T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/653 Esas
KARAR NO: 2023/217
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/08/2022
KARAR TARİHİ: 14/03/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 30/03/2022 tarihinde müvekkiline ait... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinde... nolu poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunan...plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası kusurlu aracın ZMMS poliçesine ihbar edildiğini, sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksperin, müvekkili aracın ZMMS olmadığı için tramere giriş yapılamayacağını, kusur tespitinin mahkeme yoluyla yapılması gerektiği gerekçesi ile detaylı ekspertiz yapmadan servisten ayrıldığını, bu sebeple kusur durumunun bilinmediğini, ancak kaza tespit tutanağından, kazanın oluş şekline bakıldığında kazada...plakalı aracın %100 kusurlu olduğunun açıkça anlaşıldığını, müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını ve davalı ile aracın onarım bedeli konusunda anlaşamayan müvekkili tarafından, Sigorta Eksperi atandığını, hasar raporu oluşturulduğunu, müvekkili yana ait araçta ekte sunulu hasar ekspertiz raporunda da görüleceği üzere yaklaşık 38.127,84-TL (KDV Dahil) hasar meydana geldiğini, sigorta şirketinin hasar bedelini eksik belirlemesi, hasar bedelinin bu olduğunu ispatlamayacağını, TTK 1409 madde de davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun belirtildiğini, davalının zarardan KDV dahil sorumlu bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak davası olarak mahkememizce toplanacak deliller ışığında dava değeri artırılacak olup, trafik kazasında davacının aracında oluşan şimdilik; 500,00.-TL (KDV Dahil) hasar bedelinin temerrüt tarihinden (hasarı ret tarihi) itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri (649,00-TL hasar eksper raporu ücretinin de ilavesiyle) ve avukatlık ücretiyle karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 38.127,84-TL Bakiye hasar bedelin hasarı ret tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline; Yargılama giderleri (649,00-TL hasar eksper raporu ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına) ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket’in poliçe kapsamında sorumluluğunu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin azami poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafça sunulmuş olan ekspertiz raporu’nda belirtilen araç hasarına ilişkin tutarlar son derece fahiş olup işbu raporun kabulünün imkansız olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek üzere, söz konusu araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, öncelikle zamanaşımı defileri dikkate alınarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, karşı taraf vekilinin belirsiz alacak dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından davacı tarafa talep tutarının açıklattırılmasını, aksi halde davanın reddine, aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına, araç hasarına ve değer kaybına ilişkin taleplerin reddine, aksi kanaatte olunması halinde uzman sigorta eksperinden rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir,
DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, sigorta poliçesi, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 20/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/c, 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile Etken Olduğu,... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... meydana gelen kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Somut olayda ... plaka sayılı ... LCX TIS kısa şasi minibüste 38.127.84 TL. olarak hesaplanan hasar onarım bedelinden davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dava dilekçesi ekinde yer alan Davalı sigorta şirketinin ...com.tr elektronik adresine 27.05.2022 tarihinde hasar tazminatı ihbarının yapıldığı, ihbarın aynı gün tebliğ edildiği, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla, bu tarihi takip eden 09.06.2002 tarihinden itibaren -ödenmeyen borç miktarı bakımından- davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 09/02/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "...Davacı Vekili tarafından dava dilekçesinde; “trafik kazasında davacının aracında oluşan imdilik; 500,00.-TL (KDV Dahil) hasar bedelinin temerrüt tarihinden (hasarı ret tarihi) itibaren işletilecek avans faizi ile tahsilini” talep edilmiş olup, Kök Rapor söz konusu talep dikkate alınarak düzenlenmiştir.
Sn. Mahkemenin görevlendirmesi doğrultusunda, dava dosyası kül halinde yeniden incelenmiş olup, hasarı tespite konu... plaka sayılı ... LCX TIS kısa şasi minibüs için, somut olay ile ilgili ... Hizm. Ltd. Şti. tarafından düzenlenmiş 20.05.2022 tarihli Ekspertiz Raporunda “sağ arka kapı, sol arka kapı ve arka tampon” kısımlarının hasarlı olduğu tespit edilmiş ve Kök Raporda, orijinal yedek parça ile yedek parça ve işçilik kalemlerine iskonto uygulanmadan toplam hasar onarım bedelinin KDV dahil 38.127.84 TL. olarak tespit edilmiş olması, hasar fotoğrafları incelendiğinde kaza ile hasarın ve hasar onarım kalemlerinin uyumlu olduğu görülmüş ve söz konusu raporda tespit edilen hasar onarım bedeline iştirak edilmiş olduğu belirtilmiştir.
... plaka sayılı 1999 model... LCX TI5 VAN 100 S kısa şasi minibüsün tsb.org.tr sitesinden yapılan tespite dayalı riziko tarihi Kasko değerinin 42.980.00 TL. olduğu, aracın 2. el piyasa rayiç değerinin tespiti için (...com vb.) internet sitelerinde ve 2. el satışı yapılan galerilerde araştırılmış olup, yaşı, kilometre (genel kabuller dikkate alınarak) durumu ve kıyaslanabilir tip, yaş ve kilometredeki araçların pazar şartları ile bakım onarım durumu, dosya kapsamında yer alan kaza tarihine yakın satış ilanları da dikkate alınarak yapılan piyasa araştırmasında riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin pazarlık payı dahil ortalama olarak 85.000,00 TL mertebesinde olduğu ve tamirinin ekonomik olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Ek Rapor tarihi itibarıyla söz konusu aracın yukarıda yer alan görselde görüldüğü üzere ortalama güncel değeri, 135.000,00 TL. olarak yer alan tespite konu aracın, Ülkemizde bu konuda geriye dönük veri tabanı olmaması, yaşanan enflasyonist ortam ve döviz kuru değişiklikleri ile Kamu İhale Kurumu Fiyat Güncelleme Tablosu çarpanları ve pazarlık payı dikkate alınarak 30.03.2022 riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayi bir kez daha ortalama 85.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve KDV dahil 38.127.84 TL. olarak tespit edilen hasar onarım bedeli dikkate alınarak tamirinin ekonomik olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
DEĞER KAYBI BEDELİ YÖNÜNDEN İNCELEME:
Trafik kazalarında zarar gören motorlu araçlar, onarılmasına karşın ikinci el piyasa değerinin azalması nedeniyle değer kaybına uğrar. Araç, kendi servisinde orijinal parçaları ile istenilen şekilde onarılmak suretiyle eski hale getirilmiş olsa da hasar nedeniyle ekonomik değerinde bir azalma olur.
Yani araç istenilen şekilde tamir edilmiş olsa da artık ne araç sahibi ne de piyasa o araca çarpılmadan önceki değerini veremez. Onarım görmemiş, özenle iyi korunmuş bir araç ile kazaya karışıp onarılmış bir aracın piyasa değerinin aynı olacağı da düşünülemez. Yargıtay tarafından da kaza nedeniyle zarar gören araçta meydana gelen değer düşmesi gerçek zarar kapsamında değerlendirilmektedir.
14.05.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan ZMMS Genel Şartları tebliği 26.04.2016 tarihli 6704 sayılı Torba Yasa ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişikliklerle ilgili düzenleme yürürlüğe girmiş ZMMS Genel Şartları Ek-1, de Değer kaybı hesaplama formülü verilmiştir.
Ancak, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli 31269 sayılı Resmi Gazete” de yayınlanan 2019/40 Esas ve 2020/40 ve 17.07.2020 tarihli kararı uyarınca 2918 sayılı KTK 90.maddesinin bir kısmı ile KTK'nun 92 maddesinin “i” bendini iptal etmiştir. İptal kararına göre trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde artık “Genel Şartlar” kural olarak belirleyici olmayacaktır.
Yukarıda arz ve izah edilen hususlar nedeniyle, ... plaka sayılı aracın değer kaybı bedeli Yargıtay içtihatlarına göre belirlenmiştir. Yargıtay içtihatlarında, değer kaybı tespite konu aracın, onarımı sonrası satılmak istendiğinde; kaza öncesine göre 2. el piyasa rayiç bedelinde ortaya çıkan fark, piyasa rayiçlerine göre reel değer kaybı bedeli olarak belirlenir.
Değer kaybı bedeli tespite konu, ... plaka sayılı ... LCX TI5 VAN 100 S 1999 model, 2. el piyasa rayiç değeri araştırılmış olup, yaşı, kullandığı yakıt ve kıyaslanabilir tip, yaş ve kilometredeki araçların pazar şartları ile bakım onarım durumu dikkate alınarak yapılan piyasa araştırmasında riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin ortalama olarak 85.000.00 TL mertebesinde olduğu, dosya kapsamında “sağ arka kapı, sol arka kapı ve arka tampon” kısımlarının hasarlı olduğu tespit edilmiş olup, aracın tamir edilerek boyanması neticesinde değer kaybı oluşacağı, aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri hasarlı araç sitelerinde araştırılmış bire bir örtüşen hasarlı araç satışları bulunamamış ancak, benzer hasar durumları, Ülkemizde geri tarihlere yönelik veri tabanının olmaması, yaşanan enflasyon nedeniyle aylık bazda değişen bedeller ve dolar kuru endeksi dikkate alınarak somut olayda, özellikleri, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği ile metal komponentlerin yorgunluğu, korozyon dozajı dikkate alınarak kazadan sonraki halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki Miktar arasındaki azalmaya göre yetkili satış/servis, serbest piyasa ve internet ortamında yapılan araştırmalar neticesinde tramer kaydında yer alan 17.09.2013 / 07.12.2013 / 29.03.2017 / 04.12.2021 ve 25.12.2021 tarihli hasarlı kazaları göz önüne alındığında, değerinin riziko tarihi itibarıyla 80.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve dava konusu olaya bağlı olarak araçta piyasa rayiçlerine göre 5.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Sn. Mahkeme tarafından söz konusu aracın tamir görmemiş halinin sovtaj değerinin tespiti talep edilmiş olup; internet ortamında yapılan araştırmada yukarıda yer alan görselde görüleceği üzere benzer model ve hasarlı bir aracın Ek Rapor tarihi itibarıyla güncel değerinin 52.500,00 TL. mertebesinde olduğu, ile Kamu İhale Kurumu Fiyat Güncelleme Tablosu çarpanları dikkate alınarak 30.03.2022 riziko tar barıyla deği 35.000,00 TL. mertebesinde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacıya ait ... plaka sayılı aracı ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan...plaka sayılı araç arasında meydana 30/03/2022 tarihli trafik kazası sonucu oluşan hasar bedelinin davalıdan poliçe limitleri dahilinde tahsili davasıdır.
2-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde " ... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/c, 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile Etken Olduğu,
...plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... meydana gelen kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Rapora karşı taraflarca somut bir itiraz ileri sürülmemiş olup, mahkememizce yapılan değerlendirmede dava konusu kazanın davacıya ait aracın karayolunda seyri sırasında arkasından gelmekte olan davalı sigorta şirketinin sigortalısı aracın güvenli sürüş ve takip mesafesi kurallarına riayet etmemesi nedeniyle arkadan çarpması suretiyle meydana geldiği, davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün gerekli dikkate ve özeni göstermemesinden davalı kazanın meydana geldiği ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
9-Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 20/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle ortalama 85.000,00-TL değerinde olduğu, aracın onarım bedelinin 38.127,84-TL olduğu, onarım yapılmasının ekonomik olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı tarafça itirazda bulunulmuş ise de, itiraz dilekçesinin incelenmesinde tedarik iskontosu uygulaması yapılmaksızın fiyat belirlenmesine yönelik itiraz dışında somut bir hatalı uygulamaya işaret edilmediği, parça tedarik iskontosuna yönelik itiraz yönünden ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre parça fiyatlarının serbest piyasa rayiçlerine göre KDV dahil fiyat üzerinden değerlendirme yapılması gerektiği gözetilerek davalı vekilinin itirazları kabul edilmemiştir.
Mahkememizce yapılan incelemede rapor düzenlenmesi sırasında aracın onarımının ekonomik olup olmadığına yönelik yapılan değerlendirmeye esas olmak üzere aracın sovtaj değerinin ve değer kaybı miktarının gözetilmeksizin görüş bildirildiği görülmüştür.
Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin önceki tarihli uygulamalarında aracın onarım bedelinin rayiç değerin %50'sini aştığı durumlarda pert-total işlemi uygulanacağı yönünde bir uygulaması bulunmakta ise de mevcut kanun yolu incelemesi aşamasında Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin bu yöndeki uygulamayı sürdürmediği görülmektedir. Mahkememizce de Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin eski tarihli uygulamasına iştirak edilmemektedir. Zira bir aracın onarımının ekonomik olup olmamasının tespitinde tek başına onarım bedelinin rayiç değerin %50'sini aşması kıstas alınamaz. Şöyle ki; hasarın onarım bedelinin yanında sovtaj değeri de hesaplanması ve sovtaj değeri ile hasar bedeli toplamına, ayrıca hasarın onarılması sonrası oluşacak değer kaybı miktarının da eklenmesi suretiyle elde edilecek rakamın aracın hasarsız halinin değerine erişmesi veya geçmesi halinde onarım ekonomik olmaktan çıkacaktır.
Örneğin kaza öncesi rayiç değeri 100.000,00-TL olan bir aracın hasar onarım bedeli 60.000,00-TL, sovtaj değeri 10.000,00-TL ve değer kaybı miktarı 20.000,00-TL olarak belirlendiğinde, aracın onarımı tamamlanarak zarar görene teslim edilmesi halinde zarar görenin elinde 90.000,00-TL değerinde onarılmış bir araç olacaktır ve 30.000,00-TL hasar onarım bedeli ile 10.000,00-TL değer kaybı olmak üzere toplam 40.000,00-TL zararın giderilmesi ile zarar görenin zararı karşılanacaktır. Oysa ki mahkememizce iştirak edilmeyen Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin eski tarihli görüşüne göre hareket edildiğinde aynı durumda aracın onarım bedeli rayiç değerin %50'sini geçmesinden dolayı doğrudan pert-total işlemi yapılacak, aracın sovtaj değeri olan 10.000,00-TL düşüldükten sonra zarar görenin bakiye zararı 90.000,00-TL olarak değerlendirildiğinden zarar görene 90.000,00-TL ödeme yapılmasıyla zarar görenin zararı giderilmiş kabul edilecektir. Mahkememiz görüşüne göre hareket edildiği takdirde zarar görenin toplam zararı 40.000,00-TL ödeme ile giderilmekte, onarılmış bir araç ile birlikte değer kaybı ödenerek zararı sona ermektedir. Yargıtay 17.Hukuk Dairesi görüşüne göre ise zararın karşılanması için zarar görene 90.000,00-TL ödeme yapılması gerekmektedir. Aradaki fark 50.000,00-TL'dir. Bu nedenle Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin güncel de olmayan bu uygulamasına iştirak edilmesi mümkün değildir. Kaldı ki Yargıtay uygulamasının da açıklanmış bir hukuki gerekçesi mahkememizce tespit edilememiştir. Uygulamada sigorta şirketleri tarafından hasar bedelinin ekspertiz raporunda %50'sini aşması halinde araçta onarım yapılmasının ilave zararlarla birlikte daha yüksek bedele ulaşabileceği ihtimali gözetilerek pert-total işlemi yapılmakta ise de sigorta şirketlerinin bu tespitlerinde "gerçek zarar" ilkesinden hareket etmememesi nedeniyle yargı mercilerinin aynı saikle hareket etmesi mümkün değildir. Zira mahkememizce tespit edilen onarım bedeli miktarı serbest piyasa rayiçlerinde yaptırılabilecek gerçek bir onarım bedelini ifade etmektedir ve onarım sırasında olası doğabilecek başkaca zararların olabileceğinden hareketle ihtimale dayalı değerlendirme yapılmaması gerekir. Bu nedenle sigorta şirketlerinin uygulamalarından yola çıkılarak bu şekilde bir belirleme ve zarar tespiti yapılması, onarımın ekonomik olup olmadığının salt rayiç değerin %50'sini aşıp aşmamasına göre değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan mahkememiz görüşü doğrultusunda hasar bilirkişisinden aracın kaza öncesi rayiç değeri, hasar onarım bedeli, değer kaybı miktarı ve sovtaj değeri tespit edilerek onarımın ekonomik olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması istenilmiş, dosyaya sunulan 09/02/2023 tarihli ek raporda; aracın kaza öncesi değerinin 80.000,00-TL civarında olduğu, hasarın onarım bedelinin KDV dahil 38.127,84-TL olduğu, araçta 5.000,00-TL değer kaybı meydana geleceği, aracın sovtaj değerinin 35.000,00-TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Buna göre aracın onarım bedeli 38.127,84-tl, sovtaj değeri 35.000,00-TL ve değer kaybı zararı miktarı toplamı 78.127,84-TL olup, aracın kaza öncesi değerinin 80.000,00-TL olduğu gözetildiğinde meydana gelen hasarın onarımının ekonomik olacağı anlaşılmıştır.
Rapor karşı davalı vekilince itirazda bulunulmuş ise de bilirkişi değerlendirmesine yönelik somut bir hatalı uygulama gösterilmeksizin genel ifadelerle hatalı uygulama yapıldığının belirtildiği, bu haliyle yeniden rapor alınmasını gerektiren somut bir itiraz bulunmadığı gözetilerek bilirkişi raporu ile tespit edilen 38.127,84-TL hasar onarım bedeli hükme esas alınmıştır.
11-Davacı tarafından davalı sigorta şirketine dava öncesi başvuruda bulunulduğu, başvuru evrakının kurumsal e-posta adresine 27/05/2022 tarihinde başvuru evrakının gönderildiği, 8 iş günü sürenin sonunda davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığından 09/06/2022 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş, zarar veren aracın kullanım amacı hususi olduğundan faiz türü olarak yasal faiz belirlenmiştir.
12-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davalı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
13-Yukarıda ayrıntılı gerekçeleri açıklandığı üzere dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, kaza sonucu davacının olduğu araçta meydana gelen hasarın bilirkişi raporu ile tespit edildiği, haksız fiilden doğan borç ilişkilerinin oluşması için gereken haksız fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı unsurlarının ayrı ayrı ispat edildiği değerlendirilmekle tespit edilen gerçek zarar üzerinden bakiye hasar onarım bedeli tespit edilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜ İLE, 38.127,84-TL hasar onarım bedelinden kaynaklanan maddi tazminatın poliçe limitlerini aşmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 09/06/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, ekspertiz ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.604,51-TL harçtan peşin olarak alınan 80,70-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 642,59-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.881,22-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 642,59-TL toplamı 723,29-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 59,30-TL başvuru harcı ile 76,00-TL posta ve tebligat ücreti, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, yargılama gideri kapsamına alınan 649,00-TL ekspertiz ücreti toplamı 2.784,30-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/03/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır