacının ihtiyati tedbir kararı ile takibin durdurulmasına karar verilmesi yönündeki talebi hukuki olmamakla birlikte reddedilmelidir. Davacının iddialarını reddetmekle birlikte, mevcut borcun ödenmesinin önüne geçmek ve süreci uzatmak adına açılmış haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir." şeklinde cevap verdiği görülmüştür.
Dava, kambiyo senetlerine özgü başlatılan icra takibi sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Menfi tespite konuUrla İcra Dairesi' nin... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı, dava dışı 3. Kişi aleyhine bono dayanak gösterilerek toplam 36.200,00 TL üzerinden icra takibinin yapıldığı ve takibin kesinleştiği görülmüştür.
Takibe dayanak yapılan 23/07/2021 ödeme tarihli bono incelendiğinde, keşidecisinin ..., lehtarının davalı ..., avalistleri ise ...ve davacı ... olduğu bedelinin ise 36.200,00 TL olduğu görülmüştür.
Davacı bonoda müvekkillinin imzasının bulunmadığını iddia etmekte, davalı taraf ise hayvan satımına ilişkin bononun keşide edildiğini, bonoda yer alan imzaların sahte olmadığını savunmaktadır.
Celp edilen imza örnekleri ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'den alınan 21/02/2024 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "İnceleme konusu senette borçlunun bölümünde ... adına atılı olan imzaların dar alana sıkıştırılarak atılmış, basit tersimli karakteristik tanı unsuru içermeyen, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'nın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği hususlarını bildirir KANAAT RAPORUDUR." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bonolar 6102 Sayılı TTK' nun 776 vd. Maddelerinde düzenlenmiş olup, keşidecinin imzasının bulunması bononun zorunlu unsurları arasında yer almaktadır (TTK' nun 776/1-g). Bu sebeple keşideci ve/veya cirantaların imzalarının sahteliğinin tespiti halinde bu kişilerin bonodan dolayı sorumlu olduğundan bahsedilemeyecektir.
Tüm dosya kapsamına göre; menfi tespite konu edilen bonoda davacı/avalistin imzasının sahteliği konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'den aldırılan raporda kesin bir kanaat mevcut değil ise de, avalist/davacının imzasının davacıya ait olduğunu davalı hamilin ispat etmesi gerektiği (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 30.09.2091 tarihli 2018/2096 E 2019/4559 K sayılı ilamı) (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 28/02/2017 tarihli 2016/6617 E,2017/1574 K sayılı ilamı, HGK.nun 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E.-2006/231 K. sayılı kararı), HMK' nun 281. Maddesine göre davalı tarafından mahkememizce aldırılan rapora karşı yasal süresi içerisinde bir itirazının bulunmadığı bu hali ile ispat yükü üzerinde bulunan davalı/alacaklı tarafça imzanın davacının eli ürünü olduğuna yönelik yeterli delilin sunulmadığı kanaatine varılmakla, süresi içerisinde usulüne uygun yemin metni gerekli ihtarata rağmen davalı vekili tarafından kullanılmadığından davanın kabulüne, bonoda davalı lehtar davacı avalist konumunda bulunduğundan davalı aleyhine takip konusu alacak üzerinden (İİK 72/5 son cümle) tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Öte yandan dava tarihi itibari ile;6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle eklenen TTK'nın 5/A maddesinde; "B(1) Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde;"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükümleri düzenlenmiştir.
TTK'nın 5/A maddesi uyarınca; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Anılan hükümde menfi tespit davaları sayılmamıştır. Yorum yolu ile de, menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğu sonucuna varılamaz.
Kural olarak, [alacak ve tazminat] talep hakkının yerine getirilmesini sağlamak amacıyla bir dava açıldığı zaman, bu bir edim (eda, ifa) davası (Leistungsklage) olacaktır. Şu var ki, bütün dâvalar, edim dâvası gibi, karşı tarafın bir şey yapmaya ("verme"yi de içine alacak biçimde geniş anlamda kullanılıyor) veya yapmamaya mahkûmiyetini sağlamak amacıyla açılmaz. Bir tespit dâvasında veya yenilik doğurucu dâvada da dâvacının Usul Hukuku anlamında bir talebi vardır (örneğin bir sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunun mahkemece tespit edilmesi veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptali isteniyor). Fakat bu dâvalar (edim davasından farklı olarak) Maddi Hukuk (Medeni Hukuk) anlamında bir talep hakkına dayanmazlar. Ortada sadece usule ilişkin bir talep vardır. Zira, maddî hukuk (Medenî Hukuk) yönünden, bir sözleşmenin hükümsüzlüğünün tespitini veya bir ölüme bağlı tasarrufun iptalini sağlamak isteyen kişi, karşı taraftan bir şeyin yapılmasına veya yapılmamasına istemde bulunmamaktadır (Borçlar Hukuku Genel Bölüm Birinci Cilt [Kocayusufpaşaoğlu/Hatemi/ Serozan/Arpacı], Dr. Necip Kocayusufpaşaoğlu, 7. Bası, Filiz Kitabevi, İstanbul, 2017, s:40). Menfi tespit davalarında da bir talep var ise de bu talep maddi hukuk anlamında bir talep değildir. Başka bir söyleyişle, menfi tespit davalarında bir alacağın tahsili talep edilmediği gibi bu davanın sonucunda verilecek hüküm de bir alacağın tahsili sonucunu doğuran eda hükmü niteliğinde değildir.
Tüm bu açıklamalara göre; eldeki dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olmasa da davacı tarafından arabuluculuğa başvurulduğu ve eldeki davada dava tarihi itibari ile arabuluculuğa başvuru gerekmese de davacının başvurması nedeniyle ortaya çıkan masrafın davacı tarafından ödenmesi gerektiği anlaşılmıştır (T.C. Sakarya BAM ... H. D.... Karar).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
- Urla İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takip dosyasında takip dayanağı yapılan, keşidecisi ..., lehtarı ..., avalistleri ise ... ve ... olan 15/06/2021 düzenleme, 23/07/2021 ödeme tarihli 36.200,00 TL bedelli bonodan ötürü davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Davalının sorumlu olduğu 36.200,00 TL üzerinden %20 kötü niyet tazminatı olan 7.240,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 2.472,82 TL karar ve ilam harcının yatan 618,21 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.854,61TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 618,21 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 490,00 TL posta ve diğer giderler ile 4.775,00 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 5.963,91 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır