T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/62 Esas
KARAR NO: 2024/241
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 18/01/2022
KARAR TARİHİ: 14/03/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 19.08.2021 günü saat 03.00 sularında Akyurt Mahallesi Mezarlık mevkiide meydana gelen kaza neticesinde müvekkili ağır derecede, birden fazla kırıkla sonuçlanan, basit tıbbi müdahale ile giderilmeyecek şekilde yaralandığını, müvekkilinin babasına ait ... Plakalı motosiklet kaza anında... (T.C...) Sevk ve İdaresinde olduğunu, müvekkili motosiklette yolcu konumunda bulunduğunu, ikame ettiği dava belirsiz alacak davası olduğunu, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harç tarafınca ikmal edilecek olduğunu, kaza sonucunda müvekkili ağır olarak yaralandığını, derhal hastaneye kaldırıldığını, müvekkili günlerce hastanede yattığıını, iş göremez durumuna düştüğünü, ciddi anlamda vücudunda kalıtsal hasarlar oluştuğunu, müvekkili öncelikle İzmir Tire Devlet Hastanesinde tedavi gördüğü hakkında vücutta kemik kırılması oluşmuş şekilde Basit Tıbbi Müdahale ile giderilemez Kati Raporu mevcut olduğunu, sonrasında İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, İzmir Tire Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ... sayılı soruşturma dosyası açıldığını, kazaya konu ... plakalı motosikletin müvekkilinin babasına ait olduğunu, müvekkili babasından izin alarak motosikleti aldığını ve arkadaşı olan... ile birlikte Başköy mahallesinde alkol almış olduklarını sonrasında alkol almaya devam etmek için Tire ilçesine gittiğini, orada da biraz vakit geçirdiğini, sonrasında Kurşak Mahallesine birlikte gittiğini, Tire girişinde bulunan...Petrol'den yakıt aldığını, bu sırada motosikleti... isimli şüpheli kullanmakta olduğunu, motosiklete yakıt aldıktan sonra...'un kullandığı motosiklet ile Kursak Mahallesinde bulunan ... bar isimli yerde biraz daha alkol aldığını, çıkışta... ...plakalı motosikleti kullanmak için direksiyon başına geçip yola çıktığını, bu sırada işbu kaza meydana geldiğini,... isimli şüpheli kazaya konu motosikleti kullandığı sırada kaza yaptığıını ve müvekkili yaralı vaziyette kaza yerinde bırakıp, motosikleti de alarak kaçtığını ve motosikletini kaza yerine uzak zeytinlik bir arazide terk ettiğini, kolluk kuvvetleri müvekkilini kaza yerinde tek başına bulduğunu, yüzden kaza tespit tutanağına müvekkilinin sürücü olarak yazıldığını,... isimli şahıs kazaya dair ilk 19.08.2021 tarihli Büyükkale J. Krk. K.'lığı bünyesinde verdiği ifadede olayı tamamen reddettiğini, olay ile hiç ilgisi olmadığını, kendi mısır tarlasını sulamaktan döndüğü esnada tamamen tesadüf eseri müvekkiline yaralı vaziyette rastladığını, müvekkilinin acı içinde belinin ağrısından 112 acil servisi aradığını, olayla ilgili başka bilgisinin olmadığını söylediğini, aynı şahıs 10.09.2021 tarihli Büyükkale J. Krk. K.'lığı bünyesinde verdiği ikinci ifadesinde ise; müvekkili tanıdığı arkadaşı olduğunu, kaza gecesinde önce ki akşam yani 18.08.2021 günü beraber Başköy mahallesinde alkol aldıklarını, oradan Tireye geçip alkol almaya devam ettiklerini, ... Petrolden yakıt aldıklarını, bu petrol istasyonuna gelene kadar ilgili motosikleti kendisinin kullandığını, ... Petrolden ... gittiklerini motosikleti yine kendisinin kullandığını, ... çıkışında müvekkilin kendisini iyi hissetmemesi üzerine Akçaşehir mahallesi girişine kadar yine motosikleti kendisinin kullandığını, oradan ayrıldıklarını kendi arazisine gittiğini, arazisinden dönüş esnasında müvekkili kaza yapmış halde yaralı vaziyette denk geldiğini, bunun üzerine yardım maksatlı önce müvekkilin ailesini, sonrasında 112 acil servisi arayarak yardım çağırdığını ve oradan ayrıldığını beyan ettiğini, görüleceği üzere şüpheli...'un ifadeleri tamamen çelişki içerisinde olduğunu, ilk ifadesinde olay ile hiçbir bağlantısı olmadığını şans eseri müvekkiline denk geldiğini ve müvekkilinin kendisinin 112 acil servisi aradığını beyan ettiğini, ikinci ifadesinde ise olayı kısmen kabul ettiğini ve kendisinin 112 acil servisi aradığını beyan ettiğini, olay incelendiğinde nıght clup bar isimli yerden akçaşehir mahallesi girişine kadar geçen süre, oradan araziye gitmek için geçen süre, kamera kaydı ve kaza saati dikkate alındığında olayın şüpheli...'un beyanı gibi gerçekleşmediği, kısa süre içerisinde şüphelinin kendi arazisine gidip sulama yapması ve dönmesinin imkansız olduğunu, ağır olarak yaralanmış halde bulunan müvekkilinin motosikleti kaza yerinden uzaklaştırıp uzak yerde bulunan zeytinlik arazinin içine bırakması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki bundan bir menfaati de bulunmadığını, savcılık ifadesine başvurulması gerektiğini, fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200-TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, İzmir Tire Devlet Hastanesi ve İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bulunan tüm belgelerin celbinin istenilmesini, İzmir Tire Cumhuriyet Başsavcılığı’nda... esas no'lu soruşturma dosyası evraklarının celbini, davalı sigorta şirketinden poliçe asıllarının ve hasar dosyasının istenmesini, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; ıslah taleplerinin kabulüne; geçici iş göremezlik zararının 6.216,98 TL sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 430.000 TL. olarak müvekkile ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı... Sigorta vekili, cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kaza ve iddia olunan zarar, karayolları trafik kanunu ve zmss genel şartları uyarınca sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı taraf, müvekkili sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yapmış olduğunu, sigorta poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, kusur durumlarının tespit edilmesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerektiğini, davacı trafiğe koruyucu tertibatsız, kask ve dizlik kullanmadan çıkmış olmakla zarara bizzat kendisi sebebiyet verdiğini, davacının kendi güvenliğini göz ardı ederek trafiğe koruyucu tertibatsız çıkması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunu, davacının kazaya neden olan ve zararı doğuran kusurları, müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu olayda hatır taşıması olduğunun kabulü ile işbu hususun bir indirim sebebi olarak göz önünde bulundurulması gerektiğini, kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın adli tıp kurumu ... ihtisas dairesine sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik giderleri, poliçe teminatı kapsamı dışında olup sgk'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğundan ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkili şirket sorumlu olmadığını, gerçek zararın tespiti adına davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından veya aile ve sosyal hizmetler bakanlığı ile çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespitinin gerektiğini, soruşturma veya kovuşturma dosyası kapsamında taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı, sağlandı ise şartlarının ne olduğu hususlarının sorulmasını, davaya konu edilen iddia ve talepler sigorta teminatı kapsamı dışında bulunduğundan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddini, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise; ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumuna ilişkin rapor alınmasını, ATK... İhtisas Dairesinden maluliyet oranına ilişkin rapor alınmasını, aktüer bilirkişiden tazminat hesabına ilişkin rapor alınmasını, SGK'ya müzekkere yazılarak davacı tarafa geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi ya da rücuya tabi başkaca bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına müzekkere yazılarak davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasını sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesini; yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: :Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Tedavi evrakları, savcılık dosyası, arabuluculuk son tutanağı, kamera inceleme tutanağı, ifade tutanakları, poliçe, yemin ve her türlü yasal delil olarak değerlendirilmiştir.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dali başkanlığınca düzenlenen Sağlık Kurulu raporuna göre; "...Sonuç olarak; şahısta göğüs omur kemiğinde (T8 vertebra korpusunda) kırığa bağlı %50 yükseklik kaybı oluşturması nedeniyle kişinin engellilik oranı; %18 (on sekiz) olarak bulunmuştur.
2. Şahsa ait istirahat raporları (incelenen evrak no: 3) dikkate alındığında; tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 66 (altmış altı) gün olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 23/01/2024 raporun sonuç kısmına göre; "...Davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna hatası ile etken olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı yolcu ... beraber alkol aldığı sürücü idaresindeki motosikletin arkasında yolculuk yapıp yaralanması ile sonuçlanan kazada hatası olduğu kanaatine varıldığı. 19.08.2021 tarihinde yaralanan ...'un geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 6.216,98-TL olduğu, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.829.114,90-TL olduğu, davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 1.835.331,88-TL'ye tekabül ettiği, kusur durumuna göre tarafların sorumlu olduğu bedelin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 430.000,00- TL olduğu kanaatiyle, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı zararının tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, 19/08/2021 tarihinde...plaka sayılı araçta davacının yolcu olarak bulunduğu sırada tek taraflı trafik kazası gerçekleştiğini, aracın sürücüsünün... olduğunu, kaza nedeniyle davacının sürekli ve geçici maluliyetinin oluştuğunu, sürücü hakkında soruşturmanın halen sürdüğünü, davacının ve araç sürücüsünün birlikte alkol aldıktan sonra gerçekleştirdikleri yolculuk sırasında aracın kaza yaptığını, kaza sonrası araç sürücüsü...'un olay yerini terk ettiğini ancak kamera kayıtları ve kolluk araştırması ile sürücünün... olduğunun tespit edildiğini, kazanın gerçekleşmesinde davacının bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek sürekli ve geçici iş gücü kaybından doğan zararın tazminini talep etmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının araç sürücüsü olarak tazminat talebiyle sigortacıya başvuramayacağını, araç sürücüsü olduğu ileri sürülen...'un kaza sırasında aracı davacının kullandığı yönünde beyanda bulunduğunu, kaza tespit tutanağında davacının araç sürücüsü olarak gösterildiğini, davacının araç sürücüsü olduğu gerekçesiyle hakkında sürücü belgesinin iptali işlemi yapıldığı ve kusurlu olduğu, davalının sorumlu olması halinde dahi ancak poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceği, davacının kullanılması zorunlu ekipmanları kullanmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğu, kazada hatır taşıması indirimi uygulanması gerektiği, davalı sigorta şirketinin geçici iş gücü kaybı zararından sorumlu olmadığı ve sair hususlar ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
4-Davalı sigorta şirketinin KTK 97.maddesi anlamında geçerli başvurunun yapılmadığına yönelik savunmasının incelenmesinde, yasal düzenleme ile öngörülen başvuruya ilişkin eksikliklerin yargılama aşamasında dahi tamamlanabileceğine yönelik yerleşik yargısal uygulama dikkate alındığında davacının yazılı başvuru sırasında bir kısım evrakları temin etmemiş olmasının yazılı başvuru şartının yerine getirilmemesi şeklinde yorumlanamayacağı, davacı vekilinin 18/01/2022 tarihli dilekçesi ekinde sunulan başvuru evrakının davalı şirkete tebliğine ilişkin PTT gönderi kayıtlarının başvuru şartının yerine getirildiğini ispat ettiği gözetilerek bu yönde bir dava şartı noksanlığı bulunmadığı değerlendirilmiştir.
5-Mahkememizce ceza yargılaması dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, hasar dosyası ve poliçe delil olarak değerlendirilmiştir.
6-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
7-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık dava konusu kaza sırasında sigortalı aracın davacı kullanımında olup olmadığı noktasındadır.
Davacı tarafça aracın dava dışı...'un kullanımında olduğu ileri sürülmüş, davalı taraf ise aracın davacının kullanımında olduğunu savunmuştur.
Taraflarca ceza soruşturması ve kovuşturması dosyalarına dayanılmış olup, ceza mahkemesince bir maddi vakıanın varlığı veya yokluğuna ilişkin varılacak sonuç kararın hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olacağı gözetilerek Tire ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası bekletici mesele yapılmıştır. Yargılama sonucu Tire ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin... tarihli kararı ile... hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiği görülmüştür. Ceza kovuşturması dosyasının ve kaza tespit tutanağının incelenmesinde dava konusu kaza sonrası kaza mahallinde sigortalı aracın bulunamadığı, ertesi gün gündüz vakti yapılan aramada aracın kaza mahallinin kenarında bulunan zeytinliğin 40 metre içerisine saklanmış olarak bulunduğu, davacının sürekli maluliyet oluşturacak şekilde yaralandığı bir kaza sonrası motosikleti olay yerinden uzaklaştırarak saklamasının olağan hayat akışına uygun olmadığı, bunun yanında...'un beyanlarında aracı ...a kadar kendisinin sürdüğünü kabul ettiği, buradan itibaren davacı ...'un kullanımında olduğunu ve kendisinin traktörle yola devam ettiğini ileri sürdüğü, ancak yine kovuşturma aşamasında beyanı alınan tanık ... tarafından kaza saatinden çok kısa bir süre önce 03.00'da aracı...'un kullandığını gördüğü şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmede, kaza tarihinde birlikte alkol aldıkları anlaşılan davacı ve...'un birlikte motosiklete bindiklerinin anlaşıldığı,... tarafından her ne kadar kaza sırasında kendisinin traktör kullandığını ve kazayı görüp davacı ...'a yardım ederek olay yerinden ayrıldığını savunduğu görülmüş ise de birlikte alkol alacak ve seyahat edecek düzeyde yakın olan iki kişiden birinin sürdüğü motosikletin kaza yapması sonrasında, diğer tarafın ambulans ve kolluk kuvvetlerinin olay yerine gelmesinden önce yaralı olarak arkadaşını bırakıp olay yerinden ayrılmasının olağan hayat akışına uygun olmadığı, keza kaza sonrası bilinci kapalı olan davacının motoru yol kenarından 40 metre içeriye kadar götürerek saklamasının da mümkün olmadığı, bunun yanında...'un aracı kullandığını gören tanık beyanları bulunduğu, bu haliyle kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı da bulunduğu dikkate alınarak dava konusu kaza sırasında sigortalı aracın dava dışı...'un sevk ve idaresinde olduğu kabul edilmiştir.
9-Mahkememizce kusur değerlendirmesi hususunda dosya adli trafik bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 21/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın dava dışı araç sürücüsü...'un kural hatası neticesinde kazanın meydana geldiği yönünde rapor düzenlenmiştir.
Davalı tarafça rapora karşı itirazda bulunulmuş ise de kazanın tek taraflı trafik kazası niteliğinde olduğu, araç sürücüsünün kural ihlali dışında kazaya etkisi olan başkaca bir unsur bulunmadığı, bu haliyle dava konusu kazanın araç sürücüsü...'un asli ve %100 oranındaki kusuru ile gerçekleştiği kabul edilmiştir.
10-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda kaza tarihi 19/08/2021 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerinErişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 04/07/2022 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybının %18 olduğu, davacının 66 gün süreyle geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Maluliyet raporuna karşı davalı vekili tarafından bir kısım itirazlar ileri sürülmüş ise de hesaplama hatasına yönelik itirazları dışında somut bir itiraz nedeni ileri sürülmediği, maluliyet raporunda raporda gösterilen oranların belirlenmesine esas alınan arazların ve yönetmelikte bunlara gelen karşılık oranlara yönelik somut bir itiraz gösterilmediği, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe göre ve Yargıtay'ın yerleşik uygulaması doğrultusunda 3 adli tıp uzmanından oluşan heyet tarafından düzenlendiği, bu haliyle raporun dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle davacının kaza nedeniyle %18 oranında sürekli iş gücü kaybına ve 66 gün süreyle geçici iş gücü kaybına uğradığı kabul edilmiştir.
11-Maluliyet durumunun tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 21/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının %18 sürekli maluliyet oranına göre 1.829,114,90-TL zararının oluştuğu, 66 gün süreli geçici iş gücü kaybı nedeniyle 6.216,98-TL maddi zararın oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, aktüerya raporunun TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi dikkate alınarak düzenlendiği, itirazlarda somut bir hata veya eksiklik gösterilmediği, bu haliyle Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı olarak benimsediği yaşam tablosu ve hesaplama yöntemine uygun olarak gerçekleştirilen hesap sonucunun hukuka uygun olduğu gözetilerek davacının 1.829.114,90-TL sürekli iş gücü kaybı, 6.216,98-TL geçici iş gücü kaybı zararının oluştuğu kabul edilmiştir.
12-Davacı vekilinin 25/02/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri geçici iş gücü kaybı zararı yönünden 6.216,98-TL'ye, sürekli iş gücü kaybı yönünden ise 430.000,00-TL'ye yükseltilmiştir.
13-Davalı tarafça hatır taşıması indirimi uygulanması talep edilmiştir. Hatır taşıması şartlarının oluşması için taşımanın taşınan yolcu yararına yapılmış olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta sigortalı araç davacı ...'un babası...'a ait olup, esasen araç sahibinin aracı davacı kullanımına verdiği, davacı tarafça aracın kullanımının davalıya bırakıldığı anlaşılmaktadır. Aracın malikinin davacının babası olduğu, taşıma işleminde araç sahibi olmayan araç sürücüsü...'un esas faydasının bulunduğu dikkate alındığında araç sürücüsü...'un hatır ilişkisi için taşımayı gerçekleştirdiği söylenemeyeceği ve hatır taşıması şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiş ve bu yönde bir indirim uygulanmamıştır.
14-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
Dava konusu kaza sırasında hem davacının hem de dava dışı araç sürücüsünün birlikte alkol aldıkları ve kazanın alkollüyken gerçekleştiği sabittir. Bu durumda alkollü sürücünün kullanımında olan araca kendi rızasıyla ve bu durumu bilerek binen davacının müterafik kusurunun bulunduğu gözetilerek tazminat miktarlarından %20 oranında indirim uygulanmış, ve davacının 1.829.114,90-TL olarak belirlenen sürekli iş gücü kaybının %20 indirim sonrası 1.463.291,92-TL'ye ve 6.216,98-TL olarak belirlenen geçici iş gücü kaybı zararının 4.973,58-TL'ye indirilmesine karar verilmiştir.
15-Davalı tarafça ayrıca koruyucu tertibat kullanılmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiği savunulmuş ise de, öncelikle aynı olayda birden fazla müterafik kusur mevcut ise bu durumda yalnızca 1 kez indirim uygulanacağı, davacı zararından alkol nedeniyle %20 oranında indirim uygulandığından ayrıca koruyucu tertibat kullanılmamasından dolayı tekrar müterafik kusur indirimi uygulanamayacağı, kaldı ki davacının maluliyetine sebebiyet veren bölgenin göğüs omur kemiğinde olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre yalnızca kaskın zorunlu tertibat olarak yer aldığı, davacı kask takmış olsaydı dahi bu tedbirin dava konusu maluliyetin oluşmasını engelleyecek nitelikte bir koruma sağlamayacağı, bu haliyle koruyucu tertibat kullanılmamasının dava konusu itibariyle zararın atmasına sebebiyet vermediği gözetilerek müterafik kusur oluşturmadığı değerlendirilmiştir.
16-Mahkememizce alınan maluliyet raporu, kusur raporu ve aktüerya raporuna göre belirlenen sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı zararlarına %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması ile davacının talep edebileceği toplam zararının 1.463.291,92-TL sürekli iş gücü kaybı ve 4.973,58-TL geçici iş gücü kaybı olduğu, davalı sigorta şirketinin bu zararlardan 430.000,00-TL sakatlık ve ölüm teminatı ve 430.000,00-TL tedavi giderleri teminatı kapsamında sorumlu olduğu, geçici iş gücü kaybı zararı tedavi giderleri teminatı kapsamında kabul edilmesi gerektiği dikkate alınarak belirlenen bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, geçici iş gücü kaybının müterafik kısım ile indirilen kısmı yönünden ise kısmen ret kararı verilmiştir.
17-Mahkememizce hesaplanan tazminat miktarından müterafik kusur indirimi uygulanarak kısmen ret kararı verildiğinden her ne kadar dava kısmen kabul edilmiş ise de müterafik kusur indiriminin takdire bağlı olduğu gözetilerek reddedilen kısım yönünden davalı lehine yargılama giderine hükmedilmemiş, yargılama giderleri indirim yapılan kısım dikkate alınmaksızın belirlenmiştir.
18-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 430.000,00-TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın sakatlanma ve ölüme ilişkin 430.000,00-TL teminat limiti aşılmamak kaydıyla ve 4.973,58-TL geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın 430.000,00-TL tedavi giderleri teminatını aşmamak kaydıyla 09/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasına dair istemin müterafik kusur indirimi nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.713,04-TL harçtan peşin olarak alınan 80,70-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 1.489,22-TL ile bakiye 28.143,12-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 66.896,30-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 1.489,22-TL toplamı 1.569,92-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 122,75-TL posta ve tebligat ücreti, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.203,45-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Karar kesinleştiğinde Tire...Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyası aslının mahkemesine iadesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/03/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır