T.C. İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/654 Esas
KARAR NO : 2025/567
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 11/08/2022
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Yukarıda açık kimlikleri yazılı taraflar arasında yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; Müteveffa...'un, 03/04/2021 tarihinde ... sevk ve idaresinde bulunan... plaka sayılı aracın kazası sonucu, trafik kazasına bağlı olarak 26.04.2021 vefat ettiğini; ... plaka sayılı aracın sigorta şirketi olan davalı...igorta A.Ş' ne usulüne uygun başvuru yapılmış olmasına karşın; talep ile alakalı cevap alınamadığını; müteveffa ...'un, vefatından önce, davacı/annesi...ile birlikte yaşadığını; davacı/çocuğu ...un da müvekkili olduğunu; arabulucuya başvurduklarını ve sonuç alamadıklarını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulü ile şu aşamada gerçek zararın tespitinin mümkün olmadığından şimdilik (belirsiz dava) her bir müvekkili için 100 TL, toplamda 200 TL maddi zararın, davalıdan temerrüde düştükleri tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müteselsilen ve müştereken ödemelerine ve yargılama gider ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, verdiği cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'un yaralanmış ve devamla 26.04.2021 tarihinde vefat etmiş olduğunu, davacıların dava dilekçesinde kaza neticesinde...in, annesi ...un ölümü sebebiyle maddi zarara uğradığını ve desteğinden yoksun kaldığını, anne ...un ise ölmeden önce müteveffa kızı... ile ikamet ettiğini ve ölümü nedeniyle maddi zarara uğradığını ve desteğinden yoksun kaldığından bahisle destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş olduğunu, davacının zararını, HMK m. 194 uyarınca ispata elverişli şekilde somutlaştırması ve ispat etmesi gerektiğini, yalnızca zararın varlığının ispatlanmasının da yeterli olmadığını, bu zararın davacı tarafından üstlenildiğinin de ispatının zorunlu olduğunu, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle; KTKm.97 uyarınca sigortaya geçerli bir başvuru yapılmaksızın ikame edilen işbu davanın, HMK m. 115 gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, davacının talep ettiği alacakların belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığından ve hukuki yararın bulunması HMK m. 114/1-h uyarınca dava şartı olduğundan dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının gerçek ve mevcut giderilmeyen bir zararı bulunmadığından davanın esastan reddine, mahkeme aksi kanaatte ise tarafların kusuru ile maluliyetin oranı, sebebi ve illiyet bağının tespiti için gerekli tüm deliller toplandıktan sonra ispat yükü kapsamında masrafları davacıya ait olmak üzere dosyanın Adli Tıp Kurumuna tevdiine, davanın sigortalı ve aracın işleteni...a ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
GEREKÇE:
Mahkememizce yargılamanın sürdüğü sırada davacı vekilinin UYAP sistemi üzerinden 09/06/2025 tarihinde gönderdiği dilekçesiyle dava konusu talepler konusunda sulhen mutabakata varıldığını bildirerek davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Dosya içerisinde yer alan vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Feragat; HMK'nun 307. maddesine göre davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile, feragat eden taraf dava dilekçesinin istem bölümünde istemiş olduğu haktan tamamen veya kısmen vazgeçer feragat mahkemeye karşı yapılacak tek taraflı bir açıklama ile olur bunun geçerliliği için karşı tarafça (davalı) ya da mahkemece kabul edilmesine gerek yoktur. Çünkü, davacı feragatle istemiş olduğu haktan vazgeçmektedir.
Feragat; bir usul işlemidir ve aynı zamanda bir maddi hukuk işlemidir. Davadan feragatla maddi olarak istenen haktan da feragat edilmektedir. HMK'nın 309 maddesi gereğince, feragat davanın görüldüğü mahkemeye karşı, hüküm verilmeden önce olabileceği, hüküm verildikten sonra da kesinleşinceye kadar dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. HMK 312. maddesine göre feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Keza HMK. 311 madde gereğince feragat kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur.
Şu halde, davacı vekilinin mahkememize ibraz etmiş olduğu feragat dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu olan sebepler ortadan kalktığı için davasından vazgeçtiğini ve davasından feragat etmek istediğini dilekçesinde belirttiği görülmekle ve feragat kesin hüküm sonuçlarını doğurup davaya son veren taraf işlemlerinden olduğu da gözetilerek işbu davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekili, 12/06/2025 tarihli dilekçesi ile davadan feragat edilmesi nedeniyle davacı taraftan yargılama gideri ve avukatlık ücreti talebi bulunmadığını beyan etmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince feragat nedeniyle alınması lazım gelen maktu karar ve ilam harcı olan 615,40-TL harcın, davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-Yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin tarafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili talep etmediğinden, ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.12/06/2025
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza