T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/752 Esas
KARAR NO: 2023/243
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 20/09/2022
KARAR TARİHİ: 21/03/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasını (ZMSS) ...maralı poliçe ile temin ettiği...akalı sigortalı-araç sürücüsü ile, müteveffa ...'in ... şase numaralı motorlu bisikleti,..., ... ve... plakalı araç sürücüleri, 05.08.2021 tarihinde, maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazasına sebebiyet verdiklerini, işbu kaza neticesinde ...'in vefat ettiğini, kazadan sonra, sigortalı araç sürücüsü davalı kaza sonrası gerekli işlemleri yerine getirmeden ve tutanak tanzim etmeden olay yerini herhangi bir gerekçe göstermeden terk ettiğini, bu husus İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası ile tespit edildiğini, olay yerini terk eden sigortalı araç sürücüsü ...'un alınan ifadesinde "... Ambar kavşağının üstüne geldiğimde bu esnada sert metal bir şeylerin üzerinden geçtim sert bir şekilde vurdum fakat neye vurduğumu bulunduğum yer zifiri karanlık olduğundan görmedim, durmadan devam ettim ..."" Aracımı kontrol ettiğimde aracın altından yağ akıyordu, aracın ön kısmında latta bulunan karlık dediğimiz parça kırılmıştı yarısı yoktu, açılır kapanır olan hareketli panjurun altında bulunan göğüslük darbe almıştı yerinden çıkıp sarkmıştı tamponda sol tarafta ezilme vardı araç hareket edemeyeceği için bende ... Mal sahibi olan ...'yı aradım..."" ben ...'ya kaza yaptığım yere gidelim bakalım neye çarptık dedim ve ...'nın şahsi aracı ile kaza yaptığımız yere doğru gittik fakat üst yola çıkamadık yol tıkalıydı bizde ambarlar kavşağından alttan dolandık burada durduk insanlar vardı ne olduğunu sorduk bize kaza olduğunu söylediler bizde buradan ayrılarak aracımızın başına gittik..." beyan ettiğini, araç maliki sigortalı şirket yetkilisi ...'nın ise "... Çekicinin motosiklete çarpıp kaçtığını adamın da öldüğünü söylediklerini duymaları üzerine aracın başına geri döndüklerini, bir müddet sonra aracı Naldöken kavşağının karşısındaki köprü altına araziye çektiklerini burada araçtaki kargoları yeni gelen araca aktardıklarını, akabinde aracı tamir etmek için Ambarlar sitesi içinde bulunan kendisine ait tamirhaneye götürdüklerini, burada ...'nin şahsa çarpmış olabileceğini düşünerek araçta kan izi olup olmadığına baktığını, aracın hasar kısımlarını kontrol ettiğini ancak kan izi görmediğini ve tamirci olması nedeniyle de aracın kazalı parçalarını değiştirdiğini beyan ettiği ..." tespit edildiğini, netice itibariyle yapılan soruşturma neticesinde firari araç sürücüsü bahri'nin kazada asli kusurlu olduğunu, araç maliki sigortalı şirket yetkilisi ve firari araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerine dönmeleri akabinde kaza yerinde kalabalık insan topluluğu görmeleri üzerine kaza yerinden ayrılmaları gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ... ve bahri'nin ...'e aracıyla çarptığını bilmesine rağmen kolluk görevlilerine bildirmediği ve aracın hasar gören parçalarını değiştirmek suretiyle suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu işlediği kanaati ile haklarında kamu davası açılmasına dair karar verildiğini, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile ... hakkında yargılamaya devam olunduğunu, katılan ve sanık vekili arasında akdedilen ibraname uyarınca şikayetten vazgeçilmesi üzerine dava dışı ...'un tahliyesine karar verildiğini, işbu kazadan dolayı vefat eden ...'in mirasçıları tarafından müvekkili sigorta şirketine müracaat edildiğini, zararın tazmini talebiyle ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan incelemelerde; müteveffa ...'nın desteğinden yoksun kalan eşi ve çocuklarının toplam 430.000,00-tl.sı zararlarının olduğu tespit edildiğini, işbu bedelin ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını ve müvekkili şirket tarafından, 02.03.2022 tarihinde 430.000,00-tl.sı ödenerek zararın tazmin edildiğini, kazaya sebebiyet veren sigortalı aracın sürücüsünün ve sigortalının kazaya sebebiyet verdikten sonra, olay yerini terk ettiği kaza tespit tutanağında, iddianamede açıkça belirtildiğini, sigortalı ve firari araç sürücüsü tarafından olay yerinden ayrıldığı ikrar edildiğini, davalı, sigorta sözleşmesine, meri kanunlara ve ZMSS Genel Şartlarına aykırı davranmak suretiyle, kazadan sonra firar ettiğinden dolayı, aracının sigortacısı olan müvekkili şirkete karşı sorumlu olduğunu, işbu sebepler ile belirtilen alacağın tahsili için İzmir... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz edildiğini, arabulucuya müracaat edildiğini fakat anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulü ile, davalının-borçlunun izmir ... icra müdürlüğü’nün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptalini ve takibin devamını, borçlunun % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanca açılmış itirazın iptali davasının reddini, takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı yanın takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası,İzmir Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü nezdinde çalışan memurlar tarafından, yapılan ihbara binaen yapılan araştırma neticesinde hazırlanan tutanaklar ve kaza zaptı, Kaza tespit tutanağı, Bilirkişi incelemesi delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 27/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; " A) Davalı sürücü ...'un (...) kazanın oluşumunda etken olduğu; B) Müteveffa ...'in kazanın oluşumunda etken olduğu;
C) Üçünrü , kurum ve kuruluşlar ile dış faktörlerin olay esnasında kazanın oluşumu üzerinde etken olabilecek bir davranış şekli görülmediğinden kazanın oluşumuna etken olmadı
D) 02.03.2022 tarihinde davacı tarafça müteveffanın murislerine toplam 430.000,00 ödenmiş olup, ödeme tarihine göre hesaplanan; -...'in ödeme tarihi itibarıyla DYK tazminatı alacağının 839.763,28 TL olduğu,
-...'in — ödeme tarihi itibarıyla DYK tazminatı alacağının — 99.192,33 TL olduğu,
-...'in ödeme tarihi itibarıyla DYK tazminatı alacağının 140.764,34 TL olduğu,
Mağdurların toplam maddi tazminat alacaklarının 4079.719,95 TL olduğu, kusur durumuna göre davalı tarafın sorumlu olduğu bedelin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
Davacı tarafça toplam da 430.000,00 TL ödendiği, davacı tarafça İzmir ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile ödeme tarihi ve ilam tarihi arası (02.03.2022-28.07.2022) olmak üzere 430.000,00 TL asıl alacak, 27.461,10 TL işlemiş faiz alacak olmak üzere toplam 457.461,10 TL alacak yönünden takip yapıldığı, bu sebeple davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar gören 3. Kişiye ödemek zorunda kalınan 430.000,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 02.03.2022 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalının ödeme sorumluluğunun bulunduğu - kanaatiyle, Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında dava dışı zarar görenlere ödenen destekten yoksun kalma tazminatının, davalı sigortalı araç malikinden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesinde davalının maliki olduğu ve davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... plaka sayılı araç ile dava dışı müteveffa ...'in sevk ve idaresindeki motorlu bisiklet arasında 05/08/2021 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesinde ...'in vefat ettiğini, bu kazadan dolayı ... mirasçılarına 430.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi yapıldığını, davalının maliki olduğu araç sürücüsü ...'un kaza sonrası olay yerini terk ettiğini, olay yerini terk nedenine bağlı olarak rücu şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek dava dışı zarar görenlere yapılan destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin davalıdan rücuen tahsili talep edilmiştir.
Davalı tarafça cevap dilekçesinde dava konusu trafik kazasının davalı şirketin maliki olduğu aracın gerçekleştirmediğini, ceza yargılamasında eksik ve hatalı yargılama yapıldığını, kazanın davalının maliki olduğu araç tarafından gerçekleştirildiğine dair tam ve kesin bir delil bulunmadığını, davalının maliki olduğu araç sürücüsünün olay yerini terk etmeye yönelik bir iradesinin bulunmadığını, araç sürücüsünün olay yerinde kaza gerçekleştiğini fark etmeden terk ettiğini, bu nedenle rücu şartlarının oluşmadığını, kazayı davalıya ait aracın gerçekleştirdiği kabul edilse bile araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, davacının gerçekleştirdiği ödeme miktarının yerinde olup olmadığının ve SGK tarafından yapılmış ödemelerin araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
2-Somut olayda uyuşmazlıkta taraflar arasındaki ihtilaf, dava dışı zarar görenlerin desteğinin vefatı ile sonuçlanan trafik kazasında davacının sigortalısı olan ... plaka sayılı aracın kazaya karışıp karışmadığı, sigorta şirketi tarafından dava dışı zarar görenlere ödenen tazminatın rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, rücu koşulları oluşmuş ise davalının sorumluluk miktarının belirlenmesi noktalarında toplanmaktadır.
3-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.f maddesinde, tazminatı gerektiren olayda, bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
4-Davacı tarafça delil olarak İzmir ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza yargılaması dosyasına dayanılmış olup, dosya kapsamının incelenmesinde davalıya ait ... plaka sayılı aracın sürücüsü ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile verilen mahkumiyet kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden ceza yargılaması dosyasında toplanan deliller mahkememizce ayrıca değerlendirilmiştir.
Buna göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... Esas sayılı soruşturma dosyasında yer lan 06/08/2021 tarihli Olay-Görgü Tespit-Muhafaza Altına Alma Tutanağı'nda kaza mahallinde "..." amblemi ve yağ izlerinin bulunduğu, davalı şirkete ait aracın kaza öncesi geçiş noktası ve kaza sonrası geçiş noktasında yer alan PTS sistem görüntülerinde kaza öncesinde herhangi bir hasarı bulunmadığı halde, kaza mahalli sonrası görüntüsünde araç ön kısmında hasar bulunduğu, kaza mahallinde bulunan Axor logosunun araç ile uyumlu olduğunun tespit edildiği, dava dışı araç sürücüsünün yolda kendisinden önce geçen bir başka kişinin araca çarptığını, kendisinin motor yığınına çarptığını, bir kimseye çarptığını bilmediği için durmadığını savunmuş ise de, kamyon gibi yüksek bir aracın motor yağının boşalmasına neden olacak düzeyde bir çarpmadan sonra aracın seyrine devam etmesinin olağan hayat akışına uygun olmadığı, araç üzerinden alınan kan örneklerinin müteveffanın DNA'sı ile uyuştuğu(ATK Biyoloji İhtisas Dairesi raporu), davalı şirket yetkilisi ...'nın ceza yargılaması sırasında alınan savunmasında araç sürücüsünün kaza mahalline geri dönerek ölümlü trafik kazası olduğunu öğrendiğini beyan ettiği, buna rağmen kazanın üzerinden 2 haftayı aşkın bir süre geçmesine ve araç üzerinde önemli ölçüde hasar ve kan örneği bulunmasına rağmen yetkili mercilere kaza ile ilgili başvuruda bulunmayıp aracın onarımının sağlanmaya çalışıldığı, PTS kameralarından kaza öncesi ve sonrasında yer alan kısa zaman aralığında olay yerinden geçiş yapan tüm araç maliklerinin beyanlarının alındığı, bu araçlar üzerinde herhangi bir kaza emaresi bulunmadığı hususları dikkate alındığında dava konusu kazanın davalı şirketin maliki ve işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsü tarafından gerçekleştirildiği hususunda tam ve kesin bir vicdani kanaat oluşmuştur.
Dava konusu kazanın sigortalı ... plaka sayılı araç tarafından gerçekleştirildiği sabit olmakla birlikte rücu koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava konusu kazayı gerçekleştiren araç sürücüsünün olay yerinden ayrılmasını haklı kılan herhangi bir somut neden bulunduğu hususunda ispat külfeti davalı üzerinde olup, davalı şirket savunmasında araç sürücüsünün bir kişinin ölümüne neden olduğunu bilmemesi nedeniyle olay yerinden ayrıldığını savunmuş ise de, yine davalı şirket yetkilisinin ceza yargılaması sırasında alınan beyanında araç sürücüsünün kazadan sonra kaza mahalline dönerek ölümlü kaza meydana geldiğini çevredekilerden öğrendiği, bu yönde bir şüphe bulunmaksızın olay mahalline dönmenin olağan hayat akışına uygun olmadığı, araçta ciddi şekilde hasar ve yağ boşalmasına yol açan kaza sonrasında aracın seyrine devam etmesinin makul bir nedeninin bulunmadığı, araç sürücüsünün salt kazanın hukuki ve cezai sorumluluklarından kurtulmak maksadıyla olay yerini terk ettiği ve kaza sonucu ölüm gerçekleştiğini öğrendikten sonra dahi olayla ilgili olarak herhangi bir başvurusunun bulunmadığı hususları dikkate alındığında olay yerinini terk edilmiş olması nedeniyle rücu koşullarının gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Olay yerinin terk edilmiş olmasında sigorta şirketinin terk nedeniyle zarara uğratıldığının ayrıca ispat edilmesi gerekmemektedir. Zira bu durumda rücu koşulu oluşturan diğer nedenlerin(belgesiz araç kullanımı, alkol vb.) tespitine engel olunduğu ve bunun tek başına rücu nedeni kabul edildiği gözetilerek rücu nedeni olarak ayrıca bir ispat aranmaksızın davacının ödemesi gereken zarar miktarından davalı işletenin zarar görenlere karşı sorumlu olacağı miktarla sınırlı olarak davacı sigorta şirketine karşı sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
5-Sigortacı tarafından sigortalının üçüncü kişilere vermiş olduğu zarar nedeniyle yaptığı ödemelerin rücu koşulları oluşması halinde sigortalıya rücu mümkündür. Rücu miktarı belirlenirken esas olan sigortacının ödemiş olduğu miktar değil, zarar gören üçüncü kişilerin gerçek zararı ve davalının zarar görenlere karşı sorumlu olduğu zarar miktarıdır. Sigortacının zarar görenlere gereğinden fazla ödeme yapmış olması halinde fazladan yaptığı ödemeyi sigortalısından talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Mahkememizce dava konusu kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı hususunda adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 26/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde müteveffanın ve ... plaka sayılı araç sürücüsünün ayrı ayrı kusurlarının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
İzmir...Asliye Ceza Mahkemesi'nce alınan bilirkişi raporunda da benzer görüş sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede, sigortalı araç sürücüsünün ve müteveffanın kazanın gerçekleşmesinde eşit derecede kusurlu oldukları, zira sigortalı araç sürücüsünün yolun sağında seyreden yaya ve elinde bulunan elektrikli bisikleti zamanında fark ederek gerekli ikaz ve fren uygulanması ile kazanın oluşmasına engel olabileceği halde bu tedbirleri uygulamakta gecikerek veya uygulamamak suretiyle kazanın oluşumuna asli kusurlu olarak sebebiyet verdiği, bununla birlikte müteveffanın da yayalara ayrılan yolu kullanmayıp taşıt yolunda seyretmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, bu haliyle her iki tarafın kazanın meydana gelmesinde eşit kusurlu olduğu değerlendirilmiş ve sigortalı araç sürücüsü %50 oranında kusurlu kabul edilmiştir.
6-Mahkememizce dava dışı müteveffanın aile nüfus kaydı örneği ve SGK hizmet döküm cetveli Uyap üzerinden temin edilerek TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüerya hesabı yaptırılmış, dosyaya sunulan 26/02/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre müteveffanın mirasçılarının 1.079.719,95-TL destekten yoksun kalma zararının bulunduğu, müteveffanın eşi...'in ödeme tarihinde 839.763,28-TL, oğlu...'in 99.192,33-TL, oğlu ...'in 140.764,34-TL zararı bulunduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunun incelenmesinde müteveffanın anne ve babasının kaza tarihi itibariyle vefat etmiş oldukları, vefatı sonrasında geride destek zararına uğrayan eşi ve 2 erkek çocuğu kaldığı, desteğin gelir durumuna ve destek zararına uğrayanların hukuki durumuna göre Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde rapor düzenlendiği anlaşıldığından davalının rapora yönelik itirazları kabul edilmemiştir..
Davalı araç maliki, araç sürücüsünün %50 kusuru oranında zararın yarısından sorumlu olup, davacı sigorta şirketi tarafından ödenmiş olan 430.000,00-TL tazminat ödemesi davalının zarar görenlere karşı sorumlu olduğu 539.839,97-TL'nin altında kaldığı, bu haliyle davacı sigorta şirketinin zarar görenlere yaptığı ödemenin tümünü davalı araç malikinden talep edebileceği, ödediği tazminat miktarına ödeme tarihi 02/03/2022'den itibaren avans faizi işletebileceği değerlendirilmiştir.
Takipte ve davada 02/03/2022 tarihinden takip tarihi 28/07/2022'ye kadar avans faiz oranı üzerinden 27.461,10-TL işlemiş faiz talep edilmiş olup, mahkememizce yapılan hesaplamada 148 gün için %15,75 oranındaki avans faizi oranı ile 27.461,10-TL hesaplanmış ve işlemiş faiz türü ve miktarının yerinde olduğu değerlendirilmiştir.
7-Davacı tarafça icra inkar tazminatı talebinde bulunulmuş ise de dava konusu uyuşmazlıkta rücu koşullarının oluşup oluşmadığının ve tazminat miktarının yargılamayı gerektirdiği dikkate alınarak inkar tazminatına hükmedilmesi koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiş ve bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu sarf kararı ile 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davalı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, İzmir... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan davalı itirazının iptaline, takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
2-Alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 31.250,08-TL harçtan peşin olarak alınan 1.562,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 29.687,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 67.044,55-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.562,46-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 104,00-TL posta ve tebligat ücreti, 2.000,00TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 2.184,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır