T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/753 Esas
KARAR NO : 2024/505
DAVA : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davalı şirkete kargo taşımacılığı amacıyla teslim edilen içerisinde aynı niteliklerde Kabin Hoparlör bulunan 7 adet kargonun hasara uğraması ve 1 adet Kabin Hoparlörün davalının elinde kaybolması sebebiyle; Taşıma sırasında hasara uğrayan ve bu sebeple iade edilen 7 adet kargonun hasar tazmini için adet başına şimdilik 50,00-TL olmak üzere davacı şirketin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 350,00-TL ve kayıp olan kargo sebebiyle davacı şirketin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.540,00-TL Kayıp tazmin bedelinin toplamda şimdilik 3.890,00-TL'nin davacı şirkete ödenmesi taleplidir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde ; "Davacı vekili tarafından sunulan dilekçede ki İddia ve taleplerin kabulü mümkün değildir. İddia ve talepleri kabul anlamına gelmemek üzere; Müvekkil şirket ve yetkilileri kargonun taşınmasına ve teslimine ilişkin olarak görevlerini eksiksiz olarak yerine getirmişlerdir. müvekkil şirket sektöründe öncü bir firma olup mezkûr taşımada müvekkil şirkete izafe edilebilecek hiçbir bir kusur bulunmamaktadır. Müvekkil Şirket 2003 yılında kurulan 800’den fazla şubesi, 7 tanesi Teknolojik Aktarma Merkezi olmak üzere toplam 25 aktarma merkezi, 15 bölge müdürlüğü, 8000’i aşkın çalışanı, 2200 den fazla kara taşıma aracı ve 6 uçağıyla hizmet vermektedir. Müvekkil Şirket, Türkiye’nin bir ucundan diğer ucuna ve dünyada 220 farklı ülkede, günde 700 bin adrese dünya standartlarında hizmet ulaştıran Türkiye’nin lider kargo şirketlerindendir. Davacı, her ne kadar ikame ettiği davada Müvekkil Şirketin üstlenmiş olduğu taşıma işi neticesinde zarara uğramış olduğunu, Müvekkil Şirketin kusuru olduğunu iddia ederek bunun Müvekkil Şirket tarafından tazmin edilmesini talep etmiş ise de, mezkûr taşımaya ilişkin olarak Müvekkil Şirketin Davacıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. gönderici, kargoların içeriği konusunda müvekkil taşıyana bildirimde bulunmamıştır. müvekkil şirketin mezkur taşımada tazminat yükümlülüğü bulunmamaktadır. mahkemeniz aksi kanatte ise bile olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşullar bulunmamaktadır.
yukarıda arz olunan sebeplerle davanın esastan Reddine,ayrıca Esas yönünden de haksız davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
1).Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır..
2) Uyuşmazlık ise; davalı kargo şirketine taşıttırılan 7 adet hoparlörün taşıma sırasında zarar görüp görmediği, 1 adet hoparlörün ise kaybolup kaybolmadığı, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, iddia olunan zararların davacı tarafından tazmininin gerekip gerekmediği, gerekiyorsa tazminatın miktarı hususlarına ilişkindir.
3) Taşıma sözleşemesi TTK'da düzenlenen sözleşmelerden olup bu nedenle dava Mutlak Ticari Davadır.
4) Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan 13/01/2020 tarihli başvuru dilekçesinin kargo ile gönderildiği ve böylelikle KTK' nın 97. Maddesinin dava şartı olarak aradığı Yazılı Başvuru şartının da sağlanmış olduğu görülmüştür.
4) Davalı tarafın cevap dilekçesinde; davacının kargo içeriğine uygun ambalajlama yapmadığı, bu nedenle kendisinin kusurunun ve sorumluluğunun bulunamayacağını ileri sürdüğü görülmektedir.
5) Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce alınan 22/10/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda; Göndericisi,...arlör emtiasının (gönderinin), alıcısı Çobançeşme Mah. ...Bul. ...Mevkü... Parkı içi Sitesi No:... Çorlu / TEKİRDAĞ adresindeki dava dışı ...na gönderilmek üzere, 20/05/2021 tarihinde davalı... Kargo A.Ş.'nin Basmane / İzmir Şubesine teslim edildiği,
Toplam 8 adet koliden oluşan gönderinin, taşıyıcı (Davalı) kargo şirketi tarafından taşınması sırasında 7 adedinin hasarlandığı, 1 adedinin ise zayi olduğu,
Davaya konu edilen gönderinin hasarsız ve eksiksiz teslim edilmemesinden TAŞIYICI (Davalı)'nın sorumlu olduğu, gönderinin hasar ve ziya bedelini GÖNDEREN'e (davacıya) ödemekle yükümlü olduğu yönündeki 6102 Sayılı TTK'nun 882. maddesi hükümleri çerçevesinde, Taşıyıcı (Davalı)'nın ödemekle yükümlü olduğu tazminat üst sınırının, 55.766,36-TL ile sınırlı olduğu,
Ancak, oluşan zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği hüküm altına alınması halinde, TTK MADDE 886- (1) uyarınca, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanabileceği, bu tutarın da 28.720,00-TL olacağı,
Ancak hasarlanan 7 adet emtianın gönderene iade edildiği ve davacı talebine de bağlı kalınarak, davalı taşıyıcı kargo şirketinin tazminle yükümlü olduğu tutarın, 50,00-TL x 7 adet - 350,00-TL ve 1 adet hoparlör bedeli olarak 3.000,00-TL + KDV = 3.540,00-TL olmak üzere toplam 3.890,00-TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
5- Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; ihtilafın çözümünde nazara alınması gereken kanun maddeleri TTK 878 ve devamı maddeleridir.
Taşıyıcı sıfatıyla kargo şirketlerinin alıcıya/göndericiye karşı başta TTK olmak üzere, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolu Taşıma Yönetmeliği uyarınca eşyanın taşınmasından kaynaklanan birtakım sorumlulukları bulunmaktadır. TTK’nın taşıyıcının sorumluluğu başlıklı 875. maddesinin 1. fıkrası gereği, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyanından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyanın sorumluluğu noktasında TTK’ya paralel düzenlemeler içeren KTK’nın 9. maddesi gereğince, kargo işletmeciliği yapanların, eşyayı teslim aldıkları andan teslim edilinceye kadar eşyanın tamamı ve kısmen kaybından ve vuku bulacak hasarlarından korunmasından sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır. Aynı şekilde Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 40. maddesinin 9. fıkrasında taşıyıcıların eşyayı, teslim aldıkları andan teslim edinceye kadar, eşyanın tamamen veya kısmen kaybından, zayiinden, hasara uğramasından, çalınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim aldıkları şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumlu oldukları düzenleme alanı bulmuştur. Eşyanın kısmen veya tamamen ziyaı olması hâlinde ise, TTK’nın 880. maddesi uyarınca taşıyıcının tazminat ödeme yükümlülüğü ortaya çıkmaktadır.
Ödenecek tazminat ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 882 nci maddesine göre, 880 ve 881 inci maddeleri uyarınca, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
Gönderinin münferit parçalarının ziyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır.
Özel Çekme Hakkı, eşyanın tasıma amacıyla tasıyıcıya teslim edildigi tarihteki veya taraflarca kararlastırılan diğer bir tarihteki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca belirlenen değerine göre Türk Lirasına çevrilir. Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 886 ncı maddesi uyarınca tasıyıcı veya aynı Kanunun 879 uncu maddede belirtilen kisiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranısla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle islenmis bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır.
Somut olayda; davalı... Kargo...AŞ'nin ... Mini Hub Şube yetkililerince 31.05.2021 tarihli tutanakta 7 adet kargonun hasarlı olduğu ve 1 adet kargonun eksik olduğu imza altına alındığı, bu nedenle 7 hoparlörün hasarlı olduğu hususunun ve 1 adet hoparlörün kayıp olduğunun sabit olduğu,
Ayrıca dosyaya sunulan renkli fotoğraflar nazara alınarak ambalajların yeterli düzeyde koruyuculuk sağladığı, fakat taşıma sırasında yeterli özenin gösterilmediği yönünde Bilirkişi Raporunda kanaat belirtilmiş olduğu görülmüştür.
Fakat davacı vekilinin 11.05.2023 tarihli beyan dilekçesinden de görüleceği üzere hasar gördüğü iddia olunan 7 adet hoparlörün davacı tarafça elden çıkarılmış olması nedeniyle hasarlı olduğu sabit olan ve bilirkişi tarafından hasarın taşıma sırasında yeterli özenin gösterilmemesinden kaynaklandığı değerlendirilen 7 adet hoparlöre ilişkin keşif ve hasar miktarının tespitine ilişkin bilirkişi bilirkişi incelemesi yapılamamış ve hasarlı olan 7 adet hoparlöre ilişkin tazmini talep edilen hasar miktarı davacı tarafça ispat olunamamıştır.
Bu nedenlerle kayıp olduğu sabit olan 1 adet hoparlör nedeniyle talep olunan tazminat talebinin kabulüne, hasar miktarı ispat olunamayan 7 adet hoparlörün tazminine ilişkin takep yönünden davanın reddine ilişkin aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KISMEN KABULÜ ile;
3.540,00-TL olan kayıp bedeline ilişkin maddi tazminatın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, Faiz talebinin bulunmadığı anlaşılmakla faize ilişkin karar verilmesinin yer olmadığına,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL nin mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca 3.540,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 680,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 670,52-TL'sinin davalıdan, bakiye 9,47-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 350,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 2.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 91,00-TL posta ve tebligat ücreti ile 172,90-TL ilk başvuru harcı olmak üzere toplam 2.863,90-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 2.606,22-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı 30/05/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza