T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/729 Esas
KARAR NO : 2024/715
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/09/2022
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacının müvekkili şirket tarafından ileride yapacağı mal alımına karşılık teminat amacıyla davalı şirkete...İzmir şubesine ait, 01.11.2021 tarih ve ... numaralı, 750.000 TL bedelli olacak şekilde herhangi bir ihtar, itiraz ve protesto keşidesine ve borçlunun olurunu almaya gerek olmayan kayıtsız, şartsız banka teminat mektubu verildiğini, ancak teminat mektubu teslim edildikten sonra karşı taraf ile henüz hiçbir ticari ilişkiye girilmeden davalı şirket tarafından davacı müvekkili şirkete 03.11.2021 tarih,...numaralı, 356.350,01 TL bedelli (Ek-2) ve 09.11.2021 tarih, ... numaralı, 393.200,00 TL (Ek-3) e-faturalar ve e-faturalar konusu mallara ait e-İrsaliyeler gönderildiğini, davacı müvekkili şirketin muhasebesine bakan yetkili muhasebecisinin davalı şirket tarafından tanzim edilen e-fatura ile e-irsaliyelerin sisteme düşmesi ve e-irsaliyelerde teslim alan kısmının imzası olmaması nedeni ile bu faturalardaki malların teslim alınıp alınmadığını sorması üzerine davacı müvekkili şirket yetkilisi davalı şirket tarafından kendilerine hiç bir mal siparişi verilmediği halde yukarıda anılı e-Fatura ve e-İrsaliyeler tanzim edildiğini öğrendiğini, bunun üzerine davacı müvekkili şirket yetkilisinin, davalı şirket yetkilisini arayarak e-faturada yazılı malları sipariş etmediklerini ve teslim almadıklarını söylediğinde ve durum araştırıldığında davalı şirketin verdiği bilgi doğrultusunda her iki e-irsaliyede yazılı malların...plakalı araçla... Entegre Gıda İşleme ve Depolama Merkezi adresinde davacı müvekkili şirketle hiçbir bağı bulunmayan ve şirket çalışanı dahi olmayan, ... isimli kişiye teslim edildiğinin anlaşıldığını, malların davacı şirket tarafından sipariş edilmediği ve başka bir kişiye teslim edildiğinin anlaşılması üzerine davacı müvekkili şirket yetkilisinin teslim almadığı siparişe ilişkin faturaları ticari defterlerine işlemediğini, yaşanan bu olay sonrası davacı şirketin davalı şirkete olan güveninin sarsıldığını ve davalı şirketle hiçbir ticari ilişkiye girmediğini, davacı şirketin davalı şirketten hiç bir mal alması söz konusu olmadığı gibi hiçbir borcunun da bulunmadığını, bu nedenle de davacı müvekkili şirket tarafından banka teminat mektubunun iadesi talep edilmesine rağmen davalı şirketin teminat mektubunu iade etmediğini, davalı şirketin davacı şirketten ileride yapılacak ticari ilişkiye istinaden teminat olarak aldığı banka teminat mektubunu iade etmemesi nedeni ile bu durumun davacı müvekkili şirkette kuşku yarattığını ve teminat mektubunun iadesi hakkında yazılı bir ihtarda bulunulması halinde davalı şirket tarafından banka teminat mektubunun haksız ve kötü niyetle nakde çevrilerek tahsil olunacağına yönelik davacı şirkette kanaat oluştuğundan ve banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi halinde davacı şirketin bankalardaki ticari kredilerinin bozularak kredilerinin geri çağrılması gibi ileride telafisi olmayacak zararlar doğabileceğinden davalı şirkete herhangi bir yazılı bildirimde bulunmaksızın açılacak işbu asıl dava öncesinde ileride alınacak malların teminatı olarak verilen...bankası/İzmir şubesine ait 01.11.2021 tarih ve... nolu 750.000 TL bedelli banka teminat mektubunun davalı şirket tarafından paraya çevrilerek tahsil edilmesinin önlenmesi konusunda HMK m. 390 uyarınca ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.İş sayılı kararında " ... İleri sürülen malların teslim alınmadığına ilişkin iddia ile ilgili olarak; teslim hususunun yargılamayı gerektirmesi ve dilekçe ekinde sunulan belgelerin nitelik ve içeriğine göre mahkememizde yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirir şekilde güçlü bir kanaate ulaşılamamış olması " gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini ve ilgili dosyanın davalı şirket tarafından öğrenilmesinin hemen akabinde banka teminat mektubunun nakde çevrildiğini, dava konusu teminat mektubunun nakde çevirilerek davacı müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet verilmiş olup, davacı müvekkili şirketin sipariş vermemesi ve mal teslim almamış olmasına karşın haksız ve kötü niyetli şekilde teminat mektubunun paraya çevrilmesi sebebiyle teminat mektubuna konu bedelden borçlu olmadığının tespiti ve nakde çevrilerek istirdada dönüşen 750.000,00-TL'nın tahsili talebiyle arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu ve arabuluculuk görüşmeleri sonucunda anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı şirketin davacı şirketten hiç bir alacağı olmadığı halde 750.000 TL bedelli banka teminat mektubunu haksız ve kötü niyetle nakde çevirmesi nedeniyle istirdata dönüşen alacağa mahsuben şimdilik 50.000,00 TL'nin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; davalı şirket tarafından davacı şirkete tanzim ettiği 03.11.2021 tarihli 356.350,01 TL ve 09.11.2021 tarihli 393.200,00 TL bedelli iki adet faturalar nedeni ile davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile davalı şirketin bu iki adet faturaya mahsuben nakde çevirdiği 750.000 TL banka teminat mektubu bedelinin arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacı yanın müvekkilinden mal siparişi vermiş olup işbu sipariş üzerine müvekkili tarafından davacı yan adına 03.11.2021 tarihli,... numaralı, 356.350,01-TL bedelli fatura (Ek-1) kesilmiş olup mallar aynı gün, 03.11.2021 tarihli,... numaralı irsaliye faturası (Ek-2) ile müvekkili çalışanı ... tarafından karşı yanın yetkilendirdiği temsilcisi...a bağlı çalışan ...’na teslim edildiğini, yine aynı şekilde gelen sipariş üzerine müvekkili tarafından davacı yan adına 09.11.2021 tarih ... numaralı 393.200,00-TL bedelli fatura (Ek-3) kesilmiş olup mallar aynı gün 09.11.2021 tarihli, ... numaralı irsaliye faturası (Ek-4) ile müvekkili çalışanı... tarafından karşı yanın anlaşmalı olduğunu belirttiği ve verdiği talimat üzerine... Entegre Gıda İşleme ve Depolama Merkezi’nde ...’ya teslim edildiğini, işbu teslimin ardından karşı yan tarafından 09.11.2021 düzenleme tarihli, 10.03.2022 vade tarihli, 750.000-TL bedelli senet verildiğini, Sonrasında ise işbu alışveriş karşılığı taraflarına...bank, 01.11.2021 tarihli,.. referans numaralı, 750.000-TL bedelli kesin teminat mektubu verildiğini, işbu teminat mektubunun taraflarına karşı yan temsilcisi... tarafından teslim edildiğini, işbu teminat mektubunun taraflarında bozdurulup bedelinin tahsil edilmesi üzerine kendilerinde bulunan 750.000-TL bedelli senedin yine karşı yan temsilcisi...’a 16.06.2022 tarihinde imza karşılığı teslim edildiğini,...'ın karşı yan temsilcisi olup bu hususta müvekkilinin TMK madde 3 gereği iyi niyetli olduğunu, müvekkili şirket ile karşı yan adına tüm teması sağlayan... olduğunu, karşı yan tarafından müvekkili adına banka teminat mektubu ve senedin taraflarına ibraz eden, karşı yan tarafından kaşe imzalı senedi teslim alan... olup, kendi adına değil Sütaşkı adına adına hareket ettiğini her daim belirttiğini, nitekim temsil yetkisi vermeye ilişkin hukuki işlemin geçerliliği kural olarak şekle tabi olmadığını, yetkinin sözlü olarak verilebileceği gibi, yazılı olarak da verilebileceğini, işbu senet, teminat mektubu, fatura ve mal teslimi yönünden karşı yan tarafından aleyhe hiçbir ihbar ve ihtar söz konusu olmadığını, müvekkilinin karşı yandan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, alacak sebebiyle teminat mektubunun bozulduğunu ve senedin iade edildiğini, bu hususta karşı yanın açıkça kötü niyetli olduğunu, sipariş vermeden veya mal teslimi yapılmadan ödeme yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mallar teslim edilmiş olup senet ve teminat mektubunun TBK 207 gereği peşin ödemeye karine olduğunu, gerek ticari hayatın olağan akışı gerekse de Türk Borçlar Kanunu madde 207/2 “Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.” hükmü gereği aslolanın peşin ödeme olduğunu, zira bu hususta teminat mektubu ve senedin verildiği tarihler ile malların teslim edildiği tarihlerin aynı hafta içerisinde olup işbu ödemelerin malların teslim edilmesi karşılığı, peşin ödeme hükmü içerdiği açık olduğunu, müvekkili şirketin cari hesap kayıtlarına dayalı faturalar mevcut olduğunu ve işbu faturalara mübrez malların teslim edilmediği olgusunun gerçek dışı olduğunu, ayrıca hiçbir alışveriş yapmadan gelecekte alışveriş yapılma ihtimaline yönelik taraflarına teminat mektubu ve senet verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu hususta ispat yükü karşı yanda olup malları teslim almadığını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, faturalara süresi içinde itiraz edilmediğini, karşı yan dava dilekçesinde faturaların varlığından açıkça haberdar olduğunu belirtmiş olup sipariş vermediklerini iddia etmelerine rağmen faturaya itiraz etmediklerini, bu hususların birbiriyle çeliştiğini, zira karşı yan sipariş vermedi ise bilgisinin olduğu faturalara neden itiraz etmediğini, karşı yan... Depolama Merkezi ile anlaşmalı olup işbu hususun kayıtların celbi ile sübuta ereceğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir,
DELİLLER: Banka kayıtları, fatura ve irsaliye suretleri, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu, tanık anlatımları delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 10/04/2023 tarihli raporun kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; taraf ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde ve dosya kapsamında yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;
Davacı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede;
Davacının 2021 yılına ait incelemeye sunduğu yevmiye defterinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2021 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı,
Davacıya ait ticari defter kayıtlarında;
Davacıya ait ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, dava dilekçesi ekinde yer alan, davalı tarafca davacı adına düzenlenmiş 03.11.2021 ve 09.11.2021 tarihli iki adet faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
Dosya kapsamında bulunan davacıya ait 2021/11. Döneme ait Ba formu üzerinde yapılan incelemede davaya konu iki adet faturanın davacı tarafca beyan edildiği, ancak bilirkişiliğime sunulan 2021/11 döneme ait Ba formu üzerinde yapılan incelemede Ba formunda davaya konu faturalara ait bir beyan bulunmadığı, Ba formunun “boş” olarak verildiği (Ek-1)
Davalı Ticari Defterlerinin Tasdikine ilişkin Yapılan İncelemede;
Davalının 2021 yılına ait incelemeye sunduğu ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Sayın Mahkeme'nizde olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2021 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı,
Davalıya ait ticari defter kayıtlarında;
Davalıya ait ticari defter kayıtlarında; davalının davacıya düzenlediği dava konusu 2 adet faturanın ve 750.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 750.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun tahsil edildiği ve iki adet faturanın bu tutardan mahsup edildiği,
Davalının fatura dönemine ait olan 2021/11.ay Bs formunda ilgili faturaları beyan etmediği (Ek-2)
Sgk Kayıtları Üzerinde Yapılan İncelemede;
Davacıya ait 2021/09-10-11.ay Sgk hizmet listeleri üzerinde yapılan incelemede,...’ın hizmet listelerinde yer almadığı, davacı şirketin çalışanı olmadığı (Ek-3)
Dosya kapsamında bulunan ...’ ya ve ...a ait SGK dökümlerinde bu kişilerin davacı şirkette çalışmadığı,
Dava Dışı ... Yapı Mimarlık Tur.SAn.Ve Tic.A.Ş (... Entegre Gıda İşleme Ve Depolama Merkezi) tarafından sayın mahkemeye gönderilen cevabi yazı incelemesinde;
Sütaşkı firmasının, tesislerinde ürün depolamış gözükmediği, mahkemenin yazı ekinde yolladığı irsaliyelerdeki ürünlerin depolarında... MANDIRA ... adına giriş yapılmış olduğunu beyan ettikleri ve yazı ekinde bu ürünlere ait giriş çıkış belge fotokopilerinin sunulduğu, belgeler ve beyanın birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.
Sayın mahkemenizin takdirlerine saygılarımla arz ederim..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, nakde çevrilen teminat mektubu nedeniyle tahsil edilen paranın davacıya iadesi talebine ilişkindir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirket yetkilisinin ileride yapacağı mal alımlarına teminat oluşturması için dava konusu... Bankası İzmir Şubesi'ne ait 01/11/2021 tarihli... nolu 750.000,00-TL tutarlı teminat mektubunu davalı şirkete verdiğini, henüz davalı şirket ile herhangi bir ticari ilişki kurulmadan davacı şirkete 03/11/2021 tarihli 356.350,01-TL bedelli fatura ve 09/11/2021 tarihli 393.200,00-TL bedelli faturaların e-fatura olarak gönderildiğini, davacı şirket muhasebecisinin e-faturaları fark etmesi üzerine yapılan araştırmada fatura içeriklerinin ...plaka sayılı araçla... Entegre Gıda İşletme ve Depolama Merkezi'nde davacı şirketle hiçbir bağı bulunmayan ... isimli kişiye teslim edildiğinin anlaşıldığı, davacı şirketin sipariş vermediği ve malların başka bir kişiye teslim edildiği, başka bir kişiye teslim edilen mallarla ilgili olarak davalı şirketin teminat mektubunun iade edilmediği, bu hususta davacı şirket tarafından İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.İş sayılı dosyasında teminat mekbununun nakde çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir talep edilmesine rağmen talebin reddine karar verildiği ve sonrasında davalı şirketin teminat mektubunu nakde çevirerek fatura bedellerini tahsil ettiği, teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle davacı zararının oluştuğu ileri sürülerek davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile teminat mektubunun nakde çevrilmesiyle tahsil edilen paranın istirdadı talep edilmiştir.
Davacı vekili 24/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 700.000,00-TL artırarak 750.000,00-TL'ye yükseltmiştir.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın eksik harç üzerinden açıldığını, davacı şirketin siparişi üzerine 03/11/2021 tarihli 356.350,01-TL bedelli fatura içeriği malların davacı şirketin yetkilendirdiği temsilcisi...'a bağlı çalışan ...'na teslim edildiğini, 09/11/2021 tarihli 393.200,00-TL bedelli fatura içeriği malların ise yine davacı tarafn talimatı doğrultusunda... Soğuk Hava Deposu'nda ... adına teslim edildiği, teslim sırasında ayrıca 10/03/2022 vade tarihli 750.000,00-TL bedelli senet alındığı, bu ticari ilişki karşılığında dava konusu teminat mektubunun davalı temsilcisi... tarafından davacı şirkete teslim edildiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonrasında 10/03/2022 vade tarihli senedin yine...'a imza karşılığı iade edildiğini,...'ın karşı taraf temsilcisi gibi hareket ettiğini ve bu nedenle davalı şirketin iyi niyetli olduğunu, davalının alacaklı olduğunun sabit olduğu, faturalara süresinde itiraz edilmediğini ve sair hususları ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
4-6100 sayılı HMK'nın 33/1. Maddesi uyarınca hakimin Türk hukukunu resen uygulayacağı ilkesinden hareketle, dava konusu iddiaların ve savunmaların ileri sürülmesi taraflara ait olup davanın nitelendirilmesi hakimin takdirindedir.
Davacı, davasının menfi tespit davası olarak nitelendirmiş ise de, dava tarihi itibariyle fatura bedellerinin tahsil edilmiş olması nedeniyle davacının mevcut bir borcunun bulunmadığı ve uyuşmazlığın tahsil edilen teminat mektubu bedelinin iadesi olduğuna göre dava sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 77. ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.
Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.
5-Kural olarak ispat külfeti davacı üzerinde ise de, sebepsiz zenginleşme davasında ispat külfeti sebepsiz zenginleşmediğini savunan davalı üzerindedir.
Davalı tarafça fatura içeriği malların davacı şirket tarafından yetkilendirilen..., ... ve ...ya teslim edildiği, bu kişilerin davacı şirket adına hareket ettikleri yönünde izlenim oluşturdukları savunulmuştur.
6-Davalının teminat mektubunun nakde çevrilmesine dayanak gösterdiği fatura içerikleri bir kısım malların teslimine yönelik olup ilişkinin satış sözleşmesine dair olduğu anlaşılmaktadır. Satış sözleşmesinde kural olarak ispat külfeti satıcı üzerindedir. Satıcının sözleşme konusu malları alıcıya teslim ettiğini imzalı sevk irsaliyesi veya alıcının ticari defterlerinde yer alan kayıtlar vasıtasıyla ispat etmesi mümkündür.
Davalı tarafça sunulan fatura içeriklerinin incelenmesinde;
A-03/11/2021 tarihli 356.350,01-TL bedelli faturayla ilgili olarak aynı tarihli sevk irsaliyesi düzenlendiği, fatura ile aynı içerikteki sevk irsaliyesi içeriğinde ... Klasik Beyaz Peynir 18 Kg 1 adet, ... Klasik Beyaz Peynir 18 Kg 301 adet ve ... İzmir Tulum Peyniri 19 Kg 200 adet mal bulunduğu, malların ... adlı kişi tarafından ... isimli kişiye teslim edildiği,
B-09/11/2021 tarihli 393.200,00-TL bedelli faturayla ilgili olarak aynı tarihli sevk irsaliyesi düzenlendiği, fatura ile aynı içerikteki sevk irsaliyesi içeriğinde ... Klasik Beyaz Peynir 18 Kg 200 adet ve ... İzmir Tulum Peyniri Az Tuzlu 19 Kg 354 adet ürünlerinden bulunduğu, ürünlerin 09/11/2021 tarihli Geçici Teslim Alındısı belgesi ile ... adına... Soğuk Hava Deposuna teslim edildiği görülmüştür.
03/11/2021 tarihli fatura ve 09/11/2021 tarihli fatura içeriklerinde toplam 1.056 teneke süt ürünü bulunmakta olup bunların davacı şirkete tesliminin ispatlanıp ispatlanmadığı hususunun davalının dayandığı deliller çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir.
7-Mahkememizce her iki taraf ticari defterleri SMMM bilirkişi aracılığı ile incelenmiş, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili davalı şirketin düzenlediği 2 adet faturanın davalı şirket kayıtlarında yer aldığı ancak davacı şirket ticari defterlerinde faturaların kayıtlı olmadıkları tespit edilmiştir. Bu itibarla, davalı şirketin fatura içeriği malların davacıya teslimi hususunu ticari defterler yoluyla ispat edemediği görülmüştür.
8-Davacı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden 2021 yılı Ba formları getirtilmiş, dava konusu 2 adet faturanın Form Ba kayıtları arasında KDV hariç 694.027,78-TL olarak yer aldığı görülmüştür.
Davalı tarafça davalının Ba form bildiriminde boş olarak bildirimde bulunduğu savunulmuş, buna karşı vergi dairesi kayıtlarında davacı Ba formları arasında dava konusu faturaların da bulunduğu görülmüştür.
Davacı vekili tarafından davacı şirketin dava konusu faturalarla ilgili Ba formu beyanında bulunmadığını, 2021 yılı Kasım döneminde şirketin KDV beyanında bu faturaların yer almadığını ileri sürerek Ba formlarına ilişkin kayıtlara dair itirazlarını bildirmiştir.
Bs ve Ba formları vergi zayinin önlenmesi amacıyla mal veya hizmet alımı gerçekleştiren veya mal veya hizmet satışı gerçekleştiren şirketlerin bunlarla ilgili düzenledikleri veya adlarına düzenlenen faturaları sistem üzerinden vergi dairesine bildirmelerine, mal alımı yapan şirketin bildirdiği kayıtlar ile mal satışı gerçekleştiren şirket kayıtları karşılaştırılmak suretiyle vergi zaiyatının önlenmesi amaçlı bir uygulama olup, Ba-Bs formlarının bildirilmesi ilgili vergi mükellefinin kendisi tarafından veya yetkilendirdiği muhasebe yetkilisi tarafından gerçekleştirilebilecek bir işlem olduğundan bu yönde bir alış faturası bildirimi yapılması fatura içeriğinin ilgili kimseye teslim edildiği yönünde yorumlanmaktadır. (Bkz: Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin...Karar sayılı ilamında " Mahkemece yapılacak iş davalının kabulünde olan 19.01.2011 tarihli ve 5.022,00 TL fatura bedeli ile birlikte davalı tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirdiği anlaşılan 14.10.2011 tarihli 2.138,40 TL bedelli ve 21.10.2011 tarihli 5.136,48 TL bedelli faturaların, 3 fatura bedeli olan toplam 12.296,88 TL’lik malın davalıya teslim edildiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.)
Mahkememizce çeşitli dosyalarda davalılarca verilen Ba formları ile vergi dairesinden getirtilen Ba form kayıtlarının çelişmeleri nedeniyle sistem işleyişine dair yapılan araştırma ve inceleme sonucunda yazılan müzekkereye Gelir İdaresi Başkanlığı Uygulama ve Veri Yönetimi Daire Başkanlığı'nın 29/11/2023 tarihli ... sayılı yazısı ile cevap verilmiş ve sistemin işleyişi özetlenmiş olup buna göre;
"213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 242 nci maddesinin ikinci fıkrasında Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın elektronik defter, kayıt ve belgelerin oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafazası ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, söz konusu fıkrada, Vergi Usul Kanunu ve diğer vergi kanunlarında defter, kayıt ve belgelere ilişkin olarak yer alan hükümlerin elektronik defter, kayıt ve belgeler için de geçerli olduğu; Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, elektronik defter, belge ve kayıtlar için diğer defter, belge ve kayıtlara ilişkin usul ve esaslardan farklı usul ve esaslar belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasında ise Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın mükellef ve meslek grupları itibarıyla muhasebe usul ve esaslarını tespit etmeye, bu Kanuna göre tutulmakta olan defter ve belgeler ile bunlara ilaveten tutulmasını veya düzenlenmesini uygun gördüğü defter ve belgelerin mahiyet, şekil ve ihtiva etmesi zorunlu bilgileri belirlemeye, bunlarda değişiklik yapmaya, bedeli karşılığında basıp dağıtmaya veya üçüncü kişilere bastırıp dağıtmaya veya dağıttırmaya, bunların kayıtlarını tutturmaya, bu defter ve belgelere tasdik, muhafaza ve ibraz zorunluluğu getirmeye veya kaldırmaya yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Konuya ilişkin olarak yayımlanan 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "IV.1.1. Genel Olarak" başlıklı bölümünde "Bu Tebliğde düzenlenen e-Fatura belgesi, yeni bir belge türü olmayıp, kâğıt ortamdaki "Fatura" belgesi ile aynı hukuki niteliklere sahiptir.
e-Fatura uygulamasına kayıtlı mükelleflerin, bu Tebliğin "V.7." ve "VIII." numaralı bölümlerinde belirtilen istisnai durumlar haricinde, birbirlerine sattıkları mallar ve ifa ettikleri hizmetler için düzenledikleri faturaları e-Fatura olarak göndermeleri ve almaları zorunludur. e-Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükellefler, uygulamaya kayıtlı olmayan mükelleflere yaptıkları mal teslimi ve hizmet ifası için genel hükümler çerçevesinde kağıt ortamdaki fatura (e-Arşiv uygulamasına dahil olanlar/dahil olma zorunluluğu getirilenler ise uygulamaya dahil oldukları/zorunluluklarının başladığı tarihten itibaren e-Arşiv Fatura) düzenlemek zorundadırlar." denilmektedir.
Ayrıca söz konusu yetkilere dayanılarak yayımlanan 396 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğe, 25/01/2021 tarihli ve 31375 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 396) 'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: ...) ile eklenen 1.1.8. numaralı bent ile " Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dâhil edilmeyecektir." ibaresine yer verilmiş olup Mezkur Tebliğin yürürlüğe girdiği 1/7/2021 tarihi itibariyle mükellefler tarafından düzenlenen e-Belgeler Başkanlığımız sistemleri üzerinden doğrudan yani otomatik olarak BA/BS formlarına yansıtılmaktadır.
Diğer taraftan Başkanlığımızca ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanan "e-Fatura Uygulaması İptal, İhtar/İtiraz Bildirim Kılavuzu" ve "e-Arşiv Uygulamaları (e-Arşiv Fatura, e-SMM) İptal, İhtar/İtiraz Bildirim Kılavuzu" ile e-Belge uygulamalarına ilişkin iptal ve ihtar/itiraz süreçlerine ilişkin mükelleflerin yapmaları gereken işlemler açıklanmıştır.
Söz konusu Kılavuzlar çerçevesinde e-Fatura uygulamasında;
- İptal işlemleri; "Ticari Fatura Senaryosu" kapsamında düzenlenen faturalara, faturanın alıcıya iletildiği tarihten itibaren 8 günlük süre içinde e-Fatura sistemi içinden "Ret Uygulama Yanıtı" ile, "Temel Fatura Senaryosu" kapsamında düzenlenen faturalarda da yine 8 günlük itiraz süresi dolmamak şartıyla, "e-Fatura İptal/İtiraz Portalı" üzerinden iptal talebi oluşturmak ve faturanın diğer tarafının da aynı sürede söz konusu portal üzerinden iptal talebini onaylaması suretiyle gerçekleştirilebilmektedir. Faturanın alıcısı ya da satıcısı tarafından oluşturulabilen e-Fatura iptal taleplerinin alıcı/satıcı tarafından onaylanması durumda ilgili e-Fatura hem alıcının sanal Ba formunda hem de satıcının sanal Bs formunda yer almayacaktır. Ancak iptal talebi alıcı/satıcı tarafından reddedildiyse ya da alıcı/satıcı tarafından 8 günlük süre içerisinde onay verilmediyse, ilgili e-Fatura hem alıcının sanal Ba hem de satıcının sanal Bs formunda yer alacaktır.
- e-Faturalara, sistem içinden ihtar ve itiraz bildirimlerinin yapılabilmesi için öncelikle Türk Ticaret Kanununun 18 ve 21 inci maddelerinde belirtilen yöntemler (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak KEP sistemi yöntemi) ve süre dâhilinde alıcı ya da satıcı tarafından itiraz edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan itirazlara ilişkin olarak fatura dönemini izleyen ayın 20 nci günü sonuna kadar, söz konusu Portal üzerinden ihtar/itiraz bildirim talebi oluşturulmakta ve aynı süre zarfında faturanın diğer tarafının da söz konusu ihtar/itiraz talebini onaylaması/reddetmesi beklenmektedir. Her iki tarafın da ihtar/itiraz talebini onayladığı durumda fatura iptal edilmiş kabul edilmekte olup ilgili e-Fatura hem alıcının sanal Ba formunda hem de satıcının sanal Bs formunda yer almayacaktır.
Ancak aksi durumda yani e-Fatura ihtar/itiraz talebini taraflardan birisinin reddetmesi ya da süresinde onaylanmaması durumda ise ihtar/itiraz talebini Portal üzerinden reddeden ya da süresinde onaylamayan taraf açısından söz konusu fatura hüküm ifade etmeye devam edecektir. Eğer talebi reddeden taraf alıcı ise e-Fatura alıcının sanal Ba formunda yer alacak olup talebi kabul eden satıcının sanal Bs formunda yer almayacaktır ancak talebi reddeden taraf satıcı ise e-Fatura satıcının sanal Bs formunda yer alacak olup talebi kabul eden alıcının sanal Ba formunda yer almayacaktır.
Bununla birlikte düzenlenen faturaya ilişkin olarak 8 günlük iptal süresi ile ihtar-itiraz bildirimlerinin yapılabilmesine ilişkin olarak fatura dönemini izleyen ayın 20 nci günü sonuna kadar belirlenen süre geçirildiği takdirde e-Fatura iptal/itiraz portalı üzerinden bildirim yapılamamakla birlikte ilgili fatura dönemini izleyen ayın 20 sinden sonra Başkanlığımız tarafından sanal Ba ve sanal Bs hesapları otomatik olarak oluşturulduğundan bu bildirimler üzerinde bir güncelleme ya da düzeltme yapılamayacaktır."
Şeklinde açıklandığı üzere, bir tarafın sisteme BS formu olarak yüklediği fatura aynı zamanda e-fatura olarak karşı tarafa iletilmekte, 8 günlük itiraz süresi içerisinde fatura borçlusunun faturaya itirazda bulunmaması halinde otomatik olarak fatura alıcısı adına BA formu oluşturulmaktadır. 8 Günlük süre içerisinde faturaya karşı itiraz bildirilmesi ve itirazın fatura düzenleyen tarafça da kabulü halinde ise tarafların Ba-Bs formlarında karşılıklı olarak bu fatura yer almayacaktır. Yine faturaya alıcı tarafından itiraz edilmiş olması fakat satıcı-düzenleyenin bu itirazı kabul etmemesi halinde ise düzenleyenin Bs formlarında fatura yer alacak, itiraz eden alıcının Ba formları arasında ise bu fatura yer almamaktadır.
Buna göre, somut uyuşmazlıkta her ne kadar davacı tarafça 2 adet faturanın alış beyanı olarak vergi dairesine bildirilmediği anlaşılmış ise de, vergi dairesi kayıtlarına göre davalının 2 adet faturayı davacıya elektronik ortam üzerinden ilettiği ve faturaların itiraz görmemesi üzerine 2 faturanın da tarafların Ba-Bs form kayıtlarına işlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20.maddesinde "Tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebilir. Ayrıca, tacir, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için, ödeme tarihinden itibaren faize hak kazanır." hükmü, 21/2. Maddesinde ise "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükümleri düzenlenmiş olup, davacının kendisine iletilen faturaya süresi içerisinde itiraz etmemiş olması nedeniyle faturanın "bedeli" yönünden içeriğin kabul edildiğinin varsayılacağı ve ayrıca faturada gösterilen bedel yönünden piyasa rayici araştırması yapılmasının gerekmeyeceği, ancak faturaya itiraz edilmemiş olmasının tek başına satıcının ispat külfetini yerine getirdiği anlamına gelmeyeceği değerlendirilmiştir.
9-Mahkememizce dava konusu malların teslim edildiği anlaşılan... Soğuk Hava Deposu işletmesine müzekkere yazılmış, dosyaya sunulan 11/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ve eki belgelerin incelenmesinde;
A-... Entegre Gıda İşleme ve Depolama Merkezi'nde depolama hizmeti için 16/09/2021 tarihinde dava dışı İritaşlı Mandıra İşl.Tarım.ve hay.Ürü.Paz.Bakk.Tur.Sa.Ve.Tic.Ltd. Şti. İle...Yapı Mimarlık Turizm San.ve Tic.A.Ş. Arasında depolama sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede ... ve...'in depodan mal alımına yetkili olarak gösterildikleri,
B-... tarafından 03/11/2021 tarihinde... nolu geçici teslim alındısı ile 200 teneke ... Tulum peyniri ve 300 teneke Beyaz Peynir ... çeşidi ürünün depoya teslim edildiğinin anlaşıldığı, teslim içeriğinin 03/11/2021 tarihli 356.350,01-TL bedelli fatura içeriğinde yer alan malları(2 teneke hariç) oluşturduğu, 2 teneke ürünün ...'na teslim edildiğinin davalı şirket sevk irsaliyesinde görüldüğü ancak 2 teneke ürünün soğuk hava deposuna teslim edilmediği,
C-Davalı şirket çalışanı ve tanık... tarafından 09/11/2021 tarihli 048616 nolu Geçici Teslim Alındısı belgesi ile İzmir Tulum-... Marka 300 teneke peynirin dava dışı soğuk hava deposuna ... hesabına teslim edildiği,
D-Davalı şirket çalışanı ve tanık... tarafından 09/11/2021 tarihli 048625 nolu Geçici Teslim Alındısı belgesi ile Beyaz Peynir-... marka 200 teneke peynirin ve Tulum Peynir ... marka 54 teneke peynirin dava dışı soğuk hava deposuna ... hesabına teslim edildiği,
Bu itibarla A, B ve C olarak açıklanan 3 teslim yoluyla soğuk hava deposunda dava konusu 2 fatura içeriği ürünlerin(1054 TENEKE) depolandığı, 2 teneke ürünün ise ...'na teslim sonrası akıbetinin bilinmediği görülmüştür.
Soğuk hava deposu işletmesi tarafından dosyaya sunulan depodan çekme işlemlerine dair kayıtların incelenmesinde;
A-04/11/2021 tarihli Depodan Mal Çekme fişi başlıklı ... nolu fiş ile 200 teneke İzmir Tulum Peynir ... marka ürünün ... talimatıyla ... isimli kişiye teslim edildiği,
B-05/11/2021 tarihli Depodan Mal Çekme fişi başlıklı... nolu fiş ile 200 teneke Beyaz Peynir-... marka ürünün ... talimatıyla ...isimli kişiye teslim edildiği,
C-08/11/2021 tarihli Depodan Mal Çekme fişi başlıklı... nolu fiş ile 100 teneke Beyaz Peynir-... marka ürünün ... talimatıyla ... isimli kişiye teslim edildiği,
D-10/11/2021 tarihli Depodan Mal Çekme fişi başlıklı... nolu fiş ile 100 teneke Klasik Beyaz ve 100 teneke tulum peyniri ürünün ... talimatıyla ...isimli kişiye teslim edildiği,
E-11/11/2021 tarihli Depodan Mal Çekme Fişi başlıklı... nolu fiş ile 1 teneke Tulum ... ve 1 teneke Beyaz Peynir ... marka ürünün ... isimli kişiye teslim edildiği,
F-11/11/2021 tarihli Depodan Mal Çekme Fişi başlıklı ... nolu fiş ile 49 teneke Tulum ... ve 49 teneke Klasikt Beyaz Peynir ... marka ürünün ...simli kişiye teslim edildiği,
G-12/11/2021 tarihli Depodan Mal Çekme Fişi başlıklı ... nolu fiş ile 150 teneke Tulum Beyaz Peynir ... ve 50 teneke Beyaz Peynir ... marka ürünün ... isimli kişiye teslim edildiği,
H-15/11/2021 tarihli Depodan Mal Çekme Fişi başlıklı... nolu fiş ile 54 teneke Tulum Peynir ... marka ürünün... isimli kişiye teslim edildiği,
A,B,C,D,E,F,G ve H bentlerinde açklandığı üzere toplam 1054 teneke ürünün muhtelif seferlerde ...nın talimatıyla 3.kişilere depodan teslim edildiği görülmüştür.
10-Dosya kapsamında toplanan delillerden davalının dayandığı fatura içeriği ürünleri davacı şirket adına hareket ettiği zannıyla dava dışı ...ya teslim ettiği ve ... tarafından 3.kişilere soğuk hava deposu aracılığıyla tevdi edildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça ürünlerin davacı şirket adına hareket eden... ve ...ya teslim edildiği savunulmuş, buna karşılık dava dilekçesi ve aşamalarda davacı tarafça bu husus inkar edilerek... ve ...nın davacı şirket adına hareket etmedikleri ve bu kişilerin tanınmadığı ileri sürülmüştür.
Mahkememizce yapılan araştırmada..., ... ve ...'nın davacı şirket çalışanı veya yetkilisi olmadıkları tespit edilmiştir.
11-Yargılama sırasında 19/04/2024 tarihli celsede davalı tanıklarının dinlendiği duruşma sırasında, tanık beyanları da dikkate alınarak davacı şirket yetkilisi ... dava konusu hususlarda isticvap olunmuş, davacı şirket yetkilisi beyanlarında özetle...'ı ev sahibi olması nedeniyle tanıdığını, ... şirketi ile henüz bir görüşme yapmadan ve mal siparişi vermeden önce hızlı bir şekilde ticaret yapmak üzere teminat mektubu çıkardığını, teminat mektubunu alması için...'a talimat verdiğini ve onun yönlendirmesiyle ...ya teslim için yazılı talimat yazdığını, ...nın teminat mektubunu aldıktan sonra kendisine getirmediğini, ...ya sonraki süreçte ulaşılamadığını, Fatura ve İrsaliyeler davacı şirkete geldiğinde bu durumu...'a sorduğunu fakat ...ya ulaşamadıklarını beyan etmiştir. Mahkememizce davacı şirket yetkilisinden ... hakkında suç duyurusunda bulunup bulunmadığı sorulmuş, davacı şirket yetkilisi cevaben...'ın kendisine "sorumluluk bana ait bundan zararın olursa karşılarım" dediğini beyan ettiği, ...yı tanımadığı ve...ı ise kötü niyetli olmadığını düşündüğü ve maddi zararının giderileceğini düşündüğü için suç duyurusunda bulunmadığını beyan etmiştir.
12-Davacı şirket yetkilisi ...'in isticvap beyanları sonrasında mahkememizce Türkiye... Bankası A.Ş. İzmir Şubesi'ne müzekkere yazılarak teminat mektubunun teslimine dair belgelerin birer örneği istenilmiş, dosyaya sunulan 24/04/2024 tarihli cevabi yazı ekinde sunulan belgelerin incelenmesinde;
-01/11/2021 tarihinde davacı şirket yetkilisinin talep formu ile bankaya başvuruda bulunduğu, aynı gün tarihli teminat mektubunun düzenendiği,
-03/11/2021 tarihinde davacı şirket yetkilisi tarafından teminat mektubunun ...ya teslim edilmesi hususunda banka şubesine talimat yazısı yazıldığı,
-03/11/2021 tarihinde teminat mektubu aslının, ... tarafından banka şubesinden teslim alındığı,
görülmüştür.
13-Ayrıntıları yukarıda açıklanan tüm delillerin birlikte incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosya kapsamına göre davalı satıcı tarafından dava konusu 2 adet fatura içeriği süt ürünlerinin dava dışı ... adına kayıtlı soğuk hava deposu hesabına teslim edildiği ve buradan ... tarafından yönlendirilen kişilerce alındığı sabit olup, uyuşmazlık ...nın davacı şirket adına hareket edip etmediği, ...ya yapılan teslimatların davacı şirkete yapılmış sayılıp sayılmayacağı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı tarafça dava dilekçesi ve aşamalarda ... adlı kişinin davacı şirket çalışanı olmadığı ve tanınmadığı ileri sürülmüş ise de, dava konusu teminat mektubunun bizzat ... tarafından davacı şirket yetkilisinin yazılı talimatına istinaden 03/11/2021 tarihinde banka şubesinden alındığı ve aynı tarihte davalı satıcı şirkete mektubun teslim edildiği ve yine aynı tarihte 03/11/2021 tarihli fatura içeriği malların ... isimli kişiye teslim edildiği ve yine aynı tarihte ...'nın bu malları... Soğuk Hava Deposu isimli işletmeye ... adına teslim ettiği, 09/11/2021 tarihli fatura içeriği ürünlerin ise davalı şirket çalışanı... tarafından yine ... Soğuk Hava Deposu isimli işletmeye ... adına teslim edildiği, depoya teslim edilen malların ... tarafından ve yetkilendirdiği kimselerce teslim alındığı görülmüştür.
... ve... isimli kişilerin davacı şirket adına hareket ederek satış sözleşmesine dair mal alımı, teminat mektubu ve senet vermesi işlemlerini gerçekleştirmelerinin davacı şirket yönünden sonuç doğurup doğurmayacağının incelenmesinde yetkisiz temsile ilişkin düzenlemelerin dikkate alınması gerekmektedir.
Yetkisiz temsil 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 46. ve 47. Maddelerinde;
"II. Yetkisiz temsil
1. Onama hâlinde
MADDE 46- Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur
2. Onamama hâlinde
MADDE 47- Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir. Ancak, yetkisiz temsilci, işlemin yapıldığı sırada karşı tarafın, kendisinin yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse, kendisinden zararın giderilmesi istenemez.
Hakkaniyet gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
47. Maddenin 1.fıkrasının 1.cümlesi uyarınca, temsil olunanın açık veya örtülü olarak işlemi onamaması halinde bu işlem temsil olunanı bağlamayacaktır. Ancak hükmün mefhumu muhalifine göre örtülü olarak işlemin onaylanması halinde artık yetkisiz temsilcinin yapacağı işlemler temsil olunanı da bağlayacaktır.
Davacı şirket bir ticaret şirketi ve davacı şirket yetkilisi de şirket temsilcisi olarak basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altındadır. Davacı tarafça ...nın davacı şirket adına hareket etmediği ileri sürümüş ise de, davalı şirket çalışanı olan tanıklar ... ve s...nun anlatımlarına göre... ve ...nın davacı şirket adına mal alımı hususunda pazarlık yaptıkları ve yine bu kişilerce teminat mektubunun banka şubesinden teslim alınarak davalı şirkete ibraz edilmiş olduğu dikkate alındığında dava dışı ...nın davalı şirket nezdinde davacı şirket adına hareket ettiğine dair intiba yarattığı ve şirket adına mal siparişi yaptıklarının sabit olduğu, 03/11/2021 tarihinde ise doğrudan davacı şirket tarafından siparişe konu mal bedeli miktarında teminat mektubunun ibraz edilmesinin davalı şirket açısından "örtülü onama" niteliğinde bir hareket olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
Bu durumda, davacı şirket yetkilisinin bankaya verdiği yazılı talimatla ...ya teminat mektubunu teslim ettirdiği ve sonraki süreçte de teminat mektubu akıbetini araştırmaması suretiyle davalı şirket nezdinde ... ve...'ın şirketi temsilen hareket ettikleri izlenimi yaratılmasında ağır derecede kusurlu davrandığı, her ne kadar davacı şirket yetkilisi tarafından davalı şirketle hiçbir görüşme yapılmadan teminat mektubu çıkartıldığı ve bağlantı kurulduğunda hızlı mal teslim alınması için bunun gerçekleştirildiği ileri sürülmüş ise de davacı şirket tarafından Türkiye... Bankası İzmir Şubesi'ne 01/11/2021 tarihinde teminat mektubu düzenlenmesi için başvuruda bulunulduğu ve aynı gün içerisinde teminat mektubunun düzenlendiği hususu dikkate alındığında davacı şirket yetkilisinin bu konudaki açıklamasının samimi olmadığı, yine davacı şirket yetkilisinin teminat mektubu kendisine getirilmemesine ve şirket adına düzenlenen toplam bedelleri teminat mektubu miktarında olan 2 adet faturanın e-fatura olarak şirkete gönderilmesine rağmen 24/05/2022 tarihindeki ihtiyati tedbir talebine kadar sessiz kalınmasının da olağan hayat akışına uygun olmadığı, keza... ve ... tarafından teminat mektubunun davacı şirket yetkilisinin anlatımına göre davacı şirkete teslim edilmek üzere yazılı talimat verilmesine rağmen ...nın bankadan teslim aldığı mektubu davacı şirkete getirmemesi ve devamında teminat mektubunun nakde çevrilmesine kadar geçen sürede, dava ve karar tarihi itibariyle ... ve... aleyhinde cezai ve hukuki sorumlulukları için hiçbir girişimde bulunulmamasının da olağan hayat akışına uygun olmadığı, bu haliyle ... ve ... adlı kişilerin davacı şirket adına hareket ettiklerinin kabulü gerektiği, aksi düşünülse dahi davacı şirket yetkilisinin basiretli bir tacire uygun olmayacak ölçüde ihmali ve kusurlu davranışlarıyla dava konusu mal tesliminin gerçekleştirilmesine sebebiyet vermiş olduğu ve bu kusurundan kendi lehine sonuç elde etmesinin mümkün olmadığı değerlendirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin olarak alınan 853,88-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 11.955,00-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 12.381,28-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 111.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından posta masrafı olarak sarf edilen 56,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır